![]() |
|
||||||||||
|
||||||||||
|
Tüm DosyalarMahkeme Kararları2012 takvimi5434 sayılı Kanun657'nin Son HaliMaaş Verileri666 sayılı KHK
Çok okunanlar
Çok okunan ilanlar
|
Memurlar.NetBu haber aşağıdaki kategorilere eklenmiştir. Medya'dan Haberler > Yargı ve Mahkeme Kararları > Yargıtay Yargıtay, tüketiciyle müzakere edilmediği için kredi kartı aidatı alınmayacağına karar verdi ![]() 27 Haziran 2009 07:20
Kredi kartı aidatları/ Yıllık ücreti10 yıllık kart aidatı tüketiciye geri ödenecekKart aidatı üç yılda bir ödenecekBanka kredi kartını anında iptal ettirecekYapı Kredinin, 50 YTL'lik kredi kartı aidatını iptal ettirdiKredi kartlarındaki yıllık aidat bedeli bir kez alınacak
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinden: Esas No : 2008/15042 Karar No : 2009/5386 Mahkemesi : Dinar Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Tarihi : 13/12/2007 Numarası : 2007/204-2007/382 Davacı : Akbank A.Ş vekili avukat Ali Akdağ Davalı : Yılmaz Karapınar vekili avukat N. Metehan Aydın Taraflar arasındaki satıcının Hakem Kurulu kararına itirazı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Kanun yararına bozulması istenilmekle dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı banka, kredi kartı kullanıcısı olan davalının Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurusu üzerine, bankaca kredi kartı sözleşmesine göre hesabından kesilen yıllık 60 YTL üyelik ücretinin iadesine karar verildiğini, halbuki, bu ücretin alınacağının sözleşme ile kararlaştırıldığı gibi, ücretin verilen ticari hizmetin karşılığı olup, yasaya aykırı olmadığını ileri sürerek, Dinar Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı' nın 7/6/2007 tarih ve 2007/05 sayılı kararının iptalini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen kredi kartı üyelik sözleşmesine göre, "kart üyelik ücretinin" hizmet karşılığı olduğu, tahsil edilen üyelik ücretinin yasal olduğu, gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; miktar itibarı ile kesin olan hüküm Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilmiştir. Dava, davacı banka tarafından kredi kartı kullanıcısı olan davalıdan tahsil edilen kredi kartı üyelik ücretinin, davalı başvurusu üzerine davacı bankadan alınmasına dair Dinar Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptaline ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yasal düzenlemelere ve aralarındaki sözleşme hükümlerine göre bankanın kredi kartı kullanıcısından kullanım karşılığı yıllık ücret isteyip, isteyemeyeceği hususunda toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için bu konudaki yasal düzenlemeler ile tarafların arasındaki sözleşme hükümlerinin incelenmesi gerekir. 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları kanununun sözleşme şekli genel işlem şartları başlıklı 6. bölümdeki 24. maddesinin 1. fıkrası "Kart çıkaran kuruluşlar ile kart hamilleri arasındaki ilişkiler, bu kanun ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde en az oniki punto ve koyu siyah harflerle hazırlanacak yazılı sözleşme ile düzenlenir. Sözleşmenin bir örneği kart hamiline ve varsa kefile verilir. Sözleşme hükümleri ve kartın kullanımı hakkında kart hamiline ayrıntılı bilgi verilmesi zorunludur." hükmünü, aynı maddenin 4. fırkasının son cümlesi "Sözleşmede kart hamilinin haklarını zedeleyici ve kart çıkaran kuruluş lehine tek taraflı haksız şartlar sağlayan hükümlere yer verilemez." hükmünü getirmiştir. 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4822 Sayılı Kanunla değişik 6. maddesi ile sözleşmelerdeki haksız şart düzenlenmiş ve "Satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı, değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir. 6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir ... " hükmü, yine 4077 Sayılı Kanunun değişik 6 ve 31 maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde "satıcı, sağlayıcı veya kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır" hükmü getirilmiştir. Taraflar arasındaki 2/1/2002 tarihli sözleşmenin 14. maddesinde kart kullanıcısından kart kullanım ücretinin alınacağı belirtilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 2/1/2002 tarihli sözleşme incelendiğinde; sözleşmenin davacı banka tarafından matbu, standart olarak hazırlanıp boş olan kısımların rakam, isim ve adresler yazılarak doldurulduğu, sözleşmenin on iki punto koyu siyah harflerle düzenlenmediği görülmektedir. Davacı, tüketici aleyhine olan ve tüketiciyi kart kullanımı ücreti adı altında bir külfete sokan sözleşme hükmünün tüketici ile ayrıca müzakere edilerek kararlaştırıldığını iddia ve ispat edememiştir. Böyle olunca sözleşmedeki kredi kartı üyelik ücreti alınacağına dair hükmün açıklanan yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız şart olduğu kabul edilmelidir. Dolayısıyla davacı bankanın bu sözleşme hükmüne dayalı olarak kredi kartı kullanıcısı davalıdan ücret istemesi olanaklı değildir. Bu durumda yasaya uygun olan, Dinar Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptali istemi ile açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yukarda açıklanan hususlar gözetilmeden davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulması gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet başsavcılığının HUMK'nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile hükmün sonucuna etkili olmamak üzere BOZULMASINA, 20/4/2009 gönünde oybirliğiyle karar verildi. Bu haber 4,262 defa okundu. Avea aboneleri ABONE yazıp 9462’e göndererek ilanları cep telefonlarına alabilirler. İptal için “İPTAL” yazıp 9462’ye göndererek de servisten ayrılabilirsiniz.
Servis haftalık 0,99 TL olarak ücretlendirilir. Fiyatlara % 18 KDV ve % 25 ÖİV dahildir. Paket üyeliği aylıktır. Günde 2 bilgilendirme SMS'i gelmektedir Forumdan seçmeler
22 Ocak 21:20Organ ve Kan Bağışı Hakkında Paylaşım17 Ağustos 16:25Açıköğretim yolu ile formasyon10 Kasım 14:25Klavye Teknikleri (Klavyeyi hızlandırmak isteyenler)5 Nisan 00:11Fahri Kuran Kursu Öğreticilerine Diyanetten Açıklama!1 Şubat 16:46Kamu Yönetimi mezunları hangi kadrolara yerleşebilir?1 Şubat 23:34Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, neden kanal kanal geziyor? Sizin değerlendirmeniz nedir?20 Nisan 16:52Çözünürlüğü iyi olan fotograf makinesi
|
Son haberler
Önemli haberler
Son ilanlar
|
|||||||||||||||