Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

Gülay Göktürk'ün Yazısına Cevaplar

Bugün gazetesi yazarı Gülay göktürk 14/10/2005 tarihli yazısında Eğitim-Sen Başkanı Alaattin Dinçer'in açıklamalarına değindikten sonra, Öğretmen Kariyer Sınavına ilişkin bazı değerlendirmelerde bulunmuştur. Dün akşam yayınlamış olduğumuz bu yazıya çok sayıda öğretmen ziyaretçimiz tepki göstermiş olup, sitemiz öğretmen bölüm sorumlusu Ahmet Kandemir de söz konusu yazıya bir cevap hazırlamıştır. Yazıyı ve değerlendirmeleri görmek için tıklayın.
15 Eylül 2005 13:45
Yazdır

Bugün Gazetesi yazarı Gülay Göktürk'ün "Öğretmen Kariyer Sınavı" başlıklı yazısı

"Bugünkü öğretmen profili içerisinde bu sınavı kazanan öğretmen sayısı yüzde 5'i geçmez. Bu da öğretmenlerin saygınlığını daha da düşürmenin ötesinde bir işe yaramaz." Eğitsen Genel Başkanı Alaattin Dinçer, bu yıl ilki yapılacak olan Öğretmen Kariyer Sınavı'na (ÖKS) karşı çıkarken böyle söylemiş. Önce duymayanlar için kısaca özetleyelim: Milli Eğitim Bakanlığı son derece isabetli bir kararla, Öğretmen Kariyer Sınavı adıyla bir sınav yapma kararı aldı. Amaç, öğretmenliğe kalite getirmek... Kariyer yapmak, uzman öğretmen ya da başöğretmen unvanlarını kazanmak isteyen öğretmenler eğer isterlerse (ve sınava katılma yeterliliği taşıyorlarsa) ÖKS'ye girecek ve kazanırlarsa hem söz konusu unvanları alacak, hem de belli bir maaş farkına hak kazanacaklar. Tabii, tam da beklendiği gibi, sınav hem öğretmenlerin hem de öğretmen kuruluşlarının yoğun tepkisiyle karşılaştı. Eğitim Sen yürütmenin durdurulması için dava açtı. Şimdi yazının başındaki alıntıya dönebiliriz. Aslında Eğitsen Genel Başkanı'nın sınava itiraz ederken ileri sürdüğü gerekçe bile, böyle bir sınavın çoktan yapılması gerektiğini ortaya koymaya yetiyor. Bir kere, bugünkü öğretmen profili o kadar kötüyse, herhangi bir performans değerlendirmesinde öğretmenlerimizin yüzde 95'i dökülecekse, bu profilin düzeltilmesi için, öğretmenlerin kendi kendilerini yetiştirmelerini teşvik edecek böyle sınavlara ihtiyaç yok mudur? İkincisi, öğretmenlerimizin profili bu kadar kötüyse, hangi saygınlıktan söz ediyoruz, ya da zaten hak edilmeyen bir saygınlığın daha da düşmesinden neden korkuyoruz? Kendimizi kandırmaya devam edebilmek için mi?

***

Bu sistem, öğretmek için kendini paralayan öğretmenle, mesleğinde yetersiz öğretmen arasında hiçbir ayrım yapmıyor. Ne iyiyi ödüllendiriyor, ne kötüyü cezalandırıyor. Oysa bugün ABD dahil bütün dünya, eğitim reformlarına öğretmenin yeterliliğini sorgulayarak başlıyor. Öğretmenin performans değerlendirmesini doğru bir biçimde yapabilmek için çeşitli yöntemler deneniyor. Kimi ülkelerde (örneğin Japonya'da) bir öğretmen bir ilde görev yapabilmek için önce o ilde oluşturulan özerk bir eğitim komisyonunun yaptığı sınavdan geçmek zorunda. Ayrıca bütün öğretmenler, her beş yılda bir ülke genelinde yapılan bir sınavla test ediliyorlar. Bizde ise ne performans değerlendirmesi, ne de doğru dürüst bir teftiş sistemi var. Her yıl ÖSS'den binlerce öğrenci 0 çekiyor, binlerce lise birincisi barajı aşamıyor, biz dönüp de öğretmenlerimize, "Bu ne rezalet, öğretmeyi bilmiyorsanız orada ne arıyorsunuz" diye sormuyoruz. Asıl 0 çekenin öğrenciler değil öğretmenler olduğunu gözardı ediyoruz. Tek yaptığımız öğretmenleri yarı azizler-azizeler haline getirip, haklarında kahramanlık menkıbeleri anlatarak, öğretmenliği herhangi bir meslek olmaktan çıkarıp kutsallaştırmak ve dokunulmaz kılmak... Öğretmen böyle kutsal olunca, iyi öğretmen olmak için çabalamasına, bilgi çağını yakalamak gibi zahmetlere girmesine de hiç gerek kalmıyor. Öyle ya, "Kutsal"ın performansını ölçmek kimin haddine!


Sitemiz Öğretmen Bölüm Sorumlusu Ahmet Kandemir'in Cevabı

Sayın Gülay hanım yazınızı milli eğitim bakanlığının sitesinde gördüm ve okudum.

Yazıyı okurken mevzuatı bildiğim için araştırmadan yazdığınız kanaatine vardım.

Nedenlerine gelince;

Sınav bahsedildiği gibi bir sınav değil öğretmenlere başöğretmenlikte yüzde 10, uzman öğretmenlikte ise yüzde 20 kontenjan verilmektedir

Yani sınavı 60 puan alan herkes kazanacak fakat yazınızda bahsettiğiniz gibi maaşı artmayacak öğretmenin sınavı kazanması yeterli değil kontenjana girmesi gerek...

Yani önce sınavı kazanacak pek çok kişinin bu sınavı kazanacağından emimin ve kontenjanlarda dolacak...

İşte sorun burada. Çünkü kontenjanların dolması demek o kontenjanların bir daha boşalmaması demek.

Bu sınavı ilk defa girip kazanıp ve kontenjanda yer bulanlar yaşadı, diğerleri o kontenjandaki imtiyazlı hale getirilmiş öğretmenlerin ya emekli olması gerek yada bu kontenjandaki öğretmenlerin aldıkları fazla paralarla hepsinin aynı anda Amerika da tatile çıkıp katrinaya yakalanmaları dahilinde diğer sınavı kazananlar bu kontenjanlara girebilecek. Yoksa bu kişilerin tek tek emekli olmaları bir kaç kişinin kontenjana girmesi söz konusu kitleyi ilgilendirmiyor. Bu yönetmelik tamamen tribüne oynama yönetmeliği diyecekler ki işte sınav işte maaş artışı işte kariyer...

Hani nerde sayın köşe yazarım, nerde sınava ben de giremiyorum. 15 yıllık öğretmenim alanımda buluş yaptım. Bakanlık projemi üretip diğer okullara gönderiyor ve ben sınava iki yıllık mezunu olduğum için giremiyorum.

Bu mu kariyer... Kariyerse en alasını yaptım. Alın terimle ben buluş yapıp, Bakanlığa elektro board isimli deney seti kazandırdım. Ne ödül veren oldu, ne teşekkür belgesi... Bugün 19 mayıs çalışmalarına katılan herkese teşekkür veriyorlar.

Yani sayın bakanımız demiyor ki sınavı kazanan herkese bu kariyeri vereceğim...

Versin bende ellerinden öpeyim...

Siz yazınızda da sanki sınavı kazana her öğretmenin kariyer sahibi olacağından bahsetmişsiniz, buna gerçekten çok üzüldüm.

Bu tür yazılar, biz öğretmenleri gerçekten üzüyor...

Ama sayın sendika başkanının dediklerinin de tamamen karşısındayım.
Saygı ve sevgilerimle
Ahmet Kandemir


İLGİLİ HABERE YAZILAN 32 ADET YORUM

master381

Ucunda 75 ytl gibi zam olmasaydı acaba kariyer yapim diye kaç öğretmen sınava girerdi? Bu kıyıda kalmış yazarın malesef söyledikleri doğru ama karşılaştırma yaptığı ülkelerdeki kadar öğretmenlere maaş verseler; sosyal ortamlarımızı geliştirsek,teknolojiyi en son noktadan takip edebilsek, kitap almaya daha fazla para ayırabilsek,gezilere katılabilsek acaba nolurdu. Acaba kaç öğretmen memleketine gitmek dışında gezebildi? Kaçı en son yayınlardan alabildi?Kaç tanesi PC,telefon,araba,ev vb sahibi? Bunun başlıca sorumlusu ekonomi olarak görülüyor.Ülkemizdeki her insan bu yüzden monotonluğa düşüyor.Ama yine de elimizdeki en asgari imkanı kullanarak değişen şartlara ve dünyaya ayak uydurmalıyız. Durmuş saat bile günde 2 defa doğru zamanı gösterir gibi eleştirirken haklı olduğu noktaları da göz ardı etmeyelim. 15.09.2005


onurcan

belliki gülay hanım yine bilgisi olmadıpı konularda fikir üretiyor.bu ülkedeki öğretmenlerin çalışma şartlarını biliyormusunuz.ne aptalca bir soru belliki bilmiyor.neyse sen yazını yaz.gülmek bizimde hakkımız.. 15.09.2005


imcenn

gülay hanım gerçektende eleştiriyi hakeden bir yazı yazmış ancak kesinlikle hakeretvari eleştirileri haketmiyor. aslında bende yazmış olduğu yazıya cevap mahiyetinde yazacaktım nevarki yorumlar inanılmaz seviyesiz ve bir öğretmene yakışmayan üslupta olunca onu savunma gereği duydum. nasıl oluyorda bir öğretmen türkiyenin en çok tanınan gazetecilerinden olan gülay hanımın adını ilk defa duyuyor anlamıyorum. ayrıca sendikalrın öğretmenlerin adını iki paralık ettiğini düşünüyorum. 15.09.2005


ayılmaz

sınav tamam da.sınavın içeriği,kontenjan asıl bunlar önemli.tam rakam aklımda değil ancak öğretmen sayısının %10'u gibi bir rakam.yani ben şunu anladım. şayet kazanan bu kesim sınavdan 100 alsa, sınavı kazanmak için 99 almak bile yetmeyecek.tabi birde şu var.hayatımız sınav oldu zaten. bu da böyle gelir geçer sanırım.  15.09.2005


sserkans

Bu Gülay hanımın öğrenim durumunu çok merak ediyorum.Düşünme gücünüde kaybetmiş.meb internet sayfasında da bu bayanın yorumu eklenmiş. Gülay hanım kimden icazet aldın? 15.09.2005


aydın abanoz

kendini ispata çalışan çocuk paranoyası. sorunları görmekten aciz, terkedilmiş düşünceler eğitimi bu duruma getirmedimi ki hala gündemde tutulmaya çalışılıyor. masa başında oturup ahkam kesmek, akıl vermek hiç kimsenin haddi olamaz. herkes kendi üzerine düşeni yapsın. önce köşe yazarlığını başar sonra diğerlerinin gözündeki çöpü çıkarırsın.  14.09.2005


recai_1974

gülay hanım hüseyin çelik bu yazı için sana kaç lira verdi bilmiyorum ama senin eğitimle yakından uzaktan alakan yok seni kınıyorum 14.09.2005


yasnes

Gülay Hanımı tanımıyorum ve ilk kez de yazısını okudum.Eğitimci ve eğitim hakkında bilgisi olmadığı kesin.acaba okurkn demi eğitim çalışanları ile muhattap olmadı özel ders mi oladı ki diye düşünmedim de değil. sanırım eğitim sistemini bilip bilmeyen herkes eğitim ve eğitimci hakkında yorum yapmaya kalkarsa bu iş daha da içinden çıkılmaz bir hal alır. Bence bu bayanının acilen ilgi ve yetenek testine tabi tutup o alana yönlenirmekte yarar var. Çünkü bu toplum hiç bir bireyini kaybetme lüksüne sahip değil. 14.09.2005


akinsefa

Gülay hanım bir konuşmanın bir cümlesini alıpta 300 bin üyesi olan bir öğretmen örgütünü hem de öğretmenleri ilgilendiren bir konuda eleştirmenizi analamsız buldum, ozaman yazarları da sınava alsındalar, hakimleri, subayları, bankacıları. Aynı işi yapsınlar ama uzman olsun biri. Şimdi söyleyin çocuğunuzu okula kaydederken uzmana mı vermek istersiniz uzman olmayana mı? İnşallah sizinki uzman olmayan öğretmende okur. Bir egitim bakanlığı kendi personeli eğitemiyorda başka şeylerden medet umuyor sizde çanak tutuyorsunuz  14.09.2005


eğitimemek

Bu köşe yazarı masabşından bir yerlerden talimat alarak bu haberi yazmış bu çok net. neden mi? 1- Sınavın içeriğini bilmiyor 2- Mevcut sistemden habersiz 3- Sınava katılacaklar hakkında bilgi sahibi değil 4- Kota olayından hiç haberi yok 5- Düşmanlığını yapmaya çalıştığı emek örgütünü ne tanıyor nede adını biliyor. Bu sendika EĞİTİM_SEN 'dir eğitsen değil.Ayrıca eğitim-sen in demokratik,laik,bilimsel bie Eğitim mücadelesini de bilmiyor Yada bu kavramlara yabancı.. ............. Aytenkar hanım sizin ,sözde yorumlarınızın mantık sorgulamasına hiç girmeden bu sınavdan kaç alacğınızı merak ediyorum bu bir. Acaba vaktinizi nerelerde geçiriyorsunuz bu iki. Öğretmen öğretmene bu mantıkla düşman oluyor üç. Sınavdan aldığın notu herkese açıklamak zorundasın unutma. Saygılar 14.09.2005


haluka28

japonyada amerikada kaç tane öğretmen cebinden para harcayıp öğrencisine ilaç alır, çikolata şeker alır yada kaçtanesi mesai saatinin dışında karşılıksız çalışır, kaç tanesi altına yapan öğrencisinin çişini temizler. alooooo gülay hanımefendi söyle bakalım 14.09.2005


mujikgundi

sayın gülay AKtürk,sahibinin sesi olma özleminiz tükenmiş bir yazar olma sıkıntınızdan mı kaynaklanıyor?Siz o çok gezip gördüğünüz ülkelerde ki eğitimciler yalnızca eğitim ile uğraşırken bizler okullarda hem tahsildar,hem hizmetli ;köylerde hem doktor bazen imam ,okul servislerinin denetleyicis,taşımalı gelen öğrencilerin kumanya dağıtıcısıyız daha sayayım mı?kimseden kahramanlık payesi istemedik .üstümüze gölge rtmeyin yeter ki.unutmayın ki sizi de yetiştiren bir öğretmendi.umarım du halinizi görmeden dünyadan ayrılmıştır. 14.09.2005


cemc2005

Gülay hanımın ne olduğunu herkes biliyor aslında bu kadına yorum yazmaya değmez ama tek cevabım olacak "Senin bahsettiğin o Japonda'da en yüksek maaşlı devlet memuru öğretmendir. Almanya ve Amerika'da başkommiser muadili bir memurun 2 katınadan fazla maaş alır öğretmenler ve Türk öğretmenlerin maaşının 6-15 katı maaş alırlar. 14.09.2005


melmel

Kariyer sınavı ile birlikte öğretmenlerin okumaya, araştırmaya sevkedileceği düşüncesine şahsen katılanlar olabilr.Ancak bu sınavın araştırmaya değil ezberciliğe teşvik edeceği aşikar bir şekilde bellidir.Tam da ezber eğitiminden kurtulalım denip müfredatın değiştirildiği bir anda...Çünkü sınavı yapan YÖK'tür.YÖK bu memlekette ezberci öğretmen yetiştiren kurum değil midir?Eğer değilse müfredatın değişmesi gerektiği niçin yök tarafından dile getirilmemiş bu konuda kamuoyu oluşturmamıştır.Eğer soruları YÖK hazırlayacak ise bu sınavın üniversite giriş sınavından hiç bir farkı olmayacağı belli değil midir?Tam da YÖK'ün yaptığı sınavların eleştirildiği anda...Bence bakanlık bu konudaki hassasiyetini yaklaşık 600.000 öğretmenin fikrini alarak çözüm üretmelidir.Malesef öğretmenlerimizin bir çoğu belki de tamamı bu sınava birşeyler öğrenmek amacı ile değil, ekonomik gelir amacıyla girecektir.Çünkü ev kiralarının 200-800 ytl arasında olduğu ortalama maaşının yarısını kiralara vermek zorunda kalan bir öğretmen için 70 ytl iyi bir paradır.Öğrenciler için değilde 70 ytl için girilen sınavın anlamı ne kadardır? 14.09.2005


vxvx

sınav kriterleri objektif değil,herkesin girmesinden neden korkuluyor anlamıyorum,milli eğitimde çalışan tüm kadrolu öğretmenler sınava girebilmeli,sonuçta her kazanan bu haktan yararlanmayacak. 14.09.2005


egtr23

Yukarıda öğretmenler için yorum yapan sözde araştırmacı gazeteci bayan maalesef Türkiye şartlarını ve mevcut olan eğitim sistemini bilmeden afaki olarak yorum yapmıştır. Bu günki yobaz ve dünkü maocu gazetecinin neden kararsız bir hayat içinde olduğu galiba beynindeki eksik bilgilerden ya da dünya görüşünün darlığından kaynaklanıyor. Yukarıdaki yazarın öğretmenlerin şu andaki durumu, yaşantılarını bilmeden yazdığı yazının aslında Türkiyede her önüne gelen insanların nasıl yazar olduğunu gösteriyor.Sayın Gülay hanım gaztecilik mimarlığa benzemez. Öğretmenlikte sizin yaptığınız gazeteciliğe benzemez. Öğretmenlik mesleği akşamdan akşama oturup iki kelime karalama yapıp bunu da makale diye yutturmaya benzemez. Gazetecilik uzun süre araştırmaya dayalı haberlerle yorumlarla olur. Gazetecilik şahsi düşüncelerle olmaz. Bu gün Türkiyede en kötü şartlarda öğretmenler çalışıyor. Eğitimde kalite denildiğinde öğretmenin kaliteli olması bekleniyor. Ama öğretmenin yaşadığı hayat standartı başta sizin gibi dar düşünceli gazeteci müsvetteleri ve siyasilerin aklına gelmiyor. Bir diğer unsur Türkiyede eğitim sistemi her gelen hükümetin siyasi politikaları doğrultusunda işleyen bir yap boz haline dönmüş. Bu halde öğretmen her sene başka şekillere sokuluyor. Sizin gibi yobaz, rijit gazteceilerin kafasından olan siyasilerin gtirdiği sistem idealist ve görevini layıkıyla yapmaya çalışan öğretmeni yok ediyor. Rahat koltuğunuzda oturduğunuzda van ilinin özalp ilçesinde bilmem ne köyünün bilmem ne mez 14.09.2005


ozimumut

BU SINAV HERKESE AÇIK OLMALI,milli eğitim bakanlığı ön lisans mezunu öğretmenlerini bu sınava sokmuyor.bu gerekçe bile bu yönetmeliğin iptali için yetrli bir sebeptir.hüseyin çelik.in ne yapmaya çalıştığını iyi anladığımızı söyleyemeyeceğim. 14.09.2005


Beşir Fuat

Önce düşündüm ki Gülay Göktürk'e ve benzeri kafada olanlara bir cevap yazayım, sonra, değmez, dedim. Zaten arkadaşlar gerekeni yazmışlardı. Ama şu kariyerist, ne oldum delisi, kendisini dev aynasında gören, büyük olasılıkla birileri tarafından şişirilmiş olan ve kendisini de öyle gören bazı (sanırım öğretmen) kişilerin dönüp dönüm, kahve köşelerini, "boşver"işlerini gündeme getirenlere bir hatırlatma yapmak gereği duydum. Polemiğe girmek istemem. Ama bütün beşer hayatının, kendisinin etrafında döndüğünü düşünen, zekayı, bilgiyi çoktan seçmeli sorularla sınırlı sanan; okumayı, sınavlara hazırlık kitaplarını ezberlemek olarak gören kariyerin en altında kalıp kariyer kariyet diye tutturan öğretmenlere bir önerim olacak. Sadece test kitaplarını okumayın, biraz da düşünün! Kariyerist olmak değil esas olan, değertanır olmaktır. Ha, yetmedi mi, biraz da mantık jimnastiği yapın, bakalım ne çıkacak! Yeniden Gülay Göktürk'e dönersem: Sırf yazmak için yazdığı o kadar belli ki bahsettiği sendikanın "Eğitsen" mi, "Eğitim Sen" mi olduğunu bile anlayabilmiş değil. Amaç bağcıyı dövmek olunca... 14.09.2005


ferrari75

Bir öğretmen olarak, kendimizi sürekli yenilemeyi ve geliştirmeyi vazgeçilmez bir unsur olarak görüyorum. Ama algoritmacı arkadaşıma katılmamak mümkün değil. Mükemmel insanlar ancak mükemmel koşullarda ortaya çıkabilir. Karşılaştırılan ülkelerde hem öğretmenin sosyo-ekonomik koşulları çok farklı, hem okulların fiziki yeterlilikleri çok üstün, hem de öğrenci ve velinin okula bakışı çok farklı. Sorgulayacaksak eğitime ayrılması gereken kaynakların bunca zamandır neden birilerine peşkeş çekildiğini sorgulayalım.  14.09.2005


erence25

MEB.HÜSEYİN ÇELİK ÖĞRETMEN MUHALİFİ OLURSA..öğretmenlerimiz,yere göğe sığdıramadığımız öğretmenlerimiz ne hale geldi görüyor musunuz?sebebi sadece milli eğitim bakanıdır diye düşünüyorum.sayın bakan göreve geldiği andan itibaren yanında olması gereken öğretmenin hep karşısında yer aldı.kariyer sınavı diye lanse edilen sınavda bile öğretmenleri bölmekten geri kalmadı sayın bakan.eğitim yüksek okulu mezunu öğretmenler bu sınava giremiyor.ne ucube bir şeydir bu.belki daha neler yaşayacak öğretmenlerimiz.keşke bu hüseyin çelik van.dan hiç çıkmasaydı.keşke van.da içinde bulunduğu gruba dahil olmasaydı da vekil olmasaydı.ne diyelim.Allah'ın adaleti var.sayın bakana hakkımızı helal etmiyoruz. 14.09.2005


felluce

Gülay Hanım Haklısınız haklısınızda TÜRKİYEDE DEĞİL.....Örnek verdiğiniz ülkelerde..... Türkiyede haklı olabilmeniz için şu soruları kendinize sormanız gerekiyor.. 1)Japonyayı örnek veriyorsunuz hiç düşündünüzmü japonyada acaba eğitim sistemi kaç yılda bir değişiyor.Acaba eğitimle ilgili alınana kararlar siyasimi.?Her siyasi iktidar değiştikce eğitimle ilgili kararlarda değişiyormu.? 2)Acaba sizin örnek verdiğiniz ülkelerin kaçında birleştirilmiş sınıf var.? 3)Gülay hanım sizin örnek verdiğiniz hangi ülkede gelen siyasi iktidarlar öğretmenleri ziraatciden,veterinerden veya inşaat mühendisinde seçmiştir.? 4)Bu güne kadar Türkiyede Milli Eğitim Bkanlığı yapmış olanların kaç tanesi eğitim kökenlidir. 5)Bu gün O imrendiğiniz ülkelerin kaçında;mafya babaları,Aşiret Ağaları,Devleti dolandıran Hırsızlar ....vb millet vekili olabiliyor. -----Gülay Hanım bu gün benim ülkemde Aydınım diyr grçinrn sizin gibilerin kaç tanesinin çocuğu 60 kişilik sınıflarda eğitim görüyor.Bulunduğunuz Aydın çevreden kaçınızın çocuğu okuyabilmek için boyacılık,Simitcilik veya işbortacılık yapıyor. ----Sayın Ülkemim Çok Aydın İnsanı Gülay Hanım siz hiç doğunun ücra köşesinde devletin bile yıllarca unuttuğu sadece seçimden seçime hatırladığı yurdumun o güzel insanlarına bir şeyler verebilmek için günlerce elektiriksiz ve ulaşımın olmadığı bir yerde üstelik birleştirilmiş sınıfta görev yapan öğretmen tanıdınızmı.?Acaba bu öğretmenin aldığı ücret sizin bir günlük yemek paranız olduğunu hiç düşündünüzm 14.09.2005


cıncık

Öyle köşeden atmakla olmaz bu işler.Sayın Gülay Hanım.Aslında benim de bir önerim var bir de GKS (Gazetecilik Kariyer Sınavı)yapılsın bakalım kim ne kadar bu mesleğin hakkını veriyor?Öyle her gün aklına geleni yazıp çok kıymetli öğretmenlerimizi küçümsemekle bu ülkeye bir yarar sağlayamazsınız.saygılarımla. 14.09.2005


eskihoca2

Gülay Göktürk hanım öğretmenlerin hangi şartlar altında , aldıkları maaşla nasıl geçinebildiklerini öğretmenlere sorsun .Birde öğretmenin kaç katı maaş aldığını söylesin....... 14.09.2005


milhan

Sayın Gülay Göktürk, Yazmakta olduğunuz konuya bile vakıf olmadan yazarak, uzman gazetecilik örneği vermişsiniz. Bravo... Alıntı:(Bir kere, bugünkü öğretmen profili o kadar kötüyse, herhangi bir performans değerlendirmesinde öğretmenlerimizin yüzde 95'i dökülecekse,) Zaten uzmanlık için sınava girecek öğretmenlerin yüzde 20'sine sınav kazandırılacak. Çünkü her ne hikmetse, kontenjan o kadar ayrılmış. Bunu bile anlamadan, gazetenizde kasıla kasıla öğretmenler döküldü diye yazarsınız artık. Siz böyle düşündükten sonra vatandaş ne yapsın??? 14.09.2005


ademcakir_2525

Öğretmenlerin boş işlerle uğraşmaması ve biraz kitap karıştırmaları açısından bu sınavı son derece faydalı buluyorum. 14.09.2005


Algoritmaci

Haklısınız Gülay Aktürk hanımefendi.. Çok haklısınız az bile yazmışsınız hem bir öğretmenin performansını ölçmek için sınav da yetmez. Sınava ek olarak amuda kalkmayı da öğreteceksiniz. Ama tabi önce sistemi değiştireceksiniz, sistemi değitirirken de örneğin planları ve uygun müfredatı yetiştireceksiniz, Bilgi teknolojisi sınıflarını her okula gerçekten götüreceksiniz, hani Japonyadaki gibi. Eğitim öğretim için ayırdığınız bütçe talancılara medya patronlarına sülüklere yedirdiğinin altında kalmayacak değil mi? Çok sayın Gülay Göktürk; Okullarda 2 li öğretim olmayacak Japonyada Almanyada vs vs de olduğu gibi o, çok gezip gördüğünüz ülkelerdeki gibi, öğretmen 5/3 derecedeki öğretmene 727 YTL (Kendi maaşım.) değil de 3bin YTL verilmeli değil mi? Gülay Göktürk. 60 kişilik sınıfları gördünüz mü Japonya'da, Peki kaç ailenin evinde bilgisayar var? Kaç aile yoksulluk sınırının altında? Kaç çocuk kalem ve kitaba verdiği parayı boyacılık, simitçilik yaparak sağlıyor? Ne güzel değil mi? Çobandan milletvekili, doktor, mühendis yetiştirmek. O çok gördüğünüz o çok işittiğiniz ülkelerde kaç çocuk çobanlık yapıyor yaz tatillerinde? tarlada çalışıyor, fabrikada.. Gülay hanım siz en iyisi bu işlere hiç girmeyin. Sizin anlamak istedikleriniz, size dikte ettirilenlerle ancak sınırlıdır.. NE DE OLSA SİZİN KÖŞE YAZARLIĞINIZ DA BENİM TARAFIMDAN ONAYLANMADI? SAHİ SİZ UZMAN MISINIZ YOKSA BAŞ MI? Efendim saygılarımla. 14.09.2005


Oberlehrer

Bu bayanı şimdiye kadar takdir ve ilgiyle izlerdim. Tam bir gazeteci derdim. Ama yanıldığımı şimdi bu yazısını okuyunca anladım. Eğitim Sen başkanı son derece doğru konuşmuştur. Bu sınav öğretmenleri bilinçleştirmeyecek bilakis cahilleştirecektir. Ama bunu sen anlayamazsın, senin seviyeni aşar. Öğretmen olsaydın anlardın. Öğretmen Sendikacısı olsaydın anlardın. Benim neyimi ölçecek? Yüksek lisansı kabul etmiyor, tezsiz diye, KPDS den 75 ve 80 puanlık dil belgemi kabul etmiyor, Branşımdan bir tane soru sormuyor. Okuduğum hazırlık sınıfını kabul etmiyor. 0-2 yaşındaki çocuğun tuvaletini ne zaman tutacağını bana sormasının anlamı ne? Bana ne çocuğun ... şeyinden. Ben çocuk bakıcısımıyım ya da anaokulu öğretmeni miyim?Dünyanın hiç bir ülkesinde böyle kademelendirme yoktur. Sıfır çekmelerinin sebebi bu maaşa ancak bu kadar çalışılır. Sıfır bile çok eksiye düşmediğine şükredin. 14.09.2005


Algoritmaci

Gülay Hanım, Sizin hiç aklınızın ucundan geçer mi "sistem" kavramı.. O çok böbürlenerek övdüğün ülkelerdeki Eğitim Sistemi nasıl? Öğretmenin oradaki işlevi ile buradaki işlevini karşılaştır da.. Türk öğretmeninin elini bir kez daha öp. Ama lütfen zahmet et. Hoş herşeyin en ucuz ve en kolay olanın yaşandığı ülkemde yeni moda öğretmenle uğraşmak. peh! Sizin entellektüellik olarak yutturduğunuz bir çok uydurmacanın alacakaranlık uzantısı muğlak düşüncelerin de kabak tadı verdiği ortada. Siz herkesi herkes gibi mi sanıyorsunuz? Birikimli halleri bırakın. Hayat gerçeklerle yaşayan dinamik bir süreçtir.. Sizi de üfleyecektir.. 14.09.2005


FADILCOSKUN

Ben istanbulda görev yapan bir ingilizce öğretmeniyim, Gülay Hanım. İki çocuk babasıyım ve eşim ev hanımı.Aldığım maaş 810 ytl,dir. 400 ytl kira ödüyorum. Geri kalan parayla iletişim,su,elektrik,ulaşım ,sağlık,gıda,giyim,temizlik.. gibi temel ihtiyaçlarımın tamamını bu parayla nasıl karşıları mı düşünürken, siz lüks bir restorantta 400 ytl,lik şarabınızı yudumlayarak labtopınızla köşenizi yazıyorsunuz. Öyle köşeden atmakla olmaz bu işler. Hergün aynı köşeden atmalarla bu memlekete neler kazandırdınız.  14.09.2005


aytenkar

ne hoş yazmışsınız gülay hanım, evet bir öğretmen olarak bu sınava karşı çıkanların kimler olduklarını okulları şöyle bir gezin görürsünüz. kahveden beri gelmeyenler, ve ikinci iş peşinde olanların bu sınava karşı olduklarını ,hele hele birde kitap defter açma zahmetine bile gerek duymayanların bu sınava karşı çıkmaları elbet kaçınılmaz. ama ben çalışan çabalayan emek veren bir öğretmen olarak yanımdaki derse girmeyen aman boşver hocam diyen arkadaşımdan hiç bir farkım yok. hatta onlar daha varlıklı çünkü öğretmenliği ikinci iş olarak yapmakta. çünkü asıl işi artık başkaca.evet sınav bazılarının erişemeyceği ciğer olmuştur. hele hele bir dönem tüm fakülteler lisans tamamlama eğitimi verirken boşver diyenlerin. bunun yanında emek verip para verip lisans tamamlayanların biraz farkı olsun ön lisans mezunu kariyer basmak sınavına girmemeli mahkemeler artık uzman olmanın kıstasının eğitimle olacağına karar vermelililer. önce eğitimini tamamla sonra gel denilmesi bakanlığın yerinde bir kararı. 14.09.2005


abdulkadir125

Bu kadar acımasızca bir yorumu öğretmenlerin hak ettiğini hiç sanmıyorum. Belki bir bölüm insan üzerine düşeni yapmıyor ama bunu genellemek kadar duygusuz olmayalım. Öğretmenler bizim geleceğimiz onları eleştirelim ama asla küçük düşürmeye kimsenin hakkı yok.... 14.09.2005


alibaran02

tek kelime ile saçmalamış. kariyer yapmak için içi boş kokuşmuş kitapların içindeki boş bilgileri ezberleyerek mi yapılacak. Bir fizikçi ancak kendi alanında kariyer yapar. bilgi üretir. Gülay hanıma sormak kazım. sınavda hangi konular çıkacak biliyormu acaba...  14.09.2005

Memurlar.Net
Bu haber 13,637 defa okundu. 51 Yorum yapıldı
YORUMLAR
ARŞİV