İki öğretmen iki Türkiye

Kaynak : Zaman
Haber Giriş : 12 Mart 2008 06:31, Son Güncelleme : 27 Mart 2018 00:42

Bir yanda fakir öğrencilerin 100 YTL'lik burslarına göz diken bir öğretmen, diğer yanda köylerdeki zeki çocukları okutmak için çabalayan eğitim gönüllüsü. Osman E. belediyenin verdiği burslardan 5 milyon YTL'lik vurgun yaparken Şehmus Tekin, parasızlıktan okuyamayan çocuklar için işadamlarının kapısını aşındırıyor.

Sahte evrakla burs vurgunu yapmış

Sahte belgelerle İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden 5 milyon YTL'lik (5 trilyon lira) burs alan şebekeye polisten büyük darbe.

Üç ilde eş zamanlı yapılan operasyonda liderliğini İstanbul'da bir dersanede öğretmenlik yapan Osman E.'nin yaptığı şebekeyle bağlantılı 65 kişi gözaltına alındı. İddialara göre Osman E., ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerine ait sahte kimlik ve belge ile Büyükşehir Belediyesi ile şirketlere burs için başvurdu, binlerce kişi adına burs aldı.

Şebekeye sahte kimlik belgeleri konusunda ise bir muhtar yardımcı oldu. 13 kişilik şebeke üyeleri vurgundan elde ettikleri paraları lüks bar ve eğlence yerlerinde harcadı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yazılı açıklamasında operasyondan haberdar olduklarını kaydetti. Açıklamada, "Usulsüzlükleri Emniyet'e biz bildirdik." denildi.

Malî Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, bazı kişilerin hazırladıkları sahte belgelerle İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden burs aldıkları ihbarı üzerine çalışma başlattı.

Burs başvuru formları üzerinde 3 ay süren inceleme yapan polis, binin üzerinde sahte kayıt belirledi. Bir kişinin fotoğrafından çok sayıda sahte kimlik ve belge hazırlanarak burs alındığı tespit edildi.

Soruşturmayı derinleştiren ekipler, Bahçelievler'deki bir dershanede öğretmen olan Osman E.'nin elebaşılığını yaptığı 13 kişilik şebekenin dolandırıcılığı organize ettiğini belirledi.

Osman E.'nin ortaokul, lise ve özel şirketlerde çalışan üniversite mezunlarıyla da anlaşarak kimlik bilgilerini aldığı ve komisyon karşılığı bu kişilere burs sağladığı ortaya çıkarıldı. Osman E.'nin sahte kimlik bilgileriyle 41 burs aldığı tespit eden polis, şebekenin belediyeden 3 yılda yaklaşık 5 milyon YTL'lik burs parası aldığını belirledi. Beylikdüzü Belediyesi'nde görevli bir memurun şebekeye yardımcı olduğu kaydedildi. Bir muhtar ise sahte kayıtlar için şebekeye kimlik bilgisi aktarmış.

Şebeke ile ilgili çalışma yürütülürken, bir astsubay ile bir teğmenin de 212 farklı burs kaydı üzerinden para aldıkları anlaşıldı.

Yapılan tespitlerin ardından İstanbul, Van ve Balıkesir'de belirlenen 50 adrese 'Bursiyer' adı verilen operasyon düzenledi.

Operasyonda Osman E. ile birlikte 40 kişi gözaltına alındı. Astsubay Van'da, teğmen ise Balıkesir'de gözaltına alındı. Adreslerdeki aramalarda burs başvurularında kullanılan belge ve kredi kartı ele geçirildi.

Aramada, şebeke üyelerinin kazandıkları paraları lüks eğlence mekanlarında harcarken çekildikleri fotoğrafları da bulundu.

880 mükerrer başvuru

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, üniversite öğrencilerine verdiği eğitim bursu için 880 mükerrer başvuru tespit etti. Belediyeden yapılan açıklamada, 2008 yılında verilecek burslarla ilgili evraklarda sahte belgelere rastlandığına dikkat çekilerek, "6 Aralık 2007 tarihinde yazılı ve sözlü olarak İl Emniyet Müdürlüğü yetkililerine intikal ettirilmiştir." denildi.

Köyleri dolaşıp öğrenci buluyor

Eğitim gönüllüsü bir grup öğretmen, kırsaldaki köyleri dolaşarak tespit ettikleri başarılı öğrencileri hiçbir ücret almadan dershaneye gönderiyor.

Milli Eğitim il müdürlüğünün de destek verdiği proje kapsamında geçen yıl 14 öğrenciyi dershaneye gönderen gönüllü öğretmenler bu yıl da 15 öğrenci tespit etmiş. Diyarbakır Eğitimciler Derneği Başkanı Şehmus Tekin, çocukluğunun köyde geçtiğini belirterek, "Yaşanan sıkıntıları iyi biliyorum. Bütün amacımız öğrenci kardeşlerimize yardımcı olmak." dedi. Gönüllü eğitimcilerin keşfettiği onlarca öğrenciden biri olan Neşet Akdemir kendisini dershaneye gönderen öğretmenlerine teşekkürü bir borç biliyor: "Ne annem var ne de babam. Amcam bana bakıyordu. Öğretmenler olmasaydı belki şimdi çobandım."

Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü'yle işbirliği yapan öğretmenler, derslerinde başarılı ancak maddî durumu iyi olmayan öğrencilerin dershane ücretini ve diğer eğitim masraflarını karşılıyor. Eğitim gönüllüleriyle bir araya gelerek Diyarbakır Eğitimciler Derneği'ni de kuran Tekin, haftanın bir gününü köylerde geçiriyor. Tekin, öğretmen olarak en ücra köşelerde görev yaptıklarına dikkat çekerek, şunları söylüyor: "Oradaki sorunları çok iyi biliyoruz. Arkadaşlarımızın çoğu bu zorluklar içinde okudu, eğitimci oldu. Şimdi sıkıntı çeken çalışkan öğrencilere yardımımız dokunsun istiyorlar. Bunun için bu örnek davranışa öncülük ediyorlar."

Köylerde çalışan öğretmenlerin çalışkan çocukları kendilerine bildirmeleri halinde de her türlü yardımı yaptıklarını anlatan Tekin, ihtiyaçları karşılayacak şekilde hayırsever işadamlarından burs temin ettiklerini belirtiyor.

"Bütün amacımız öğrenci kardeşlerimize yardımcı olmaktır." diyen dernek başkanı, köylerde görev yapan öğretmenlerden gelen talepleri de değerlendirdiklerini vurguluyor. Diyarbakır Eğitimciler Derneği, üç yıl aradan sonra okula kazandırılan Hüseyin Mete'yi de ücretsiz dershaneye gönderecek.

Geçen hafta incelemelerde bulunmak üzere köylere giden Diyarbakır Milli Eğitim Şube Müdürü Hamdi Atayeter'in tespit ettiği Mete, Diyarbakır'da yapılan ortaöğretim kurumları seviye tespit sınavında dereceye girdi. Atayeter, eğitimin önemine dikkat çekerek şöyle konuşuyor: "Köy köy dolaşıp çocukların eğitimden geri kalmaması için çalışıyoruz. Köylerinde okuldan mahrum kalmış kız çocuklarını üzerlerindeki önlükleri ile okulda görmek bizleri sevindiriyor."

Gönüllü eğitimcilerin keşfettiği öğrencilerden biri de öksüz olan Neşet Akdemir. Hani ilçesinin Yukarı Turalı köyünde yaşayan Akdemir, "Öğretmenler olmasaydı belki şimdi çobandım. Ne annem var ne de babam. Amcam bana bakıyordu. Öğretmenlerimi mahcup etmemek için çok çalışıyorum. Derslerim çok iyi. Amcam bana ve öğretmenlerime güveniyor." diyor. Kulp'un dağ köylerinden Yayık'tan bir sınıf öğretmeni sayesinde dershaneye gönderilen Zeynep Çiçek ise derece yaptığını anlatırken okuması için ailesini ikna eden öğretmenleri unutamayacağını aktarıyor.

Gönüllü öğretmenlerin örnek çalışmalarını veliler de takdirle karşılıyor. Kübra Kozan'ın dayısı Yahya Bayat, öğretmenlerin yaptıklarının bütün eğitimcilere örnek olmasını istiyor: "Bu çalışmalardan dolayı gönüllü öğretmenlerin elleri öpülür. Basit bir olay değil. İşini gücünü bırakıp başka çocuklar için gece gündüz çalışan öğretmenlere çok teşekkür ediyorum. Onlar sayesinde binlerce çocuk okula kazandırıldı."

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber