Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

MEB ve ÖSYM, öğretmenlik alan sınavıyla ilgili bu soruya yanıt vermiyor

Milli Eğitim Bakanlığı, hangi öğretmenlik branşlarında alan sınavı yapılacağını geçtiğimiz hafta açıkladı. Ancak bu açıklama, sorulabilecekleri bitirmemektedir. KPSS kılavuzunda, GY, GK, EB ve KPSS-A grubu testlerinin hangi ders konularından sorulacağı tek tek yazmaktadır. Peki öğretmenlik branş sınavlarında hangi konulardan soru sorulacak? Bu sorunun yanıtını ne MEB ne de ÖSYM şu ana akadar veremedi...
18 Aralık 2012 10:00
Yazdır

ALAN SINAVINA YÖNELİK BEKLENTİLER, MUAMMALAR VE ÖNGÖRÜLER

KPSS'nin öğretmen adaylarının kendi branşlarında alan bilgisini ölçmede yeterli bir sınav olmadığı tüm kesimler tarafından dile getirmekte; sınavın yapı, kapsam özellikle de yordama geçerliği yıllardır tartışılmaktadır. Bakanlık öğretmenlik mesleğinin temel bilgi ve becerilerinin yanında kendi alanında da ileri düzey bilgi ve becerilere sahip öğretmenlere ihtiyaç duyduğunu ve alan sınavı yapılacağı açıklanmıştır.

Bu sınavla alanında her şeyi bilen öğretmenleri seçmek değil, kendi branşında öğretmesi istenen, yani öğretim programında var olan konular hakkında bilgi sahibi ve bu konuların nasıl öğretilmesi gerektiği konusunda yeterliliğe sahip adaylar seçilmek istenmektedir.

Alan sınavı fikri yılardır tartışılıyor. Gelecek? Geliyor? Geldi? derken, bu sene herkesi şaşırtan bir gelişme oldu. Milli Eğitim Bakanlığı ve ÖSYM açıklama yapmadan diğer bir deyişle bu konu tam anlamıyla gündemde değilken, yayınevleri alan sınavı ile ilgili kitap yazmaları için öğretim elemanlarına teklifte bulundu ve bu iş için çok ciddi bütçeler ayırdı.

Bu istek çokta alışılmış bir durum değildi?

Kısaca ne ÖSYM ne de bakanlık bu sene alan sınavının olacağını duyurmamıştı. Sınavın konu ve soru içerikleri de ortada yoktu. Ancak yayınevlerinin öğretim elemanlarına alan sınavıyla ilgili kitaplar hazırlatmaya başlaması şaşılacak bir durumdu. (Temmuz 2012)

Tam da bu noktada alan sınavının bu sene yapılacağı zihinlerde kesinleşti. Kimse bu kadar yatırımı boş boşuna yapmazdı.

Ve beklenen oldu. ÖSYM 15 branş için (Din kültürü ve Ahlak Bilgisi,

Türk Dili Edebiyatı, Türkçe, Ortaöğretim Matematik, İlköğretim Matematik, Tarih, Coğrafya

Fizik, Kimya, Biyoloji, Sosyal Bilgiler, Fen Bilgisi, İngilizce, Almanca, Fransızca) alan sınavı yapacağını resmi olarak açıkladı.

Bu aşamadan sonra dönüş yok gibi görünüyor. Kısaca; ?alan sınavı eşitliğe aykırı? ?Mahkeme alan sınavını iptal edecek? gibi söylentilere bana göre aldırış etmemek gerekir.

Ancak bu branşlardaki adayların hangi konulardan veya hangi derslerden sınava tabi tutulacağı maalesef resmi bir açıklamayla kamuoyuna duyurulmadı. Basın kuruluşlarına verilen mülakatlar ise tartışmayı her gecen gün alevlendirip, öğretmen adaylarının zihnini daha da bulandırıyor.

Alan sınavının içeriğine yönelik şu an için yapılan tüm açıklamalar spekülasyondan öteye geçemeyeceği açık?

Yapılan tahminler ve yayınevlerinin hazırlıkları ise; adayların fakültelerde gördükleri tüm derslere yönelik? Bazı yayınevlerinin hazırlığı ise Özel Öğretim Yöntemleri 1-2, öğretim programlarının yapısı (vizyon, kazanımlar, değer ve beceriler?) Yeni Öğrenme ve Öğretme Yaklaşımları, Öğretmen Kılavuz, Öğrenci Ders ve Çalışma kitaplarının içeriği ve uygulanmasına yönelik? Bunlar tahminden ibaret?

İşte temel problemLER ve muammalar burada ortaya çıkıyor.

Örneğin sosyal bilgiler öğretmenliği branşında öğrenim gören öğretmen adayı fakültede verilen hangi derslerden sorumlu tutulacak? Özel Öğretim Yöntemleri mi? Ders kitabı incelemeleri mi? Sosyal Bilgilerde Edebi Ürün İncelemeleri mi? Sosyoloji mi? Vatandaşlık Bilgisi mi? İşin açıkçası ne öğrenciler ne öğretim elemanları ne de yayınevleri ve dershaneler sınavın içeriği tam olarak bilmiyor ve böylece bu konu gün geçtikçe şehir efsanesine dönüşüyor.

Öğretmenlik mesleğine nitelikli adayların kazandırılabilmesi için öğretmen adaylarının alan bilgisi yönünden de ölçülmelerinin gerekli olduğu konunun tüm ilgilileri tarafından kabul edilen bir gerçek? Ama neyi nasıl ne ile ölçeceksin? Öğretmenlik bilmek midir? Yâda bir konuyu çok iyi bilmek, o konuyu öğrenciye çok iyi öğretebilir demek mi? Bilgi beceriye dönüşmeden bilmek ne kadar iş yarar?

İster sınavın ismi KPSS olsun isterse alan sınavlı KPSS olsun. Temel sorunumuzun arz talep dengesizliğidir. 2011 yılında yaklaşık 239.000 aday sınava girmiştir. Bu sayının yaklaşık % 5'i Milli Eğitim Bakanlığı tarafından atanmıştır. Zihinlere şu soru gelebilir ?Bu kadar mezun niye var?? ?Bir planlama yapılmadı mı?? Aslında 2012 yılına kadar ihtiyaç gözetilmeden eğitim fakültelerine geceli ve gündüzlü onlarca öğrenci alındı. Kontenjanlar da her gecen gün arttı Bu arz talep dengesizliği, 2012 yılında MEB ve YÖK arasında karşılıklı işbirliği yapılarak çözülmeye çalışıyor. Alınan kararla eğitim fakültelerindeki onlarca bölümün gece öğretimi kapandı. Belki de bu karar isabetli oldu, bunu zaman gösterecek?

Alan sınavının yeni bir uygulama olması binlerce öğretmen adayının gözünü korkutmakta, endişeye sevk etmektedir. Ancak bu sınavın yapısı bir nebze olsun kendi alanında bilgi ve beceri sahibi öğretmenlerin seçilmesine katkı sağlayacak mıdır? Bunu zaman gösterecek. Alan sınavı en iyi sistem değil. En iyi sistemi bulmakta neredeyse imkânsız? Alan sınavı bana göre en iyi olmasa da en adaletli sistem?

Örneğin geçen yıllarda bir sosyal bilgiler öğretmeni neredeyse alanı olan genel kültür (Tarih, Coğrafya, Vatandaşlık) sorularını yapamadığı halde, Matematik ve Türkçe sorularında göstereceği başarı kendisini başarıya taşımaktaydı.

Diğer bir soru ise eğitim bilimleri konularını genel düzeyde bilmek tarihi veya matematiği iyi öğretebilir mi demek? Tartışılmaz mı?

Günümüze dek öğrenim hayatı sönük geçen yâda okulu zorlukla bitiren onlarca adayın hiç beklenmedik şekilde çok yüksek puanlar alarak atanması herkesin karşılaştığı, kimsenin de anlam veremediği bir gerçek değil mi?

Sorun fakültelerde verilen eğitimde mi? ya da Eğitim fakülteler görevini yerine getiremiyor mu? Dershaneler fakültelerden daha mı iyi? Bu sorular tartışılıp duruyor.

Eğitim fakültelerinde üç tip öğretim üyesi bulunmaktadır. Birincisi; ?pürcü? olarak ifade edilen Matematik, Tarih, Sosyoloji gibi temel bilimlerle ilgili derslerine giren hocalardır. İkincisi Eğitim Programları ve Ölçme ve Değerlendirme gibi derslere giren eğitim bilimcileridir. Üçüncüsü ise; bir bilimin öğretiminde uzmanlaşmış örneğin matematik öğretimi alanında uzmanlarmış öğretim üyeleridir.

Eğitim fakültelerinde ?alan eğitimi? kavramı ne yazık ki yeni yeni gündeme taşınmaktadır. Alan eğitimcisi demek; Matematik, Tarih, Coğrafya v.b. konularını ayrıntılı olarak bilen yâda eğitim bilimci demek değil, ilgili dersler hakkında temel bilgi ve becerilere sahip ve bu derslere ilişkin konuların nasıl en iyi şekilde öğretileceğini bilen uzman kişidir. Aslında alan sınavının doğuşu da ?alan eğitimi? kavramına dayanır.

Alan sınavının 2013 yılında yapılacak olması birçok soruyu da beraberinde getirdi.

Adayların aklına şu sorularda gelebilir. ?Bu sınavı kimler hazırlayacak?? ?Komisyona hangi öğretim üyeleri nasıl seçilecek?? ?Seçilen öğretim üyeleri hangi üniversiteden olacak?? ?Seçilen üye kendi kitabından ya da yayınından mı faydalanacak?? ?Her branş için temel kaynaklar nelerdir?? Bu sorulara ilişkin endişeler de biran önce giderilmelidir.

Alan sınavı ile ilgili söylenecek çok söz, tartışılacak birçok konu vardır.

İşin açıkçası şu anda alan sınavı ile ilgili kim ne derse desin spekülasyondan öteye geçmez. Ancak sınavın içeriğin ayrıntılı olarak duyurulmasından sonra alan sınavı ile ilgili ciddi olarak tartışılabilir.

Alan sınavında adayların hangi konu ve derslerden sorumlu tutulacağı yakın zamanda açıklanmalıdır.

Şu bir gerçek ki; öğrencilerin sınava hazırlanması süreci dikkate alınarak sınavın içeriği, soru sayısı, (örnek sorular dahil) kapsamı kısaca tüm ayrıntılar 2012 Aralık ayının sonuna kadar mutlaka resmi olarak açıklanmalıdır. Bunun için 2013 KPSS-A ve Öğretmenlik Kılavuzunun açıklanması beklenmemelidir.

Tüm öğretmen adaylarına başarılar diliyorum.

Yrd Doç. Dr. Selçuk Beşir DEMİR

Cumhuriyet Üniversitesi

Eğitim Fakültesi

İlköğretim Bölümü

sbesdem@hotmail.com

Memurlar.Net - Özel

Bu yazının tüm hakları Memurlar.Net'e aittir. "www.memurlar.net" biçiminde aktif bağlantı kurulabilir, açık kaynak gösterilmek kaydıyla içerik kullanılabilir. Açık kaynak göstermeden yapılan alıntılar için yasal takip yapılacaktır. ©

Bu haber 34,767 defa okundu. 27 Yorum yapıldı
YORUMLAR
ARŞİV