
![]() |
|
||||||||||
|
Çok okunanlar
Çok okunan ilanlar
|
Memurlar.NetBu haber aşağıdaki kategorilere eklenmiştir. Medya'dan Haberler > İdari Uygulamalar Mevzuat > Anayasa TÜRKİYE
CUMHURİYETİ ANAYASASI (*) (Kurucu Mecliste Kabul Tarihi : 18.10.1982; Halkoyuna Sunulmak Üzere
Tasarının Resmî Gazetede İlanı: 20.10.1982-17844; Kanunun Halkoyu ile Kabul Tarihi:
7.11.1982; Halkoyu Sonucunun Yayımlandığı Resmî Gazete Tarihi: 9.11.1982-17863
Mükerrer) Kanun No. : 2709 Kabul Tarihi : 7.11.1982 BAŞLANGIÇ (Değişik: 23.7.1995-4121/1 md.) Türk
Vatanı ve Milletinin ebedî varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez
bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz
önder ve eşsiz kahraman Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O’nun
inkılâp ve ilkeleri doğrultusunda; Dünya
milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye
Cumhuriyetinin ebedî varlığı, refahı, maddî ve manevî mutluluğu ile çağdaş
medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde; Millet
iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait
olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve
kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla
belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı; Kuvvetler
ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip,
belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı
medenî bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve
kanunlarda bulunduğu; (Değişik:
3.10.2001-4709/1 md.) Hiçbir faaliyetin Türk millî menfaatlerinin, Türk
varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihî ve
manevî değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve
medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve lâiklik ilkesinin gereği
olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle
karıştırılamayacağı; Her
Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal
adalet gereklerince yararlanarak millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde
onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak
ve yetkisine doğuştan sahip olduğu; Topluca
Türk vatandaşlarının millî gurur ve iftiharlarda, millî sevinç ve kederlerde,
millî varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının
her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin
saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve “Yurtta sulh,
cihanda sulh” arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları
bulunduğu; FİKİR,
İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak
sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere, TÜRK
MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet
sevgisine emanet ve tevdi olunur. BİRİNCİ
KISIM Genel Esaslar I. Devletin şekli MADDE 1. –
Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. II. Cumhuriyetin nitelikleri MADDE 2. –
Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı
içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta
belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk
Devletidir. III. Devletin bütünlüğü, resmî
dili, bayrağı, millî marşı ve başkenti MADDE 3. –
Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay
yıldızlı al bayraktır. Millî marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti Ankara’dır. IV. Değiştirilemeyecek hükümler MADDE 4. –
Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki
hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi
hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez. V. Devletin temel amaç ve görevleri MADDE 5. – Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin
bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve
demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu
sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet
ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal
engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli
şartları hazırlamaya çalışmaktır. VI. Egemenlik MADDE 6. – Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir. Türk Milleti,
egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle
kullanır. Egemenliğin
kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz.
Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi
kullanamaz. VII. Yasama yetkisi MADDE 7. – Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük
Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez. VIII. Yürütme yetkisi ve görevi MADDE 8. – Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar
Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine
getirilir. IX. Yargı yetkisi MADDE 9. – Yargı yetkisi, Türk Milleti adına
bağımsız mahkemelerce kullanılır. X. Kanun önünde eşitlik MADDE 10. – Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce,
felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun
önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz
tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün
işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek
zorundadırlar. XI. Anayasanın bağlayıcılığı ve
üstünlüğü MADDE
11. – Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı
organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel
hukuk kurallarıdır. Kanunlar Anayasaya
aykırı olamaz. İKİNCİ
KISIM Temel
Haklar ve Ödevler BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler I. Temel hak ve hürriyetlerin
niteliği MADDE
12. – Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez,
vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma,
ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder. II. Temel hak ve hürriyetlerin
sınırlanması MADDE 13. – (Değişik: 3.10.2001-4709/2 md.) Temel hak ve
hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde
belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar,
Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin
gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz. III. Temel hak ve hürriyetlerin kötüye
kullanılamaması MADDE
14. – (Değişik: 3.10.2001-4709/3 md.) Anayasada yer alan
hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti
ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz. Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya
kişilere, Anayasayla tanınan temel hak
ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde
sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde
yorumlanamaz. Bu hükümlere aykırı faaliyette bulunanlar hakkında
uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir. IV. Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması MADDE
15. – Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü
hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla,
durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya
tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı
tedbirler alınabilir. Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş
hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler ile, ölüm cezalarının
infazı dışında, kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevî varlığının bütünlüğüne
dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz
ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu
mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz. V. Yabancıların durumu MADDE 16. – Temel hak ve hürriyetler, yabancılar için,
milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabilir. İKİNCİ BÖLÜM Kişinin Hakları ve Ödevleri I. Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve
manevî varlığı MADDE
17. – Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve
geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller
dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve
tıbbî deneylere tâbi tutulamaz. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan
haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz. Mahkemelerce verilen ölüm cezalarının yerine
getirilmesi hali ile meşrû müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının
yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir
ayaklanma veya isyanın bastırılması, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde
yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması sırasında silah kullanılmasına
kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri,
birinci fıkra hükmü dışındadır. II. Zorla çalıştırma yasağı MADDE
18. – Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır. Şekil ve şartları kanunla düzenlenmek üzere
hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar; olağanüstü hallerde
vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı
alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları,
zorla çalıştırma sayılmaz. III. Kişi hürriyeti ve güvenliği MADDE
19. – Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir. Şekil ve şartları kanunda gösterilen : Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı
cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi; bir mahkeme kararının
veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak ilgilinin yakalanması
veya tutuklanması; bir küçüğün gözetim altında ıslahı veya yetkili merci önüne
çıkarılması için verilen bir kararın yerine getirilmesi; toplum için tehlike
teşkil eden bir akıl hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya hastalık yayabilecek bir
kişinin bir müessesede tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen
esaslara uygun olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi; usulüne aykırı
şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut
geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri
dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan
kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya değiştirilmesini
önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda
gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir. Hâkim kararı olmadan
yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde
yapılabilir; bunun şartlarını kanun gösterir. Yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama veya
tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar herhalde yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak
derhal, toplu suçlarda en geç hâkim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir. (Değişik: 3.10.2001-4709/4 md.) Yakalanan veya
tutuklanan kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli
süre hariç en geç kırksekiz saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok dört
gün içinde hâkim önüne çıkarılır. Kimse,
bu süreler geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun
bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal, sıkıyönetim ve savaş hallerinde
uzatılabilir. (Değişik: 3.10.2001-4709/4 md.) Kişinin
yakalandığı veya tutuklandığı, yakınlarına derhal bildirilir. Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde
yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme
hakları vardır. Serbest bırakılma ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır
bulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye
bağlanabilir. Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan
kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna
aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir
yargı merciine başvurma hakkına sahiptir. (Değişik: 3.10.2001-4709/4 md.) Bu esaslar dışında
bir işleme tâbi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel
prensiplerine göre, Devletçe ödenir. IV. Özel hayatın gizliliği ve korunması A. Özel hayatın gizliliği MADDE 20.
– Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına
sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. (Mülga cümle:
3.10.2001-4709/5 md.) (Değişik: 3.10.2001-4709/5 md.) Millî güvenlik,
kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın
korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri
veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine
bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla
yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel
kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli
hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat
içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar. B. Konut dokunulmazlığı MADDE
21. – (Değişik: 3.10.2001-4709/6 md.) Kimsenin konutuna
dokunulamaz. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel
sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin
korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş
hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça;
kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz. Yetkili
merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim,
kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el
koyma kendiliğinden kalkar. C. Haberleşme hürriyeti MADDE
22. – (Değişik: 3.10.2001-4709/7 md.) Herkes, haberleşme
hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin
önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve
özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak
usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin
yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili
merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim,
kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, karar kendiliğinden kalkar. İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve
kuruluşları kanunda belirtilir. V. Yerleşme ve seyahat hürriyeti MADDE
23. – Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir. Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek,
sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi
gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak; Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması
sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek; Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir. (Değişik: 3.10.2001-4709/8 md.) Vatandaşın yurt
dışına çıkma hürriyeti, vatandaşlık ödevi ya da ceza soruşturması veya
kovuşturması sebebiyle sınırlanabilir. Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme
hakkından yoksun bırakılamaz. VI. Din ve vicdan hürriyeti MADDE 24.
– Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. 14 üncü madde
hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dinî âyin ve törenler
serbesttir. Kimse, ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya,
dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden
dolayı kınanamaz ve suçlanamaz. Din ve ahlâk eğitim ve
öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlâk
öğretimi ilk ve orta-öğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer
alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine,
küçüklerin de kanunî temsilcisinin talebine bağlıdır. Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya
hukukî temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasî
veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun,
dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve
kötüye kullanamaz. VII. Düşünce ve kanaat hürriyeti MADDE 25. – Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce
ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle
kınanamaz ve suçlanamaz. VIII. Düşünceyi açıklama ve yayma
hürriyeti MADDE 26. – Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya
başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.
Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da
vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya
benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir. (Değişik:
3.10.2001-4709/9 md.) Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu
düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve
milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların
cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin
açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının
yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin
gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir. (Üçüncü fıkra mülga:
3.10.2001-4709/9 md.) Haber ve düşünceleri
yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların
yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin
sınırlanması sayılmaz. (Ek: 3.10.2001-4709/9 md.) Düşünceyi açıklama ve
yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla
düzenlenir. IX. Bilim ve sanat hürriyeti MADDE 27. – Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme,
açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir. Yayma hakkı, Anayasanın
1 inci, 2 nci ve 3 üncü maddeleri hükümlerinin değiştirilmesini sağlamak
amacıyla kullanılamaz. Bu madde hükmü
yabancı yayınların ülkeye girmesi ve dağıtımının kanunla düzenlenmesine engel
değildir. X. Basın ve yayımla ilgili hükümler A. Basın hürriyeti MADDE 28. – Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin
alma ve malî teminat yatırma şartına bağlanamaz. (İkinci fıkra mülga:
3.10.2001-4709/10 md.) Devlet, basın ve haber
alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır. Basın hürriyetinin
sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır. Devletin iç ve dış
güvenliğini, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit eden veya suç
işlemeye ya da ayaklanma veya isyana teşvik eder nitelikte olan veya Devlete
ait gizli bilgilere ilişkin bulunan her türlü haber veya yazıyı, yazanlar veya
bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar, başkasına verenler, bu suçlara ait
kanun hükümleri uyarınca sorumlu olurlar. Tedbir yolu ile dağıtım hâkim
kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili
kıldığı merciin emriyle önlenebilir. Dağıtımı önleyen yetkili merci, bu
kararını en geç yirmidört saat içinde yetkili hâkime bildirir. Yetkili hâkim bu
kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme kararı
hükümsüz sayılır. Yargılama görevinin amacına
uygun olarak yerine getirilmesi için, kanunla belirtilecek sınırlar içinde,
hâkim tarafından verilen kararlar saklı kalmak üzere, olaylar hakkında yayım yasağı
konamaz. Süreli veya süresiz yayınlar, kanunun gösterdiği
suçların soruşturma veya kovuşturmasına geçilmiş olması hallerinde hâkim
kararıyla; Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî
güvenliğin, kamu düzeninin, genel ahlâkın korunması ve suçların önlenmesi
bakımından gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili
kıldığı merciin emriyle toplatılabilir. Toplatma kararı veren yetkili merci, bu
kararını en geç yirmidört saat içinde yetkili hâkime bildirir; hâkim bu kararı
en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, toplatma kararı hükümsüz sayılır. Süreli veya süresiz yayınların suç soruşturma veya
kovuşturması sebebiyle zapt ve müsaderesinde genel hükümler uygulanır. Türkiye’de yayımlanan süreli yayınlar, Devletin
ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Cumhuriyetin temel ilkelerine, millî
güvenliğe ve genel ahlâka aykırı yayımlardan mahkûm olma halinde, mahkeme
kararıyla geçici olarak kapatılabilir. Kapatılan süreli yayının açıkça devamı
niteliğini taşıyan her türlü yayın yasaktır; bunlar hâkim kararıyla toplatılır. B. Süreli ve süresiz yayın hakkı MADDE 29.
– Süreli veya süresiz yayın önceden izin alma ve malî teminat yatırma şartına
bağlanamaz. Süreli yayın çıkarabilmek için kanunun gösterdiği
bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir. Bu
bilgi ve belgelerin kanuna aykırılığının tespiti halinde yetkili merci, yayının
durdurulması için mahkemeye başvurur. Süreli yayınların çıkarılması, yayım şartları,
malî kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili esaslar kanunla düzenlenir. Kanun,
haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe yayımlanmasını engelleyici veya
zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, malî ve teknik şartlar koyamaz. Süreli yayınlar, Devletin ve diğer kamu
tüzelkişilerinin veya bunlara bağlı kurumların araç ve imkânlarından eşitlik
esasına göre yararlanır. C.
Basın araçlarının korunması MADDE
30. – Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan
basımevi ve eklentileri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü,
Cumhuriyetin temel ilkeleri ve millî güvenlik aleyhinde işlenmiş bir suçtan
mahkûm olma hali hariç, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez
ve işletilmekten alıkonulamaz. D. Kamu
tüzelkişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme araçlarından yararlanma
hakkı MADDE
31. – Kişiler ve siyasî partiler, kamu tüzelkişilerinin
elindeki basın dışı kitle haberleşme ve yayım araçlarından yararlanma hakkına
sahiptir. Bu yararlanmanın şartları ve usulleri kanunla düzenlenir. (Değişik:
3.10.2001-4709/11 md.) Kanun, millî güvenlik, kamu düzeni, genel ahlâk ve
sağlığın korunması sebepleri dışında, halkın bu araçlarla haber almasını,
düşünce ve kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici
kayıtlar koyamaz. E.
Düzeltme ve cevap hakkı MADDE 32. – Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve
şereflerine dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar
yapılması hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir. Düzeltme ve cevap
yayımlanmazsa, yayımlanmasının gerekip gerekmediğine hâkim tarafından ilgilinin
müracaat tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisinde karar verilir. XI. Toplantı hak ve hürriyetleri A. Dernek kurma hürriyeti MADDE 33. – (Değişik:
23.7.1995-4121/2 md.; 3.10.2001-4709/12 md.) Herkes, önceden izin
almaksızın dernek kurma ve bunlara üye
olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir. Hiç kimse bir derneğe
üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz. Dernek kurma hürriyeti
ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve
genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla
sınırlanabilir. Dernek kurma
hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda
gösterilir. Dernekler, kanunun
öngördüğü hallerde hâkim kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten
alıkonulabilir. Ancak, millî güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya
suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede
sakınca varsa, kanunla bir merci, derneği faaliyetten men ile
yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört saat içinde görevli hâkimin
onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu
idarî karar kendiliğinden yürürlükten kalkar. Birinci fıkra hükmü,
Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin
gerektirdiği ölçüde Devlet memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel
değildir. Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da
uygulanır. B. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı MADDE 34. – (Değişik: 3.10.2001-4709/13 md.) Herkes, önceden izin
almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına
sahiptir. Toplantı ve gösteri
yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik,
kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya
başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması
amacıyla ve kanunla sınırlanabilir. Toplantı ve gösteri
yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller
kanunda gösterilir. XII. Mülkiyet hakkı MADDE
35. – Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla
sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına
aykırı olamaz. XIII. Hakların korunması ile ilgili hükümler A. Hak arama hürriyeti MADDE
36. – (Değişik: 3.10.2001-4709/14 md.) Herkes, meşrû vasıta
ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı
olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya
bakmaktan kaçınamaz. B. Kanunî hâkim güvencesi MADDE
37. – Hiç kimse kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir
merci önüne çıkarılamaz. Bir kimseyi kanunen tâbi
olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı
yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz. C. Suç ve cezalara ilişkin esaslar MADDE 38. – Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç
saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman
kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. Suç ve ceza zamanaşımı
ile ceza mahkûmiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır. Ceza ve ceza yerine
geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur. Suçluluğu hükmen sabit
oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz. Hiç kimse kendisini ve
kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda
delil göstermeye zorlanamaz. (Ek: 3.10.2001-4709/15
md.) Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez. Ceza sorumluluğu
şahsîdir. (Ek: 3.10.2001-4709/15
md.) Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine
getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz. (Ek: 3.10.2001-4709/15
md.) Savaş, çok yakın savaş tehdidi ve terör suçları halleri dışında ölüm
cezası verilemez. Genel müsadere cezası
verilemez. İdare, kişi hürriyetinin
kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç
düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar getirilebilir. Vatandaş, suç sebebiyle
yabancı bir ülkeye geri verilemez. XIV. İspat hakkı MADDE
39. – Kamu görev ve hizmetinde bulunanlara karşı, bu görev
ve hizmetin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılan isnatlardan dolayı
açılan hakaret davalarında, sanık, isnadın doğruluğunu ispat hakkına sahiptir.
Bunun dışındaki hallerde ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin
doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikâyetçinin
ispata razı olmasına bağlıdır. XV. Temel hak ve hürriyetlerin korunması MADDE
40. – Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen
herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme
hakkına sahiptir. (Ek: 3.10.2001-4709/16 md.) Devlet, işlemlerinde,
ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini
belirtmek zorundadır. Kişinin, resmî
görevliler tarafından vâki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna
göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı
saklıdır. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler I. Ailenin korunması MADDE
41. – (Değişik: 3.10.2001-4709/17 md.) Aile, Türk
toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle
ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını
sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar. II. Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi MADDE
42. – Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun
bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve
düzenlenir. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları
doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve
denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri
açılamaz. Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat
borcunu ortadan kaldırmaz. İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için
zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır. Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu
esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak, kanunla
düzenlenir. Devlet, maddî imkânlardan yoksun başarılı
öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka
yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime
ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır. Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim,
öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler
her ne suretle olursa olsun engellenemez. Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim
kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim
ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve
öğretim yapan okulların tâbi olacağı esaslar kanunla düzenlenir. Milletlerarası
andlaşma hükümleri saklıdır. III. Kamu yararı A. Kıyılardan yararlanma MADDE
43. – Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve
göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu
yararı gözetilir. Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış
amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkân ve
şartları kanunla düzenlenir. B. Toprak mülkiyeti MADDE
44. – Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak
ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter
toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli
tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre
toprağın genişliğini tespit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı
bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların
küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz. Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez, miras
hükümleri dışında başkalarına devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle
mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan
toprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir. C. Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması MADDE
45. – Devlet, tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç
dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine
uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve
hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin
sağlanmasını kolaylaştırır. Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin
değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi için gereken
tedbirleri alır. D. Kamulaştırma MADDE
46. – (Değişik: 3.10.2001-4709/18 md.) Devlet ve kamu
tüzelkişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını
peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya
bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar
üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir. Kamulaştırma bedeli ile
kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak, tarım
reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin
gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve
turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla
gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme
süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir. Kamulaştırılan
topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının
bedeli, her halde peşin ödenir. İkinci fıkrada öngörülen
taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde
kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır. E. Devletleştirme ve özelleştirme (*) MADDE 47. – Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu
yararının zorunlu kıldığı hallerde devletleştirilebilir. Devletleştirme gerçek
karşılığı üzerinden yapılır. Gerçek karşılığın hesaplanma tarzı ve usulleri
kanunla düzenlenir. (Ek: 13.8.1999-4446/1
md.) Devletin, kamu iktisadî teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin
mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve
usuller kanunla gösterilir. (Ek: 13.8.1999-4446/1
md.) Devlet, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişileri tarafından
yürütülen yatırım ve hizmetlerden hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile
gerçek veya tüzelkişilere yaptırılabileceği veya devredilebileceği kanunla
belirlenir. IV. Çalışma ve sözleşme hürriyeti MADDE 48. – Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme
hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. Devlet, özel
teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini,
güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır. V. Çalışma ile ilgili hükümler A. Çalışma hakkı ve ödevi MADDE
49. – Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. (Değişik: 3.10.2001-4709/19 md.) Devlet,
çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için
çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye
elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli
tedbirleri alır. (Üçüncü fıkra mülga: 3.10.2001-4709/19 md.) B. Çalışma şartları ve dinlenme hakkı MADDE 50. –
Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz. Küçükler ve kadınlar ile bedenî ve ruhî
yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar. Dinlenmek, çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık
izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir. C. Sendika kurma hakkı MADDE
51. – (Değişik:
3.10.2001-4709/20 md.) Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma
ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek
için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara
serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç kimse
bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz. Sendika kurma hakkı ancak, millî güvenlik, kamu
düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile
başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve kanunla
sınırlanabilir. Sendika kurma hakkının kullanılmasında uygulanacak
şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir. Aynı zamanda ve aynı iş kolunda birden fazla
sendikaya üye olunamaz. İşçi niteliği taşımayan kamu görevlilerinin bu
alandaki haklarının kapsam, istisna ve sınırları gördükleri hizmetin niteliğine
uygun olarak kanunla düzenlenir. Sendika ve üst kuruluşlarının tüzükleri, yönetim
ve işleyişleri, Cumhuriyetin temel niteliklerine ve demokrasi esaslarına aykırı
olamaz. D. Sendikal faaliyet MADDE
52. – (Mülga: 23.7.1995-4121/3 md.) VI. Toplu iş sözleşmesi, grev hakkı ve lokavt A. Toplu iş sözleşmesi hakkı MADDE
53. – İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve
sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş
sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler. Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla
düzenlenir. (Ek: 23.7.1995-4121/4 md.) 128 inci maddenin ilk
fıkrası kapsamına giren kamu görevlilerinin kanunla kendi aralarında
kurmalarına cevaz verilecek olan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile
54 üncü madde hükümlerine tabi olmayan sendikalar ve üst kuruluşları, üyeleri
adına yargı mercilerine başvurabilir ve İdareyle amaçları doğrultusunda toplu
görüşme yapabilirler. Toplu görüşme sonunda anlaşmaya varılırsa düzenlenecek
mutabakat metni taraflarca imzalanır. Bu mutabakat metni, uygun idarî veya
kanunî düzenlemenin yapılabilmesi için Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Toplu
görüşme sonunda mutabakat metni imzalanmamışsa anlaşma ve anlaşmazlık noktaları
da taraflarca imzalanacak bir tutanakla Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Bu
fıkranın uygulanmasına ilişkin usuller kanunla düzenlenir. Aynı işyerinde, aynı dönem için, birden fazla
toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve uygulanamaz. B. Grev hakkı ve lokavt MADDE
54. – Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında,
uyuşmazlık çıkması halinde işçiler grev hakkına sahiptirler. Bu hakkın kullanılmasının
ve işverenin lokavta başvurmasının usul ve şartları ile kapsam ve istisnaları
kanunla düzenlenir. Grev hakkı ve lokavt iyi niyet kurallarına aykırı
tarzda, toplum zararına ve millî serveti tahrip edecek şekilde kullanılamaz. Grev esnasında greve katılan işçilerin ve
sendikanın kasıtlı veya kusurlu hareketleri sonucu, grev uygulanan işyerinde sebep
oldukları maddî zarardan sendika sorumludur. Grev ve lokavtın yasaklanabileceği veya
ertelenebileceği haller ve işyerleri kanunla düzenlenir. Grev ve lokavtın yasaklandığı hallerde veya
ertelendiği durumlarda ertelemenin sonunda, uyuşmazlık Yüksek Hakem Kurulunca
çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında taraflar da anlaşarak Yüksek Hakem
Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem Kurulunun kararları kesindir ve toplu iş
sözleşmesi hükmündedir. Yüksek Hakem Kurulunun kuruluş ve görevleri
kanunla düzenlenir. Siyasî amaçlı grev ve lokavt, dayanışma grev ve
lokavtı, genel grev ve lokavt, işyeri işgali, işi yavaşlatma, verim düşürme ve
diğer direnişler yapılamaz. Greve katılmayanların işyerinde çalışmaları, greve
katılanlar tarafından hiçbir şekilde engellenemez. VII.
Ücrette adalet sağlanması MADDE
55. – Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli
bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için
gerekli tedbirleri alır. (Değişik: 3.10.2001-4709/21 md.) Asgarî ücretin
tespitinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da gözönünde
bulundurulur. VIII. Sağlık, çevre ve konut A. Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması MADDE
56. – Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama
hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve
çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı
içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek
amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki
sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine
getirir. Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine
getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir. B. Konut hakkı MADDE
57. – Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını
gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri
alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler. IX. Gençlik ve spor A. Gençliğin korunması MADDE
58. – Devlet, istiklâl ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği
gençlerin müsbet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda ve
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç
edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır. Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu
maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten
korumak için gerekli tedbirleri alır. B. Sporun geliştirilmesi MADDE
59. – Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh
sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik
eder. Devlet başarılı sporcuyu korur. X. Sosyal güvenlik hakları A. Sosyal güvenlik hakkı MADDE
60. – Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri
alır ve teşkilatı kurar. B. Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler MADDE
61. – Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dul ve
yetimleriyle, malûl ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat
seviyesi sağlar. Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum
hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. Yaşlılar, Devletçe korunur. Yaşlılara Devlet
yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve kolaylıklar kanunla düzenlenir. Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma
kazandırılması için her türlü tedbiri alır. Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar
veya kurdurur. C. Yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşları MADDE
62. – Devlet, yabancı ülkelerde çalışan Türk
vatandaşlarının aile birliğinin, çocuklarının eğitiminin, kültürel
ihtiyaçlarının ve sosyal güvenliklerinin sağlanması, anavatanla bağlarının
korunması ve yurda dönüşlerinde yardımcı olunması için gereken tedbirleri alır. XI. Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması MADDE
63. – Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve
değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici
tedbirleri alır. Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu
olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak
yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir. XII. Sanatın ve sanatçının korunması MADDE
64. – Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat
eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat
sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır. XIII. Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları(*) MADDE 65. – (Değişik: 3.10.2001-4709/22 md.) Devlet, sosyal ve
ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına
uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine
getirir. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Siyasî Haklar ve Ödevler I. Türk vatandaşlığı MADDE
66. – Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes
Türktür. Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. (Son
cümle mülga: 3.10.2001-4709/23 md.) Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla
kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir. Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir
eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz. Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve
işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz. II. Seçme, seçilme ve siyasî faaliyette bulunma hakları MADDE
67. – Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun
olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde siyasî
faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir. (Değişik: 23.7.1995-4121/5 md.) Seçimler ve
halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm
esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır. Ancak, yurt dışında
bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun,
uygulanabilir tedbirleri belirler. (Değişik: 17.5.1987-3361/1 md.; 23.7.1995-4121/5
md.) Onsekiz yaşını dolduran her Türk vatandaşı seçme ve halkoylamasına katılma
haklarına sahiptir. Bu hakların kullanılması kanunla düzenlenir. (Değişik: 23.7.1995-4121/5
md.; 3.10.2001-4709/24 md.) Silah altında bulunan er ve erbaşlar ile askerî
öğrenciler, taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç ceza infaz kurumlarında
bulunan hükümlüler oy kullanamazlar. Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde oy
kullanılması ve oyların sayım ve dökümünde seçim emniyeti açısından alınması
gerekli tedbirler Yüksek Seçim Kurulu tarafından tespit edilir ve görevli
hâkimin yerinde yönetim ve denetimi altında yapılır. (Ek: 23.7.1995-4121/5
md.) Seçim kanunları, temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini
bağdaştıracak biçimde düzenlenir. (Ek: 3.10.2001-4709/24
md.) Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz. III. Siyasî partilerle ilgili hükümler (*) A. Parti kurma, partilere girme ve partilerden ayrılma MADDE
68. – (Değişik:
23.7.1995-4121/6 md.) Vatandaşlar, siyasî parti kurma ve usulüne göre partilere
girme ve partilerden ayrılma hakkına sahiptir. Parti üyesi olabilmek için onsekiz
yaşını doldurmuş olmak gerekir. Siyasî partiler,
demokratik siyasî hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Siyasî partiler önceden
izin almadan kurulurlar ve Anayasa ve kanun hükümleri içerisinde faaliyetlerini
sürdürürler. Siyasî partilerin tüzük
ve programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle
bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine,
millet egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz;
sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve
yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez. Hâkimler ve savcılar,
Sayıştay dahil yüksek yargı organları mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarının
memur statüsündeki görevlileri, yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan
diğer kamu görevlileri, Silahlı Kuvvetler mensupları ile yükseköğretim öncesi
öğrencileri siyasî partilere üye olamazlar. Yükseköğretim
elemanlarının siyasî partilere üye olmaları ancak kanunla düzenlenebilir. Kanun
bu elemanların, siyasî partilerin merkez organları dışında kalan parti görevi
almalarına cevaz veremez ve parti üyesi yükseköğretim elemanlarının
yükseköğretim kurumlarında uyacakları esasları belirler. Yükseköğretim
öğrencilerinin siyasî partilere üye olabilmelerine ilişkin esaslar kanunla
düzenlenir. Siyasî partilere,
Devlet, yeterli düzeyde ve hakça malî yardım yapar. Partilere yapılacak
yardımın, alacakları üye aidatının ve bağışların tabi olduğu esaslar kanunla
düzenlenir. B. Siyasî partilerin uyacakları esaslar MADDE
69. – (Değişik: 23.7.1995-4121/7 md.) Siyasî partilerin
faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun
olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir. Siyasî partiler, ticarî
faaliyetlere girişemezler. Siyasî partilerin gelir
ve giderlerinin amaçlarına uygun olması gereklidir. Bu kuralın uygulanması
kanunla düzenlenir. Anayasa Mahkemesince siyasî partilerin mal edinimleri ile
gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti, bu hususun denetim
yöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda gösterilir.
Anayasa Mahkemesi, bu denetim görevini yerine getirirken Sayıştaydan yardım
sağlar. Anayasa Mahkemesinin bu denetim sonunda vereceği kararlar kesindir. Siyasî partilerin kapatılması,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince
kesin olarak karara bağlanır. Bir siyasî partinin
tüzüğü ve programının 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı
bulunması halinde temelli kapatma kararı verilir. Bir siyasî partinin 68
inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli
kapatılmasına, ancak, onun bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline
geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verilir. (Ek
cümle: 3.10.2001-4709/25 md.) Bir siyasî parti, bu nitelikteki fiiller o
partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük
kongre veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye
Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca zımnen
veya açıkça benimsendiği yahut bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti
organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde, söz konusu fiillerin odağı
haline gelmiş sayılır. (Ek: 3.10.2001-4709/25
md.) Anayasa Mahkemesi, yukarıdaki fıkralara göre temelli kapatma yerine, dava
konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasî partinin Devlet yardımından
kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar verebilir. Temelli kapatılan bir
parti bir başka ad altında kurulamaz. Bir siyasî partinin
temelli kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dahil
üyeleri, Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararının Resmî
Gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka
partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamazlar. Yabancı devletlerden,
uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve
tüzelkişilerden maddî yardım alan siyasî partiler temelli olarak kapatılır. (Değişik:
3.10.2001-4709/25 md.) Siyasî partilerin kuruluş ve çalışmaları,
denetlenmeleri, kapatılmaları ya da Devlet yardımından kısmen veya tamamen
yoksun bırakılmaları ile siyasî partilerin ve adayların seçim harcamaları ve
usulleri yukarıdaki esaslar çerçevesinde kanunla düzenlenir. IV.
Kamu hizmetlerine girme hakkı A.
Hizmete girme MADDE
70. – Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği
niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez. B. Mal bildirimi MADDE 71. – Kamu hizmetine girenlerin mal bildiriminde bulunmaları
ve bu bildirimlerin tekrarlanma süreleri kanunla düzenlenir. Yasama ve yürütme
organlarında görev alanlar, bundan istisna edilemez. V. Vatan hizmeti MADDE 72. – Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu
hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği
veya getirilmiş sayılacağı kanunla düzenlenir. VI. Vergi ödevi MADDE 73. – Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî
gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli
ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır. Vergi, resim, harç ve
benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve
benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına
ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde
değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir. VII. Dilekçe hakkı MADDE 74. – (Değişik: 3.10.2001-4709/26 md.) Vatandaşlar ve
karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle
veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve
Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. (Değişik:
3.10.2001-4709/26 md.) Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, gecikmeksizin
dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Bu hakkın kullanılma
biçimi kanunla düzenlenir. ÜÇÜNCÜ
KISIM Cumhuriyetin
Temel Organları BİRİNCİ BÖLÜM Yasama I. Türkiye Büyük Millet Meclisi A.
Kuruluşu MADDE 75. – (Değişik: 17.5.1987 - 3361/2 md; 23.7.1995 - 4121/8
md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi
genel oyla seçilen beşyüzelli milletvekilinden oluşur. B.
Milletvekili seçilme yeterliliği MADDE 76. – Otuz yaşını dolduran her Türk milletvekili
seçilebilir. (Değişik : 27.12.2002 -
4777/1 md.) En az ilkokul mezunu olmayanlar, kısıtlılar, yükümlü olduğu
askerlik hizmetini yapmamış olanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, taksirli
suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm
giymiş olanlar; zimmet, ihtilâs, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik,
inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık,
resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma,
terör eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından
biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile milletvekili
seçilemezler. Hâkimler ve savcılar,
yüksek yargı organları mensupları, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim
elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının memur
statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği
taşımayan diğer kamu görevlileri ve Silahlı Kuvvetler mensupları, görevlerinden
çekilmedikçe, aday olamazlar ve milletvekili seçilemezler. C. Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçim dönemi MADDE 77. –Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçimleri beş yılda
bir yapılır. Meclis, bu süre dolmadan
seçimin yenilenmesine karar verebileceği gibi, Anayasada belirtilen şartlar
altında Cumhurbaşkanınca verilecek karara göre de seçimler yenilenir. Süresi
biten milletvekili yeniden seçilebilir. Yenilenmesine karar
verilen Meclisin yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine kadar sürer. D. Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin geriye bırakılması ve ara
seçimleri MADDE 78. – Savaş sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkân
görülmezse, Türkiye Büyük Millet Meclisi, seçimlerin bir yıl geriye
bırakılmasına karar verebilir. Geri bırakma sebebi ortadan
kalkmamışsa, erteleme kararındaki usule göre bu işlem tekrarlanabilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde boşalma
olması halinde, ara seçime gidilir. Ara seçim, her seçim döneminde bir defa
yapılır ve genel seçimden otuz ay geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak,
boşalan üyeliklerin sayısı, üye tamsayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara
seçimlerinin üç ay içinde yapılmasına karar verilir. Genel seçimlere bir yıl kala, ara seçimi
yapılamaz. (Ek : 27.12.2002 - 4777/2 md.) Yukarıda yazılı
hallerden ayrı olarak, bir ilin veya seçim çevresinin, Türkiye Büyük Millet
Meclisinde üyesinin kalmaması halinde, boşalmayı takip eden doksan günden
sonraki ilk Pazar günü ara seçim yapılır. Bu fıkra gereği yapılacak seçimlerde
Anayasanın 127 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uygulanmaz. E. Seçimlerin genel yönetim ve denetimi MADDE
79. – Seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve
denetimi altında yapılır. Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin
düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve
yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün
yolsuzlukları, şikâyet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını kabul etme görevi
Yüksek Seçim Kurulunundur. Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine başka bir
mercie başvurulamaz. Yüksek Seçim Kurulunun ve diğer seçim kurullarının
görev ve yetkileri kanunla düzenlenir. Yüksek Seçim Kurulu yedi asıl ve dört yedek üyeden
oluşur. Üyelerin altısı Yargıtay, beşi Danıştay Genel Kurullarınca kendi
üyeleri arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir. Bu
üyeler, salt çoğunluk ve gizli oyla aralarından bir başkan ve bir başkanvekili
seçerler. Yüksek Seçim Kuruluna Yargıtay ve Danıştaydan
seçilmiş üyeler arasından ad çekme ile ikişer yedek üye ayrılır. Yüksek Seçim
Kurulu Başkanı ve Başkanvekili ad çekmeye girmezler. Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların
halkoyuna sunulması işlemlerinin genel yönetim ve denetimi de milletvekili
seçimlerinde uygulanan hükümlere göre olur. F. Üyelikle ilgili hükümler 1.
Milletin temsili MADDE
80. – Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri
bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler. 2. Andiçme MADDE
81. – Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, göreve
başlarken aşağıdaki şekilde andiçerler : “Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve
milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini
koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve lâik Cumhuriyete ve Atatürk
ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, millî
dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel
hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakattan ayrılmayacağıma;
büyük Türk Milleti önünde namusum ve şerefim üzerine andiçerim.” 3. Üyelikle bağdaşmayan işler MADDE
82. – Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Devlet ve diğer
kamu tüzelkişilerinde ve bunlara bağlı kuruluşlarda; Devletin veya diğer kamu
tüzelkişilerinin doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak katıldığı teşebbüs ve
ortaklıklarda; özel gelir kaynakları ve özel imkânları kanunla sağlanmış kamu
yararına çalışan derneklerin ve Devletten yardım sağlayan ve vergi muafiyeti
olan vakıfların, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalar ve
bunların üst kuruluşlarının ve katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim
ve denetim kurullarında görev alamazlar, vekili olamazlar, herhangi bir taahhüt
işini doğrudan veya dolaylı olarak kabul edemezler, temsilcilik ve hakemlik
yapamazlar. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, yürütme
organının teklif, inha, atama veya onamasına bağlı resmî veya özel herhangi bir
işle görevlendirilemezler. Bir üyenin belli konuda ve altı ayı aşmamak üzere
Bakanlar Kurulunca verilecek geçici bir görevi kabul etmesi, Meclisin kararına
bağlıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği ile
bağdaşmayan diğer görev ve işler kanunla düzenlenir. 4. Yasama dokunulmazlığı MADDE
83. – Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis
çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden, o
oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisce başka bir karar
alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu
tutulamazlar. Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri
sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez,
tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden
önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14 üncü maddesindeki
durumlar bu hükmün dışındadır. Ancak, bu halde yetkili makam, durumu hemen ve
doğrudan doğruya Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirmek zorundadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi hakkında,
seçiminden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi,
üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır; üyelik süresince zamanaşımı işlemez. Tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve
kovuşturma, Meclisin yeniden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisindeki siyasî parti
gruplarınca, yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar
alınamaz. 5. Milletvekilliğinin düşmesi (*) MADDE
84. – (Değişik: 23.7.1995 - 4121/9 md.) İstifa eden
milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesi, istifanın geçerli olduğu Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanınca tespit edildikten sonra, Türkiye Büyük
Millet Meclisi Genel Kurulunca kararlaştırılır. Milletvekilliğinin kesin hüküm giyme veya
kısıtlanma halinde düşmesi, bu husustaki kesin mahkeme kararının Genel Kurula
bildirilmesiyle olur. 82 nci maddeye göre milletvekilliğiyle bağdaşmayan
bir görev veya hizmeti sürdürmekte ısrar eden milletvekilinin
milletvekilliğinin düşmesine, yetkili komisyonun bu durumu tespit eden raporu
üzerine Genel Kurul gizli oyla karar verir. Meclis çalışmalarına özürsüz veya izinsiz olarak
bir ay içerisinde toplam beş birleşim günü katılmayan milletvekilinin milletvekilliğinin
düşmesine, durumun Meclis Başkanlık Divanınca tespit edilmesi üzerine, Genel
Kurulca üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyuyla karar verilebilir. Partisinin temelli kapatılmasına beyan ve
eylemleriyle sebep olduğu Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin
kararında belirtilen milletvekilinin milletvekilliği, bu kararın Resmî Gazetede
gerekçeli olarak yayımlandığı tarihte sona erer. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığı bu kararın gereğini derhal yerine getirip Genel Kurula bilgi sunar. 6. İptal istemi MADDE
85. – (Değişik: 23.7.1995 - 4121/10 md.) Yasama
dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine 84 üncü
maddenin birinci, üçüncü veya dördüncü fıkralarına göre karar verilmiş olması
hallerinde, Meclis Genel Kurulu kararının alındığı tarihten başlayarak yedi gün
içerisinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın, Anayasaya,
kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesine
başvurabilir. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini onbeş gün içerisinde kesin
karara bağlar. 7. Ödenek ve yolluklar MADDE 86. – (Değişik: 21.11.2001-4720/1 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek, yolluk ve
emeklilik işlemleri kanunla düzenlenir. Ödeneğin aylık tutarı, en yüksek Devlet
memurunun almakta olduğu miktarı, yolluk da ödenek miktarının yarısını aşamaz. Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri ile bunların emeklileri T.C. Emekli Sandığı ile
ilgilendirilirler ve üyeliği sona erenlerin istekleri halinde ilgileri devam
eder. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine ödenecek
ödenek ve yolluklar, kendilerine T.C. Emekli Sandığı tarafından bağlanan emekli
aylığı ve benzeri ödemelerin kesilmesini gerektirmez. Ödenek ve yollukların en çok üç aylığı önceden
ödenebilir. II. Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri A.
Genel olarak MADDE 87. – (Değişik:
3.10.2001-4709/28 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri,
kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; Bakanlar Kurulunu ve bakanları
denetlemek; Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma
yetkisi vermek; bütçe ve kesinhesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek;
para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek; milletlerarası andlaşmaların
onaylanmasını uygun bulmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının beşte
üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilânına, mahkemelerce verilip
kesinleşen ölüm cezalarının yerine getirilmesine karar vermek ve Anayasanın
diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine
getirmektir. B. Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi MADDE 88. – Kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve
milletvekilleri yetkilidir. Kanun tasarı ve tekliflerinin
Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esasları İçtüzükle
düzenlenir. C. Kanunların Cumhurbaşkanınca yayımlanması MADDE 89. – Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul
edilen kanunları onbeş gün içinde yayımlar. (Değişik: 3.10.2001-4709/29
md.) Yayımlanmasını kısmen veya tamamen uygun bulmadığı kanunları, bir daha
görüşülmek üzere, bu hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte aynı süre içinde,
Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderir. Cumhurbaşkanınca kısmen uygun
bulunmama durumunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi sadece uygun bulunmayan
maddeleri görüşebilir. Bütçe kanunları bu hükme tâbi değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisi,
geri gönderilen kanunu aynen kabul ederse, kanun Cumhurbaşkanınca yayımlanır;
Meclis, geri gönderilen kanunda yeni bir değişiklik yaparsa, Cumhurbaşkanı
değiştirilen kanunu tekrar Meclise geri gönderebilir. Anayasa değişikliklerine ilişkin hükümler
saklıdır. D. Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma MADDE
90. – Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve
milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük
Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır. Ekonomik, ticarî veya teknik ilişkileri düzenleyen
ve süresi bir yılı aşmayan andlaşmalar, Devlet Maliyesi bakımından bir yüklenme
getirmemek, kişi hallerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet
haklarına dokunmamak şartıyla, yayımlanma ile yürürlüğe konabilir. Bu takdirde
bu andlaşmalar, yayımlarından başlayarak iki ay içinde Türkiye Büyük Millet
Meclisinin bilgisine sunulur. Milletlerarası bir andlaşmaya dayanan uygulama
andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticarî,
teknik veya idarî andlaşmaların Türkiye Büyük Millet Meclisince uygun bulunması
zorunluğu yoktur; ancak, bu fıkraya göre yapılan ekonomik, ticarî veya özel
kişilerin haklarını ilgilendiren andlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe
konulamaz. Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü
andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası
andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa
Mahkemesine başvurulamaz. E. Kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verme MADDE
91. – Türkiye Büyük Millet Meclisi, Bakanlar Kuruluna kanun
hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak sıkıyönetim ve olağanüstü
haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci
bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde
yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemez. Yetki kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin,
amacını, kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve süresi içinde birden fazla
kararname çıkarılıp çıkarılamayacağını gösterir. Bakanlar Kurulunun
istifası, düşürülmesi veya yasama döneminin bitmesi, belli süre için verilmiş
olan yetkinin sona ermesine sebep olmaz. Kanun hükmünde
kararnamenin, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından süre bitiminden önce
onaylanması sırasında, yetkinin son bulduğu veya süre bitimine kadar devam
ettiği de belirtilir. Sıkıyönetim ve
olağanüstü hallerde, Cumhurbaşkanının Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun
kanun hükmünde kararname çıkarmasına ilişkin hükümler saklıdır. Kanun hükmünde
kararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak,
kararnamede yürürlük tarihi olarak daha sonraki bir tarih de gösterilebilir. Kararnameler, Resmî Gazetede
yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. Yetki kanunları ve
bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler, Türkiye Büyük Millet Meclisi
komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle ve ivedikle görüşülür. Yayımlandıkları gün Türkiye
Büyük Millet Meclisine sunulmayan kararnameler bu tarihte, Türkiye Büyük Millet
Meclisince reddedilen kararnameler bu kararın Resmî Gazetede yayımlandığı
tarihte, yürürlükten kalkar. Değiştirilerek kabul edilen kararnamelerin
değiştirilmiş hükümleri, bu değişikliklerin Resmî Gazetede yayımlandığı gün
yürürlüğe girer. F. Savaş hali ilânı ve silahlı kuvvet kullanılmasına izin verme MADDE
92. – Milletlerarası hukukun meşrû saydığı hallerde savaş
hali ilânına ve Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası andlaşmaların veya
milletlerarası nezaket kurallarının gerektirdiği haller dışında, Türk Silahlı
Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin
Türkiye’de bulunmasına izin verme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde veya ara
vermede iken ülkenin ani bir silahlı saldırıya uğraması ve bu sebeple silahlı
kuvvet kullanılmasına derhal karar verilmesinin kaçınılmaz olması halinde
Cumhurbaşkanı da, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar verebilir. III. Türkiye Büyük Millet Meclisinin faaliyetleri ile ilgili hükümler A.
Toplanma ve tatil MADDE
93. – (Değişik birinci fıkra: 23.7.1995 - 4121/11 md.) Türkiye
Büyük Millet Meclisi, her yıl Ekim ayının ilk günü kendiliğinden toplanır. Meclis, bir yasama yılında en çok üç ay tatil
yapabilir; ara verme veya tatil sırasında, doğrudan doğruya veya Bakanlar
Kurulunun istemi üzerine, Cumhurbaşkanınca toplantıya çağrılır. Meclis Başkanı da doğrudan doğruya veya üyelerin
beşte birinin yazılı istemi üzerine, Meclisi toplantıya çağırır. Ara verme veya tatil sırasında toplanan Türkiye
Büyük Millet Meclisinde, öncelikle bu toplantıyı gerektiren konu görüşülmeden
ara verme veya tatile devam edilemez. B. Başkanlık Divanı MADDE
94. – Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanı,
Meclis üyeleri arasından seçilen Meclis Başkanı, Başkanvekilleri, Kâtip Üyeler
ve İdare Amirlerinden oluşur. Başkanlık Divanı, Meclisteki siyasî parti
gruplarının üye sayısı oranında Divana katılmalarını sağlayacak şekilde
kurulur. Siyasî parti grupları Başkanlık için aday gösteremezler. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı
için, bir yasama döneminde iki seçim yapılır. İlk seçilenlerin görev süresi
iki, ikinci devre için seçilenlerin görev süresi üç yıldır. (Değişik: 3.10.2001-4709/30 md.) Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkan adayları, meclis üyeleri içinden, Meclisin
toplandığı günden itibaren beş gün
içinde, Başkanlık Divanına bildirilir. Başkan seçimi gizli oyla yapılır. İlk
iki oylamada üye tamsayısının üçte iki ve üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu aranır. Üçüncü oylamada
salt çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için dördüncü
oylama yapılır; dördüncü oylamada en fazla oy alan üye, Başkan seçilmiş olur. Başkan
seçimi, aday gösterme süresinin bitiminden itibaren, beş gün içinde tamamlanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekillerinin,
Kâtip Üyelerinin ve İdare Amirlerinin adedi, seçim nisabı, oylama sayısı ve
usulleri, Meclis İçtüzüğünde belirlenir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı,
Başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasî partinin veya parti grubunun Meclis
içinde veya dışındaki faaliyetlerine; görevlerinin gereği olan haller dışında,
Meclis tartışmalarına katılamazlar; Başkan ve oturumu yöneten Başkanvekili oy
kullanamazlar. C. İçtüzük, siyasî parti grupları ve kolluk işleri MADDE
95. – Türkiye Büyük Millet Meclisi, çalışmalarını, kendi
yaptığı İçtüzük hükümlerine göre yürütür. İçtüzük hükümleri, siyasî parti gruplarının,
Meclisin bütün faaliyetlerine üye sayısı oranında katılmalarını sağlayacak
yolda düzenlenir. Siyasî parti grupları, en az yirmi üyeden meydana gelir. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütün bina, tesis,
eklenti ve arazisinde kolluk ve yönetim hizmetleri Meclis Başkanlığı eliyle
düzenlenir ve yürütülür. Emniyet ve diğer kolluk hizmetleri için yeteri kadar
kuvvet ilgili makamlarca Meclis Başkanlığına tahsis edilir. D. Toplantı ve karar yeter sayısı MADDE
96. – Anayasada, başkaca bir hüküm yoksa, Türkiye Büyük
Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır ve toplantıya
katılanların salt çoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir
şekilde üye tamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz. Bakanlar Kurulu üyeleri, Türkiye Büyük Millet
Meclisinin katılamadıkları oturumlarında, kendileri yerine oy kullanmak üzere
bir bakana yetki verebilirler. Ancak bir bakan kendi oyu ile birlikte en çok
iki oy kullanabilir. E. Görüşmelerin açıklığı ve yayımlanması MADDE
97. – Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulundaki
görüşmeler açıktır ve tutanak dergisinde tam olarak yayımlanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzük hükümlerine
göre kapalı oturumlar yapabilir, bu oturumlardaki görüşmelerin yayımı Türkiye
Büyük Millet Meclisi kararına bağlıdır. Meclisteki açık görüşmelerin, o oturumdaki
Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisce başkaca bir karar alınmadıkça, her
türlü vasıta ile yayımı serbesttir. IV. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgi edinme ve denetim yolları A.
Genel olarak MADDE
98. – Türkiye Büyük Millet Meclisi soru, Meclis
araştırması, genel görüşme, gensoru ve Meclis soruşturması yollarıyla denetleme
yetkisini kullanır. Soru, Bakanlar Kurulu adına, sözlü veya yazılı
olarak cevaplandırılmak üzere Başbakan veya bakanlardan bilgi istemekten ibarettir. Meclis araştırması, belli bir konuda bilgi
edinilmek için yapılan incelemeden ibarettir. Genel görüşme, toplumu ve Devlet faaliyetlerini
ilgilendiren belli bir konunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda
görüşülmesidir. Soru, Meclis araştırması ve genel görüşme ile
ilgili önergelerin verilme şekli, içeriği ve kapsamı ile cevaplandırılma,
görüşme ve araştırma yöntemleri Meclis İçtüzüğü ile düzenlenir. B. Gensoru MADDE
99. – Gensoru önergesi, bir siyasî parti grubu adına veya
en az yirmi milletvekilinin imzasıyla verilir. Gensoru önergesi, verilişinden sonraki üç gün
içinde bastırılarak üyelere dağıtılır; dağıtılmasından itibaren on gün içinde
gündeme alınıp alınmayacağı görüşülür. Bu görüşmede, ancak önerge sahiplerinden
biri, siyasî parti grupları adına birer milletvekili, Bakanlar Kurulu adına
Başbakan veya bir bakan konuşabilir. Gündeme alma kararıyla birlikte, gensorunun
görüşülme günü de belli edilir; ancak, gensorunun görüşülmesi, gündeme alma
kararının verildiği tarihten başlayarak iki gün geçmedikçe yapılamaz ve yedi
günden sonraya bırakılamaz. Gensoru görüşmeleri sırasında üyelerin veya
grupların verecekleri gerekçeli güvensizlik önergeleri veya Bakanlar Kurulunun
güven isteği, bir tam gün geçtikten sonra oylanır. Bakanlar Kurulunun veya
bir bakanın düşürülebilmesi, üye tamsayısının salt çoğunluğuyla olur; oylamada
yalnız güvensizlik oyları sayılır. Meclis çalışmalarının
dengeli olarak yürütülmesi amacına ve yukarıdaki ilkelere uygun olmak kaydıyla
gensoru ile ilgili diğer hususlar İçtüzükte belirlenir. C. Meclis soruşturması MADDE 100. – (Değişik:
3.10.2001-4709/31 md.) Başbakan veya bakanlar hakkında, Türkiye Büyük Millet
Meclisi üye tamsayısının en az onda birinin vereceği önerge ile, soruşturma
açılması istenebilir. Meclis, bu istemi en geç bir ay içinde görüşür ve gizli
oyla karara bağlar. Soruşturma açılmasına
karar verilmesi halinde, Meclisteki siyasî partilerin, güçleri oranında
komisyona verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak gösterecekleri adaylar
arasından her parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak onbeş kişilik
bir komisyon tarafından soruşturma yapılır. Komisyon, soruşturma sonucunu
belirten raporunu iki ay içinde Meclise sunar. Soruşturmanın bu sürede
bitirilememesi halinde, komisyona iki aylık yeni ve kesin bir süre verilir. (Ek cümle: 3.10.2001-4709/31 md.) Bu süre içinde raporun Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına teslimi zorunludur. (Değişik:
3.10.2001-4709/31 md.) Rapor Başkanlığa verildiği tarihten itibaren on gün
içinde dağıtılır, dağıtımından itibaren on gün içinde görüşülür ve gerek
görüldüğü takdirde ilgilinin Yüce Divana sevkine karar verilir. Yüce Divana
sevk kararı ancak üye tamsayısının salt çoğunluğunun gizli oyuyla alınır. Meclisteki siyasî parti gruplarında, Meclis
soruşturması ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz. İKİNCİ BÖLÜM Yürütme I. Cumhurbaşkanı A.
Nitelikleri ve tarafsızlığı MADDE
101. – Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kırk
yaşını doldurmuş ve yükseköğrenim yapmış kendi üyeleri veya bu niteliklere ve
milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından yedi yıllık
bir süre için seçilir. Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri dışından aday gösterilebilmesi, Meclis üye tamsayısının en az beşte
birinin yazılı önerisiyle mümkündür. Bir kimse, iki defa Cumhurbaşkanı seçilemez. Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği
kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği sona erer. B. Seçimi MADDE
102. – Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye
tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi toplantı halinde değilse hemen toplantıya çağrılır. Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından otuz
gün önce veya Cumhurbaşkanlığı makamının boşalmasından on gün sonra Cumhurbaşkanlığı seçimine başlanır ve
seçime başlama tarihinden itibaren otuz gün içinde sonuçlandırılır. Bu sürenin
ilk on günü içinde adayların Meclis Başkanlık Divanına bildirilmesi ve kalan
yirmi gün içinde de seçimin tamamlanması gerekir. En az üçer gün ara ile yapılacak oylamaların ilk
ikisinde üye tamsayısının üçte iki çoğunluk oyu sağlanamazsa üçüncü oylamaya
geçilir, üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğunu sağlayan aday
Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. Bu oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu
sağlanamadığı takdirde üçüncü oylamada en çok oy almış bulunan iki aday
arasında dördüncü oylama yapılır, bu oylamada da üye tamsayısının salt
çoğunluğu ile Cumhurbaşkanı seçilemediği takdirde derhal Türkiye Büyük Millet
Meclisi seçimleri yenilenir. Seçilen yeni Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya
kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam eder. C. Andiçmesi MADDE
103. – Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Türkiye Büyük
Millet Meclisi önünde aşağıdaki şekilde andiçer : “Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve
bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve
şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye,
Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma,
milletin huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin
insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden
ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve
üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle
çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine
andiçerim.” D. Görev ve yetkileri MADDE
104. – Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye
Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın
uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir. Bu amaçlarla Anayasanın ilgili maddelerinde
gösterilen şartlara uyarak yapacağı görev ve kullanacağı yetkiler şunlardır : a) Yasama ile ilgili olanlar : Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü
Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış konuşmasını yapmak, Türkiye Büyük Millet Meclisini gerektiğinde
toplantıya çağırmak, Kanunları yayımlamak, Kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük
Millet Meclisine geri göndermek, Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli
gördüğü takdirde halkoyuna sunmak, Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin,
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün, tümünün veya belirli hükümlerinin
Anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesi ile Anayasa
Mahkemesinde iptal davası açmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin
yenilenmesine karar vermek, b) Yürütme alanına ilişkin olanlar : Başbakanı atamak ve istifasını kabul etmek, Başbakanın teklifi üzerine bakanları atamak ve
görevlerine son vermek, Gerekli gördüğü hallerde Bakanlar Kuruluna
başkanlık etmek veya Bakanlar Kurulunu başkanlığı altında toplantıya çağırmak, Yabancı devletlere Türk Devletinin temsilcilerini
göndermek, Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini
kabul etmek, Milletlerarası andlaşmaları onaylamak ve
yayımlamak, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı
Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil etmek, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar
vermek, Genelkurmay Başkanını atamak, Millî Güvenlik Kurulunu toplantıya çağırmak, Millî Güvenlik Kuruluna Başkanlık etmek, Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla
sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilân etmek ve kanun hükmünde kararname
çıkarmak, Kararnameleri imzalamak, Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile
belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak, Devlet Denetleme Kurulunun üyelerini ve Başkanını
atamak, Devlet Denetleme Kuruluna inceleme, araştırma ve
denetleme yaptırtmak, Yükseköğretim Kurulu üyelerini seçmek, Üniversite rektörlerini seçmek, c) Yargı ile ilgili olanlar : Anayasa Mahkemesi üyelerini, Danıştay üyelerinin
dörtte birini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcıvekilini, Askerî Yargıtay üyelerini, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi
üyelerini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini seçmek. Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve kanunlarda
verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve
yetkileri kullanır. E. Sorumluluk ve sorumsuzluk hali MADDE
105. – Cumhurbaşkanının, Anayasa ve diğer kanunlarda
Başbakan ve ilgili bakanın imzalarına gerek olmaksızın tek başına yapabileceği
belirtilen işlemleri dışındaki bütün kararları, Başbakan ve ilgili bakanlarca
imzalanır; bu kararlardan Başbakan ve ilgili bakan sorumludur. Cumhurbaşkanının resen imzaladığı kararlar ve
emirler aleyhine Anayasa Mahkemesi dahil, yargı mercilerine başvurulamaz. Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten dolayı, Türkiye
Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye
tamsayısının en az dörtte üçünün vereceği kararla suçlandırılır. F. Cumhurbaşkanına vekillik etme MADDE
106. – Cumhurbaşkanının hastalık ve yurt dışına çıkma gibi
sebeplerle geçici olarak görevinden ayrılması hallerinde, görevine dönmesine
kadar, ölüm, çekilme veya başka bir sebeple Cumhurbaşkanlığı makamının
boşalması halinde de yenisi seçilinceye kadar, Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı Cumhurbaşkanlığına vekillik eder ve Cumhurbaşkanına ait yetkileri
kullanır. G. Cumhurbaşkanı Genel Sekreterliği MADDE
107. – Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin kuruluşu,
teşkilat ve çalışma esasları, personel atama işlemleri Cumhurbaşkanlığı
kararnamesi ile düzenlenir. H. Devlet Denetleme Kurulu MADDE
108. – İdarenin hukuka uygunluğunun, düzenli ve verimli
şekilde yürütülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla,
Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan Devlet Denetleme Kurulu,
Cumhurbaşkanının isteği üzerine, tüm kamu kurum ve kuruluşlarında ve
sermayesinin yarısından fazlasına bu kurum ve kuruluşların katıldığı her türlü
kuruluşta, kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşlarında, her düzeydeki
işçi ve işveren meslek kuruluşlarında, kamuya yararlı derneklerle vakıflarda,
her türlü inceleme, araştırma ve denetlemeleri yapar. Silahlı Kuvvetler ve yargı organları, Devlet
Denetleme Kurulunun görev alanı dışındadır. Devlet Denetleme Kurulunun üyeleri ve üyeleri
içinden Başkanı, kanunda belirlenen nitelikteki kişiler arasından,
Cumhurbaşkanınca atanır. Devlet Denetleme Kurulunun işleyişi, üyelerinin
görev süresi ve diğer özlük işleri, kanunla düzenlenir. II. Bakanlar Kurulu A.
Kuruluş MADDE
109. – Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlardan kurulur. Başbakan, Cumhurbaşkanınca, Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri arasından atanır. Bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri
veya milletvekili seçilme yeterliğine sahip olanlar arasından Başbakanca
seçilir ve Cumhurbaşkanınca atanır; gerektiğinde Başbakanın önerisi üzerine
Cumhurbaşkanınca görevlerine son verilir. B. Göreve başlama ve güvenoyu MADDE
110. – Bakanlar Kurulunun listesi tam olarak Türkiye Büyük
Millet Meclisine sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise toplantıya
çağrılır. Bakanlar Kurulunun programı, kuruluşundan en geç
bir hafta içinde Başbakan veya bir bakan tarafından Türkiye Büyük Millet
Meclisinde okunur ve güvenoyuna başvurulur. Güvenoyu için görüşmeler, programın
okunmasından iki tam gün geçtikten sonra başlar ve görüşmelerin bitiminden bir
tam gün geçtikten sonra oylama yapılır. C. Görev sırasında güvenoyu MADDE
111. – Başbakan, gerekli görürse, Bakanlar Kurulunda
görüştükten sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisinden güven isteyebilir. Güven istemi, Türkiye Büyük Millet Meclisine
bildirilmesinden bir tam gün geçmedikçe görüşülemez ve görüşmelerin bitiminden
bir tam gün geçmedikçe oya konulamaz. Güven istemi, ancak üye tamsayısının salt
çoğunluğuyla reddedilebilir. D. Görev ve siyasî sorumluluk MADDE
112. – Başbakan, Bakanlar Kurulunun başkanı olarak,
bakanlıklar arasında işbirliğini sağlar ve hükümetin genel siyasetinin
yürütülmesini gözetir. Bakanlar Kurulu, bu siyasetin yürütülmesinden birlikte
sorumludur. Her bakan, Başbakana karşı sorumlu olup ayrıca
kendi yetkisi içindeki işlerden ve emri altındakilerin eylem ve işlemlerinden
de sorumludur. Başbakan, bakanların görevlerinin Anayasa ve
kanunlara uygun olarak yerine getirilmesini gözetmek ve düzeltici önlemleri
almakla yükümlüdür. Bakanlar Kurulu üyelerinden milletvekili
olmayanlar; 81 inci maddede yazılı şekilde Millet Meclisi önünde andiçerler ve
bakan sıfatını taşıdıkları sürece milletvekillerinin tabi oldukları kayıt ve
şartlara uyarlar ve yasama dokunulmazlığına sahip bulunurlar. Bunlar Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri gibi ödenek ve yolluk alırlar. E. Bakanlıkların kurulması ve bakanlar MADDE
113. – Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri,
yetkileri ve teşkilatı kanunla düzenlenir. Açık olan bakanlıklarla izinli veya özürlü olan
bir bakana, diğer bir bakan geçici olarak vekillik eder. Ancak, bir bakan
birden fazlasına vekillik edemez. Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı ile Yüce
Divana verilen bir bakan bakanlıktan düşer. Başbakanın Yüce Divana sevki
halinde hükümet istifa etmiş sayılır. Herhangi bir sebeple boşalan bakanlığa en geç
onbeş gün içinde atama yapılır. F. Seçimlerde geçici Bakanlar Kurulu MADDE
114. – Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimlerinden
önce, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları çekilir. Seçimin başlangıç
tarihinden üç gün önce; seçim dönemi bitmeden seçimin yenilenmesine karar
verilmesi halinde ise, bu karardan başlayarak beş gün içinde, bu bakanlıklara
Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden veya dışarıdan bağımsızlar Başbakanca
atanır. 116 ncı madde
gereğince seçimlerin yenilenmesine karar verildiğinde Bakanlar Kurulu
çekilir ve Cumhurbaşkanı geçici Bakanlar Kurulunu kurmak üzere bir Başbakan
atar. Geçici Bakanlar Kuruluna, Adalet, İçişleri ve
Ulaştırma bakanları Türkiye Büyük Millet Meclisindeki veya Meclis dışındaki
bağımsızlardan olmak üzere, siyasî parti gruplarından, oranlarına göre üye
alınır. Siyasî parti gruplarından alınacak üye sayısını
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı tespit ederek Başbakana bildirir. Teklif
edilen bakanlığı kabul etmeyen veya sonradan çekilen partililer yerine, Türkiye
Büyük Millet Meclisi içinden veya dışarıdan bağımsızlar atanır. Geçici Bakanlar Kurulu, yenilenme kararının Resmî
Gazetede ilânından itibaren beş gün içinde kurulur. Geçici Bakanlar Kurulu için güvenoyuna
başvurulmaz. Geçici Bakanlar Kurulu seçim süresince ve yeni
Meclis toplanıncaya kadar vazife görür. G. Tüzükler MADDE
115. – Bakanlar Kurulu, kanunun uygulanmasını göstermek veya
emrettiği işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamak ve Danıştayın
incelemesinden geçirilmek şartıyla tüzükler çıkarabilir. Tüzükler, Cumhurbaşkanınca imzalanır ve kanunlar
gibi yayımlanır. H. Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin Cumhurbaşkanınca yenilenmesi MADDE
116. – Bakanlar Kurulunun, 110 uncu maddede belirtilen
güvenoyunu alamaması ve 99 uncu veya 111 inci maddeler uyarınca güvensizlik
oyuyla düşürülmesi hallerinde; kırkbeş gün içinde yeni Bakanlar Kurulu
kurulamadığı veya kurulduğu halde güvenoyu alamadığı takdirde Cumhurbaşkanı,
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına danışarak, seçimlerin yenilenmesine
karar verebilir. Başbakanın güvensizlik oyu ile düşürülmeden istifa
etmesi üzerine kırkbeş gün içinde veya
yeni seçilen Türkiye Büyük Millet Meclisinde Başkanlık Divanı seçiminden sonra
yine kırkbeş gün içinde Bakanlar Kurulunun kurulamaması hallerinde de
Cumhurbaşkanı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına danışarak seçimlerin
yenilenmesine karar verebilir. Yenilenme kararı Resmî Gazetede yayımlanır ve
seçime gidilir. İ. Millî Savunma 1.
Başkomutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı MADDE
117. – Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisinin manevî
varlığından ayrılamaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur. Millî güvenliğin sağlanmasından ve Silahlı
Kuvvetlerin yurt savunmasına hazırlanmasından, Türkiye Büyük Millet Meclisine
karşı, Bakanlar Kurulu sorumludur. Genelkurmay Başkanı; Silahlı Kuvvetlerin komutanı
olup, savaşta Başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanlığı namına yerine getirir. Genelkurmay Başkanı, Bakanlar Kurulunun teklifi
üzerine, Cumhurbaşkanınca atanır; görev ve yetkileri kanunla düzenlenir. Genelkurmay
Başkanı, bu görev ve yetkilerinden dolayı Başbakana karşı sorumludur. Millî Savunma Bakanlığının, Genelkurmay Başkanlığı
ve Kuvvet Komutanlıkları ile görev ilişkileri ve yetki alanı kanunla
düzenlenir. 2. Millî Güvenlik Kurulu MADDE 118. – (Değişik: 3.10.2001-4709/32 md.) Millî Güvenlik Kurulu; Cumhurbaşkanının başkanlığında, Başbakan, Genelkurmay
Başkanı, Başbakan yardımcıları, Adalet, Millî Savunma, İçişleri, Dışişleri
Bakanları, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma Genel
Komutanından kurulur. Gündemin özelliğine göre
Kurul toplantılarına ilgili bakan ve kişiler çağrılıp görüşleri alınabilir. (Değişik:
3.10.2001-4709/32 md.) Millî
Güvenlik Kurulu; Devletin millî güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve
uygulanması ile ilgili alınan tavsiye kararları ve gerekli koordinasyonunun
sağlanması konusundaki görüşlerini Bakanlar Kuruluna bildirir. Kurulun,
Devletin varlığı ve bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği, toplumun
huzur ve güvenliğinin korunması hususunda alınmasını zorunlu gördüğü tedbirlere
ait kararlar Bakanlar Kurulunca değerlendirilir. Millî Güvenlik Kurulunun
gündemi; Başbakan ve Genelkurmay Başkanının önerileri dikkate alınarak
Cumhurbaşkanınca düzenlenir. Cumhurbaşkanı
katılamadığı zamanlar Millî Güvenlik Kurulu Başbakanın başkanlığında toplanır. Millî Güvenlik Kurulu
Genel Sekreterliğinin teşkilatı ve görevleri kanunla düzenlenir. III. Olağanüstü yönetim usulleri A. Olağanüstü haller 1. Tabiî afet ve ağır ekonomik bunalım sebebiyle olağanüstü hal ilânı MADDE
119. – Tabiî afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya ağır
ekonomik bunalım hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar
Kurulu, yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde süresi altı ayı
geçmemek üzere olağanüstü hal ilân edebilir. 2. Şiddet olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddî şekilde
bozulması sebepleriyle olağanüstü hal ilânı MADDE
120. – Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel
hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait
ciddî belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin
ciddî şekilde bozulması hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan
Bakanlar Kurulu, Millî Güvenlik Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra yurdun bir
veya birden fazla bölgesinde veya bütününde, süresi altı ayı geçmemek üzere
olağanüstü hal ilân edebilir. 3. Olağanüstü hallerle ilgili düzenleme MADDE
121. – Anayasanın 119 ve 120 nci maddeleri uyarınca
olağanüstü hal ilânına karar verilmesi durumunda, bu karar Resmî Gazetede
yayımlanır ve hemen Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Türkiye
Büyük Millet Meclisi tatilde ise derhal toplantıya çağırılır. Meclis,
olağanüstü hal süresini değiştirebilir, Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, her
defasında dört ayı geçmemek üzere, süreyi uzatabilir veya olağanüstü hali
kaldırabilir. 119 uncu madde
uyarınca ilân edilen olağanüstü hallerde vatandaşlar için getirilecek para,
mal ve çalışma yükümlülükleri ile olağanüstü hallerin her türü için ayrı ayrı
geçerli olmak üzere, Anayasanın 15 inci maddesindeki ilkeler doğrultusunda
temel hak ve hürriyetlerin nasıl sınırlanacağı veya nasıl durdurulacağı, halin
gerektirdiği tedbirlerin nasıl ve ne suretle alınacağı, kamu hizmeti
görevlilerine ne gibi yetkiler verileceği, görevlilerin durumlarında ne gibi
değişiklikler yapılacağı ve olağanüstü yönetim usulleri, Olağanüstü Hal Kanununda
düzenlenir. Olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının
başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı
konularda, kanun hükmünde kararnameler çıkarabilir. Bu kararnameler, Resmî
Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına
sunulur; bunların Meclisce onaylanmasına ilişkin süre ve usul, İçtüzükte
belirlenir. B. Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hali MADDE
122. – Anayasanın tanıdığı hür demokrasi düzenini veya temel
hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelen ve olağanüstü hal ilânını
gerektiren hallerden daha vahim şiddet hareketlerinin yaygınlaşması veya savaş
hali, savaşı gerektirecek bir durumun başgöstermesi, ayaklanma olması veya
vatan veya Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın veya ülkenin
ve milletin bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet
hareketlerinin yaygınlaşması sebepleriyle, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan
Bakanlar Kurulu, Millî Güvenlik Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra, süresi
altı ayı aşmamak üzere yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde
sıkıyönetim ilân edebilir. Bu karar, derhal Resmî Gazetede yayımlanır ve aynı
gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet
Meclisi toplantı halinde değilse hemen toplantıya çağırılır. Türkiye Büyük
Millet Meclisi gerekli gördüğü takdirde sıkıyönetim süresini kısaltabilir,
uzatabilir veya sıkıyönetimi kaldırabilir. Sıkıyönetim süresinde, Cumhurbaşkanının
başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu sıkıyönetim halinin gerekli kıldığı
konularda kanun hükmünde kararname çıkarabilir. Bu kararnameler Resmî Gazetede yayımlanır ve aynı
gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Bunların Meclisce
onaylanmasına ilişkin süre ve usul İçtüzükte belirlenir. Sıkıyönetimin her defasında dört ayı aşmamak üzere
uzatılması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kararına bağlıdır. Savaş hallerinde
bu dört aylık süre aranmaz. Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerinde hangi
hükümlerin uygulanacağı ve işlemlerin nasıl yürütüleceği, idare ile olan
ilişkileri, hürriyetlerin nasıl kısıtlanacağı veya durdurulacağı ve savaş veya
savaşı gerektirecek bir durumun başgöstermesi halinde vatandaşlar için
getirilecek yükümlülükler kanunla düzenlenir. Sıkıyönetim komutanları
Genelkurmay Başkanlığına bağlı olarak görev yaparlar. IV.
İdare A.
İdarenin esasları 1.
İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği MADDE
123. – İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla
düzenlenir. İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim
ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanunun
açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur. 2. Yönetmelikler MADDE
124. – Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi
görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak
üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi yönetmeliklerin Resmî Gazetede yayımlanacağı
kanunda belirtilir. B. Yargı yolu MADDE
125. – İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı
yolu açıktır. (Ek hüküm: 13.8.1999-4446/2 md.) Kamu hizmetleri ile ilgili
imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların millî veya
milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir. Milletlerarası tahkime
ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir. Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler ile
Yüksek Askerî Şûranın kararları yargı denetimi dışındadır. İdarî işlemlere karşı açılacak davalarda süre,
yazılı bildirim tarihinden başlar. Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka
uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen
şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarî eylem
ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı
verilemez. İdarî işlemin uygulanması halinde telafisi
güç veya imkânsız zararların doğması ve
idarî işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi
durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. Kanun, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim,
seferberlik ve savaş halinde ayrıca millî güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık
nedenleri ile yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlayabilir. İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı
ödemekle yükümlüdür. C. İdarenin kuruluşu 1.
Merkezî idare MADDE
126. – Türkiye, merkezî idare kuruluşu bakımından, coğrafya
durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere;
iller de diğer kademeli bölümlere ayrılır. İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır. Kamu hizmetlerinin görülmesinde verim ve uyum
sağlamak amacıyla, birden çok ili içine alan merkezî idare teşkilatı
kurulabilir. Bu teşkilatın görev ve yetkileri kanunla düzenlenir. 2. Mahallî idareler MADDE
127. – Mahallî idareler; il, belediye veya köy halkının
mahallî müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla
belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından
seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir. Mahallî idarelerin kuruluş ve görevleri ile
yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir. (Değişik: 23.7.1995-4121/12 md.) Mahallî
idarelerin seçimleri, 67 nci maddedeki esaslara göre beş yılda bir yapılır. Ancak,
milletvekili genel veya ara seçiminden önceki veya sonraki bir yıl içinde yapılması
gereken mahallî idareler organlarına veya bu organların üyelerine ilişkin genel
veya ara seçimler milletvekili genel veya ara seçimleriyle birlikte yapılır. Kanun,
büyük yerleşim merkezleri için özel yönetim biçimleri getirebilir. Mahallî idarelerin seçilmiş organlarının, organlık
sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri, konusundaki
denetim yargı yolu ile olur. Ancak, görevleri ile ilgili bir suç sebebi ile
hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan mahallî idare organları veya bu
organların üyelerini, İçişleri Bakanı, geçici bir tedbir olarak, kesin hükme
kadar uzaklaştırabilir. Merkezî idare, mahallî idareler üzerinde, mahallî
hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu
görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahallî
ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve
usuller dairesinde idarî vesayet yetkisine sahiptir. Mahallî idarelerin belirli kamu hizmetlerinin
görülmesi amacı ile, kendi aralarında Bakanlar Kurulunun izni ile birlik
kurmaları, görevleri, yetkileri, maliye ve kolluk işleri ve merkezî idare ile
karşılıklı bağ ve ilgileri kanunla düzenlenir. Bu idarelere, görevleri ile
orantılı gelir kaynakları sağlanır. D. Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler 1.
Genel ilkeler MADDE
128. – Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu
tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu
hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu
görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin
nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık
ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve
esasları, kanunla özel olarak düzenlenir. 2. Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence MADDE
129. – Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve
kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler. Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına
savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez. Uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili olanlar hariç,
disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz. Silahlı Kuvvetler mensupları ile hâkimler ve
savcılar hakkındaki hükümler saklıdır. Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini
kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu
edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak
idare aleyhine açılabilir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında
işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılması, kanunla
belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idarî merciin iznine
bağlıdır. E. Yükseköğretim kurumları ve üst kuruluşları 1.
Yükseköğretim kurumları MADDE
130. – Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen
içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı
ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma,
yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli
birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip
üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur. Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç
amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve
denetimine tâbi yükseköğretim kurumları kurulabilir. Kanun, üniversitelerin ülke sathına dengeli bir
biçimde yayılmasını gözetir. Üniversiteler ile öğretim üyeleri ve yardımcıları
serbetçe her türlü bilimsel araştırma ve yayında bulunabilirler. Ancak, bu
yetki, Devletin varlığı ve bağımsızlığı ve milletin ve ülkenin bütünlüğü ve
bölünmezliği aleyhinde faaliyette bulunma serbestliği vermez. Üniversiteler ve bunlara bağlı birimler, Devletin
gözetimi ve denetimi altında olup, güvenlik hizmetleri Devletçe sağlanır. Kanunun belirlediği usul ve esaslara göre;
rektörler Cumhurbaşkanınca, dekanlar ise Yükseköğretim Kurulunca seçilir ve
atanır. Üniversite yönetim ve denetim organları ile
öğretim elemanları; Yükseköğretim Kurulunun veya üniversitelerin yetkili
organlarının dışında kalan makamlarca her ne suretle olursa olsun görevlerinden
uzaklaştırılamazlar. Üniversitelerin hazırladığı bütçeler;
Yükseköğretim Kurulunca tetkik ve onaylandıktan sonra Millî Eğitim Bakanlığına
sunulur ve genel ve katma bütçelerin bağlı olduğu esaslara uygun olarak işleme
tâbi tutularak yürürlüğe konulur ve denetlenir. Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları
ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler
üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim
elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim
elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının kamu kuruluşları
ve diğer kurumlar ile ilişkileri,
öğretim düzeyleri ve
süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin
yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, malî işler,
özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası
ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve
öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine
göre yürütülmesi, Yükseköğretim Kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı
malî kaynakların kullanılması kanunla düzenlenir. Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim
kurumları, malî ve idarî konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim
elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulan
yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tâbidir. 2. Yükseköğretim üst kuruluşları MADDE
131. – Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak,
düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim-öğretim
ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek, bu kurumların kanunda
belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirilmesini ve
üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını
sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı
ile Yükseköğretim Kurulu kurulur. Yükseköğretim Kurulu, üniversiteler, Bakanlar
Kurulu ve Genelkurmay Başkanlığınca seçilen ve sayıları, nitelikleri ve seçilme
usulleri kanunla belirlenen adaylar arasından rektörlük ve öğretim üyeliğinde
başarılı hizmet yapmış profesörlere öncelik vermek sureti ile Cumhurbaşkanınca
atanan üyeler ve Cumhurbaşkanınca doğrudan doğruya seçilen üyelerden kurulur. Kurulun teşkilatı, görev, yetki, sorumluluğu ve
çalışma esasları kanunla düzenlenir. 3. Yükseköğretim kurumlarından özel hükümlere tâbi
olanlar MADDE
132. – Türk Silahlı Kuvvetleri ve emniyet teşkilatına bağlı
yükseköğretim kurumları özel kanunlarının hükümlerine tâbidir. F.
Radyo ve televizyon kuruluşları ve kamuyla ilişkili haber ajansları(*) MADDE
133. – (Değişik: 8.7.1993-3913/1 md.) Radyo ve televizyon
istasyonları kurmak ve işletmek kanunla düzenlenecek şartlar çerçevesinde
serbesttir. Devletçe kamu tüzelkişiliği olarak kurulan tek
radyo ve televizyon kurumu ile kamu tüzelkişilerinden yardım gören haber
ajanslarının özerkliği ve yayınlarının tarafsızlığı esastır. G.
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu MADDE
134. – Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilke ve inkılâplarını,
Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türk dilini bilimsel yoldan araştırmak,
tanıtmak ve yaymak ve yayınlar yapmak amacıyla; Atatürk’ün manevî
himayelerinde, Cumhurbaşkanının gözetim ve desteğinde, Başbakanlığa bağlı;
Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür
Merkezinden oluşan, kamu tüzelkişiliğine sahip “Atatürk Kültür, Dil ve Tarih
Yüksek Kurumu” kurulur. Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu için
Atatürk’ün vasiyetnamesinde belirtilen malî menfaatler saklı olup kendilerine
tahsis edilir. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun;
kuruluşu, organları, çalışma usulleri ve özlük işleri ile kuruluşuna dahil
kurumlar üzerindeki yetkileri kanunla düzenlenir. H. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları MADDE
135. – Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst
kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını
karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere
uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk
ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini
ve ahlâkını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri
tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla
seçilen kamu tüzelkişilikleridir. Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadî
teşebbüslerinde aslî ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına
girme mecburiyeti aranmaz. (Değişik: 23.7.1995-4121/13 md.) Bu meslek
kuruluşları, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar. (Değişik: 23.7.1995-4121/13 md.) Bu meslek
kuruluşları ve üst kuruluşları organlarının seçimlerinde siyasî partiler aday
gösteremezler. (Değişik: 23.7.1995-4121/13 md.) Bu meslek
kuruluşları üzerinde Devletin idarî ve malî denetimine ilişkin kurallar kanunla
düzenlenir. (Değişik: 23.7.1995-4121/13 md.) Amaçları dışında
faaliyet gösteren meslek kuruluşlarının sorumlu organlarının görevine, kanunun
belirlediği merciin veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine mahkeme kararıyla
son verilir ve yerlerine yenileri seçtirilir. (Değişik: 23.7.1995-4121/13 md.) Ancak, millî
güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut
yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci,
meslek kuruluşlarını veya üst kuruluşlarını faaliyetten men ile
yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört saat içerisinde görevli
hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi
halde, bu idarî karar kendiliğinden yürürlükten kalkar. İ. Diyanet İşleri Başkanlığı MADDE 136. –
Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı, lâiklik ilkesi
doğrultusunda, bütün siyasî görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe
dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri
yerine getirir. J. Kanunsuz emir MADDE
137. – Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle
çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya
Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri
verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile
yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz. Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine
getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz. Askerî hizmetlerin
görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için
kanunla gösterilen istisnalar saklıdır. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Yargı I. Genel hükümler A.
Mahkemelerin bağımsızlığı MADDE
138. – Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya,
kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı
yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez;
genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz. Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama
Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme
yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz. Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme
kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir
suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez. B. Hâkimlik ve savcılık teminatı MADDE
139. – Hâkimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri
istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin
veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük
haklarından yoksun kılınamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı
hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin
olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar
verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır. C. Hâkimlik ve savcılık mesleği MADDE
140. – Hâkimler ve savcılar adlî ve idarî yargı hâkim ve
savcıları olarak görev yaparlar. Bu görevler meslekten hâkim ve savcılar eliyle
yürütülür. Hâkimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik
teminatı esaslarına göre görev ifa ederler. Hâkim ve savcıların nitelikleri, atanmaları,
hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin
ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında
disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle
ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma
yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren
suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük
işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla
düzenlenir. Hâkimler ve savcılar altmışbeş yaşını bitirinceye
kadar hizmet görürler; Askerî hâkimlerin yaş haddi, yükselme ve emeklilikleri
kanunda gösterilir. Hâkimler ve savcılar, kanunda belirtilenlerden
başka, resmî ve özel hiçbir görev alamazlar. Hâkimler ve savcılar idarî görevleri yönünden
Adalet Bakanlığına bağlıdırlar. Hâkim ve savcı olup da adalet hizmetindeki idarî
görevlerde çalışanlar, hâkimler ve savcılar hakkındaki hükümlere tâbidirler. Bunlar,
hâkimler ve savcılara ait esaslar dairesinde sınıflandırılır ve
derecelendirilirler, hâkimlere ve savcılara tanınan her türlü haklardan
yararlanırlar. D. Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması MADDE
141. – Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır. Duruşmaların
bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına ancak genel ahlâkın veya kamu
güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde karar verilebilir. Küçüklerin yargılanması hakkında kanunla özel
hükümler konulur. Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli
olarak yazılır. Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle
sonuçlandırılması, yargının görevidir. E. Mahkemelerin kuruluşu MADDE 142. – Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi
ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir. F.
Devlet Güvenlik Mahkemeleri MADDE
143. – Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, hür
demokratik düzen ve nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyet aleyhine
işlenen ve doğrudan doğruya Devletin iç ve dış güvenliğini ilgilendiren suçlara
bakmakla görevli Devlet Güvenlik Mahkemeleri kurulur. (Ek cümle:
18.6.1999-4388/1 md.) Ancak, sıkıyönetim ve savaş haline ilişkin hükümler saklıdır. (Değişik: 18.6.1999-4388/1 md.) Devlet Güvenlik
Mahkemesinde bir Başkan, iki asıl ve bir yedek üye ile Cumhuriyet başsavcısı ve
yeteri kadar Cumhuriyet savcısı bulunur. (Değişik: 18.6.1999-4388/1 md.) Başkan, iki asıl
ve bir yedek üye ile Cumhuriyet başsavcısı, birinci sınıfa ayrılmış hâkim ve
Cumhuriyet savcıları arasından; Cumhuriyet savcıları ise, diğer Cumhuriyet
savcıları arasından Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca özel kanunda
gösterilen usule göre 4 yıl için atanırlar, süresi bitenler yeniden
atanabilirler. Devlet Güvenlik Mahkemeleri kararlarının temyiz
mercii Yargıtaydır. Devlet Güvenlik Mahkemelerinin işleyişi, görev ve
yetkileri ve yargılama usulleri ile ilgili diğer hükümler, kanunda gösterilir. (Son fıkra mülga: 18.6.1999-4388/1 md.) G. Hâkim ve savcıların denetimi MADDE
144. – Hâkim ve savcıların görevlerini; kanun, tüzük,
yönetmeliklere ve genelgelere (Hâkimler için idarî nitelikteki genelgelere)
uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetleme; görevlerinden dolayı veya
görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat ve
görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırma ve gerektiğinde haklarında
inceleme ve soruşturma, Adalet Bakanlığının izni ile adalet müfettişleri
tarafından yapılır. Adalet Bakanı soruşturma ve inceleme işlemlerini, hakkında
soruşturma ve inceleme yapılacak olandan daha kıdemli hâkim veya savcı eliyle
de yaptırabilir. H. Askerî yargı MADDE
145. – Askerî yargı, askerî mahkemeler ve disiplin
mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler, asker kişilerin; askerî olan
suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerî mahallerde yahut
askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara
bakmakla görevlidirler. Askerî mahkemeler, asker olmayan kişilerin özel
kanunda belirtilen askerî suçları ile kanunda gösterilen görevlerini ifa
ettikleri sırada veya kanunda gösterilen askerî mahallerde askerlere karşı
işledikleri suçlara da bakmakla görevlidirler. Askerî mahkemelerin savaş veya sıkıyönetim
hallerinde hangi suçlar ve hangi kişiler bakımından yetkili oldukları;
kuruluşları ve gerektiğinde bu mahkemelerde adlî yargı hâkim ve savcılarının
görevlendirilmeleri kanunla düzenlenir. Askerî yargı organlarının kuruluşu, işleyişi,
askerî hâkimlerin özlük işleri askerî savcılık görevlerini yapan askerî
hâkimlerin mahkemesinde görevli bulundukları komutanlık ile ilişkileri,
mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı, askerlik hizmetinin gereklerine
göre kanunla düzenlenir. Kanun, ayrıca askerî hâkimlerin yargı hizmeti dışındaki
askerî hizmetler yönünden askerî hizmetlerin gereklerine göre teşkilatında
görevli bulundukları komutanlık ile olan ilişkilerini de gösterir. II. Yüksek mahkemeler A. Anayasa Mahkemesi 1. Kuruluşu MADDE 146. – Anayasa Mahkemesi onbir asıl ve dört yedek üyeden
kurulur. Cumhurbaşkanı, iki asıl
ve iki yedek üyeyi Yargıtay, iki asıl ve bir yedek üyeyi Danıştay, birer asıl
üyeyi Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ve Sayıştay genel
kurullarınca kendi Başkan ve üyeleri arasından üye tamsayılarının salt
çoğunluğu ile her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden; bir asıl üyeyi
ise Yükseköğretim Kurulunun kendi üyesi olmayan yükseköğretim kurumları öğretim
üyeleri içinden göstereceği üç aday arasından; üç asıl ve bir yedek üyeyi üst
kademe yöneticileri ile avukatlar arasından seçer. Yükseköğretim kurumları
öğretim üyeleri ile üst kademe yöneticileri ve avukatların Anayasa Mahkemesine
asıl ve yedek üye seçilebilmeleri için, kırk yaşını doldurmuş, yükseköğrenim
görmüş veya öğrenim kurumlarında en az onbeş yıl öğretim üyeliği veya kamu
hizmetinde en az onbeş yıl fiilen çalışmış veya en az onbeş yıl avukatlık
yapmış olmak şarttır. Anayasa Mahkemesi, asıl
üyeleri arasından gizli oyla ve üye tamsayısının salt çoğunluğu ile dört yıl
için bir Başkan ve bir Başkanvekili seçer. Süresi bitenler yeniden
seçilebilirler. Anayasa Mahkemesi
üyeleri, aslî görevleri dışında resmî veya özel hiçbir görev alamazlar. 2. Üyeliğin sona ermesi MADDE 147. – Anayasa Mahkemesi üyeleri altmışbeş yaşını doldurunca
emekliye ayrılırlar. Anayasa Mahkemesi
üyeliği, bir üyenin hâkimlik mesleğinden çıkarılmayı gerektiren bir suçtan
dolayı hüküm giymesi halinde kendiliğinden; görevini sağlık bakımından yerine
getiremeyeceğinin kesin olarak anlaşılması halinde de, Anayasa Mahkemesi üye tamsayısının
salt çoğunluğunun kararı ile sona erer. 3. Görev ve yetkileri MADDE 148. – Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde
kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve
esas bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece
şekil bakımından inceler ve denetler. Ancak, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim
ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas
bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz. Kanunların şekil
bakımından denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp
yapılmadığı; Anayasa değişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve
ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır.
Şekil bakımından denetleme, Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyelerinin beşte biri tarafından istenebilir. Kanunun yayımlandığı tarihten
itibaren on gün geçtikten sonra, şekil bozukluğuna dayalı iptal davası
açılamaz; def’i yoluyla da ileri sürülemez. Anayasa Mahkemesi
Cumhurbaşkanını, Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay,
Danıştay, Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Başkan ve üyelerini,
Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu
ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan
sıfatıyla yargılar. Yüce Divanda, savcılık
görevini Cumhuriyet Başsavcısı veya Cumhuriyet Başsavcıvekili yapar. Yüce Divan kararları
kesindir. Anayasa Mahkemesi,
Anayasa ile verilen diğer görevleri de yerine getirir. 4. Çalışma ve yargılama usulü MADDE 149. – (Değişik: 3.10.2001-4709/33 md.) Anayasa Mahkemesi,
Başkan ve on üye ile toplanır, salt
çoğunluk ile karar verir. Anayasa değişikliklerinde iptale ve siyasî parti
davalarında kapatılmaya karar verebilmesi için beşte üç oy çokluğu şarttır. Şekil bozukluğuna dayalı
iptal davaları Anayasa Mahkemesince öncelikle incelenip karara bağlanır. Anayasa Mahkemesinin
kuruluşu ve yargılama usulleri kanunla; mahkemenin çalışma esasları ve üyeleri
arasındaki işbölümü kendi yapacağı İçtüzükle düzenlenir. Anayasa Mahkemesi Yüce
Divan sıfatıyla baktığı davalar dışında kalan işleri dosya üzerinde inceler. Ancak,
gerekli gördüğü hallerde sözlü açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileri ve konu
üzerinde bilgisi olanları çağırabilir (Ek ibare: 23.7.1995-4121/14 md.) ve
siyasî partilerin temelli kapatılması veya kapatılmasına ilişkin davalarda,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısından sonra kapatılması istenen siyasî partinin
genel başkanlığının veya tayin edeceği bir vekilin savunmasını dinler. 5. İptal davası MADDE 150. – Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye
Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün veya bunların belirli madde ve hükümlerinin şekil ve esas
bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde doğrudan
doğruya iptal davası açabilme hakkı, Cumhurbaşkanına, iktidar ve anamuhalefet
partisi Meclis grupları ile Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az
beşte biri tutarındaki üyelere aittir. İktidarda birden fazla siyasî partinin
bulunması halinde, iktidar partilerinin dava açma hakkını en fazla üyeye sahip
olan parti kullanır. 6. Dava açma süresi MADDE 151. – Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası
açma hakkı, iptali istenen kanun, kanun hükmünde kararname veya İçtüzüğün Resmî
Gazetede yayımlanmasından başlayarak altmış gün sonra düşer. 7. Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi MADDE 152. – Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir
kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse
veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddî olduğu
kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı
geri bırakır. Mahkeme, Anayasaya
aykırılık iddiasını ciddî görmezse bu iddia, temyiz merciince esas hükümle
birlikte karara bağlanır. Anayasa Mahkemesi, işin
kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar. Bu
süre içinde karar verilmezse mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre
sonuçlandırır. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar
kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır. Anayasa Mahkemesinin
işin esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından
sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla
tekrar başvuruda bulunulamaz. 8. Anayasa Mahkemesinin kararları MADDE 153. – Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal
kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa Mahkemesi bir
kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken,
kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis
edemez. Kanun, kanun hükmünde
kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri,
iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken
hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca
kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden
başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararının
yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal
kararının ortaya çıkardığı hukukî boşluğu dolduracak kanun tasarı veya
teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. İptal kararları geriye
yürümez. Anayasa Mahkemesi
kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı
organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar. B. Yargıtay MADDE 154. – Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun
başka bir adlî yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme
merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi
olarak bakar. Yargıtay üyeleri,
birinci sınıfa ayrılmış adlî yargı hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile bu
meslekten sayılanlar arasından Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca üye
tamsayısının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. Yargıtay Birinci
Başkanı, birinci başkanvekilleri ve daire başkanları kendi üyeleri arasından
Yargıtay Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl
için seçilirler; süresi bitenler yeniden seçilebilirler. Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay Genel Kurulunun kendi üyeleri
arasından gizli oyla belirleyeceği beşer aday arasından Cumhurbaşkanı
tarafından dört yıl için seçilirler. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler. Yargıtayın kuruluşu,
işleyişi, Başkan, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeleri ile Cumhuriyet
Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekilinin nitelikleri ve seçim usulleri,
mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla
düzenlenir. C. Danıştay MADDE 155. – Danıştay, idarî mahkemelerce verilen ve kanunun başka
bir idarî yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme
merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi
olarak bakar. (Değişik:
13.8.1999-4446/3 md.) Danıştay, davaları görmek, Başbakan ve Bakanlar Kurulunca
gönderilen kanun tasarıları, kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve
sözleşmeleri hakkında iki ay içinde düşüncesini bildirmek, tüzük tasarılarını
incelemek, idarî uyuşmazlıkları çözmek ve kanunla gösterilen diğer işleri
yapmakla görevlidir. Danıştay üyelerinin
dörtte üçü, birinci sınıf idarî yargı hâkim ve savcıları ile bu meslekten
sayılanlar arasından Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu; dörtte biri,
nitelikleri kanunda belirtilen görevliler arasından Cumhurbaşkanı; tarafından
seçilir. Danıştay Başkanı,
Başsavcı, başkanvekilleri ve daire başkanları, kendi üyeleri arasından Danıştay
Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için
seçilirler. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler. Danıştayın, kuruluşu,
işleyişi, Başkan, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ile üyelerinin
nitelikleri ve seçim usulleri, idarî yargının özelliği, mahkemelerin
bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir. D. Askerî Yargıtay MADDE 156. – Askerî Yargıtay, askerî mahkemelerden verilen karar
ve hükümlerin son inceleme merciidir. Ayrıca, asker kişilerin kanunla
gösterilen belli davalarına ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar. Askerî Yargıtay üyeleri
birinci sınıf askerî hâkimler arasından Askerî Yargıtay Genel Kurulunun üye
tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla her boş yer için göstereceği üçer
aday içinden Cumhurbaşkanınca seçilir. Askerî Yargıtay Başkanı,
Başsavcısı, İkinci Başkanı ve daire başkanları Askerî Yargıtay üyeleri
arasından rütbe ve kıdem sırasına göre atanırlar. Askerî Yargıtayın
kuruluşu, işleyişi, mensuplarının disiplin ve özlük işleri, mahkemelerin
bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve askerlik hizmetlerinin gereklerine göre
kanunla düzenlenir. E. Askerî Yüksek İdare Mahkemesi MADDE 157. – Askerî Yüksek İdare Mahkemesi, askerî olmayan
makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askerî
hizmete ilişkin idarî işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı
denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir. Ancak, askerlik
yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartı
aranmaz. Askerî Yüksek İdare
Mahkemesinin askerî hâkim sınıfından olan üyeleri, mahkemenin bu sınıftan olan
başkan ve üyeleri tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oy ile birinci sınıf
askerî hâkimler arasından her boş yer için gösterilecek üç aday içinden; hâkim
sınıfından olmayan üyeleri, rütbe ve nitelikleri kanunda gösterilen subaylar arasından,
Genelkurmay Başkanlığınca her boş yer için gösterilecek üç aday içinden Cumhurbaşkanınca
seçilir. Askerî hâkim sınıfından
olmayan üyelerin görev süresi en fazla dört yıldır. Mahkemenin Başkanı,
Başsavcı ve daire başkanları hâkim sınıfından olanlar arasından rütbe ve kıdem
sırasına göre atanırlar. Askerî Yüksek İdare
Mahkemesinin kuruluşu, işleyişi, yargılama usulleri, mensuplarının disiplin ve
özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve askerlik
hizmetlerinin gereklerine göre kanunla düzenlenir. F. Uyuşmazlık Mahkemesi MADDE 158. – Uyuşmazlık Mahkemesi, adlî, idarî ve askerî yargı
mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye
yetkilidir. Uyuşmazlık Mahkemesinin
kuruluşu, üyelerinin nitelikleri ve seçimleri ile işleyişi kanunla düzenlenir. Bu
mahkemenin Başkanlığını Anayasa Mahkemesince, kendi üyeleri arasından
görevlendirilen üye yapar. Diğer mahkemelerle,
Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesinin
kararı esas alınır. III. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu MADDE 159. – Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, mahkemelerin
bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kurulur ve görev yapar. Kurulun Başkanı, Adalet
Bakanıdır. Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun tabiî üyesidir. Kurulun üç asıl
ve üç yedek üyesi Yargıtay Genel Kurulunun, iki asıl ve iki yedek üyesi
Danıştay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından, her üyelik için
gösterecekleri üçer aday içinden Cumhurbaşkanınca, dört yıl için seçilir. Süresi
biten üyeler yeniden seçilebilirler. Kurul, seçimle gelen asıl üyeleri
arasından bir başkanvekili seçer. Hâkimler ve Savcılar
Yüksek Kurulu; adlî ve idarî yargı hâkim ve savcılarını mesleğe kabul etme,
atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro
dağıtma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin
cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar.Adalet Bakanlığının, bir
mahkemenin veya bir hâkimin veya savcının kadrosunun kaldırılması veya bir
mahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara
bağlar. Ayrıca Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir. Kurul kararlarına karşı
yargı mercilerine başvurulamaz. Kurulun görevlerini
yerine getirmesi, seçim ve çalışma usulleriyle itirazların Kurul bünyesinde
incelenmesi esasları kanunla düzenlenir. Adalet Bakanlığının
merkez kuruluşunda geçici veya sürekli olarak çalıştırılacak hâkim ve
savcıların muvafakatlarını alarak atama yetkisi Adalet Bakanına aittir. Adalet Bakanı Hâkimler
ve Savcılar Yüksek Kurulunun ilk toplantısında onaya sunulmak üzere,
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde hizmetin aksamaması için hâkim ve
savcıları geçici yetki ile görevlendirebilir. IV. Sayıştay MADDE 160. – Sayıştay, genel ve katma bütçeli dairelerin bütün
gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek
ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen
inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir. Sayıştayın kesin
hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün
içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde
bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idarî yargı yoluna başvurulamaz. Vergi, benzeri malî
yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki
uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır. Sayıştayın kuruluşu,
işleyişi, denetim usulleri, mensuplarının nitelikleri, atanmaları, ödev ve
yetkileri, hakları ve yükümlülükleri ve diğer özlük işleri, Başkan ve
üyelerinin teminatı kanunla düzenlenir. Silahlı Kuvvetler elinde
bulunan Devlet mallarının Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlenmesi
usulleri, Millî Savunma hizmetlerinin gerektirdiği gizlilik esaslarına uygun
olarak kanunla düzenlenir. DÖRDÜNCÜ KISIM Malî ve Ekonomik Hükümler BİRİNCİ BÖLÜM Malî Hükümler I. Bütçe A. Bütçenin hazırlanması ve uygulanması MADDE 161. – Devletin ve kamu iktisadî teşebbüsleri dışındaki kamu
tüzelkişilerinin harcamaları, yıllık bütçelerle yapılır. Malî yıl başlangıcı ile
genel ve katma bütçelerin nasıl hazırlanacağı ve uygulanacağı kanunla
belirlenir. Kanun, kalkınma planları
ile ilgili yatırımlar veya bir yıldan fazla sürecek iş ve hizmetler için özel
süre ve usuller koyabilir. Bütçe kanununa, bütçe ile
ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz. B. Bütçenin görüşülmesi MADDE 162. – Bakanlar
Kurulu, genel ve katma bütçe tasarıları ile millî bütçe tahminlerini
gösteren raporu, malî yıl başından en az yetmişbeş gün önce, Türkiye Büyük
Millet Meclisine sunar. Bütçe tasarıları ve
rapor, kırk üyeden kurulu Bütçe Komisyonunda incelenir. Bu komisyonun
kuruluşunda, iktidar grubuna veya gruplarına en az yirmibeş üye verilmek şartı
ile, siyasî parti gruplarının ve bağımsızların oranlarına göre temsili göz önünde
tutulur. Bütçe Komisyonunun
ellibeş gün içinde kabul edeceği metin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde
görüşülür ve malî yıl başına kadar karara bağlanır. Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri, Genel Kurulda, bakanlık ve daire bütçeleriyle katma bütçeler hakkında
düşüncelerini, her bütçenin tümü üzerindeki görüşmeler sırasında açıklarlar;
bölümler ve değişiklik önergeleri, üzerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunur
ve oya konur. Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri, bütçe kanunu tasarılarının Genel Kurulda görüşülmesi
sırasında, gider artırıcı veya gelirleri azaltıcı önerilerde bulunamazlar. C. Bütçelerde değişiklik yapılabilme esasları MADDE 163. – Genel ve katma bütçelerle verilen ödenek,
harcanabilecek miktarın sınırını gösterir. Harcanabilecek miktar sınırının
Bakanlar Kurulu kararıyla aşılabileceğine dair bütçelere hüküm konulamaz. Bakanlar
Kuruluna kanun hükmünde kararname ile bütçede değişiklik yapmak yetkisi
verilemez. Carî yıl bütçesindeki ödenek artışını öngören değişiklik
tasarılarında ve carî ve ileriki yıl bütçelerine malî yük getirecek nitelikteki
kanun tasarı ve tekliflerinde, belirtilen giderleri karşılayabilecek malî
kaynak gösterilmesi zorunludur. D. Kesinhesap MADDE 164. – Kesinhesap kanunu tasarıları, kanunda daha kısa bir
süre kabul edilmemiş ise, ilgili oldukları malî yılın sonundan başlayarak, en
geç yedi ay sonra, Bakanlar Kurulunca Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. Sayıştay,
genel uygunluk bildirimini, ilişkin olduğu kesinhesap kanunu tasarısının
verilmesinden başlayarak en geç yetmişbeş gün içinde Türkiye Büyük Millet
Meclisine sunar. Kesinhesap kanunu
tasarısı, yeni yıl bütçe kanunu tasarısıyla birlikte Bütçe Komisyonu gündemine
alınır. Bütçe Komisyonu, bütçe kanunu tasarısıyla kesinhesap kanunu tasarısını
Genel Kurula birlikte sunar, Genel Kurul, kesinhesap kanunu tasarısını, yeni
yıl bütçe kanunu tasarısıyla beraber görüşerek karara bağlar. Kesinhesap kanunu
tasarısı ve genel uygunluk bildiriminin Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş
olması, ilgili yıla ait Sayıştayca sonuçlandırılamamış denetim ve hesap
yargılamasını önlemez ve bunların karara bağlandığı anlamına gelmez. E. Kamu iktisadî teşebbüslerinin denetimi MADDE 165. – Sermayesinin yarısından fazlası doğrudan doğruya veya
dolaylı olarak Devlete ait olan kamu kuruluş ve ortaklıklarının Türkiye Büyük
Millet Meclisince denetlenmesi esasları kanunla düzenlenir. İKİNCİ BÖLÜM Ekonomik Hükümler I. Planlama MADDE 166. – Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı, özellikle
sanayiin ve tarımın yurt düzeyinde dengeli ve uyumlu biçimde hızla gelişmesini,
ülke kaynaklarının döküm ve değerlendirilmesini yaparak verimli şekilde
kullanılmasını planlamak, bu amaçla gerekli teşkilatı kurmak Devletin
görevidir. Planda millî tasarrufu
ve üretimi artırıcı, fiyatlarda istikrar ve dış ödemelerde dengeyi sağlayıcı,
yatırım ve istihdamı geliştirici tedbirler öngörülür; yatırımlarda toplum
yararları ve gerekleri gözetilir; kaynakların verimli şekilde kullanılması hedef
alınır. Kalkınma girişimleri, bu plana göre gerçekleştirilir. Kalkınma planlarının
hazırlanmasına, Türkiye Büyük Millet Meclisince onaylanmasına, uygulanmasına,
değiştirilmesine ve bütünlüğünü bozacak değişikliklerin önlenmesine ilişkin
usul ve esaslar kanunla düzenlenir. II. Piyasaların denetimi ve dış ticaretin düzenlenmesi MADDE 167. – Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet
piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici
tedbirleri alır; piyasalarda fiilî veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve
kartelleşmeyi önler. Dış ticaretin ülke
ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve
diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek
malî yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya kanunla Bakanlar Kuruluna
yetki verilebilir. III. Tabiî servetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi MADDE 168. – Tabiî servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve
tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet
bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi
tabiî servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve
tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle
yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin
uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları
ve müeyyideler kanunda gösterilir. IV. Ormanlar ve orman köylüsü A. Ormanların korunması ve geliştirilmesi MADDE 169. – Devlet, ormanların korunması ve sahalarının
genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan
ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve
hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının
mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve
işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında
irtifak hakkına konu olamaz. Ormanlara zarar
verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip
edilmesine yol açan siyasî propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için
genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak
amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz. Orman olarak
muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına
dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31.12.1981
tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş
olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya
hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir,
kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman
sınırlarında daraltma yapılamaz. B. Orman köylüsünün korunması MADDE 170. – Ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının
kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması bakımlarından, ormanın
gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkın işbirliğini sağlayıcı
tedbirlerle, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman
niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi; bilim ve fen
bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti ve
orman sınırları dışına çıkartılması; orman içindeki köyler halkının kısmen veya
tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan yerlerin ihya
edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunla düzenlenir. Devlet, bu halkın
işletme araç ve gereçleriyle diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırıcı
tedbirleri alır. Orman içinden nakledilen
köyler halkına ait araziler, Devlet ormanı olarak derhal ağaçlandırılır. V. Kooperatifçiliğin geliştirilmesi MADDE 171. – Devlet, millî ekonominin yararlarını dikkate alarak,
öncelikle üretimin artırılmasını ve tüketicinin korunmasını amaçlayan
kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak tedbirleri alır. (Son fıkra mülga:
23.7.1995-4121/15 md.) VI. Tüketiciler ile esnaf ve sanatkârların korunması A. Tüketicilerin korunması MADDE 172. – Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı
tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder. B. Esnaf ve sanatkârların korunması MADDE 173. – Devlet, esnaf ve sanatkârı koruyucu ve destekleyici
tedbirleri alır. BEŞİNCİ
KISIM Çeşitli
Hükümler I. İnkılâp kanunlarının korunması MADDE 174. – Anayasanın hiçbir hükmü, Türk toplumunu çağdaş
uygarlık seviyesinin üstüne çıkarma ve Türkiye Cumhuriyetinin lâiklik
niteliğini koruma amacını güden, aşağıda gösterilen inkılâp kanunlarının,
Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği tarihte yürürlükte bulunan hükümlerinin,
Anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz : 1. 3 Mart 1340 tarihli
ve 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu; 2. 25 Teşrinisâni 1341
tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisâsı Hakkında Kanun; 3. 30 Teşrinisâni 1341
tarihli ve 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar
ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun; 4. 17 Şubat 1926 tarihli
ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisiyle kabul edilen, evlenme akdinin evlendirme
memuru önünde yapılacağına dair medenî nikâh esası ile aynı kanunun 110 uncu
maddesi hükmü; 5. 20 Mayıs 1928 tarihli
ve 1288 sayılı Beynelmilel Erkamın Kabulü Hakkında Kanun; 6. 1 Teşrinisâni 1928
tarihli ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun; 7. 26 Teşrinisâni 1934
tarihli ve 2590 sayılı Efendi, Bey, Paşa Gibi Lâkap ve Unvanların
Kaldırıldığına Dair Kanun; 8. 3 Kânunuevvel 1934
tarihli ve 2596 sayılı Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun. ALTINCI KISIM Geçici Hükümler GEÇİCİ MADDE 1. –
Anayasanın, halkoylaması sonucu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası olarak kabul
edildiğinin usulünce ilânı ile birlikte, halkoylaması tarihindeki Millî
Güvenlik Konseyi Başkanı ve Devlet Başkanı, Cumhurbaşkanı sıfatını kazanarak,
yedi yıllık bir dönem için, Anayasa ile Cumhurbaşkanına tanınan görevleri
yerine getirir ve yetkileri kullanır. 18 Eylül 1980 tarihinde Devlet Başkanı
olarak içtiği and yürürlükte kalır. Yedi yıllık sürenin sonunda Cumhurbaşkanlığı
seçimi Anayasada öngörülen hükümlere göre yapılır. Cumhurbaşkanı, ilk genel
seçimler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp, Başkanlık Divanı
oluşuncaya kadar, 12 Aralık 1980 gün ve 2356 sayılı Kanunla teşekkül etmiş olan
Millî Güvenlik Konseyinin Başkanlığını da yürütür. İlk milletvekili genel
seçimleri sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp göreve başlayıncaya
kadar geçecek süre içinde, Cumhurbaşkanlığının herhangi bir surette boşalması
halinde, Millî Güvenlik Konseyinin en kıdemli üyesi, Türkiye Büyük Millet
Meclisi toplanıp Anayasaya göre yeni Cumhurbaşkanını seçinceye kadar,
Cumhurbaşkanına vekâlet eder ve O’nun Anayasadaki bütün görevlerini yerine
getirir ve yetkilerini kullanır. GEÇİCİ MADDE 2. – 12 Aralık 1980 gün ve 2356 sayılı Kanunla
kuruluşu gösterilen Millî Güvenlik Konseyi, Anayasaya dayalı olarak
hazırlanacak Siyasî Partiler Kanunu ile Seçim Kanununa göre yapılacak ilk genel
seçimler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp Başkanlık Divanını
oluşturuncaya kadar 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun ve 2485 sayılı
Kurucu Meclis Hakkında kanunlara göre görevlerini devam ettirir. Anayasanın kabulünden
sonra 2356 sayılı Kanunun 3 üncü maddesindeki Millî Güvenlik Konseyi
üyeliklerinden birisinin herhangi bir nedenle boşalması halinde doldurulması
usulüne ilişkin hüküm uygulanmaz. Türkiye Büyük Millet
Meclisi toplanıp göreve başladıktan sonra, Millî Güvenlik Konseyi, altı yıllık
bir süre için Cumhurbaşkanlığı Konseyi haline dönüşür ve Millî Güvenlik Konseyi
üyeleri, Cumhurbaşkanlığı Konseyi üyesi sıfatını alırlar. Millî Güvenlik
Konseyi üyesi olarak 18 Eylül 1980 tarihinde içtikleri and yürürlükte kalır. Cumhurbaşkanlığı
Konseyi üyeleri, Anayasada Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin haiz
bulundukları özlük hakları ile dokunulmazlığına sahip olurlar. Altı yıllık süre
sonunda Cumhurbaşkanlığı Konseyinin hukukî varlığı sona erer. Cumhurbaşkanlığı
Konseyinin görevleri şunlardır : a) Türkiye Büyük Millet
Meclisince kabul edilerek Cumhurbaşkanlığına gönderilen, Anayasada yazılı temel
hak ve hürriyetlere ve ödevlere, lâiklik ilkesine, Atatürk inkılâplarının,
millî güvenliğin ve kamu düzeninin korunmasına, Türkiye Radyo-Televizyon
Kurumuna, milletlerarası andlaşmalara, dış ülkelere silahlı kuvvet
gönderilmesine ve yabancı kuvvetlerin Türkiye’ye kabulüne, olağanüstü yönetime,
sıkıyönetim ve savaş haline dair kanunlar ile Cumhurbaşkanınca gerekli görülen
diğer kanunları Cumhurbaşkanına tanınan onbeş günlük sürenin ilk on günü içinde
incelemek; b) Cumhurbaşkanının
istemi ve tespit edeceği süre içinde : Milletvekili genel
seçimlerinin yenilenmesine, olağanüstü yönetim yetkisinin kullanılmasına ve
alınacak tedbirlere, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunun yönetim ve gözetimine,
gençliğin yetiştirilmesine ve Diyanet İşlerinin düzenlenmesine ilişkin konuları
incelemek ve görüş bildirmek; c) Cumhurbaşkanının
istemine göre, iç ve dış güvenlik ile gerekli görülen diğer konularda inceleme
ve araştırma yapmak ve sonuçlarını Cumhurbaşkanına sunmak. GEÇİCİ MADDE 3. – Anayasaya göre yapılacak ilk milletvekili
genel seçimi sonucunda Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp, Başkanlık
Divanını oluşturması ile birlikte : a) 27 Ekim 1980 gün ve 2324
sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun, b) 12 Aralık 1980 gün ve
2356 sayılı Millî Güvenlik Konseyi Hakkında Kanun, c) 29 Haziran 1981 gün
ve 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanun, Yürürlükten kalkar ve
Millî Güvenlik Konseyi ile Danışma Meclisinin hukukî varlıkları sona erer. GEÇİCİ MADDE 4. – (Mülga: 17.5.1987 tarihli 3361 ve 23.5.1987
tarihli 3376 numaralı kanunlar gereğince, 6 Eylül 1987 tarihinde yapılan
halkoylaması sonucunda yürürlükten kalkmıştır. Halkoylaması sonucunun
yayımlandığı Resmî Gazete : 12.9.1987 -19572) GEÇİCİ MADDE 5. – Yapılacak ilk milletvekili genel seçimi
sonucunun Yüksek Seçim Kurulunca ilânını takip eden onuncu gün, Türkiye Büyük
Millet Meclisi Ankara’da, Türkiye Büyük Millet Meclisi binasında, saat 15.00’de
kendiliğinden toplanır. Bu toplantıya en yaşlı Milletvekili Başkanlık eder. Bu
toplantıda milletvekilleri andiçerler. GEÇİCİ MADDE 6. – Anayasaya göre kurulan Türkiye Büyük Millet
Meclisinin toplantı ve çalışmaları için kendi içtüzükleri yapılıncaya kadar,
Millet Meclisinin 12 Eylül 1980 tarihinden önce yürürlükte olan İçtüzüğünün,
Anayasaya aykırı olmayan hükümleri uygulanır. GEÇİCİ MADDE 7. – İlk milletvekili genel seçimi sonunda, Türkiye
Büyük Millet Meclisi toplanıp, yeni Bakanlar Kurulu kuruluncaya kadar, iş
başında olan Bakanlar Kurulunun görevi devam eder. GEÇİCİ MADDE 8. – Anayasa ile kabul edilmiş olan yeni organ,
kurum ve kurulların kuruluş, görev, yetki ve işleyişleri ile ilgili kanunlarla,
Anayasada konulması veya değiştirilmesi öngörülen diğer kanunlar, Anayasanın
kabulünden başlayarak Kurucu Meclisin görev süresi içerisinde, bu süre
içerisinde yetiştirilemeyenler, seçimle gelen Türkiye Büyük Millet Meclisinin
ilk toplantısını izleyen bir yıl sonuna kadar çıkartılır. GEÇİCİ MADDE 9. – İlk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye
Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanı kurulduktan sonra altı yıllık süre
içinde yapılacak Anayasa değişikliklerini Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet
Meclisine geri gönderebilir. Bu takdirde Türkiye Büyük Millet Meclisinin geri
gönderilen Anayasa değişikliği hakkındaki kanunu, aynen kabul edip tekrar
Cumhurbaşkanına gönderebilmesi, üye tamsayısının dörtte üç çoğunluğunun oyu ile
mümkün olabilir. GEÇİCİ MADDE 10. – Mahallî idare seçimleri en geç Türkiye Büyük
Millet Meclisinin ilk toplantısını izleyen bir yıl içinde yapılır. GEÇİCİ MADDE 11. – Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği tarihte
Anayasa Mahkemesi asıl ve yedek üyesi olanların kadroları ile görevleri devam
eder. Bunlardan Anayasa Mahkemesince belli görevlere seçilenlerin bu suretle
kazanmış oldukları sıfatları saklı kalır. Anayasa Mahkemesi asıl
üye sayısı onbire ininceye kadar boşalan asıl üye kadrosuna, asıl ve yedek üye
sayısı toplamı onbeşe ininceye kadar da boşalan yedek üye kadrosuna seçim
yapılmaz. Anayasa Mahkemesinin yeni düzenlemeye intibakı sağlanıncaya kadar
asıl üye sayısının onbirden, asıl ve yedek üye sayıları toplamının onbeşden
aşağı düşmesi nedeniyle yapılacak seçimlerde bu Anayasanın kabul ettiği esasa
ve sıraya uyulur. Anayasa Mahkemesi asıl
üye sayısı onbire ininceye kadar dava ve işlerde 22.4.1962 gün ve 44 sayılı Kanunun öngördüğü toplanma yeter
sayısı uygulanır. GEÇİCİ MADDE 12. – 13.5.1981 gün ve 2461 sayılı Hâkimler ve
Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun geçici 1 inci maddesi uyarınca Yargıtay ve
Danıştaydan Kurulun asıl ve yedek üyeliğine; 1730 sayılı Yargıtay Kanununa
25.6.1981 gün ve 2483 sayılı Kanunla eklenen geçici madde uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı ile Cumhuriyet
Başsavcıvekilliğine; 6.1.1982 gün ve 2575 sayılı Danıştay Kanununun geçici 14
üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Danıştay Başkanlığına, Başsavcılığına, başkanvekilliklerine ve
daire başkanlıklarına, Devlet Başkanınca seçilmiş bulunanlar, seçildikleri
dönem için bu görevlerine devam ederler. 6.1.1982 gün ve 2576
sayılı Kanunun geçici maddelerinin idarî mahkemeler başkan ve üyeliklerine
atamalara ilişkin hükümleri de saklıdır. GEÇİCİ MADDE 13. – Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna
Yargıtaydan seçilmesi gereken bir asıl ve bir yedek üyenin seçimleri Anayasanın
yürürlüğe girdiği tarihi izleyen yirmi gün içinde yapılır. Seçilen üyeler göreve
başlayıncaya kadar Kurul, toplantı yeter sayısını oluşturacak yedek üyenin
katılmasıyla çalışmalarını yapar. GEÇİCİ MADDE 14. – Sendikaların gelirlerini Devlet bankalarında
muhafaza etmelerine ilişkin yükümlülükleri, Anayasanın yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren en geç iki yıl içinde yerine getirilir. GEÇİCİ MADDE 15. – 12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler
sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanını
oluşturuncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk
milleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu Millî Güvenlik Konseyinin,
bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485 sayılı Kurucu Meclis
Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin her türlü karar ve
tasarruflarından dolayı haklarında cezaî, malî veya hukukî sorumluluk iddiası
ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz. Bu karar ve
tasarrufların idarece veya yetkili kılınmış organ, merci ve görevlilerce
uygulanmasından dolayı, karar alanlar, tasarrufta bulunanlar ve uygulayanlar
hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır. (Son fıkra mülga:
3.10.2001-4709/34 md.) GEÇİCİ MADDE 16. – Anayasanın halkoylamasına ilişkin oy verme
kütüğünde ve sandık listesinde kaydı ve oy kullanma yeterliği bulunduğu halde
hukukî veya fiilî herhangi bir mazereti olmaksızın halkoylamasına
katılmayanlar, Anayasanın halkoylamasını takip eden beş yıl içinde yapılacak
genel ve ara seçimleri ile mahallî seçimlere ve diğer halkoylamalarına
katılamazlar, seçimlerde aday olamazlar. YEDİNCİ KISIM Son Hükümler I. Anayasanın değiştirilmesi, seçimlere ve halkoylamasına katılma MADDE 175. – (Değişik: 17.5.1987 - 3361/3 md.) Anayasanın
değiştirilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri
tarafından yazıyla teklif edilebilir. Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki
teklifler Genel Kurulda iki defa görüşülür. Değiştirme teklifinin kabulü
Meclisin üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun gizli oyuyla mümkündür. Anayasanın
değiştirilmesi hakkındaki tekliflerin görüşülmesi ve kabulü, bu maddedeki
kayıtlar dışında, kanunların görüşülmesi ve kabulü hakkındaki hükümlere
tâbidir. Cumhurbaşkanı Anayasa
değişikliklerine ilişkin kanunları, bir daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük
Millet Meclisine geri gönderebilir. Meclis, geri gönderilen Kanunu, üye
tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile aynen kabul ederse Cumhurbaşkanı bu Kanunu
halkoyuna sunabilir. Meclisce üye
tamsayısının beşte üçü ile veya üçte ikisinden az oyla kabul edilen Anayasa
değişikliği hakkındaki Kanun, Cumhurbaşkanı tarafından Meclise iade edilmediği
takdirde halkoyuna sunulmak üzere Resmî Gazetede yayımlanır. Doğrudan veya
Cumhurbaşkanının iadesi üzerine, Meclis üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile
kabul edilen Anayasa değişikliğine ilişkin kanun veya gerekli görülen maddeleri
Cumhurbaşkanı tarafından halkoyuna sunulabilir. Halkoylamasına sunulmayan
Anayasa değişikliğine ilişkin Kanun veya ilgili maddeler Resmî Gazetede
yayımlanır. Halkoyuna sunulan
Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların yürürlüğe girmesi için,
halkoylamasında kullanılan geçerli oyların yarısından çoğunun kabul oyu olması
gerekir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların kabulü sırasında, bu
Kanunun halkoylamasına sunulması halinde, Anayasanın değiştirilen
hükümlerinden, hangilerinin birlikte hangilerinin ayrı ayrı oylanacağını da
karara bağlar. Halkoylamasına,
milletvekili genel ve ara seçimlerine ve mahallî genel seçimlere iştiraki temin
için, kanunla para cezası dahil gerekli her türlü tedbir alınır. II. Başlangıç ve kenar başlıklar MADDE 176. – Anayasanın dayandığı temel görüş ve ilkeleri belirten
başlangıç kısmı, Anayasa metnine dahildir. Madde kenar başlıkları, sadece ilgili
oldukları maddelerin konusunu ve maddeler arasındaki sıralama ve bağlantıyı
gösterir. Bu başlıklar, Anayasa metninden sayılmaz. III. Anayasanın yürürlüğe girmesi MADDE 177. – Bu Anayasa, halkoylaması sonucu kabul edilip Resmî
Gazetede yayımlanması ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası olur ve aşağıda
gösterilen istisnalar ile bu istisnaların yürürlüğe girmesine ait hükümler
dışında bütünüyle yürürlüğe girer. a) İKİNCİ KISIM II.
Bölümdeki; kişi hürriyeti ve güvenliği, basın ve yayımla ilgili hükümler,
toplantı hak ve hürriyetleri, III. Bölümdeki çalışma
ile ilgili hükümler, toplu iş sözleşmesi, grev hakkı ve lokavt ile ilgili
hükümler, Bu hükümler yeni
kanunları çıkarıldığında veya mevcut kanunlarda değişiklik yapıldığında ve her
halde en geç Türkiye Büyük Millet Meclisi göreve başladığında yürürlüğe girer.
Ancak bu hükümler yürürlüğe girinceye kadar mevcut kanunlar ve Millî Güvenlik
Konseyinin bildiri ve kararları uygulanır. b) İKİNCİ KISIM’daki;
siyasî faaliyette bulunma hakları ile siyasî partilerle ilgili hükümler,
bunlara dayalı olarak yeniden hazırlanacak Siyasî Partiler Kanununun; Seçme ve seçilme hakkı
ise yine bu hükümlere dayalı olarak hazırlanacak Seçim Kanununun; Yayımlanması ile
yürürlüğe girer. c) ÜÇÜNCÜ KISIM’daki;
yasama ile ilgili hükümler; Bu hükümler ilk
milletvekili genel seçimi sonucunun ilanı ile birlikte yürürlüğe girer. Ancak
bu bölümdeki Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkilerine ilişkin
hükümleri, 29 Haziran 1981 gün ve 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanun
hükümleri saklı kalmak üzere Türkiye
Büyük Millet Meclisi göreve başlayıncaya kadar Millî Güvenlik Konseyince
yerine getirilir. d) ÜÇÜNCÜ KISIM’daki;
Cumhurbaşkanı başlığı altındaki görev ve yetkileri ile Devlet Denetleme Kurulu,
Bakanlar Kurulu başlığı altındaki tüzükler, Millî Savunma, olağanüstü yönetim usulleri, idare başlığı altındaki
mahallî idareler ile Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu hariç diğer
hükümler ve Devlet Güvenlik Mahkemeleri hariç yargıya ilişkin bütün hükümler
Anayasanın halkoylaması sonucunda kabulünün Resmî Gazetede ilanı ile birlikte
yürürlüğe girer. Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kuruluna ait yürürlüğe girmeyen
hükümler Türkiye Büyük Millet Meclisinin göreve başlaması ile, mahallî idareler
ile Devlet Güvenlik Mahkemelerine ilişkin hükümler ise ilgili kanunların
yayımlanması ile yürürlüğe girer. e) Anayasanın
halkoylaması sonucu kabulünün ilanıyla birlikte yürürlüğe girecek hükümleri ve
mevcut ve kurulacak kurum, kuruluş ve kurullar için yeniden kanun yapılması
veya mevcut kanunlarda değişiklik yapılması gerekiyorsa bunlara ilişkin
işlemler mevcut kanunların Anayasaya aykırı olmayan hükümleri veya doğrudan
Anayasa hükümleri, Anayasanın 11 inci maddesi gereğince uygulanır. f) Kesinhesap kanunu
tasarılarının görüşülme usulünü düzenleyen 164 üncü maddenin ikinci fıkrası
hükmü 1984 yılından itibaren uygulanmaya başlanır. TÜRKİYE
CUMHURİYETİ ANAYASASINA İŞLENEMEYEN GEÇİCİ MADDELER 3.10.2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunun geçici maddesi GEÇİCİ MADDE – A) Bu Kanunun 24 üncü maddesi ile Anayasanın 67
nci maddesine son fıkra olarak eklenen hüküm bu Kanunun yürürlüğe girmesinden
sonra yapılacak ilk genel seçimde uygulanmaz. B)Bu Kanunun 28 inci
maddesi ile Anayasanın 87 nci maddesinde yapılan değişiklik, bu Kanunun
yürürlük tarihinden önce, Anayasanın 14 üncü maddesindeki fiilleri işleyenler
hakkında uygulanmaz. 27.12.2002 tarihli ve 4777 sayılı Kanunun geçici maddesi GEÇİCİ MADDE 1. – Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 67 nci
maddesinin son fıkrası, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 22 nci Dönemi içinde
yapılacak ilk ara seçimde uygulanmaz. Değişiklikleri Kabul Değiştirilen Resmi
Gazete Kanun
No. Tarihi Maddeler
Tarih Sayı 3361 17.5.1987 67,75,175, Geçici 4 18.5.1987 - 19464 Mükerrer 3913 8.7.1993 133 10.7.1993
- 21633 4121 23.7.1995 Başlangıç Metni, 26.7.1995
- 22355 33,52,53,67,68,69, 75,84,85,93,127, 135,149,171 4388 18.6.1999 143 18.6.1999
- 23729 Mükerrer 4446 13.8.1999 47, 125, 155 14.8.1999
- 23786 4709 3.10.2001 Başlangıç Metni, 17.10.2001
- 24556 13,14,19,20,21,22, Mükerrer 23,26,28,31,33,34, 36,38,40,41,46,49, 51,55,65,66,67,69, 74,87,89,94,100, 118,149,
Geçici 15 4720 21.11.2001 86 1.12.2001
- 24600 4777 27.12.2002 76,78 31.12.2002
- 24980 3.
Mükerrer Bu haber 90,130 defa okundu.
|
Son haberler
Son ilanlar
|
||||||||||||