Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

Sevk, Sağlık Raporları ve Tedavi Yollukları Üzerine Bir Açıklama...

26 Aralık 2011 00:35
Yazdır

SEVK (HASTA YOLLAMA KÂĞIDI)

2010 yılı ocak ayından itibaren memurların hastalıkları nedeniyle sağlık kuruluşlarına sevk edilmelerinde kurumlarından sevk alma zorunluluğu kaldırılmıştır. Bu tarihten itibaren devlet memurlarına kurumlarına müracaat etmeden sağlık kuruluşlarına doğrudan giderek tedavi olabilme hakkı verilmiştir. Bu uygulamayla da memurların sevk işlemlerindeki bürokratik işlemler bir nebze azaltılarak memurlara kolaylık sağlanmıştır.

Diğer taraftan getirilen bu kolaylık, hem il içinde hem de il dışındaki bir sağlık kuruluşuna müracaat edilmesi durumunda da geçerlidir. Örneğin, Osmaniye ilinde görev yapan bir öğretmenin tatil için gittiği memleketinde hasta olduğunda tedavi olmak için sevk almasına gerek yoktur. Bugün bir devlet memuru Türkiye'nin her yerinde istediği sağlık kuruluşuna sevk almaksızın gidebilmektedir.

Bunun yanında bugünkü mevzuatta sevk işlemleri tamamıyla yürürlükten kaldırılmamış olup sadece memurlara sevk kağıdı almama kolaylığı getirilmiştir. Bu nedenle de bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine tedavi olmak için giden bir hasta, sevkli olarak gitmenin getireceği bazı imkanlardan yararlanmak istiyorsa eskiden olduğu gibi sevk zincirini takip etmesi gerekmektedir. İlçeden il merkezine, bir ilden başka bir ile yapılacak hasta gönderimlerinde sevk protokolü sağlık kurumlarınca devam ettirilmektedir. Örneğin Osmaniye Devlet Hastanesi'nde tedavi olan bir hasta, Adana ilindeki bir hastaneye tedavi için gönderilecekse Osmaniye Devlet Hastanesi'nce eskiden olduğu gibi sevk zinciri takip edilerek sevk edilmesi gerekmektedir.

Sevk işlemlerinde en önemli hususlardan biriside sevklerin geçerlilik süreleridir. Sevk zinciri takip edildiğinde geçerlilik süresi şehir içi sevkler için üç iş günü, şehir dışı sevkler için beş iş günüdür. Örneğin, Osmaniye'den Ankara'ya sevk edilen bir hasta sevkin yapıldığı tarihten başlamak üzere 5 iş günü içerisinde sevk edildiği yere giderek tedavi olmak zorundadır. Beş günlük süreyi geçirdikten sonra giden bir hastanın sevkinin geçerliliği kalmayacaktır. Mevzuatta süreler iş günü olarak tanımlandığından hafta sonlarının bu sürelere dahil edilmediği unutulmamalıdır.

Herhangi bir nedenle alınan bir sevkin geçerliliği tedavi işleminin bitmesiyle birlikte sona erer. Yeni bir tedavi için yeniden sevk almak gerekecektir.

Peki bu sevk almak ile almamak arasında ne gibi bir fark var diyecek olursanız ona da bir açıklık getirelim. Memurun bulunduğu yerleşim yerinde tedavi olması gerekiyorsa sevk almasıyla almaması arasında herhangi bir fark yoktur. Ancak, memur tedavisi için ikamet ettiği yerleşim yeri dışına gitmesi gerekiyorsa o zaman sevkli olarak gitmek ile gitmemek arasında bazı farklar olacaktır. Sevkli olarak gitmenin getireceği en önemli fark da tedavi yolluğudur. Örneğin, Osmaniye ilinden Ankara iline tedavi için gidecek olan bir hasta, sevk almadan giderse yapacağı tüm masraflarını kendisi ödeyecektir. Sevkli olarak gitmesi durumunda ise yapmış olduğu bir kısım masraflar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacaktır.

Her ne kadar sevk alma zorunluluğu kaldırılsa da sevkli olarak gitmenin beraberinde getirdiği tedavi yolluğu ödemeleri devam etmektedir. Devlet memurlarının tedavi yolluğundan yaralanmak istemesi durumunda sevk zincirini takip etmesi gerekmektedir.

SAĞLIK RAPORLARI

2010 Yılında Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilen devlet memurlarına ilişkin olarak yapılan düzenlemeler arasında sağlık raporlarına da yer verildi.

Yapılan düzenlemeyle 15 Ocak 2010'dan itibaren SGK şemsiyesi altına alınan devlet memurlarına tek hekimler tarafından verilecek olan sağlık raporları SGK tarafından yayımlanan tebliğ ile 10 güne düşürüldü. 2009 Yılı Eylül ayında yayımlanan tebliğ hükümlerine göre günümüzde uzman veya pratisyen hekim fark etmeksizin bir hekim tek başına bir seferde 10 güne kadar rapor verebilecektir.

15 Ocak öncesinde Memurların Hastalık Raporlarını Verecek Hekim Ve Sağlık Kurulları Hakkında Yönetmeliğin 3. maddesinin b fıkrası uyarınca devlet memurlarına hastalanmaları halinde tek hekim tarafından 20 güne kadar rapor verilebiliyordu. Yeni düzenlemeyle rapor sürelerine kısıtlama getirildi.

Konuya ilişkin olarak memurlara verilecek olan sağlık raporları ve raporların izne çevrilmesi konusunda gerekli açıklamaların yer aldığı Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları İle Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik 29 Ekim 2011 tarih ve 28099 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu yönetmeliğin yayımlanmasıyla birlikte daha önce yürürlükte olan Memurların Hastalık Raporlarını Verecek Hekim Ve Sağlık Kurulları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırıldı.

Yeni yönetmelikle yapılan düzenlemeler;

Hastalık raporlarının; kurum tabipliği, aile hekimliği veya SGK ile sözleşmeli sağlık hizmet sunucularından alınması esastır.

Kanser, verem, akıl hastalığı gibi uzun süreli hastalıklarda 18 aya kadar, diğer hastalıklarda 12 aya kadar aylık ve özlük hakları korunarak izin verilebilir. İyileşmeme durumunda doktor raporuyla belirtilmek şartıyla bu süreler bir katına kadar uzatılabilir.

Görevi sırasında veya görevinden dolayı bir kazaya veya saldırıya uğrayan veya bir meslek hastalığına tutulan memur, iyileşinceye kadar izinli sayılır.

Memurlara bir takvim yılı içinde tek hekim tarafından verilecek raporların toplamı kırk günü geçemez.

Memurlara hastalık raporlarında gösterilen süreler kadar hastalık izni verilir.

Hastalık izni, memurun görev yaptığı kurum veya kuruluşun izin vermeye yetkili kıldığı birim amirlerince verilir.

Hastalık raporlarının aslının veya bir örneğinin en geç raporun düzenlendiği günü takip eden günün mesai saati bitimine kadar elektronik ortamda veya uygun yollarla bağlı olunan disiplin amirine intikal ettirilmesi; örneği gönderilmiş ise, rapor süresi sonunda raporun aslının teslim edilmesi zorunludur.

Hastalık izni verilebilmesi için hastalık raporlarının, geçici görev ve kanunî izinlerin kullanılması durumu ile acil vakalar hariç, memuriyet mahallindeki veya hastanın sevkinin yapıldığı sağlık hizmeti sunucularından alınması zorunludur.

Yıllık izin kullanmakta iken hastalık izni alan memur, yıllık izin veya hastalık izninden hangisi daha geç bitiyorsa, o iznin bitiminden itibaren göreve başlar.

Bu kapsamda bugün yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre sağlık raporu uygulamaları;

1- Tek Hekim Raporları : Memurlara tek hekimler tarafından bir defada en fazla 10 güne kadar rapor verilebilir. 10 gün bittikten sonra kontrol muayenesi yapılmak şartıyla ikinci kez 10 gün daha rapor verilebilir. Toplamda tek hekim 10 + 10 olmak üzere 20 güne kadar rapor verebilir.

Bir takvim yılı içerisinde tek hekim tarafından parça parça olmak üzere toplam 40 güne kadar rapor verilebilir.

2- Sağlık Kurulu Raporları : Memurlara 20 gün ve üzerinde verilecek olan raporlar sağlık kurullarınca verilecektir. Sağlık kurulunca İlk defa verilecek olan rapor hastalık başlangıcından itibaren en fazla 6 ay süreye kadar verilebilir.

3- İşyeri Hekimi Raporları : Kurumlarınca yetki tanınan iş yeri hekimleri bir defada en fazla 2 güne kadar rapor verebilecektir.

4- Sözleşmesi Olmayan Kurumlarca Verilen Raporlar : SGK ile anlaşması olmayan kurumlarca verilen raporların anlaşmalı kurumlarca onaylanması gerekmektedir. SGK ile anlaşması olmayan kurum tarafından 10 güne kadar verilen raporlar, anlaşmalı kurum tek hekimi tarafından; 10 günü geçen raporlar, anlaşmalı kurum sağlık kurulunca onaylanması gerekmektedir.

Sağlık Raporlarının İzne Çevrilmesi

Sağlık kurumlarınca verilecek olan hastalık raporların memur tarafından kullanılabilmesi için çalıştığı kurumunca izne çevrilmesi gerekmektedir. İzne müteakip alınan sağlık raporları memur tarafından kullanılabilecektir.

Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları İle Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin ?Hastalık izni verilmesi? başlıklı 7. maddesinin (2) fıkrasındaki ?Hastalık izni, memurun görev yaptığı kurum veya kuruluşun izin vermeye yetkili kıldığı birim amirlerince verilir.? amir hükmü uyarınca hastalık izinlerini, memurun görev yaptığı ilgili birim amirleri verecektir.?

Hastalık konusunda bir diğer düzenleme ise Refakat İzinleridir. Memurun ana, baba, eş ve çocuklarından birinin rahatsızlanması durumunda memur refakat izni kullanarak hastasına bakabilecektir. Tabi bu durumun doktor raporuyla ifade edilmesi gerektiği de unutulmamalıdır.

Refakat izni 6111 sayılı yasayla memurlara verilmiş olup yönetmelikle de bu iznin kullanım esasları aşağıdaki gibi düzenlenmiştir.

Refakat izni verilebilmesi için;

Bakmakla yükümlü olduğu ana, baba, eş ve çocuklarından birinin,

Bakmakla yükümlü olmamakla birlikte refakat edilmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocuklarıyla kardeşlerinden birinin,

ağır bir kaza geçirdiğinin veya tedavisi uzun süren bir hastalığı bulunduğunun sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi zorunludur.

Refakat izin süresi üç aydır. Gerekli görülmesi hâlinde üç aylık süre aynı koşullarda bir katına kadar uzatılır.

Aynı kişiyle ilgili olarak aynı dönemde birden fazla memur refakat izni kullanamaz.

Aynı kişi ve aynı vakaya dayalı olarak verilecek refakat izninin toplam süresi altı ayı geçemez.

Refakat izni kullanılırken memurun aylık ve özlük hakları korunur.

TEDAVİ YOLLUĞU

Tedavi yolluğu, devlet memurlarının hastalanmaları sonucunda bulundukları yerleşim yerlerinde tedavilerinin yapılamadığı durumlarda başka bir yerleşim yerlerine gönderilmeleri ile birlikte karşı karşıya kalacakları bir kısım masrafların memura geri ödenmesi işlemidir. Diğer bir ifadeyle memurun karşı karşıya kaldığı masrafların bir kısmının devletçe memura karşılanması işlemidir.

Günümüzde her ne kadar memurlara sevk almadan tedavi olma kolaylığı sağlanmış ise de tedavi yolluğundan yararlanmak isteyen bir memurun sevk zincirini takip etmesi gerekmektedir.

2010 yılına kadar tedavi yollukları memurun bağlı olduğu kurum tarafından memurlara ödenmekte idi. 2010 yılına girilmesi ile birlikte tüm devlet memurları SGK şemsiyesi altına alındığından bu tarihten itibaren tedavi yolluğu ödemeleri SGK tarafından yapılmaktadır.

Günümüzde sevk zincirini takip ederek tedavi yolluğu almaya hak kazanan bir hastanın tedavisinin bitmesine müteakip görev yaptığı yerdeki Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ederek kendisine tedavi yoluğu ödenmesini talep etmesi gerekmektedir. Memurun talebine binaen SGK tarafından tedavi yolluğu hesaplanarak memurun banka hesabına yatırılmaktadır.

Tedavi yollukları hesaplanmasında memurların ayakta tedavi olarak geçirdikleri gün sayısı dikkate alınmaktadır. Yatarak tedavi olan hastaların yatarak geçirdikleri günler için tedavi yolluğu ödenmez. Çünkü hastanede yatarak tedavi olan bir hastanın tüm ihtiyaçları hastane tarafından karşılanmaktadır. Bu nedenle hem memura hem de refakatçisine ayakta geçirilen günler için tedavi yolluğu ödenmektedir.

Tedavi yolluklarında bir diğer husus ayakta geçirilen günler için ödenecek gündelik miktarlarıdır. Memurların 2010 yılında SGK şemsiyesi altına alınmasıyla birlikte tedavi yollukları için ödenen gündelik miktarlarının hesaplanmasında da değişikliğe gidilmiştir. Yapılan değişiklikle gündelikler; il dâhilindeki sevklerde (ilçe-merkez arası) 100, iller arası sevklerde ise 200 gösterge rakamının devlet memurları aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar üzerinden, 7 yaşını doldurmamış çocuklar için ise söz konusu tutarın yarısı üzerinden ödenmektedir. Bugün itibariyle bir günlük gündelik;

(2011 Yılı Aralık ayında geçerli olan memur maaş katsayısı: 0,06446)

İl içindeki sevklerde;

Memurun Kendisi: 0,06446 x 100 = 6,44 TL

7 Yaşından Küçük Çocuk İçin : (0,06446 x 100):2 = 3,22 TL

İller arasındaki sevklerde;

Memurun Kendisi : 0,06446 x 200 = 12,88 TL

7 Yaşından Küçük Çocuk İçin : (0,06446 x 200):2 = 6,44 TL

Yapılan değişiklik sonucunda 2010 yılından itibaren memurların gündelik miktarları çok büyük oranlarda düşürülmüştür. Şöyle ki, 2010 yılı öncesinde memurlara il içi ve iller arası diye ayrım yapılmaksızın ödenen gündelik miktarı Harcırah Kanunu uyarınca belirlenen bir günlük gündelik bedeline eşitti. Bu tutar günümüzde en düşük 25,50 TL'dir. Önceki ve sonraki uygulamaları günümüz şartlarına göre kıyasladığımızda yapılan değişiklikle memurların tedavi yolluğu hesaplamalarında dikkate alınan gündelik miktarı il içinde yaklaşık %75, iller arasında yaklaşık %50 oranında azaltılmıştır. Yapılan değişiklerle memurlara bir kısım kolaylıklar sağlamış olsa da bir kısım alanlarda memurlar hak kaybına uğratılmıştır.

Tedavi yollukların hak edilmesinde bilinmesi gereken en önemli husus ise sevk işlemlerine müteakip sağlık kuruluşlarına yapılacak müracaat süresidir. Bu süre Sağlık Uygulama Tebliği'nde (SUT) üç iş günü olarak tanımlanmıştır. Diğer bir ifadeyle, il içinde veya iller arasında ki sevk işlemlerinde sevkin yapıldığı tarihten itibaren üç iş günü içerisinde ilgili sağlık kuruluşuna müracaat edilmesi gerekmektedir. Üç günlük süre geçirildikten sonra yapılan tedavilere ilişkin tedavi yolluğu ödenmemektedir.

Örneğin, Osmaniye ilinden Ankara iline tedavi için sevk edilen bir hasta tedavi yolluğu almak istiyorsa en geç sevkin yapıldığı tarihten itibaren üç iş günü içerisinde Ankara'ya giderek ilgili sağlık kuruluşuna müracaat etmesi gerekmektedir. Bu arada sevk için geçerli olan süreler ile tedavi yolluğu için geçerli olan süreler birbiri ile karıştırılmamalıdır. Sevkler için geçerli olan süreler, şehir içi sevkler için üç iş günü, şehir dışı sevkler için beş iş günüdür. Ancak her iki durum için geçerli olan tedavi yolluğu alma süresi üç iş günüdür. Şehir dışına sevk edilen bir hasta dördüncü gün sağlık kuruluşuna müracaat ederse tedavi olabilir. Ancak, üç iş günlük süreyi geçirdiği için tedavi yolluğu alamayacaktır.

Cihat KARAKUŞ

Türk Eğitim Sen Osmaniye Şube Mevzuat Sekreteri

Memurlar.Net
Bu haber 119,023 defa okundu. 22 Yorum yapıldı
YORUMLAR
ARŞİV