Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

MEB'de rotasyon uygulamaları

27 Aralık 2010 00:08
Yazdır

MEB görev yaptığı kurumda 5 yılını dolduran okul müdürlerinin yerlerini bu yaz döneminde değiştirdi.

Rotasyon uygulaması olarak adlandırılan uygulamanın doğru ya da yanlış olduğu noktasında çokça görüş bulunmaktadır. Bu görüşler çokça tartışılabilir fakat eğitim kurumlarının başka kurumlardaki uygulamalarla karşılaştırılmaması yerinde olacaktır. Okul müdürünün ya da öğretmenin görev değişikliği aynı şey değildir. Bu cümlelerden rotasyona karşı bir tavır algısına girilebilirse de bu yargı çok da geçerli sayılmaz.

Rotasyon uygulaması başladı ve uygulandı. Bazı kurum müdürleri de dava açarak davaları kazanmaya başladılar.

Bu konuda yani yargı kararları ile ilgili uygulama konusunda Ahmet Kandemir tarafından ?Yargı kararlarının ışığında MEB'deki Rotasyon uygulaması? başlığıyla ele alınmıştı.

Yargı kararı çıktıktan sonra yapılan uygulamalar da, hukuka ve hakkaniyete aykırı uygulamalar olduğunu açıklamak amacıyla bir değerlendirme yapacak olursak;

Uygulamada yargı kararı ile yürütmesi durdurulan davalarda davayı açan kişi aynı okula geri gönderilmektedir.

Bu uygulama doğru mudur? Takdiri okuyuculara bırakmadan önce biraz açıklama yapalım:

Davayı kazanan kişiyi aynı okula göndermek doğru değildir eğer şartlar zorunluluk getirmiyorsa. Şartların zorunluluk getirmesi cümlesi ile kişinin atanabileceği boş bir eğitim kurumun olmaması anlatılmaktadır.

Bir örnekle açıklayalım:

Türkiye'nin en güzide okullarından Beşiktaş Kabataş Erkek Lisesini ele alalım. Bu okula rotasyon sonucunda atanan kişi Sayın Uğur AÇIKGÖZ'dür. Sayın Uğur AÇIKGÖZ kimdir? Sayın Uğur AÇIKGÖZ Emirgan Özdemir Sabancı Anadolu Lisesi müdürü iken başvurduğu rotasyon döneminde İstanbul'da en yüksek puana sahip kişidir. Evet en yüksek puana sahip kişi. Yani hangi okulu tercih etse atanabilecek. Rotasyon döneminde tercihini yapmış ve ilk sıraya yazdığı Kabataş Erkek Lisesine atanmıştır.

Daha önce müdürlük yapan Sayın Recep MEMİŞ bu okulda yıllarca görev yaptıktan sonra rotasyona tabi olmuş ve rotasyon döneminde hiçbir okulu tercih etmemiştir. Bu durumda idare bilgisayar kurası ile bir ilköğretim okuluna atamasını yapmıştır.

Konunun yargıya taşınmasının ardından yürütmeyi durdurma kararı çıkmıştır.

Yürütmeyi durdurma kararında; Atandığı İlköğretim Okulunun ayrıldığı Lise ile aynı nitelikte olmadığına bu nedenle atama işleminin yürütmesinin durdurulduğu belirtilmiştir. Yani karar İlköğretime atanma işlemi olup, Kabataş Erkek Lisesine geri atanması yönünde bir karar değildir.

Buna rağmen Sayın Recep MEMİŞ Kabataş Erkek Lisesine geri döndürülmüş, Sayın Uğur AÇIKGÖZ ise evinden 50km uzaklıktaki bir liseye gönderilmiştir.

Burada idarenin elinde boş bir lise var olduğuna göre bu liseye Sayın Recep MEMİŞ'i ataması gerekirken Sayın Uğur AÇIKGÖZ'ü ataması işlemi yanlıştır.

Evet idare mahkeme kararını geciktirmeksizin uygulamalıdır. Uygulamasından daha doğal bir şey yoktur fakat idare mahkeme kararını uygularken yanlış yorum yapmaktadır. Çünkü Sayın Recep MEMİŞ bilgisayar kurası ile atandığında bir liseye atanmış olsa idi böyle bir mahkeme kararı söz konusu olmayacaktı. Yani bilgisayar kurası ile atandığı okulda çalışmaya devam edecekti.

Bir de Sayın Uğur AÇIKGÖZ'ün cephesinden olaya bakalım; Sayın Uğur AÇIKGÖZ az önce de söylediğimiz gibi İstanbul'un en yüksek puanlı müdürü. Yani hangi okulu tercih etse atanabilecek bir kişi. Bu kişi yaptığı diğer tercihlere atanmak, eski okuluna geri döndürmek bir yana tercihlerinde dahi bulunmayan bir kuruma atanmıştır. Üstelik İstanbul trafiğinde evine 50km uzaklıktaki bir kuruma. Şimdi Sayın Uğur AÇIKGÖZ'ün suçu nedir? Devlete çokça hizmet edip bu kadar puan toplamak mı? Şeriatın kestiği parmak acımaz misali hukuk kuralları içerisinde çıkarılan yönetmelik hükmüne göre tercihini yapmış olmak mı?

Şimdi başka bir kaç soru:

Tercihini yapıp puanına göre atanan Sayın Uğur AÇIKGÖZ'mü mağdur olmalıydı yoksa hiç tercih yapmayan Sayın Recep MEMİŞ'mi? Bu durumda tercih yapan Sayın Uğur AÇIKGÖZ'mü mağdur olmuştur? Yoksa hiç tercih yapmayan Sayın Recep MEMİŞ'mi?

Evet burası hukuk devleti, hukuk devletinde yargı kararları koşulsuz uygulanmalıdır fakat uygulayıcı olan idare uygulamasında kamu yararını, hizmetin gereğini, hakkaniyeti, kariyeri ve liyakati gözetmek zorundadır.

Şimdi olacak olan nedir ona bakalım:

Doğal olarak Sayın Uğur AÇIKGÖZ'da yargıya gidecektir. Yargıdan çıkacak daha önce örneğini bizzat yaşadığım gibi idarenin mahkeme kararını yanlış yorumlaması noktasındaki bir karar durumu sil baştan değiştirecektir.

İdare uygulamayı bu yönde yapmayıp Sayın Recep MEMİŞ'i boş olan Liseye göndermiş olsa idi idare mahkeme kararını uygulamış olmakla beraber mağduriyette yaşatmayacaktı. Sayın Recep MEMİŞ bu kararı da yargıya taşımış olsa idi o zaman idarenin yanlış mı yoksa doğru mu yorum yaptığı daha net ortaya çıkmış, nihai sonuca böylece ulaşılabilmiş olacaktı.

Ayrıca Sayın Recep MEMİŞ Kabataş'ta kalmaya devam etse bile bu kurumda kalabileceği süre bir yıldır. Çünkü yönetmeliğe göre atanabileceği kurum bulunamayan kişinin görev yeri değişikliği bir sonraki zorunlu yer değiştirme dönemine kadar ertelenmektedir.

Şimdi Sayın Recep MEMİŞ gelecek yıl da aynı taktiği uygularsa yani hiç tercih yapmazsa yine mi mahkeme kararıyla bu okula geri verilecektir?

Sayın Uğur AÇIKGÖZ ise en yüksek puana sahip olduğu, tercih dahi etmediği bir kuruma atandığı halde üç yıl boyunca yer değiştiremeyecektir. Çünkü yer değiştirme yapabilmesi için bu kurumda en az 2 yıl çalışma zorunluluğu vardır. İsteğe bağlı yer değiştirmeler Mayıs- Haziran aylarında yapılmaktadır. Böylece 2013 Mayıs ayına kadar yer değiştirmesi mümkün olmayacaktır.

Durumu bir de İdari Hukuk Açısından Değerlendirecek olursak;

İdari hukuk ilkelerine göre bir idari işlemle ilgili verilen karar (yürütmeyi durdurma ya da esastan karar olması fark etmez) o idari işlemin yapıldığı duruma geri dönmeyi gerektirir.

Yani Sayın Recep MEMİŞ'in rotasyon nedeniyle bilgisayar kurası ile bir ilköğretim okuluna atamasının yapıldığı zamana dönmek gerekiyor. Buraya döndüğümüzde sayın AÇIKGÖZ'ün işlemi puanına göre gerçekleşmiştir. Sayın MEMİŞ henüz atanmamıştır. O zaman Sayın MEMİŞ'e bir lise bulunması ve atanması gerekir.

İdare bu durumu şöyle yorumlamıştır. İdari işlemin yapıldığı ana geri dönersem Sayın MEMİŞ Kabataş Lisesi müdürüdür o zaman aynı yere geri vermem gerekir. Bu durumu kabul etmemiz mümkün değildir ama bir an için kabul etsek bile, o zaman idari işlemin tesis edildiği anda MEMİŞ Kabataş Lisesi müdürü ise aynı anda Sayın AÇIKGÖZ'de Emirgan Özdemir Sabancı Anadolu Lisesinin müdürüdür. O zaman onun da eski okulu olan bu okula geri verilmesi gerekir.

Aksi yaklaşım çifte standarttır ve kabul edilmesi mümkün değildir.

Şimdi tüm eğitimcileri; idarenin yani İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin mahkeme kararını uygulama noktasında izledikleri yol doğru mudur? Sorusunun cevabını düşünmeye, bulmaya davet ediyoruz?

Unutmayalım ki tüm bu yanlışlıklarda kaybeden, eğitim ve onun odağında bulunan öğrenciler olmaktadır?

Saygılarımla?

Maksut BALMUK

Eğitim Yöneticisi

Memurlar.Net
Bu haber 46,373 defa okundu. 39 Yorum yapıldı
YORUMLAR
ARŞİV