Başbakan, 'Ülkede istikrar yok' sözünden tazminat kazandı

Haber Giriş : 20 Nisan 2008 13:53, Son Güncelleme : 15 Ağustos 2021 19:01

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, köşe yazısında ?ülkede istikrar yok' diye yazan Erbil Tuşalp'in Başbakan Erdoğan'a manevi tazminat ödemesi yönünde karar veren Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin verdiği kararı onadı.

Başbakan Erdoğan, ?ülkede istikrar yok' diye yazan Tuşalp hakkında manevi tazminat talebiyle dava açmıştı. Mahkeme, Tuşalp'ın yazdığı yazıda eleştiri sınırlarını aştığına dikkat çekerek manevi tazminata hükmetmişti.

-?BAŞBAKAN ELEŞTİRİDEN KAÇMAYACAKTIR'

Davanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, mahkemenin kararını oyçokluğuyla onadı. Karara muhalif kalan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi üyesi Mehmet Uyumaz, siyasilerin eleştirilere açık olması gerektiğinin altını çizerek karşıoy yazısında şu görüşleri dile getirdi: ?Davalı, köşe yazısında istikrar sözcüğü üzerinden, değerlendirme yapmış, söylendiği şekliyle, ülkede istikrarın olmadığını, devam etmekte olan uygulamaların hatalı olduğunu belirterek kendi görüşlerinin aktarmış olduğu ve davacıyı eleştirmiştir. Yazıda, kamuoyunun bilgisinde olan toplumu ilgilendiren olaylarda açık şekilde anlatılmıştır. Siyasi kişilerin davranışları toplum tarafından da kabul görmeyen eleştirileri değerlendirilmiştir. Davacının geçmişteki siyasi çalışmalarında bu yazıda konu edilmiştir. Davacı Başbakan olup, geçmişte siyasi parti gençlik kolları başkanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevlerinde de bulunmuştur. Bu özellikleri ile topluma mal olmuştur. Bu nedenle siyasetçiye yöneltilen eleştirinin kabul edilebilir sınırlara özel bir kişiye kıyasla daha geniştir. Siyasetçi kendini kamuoyunun ve basının önüne tüm söz ve davranışlarını teslim etmiştir. Mercek altına yatırmıştır. Eleştiriye açıktır. Eleştiriden kaçmayacaktır.?

-SİYASETÇİNİN TUTUM VE DAVRANIŞLARINI KAMUNUN BİLMESİNDE KAMU YARARI VAR-

Uyumaz, karşı oy yazısında siyasi kişilerin tüm tutum ve davranışlarının kamuoyunca bilinmesinde kamu yararı olduğuna da işaret ederek şunları belirtti: ?Topluma mal olmuş siyasi bir kişinin siyasi yaşam ile ilgili olan tüm tutum ve davranışlarının kamuoyunca bilinmesinde kamunun yararı bulunmaktadır. Bu nedenle, davacıya yönelik olarak yapılacak eleştirinin sert ve ağır olması da kaçınılmazdır. Siyaset yapan kişilerin, kendilerine imajları ve eylemleri nedeniyle yönelen alkışlardan ne kadar mutlu oluyorlarsa, bazen çok sert eleştirilere de katlanmak zorundadırlar. Açıklanan nedenler karşısında, davacı sert şekilde eleştirilmiştir. Davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulmamıştır. Davanın tümden reddi gerekir. Siyasetçi eleştiriden kaçmamalıdır. Bu şekilde eleştiriyi cezalandıran kararların toplumun yararına olmadığı gibi, siyasilerinde yararına olmadığını hukukçuların bilmesi gerekir?

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber