Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

Süt izni 3 saat ve aylıklı izin eşlerin her ikisine de 6 ay olacak

04 Eylül 2009 01:00
Yazdır

Aylıklı doğum izni sürelerinden sonra kadın memurlara çocuklarını emzirmeleri için dört ay süre ile günde üç saat, daha sonraki altı ay süre ile günde bir buçuk saat süt izni verilecek. Süt izninin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağı kadın memurun tercihine bırakılacak.

12 Haziran 2009 tarihinde Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye KAVAF ile yapılan görüşmede KESK tarafından sunulan toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması hakkındaki dilekçelere T.C. BAŞBAKANLIK Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından 10/08/2009 tarih ve 1102 sayılı yazı ekinde sunulan ilgili kurumlara değerlendirilerek hazırlanan

?KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU ÜYELERİNİN DİLEKÇELERİNDEKİ TALEPLERE İLİŞKİN OLARAK HAZIRLANAN BİLGİ NOTU?

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve kamuda kadına yönelik ayrımcılığın ortadan kalkması için;

?Ücretli doğum izninin toplam 24 hafta olması

Avrupa Birliği'ne adaylık sürecinde bulunan Ülkemiz tarafından, kadın-erkek eşitliğinin sağlanmasında önemli düzenlemeler olan direktiflerin gereklerini yerine getirmek üzere yasal düzenlemeler yapılmıştır. Talebinize ilişkin olarak Avrupa Birliği'nin 92/85/EEC sayılı "Hamile, Loğusa ve Emzikli Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliğini Geliştirmeyi Teşvik Eden Önlemlerin Getirilmesi Konsey Direktifi'nde "Doğum sonrası izin en az kesintisiz-(ardışık) 14 hafta süreyle verilmeli, bu iznin doğumdan önce ya da sonra alınabilmesi hakkı tanınmalı, doğum izni en az iki hafta olmalıdır." hükmü yer almaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 104. Maddesinin (A) bendi 14.07.2004 tarihinde yapılan değişiklik ile "Memura doğum yapmasından önce 8 hafta ve doğum yaptığı tarihten itibaren 8 hafta olmak üzere toplam 16 hafta süre ile aylıklı izin verilir. Çoğul gebelik halinde, doğumdan önceki 8 haftalık süreye 2 hafta süre eklenir. Ancak sağlık durumu uygun olduğu takdirde, tabibin onayı ile memur isterse doğumdan önceki 3 haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda, memurun çalıştığı süreler, doğum sonrası sürelere eklenir. Yukarıda öngörülen süreler memurun sağlık durumuna göre tabip raporunda belirlenecek miktarda uzatılabilir." şeklinde düzenlenmiştir.

?Günde 1,5 saat olan emzirme izninin yeniden düzenlenmesi

Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan "Devlet Memurları ve İş Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı"nda emzirme izni "Aylıklı doğum izni sürelerinden sonra kadın memurlara çocuklarını emzirmeleri için dört ay süre ile günde üç saat, daha sonraki altı ay süre ile günde bir buçuk saat süt izni verilir. Süt izninin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağı kadın memurun tercihine bırakılır." şeklinde öngörülmüş olup, Tasarı TBMM'nin gündemindedir.

?Doğumdan dolayı ücretsiz izne ayrılan kamu çalışanı kadınların, izinde geçen süreleri emekli keseneklerinin devlet tarafından ödenmesini ve emeklilikten sayılması

Talebiniz ilgisi nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına iletilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından alman cevabi yazıda:

"5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'na 4905 sayılı Kanunun 3. maddesiyle eklenen mülga Ek 72. maddesi ile personel kanunlarına göre aylıksız izinli sayılanlardan aylıksız izinli olarak geçen sürelere ilişkin kesenek ve karşılıklarını istekleri halinde her ay veya 102. Maddede yazılı süreler içinde başvurmaları ve başvuru tarihindeki katsayılar ve emekli keseneğine esas aylığın hesabına ait diğer unsurlar ile kesenek ve karşılık oranlan esas alınmak suretiyle hesaplanacak kesenek ve karşılıklarını aynı süreler içinde defaten ödemeleri halinde aylıksız geçen izin süreleri emeklilik yönünden eski derecelerinde değerlendirileceği,

5434 sayılı mülga 102. Maddesi İle de, istekleri ile emekliye ayrılacak olanların bu paralan istek tarihinden en az 6 ay önce, Kurumlarınca re'sen (malullük yaş haddi dahil) emekliye ayrılacak olanlarla ölenlerin, görevleri ile ilgilerinin kesildiği tarihlerden itibaren en geç 6 ay içinde kendileri veya dul yetimleri tarafından Kurumumuza ödenmiş olmalarının şart olduğu hükme bağlanmıştır.

Bu hükümler uyarınca, Kanunun yürürlüğünden sonra tabi oldukları personel mevzuatına göre aylıksız izinli sayılan ve emeklilik keseneği ve karşılıklarını ait olduğu ay içerisinde yatırmamış olanlardan isteyenlerin 5434 sayılı Kanunun 102. maddesinde belirtilen süreler İçinde müracaat ederek tahakkuk eden tutan söz konusu maddede belirtilen 6 aylık süre içerisinde ödemeleri halinde aylıksız izinde geçen süreleri fiili hizmet sürelerine eklenmektedir,

Diğer taraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Sigortalıların Borçlanabileceği Süreler Başlıklı 41. Maddesi,

"... c) 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların, personel mevzuatına göre aylıksız izin süreleri,

... kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82. maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırlan arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın %B2 'si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır.

Bir ay ödenmeyen borçlanmalar için ise yeni başvuru şartı aranır. Primi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz. Borçlanma sürelerinin ne şekilde belgeleneceğini belirlemeye Kurum yetkilidir...." hükmünü amirdir.

Bu hüküm uyarınca, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4. Maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca ilk kez sigortalı olanların personel mevzuatına göre aylıksız izinli sayıldıkları süreleri, kendilerince belirlenecek günlük kazancın %32'si üzerinden hesaplanacak primlerim borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri halinde fiili hizmet sürelerine eklenmektedir.

Esasen doğumdan dolayı ücretsiz izne ayrılan kamu çalışanı kadınların, ücretsiz izinde geçen sürelerine ait emekli keseneklerinin veya primlerinin devlet tarafından ödenerek hizmet olarak değerlendirilebilmesi hususu yasal bir düzenlemeyi gerektirmektedir." denilmektedir.

? Ebeveyn izninin yasalarda düzenlenmesi

Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve TBMM'nin gündeminde yer alan Devlet Memurları ve iş Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısında; "104 üncü maddenin (A) bendi uyarınca, doğum yapan kadın memura verilen aylıklı izin sürelerinin bitiminden sonra çocuğun bakımı için kadın memura ve Devlet memuru olan eşine istekleri üzerine her biri için ayrı ayrı olmak üzere altı aya kadar aylıksız izin verilir. Bu haktan en fazla sekiz yaşında bir çocuğun evlat edinilmesi amacıyla geçici bakım sözleşmesi yapan kadın memur ve Devlet memuru olan eşi de aylıklı izin süresinin bitiminden sonra yararlanır. Bu süre eşlerin talebi halinde birbirini izleyen iki dönem halinde kullanılabilir. Kadın memur veya eşinin istekleri halinde bu izin on iki aya kadar uzatılabilir. 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak çalışan veya doğum yapan veya evlat edinen işçinin memur olan eşi de aynı süre ve koşullara uygun olarak bu haktan yararlanabilir. Münferit olarak evlat edinme amacıyla geçici bakım sözleşmesi yapan erkek ya da kadın memur da aylıklı izin süresinin bitiminden sonra aynı izin haklarından yararlanır." hükmü öngörülmektedir.

? En az 50 çalışanın bulunduğu işyerlerinde ve 50'den az çalışanın bulunduğu işyerleri için çalışma alanına yakın ortak bebek bakım üniteleri ve kreş açılması, bu hizmetin ücretsiz olarak SHÇEK bünyesinde verilmesi, gece çalışması olan ve vardiyalı işyerlerindeki kreşlerin 24 saat açık olacak biçimde düzenlenmesi, hükümetin, kreşlerin açılamadığı durumlarda geçici Önlem olarak kreş ücretini karşılaması Talebiniz ilgisi nedeniyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğüne ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğüne iletilmiştir.

Bu çerçevede, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı îş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünden alınan cevabi yazıda:

"Ülkemizdeki mevcut uygulamaya göre; 14.07.2004 tarihli ve 25S22 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik"in Oda ve Yurtlarla ilgili Genel Hükümler başlıklı 15 inci maddesi aşağıdaki gibidir:

Yaşlan ve medeni halleri ne olursa olsun, 100?150 kadın işçi çalıştırılan işyerlerinde, bir yaşından küçük çocukların bırakılması ve bakılması ve emziren işçilerin çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine en çok 250 metre uzaklıkta bir emzirme odasının kurulması zorunludur.

Yaşlan ve medeni halleri ne olursa olsun, 150 den çok kadın işçi çalıştırılan işyerlerinde, 0-6 yaşındaki çocukların bırakılması ve bakılması, emziren işçilerin çocuklarım emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine yakın bir yurdun kurulması zorunludur.

Yurt açma yükümlülüğünde olan işverenler yurt içinde anaokulu da açmak zorundadırlar. Yurt işyerine 250 metreden daha uzaksa işveren taşıt sağlamakla yükümlüdür.

İşverenler, ortaklaşa oda ve yurt kurabilecekleri gibi, oda ve yurt açma yükümlülüğü bu Yönetmelikte öngörülen nitelikleri taşıyan yurtlarla yapacakları anlaşmalarla da yerine getirebilirler..."

Ancak yukarıda belirtilen uygulama îş Kanunu kapsamındaki İşçiler için geçerli olup, tüm çalışanları kapsam içine alacak şekilde hazırlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısı Taslağı 29.12.2008 tarihinde Başbakanlığa gönderilmiştir.

Söz konusu Yönetmelik AB'nin bu alandaki 92/85/EEC Direktifi ile uyumludur." denilmektedir.

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğün den alman cevabi yazıda ise;

"657 sayılı Devlet memurları Kanunu'na dayanılarak Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığınca düzenlenen 08.12.1987 tarih ve 19658 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakımevleri Hakkındaki Yönetmeliğin 2. Maddesinde "Bakımevleri kurumun bağlı veya ilgili olduğu Bakanın onayı alınmak suretiyle kurumca istihdam edilen memurların 0?6 yaş grubuna giren en az 50 çocuğu için kurumun idari ve mali işlerle ilgili birimine bağlı olarak açılabilir" ibaresi bulunmaktadır. Kamu Kurum ve Kuruluşları bünyesinde ilgili Yönetmelik hükümleri doğrultusunda çocuk bakımevleri açılmakta ve faaliyet göstermektedirler.

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu gereğince korunmaya muhtaç çocukların öncelikli olarak korunma ve bakımlarının sağlanması, 5395 sayılı "Çocukları Koruma Kanunu" kapsamında korunma ihtiyacı olan suça sürüklenen çocukların korunması, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınması sorumluluğu Kurumumuzca yürütülmektedir." denilmektedir.

? Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 'Aile Sorumlulukları Olan Kadın ve Erkek İşçilere Fırsat ve Davranış Eşitliği Sağlanmasına ilişkin 156 sayılı Sözleşmesinin ve BLO'nun "Annelerin Korunmasına' ilişkin 183 sayılı Sözleşmesinin ve 191 sayılı önerisinin Ülkemiz tarafından onaylanması ve uygulanması

Talebiniz ilgisi nedeniyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Dış İlişkiler ve Yurtdışı İşçi Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne iletilmiştir, İlgili Genel Müdürlükten alınan cevabi yazıda;

Ulusal mevzuatımızın söz konusu belgeler ile geniş oranda uyum İçinde olduğu, mevzuatımızın bu belgelere ve AB müktesebatına tam uyumunun sağlanması için çalışmaların halen devam ettiği; cinsiyet eşitliğinin sağlanması amacıyla ulusal mevzuatımızda gerçekleştirilen ve önümüzdeki dönem için planlanan faaliyetlerin ilgili ILO sözleşmeleri, AK belgeleri ve AB direktifleri göz önüne alınarak yapıldığı; söz konusu çalışmaların tamamlanması ile birlikte anılan belgelerin de onaylanmasının gündeme gelebileceği, ifade edilmektedir. Cevabi yazı eki bilgi notunda ise;

2003 yılında yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanunu'nun

1. maddesinde

?İşverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemenin Kanun'un amacı olarak belirtildiği,

?4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanmasının öngörüldüğü,

5.maddesinde

?İş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayırım yapılamayacağı,

?İşverenin, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmî süreli çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamayacağı,

?İşverence biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir işçiye, iş sözleşmesinin yapılmasında, şartların oluşturulmasında, uygulanmasında ve sona ermesinde, cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı İşlem yapılamayacağı,

?Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamayacağı,

?İşçinin cinsiyeti nedeniyle özel koruyucu hükümlerin uygulanması, daha düşük bir ücretin uygulanmasını haklı kılmayacağı,

?İş ilişkisinde veya sona ermesinde yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı davranıldığında işçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan başka yoksun bırakıldığı haklarını da talep edebilir. 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesi hükümlerinin saklı kalacağı,

?2Û'nci madde hükümleri saklı kalmak üzere işverenin yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı davrandığını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak, işçi bir ihlalin varlığı ihtimalini güçlü bir biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işverenin böyle bir ihlalin mevcut olmadığım ispat etmekle yükümlü olacağı,

8. maddesinde

?Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işverenin, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorunda olduğu,

?Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenler ile 74. maddede öngörülen ve kadın işçilerin çalıştırılmasının yasak olduğu sürelerde işe gelmemesinin fesih için geçerli bir neden oluşturmayacağı,

72. maddesinde

?Maden ocakları ile kablo döşemesi, kanalizasyon ve tünel inşaatı gibi yeraltında veya su altında çalışılacak işlerde onsekiz yaşını doldurmamış erkek ve her yaştaki kadınların çalıştırılmasının yasaklandığı,

73. maddesinde

?Onsekiz yaşım doldurmuş kadın işçilerin gece postalarında çalıştırılmasına ilişkin usul ve esasların, Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikte gösterileceği,

74. maddesinde

?Kadın işçilerin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı haftalık süre için çalıştırılmamaları esastır. Çoğul gebelik halinde doğumdan önce çalıştırılmayacak sekiz haftalık süreye iki hafta süre eklenir. Ancak, sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile kadın işçi isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda, kadın işçinin çalıştığı sürelerin doğum sonrası sürelere ekleneceği,

?Yukarıda öngörülen sürelerin işçinin sağlık durumuna ve işin özelliğine göre doğumdan önce ve sonra gerekirse artırılabileceği, bu sürelerin hekim raporu ile belirleneceği,

?Hamilelik süresince kadın işçiye periyodik kontroller için ücretli izin verileceği,

?Hekim raporu ile gerekli görüldüğü takdirde, hamile kadın işçinin sağlığına uygun daha hafif işlerde çalıştırılacağı, bu halde işçinin ücretinde bir indirim yapılamayacağı,

?İsteği halinde kadın işçiye, onaltı haftalık sürenin tamamlanmasından veya çoğul gebelik halinde onsekiz haftalık süreden sonra altı aya kadar ücretsiz izin verileceği, bu sürenin, yıllık ücretli izin hakkının hesabında dikkate alınmayacağı,

?Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verileceği, bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını işçinin kendisinin belirleyeceği, bu sürenin günlük çalışma suresinden sayılacağı,

88.maddesinde

?Gebe veya çocuk emziren kadınların hangi dönemlerde ne gibi işlerde çalıştırılmalarının yasak olduğu ve bunların çalışmalarında sakınca olmayan işlerde hangi şartlar ve usullere uyacakları, ne suretle emzirme odaları veya çocuk bakım yurdu (kreş) kurulması gerektiği Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanan "Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmeliğin" yürürlüğe girdiği hükümlerinin yer aldığı belirtilerek, 156 ve 183 sayılı ILO Sözleşmeleri ile 191 sayılı Tavsiye Kararı hükümleri ve mevcut durum hakkında bilgi verilmektedir.

Memurlar.Net
Bu haber 55,142 defa okundu. 40 Yorum yapıldı
YORUMLAR
ARŞİV