Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

Kadın memurlara 'süper emeklilik' formülü ne kadar doğru?

Bugün gazetesi yazarı Sadettin Orhan tarafından gündeme getirilen ve kadın memurları da kapsadığı belirtilen süper emeklilik formülüne ilişkin olarak bir hususa dikkat edilmelidir. Devlet memuruna emekli ikramiyesi ödenebilmesi için son defea 5434'e tabi bir görevden ayrılmış olak gerekmektedir. Bu formüle göre emekli olmayı düşünecek bayan memurların emekli ikramiyesini unutması gerekmektedir. İşte detaylar
29 Ağustos 2008 10:17
Yazdır

BUGÜN GAZETESİNDE DÜN YAYIMLANAN HABER

Sosyal Güvenlik Uzmanı Sadettin ORHAN yazdı...

Kadınlara süper formül; 4 yıl erken emekli olun!

Geçen hafta, 1 Ekim'den önce sigortalı olmanın avantajlarından bahsettik. Yazımız, gerçek ve sanal alemde epey ses getirdi ve okurlarımızdan çok sayıda teşekkür e-postası aldık. Bu yazımızda da kadın sigortalılarımıza erken emeklilik için bir formül önereceğiz.

Bu formülden de ilk defa BUGÜN okurları haberdar olacak! 1 Ekim'de yürürlüğe girecek olan sosyal güvenlik reform kanunu, SSK'lı (yeni kanunda 4/a'lı) kadınlara iki doğuma kadar ikişer yıl borçlanma imkanı veriyor. Borçlanma için üç tane şart var;

Borçlanmaya başvuran kadın, başvuru tarihinde SSK'lı çalışıyor olacak,

Çocuğu sağ doğmuş ve yaşamış olacak,

Doğumdan sonraki iki yıl süresince SSK'lı olarak bir işyerinde çalışmamış olacak. Bu şartları yerine getiren kadınlar, iki çocuk için 4 yıla kadar borçlanma yapabilecek ve 4 yıl daha erken emekli olabilecek. Buraya kadar açıkladığım hususlar, işin herkes tarafından bilinen kısmı. İşin formül kısmı ise bundan sonra başlıyor.

Kadın memur, esnaf, çiftçi ve ev hanımı da borçlanabilir! Kanun maddesine ilk bakışta, bu doğum borçlanmasından sadece işçi statüsünde çalışan SSK'lılar yararlanacakmış gibi görünüyor. Zira aynı hak yasada memurlara, Bağ-Kur'lulara ve isteğe bağlı sigortalılara verilmemiş.

Oysa kanunu biraz daha dikkatli incelediğimizde aynı borçlanma imkanından memurların, isteğe bağlı veya zorunlu Bağ-Kur'luların (tarım Bağ-Kur dahil) ve isteğe bağlı SSK'lıların (tarım SSK dahil) da yararlanabileceğini görüyoruz. Ancak bir şartla; aşağıda açıklayacağımız formülü uygularsanız! Diyelim ki bir kamu kurumunda memur olarak çalışıyorsunuz. Memuriyete başlamadan önce iki çocuk dünyaya getirdiniz. 1 Ekim'den sonra, emekliliğinize 4 yıl kala istifa edin, bir işyerinde SSK'lı olarak bir gün de olsa çalışın ve aynı gün SGK'ya doğum borçlanması için başvurun.

Borçlanma bedelini ödeyin ve 4 yıl erken olarak hemen emekli olun. Memuriyetten önce bir çocuk dünyaya getirdiyseniz aynı formülü emekliliğinize iki yıl kala uygulayın. Diyelim ki Bağ-Kur'a isteğe bağlı veya esnaf ya da çiftçi olarak prim ödeyen bir bayansınız. Bağ-Kur sigortalısı olmadan önce ya da boşta geçen zamanlarda iki tane çocuğunuz oldu.

1 Ekim'den sonra emekliliğinize 4 yıl kala SSK'lı (4/a'lı) olarak bir işyerinde işe başlayın ve aynı gün SGK'ya doğum borçlanması için müracaat edin. Böylece 4 yıl daha erken emekli olup hemen emekli aylığı almaya başlayın. Aynı yöntemi yaştan emekli olmak isteyen (kısmi emeklilik) bayanlar da kullanabilir.

Diyelim ki SSK'ya isteğe bağlı prim ödüyorsunuz. 1 Ekim'den sonra, normal emekliliğe ya da yaştan emekliliğe 4 yıl kala bir işyerinde çalışmaya başlayın ve dilerseniz başladığınız gün SGK'ya başvurun ve doğum borçlanması yapın. Böylece 4 yıl erken emekli olarak hemen aylık almaya başlayın.

Erken emeklilikle 18.000 YTL kâra geçin!

1 Ekim - 31 Aralık 2008 tarihleri arasında 4 yıl (48 ay) için doğum borçlanması yaparsanız ödeyeceğiniz tutar (638,70 x 0,32 x 48) 9.810 YTL. SSK'dan bağlanacak en düşük aylık ise yaklaşık 580 YTL. Yani gelecek dört yılda alacağınız toplam aylık bugün için 27.840 YTL. Hemen emekli olan bayanın kazancı ise 18.030 YTL.

Konuya ilişkin örnekler...

Örnek: Selma Hanım 1.1.1954 doğumlu. Herhangi bir işyerinde çalışmamış olan Selma Hanım 1.1.1988'de SSK'ya isteğe bağlı prim ödemeye başlamış ve toplam 2200 günü var. Normalde 4 yıl daha prim ödemesi gereken Selma Hanım, 1 Ekim'den sonra bir işe girer de bir gün dahi çalışırsa aynı gün SGK'ya doğum borçlanması için başvurabilir. İki çocuğu için 4 yıl (1440 gün) borçlanma yapan Selma Hanım, 3640 günle 4 yıl daha erken emekli olabilir.

Örnek: Zehra Hanım devlet memuru olmadan önce iki çocuk dünyaya getirmiş. 1 Haziran 1970 doğumlu olan Zehra Hanım memuriyete 30 Temmuz 1996 tarihinde başlamış. Zehra Hanım doğum borçlanması yapmazsa, 53 yaşını dolduracağı 1 Haziran 2023 tarihinde emekli olacak. Ancak 1 Haziran 2019'da istifa eder ve 1 gün bile olsa özel bir işyerinde SSK'lı olarak çalışırsa doğum borçlanması hakkı kazanacak. Borçlanma yaparak ödeyen Zehra Hanım aynı gün 4 yıl daha erken emekli olabilecek.


MEMURLAR.NET'İN AÇIKLAMALARI

01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 41 inci ([1] ) maddesinde borçlanılarak hizmetten değerlendirilecek sürelerin sayıldığı ve bu kapsama yalnızca eski ifade ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamına giren kadın işçilerden iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartıyla talepte bulunulan sürelerinin borçlanılması hakkının tanındığı görülmektedir.

Bu düzenlemenin, kadın devlet memurlarını kapsayan bir düzenleme olmadığı görülmektedir.

Ancak, maddeden, bu düzenleme kapsamına yalnızca 01.10.2008 tarihinden sonra ilk defa sigortalı olanların (işçi, memur, esnaf) girmediği, 01.10.2008 tarihinden önce görevde olan işçi, memur, esnaf tüm kesimleri kapsadığı anlaşılmaktadır.

MEMUR AÇISINDAN, BORÇLANILACAK SÜRE 5434'E BAKILIYOR

Ayrıca, Devlet memurları açısından borçlanılacak süreler de yine 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde yer aldığı gibi, geçici 4 üncü maddesinde de ayrıca yer aldığı ve geçici 4 üncü maddesinde yer alan düzenlemelerden, devlet memurlarının borçlanma esaslarında tamamen 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerinin esas alınacağı, anlaşılmaktadır.

HABERDEKİ ŞEKLİYLE ERKEN EMEKLİ OLMAK MÜMKÜN GİBİ

Haberde yer alan şekilde bir yol izlenerek daha önce emekli/yaşlılık aylığının bağlanmasının mümkün olabileceği anlaşılmakta ise de, bu şekilde işlem yaparak daha önce aylık bağlanması talebinde bulunacak olan kadın devlet memurlarının düşünmesi gereken bir hususa dikkat çekmek isterim.

ANCAK BU ŞEKİLDE EMEKLİ OLACAKLAR İKRAMİYEYİ UNUTMALI

2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun "Emekli İkramiyesi" başlıklı 12 nci maddesi ([2]) hükmü, son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılma halinde 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanmak suretiyle emekli ikramiyesinin verilmesi gerektiğini, belirtmektedir. Bu durumun anlamı da, son kez işçi statüsüne geçtikten sonra emeklilik talebinde bulunulması halinde memuriyette geçen sürelere karşılık olarak emekli ikramiyesi tutarının ödenmemesi demektir.

Yine aynı kanunun "Aylığı bağlayacak kurum" başlıklı 8 inci maddesinde ([3]) hizmet sürelerine göre tespit yapılmak suretiyle aylığı bağlayacak Kurumun tespiti yapılmıştır. Bu da şu demektir. Şayet devlet memurluğundan ayrıldıktan sonra 3 yıl 6 aydan fazla bir süre işçi yada bağ-kur'lu olarak çalışılması halinde, ilgili hakkında uygulanacak mevzuat ya 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ya da 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu olacaktır. Şayet 3 yıl 6 aydan az bir süre çalışmak suretiyle emeklilik talebinde bulunulması halinde ilgili hakkında uygulanacak mevzuat 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu olacak, ancak yukarıda değinildiği üzere emeklilik ikramiyesinin ödenmesi mümkün olmayacaktır.

SON DEĞERLENDİRME

Değerlendirmem; Borçlanmak ve bu süreye karşılık gelecek tutarı ödemek şeklinde bir hizmet kazanıp daha önce emeklilik hakkını kazanmak bir avantaj gibi gösteriliyor olmasına rağmen, devlet memuriyetinde geçen hizmetlere karşılık yukarıda değinilen kanun maddesi uyarınca emeklilik ikramiyesinin alınamaması (borçlanılarak tutarı yatırılacak süre dahil) durumu ilgilileri dezavantajlı bir duruma getireceğinin kaçınılmaz olacağı görülmektedir.

Şayet bu şekilde bir uygulamanın taraflarına uygulanması talebinde bulunacak olan devlet memurlarının, bu şekilde hareket etmelerinden önce haberde çıkan şekilde bir uygulamanın yapılıp yapılmayacağı konusunun Sosyal Güvenlik Kurumunca teyitinden sonra durumlarını değerlendirmelerinde fayda görmekteyim.


İLGİLİ MEVZUAT HÜKÜMLERİ

([1]) 5510 S.K. MADDE 41- Bu Kanuna göre sigortalı sayılanların;
a) (Değişik: 17/4/2008-5754/67 md.) Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı kadının, iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartıyla talepte bulunulan süreleri,
b) Er veya erbaş olarak silâh altında veya yedek subay okulunda geçen süreleri,
c) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların, personel mevzuatına göre aylıksız izin süreleri,
d) Sigortalı olmaksızın doktora öğrenimi veya tıpta uzmanlık için yurt içinde veya yurt dışında geçirdikleri normal doktora veya uzmanlık öğrenim süreleri,
e) Sigortalı olmaksızın avukatlık stajını yapanların normal staj süreleri,
f) Sigortalı iken herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlardan bu suçtan dolayı beraat edenlerin tutuklulukta veya gözaltında geçen süreleri,
g) Grev ve lokavtta geçen süreleri (?) ,
h) Hekimlerin fahrî asistanlıkta geçen süreleri,
ı) Seçim kanunları gereğince görevlerinden istifa edenlerin, istifa ettikleri tarih ile seçimin yapıldığı tarihi takip eden ay başına kadar açıkta geçirdikleri süreleri,
kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın % 32'si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır.
Bir ay içinde ödenmeyen borçlanmalar için ise yeni başvuru şartı aranır. Primi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz. Borçlanma sürelerinin ne şekilde belgeleneceğini belirlemeye Kurum yetkilidir.
Bu Kanuna göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Sigortalılık borçlanması ile aylık bağlanmasına hak kazanılması durumunda, ilgililere borcun ödendiği tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır.
Borçlanılan süreler, uzun vadeli sigorta ve genel sağlık sigortası bakımından;
a) Birinci fıkranın (a), (b), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentleri gereği borçlananlar, borçlandığı tarihteki 4 üncü maddenin birinci fıkrasının ilgili bendine göre,
b) Birinci fıkranın (c) ve (ı) bentleri gereği borçlananlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göre,
sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden sonraki sürelere ait borçlanmalarda; borçlanılan prime esas gün sayısı borçlanılan ilgili aylara mal edilir. Seçilen prime esas kazanç, borcun ödendiği tarihteki prime esas asgarî kazanca oranlanarak, söz konusu oran ilgili ayın prime esas asgarî kazancı ile çarpılır. Bulunan tutar, ilgili ayın prime esas kazancı kabul edilir. Ancak hesaplanan prime esas kazanç hiçbir suretle o ayın prime esas azamî kazancını geçemez

([2] ) 2829 S.K.MADDE 12- Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara,T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir. (Ek cümle: 24/7/2008-5793/6 md.) 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak geçen hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması; sözleşmeli personel olarak geçen sürelere karşılık olarak emekli ikramiyesi ödenebilmesi için de, hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olması şarttır.
(Değişik ikinci fıkra: 24/7/2008-5793/6 md.) Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreler ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz.
Ayrıca, 8 inci maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli ikramiyesine veya iş kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 24/7/2008-5793/6 md.) Bu fıkraya göre emekli ikramiyesi ödenmesinde, birinci fıkra hükümleri de dikkate alınır.

([3] ) 2829 S.K. MADDE 8 ? Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.
Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re'sen emekli olma (Ek ibare: 27/1/2000 - 4505/1 md.) süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca,kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.

Memurlar.Net
Bu haber 58,655 defa okundu. 8 Yorum yapıldı
YORUMLAR
ARŞİV