Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

Askeri okullarda mobbingli tasfiye

31 Ağustos 2012 09:10
Yazdır

Yaz kamplarında mobbingli tasfiye

YAŞ'ta atılmalara yargı yolunu açan 12 Eylül referandumuyla subaylara hakları iade edilirken, askeri okul öğrencilerine yaz kamplarında uygulanan tasfiye ise halen devam ediyor. Sadece 2011'de kamplardan çoğu manevi değerlerine bağlı 254 öğrenci mobbing nedeniyle ayrıldı.

İSTİHBARAT SERVİSİ / İSTANBUL

Türkiye'de insan hak ve hürriyetlerinde birçok yeni düzenlemenin yer aldığı 12 Eylül referandumuyla, başta 'irtica' bahanesi olmak üzere hukuka aykırı gerekçelerle TSK'dan atılan subaylara itibarları ve özlük hakları iade edildi. Ayrıca YAŞ kararı ile ihraçlara karşı yargı yolu da açılarak keyfi uygulamaların önüne geçildi. Ancak aynı uygulama askeri liselerde öğrenimlerine devam eden subay adayları için yapılmadı. Yıllarca okuduktan sonra, zorunlu yaz kamplarına katılan bu öğrenciler, kamp öncesi isimlerinin belirlendiğini, baskı ve mobbing uygulamalarıyla karşı karşıya kalıyor. Sadece 2011 yılında yaz kamplarından 254 öğrenci ayrıldı. Bu rakam askeri liselerden gelen öğrenci mevcudunun 3'te 1'ine tekabül ederken halen devam eden 2012 yılı kampıda da 200 civarında öğrencinin aynı gerekçelerle ayrılmak zorunda kaldığı belirtiliyor. Yaz kamplarında 2008 yılında yüzde 20 olan ayrılma rakamı 2011'de yüzde 34'e çıktı. 4 yıl süresince askeri liselerden başarı ile mezun olmuş bu öğrencilerin üçte birinin eğitimde ya da disiplinde başarısız olmasının izahının olmadığı vurgulanıyor.

AYRILACAKLARIN LİSTELERİ VARDI

Kamptan ayrılmak zorunda kalan B.A. isimli öğrenci, kendilerine tamamen insanlık dışı ve eğitim konularıyla kesinlikle örtüşmeyen muameleler yapıldığını ifade etti. B.A arkadaşlarının gece 1 dakika dahi uyutulmadığını, fiziksel ve ruhsal baskı altına alındıklarını belirterek şöyle konuştu: "Kamptan ayrılması istenen öğrencilerin bir listesi vardı. Sürekli hakarete maruz kalıyorduk. Anladım ki bu eziyetin sonu yoktu. Günlerce bu işkenceye maruz kalan en sonunda hıçkırıklar içinde ayrılmaya mahkûm kalan arkadaşlarım gözümün önüne geldi. Ve ayrılmak istediğimi söyleyerek Harbiye'yi terk ettim." Yaşanılan psikolojik travmaya ilave olarak bu ailelerinin üzerine 50-60 bin lira civarında bir tazminat yükü yükleniyor.

PSİKOLOJİK ŞİDDET HATTA TERÖR

Görüşlerine başvurduğumuz Mobbing Uzmanı, Emekli Öğretmen Kıdemli Binbaşı Dr. Şaban Çobanoğlu da, "Bu bir duygusal saldırı, psikolojik şiddet, hatta terördür. Bir veya birkaç kişi tarafından diğer kişilere yönelik düşmanca ve ahlak dışı yöntemlerle sistematik ve defalarca uygulanan teröre mobbing diyoruz. Burada bir grup seçilmiş ve bu öğrenciler kendilerine ne olduğunu anlayamamış. Kişilerin itibarlarına saldırıp akıl hastasıymış gibi davranıyorlar. Bir kurum kendi içindeki zorbaları ve kurbanları saptamak zorundadır" dedi

MESCİDLER FİŞLEME İÇİN KULLANILIYOR

Subay adayı öğrencilerin yaşadığı önemli sorunlardan biri de namaz kılmalarına müsaade edilmemesi. Bugün halen bir öğrencinin alenen namaz kılabilmesinin mümkün olmadığı ifade ediliyor. Birçok okulda mescit bulunmazken, bulunanlarda ise adeta fişleme maksadı ile kullanıldığı, bir öğrencinin gönül rahatlığı ile namaz kılabilmesinin mümkün olmadığı belirtiliyor.

Hedef manevi değerlerine bağlı olanlar

YAŞ kararlarıyla atılmalara yargı yolu açılırken, 2000 yılından bugüne kadar mağdur öğrencilerin anlattığı hikâyelerde belirtildiği gibi 2 bin 190 öğrenci Harp Okulları'ndan ayrılmak durumunda kaldı. Öğrencilerin baskılar neticesinde başka çareleri kalmadığı için matbu dilekçeyi imzalayıp ayrıldıklarını anlatan Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) üyesi Emekli Kıdemli Yüzbaşı Ekrem Ata, şunları söyledi: "Bu baskılar fiziki ve psikolojik olarak bir insanın tahammül edebileceği baskılar değil. Öğrencilerin birçoğu niçin ayrılmak durumunda kaldıklarını dahi bilmiyorlar ve bu ayrımcı muamelelerin niçin kendilerine yapıldıklarını anlayamıyorlar. Ama yaptığımız araştırmalarda bu mağduriyetlerde ortak payda olarak çoğunlukla milli-manevi değerlere bağlı, milliyetçi-muhafazakâr aile yapısına sahip öğrencilerin seçildiği görülüyor.

OKULLARA BAŞVURU YÜZDE 30 AZALDI

"Artık ordudan ihraç kolay kolay mümkün olmayacak" diyen Ata, "'Buna çare olarak da askeri okullardan itibaren sisteme uygun olmayan öğrencilerin subay olması mı engelleniyor?' kanaati akıllara geliyor. Meclis Dilekçe Komisyonu yapmış olduğu araştırmayı tekrar gözden geçirmeli ve bu öğrencilerin mağduriyetleri giderilmeli. Bugün Askeri okullara son 5 yıl içinde yüzde 30 oranında başvuru azalması yaşanıyor ise temel sebep bu uygulamalardır" dedi.

Sen ayrılmazsan biz seni atarız

Mağdur öğrencilerden M.A., kampta alışılagelen uygulamalara aykırı olarak ilk günden itibaren ismiyle çağrıldığını ve görevler verildiğini anlattı. Çok yoğun baskılara maruz kaldığını ve tehdit edildiğini belirten M.A. şunları söyledi: "Bir gün eğitim zamanında tek başıma eğitim yaparken yanına çağırdı takım komutanı bana şunları söylemeye başladı: 'Ben seni akıllı bir çocuk sanmıştım. Sen geri zekâlının tekiymişsin. Hala anlamadın mı? Neye çabalıyorsun, seni burada istemiyoruz. Boşuna kürek çekiyorsun istediğin kadar dayan, sen ayrılmazsan biz seni atarız. Peki, atılırsan ne olur biliyor musun? Hiçbir devlet kurumunda görev yapamazsın. Karar senin. Ya ayrılırsın ya da biz seni atarız' diye beni tehdit etti. Artık dayanacak halim kalmamıştı. Boş bulduğum vakitlerimde 5 dakika olsa da uyuyordum. Hatta geceleri başımda 2 tane komutan oluyordu. Sırayla ilgileniyorlardı benimle. Beni tuvalete kadar takip ediyorlardı ve ben özellikle klozete giriyordum saatimi ayarlıyordum ve 5 dk. Uyuduktan sonra hemen yüzümü yıkayıp bir yudumda olsa su içiyordum. Bir şeyler yemeye çalışıyordum." Meslekten iyice soğutulduğunu dile getiren Arslan, şunları söyledi: "Bu muameleler karşısında babamı aradım. Artık ayrılmak istediğimi söyledim. Maruz kaldığımız baskılar yetmiyormuş gibi daha elimizde hiçbir gelir olmadan yüklü bir tazminat ödemek zorunda bırakıldık. Bu mağduriyet nereye kadar sürecek."

Mağdur aileler ne istiyor?

Kamplarda pisikoljik siddete uğrayan öğrenciler ve aileleri isteklerini şöyle sıralıyor:

İade-i itibar istiyoruz. Tazminat ödemeyi değil, bize tazminat ödemelerini istiyoruz. Bu manevi bir rakam bile olabilir. Önemli suçsuzluğun ikrarıdır.

Halen devam eden uygulamalar artık son bulmalı.

Bu uygulamayı yapanlar cezalandırılmalı

Askeri okullarda ibadethanelerin açık ve kullanılabilir olmalı. Buraları kullananlara baskı uygulanmamalı.

28 Şubat uygulamaları

ASDER Hukuk Müşaviri Emekli Askeri Hakim Yusuf Çağlayan, "Gerek Dernek hukukçusu ve gerekse avukat olarak bu güne kadar çok sayıda askeri öğrenci ve velisi ile görüştüm. Bu öğrenci ve velilerin tıpkı 28 Şubat Sürecinde ihraç edilen subay ve astsubaylar ve aileleri gibi ortak özellikler taşıması dikkatimi çekti. Bu da, öğrenci tasfiyelerinin bir eğitim ve başarısızlık olayı değil, ideolojik amaçlı olduğunun açık bir göstergesi. YAŞ kararları yargı denetimine açılınca, olayı okul aşamasında çözmek istiyorlar" ifadelerini kullandı

Yeni Şafak
Bu haber 2,515 defa okundu. 5 Yorum yapıldı
YORUMLAR
ARŞİV