Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

36 beyin cerrahının rüşvet davası başladı

22 Nisan 2011 00:30
Yazdır

"Rüşvet", "dolandırıcılık" ve "resmi evrakta sahtecilik" iddiasıyla haklarında dava açılan 36 beyin cerrahı ile 16 medikal firması sahibi ve çalışanlarından oluşan 52 sanığın yargılanmasına başlandı.

Beyoğlu 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz sanıklar Sabri Emin Karaçor, Musa Gökduman, Süleyman Olcay Sunay, Ali Emre Giritli, Hakan Diri, Fahri Amancalı, Kenan Kıbıcı, Mesut Yılmaz, Sedat Dalbayrak, Salih Işık Dilek, Zeki Oral, Volkan Ergin, Yüksel Memiş, Ahmet Levent Aydın, Murat Taşkın, Melih Erol, İbrahim Deniz, Mustafa Bülent Şenses, Turan Korkmaz, Barış Özeken, Bilal Kelten, Ayhan Kara, Atilla Kırcelli, Mahmut Karamehmetoğlu, Hasan Uçankale, Ahmet Şengöz, Şakir Togay, Hasan Çetin, İlhan Açıkgöz, Mustafa Cevdet Aykan ile m üşteki SGK avukatı Özlem Hazinedar katıldı.

Sanıkların kimlik tespitinin yapılmasının ardından savunmalara geç ildi.

Tutuksuz sanık Sabri Emin Karaçor, 2005'te beyin cerrahı olarak uzman hekimlerden oluşan SGK'nın fatura inceleme ekibinde görevli olduğunu belirterek, "Sanık Süleyman Olcay Sunay ile tanışıyorum. Bu sanığa ait Anka isimli medikal şirketinin bir kısım ödemelerine ait evrakı inceledim. Tamamını incelemedim fakat bu şahıstan hiçbir zaman para almadım. Bana İzmir'deki konutları aldıkları iddiasını da kabul etmiyorum. Söz konusu konutları babam almıştır, sadece işlemleri takip ettim" dedi.

İddianamede geçen telefon konuşmalarını hatırlamadığını söyleyen Karaçor, iki akrabasının farklı medikal şirketlerinde çalıştığını ancak bunu burada bulunan sanıkların bile bilmediğini söyledi.

Karaçor, mesleği gereği birçok medikalciyle tanıştığını ifade etti.

Süleyman Olcay Sunay ile buluşmasını anlatan Karaçor, "Bir alışveriş merkezinde Sunay'la buluşmamızda para almadım. Herhangi bir menfaat temin etmiş değilim ancak bana bir zarf verdi ama içinde şu anda ne olduğunu tam hatırlayamıyorum. Tahmin ederim ki 2-3 sayfalık bir belge olması gerekir" diye konuştu.

Sanık Musa Gökduman da Anka medikal şirketinin yüzde 90 hissesine sahip bulunduğunu ve SGK'nın da müşterilerinden biri olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"SGK'nın devlet hastaneleri ile özel hastanelerin kullandığı malzemelere yaklaşımı farklıydı. Mevzuat açık ve net değil. O zaman kamu hastanelerine hasta adına malzeme verirken özel hastanelere de hastane adına malzeme veriyorduk. Bu dönemde bazı yanlışlar oldu. Sanık Sabri Emin Karaçor ve SGK Müdürlüğü ile görüşme yaptık. Hatta idari davalar bile açtık. Sanık Karaçor bize bir konuda itiraz etti. Ancak Karaçor'un itirazını genel müdürlük kabul etmedi. İşte bu konuyla ilgili bahsedilen görüşmeyi gerçekleştirdik. Yanımda Süleyman Olcay Sunay da vardı. Karaçor'a verdiğimiz birkaç sayfalık belge olabilir, net hatırlayamıyorum ama hiçbir zaman ne Karaçor'a ne de o birimde çalışanlara para vermedik."

Sanık Süleyman Olcay Sunay da Anka isimli medikal firmasının ortağı olduğunu belirterek, sanık Musa Gökduman'ın beyanlarına katıldığını ifade etti.

Sunay, doktorlara baskı yapıldığı iddialarının gerçek dışı olduğunu kaydederek, piyasada çalışan doktorların ne tür ameliyatlar yaptıkları, ne tür özellikler istedikleri ve talepleri doğrultusunda çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Sanık Fahri Amancalı da Ulusal Omurga isimli şirketin müdürü olduğunu belirterek, "Faaliyetimiz hastanelerin beyin cerrahisi servisini kiralayıp buranın işletmesini sağlamaktı. Herhangi bir medikal malzeme temin etmemiz mümkün değil. Ayrıca, aramalarda ele geçirilen Ulusal Omurga şirketine ilişkin notlarla ilgimiz yoktur" diye konuştu.

Sanık Mesut Yılmaz ise Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesinde beyin cerrahı olarak görev yaptığını ifade ederek, "Hiçbir zaman gereksiz ameliyat yapmadım ve gereksiz malzeme kullanmadım" dedi.

Sanık Sedat Dalbayrak da 22 yıldır beyin cerrahı olarak çalıştığını ve omurga cerrahisinde uzman olduğunu belirterek, "Bu konudaki firmalar hakkında bilgi sahibiyim. Klinikteki bütün giderler doktorlar adına yapılır. Bunlar arasında tansiyon ilacından tutun da çaya, kahveye kadar her şey vardır. Şahsi menfaatimiz olmamıştır" diye konuştu.

Hastaları en iyi şekilde ameliyat ettiğini kaydeden Dalbayrak, lüzumsuz hiçbir ameliyat yapmadığını ve hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini sö yledi.

Sanık İbrahim Deniz de Gelişim medikal firmasının yüzde 90 hissesinin kendisine ait olduğunu belirterek, suçlamaları reddetti.

Deniz, iddianamede geçen, bir doktorun ve ailesinin yurt dışı gidiş-geliş masraflarını karşıladığı iddialarıyla ilgili olarak "Doktorla yakından tanışıyorduk. İşleri çok yoğundu. Bize parasını verdi, biz de biletlerini alarak bu hizmeti sunduk. Herhangi bir şekilde doktorlara ve çalışanlara menfaat temin etmedik" dedi.

Duruşmaya katılan diğer sanıklar da haklarındaki suçlamaları reddetti.

Müşteki SGK avukatı Özlem Hazinedar, suçtan zarar gördüklerini belirterek, davaya katılmak istediklerini söyledi.

Mahkeme heyeti, SGK'nın davaya katılma talebini kabul ederek duruşmayı erteledi.

Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, dönemin SGK Fatura İnceleme Müdürü Sabri Emin Karaçor ile 35 beyin cerrahı, 16 medikal firması sahibi ve çalışanlarından oluşan 52 kişi hakkında "rüşvet", "dolandırıcılık" ve "resmi evrakta sahtecilik" suçlamalarıyla 2 ile 27 yıl arasında hapis cezası isteniyor.

Anadolu Ajansı
Bu haber 6,609 defa okundu. 1 Yorum yapıldı
YORUMLAR
ARŞİV