'Çaycınızın ismini öğrenmeden hükümet ortadan kalkıyor'

Bozdağ: "Geliyorsunuz, çaycınızın ismini öğrenmeden hükümet ortadan kalkıyor. Bir projeye başlıyorsunuz, projeyi çizdirmeden seçimler geliyor. Nasıl başlayıp işi bitireceksiniz? Ama bakın, son 15 yılda siz istikrar dediniz, bölünmüş yollarla dağlar delindi. Projeleri hem yaptık hem çizdik hem de neticesini aldık"

Kaynak : Anadolu Ajansı
Haber Giriş : 05 Mart 2017 18:13, Son Güncelleme : 27 Mart 2018 00:42
'Çaycınızın ismini öğrenmeden hükümet ortadan kalkıyor'

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Türkiye'de siyasi istikrar, güçlü iktidar için yeni bir sisteme geçilmesi gerektiğini belirterek "15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü gösterdi ki güçlü bir siyasi irade olmazsa Türkiye'nin bölgesinde huzur, barış, güven adası olarak varlığını devam ettirmesi çok zordur." dedi.

Bakan Bozdağ, AK Parti Yozgat İl Teşkilatı'nın bir alışveriş merkezinin konferans salonunda düzenlediği Halk Oylaması Kampanya Tanıtım Toplantısı'nda, Türkiye'nin sürekli istikrar için güçlü lider beklemesinin doğru olmadığını söyledi.

Her zaman "Tayyip Erdoğanlar" çıkmadığını belirten Bozdağ, şöyle devam etti:

"Turgut Özallar, Adnan Menderesler, Atatürkler çıkmıyor. Onun için öyle bir sistem kurmalıyız ki Türkiye'de daima bu sistem zorunlu istikrar çıkarsın. Zorunlu güçlü iktidar kursun, milletimiz ve devletimiz daima kazansın. Şimdi ne diyorlar? 'Tayyip Erdoğan geçici.' Doğru, fani. Bir gün emrihak vaki gidecek veya siyaseti bıraktığında gidecek. Şimdiki sisteme baktığınızda bir dönemi daha var, ondan sonra gidecek. Tayyip Bey çekildiğinde Türkiye'de siyasi istikrar, güçlü iktidar çıkabilir mi? Çıkamaz. 'O zaman ne yaparız?' diyorlar, 'Tayyip Bey geçtikten sonra biz yeniden dümene geçeriz, yeniden zayıf iktidarlar, yeniden istikrarsız bir Türkiye, bizim önümüzde ezik ezik oturan başbakanlar, sesini yükseltemeyen bakanlar olur.' Eski Türkiye olsaydı, Alman Adalet Bakanına randevusunu Türkiye'nin Adalet Bakanı iptal edebilir miydi, edemez miydi? Onu hepinizin iyi takdir etmesi lazım. Bugün hamdolsun güçlü bir yerdeyiz. Onun için diyoruz ki bizim bu bölgede siyasi istikrar, güçlü iktidar için yeni bir sisteme geçmemiz lazım. 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü gösterdi ki güçlü bir siyasi irade olmazsa Türkiye'nin bölgesinde huzur, barış, güven adası olarak varlığını devam ettirmesi çok zordur."

- "Bu, tarihi bir adım, tarihi bir dönemeçtir"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 15 Temmuz'dan sonra yeni sisteme "Evet" diye açıklama yaptığını hatırlatan Bozdağ, "Milletin, devletin bekası, evlatlarımızın, bizden sonra gelecek torunlarımızın bu ülkede hür, bağımsız, güçlü, müreffeh içerisinde yaşamaları için Türkiye'nin bu sistemi değiştirmesi şarttır." dedi.

Kendileri için değil, gelecek nesiller için bunu yapmak zorunda olduklarına dikkati çeken Bozdağ, bugün AK Parti'nin güçlü konumda bulunduğunu, kendisi için bunu istese böyle bir adımı asla atmayacağını aktardı.

Geçmişte bazı siyasi liderlerin de bunu gerçekleştirmek istediğini ancak yeterli güce sahip olmadıkları için başaramadıklarını anlatan Bakan Bozdağ, şunları söyledi:

"Türkiye'de siyasi tecrübeleriyle ve milletin gönlünde taht kurmasıyla ve gücü elinde bulunduran sistemi değiştirecek olan bir kadro, 'Biz bu sistemi değiştirelim' diyor. Bu, tarihi bir adım, tarihi bir dönemeçtir. Onun için hep beraber siyasi istikrar, güçlü iktidar için ve yeni Türkiye'nin temellerini atmak için hep birlikte 'Evet' diyeceğiz Allah'ın izniyle."

- "Bu sistem baba ile oğlu birbirine hasım eden bir sistem"

Bozdağ, Türkiye'de 94 yılda 65 hükümetin görev yaptığını, ortalama ömrü 17,5 ay olan hükümetlerin bu sürede bir proje, plan, arazi keşfi bile yapamadığını vurgulayarak şöyle konuştu:

"Geliyorsunuz, çaycınızın ismini öğrenmeden hükümet ortadan kalkıyor. Bir projeye başlıyorsunuz, projeyi çizdirmeden seçimler geliyor. Nasıl başlayıp işi bitireceksiniz? Ama bakın, son 15 yılda siz istikrar dediniz, bölünmüş yollarla dağlar delindi. Projeleri hem yaptık hem çizdik hem de neticesini aldık. Üniversiteler dedik, neticesini aldık. Toplu konut dedik, neticesini aldık. Her şeyi planlı yaptık, uygulamasını yaptık, Türkiye'ye kazandırdık, Yozgat'a kazandırdık. İstikrar, her daim milletimize kazandıracak."

Türkiye'nin çift başlılıktan çok çektiğine dikkati çeken Bozdağ, şunları kaydetti:

"Özal rahmetliyle Mesut Yılmaz'ın kavgaları, Demirel rahmetliyle Tansu Çiller'in kavgaları, rahmetli Ecevit ile Ahmet Necdet Sezer'in kavgaları ve Sayın Cumhurbaşkanımızla Sezer'in tartışmaları, Türkiye'ye hep kaybettirdi. Çift başlı kazık yere gitmez. Bu sistem baba ile oğlu birbirine hasım eden bir sistem. Özal'ın yanında Mesut Yılmaz yetişmedi mi? Özal onu vekil bakan yapmadı mı? Başbakan yaptı ama bakın neler oldu. Demirel'in yanında Tansu hanım yetişmedi mi? Demirel'le beraber yürümediler mi? Vekil, bakan, başbakan oldu ama bakın kavgalar oldu. 5 Nisan 1994 ekonomik krizi ile bedeli biz ödedik. Türkiye sürekli kavgalarla kaybetti. Onun için bizim gelecekte çift başlılığın doğuracağı kavgaların olmadığı bir Türkiye'yi hep beraber kurmamız lazım. Onun için de çift başlılığa son vermemiz lazım. Bir yerde iki tane yöneticisi olmaz, iki tane karar verici olmaz."

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, nerede çift başlılık varsa orada başarısızlık olduğunu belirterek, "Başarısızlığın da sorumluluğunu üzerine almayan birileri vardır. Başarısızlığın faturasını kimse üzerine almaz. Çift başlılığa son veren bir adımı hep beraber atıyoruz bu sistemle." dedi.

Bakan Bozdağ, AK Parti Yozgat İl Teşkilatı'nın bir alışveriş merkezinin konferans salonunda düzenlediği Halk Oylaması Kampanya Tanıtım Toplantısı'nda, Türkiye'de hükümetlerin daima operasyonlara muhatap kaldığını söyledi.

"Refahyol" hükümetinin 1997'de 28 Şubat'ta istifa ettirildiğini anımsatan Bozdağ, şunları kaydetti:

"Doğru Yol Partisi'ne operasyon yapıldı. Parti doğum yaptı, yeni bir parti çıktı hükümet kurduruldu. 2002 yılını hatırlayın, merhum Ecevit başbakan, Ecevit'in oğlu gibi herkesin bildiği Hüsamettin Özkan başbakan yardımcısı, istifa etti. İsmail Cem Dışişleri Bakanı istifa etti. İthal bakan Kemal Derviş istifa etti. Hükümete operasyon çekiyorlar. Ecevit hükümetini indirmeye karar vermiş bazı kirli karanlık güç odakları baskıyla, tehditle veya şantajla veya başka yöntemlerle vekilleri, bakanları istifa ettiriyorlardı. Merhum Ecevit, 'Operasyon öyle olmaz' dedi, seçim kararını aldı, bütün bu operasyoncuları millete havale etti, siz de onların hepsini mezara gömdünüz Allah'ın izniyle. 3 Kasım 2002'de onları parlamentonun dışına attınız. Bu sistem operasyonlara açık, onun için anlattım. AK Parti'ye de operasyon çektiler. Cumhurbaşkanı seçim süreci, 17 Aralık, Gezi olayları, en son darbe teşebbüsü, bütün bunlar iktidarlara dönük operasyonlar. 'Tabloyu değiştirdiğinizde hükümet değişecektir' diyor. Onun için tabloyu değiştirmek, vekilleri istifa ettirmek, baskılar oluşturmak için büyük baskılar oluşturuyorlar."

Baskılara kapalı sistemi Türkiye'ye getirmeleri gerektiğini ve onun adının da Cumhurbaşkanlığı sistemi olduğunu ifade eden Bakan Bozdağ, bu sistemde iktidarı aziz Türk milletinin belirlediğini dile getirdi.

Ankara'da ayak oyunlarıyla hükümeti tayin etme döneminin tamamen tarihe karıştığının altını çizen Bozdağ, "7 Haziran'da tek başına iktidar çıkarmadınız, nasıl oldu gördünüz. Partilerin genel başkanları afra tafra yapmaya başladı. Bakanlık paylaşımları, neler neler konuşuldu. Halbuki iktidarı millet veriyor. Ama bu sistemde öyle değil. Sürekli millet sandıktan doğrudan iktidar çıkmıyor. İktidar Ankara'da tayin ediliyor. Şu anda Türkiye'de milletin hükümeti belirleme yetkisi yok. Tek seçim yapıyoruz, sadece milletvekili seçimi yapıyoruz. Hükümet seçimi yapmıyoruz. Hükümet, seçtiğimiz milletvekillerinin içinden çıkıyor, milletin güvenine dayanıyor. Peki, şimdi ne getiriyor bu sistem? Bu sistem diyor ki Türk milletine, bundan sonra meclisteki milletvekillerini yine seçeceksiniz ama bunun yanında ve ayrıca doğrudan Türkiye'nin hükümetini de siz seçeceksiniz. Bu referandumun özü budur." dedi.

Halk oylamasında millete, "Ey Türk milleti, Türkiye'yi yönetecek hükümeti doğrudan seçmek istiyor musun, istemiyor musun?" sorusu yöneltileceğine dikkati çeken Bozdağ, "İstiyorsak o zaman 'evet' diyeceğiz. 'Yok, hükümeti ben seçmek istemiyorum. Benim seçtiğim vekiller bunu belirlesin' diyorsan o zaman 'hayır' diyeceksin. Milletin önüne bir imtihan konuluyor, millete yeniden bir hak veriliyor, yeni bir yetki veriyor, yeni bir güç veriyor." diye konuştu.

Demokrasiye inanan, demokraside milletin belirleyiciliğini kabul eden herkesin millete tanınan hakkı, milletin kabul etmesi için "bu senin lehinedir" diye uğraşması gerektiğini anlatan Bozdağ, şimdi millete güç aktarıldığını, millete hak verildiğini söyledi.

Bozdağ, "Partiler çıkmış, 'Aman bu hakkı almayız' deyin, 'Aman biz bu yetkiyi istemeyiz' deyin, 'Aman biz bu gücü istemeyiz' deyin, millete aktarılan yetkinin millet tarafından reddedilmesini istiyorlar. Anlaşılır gibi bir şey değil. 'Bu millet, milletvekillerini seçmeye ehildir, belediye başkanlarını seçmeye ehildir, cumhurbaşkanını seçmeye ehildir ama hükümeti seçmeye ehil değildir' diyor bu anlayış." ifadelerini kullandı.

Türk milletinin hükümetini de doğrudan oylarıyla seçmeye ehil olduğunu ve onun için de 'evet' diyeceklerine vurgu yapan Bakan Bozdağ, şunları kaydetti:

"Niye korkuyorlar milletten? Bu CHP zihniyeti sandıktan iktidar çıkamayınca Ankara'da iktidar ortağı cumhurbaşkanıyla oluyor. Yetkileri çok. 'Tayyip bey geldi geçici, 5 sene sonra yeniden biz eski düzene döneriz ondan sonra Yozgatlının sandıkta vermediği hükümeti Demirel gibi biri vasıtasıyla, Sezer gibi biri vasıtasıyla Ankara'da biz otururuz, köpüklü kahvemizi içeriz, dümenimizi oradan devam ettiririz.' Eski Türkiye'yi özlüyorlar. Biz de diyoruz ki artık bundan sonra millete rağmen milletin vermediği hakları, yetkileri kimse alamayacak, kullanamayacak. Millet verirse alacak, millet verirse kullanacak. Sürekli millet iktidarı için büyük bir değişimi hep beraber milletin önüne getirip koyacağız."

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber