MEB, neden okul yöneticileriyle vatandaşı karşı karşıya getiriyor?

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 30 Mayıs 2008 13:41, Son Güncelleme : 27 Mart 2018 00:42

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan bırakın yönetmelik ya da genelgeyi normal yazılar bile büyük tartışmalara yol açabilmekte veli ile okul yöneticilerini karşı karşıya getirebilmektedir.

Oysa ki idare yazdığı; yazılarda ya da yayımladığı genelge ve emirlerde idarecilere yol göstermek, hukuki boşluklar ve keyfi uygulamalara yol açmamak amacını gütmelidir. Bırakın bakanlığı yetkili olan tüm kurum ve makamlarca (Genel Müdürlük, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü hatta ve hatta kendi uhdesinde olan konularda Okul Müdürlükleri dahil) yayımlanan metinler birer hukuki metinler olup titizlikle ve açıklayıcı olarak yayımlanması gerekmektedir. En küçük hata içermemesi, keyfiyete yol açıcı nitelikte olmaması ve normlar hiyerarşisine uygun olması esas olmalıdır.

23.05.2008 Cuma günü İlköğretim Genel Müdürü Sayın İbrahim Er İmzasıyla yayımlanan 5900 sayılı yazıya dikkatle bakıldığında bu hususu ele almamızın sebebi daha iyi anlaşılacaktır:


Sayı : B.08.0.İGM.008.04.02.531/ 5900 23/05/2008
Konu : Kayıt

...VALİLİĞİNE
(İl Millî Eğitim Müdürlüğü)

İlgi : a) Millî Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliği
b) Millî Eğitim Bakanlığı Okul Aile Birliği Yönetmeliği.

Uygulanmakta olan e-okul sistemi ile okullarımızın kurum, sınav, yönetici ve öğrenci iş ve işlemleri web tabanlı yazılımlarla elektronik ortamda gerçekleştirilmektedir.

Bu çerçevede, il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerince İlgi (a) Yönetmeliksin 16"ncı maddesi gereği kurulan "Öğrenci Yerleştirme Komisyonu'nca. öğrencilerin oturdukları yere en yakın okula yerleştirilmeleri için kayıt alanları belirlendikten sonra ilgili okul müdürlüklerine duyurusu yapılacaktır.

İlgi (b) Yönetmelik'in 17'nci maddesi ile ilköğretim okullarına birinci sınıflarına kayıt-kabullerin hangi esaslara göre yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Okullarımızın yıllık planlamalarının doğru şekilde yapılabilmesi için kayıt alanı içindeki öğrencilerin kayıtları 01 Haziran-30 Temmuz 2008 tarihleri arasında gerçekleştirilecektir. Ancak, bu planlamada veri oluşturacak ilköğretim kayıt-kabul işlemlerinde İlgi (a) Yönetmelik hükümleri dikkate alınacaktır.

Bilgilerinizi ve yukarıda belirtilen hususların uygulanmasında gerekli hassasiyetin gösterilmesini, kayıtlar sırasında öğrenci velilerinden İlgi (b) Yönetmeliksin 16'ncı maddesi gereği bağış yapmaya zorlanmamaları hususunda gereğini rica ederim.

İbrahim ER
Bakan a.
Genel Müdür


Burada bulunan ilgi (b) diye başlayan paragrafta aslında anlatılmak istenen ilgi (b) değil, ilgi (a) dır. Çünkü kayıt kabullerle ilgili esaslar MEB Okul Aile Birliği Yönetmeliğinin 17.maddesinde değil MEB İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin 17.maddesinde yer almaktadır. Bakanlığın http://iogm.meb.gov.tr/files/kayit_2008.pdf linkine bakanlar aynı yazıyı ilgi (a) olarak göreceklerdir. Çünkü yazı Pazartesi günü değiştirilmiştir.

Bu bizim idari yapılanmamızda görünmeyen hususlardan biridir. Bu durumda yani hata yapılan durumlarda 23 Mayıs'ta yazılan bir yazıda 26 Mayıs'ta oynama yaparak yayınlamak gibi bir uygulama yoktur. Elbet ki hata yapılabilir insanlık halidir. Bütün dikkatlere rağmen hata yapılmışsa 23/05/2008 tarih ve 5900 sayılı yazımızın ? paragrafında bulunan ilgi (b) ifadesi ilgi (a) olarak düzeltilmiştir ifadelerinin bulunduğu bir düzeltme yazısı yayımlanarak durum düzeltilir.

Şimdi bu kadar basit bir konuya neden takıldığımıza gelince; bu yazı sonucu itibariyle ilgi (a) ya da (b) durumu çok değiştirmiyor olabilir fakat sonuçlarını ağır bir şekilde etkileyebilecek bir yazıda bu durum daha bariz olarak ortaya çıkacağından asli uygulamanın bu şekilde olmaması gerekir.

Asıl konumuz yazıda yapılan bu yanlışlıktan ziyade yazının içeriği noktasındadır:

Bu yazı eksiktir, açıklayıcı değildir, kaos yaratıcıdır, çözüm değil sorun üreticidir, veli ile okul idarecilerini karşı karşıya getirir niteliktedir. Fazla uzatmadan gerekçeleriyle ortaya koyalım.

Bu yazıdaki (bence) hatalardan bir tanesi de kayıtların 01 Haziran 2008'de başlıyor olmasındadır. 01 Haziran 2008 Pazar günüdür. Pazar günü gerçekten kayıt yapılacak mıdır? Eğer yapılmayacaksa bu yazıyı yani devletin yazısını, resmi yazıyı okuyan bir kişi okula gelip ben kayıt olacağım derse kapı duvarla karşı karşıya kalacaktır. Bu ciddiyetsizlik ve dikkatsizliğin sonucudur.

Bu yazıda "Okullarımızın yıllık planlamalarının doğru şekilde yapılabilmesi için kayıt alanı içindeki öğrencilerin kayıtları 01 Haziran-30 Temmuz 2008 tarihleri arasında gerçekleştirilecektir. Ancak, bu planlamada veri oluşturacak ilköğretim kayıt-kabul işlemlerinde İlgi (a) Yönetmelik hükümleri dikkate alınacaktır.? denilmektedir. Bunun açıklaması nedir?

30 Temmuz 2008'den sonra adres bölgesinde olmayanlar kaydedilebilecek midir?

Anasınıfını okuyan öğrenci o okula 1.sınıfa adres şartı aranmaksızın kayıt yaptırabilecek midir?

Abisi ya da ablasının kayıtlı olduğu okula 1.sınıf öğrencisi de kaydedilebilecek midir?

Geçmiş yıllarda bu konuda önce taviz verilmeyeceği söylendiyse de daha sonra yayımlanan yazılarla kontenjan kaldığı taktirde ibaresiyle beraber anasınıfında okuyan öğrenci anasınıfına devam ettiği okula adres sınırı olmaksızın, ya da öğrenci abisi ya da ablasının bulunduğu okula adres sınırı olmaksızın kaydedilebilecektir şeklinde açıklamalar gelmiştir.

Buradaki en büyük sorun ve sıkıntı KONTENJANIN DOLMAMASI durumunun açıklayıcı olmamasıdır. İlköğretim kurumlarında yıllarca yöneticilik yapan biri olarak kontenjanın dolması durumunun ne olduğunu bilmediğimi itiraf etmek istiyorum.

Norm kadro yönetmeliğine göre sınıf mevcutlarının 30 olması esas iken 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununun 50.maddesinde yer alan ?Madde 50 ? Birleştirilmiş sınıflar da dahil olmak üzere bir öğretmene düşen öğrenci sayısı 40 dan fazla olamaz.? Hükmüne göre ise 40'tan fazla olmaması esastır. 10 yılı aşkın süredir okullarda her kademede yöneticilik yaptım ama görev yaptığım hiçbir yerde bırakın 30'u, 40'ın altında dahi mevcuda rastlamadığımdan ben bu kontenjan dolma durumunu anlayabilmiş değilim.

Şimdi ne olacak sorusunun cevabına gelince kimi okul müdürleri adresi tutmayan öğrencilerden herkesi okula alacak, kimisi sadece bağış yapanları alacak, kimisi 30 Temmuz'dan sonrasını bekleyin o zaman bakarız diyecek, kimisi tek kontenjanım kaldı o da şu kadar para ya da okuluma şunu alırsan alırım diyecek, kimisi eşini dostunu, siyasi yandaşını alırken diğerlerini kontenjan doldu diye almayacak.

Çok öğrenci alırsa öğretmen neden bu kadar şişti mevcutlar diye haklı olarak sızlanacak.

Yani ülke genelinde kaos başını alıp gidecek bağışlar yine konuşulacaktır. Bağış alan ya da fahiş bağışla gündeme gelen okullardaki olaylara göz atıldığında sorunun adres tutmayan öğrencilerin kaydedilmesindeki ısrardan kaynaklandığı görülecektir.

Yapılan açıklamada adrese dayalı nüfus sayım sisteminden yararlanılmayacağı görünmektedir. Muhtarlıkların ikametgah vermeleri de kaldırıldığına göre adres tespitinin nasıl yapılacağının da açıklığa kavuşturulması en doğru yaklaşım olacaktır.

Yazının başında da belirttiğim gibi devlet kurumlarınca yazılan yazılar devlet ciddiyetiyle yazılmalı, açıklayıcı, bırakın idarecileri veliler tarafından da anlaşılır, keyfi ya da farklı uygulamalara yol açmayan netlikte ve nitelikte olmalıdır. Bu devlet ciddiyetinin gereğidir.

Aksi durum veliler ile yöneticilerin bağış, eş dost arama, siyasileri devreye koyma gibi konularda karşı karşıya kalmalarına çanak tutmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

Maksut BALMUK

Eğitim Yöneticisi

Yazının Eski Hali Yazının Yeni Hali

Görüldüğü gibi Tarih, sayı, imza şekli dahil hiçbir husus değişikliğe uğramamış sadece 3.paragrafta bulunan (ilgi (b)) ibaresi (ilgi (a)) olarak değişmiştir.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber