Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

Memur emeklileri daha avantajlı

04 Ekim 2008 09:43
Yazdır

SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin yıllık maaş artışında yine TÜFE ve Gelişme Hızı kullanılacak. Ancak, Gelişme Hızı katsayısının artık yüzde 100 yerine yüzde 30 kullanılmaya başlanması emekli aylıklarının yıldan yıla daha az artmasına neden olacak.

Sosyal güvenlik reformu esas itibariyle halihazırda çalışmakta olanları ya da bundan sonra çalışma hayatına girecekleri etkiliyor. Ancak reform, çalışanlar kadar olmasa da, emeklileri de belirli ölçülerde etkileyecek. Bu etkilenme Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinde birtakım farklılıklar gösteriyor. Reform kanunundan en az etkilenecek olanlar memur emeklileri. İşte emeklileri bekleyenler:

Yüzde 30 uygulanacak

Reform öncesinde sağlık harcamaları Emekli Sandığı tarafından karşılanan memur emeklileri, 1 Ekim sonrasında kurumsal hazırlıklar tamamlandıktan sonra Genel Sağlık Sigortası kapsamında sağlık hizmeti alacak.

Memur emeklilerinin, 1 Ekim'den önce; Tekrar kamuda çalışmaya başlarlarsa aylıkları kesiliyor; SSK'ya tabi bir işte çalışırlarsa en az asgari ücretin yüzde 30'u destek primi ödüyor; Bağ- Kur'a tabi çalışırlarsa 12. basamağın yüzde 10'u destek primi ödüyorlardı.

1 Ekim'den sonra da aynı uygulama devam edecek. Ancak yeni dönemde hem emekli aylığı alıp hem Bağ-Kur kapsamında çalışırlarsa destek primi asgari ücretin yüzde 12'si olacak. Takip eden her yıl bir puan artırılacak ve nihayet yüzde 15 olarak uygulanmaya devam edilecek.

Emekli memurlar 1 Ekim sonrası SSK kapsamında çalışırlarsa yüzde 31-36,5 destek primi ödeyecek. Bunun yüzde 7,5'i kendisine ödenen ücretten kesilirken, geri kalanı işveren tarafından ödenecek.

MEMUR DAHA AVANTAJLI

Reformdan önce SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarının artırılmasında Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) ve Gelişme Hızı katsayıları kullanılıyordu. Reformla TÜFE yine aynı şekilde kullanılacak.

Ancak Gelişme Hızının yüzde 100'ü değil yüzde 30'u esas alınacak. Bu da işçi ve esnaf emeklilerinin aylıklarının yıldan yıla daha az artması anlamına geliyor.

Memur emeklilerinin aylıkları ise eskiden olduğu gibi yine memur maaş katsayısına göre artırılacak. Bu açıdan memur emeklilerinin maaşları diğerlerine nazaran daha hızlı artmış olacak.

iŞÇi EMEKLiSi ESNAF OLURSA DESTEK PRiMi ARTACAK

SSK emeklileri yine SSK kapsamında çalışırlarsa yüzde 31-36,5 destek primi ödeyecek. Bağ-Kur emeklileri de aynı şekilde SSK'ya tabi çalışmaya başlarlarsa aynı oranda destek primi ödeyecekler.

SSK veya Bağ-Kur emeklileri Bağ- Kur kapsamında çalışmaya başlarlarsa, yüzde 10 değil, 1 Ekim - 31 Aralık 2008 arasında yüzde 12, takip eden her yıl bir puan artırılarak nihayet yüzde 15 destek primi ödeyecek.

Örneğin, bir fabrikadan emekli olan Hasan Bey, aynı fabrikada işçi olarak çalışmaya devam ederse, kendisi için Ekim 2008'de 197 YTL (asgari ücret için) destek primi ödenecek. Bu primin 3/4'ü işveren payı, 1/4'ü işçi payı olarak ödenecek.

Ancak Hasan Bey, bir limited şirkete ortak olursa, bu kez Bağ-Kur statüsünde Ekim 2008'de 77 YTL destek primi ödeyecek.

Eski emekli etkilenmez

Kamuoyunda yanlış bilgilendirme sonucu, şu an emekli olarak çalışmakta olanların, 1 Ekim'den sonra aylıkları kesilecekmiş gibi bir yanlış anlama oluştu. Oysa böyle bir durum söz konusu olmayıp, emekli aylığı kesilecek olanlar, 1 Ekim'den sonra ilk defa sigortalı olup da emekli olacaklardır.

Bunlar da emekli olduktan sonra memur ya da SSK'lı olarak çalışırlarsa aylıkları kesilecek. Bağ-Kur'a tabi olarak çalışırlarsa emekli aylıklarını alarak çalışmaya devam edebilecekler.

İş kazası primi eklenecek

Örneğin emekli olduğu basın kuruluşunda halen çalışmaya devam eden Sami Bey için işvereni daha önce her ay yüzde 30 destek primi ödüyordu. Bu oran Sami Bey'in emekli aylığından değil, işveren tarafından ödenen ücret üzerinden hesaplanıyor, 1/4'ü Sami Bey'in ücretinden kesiliyor kalanı da işverence SGK'ya ödeniyordu.

1 Ekim'den sonra da Sami Bey, emekli aylığından hiçbir kesinti olmaksızın yine aynı şekilde çalışmaya devam edecek. Ancak Sami Bey'in işvereninin ödeyeceği prime bir de iş kazası ve meslek hastalığı primi eklenecek.

Maluller 1 Ekim'e dikkat!

SSK'dan malullük aylığı alanlar destek primi ödeyerek Bağ-Kur'a tabi çalışabiliyorlardı. 1 Ekim'den sonra ilk defa malullük aylığı bağlananların aylıkları, bu tür çalışma durumunda kesilecek. Ancak önceden beri aynı şekilde çalışmaya devam edenler, 1 Ekim'den sonra da aylıkları kesilmeksizin çalışmaya devam edebilecekler.

Gazilere yeni avantaj

Harp ve vazife malulleri daha önce SSK'ya tabi bir işte çalışırlarsa yüzde 30 SGDP ödüyorlardı. İsterlerse buna ilaveten yüzde 20 de emeklilik primi ödeyerek ileride ikinci bir emeklilik elde edebiliyorlardı.

Bağ-Kur'a tabi çalıştıklarında da 12. basamağın yüzde 10'u prim ödüyorlardı. Memur olarak çalışırlarsa aylıkları kesiliyordu.

1 Ekim'den sonra bu kişiler memur (4/c'li) olurlarsa aylıkları kesilmeksizin emeklilik primi ödeyecek. 4/a veya 4/b'ye tabi çalışırlarsa öncelikle iş kazaları ve meslek hastalığı primi ödeyecek. Dilerlerse emeklilik primi de ödeyecekler. Ancak GSS primi ödemeyecekler.

Reform öncesi, bir Bağ-Kur emeklisi, emekli aylığını kestirerek SSK'ya tabi çalışmaya başlar ve en az 3,5 yıldan (1260 gün) fazla prim öderse, yeniden emekli olmak için başvurduğunda SSK şartlarında emekli olabiliyor ve daha yüksek emekli aylığı alabiliyordu.

1 Ekim sonrası ilk defa sigortalı olanların böyle bir imkanı olmayacak.

BAĞKUR'LU İÇİN 3 YIL ŞARTI KALKTI

Emekli aylığı alırken kestirip yeniden prim ödemeye başlayan Bağ-Kur emeklileri, 3 yıl geçmeden yeniden aylığa müracaat edemiyorlardı. Yeni yasada böyle bir şart yok. Dolayısıyla emekli aylığını kestirip çalışmaya başladıktan sonra, 3 yılı beklemeksizin tekrar aylık talebinde bulunabilecek.

Emekli aylıklarını banka hesaplarından 6 ay süreyle almayanların aylıkları, ihtiyati olarak durdurulacak. Bunların yeniden müracaat etmeleriyle birlikte aylıkların ödenmesine devam edilecek.

Belirli yaşın üstündeki emekliler ile özürlülerin aylıkları dilerlerse evlerinde ödenebilecek.

Yukarıdaki tüm yeni düzenlemeler, banka ve borsaların emekli sandıklarından emekli olanlar için de geçerli.

ÇİFTE AYLIKLARA YENİ DÜZENLEME

Hem kendi emekli aylığı hem eşinden dul aylığı alanlar buna devam edecek. Diğer taraftan hem ölen eşinden ya da ana-babasından ölüm geliri hem dul aylığı birleşirse yüksek olanın tamamı, düşük olanın yarısı verilecek.

Örneğin Fadime Hanım'ın SSK'lı eşi bir iş kazası sonucu ölmüş ve Fadime Hanım'a ölen eşinden ölüm geliri bağlanmıştır. Aynı zamanda Fadime Hanım'ın eşinin 1800 gün sigorta primi olduğu için kendisine dul aylığı da bağlanmıştır. Bu durumda Fadime Hanım ölüm geliri ile dul aylığının ikisini de tam olarak alamayacaktır. Bunlardan yüksek olanın tamamını, düşük olanın ise yarısını alabilecek.

YEŞİL KARTLAR İKİ YILDA KALKACAK

Yeşil kartlılar olarak bilinen ve fakirlik sınırının altında olduğu için sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlananlar, 1 Ekim'den sonra iki yıllık bir geçiş dönemine tabiler. Bu kişiler 2 yıl süreyle yine tüm sağlık yardımlarını ücretsiz alacaklar.

İki yılın sonunda ise bunların durumu SGK tarafından incelenecek. İnceleme sonucu aylık net gelirleri asgari ücretin üçte birinden az ise yine ücretsiz olarak hizmet almaya devam edecekler.

SAĞLIKTA TEK ŞEMSİYE

Sosyal güvenlik reformu öncesinde, çalışan memurların sağlık giderleri kendi kurumlarınca, emekli memurlarınki ise Emekli Sandığı'nca karşılanıyordu. SSK ve Bağ-Kur mensupları ise ödenen sağlık primlerinin karşılığı olarak kurumlarınca anlaşmalı sağlık kuruluşlarından sağlık hizmeti alıyorlardı. Diğer taraftan, SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı'na devrine kadar, SSK'lılar öncelikle kendi hastanelerine başvuruyorlardı. Reform öncesinde pek çok konuda olduğu gibi sağlık hizmetleri konusunda da, sosyal kesimler arasında önemli farklılıklar bulunuyordu. Bu, vatandaşların hem sosyal güvenlik hem sağlık sistemine olan güvenini zedeliyordu.

İŞÇİ, MEMUR, ESNAF AYRIMI KALKTI

Yıllardan beri tartışılan ancak bir türlü hayata geçirilemeyen Genel Sağlık Sigortası (GSS) sistemi, hem sağlık sorunlarının genelini, hem nüfusun genelini sağlık şemsiyesi altına alıyor. GSS sisteminin tamamen hayata geçmesiyle birlikte hizmet sunumunda tek bir ölçüt olacak; gelen hasta GSS kapsamında mı değil mi? Dolayısıyla memur musun, işçi misin ya da esnaf mısın sorularını hastanelerde artık duymayacağız.

DEVLET DESTEĞİ

GSS sistemiyle, çalışanlar ve prim ödeme gücü olanların prim ödeyerek, bu gücü olmayanların ise sistemden ücretsiz yararlanmaları amaçlanıyor. Prim ödeme gücü olmayanların primi devlet tarafından karşılanacak. GSS ile birlikte Sosyal Güvenlik Kurumu tüm ülkenin sağlık harcamalarını finanse eden bir konumda olacak.

SİSTEM ZAMANLA DEVREYE GİRECEK

Sosyal güvenlik reform kanununda, GSS hükümlerinin farklı maddeleri için farklı yürürlük tarihi öngörüldü. Buna göre;

GSS'nin önemli bir kısmı 1 Temmuz 2008'den itibaren uygulanmaya başlandı. Özellikle SGK'dan gazilik maaşı, şeref aylığı, 65 yaş/özürlü aylığı gibi normal emeklilik dışında maaş alanlar, GSS sisteminin her türlü imkanından bu tarih itibariyle yararlanmaya başladılar.

GSS kapsamında ödenecek olan sağlık hizmetleri, yurtdışına tedavi için gönderilme uygulaması ve hastaların tedavi giderlerine katılım payı ile ilgili düzenlemeler de 1 Temmuz'da uygulanmaya başlandı.

18 YAŞ ALTI ÜCRETSİZ

Çalışma hayatında olanlar (memur, işçi, bağımsız çalışan) ile emekli aylığı alanlar için GSS'nin uygulanması 1 Ekim 2008'de başladı. 18 yaşın altındaki nüfusun ücretsiz GSS kapsamına alınması da yine 1 Ekim'de başladı.

Fiilen çalışmaya devam eden memurların sağlık harcamaları kendi kurumlarınca karşılanmaktadır. Ancak 1 Ekim'den sonra SGK tarafından belirlenen süre içinde bu kurumlar, sağlıkla ilgili işlemlerini SGK'ya devredecekler.

Bugün
Bu haber 10,721 defa okundu. 4 Yorum yapıldı
YORUMLAR
ARŞİV