Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

2003 yılı Temmuz ayı soru ve cevapları

30 Kasım 2003 02:04
Yazdır

1- Aşağıdaki sorular Ahmet Ünlü'nün Yenişafak gazetesinde okuyucudan gelen sorulara verdiği cevaplardan oluşmaktadır

2- Soru ve cevaplarda kılavyenizin Ctrl + F tuşuna basarak arama yapabilirsiniz


26 Temmuz 2003

Görevde yükselme sınav sonucuna itiraz

İstanbul Gaziosmanpaşa Belediyesi Yazıişleri'nde çalışmaktayım. Girmiş olduğum görevde yükselme sınavı sonuçları açıklandı. 70 alınması gereken sınavdan 68.750 puan alarak başarısız sayıldım. Ben bu notu beklemiyordum. Bu sınav için yeniden incelenme talebi ile dava açabilir miyim?

Hem ÖSYM hem de MEB Ölçme ve Değerlendirme Merkezi'nce yapılan sınavlarda sınav sonrasında cevapların açıklanmaması tartışmalara neden olmaktadır. Sizin örneğinizde de görüldüğü üzere birçok kişi bu durumdan muzdariptir. Ancak, sınav sonrasında sınav soru ve cevaplarının açıklanarak şeffaflığın sağlanması varken bu iki kurumumuzun sınav soru ve cevaplarını yayınlamayarak prestij kaybına uğradığı açıktır.

Diğer taraftan, İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler İle Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin, görevde yükselme sınavının şeklini düzenleyen 10'uncu maddesinde; "Görevde yükselme sınavı yazılı olarak yapılır. Bu sınav Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı'na veya Milli Eğitim Bakanlığı Ölçme ve Değerlendirme Merkezi Başkanlığı'na yaptırılır" hükmü yer almaktadır. Ancak, hem bu Yönetmelikte hem de Genel Yönetmelik'te sınav sonrasına ilişkin itiraz düzenlenmiştir. Bu çerçevede Sınav Kurulu'na bir dilekçe ile itiraz ederek sınav sonucunun yeniden değerlendirilmesini talep edebilirsiniz. Gelen cevaba göre de idare mahkemesi nezdinde dava açabilirsiniz. Ama, çok emin olmadığınız müddetçe mahkeme yoluna gitmenizi önermeyiz.

657 SAYILI KANUN'UN 4/B MADDESİNE GÖRE ÇALIŞANLARIN SÖZLEŞMELERİNİN FESHEDİLMESİ

02.08.2002 tarihinden, 24.06.2003 tarihine kadar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesine göre sözleşmeli personel olarak bir kamu kuruluşunda çalışmaktaydım. Ben ve 63 arkadaşım, hiçbir gerekçe olmadan hiçbir neden olmaksızın sözleşmelerimizin 8'inci maddesi gereğince (yani "idare hiçbir gerek olmadan tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebilir" ibaresince) sözleşmelerimiz feshedildi. Bu duruma ilişkin olarak neler yapabiliriz?

7/15754 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar çerçevesinde düzenlenen tip sözleşme çerççevesinde kurumlar çalışacakları personelle yaptıkları sözleşmelerde, idarenin gerekçe göstermeksizin tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetmesine ilişkin hükümler koymaktadırlar. Diğer taraftan, 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesine göre sözleşmeli personel geçici işlerde istihdam edilmektedir. Ancak, hem işin geçici olmasına hem de sözleşmelere belirtilen türden hükümler konulmasına rağmen idarenin yaptığı işlemlerde kamu yararını gözetmesi gerekmektedir. Kamu yararının gözetilip gözetilmediğinin tespiti ise mahkemelerce yapılmaktadır. Bu bağlamda, uğramış olduğunuz işleme ilişkin idare mahkemesi nezdinde dava açarak hakkınızı aramanız gerekmektedir.

32 ay ceza alan kişinin memur olabilme durumu

Eşim 657'ye tâbi devlet memuru. 15 yıllık memurken (İşe başlama tarihi 14.07.1986) başımıza gelen bir olaydan dolayı mahkeme eşime ağır tahrik altında işlenmiş bir cinayet suçu kapsamında 6 yıl 8 ay ceza verdi. Halen cezaevinde bulunuyor. Yargıtay aşaması henüz sonuçlanmadı. Toplam 32 ay ceza kesildi. Şu anda kurum tarafından açığa alınmış durumda. Bu cezanın Yargıtay tarafından da bu şekilde onaylanması durumunda, cezasını çektikten sonra tekrar memuriyetine dönme imkanı var mı?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/A-5'inci bendinde; "Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, ağır hapis veya 6 aydan fazla hapis veyahut affa uğramış olsalar bile devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak" hükmü yer almaktadır. Bu hükümdeki altı çizili kısımda da görüleceği üzere 32 ay ceza alan bir memurun memnu hakların iadesi kararı almadığı müddetçe tekrar memuriyete dönmesi mümkün değildir.

Aylık izin süresinin emeklilikte değerlendirilme şekli

Doğum iznimden sonra altı ay ücretsiz izin kullandım. Kullandığım bu ücretsiz izinler, emekli olmam gereken tarihi uzatacağından, bu altı aylık Emekli Sandığı keseneğini ödeyebilir miyim? Böyle bir hak var mı?

Bu yıl içinde değişikliğe uğrayan 5434 sayılı Kanun'un Ek 72'nci maddesinde; "Personel mevzuatına göre aylıksız izinli sayılanlardan aylıksız izinli olarak geçen sürelere ilişkin kesenek ve karşılıklarını istekleri halinde her ay veya 102'nci maddede yazılı süreler içinde başvurmaları ve başvuru tarihindeki katsayılar ve emekli keseneğine esas aylığın hesabına ait diğer unsurlar ile kesenek ve karşılık oranları esas alınmak suretiyle hesaplanacak kesenek ve karşılıklarını aynı süreler içinde defaten ödemeleri halinde aylıksız geçen izin süreleri emeklilik yönünden eski derecelerinde değerlendirilir" hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen hüküm gereğince, emekliliğinizden 6 ay önce (102'nci maddede belirtilen) başvurarak, başvuru tarihindeki katsayılar ve emekli keseneğine esas aylığın hesabına ait diğer unsurlar ile kesenek ve karşılık oranları esas alınmak suretiyle hesaplanacak kesenek ve karşılıkları defaten ödemeniz halinde, aylıksız izinde geçen süreleriniz emeklilik yönünden eski derecelerinizde değerlendirilir.

EŞ DURUMUNDAN YER DEĞİŞİKLİĞİ VE HİZMET PUANI

Biz 10 aylık evliyiz. Ben ebe olarak Sivas'ın bir merkez köyünde görev yapıyorum. Eşim de Sivas Kangal ilçesi Bektaş köyünde öğretmen olarak çalışıyor, 3 yıllık öğretmen. Biz, eş durumundan benim çalıştığım yere tayin istedik. Milli Eğitim, eş durumu için sadece puan verip, eş durumuna öncelik verilemeyeceğini söylüyor. Ne yapabilirim?

Milli Eğitim Bakanlığı'na Bağlı Eğitim Kurumları Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5'inci maddesinde "Yer değiştirmelerde öğretmenin hizmet puanına göre işlem yapılması"nın temel ilke olduğu belirtilmiştir. Özür durumuna bağlı yer değiştirmeler ise adı geçen yönetmeliğin 14'üncü maddesine göre yapılmaktadır. Ancak bu tür yer değiştirmelerde de adı geçen yönetmeliğin 23'üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "Özür durumuna bağlı yer değiştirme suretiyle atama isteğinde bulunanların hizmet puanlarına, Yer Değiştirme Formu'nun (EK-4) (C) ve (D) Bölümü'nde gösterilen ve özürlerine karşılık gelen puanlar eklenir. Bu puan, yer değiştirme suretiyle atanmaları bakımından yapılacak sıralamada esas alınır" hükmü gereğince hizmet puanı esas alınmaktadır.

Diğer taraftan yer değiştirme taleplerinin hizmet puanına göre yapılacağı hem iller arası yer değiştirmeleri düzenleyen 24'üncü maddesinde hem de il içi yer değişikliklerini düzenleyen 25'inci maddesinde yer almaktadır. Dolaysıyla hizmet puanı gözönüne alınmaksızın yer değişiklik talebinizin yerine getirilmesi mümkün değildir.


25 Temmuz 2003

Memur, 1 yıllık süreyi beklemeksizin, istifa ederek başka bir memur kadrosuna atanabilir mi?

Başka bir kuruma izinsiz olarak geçsem alacağım ceza ne olur. Mesela KPSS'ye girip öğretmen olsam ve bunu kuruma bildirmeden yapsam, ne gibi bir sonuçla karşılaşırım?

KPSS'ye girerek başka kurumlara atanmanız mümkündür. Ancak, şu an memur olarak çalışıyorsanız, kurumunuzun muvafakatı ile atandığınız kuruma başlayabilirsiniz. Şayet şu an çalıştığınız kuruma haber vermeden KPSS çerçevesinde atandığınız kuruma başlarsanız ve eski kurumunuza 10 gün devamsızlık yaparsanız müstafi sayılırsınız. Müstafi sayılanlar da 1 yıl geçmeden tekrar memuriyete dönemezler. Dolayısıyla bu yola başvurmanızı tavsiye etmeyiz. Çünkü, müstafi sayıldığınız 1 yıldan önce öğrenilirse atanma şartlarını taşımadığınız için göreviniz sona erdirilir.

Sağlık teknikeri mezunu olup da sağlık teknisyeni kadrosunda çalışanların zam ve tazminatı

Ben Sağlık Hizmetleri Yüksek Okulu Mezunu bir tıbbi laboratuvar teknikeriyim. Ama çalıştığım kadro sağlık teknisyeni, bu kadro üzerinden maaş alıyorum. Sağlık teknikerliğinin zam ve tazminatlarından faydalanabilir miyim?

98/10548 sayılı Yan Ödeme Kararnamesinin 3'üncü maddesinin E bendinde; Özel Hizmet Tazminatı ödemelerinde II sayılı cetvelin Avukatlık, Teknik ve Sağlık Hizmetleri Sınıflarını gösteren listelerde yer alan hizmetler için işgal edilen kadroların sınıfları ve personelin kariyerinin esas alınacağı belirtilmiştir. Bu hüküm gereğince, örneğin harita teknisyeni olarak görev yapan bir memur, elektrik teknikerliğini bitirse ve kadro unvanı değişmese dahi teknikerliğin özel hizmet tazminatını alabilir. Bu kararnamenin 9'uncu maddesinde ise; "2182 sayılı Kanun ile 457 ve 458 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerle bir derece verilenlere; üst derecelerde boş kadro bulunmaması nedeniyle derece yükselmesi yapamayan ve kazanılmış hak aylıkları 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun değişik 37 ve 67 nci maddeleri uyarınca bir üst dereceye yükseltilenlere; diğer Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnameler'le getirilen intibak hükümleri gereğince üst derecelere yükselen memurların İş Güçlüğü, İş Riski, Temininde Güçlük ve Mali Sorumluluk Zammı ile Özel Hizmet Tazminatları, yükselinen derecede bulundukları kurumda aynı unvanlı memurlar için öngörülen puan ve oranlar esas alınarak ödenir. Yükseldikleri derecede 190 sayılı KHK'ye ekli kurumlarına ait cetvellerde kendileri ile aynı unvanı taşıyan kadro unvanı yoksa önceki zam ve tazminatlarının ödenmesine devam olunur" hükmüne yer verilmiştir.

Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiği takdirde, 3'üncü maddede belirtilen hususların 9'uncu maddenin istisnasını oluşturduğu ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, 9'uncu maddede belirtilen hususlar sağlık teknikeri unvanını almış olmasına rağmen sağlık teknisyeni kadrosuna atananlar için uygulanamaz.


19 Temmuz 2003

657 SAYILI KANUNUN 4/B MADDESİNE GÖRE ÇALIŞANLARIN ÜCRETSİZ İZNİ
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda 657 4/B'ye tâbi sözleşmeli personel olarak çalışıyorum. Henüz askerlik hizmetimi yapmadım. Devlet Memurları Kanunu'nun 108'inci maddesindeki muvazzaf askerlik için verilen ücretsiz izin diğer kamu görevlilerini de kapsıyor mu? Ya da sözleşmeli personelin geçerli bir mazeret ile ücretsiz izin hakkı var mı?

6.6.1978 tarihli ve 7/15754 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'da ücretsiz izin müessesesi bulunmamaktadır. Bu nedenle 657 sayılı Kanun'un 108'inci maddesinde düzenlenen aylıksız iznin 4/B maddesi çerçevesinde çalışan sözleşmeli personele uygulanması mümkün değildir. İlgili kurum askerlik dönüşü ihtiyacı olması halinde sizi yeniden göreve başlatabilir. Ancak, bu durum bir zorunluluk değildir.


İNFAZ KORUMA MEMURLUĞU VE MEZUNİYETE UYGUN KADROYA GEÇİŞ

Bizler KPSS ile infaz koruma memuru olduk. Yaklaşık 5 aydır görev yapıyoruz. Her birimiz değişik fakültelerin farklı bölümlerini bitirdik. Asaletimiz tasdik olduktan sonra kendi mesleğimizi yapmak, kendi kurumlarımızda çalışmak istiyoruz. Adalet Bakanlığı muvafakat vermeyeceğini söylüyor, idari mahkeme yoluyla sonuç alabilir miyiz?

Kurumunuz İnfaz Koruma Memurluğu personeline ihtiyaç olduğu için sizi istihdam etmiştir. Bu nedenle kurumunuzun size muvafakat vermemesinin haklı gerekçelerinin olduğu gözükmektedir. Diğer taraftan, kamu kurumlarının yargı mercilerince muvafakat vermesi için zorlanması mümkün değildir. Ancak, uzmanlık ve müfettişlik gibi kariyer mesleklerin sınavını kazanmanız halinde kurumunuz muvafakat vermezse dava yoluna gidebilirsiniz. Nitekim, bu durumda mahkemeye giderek muvafakat verilmeme işlemini iptal ettirenler bulunmaktadır. Bu konuyla ilgili memurlar.net'te örnek yargı kararı bulunmaktadır. Düz memurluklar içinse böyle bir durum söz konusu değildir. Burada bir diğer önemli husus ise Görevde Yükselme Yönetmeliği hükümleri uyarınca mezun olduğunuz bölüme uygun bir kadroya atanmanız için görevde yükselme eğitimi almanız ve bu sınav sonrasındaki sınavda başarılı olmanız gerektiğidir.


TEDVİREN GÖREVLENDİRME, ZAM VE TAZMİNATLAR

Ben 25.06.1996 tarihinde bilgisayar işletmeni olarak göreve başladım. 31.01.2003 tarihinden itibaren ise kadrosu boş olan şube müdürlüğüne (sanırım tedviren) görevlendirildim. Görevlendirildiğim günden bu yana, bu görevlendirme ile ilgili hiçbir zam ve tazminat ödenmedi. En az 5 yıl şef olarak görev yapmadığım için müdürlük için sınava da giremiyorum. Bu görevlendirmeden dolayı bir zam ve tazminat alabiliyor muyum? (4 yıllık üniversite mezunuyum, 18 ay yedek subaylık yaptım ve üniversiteden mezun olduktan sonra 2.5 yıl SSK'lı olarak özel bir firmada çalıştım)

98/10548 sayılı Yan Ödeme Kararnamesinin 6'ncı maddesinde; "Ancak, bu ödemenin yapılabilmesi için vekalet eden personelin 99 Seri No'lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği'nde açıklandığı üzere asilde aranan şartları haiz olması gerekmektedir" hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla asilde aranan şartları haiz olmayan personelin vekaleten görevlendirilmesi mümkün olmayıp, bu tür kişilerin görevlendirilmesine tedviren görevlendirme denilmektedir. Tedviren görevlendirilenlere herhangi bir ödeme yapılması mümkün değildir.


ASKERLİK SONRASI GÖREVE BAŞLAMA VE BU SÜRENİN HİZMETTEN SAYILMASI

Şu an 289 kısa dönem askerim. 1- Askerlik süresinin kısalmasına ilişkin yeni düzenleme çerçevesinde göreve başlamak için ne zaman dilekçe verebilirim?

2- Sınıf öğretmeni olarak görev yapıyorum. Fakat fizik öğretmenliği mezunuyum. Yüksek lisans yaparak tayin isteğinde bulunmak istiyorum. Eğitim alanında mı yoksa fizik alanında mı yüksek lisans yapmam gerekiyor?

3- Askerlik süresi görevden sayılıyor mu? Eğer sayılıyorsa stajyerliğim kalkmış durumda.

1- 657 sayılı Kanun'un 83'üncü maddesinde terhis tarihine vurgu yapılmıştır. Bu çerçevede terhis olduğunuz tarihten sonra 30 gün içinde kurumunuza başvurmak zorundasınız. Kurumunuz da başvuru tarihinden itibaren 30 gün içinde sizi göreve başlatmak zorundadır.

2- Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 14'üncü maddesinin (c) bendinde; "Öğrenim durumu özürü: Öğretmenin bu özür durumundan yer değiştirme isteğinde bulunabilmesi için öğretmenlikteki branşıyla ilgili bir alanda veya eğitim, yönetim, denetim alanlarında yurt içinde lisans üstü öğrenim gördüğünün veya üniversitelerin öğrenim için belirli bir süre öğretmenlik yapmış olma şartı aranan bölümlerine devam ettiğinin belgelendirilmesi yanında, sağlık ve eş durumu (eşi şehit olanlar hariç) özürleri nedeniyle yer değiştirme isteğinde bulunanlardan adaylık eğitimi süreçlerinden temel ve hazırlayıcı eğitimi tamamlamış olmaları, öğrenim durumu özüründe ise adaylığın kaldırılmış olması koşulu aranır." hükmüne yer verilmiştir. Göreceğiniz yüksek lisans eğitiminin bu hüküm çerçevesindeki bölümlerde olması gerekmektedir.

3- Aday Memurların Yetiştirilmelerine Dair Genel Yönetmeliğin 23'üncü maddesinde; "Aday memurların adaylık süresi içinde silah altına alınmaları durumunda tamamlanamayan eğitimleri terhislerinden sonra müracaatlarını takip eden durumlarına uygun ilk eğitim grubuna dahil edilerek tamamlattırılır." hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme ve 657 sayılı Kanunun 83'üncü maddesine göre askerlik durumu hizmetten sayılmakla birlikte adaylık süresinden sayılmaz. Dolayısıyla adaylığın kalan kısmını askerlikten sonra tamamlamanız gerekmektedir.

Astsubaylıktan istifa ve emeklilik

Ben 1983 yılında astsubay olarak Deniz Kuvvetleri'nde göreve başladım, 2000 yılının Nisan ayına kadar da görev yaptım ve eşimle oğlumu Gölcük depreminde kaybettikten sonra kendi isteğimle istifa ederek bulunduğum görevden ayrıldım. Malumunuz biz Silahlı Kuvvetler personellerinin yıpranma payları da mevcuttur. Benim kendi yaptığım hesabıma göre sınıf okulunu da sayarsak (1982 yılında başlamış olması gerek)yıpranma paylarımla beraber 21 yıllık bir hizmet akdim mevcuttur. Ne zaman emekli olabilirim?

2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tâbi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 8'inci maddesinde; "Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tâbi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir..." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm çerçevesinde hizmet sürenizin kaç yıl olduğunun net olarak tespit ettirmeniz gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki son üç buçuk yılın maaş bağlanması açısından hangi kurumda geçtiği önemlidir. Şayet 25 yılın tamamlanmasına 3,5 yıldan az süre kalmışsa yapacağınız iş, kalan süreyi 25 yıla tamamlamak ve yaş haddine kadar beklemektir. T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü'ne bir dilekçe ile müracaat ederek kaç yıl hizmetinizin olduğunu ve bunun kaç yılının fiili hizmet zammı olduğunu ve emekliliğe kaç yılınızın kaldığını talep etmenizin daha sağlıklı olacağını tavsiye ederiz. Sizin kaç yıl hizmetinizin olduğunu net olarak bilmemiz mümkün değildir.


18 Temmuz 2003
DMS'YE DAHA ÖNCE MEMURİYETİ OLAN KİŞİNİN GİRMESİ SORUN OLUŞTURUR MU?

1991 yılı Eylül ayında Diyanet'te imam-hatip olarak göreve başladım ve 1992 yılı Aralık ayında istifa ettim. 1994 yılında Radyoloji Teknikeri unvanıyla mezun oldum. 1999 DMS'ye katıldım ve 2001 şubatında SSK'da Radyoloji Teknikeri olarak göreve başladım. Ancak, kurumda bazı arkadaşlar DMS'ye sadece daha önce memuriyeti olmayanların girebileceğini belirtmekte ve bu durumu kuruma bildirmem halinde görevime son verileceğini belirtmektedir. Aydınlatırsanız sevinirim.

Bilindiği üzere, 1999 yılında yapılan DMS'nin bugünkü adı KPSS'dir. Bu sınavların dayandıkları yönetmelik farklıdır. Ancak DMS'nin dayandığı yönetmelikte de DMS sınavına memur olanların giremeyeceği yönünde bir sınırlama bulunmamaktadır. Diğer taraftan bazı kişiler DMS ile kazandıkları yerlerde muvafakat alarak görevlerine başlayabilmiştir. Bu nedenle daha önceki memuriyet hizmetlerinizin dikkate alınması gerekmektedir. Bu hususun memuriyetinize engel bir durumu bulunmamaktadır.

BAZI ÖĞRETİM GÖREVLİLERİNE EK DERS VERİLMEMESİ SORUNU
Bir üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışyorum. Bana araştırma görevlilerinin yapması gereken görev verilmek istendi, itirazım üzerine bu görevin verilmesinden vazgeçildi. Fakat hâlâ bana maaş karşılığı dahi ders görevi verilmedi (Yani hiç görevim yok). Diğer öğretim üyesi ve öğretim görevlileri maaş karşılığından fazla derslere girerek ders ücreti alıyorlar. Sorum şu: Diğer öğretim üyesi ve öğretim görevlileri maaş karşılığından fazla derse girerken bana hiç bir ders verilmemesi normal bir durum mu?

2547 sayılı Kanun'un 36'ncı maddesinde öğretim görevlilerinin haftalık ders yükünün 12 saatten az olmamak üzere Yükseköğretim Kurulu'nca tespit edileceği hüküm altına alınmıştır.

Diğer yandan 2914 sayılı Kanun'un ek ders ücretini düzenleyen 11'inci maddesinde; "2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36'ncı maddesine göre haftalık okutulması mecburî ders yükü saati dışında, kısmî statüde bulunanlar dahil öğretim elemanlarına görev unvanlarına göre aşağıda belirlenen mecburî ve isteğe bağlı dersler ve diğer faaliyetler için bu ders ve faaliyetlerin haftalık ders programında yer alması ve fiilen yapılması şartıyla normal öğretimde en çok yirmi saate kadar, ikinci öğretimde ise en çok on saate kadar ek ders ücreti ödenir. Ders yüklerinin tamamlanmasında öncelikle normal örgün öğretimde verilen ders ve faaliyetler dikkate alınır.

Öğretim elemanlarının teorik derslerle yaptırdıkları uygulama, yönettikleri tez, seminer ve doktora çalışmalarının ve ara sınavların ne ölçüde ders yükünden sayılacağı Yükseköğretim Kurulu'nca belirlenir. Ara sınavlar için Yükseköğretim Kurulu'nca öğrenci sayısı göz önünde bulundurulmak suretiyle tespit edilecek ders yükü beş saati, diğer faaliyetler için belirlenecek ders yükü ise bir saati geçemez. Teorik dersler dışındaki faaliyetlerin ders yükünün tamamlanmasından sonraki kısmı ek ders ücretinin hesabında dikkate alınır. Ancak mecburî ders yükünün tamamlanmasında ve ek ders ücretinin hesabında, teorik dersler dışındaki faaliyetlerin haftalık en fazla on saatlik kısmı dikkate alınır, kalan kısmı ise maaş karşılığı sayılır" hükmü yer almaktadır.

Bu hükümler çerçevesinde size maaş karşılığı ders görevi verilmek zorundadır. Ancak maaş karşılığı okutmak zorunda olunan dersler dışında ek ders almanız kurumunuzun takdirinde olup, bu konuda idarenin zorlanması mümkün değildir. Bu bağlamda, size eğer hiç görev verilmiyor ise ilgili amirleriniz hakkında görevi kötüye kullanmaktan Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Çünkü siz varken paralı bir şekilde diğer öğretim görevlilerine ek ders verilmesi ayrıca devleti zarara uğratmak anlamına da gelir. Ancak, bu tür hususları değerlendirecek makam Cumhuriyet Savcılığı'dır.

ADAY MEMURKEN İSTİFA EDENLERİN MEMURİYETE GERİ DÖNÜŞÜ

Daha önce bir devlet kuruluşunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tâbi olarak çalışırken asaletim onaylanmadan ayrılmak zorunda kaldım. Şimdi aynı kadroya başka bir devlet kuruluşunda, Devlet Personel Başkanlığı'ndan izin alarak, açıktan atanabilir miyim?

657 sayılı Kanun'un "Memurluktan Çekilenlerin Yeniden Atanmalarını" düzenleyen 92'nci maddesinde iki defadan fazla olmamak üzere memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerin veya 657 sayılı Kanun'a göre çekilmiş sayılanların (ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunmak ve bu sınıfın niteliklerini taşımak şartıyla) tekrar memuriyete dönebileceği belirtilmiştir. Bu hükmün yorumuna ilişkin olarak Devlet Personel Başkanlığı vermiş olduğu görüşlerde aday memurken istifa edenlerin sadece kendi kurumlarına dönebileceğini ifade etmiştir. Bu bağlamda, açıktan atama izni alarak sadece ayrıldığınız kuruma atanmanız mümkündür.

KURUMLARARASI NAKİL VE MUVAFAKAT VERİLMEMESİ

Benim nişanlım şu anda Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı bir askeri hastanede memur olarak görev yapmaktadır. Sorum, buradan başka bir şehre tayinini yaptırmak için ne gibi yollara başvurmamız gerekir. Duyduğum haberlere göre Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı olduğundan dolayı naklen atamaları oldukça zor çıkıyormuş. Ama onun da bir memur olduğunu gözönüne aldığımızda atamalarının muhakkak bir yolu olmalıdır. Başka bir kuruma geçiş yapması da mümkün müdür? Teşekkürler.

Devlet memurlarının kurumlar arasındaki nakilleri 657 sayılı Kanun'un 74'üncü maddesinde düzenlenmiştir. Düzenlemede nakillerin kurumların muvafakatı ile olabileceği belirtilmiştir. Bu hüküm çerçevesinde, eşinizin başka kuruma geçiş yapabilmesi için ilgili kurumun talepte bulunması (muvafakat istemesi) ve Genelkurmay Başkanlığı'nın da muvafakat vermesi gerekmektedir. Yani, Genelkurmay Başkanlığı muvafakat vermezse eşinizin başka kurumlara geçmesi mümkün değildir.


GÖREVDE YÜKSELME SORUNLARI

Ben Açık Öğretim Fakültesi'nde okuyorum ve bir kamu kuruluşunda hizmetli kadrosunda çalışıyorum. Fakat, fiilen memur görevi yapıyorum. Kurumumuz üç yıldır görevde yükselme sınavı açmadığı için memur unvanlı bir kadroya geçemiyorum. Bağlı olduğum kurumda görevde yükselme eğitimi ve sınavı açılması için ne yapabilirim? Bir de görevde yükselme sınavına girmeden başka bir kuruma naklen memur olarak atanabilir miyim? Son olarak fakültenin ön lisans bölümünü bitirdiğimde kurumca yardımcı hizmetler kadrosunda çalıştırılamayacağımı söylediler, böyle bir kanun var mı?

Görevde yükselme eğitimi ve sınavı için kurumları zorlamak mümkün değildir. Kurumlar ihtiyaç ortaya çıktıkça bu eğitim ve sınavları düzenlerler. Görevde yükselme sınavına girmeden memur kadrosuna naklen geçmeniz mümkün değildir. Ayrıca, fakülte veya iki yıllık ön lisans mezunu olanların hizmetli olarak çalıştırılamayacağına dair bir kısıtlama sözkonusu değildir.

HASTALIK RAPORUNUN GEÇERLİ SAYILMAYARAK GÖREVE SON VERİLMESİ

Benim Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Bölümü'nden aldığım 45 günlük rapor kabul edilmeyerek, müstafi sayıldım. Yönetimin böyle bir yetkisi var mıdır?

Memurların Hastalık Raporlarını Verecek Hekim ve Sağlık Kurulları Hakkında Yönetmeliğin Hastalık İzni Sürelerini düzenleyen 3'üncü maddesinde;

-Resmi sağlık kurullarının 657 sayılı Kanun'un 105'inci maddesinde öngörülen süreler kadar,

-Tek hekimlerin 20 güne kadar,

-Belirli istisnai hallerde sağlık memuru, hemşire ve ebelerin 7 güne kadar ve

-Dış ülkelerdeki hekim ve sağlık kurullarının o ülke mevzuatında tespit edilmiş süreler kadar

hastalık raporlarında hastalık izni verilmesine lüzum gösterebilecekleri belirtilmiştir. Hastalık izinleri ise bu tür raporlarda belirtilen süreler dikkate alınarak mezkur yönetmeliğin 9'uncu maddesi gereğince; Memurlara, merkezde kurum amirinin, illerde kurum amirinin teklifi üzerine mülki amirin, yurt dışında ise misyon şefinin onayı ile verilmektedir. Yönetmelik hükümlerine uyulmadan alınan hastalık raporları hastalık iznine dönüştürülmemektedir. Bu sebeple hastalık izni verilmediği halde görevlerine başlamayan memurlar izinsiz ve özürsüz olarak görevlerini terketmiş sayılarak haklarında 657 sayılı Kanun ve değişiklikleriyle, özel kanunların bu konularla ilgili hükümleri uygulanmaktadır.

Bu çerçevede size tek hekim tarafından bir defada 45 gün sağlık raporu verilmesi mümkün değildir. Ancak, 45 günlük sağlık kurulu raporu verilebilir. Şayet, tek hekim size 45 gün rapor vermişse kurumunuz, bu raporun geçerli olamayacağını size bildirmeli ve siz de yine görevinize dönmezseniz bu durumda sizin müstafi sayılmanız gerekirdi. Şunu da belirtmek gerekir ki kanuni bir mazeret dışında almış olduğunuz raporu 45 günün sonunda ibraz etmişseniz yapılacak bir şey yoktur. Diğer yandan, almış olduğunuz 45 günlük rapor sağlık kurulu raporu ise kurumunuzun sizi müstafi sayma gibi bir yetkisi yoktur. Bu durumda 60 günlük dava açma süresini geçirmediyseniz yargı yoluna başvurabilirsiniz.


12 Temmuz 2003

UZMAN ERBAŞLIKTAN MEMURLUĞA GEÇİŞLERDE KADEME İLERLEMESİ
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde memur olarak görev yapıyorum. Memuriyete sözleşmeli uzman çavuş olarak 10/1 derece ile başladım. 4 yıl görev yaptıktan sonra kendi isteğim ile ayrılıp 9/2 derece ile 1997 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde iş başı yaptım. Benim derecem 1997 yılından beri 9/2 olarak durmaktadır ve bana verilen ifadede normal bir lise mezunu seviyesine gelene kadar ilerleme olmayacağım şeklindedir. Bu işlem yasal mıdır?

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Memurluktan Çekilenlerin Yeniden Atanmalarını düzenleyen 92'nci maddesinde; 657 sayılı Kanuna tabi olmayan personelden kendi istekleri ile görevinden çekilmiş olanların, boş kadro bulunmak ve gireceği sınıfın niteliklerini taşımak kaydı ile bu Kanuna tabi kurumlardaki memuriyetlere atanabilecekleri belirtilmiştir. Bu hükme ve 657 Kanunun 74'üncü maddesinin son fıkrasındaki hükme göre Uzman Erbaşların nakillerinde, hizmete giriş dereceleri 36'ncı madde ile tespit edilen giriş derecelerinin üzerinde olanlar, ilk ilerleme ve yükselmelerinde beklemektedirler. Diğer taraftan, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 16'ncı maddesinde uzman çavuşların 10'uncu derecenin 1'inci kademesinden göreve başlayacakları belirtilmiştir. Halbuki 657 sayılı Kanunun 36'ncı maddesinde yer alan hükme göre lise mezunlarının memuriyete giriş derece ve kademesi 13/3 dür. Belirtilen hükümlerin birlikte değerlendirilmesi halinde; ilave olarak Uzman Çavuşlukta almış olduğunuz 2 derece 2 kademe süresince(8 yıl) kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi yapamazsınız.

Ne zaman emekli olabilirim?

İngilizce öğretmeniyim. 19.02.1980 tarihinde ilk göreve başladım ve 21.06.1982'de istifa ettim. Sonra tekrar göreve 16.11.1990'da başladım ve halen devam ediyorum. Ayrıca istifa ettiğim dönemde BAĞ-KUR'a 2 yıl 4 ay 28 günlük ödemede bulundum. Ne zaman emekli olacağımı öğrenebilir miyim?

Şu an 17 yıl 4 ay 24 gün hizmetiniz bulunmaktadır. 5434 Sayılı Kanunun Geçici 205'inci maddesine göre 42 yaş ve 20 fiili hizmet yılını tamamladıktan sonra emekli olabilirsiniz.

BAŞKA BİR YERE GÖREVLENDİRME HALİNDE ZAM VE TAZMİNATLARDAN DA FAYDALANILABİLİR Mİ?

Bir İlçeden başka bir ilin İl Milli Eğitim Müdürlüğüne görevlendirilen İlçe Milli Eğitim Müdürüne, İl Milli Eğitim Müdürünün memurlara ödenen yan ödeme ve Özel Hizmet Tazminatının farkı ödenebilir mi? Aynı müdür yan ödeme ve özel hizmet tazminatı ile birlikte geçici görev yolluğu alabilir mi?

657 sayılı Kanunun Vekalet, İkinci Görev Aylık ve Ücretleri ile Diğer Ödemeleri düzenleyen 175'inci maddesinde; "Bir göreve vekaleten atanan memurlara vekalet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin üçte biri, açıktan atananlara ise (Köy ve kasaba imamlığı kadrolarına atananlara 146 ncı maddede yazılı asgari ücret aylık tutarından aşağı olmamak üzere) üçte ikisi verilir. Bulundukları yerden başka bir yerdeki bir göreve vekalet suretiyle atananlara, Harcırah Kanununun geçici görevle başka yere gönderilenlere ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm çerçevesinde, kendilerine 6245 sayılı Kanun gereğince geçici görev harcırahı ödenmesi gerekenlere, 98/10548 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında belirtilen zam ve tazminatlardan farklı olanların veya fazla olanın ödenmesi mümkün değildir.


GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMALARDA YAPILAN KESİNTİLER

Kurumumuzda çalışan bir personelin görevden uzaklaştırılması nedeniyle maaşından yapılması gereken 1/3 lük kesinti içerisine zam ve tazminatların dahil edilip edilmeyeceği hususunda tereddüde düşülmüştür. Bu hususta bilgi verirseniz memmun oluruz.

657 sayılı Kanununun Görevden Uzaklaştırılan veya Görevinden Uzak Kalan Memurların Hak ve Yükümlülüğünü düzenleyen 141'inci maddesinde; "Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler." hükmü yer almaktadır. Sayıştay Başkanlığının vermiş olduğu 12.12.1983 tarihli ve K.No:4312/2 sayılı kararında; Görevden uzaklaştırılan, görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde yan ödeme ve özel hizmet tazminatlarının üçte ikisinin ödenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Dolayısıyla zam ve tazminatlardan da 1/3 oranında kesinti yapılması gerekmektedir.


ŞEKER HASTALIĞI VE BÜTÇE UYGULAMA TALİMATI

Benim eşim şeker hastasıdır. Doktorlar kan ölçme çubuğu (strip) yazdılar, ama Maliye Bakanlığı bunu ödemedi. Resmi Gazetede memur bakmakla yükümlü olduğu ve TİP I Diyabetli çocuklarına diye, belirtmiş olmasına rağmen, Maliye Bakanlığı "sadece küçüklere ödeniyor, büyüklere ödenmiyor" diyor. Görüşünüzü belirtireseniz sevinirim.

1.02.2003 tarihli ve 25011Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 3 Seri Nolu 2003 Mali Yılı Bütçe Uygulama Talimatının 21.7. Şeker Ölçüm Çubuklarını düzenleyen bölümde; "TİP I DİYABETLİ ve İNSÜLİNE BAĞIMLI TİP II diyabetlilerin kullanmakta olduğu kan şekeri ölçüm çubuklarına ait bedeller, aşağıda belirtilen esas ve şartlarda ödenecektir;

a) Kişinin, TİP I DİYABETLİ veya İNSÜLİNE BAĞIMLI TİP II diyabetli olduğuna dair Tıp Fakültelerinin endokrinoloji ve metabolizma, var ise diyabet bilim dalları ile bu dalların uzmanları bulunan Sağlık Bakanlığına bağlı Eğitim Hastanelerinin ilgili kliniklerinden sağlık kurulu raporu alınacaktır." hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümde belirtilen şartlara uygun hareket etmiş olmanız halinde Şeker ölçüm çubuklarının Devletçe karşılanması gerekmektedir.


11 Temmuz 2003
2003 YILI HARCIRAH ÖDEMELERİ

Bu köşede harcıraha ilişkin üç ya da dört soruyu cevapladık. Ancak, hâlâ harcıraha ilişkin sorular yoğunluklu olarak bizlere yöneltildiğinden genel bir açıklama yapmanın yararlı olacağını düşünüyoruz. Bilindiği üzere, harcırah ödemeleri 6245 sayılı Kanun'a göre yapılmaktadır. Ancak, 2002 yılında başlayan ve devam eden Bütçe Kanunları'na konulan hükümler ile memurların nakilleri ile açıktan yapılacak atamalarda harcırah ödemesi yapılmayacaktır. Konuya ilişkin tartışmalı hususlar ise 10 sıra No.'lu 2003 Mali Yılı Bütçe Uygulama Talimatı (Bkz: Memurlar.NET/ 2003 Bütçe Verileri) ile açıklanmıştır. Harcırahlarını alamayan kişilerin idare mahkemesinde, 2003 yıl Bütçe Kanunu'nda harcıraha ilişkin olarak yer alan hükümlerin Anayasa'ya aykırılığı iddiası ile dava açması gerekmektedir. Örnek dava dilekçesi, memurlar.net sitesinin "Dava Dilekçeleri" kategorisinde yer almaktadır.


LİSE MEZUNU TEKNİSYENİN AÇIK ÖĞRETİMİ BİTİRMESİNİN GETİRİLERİ

Meslek lisesi mezunu olup teknisyen kadrosunda çalışan bir memurum. 4 yıllık teknik okul veya açık öğretimi bitirirsem maaşımda ne gibi değişiklikler olur.

Açık öğretimi bitirmiş olmanız nedeniyle diplomanızı ibraz etmeniz halinde intibakınız yapılır. İntibak neticesinde yüksek öğrenim mezunu olmanız nedeniyle 1'inci dereceye kadar yükselebilirsiniz ve 2200 ek göstergeyi alabilirsiniz. Açık öğretimi bitirmemiş olsaydınız ek göstergeniz azami olarak 1500 olabilirdi. Bunun maaşa katkısı ise brüt olarak 700X34.300=24.010.000 TL olacaktır. Net olarak ise 17.000.000 TL dir. Zam ve tazminatlarda herhangi bir değişiklik olmayacaktır.

Asıl getiri ise emeklilikte olacaktır.

1500 ek gösterge için emekli maaşını ve ikramiyeyi hesaplarsak;

Katsayı : 34300
Taban Aylık Katsayısı : 329.250
Emekli Aylığı : 434.730.000 TL
İkramiye : 14.491.000.000 TL

2200 ek gösterge için emekli maaşını ve ikramiyeyi hesaplarsak;

Katsayı : 34300
Taban Aylık Katsayısı : 329250
Emekli Aylığı : 526.053.750 TL
İkramiye : 17.535.125.000 TL

AÇIĞA ALINMADA MAAŞ KESİNTİLERİNİN ÖDENMESİ

Ben açığa alındım. Hakkımda açılan soruşturma, erteleme yasası kapsamına girdiğinden herhangi bir ceza almadan tutuklu bulunduğum cezaevinden tahliye olup tekrar işe başladım. Açığa alındığım süre zarfında maaşımdan üçte bir oranında kesinti yapıldı. Bu kesilen üçte birlik dilimi alıp alamayacağım hakkında bilgi vermeniz, eğer alacaksam ne yapmam gerektiğini öğrenmek istiyorum.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 141'inci maddaeine göre 4 halde görevden uzaklaştırılan personelin aylıklardan kesilen üçte birlik miktarların ödenebileceği öngörülmüştür. Bu hallerden biri de "Hükümden evvel haklarındaki kovuşturma genel af ile kaldırılma" halidir. Ancak, 4616 Sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanunla getirilen hükümler genel af olarak değerlendirilemeyeceği için görevden uzaklaştırılmanız nedeniyle aylıklarınızdan kesilmiş olan üçte birlik kısmın ödenmesi mümkün değildir.

POLISLIGE GIRISTE HANGI ÖGRENIM DIKKATE ALINMAKTADIR?

Ben Imam Hatip Lisesi mezunuyum ve ayni zamanda büro yönetimi ve sekreterlik meslek yüksek okulu mezunuyum. Malumunuz Imam-Hatip Lisesi mezunlari polislik imtihanina giremiyorlar, ben bu imtihana girerken hangi diplomam geçerli olacaktir? Yüksek okul diplomasiyla bu imtihana girebilir miyim?

Polis Meslek Yüksek Okullari Giris Yönetmeligi'nin 5'inci maddesinde; "Yüksek okulun ön lisans seviyesindeki egitimine; genel lise, erkek teknik ögretim, kiz teknik ögretim, ticaret ve turizm ögretimine bagli okul mezunlari sinavla alinirlar" hükmü yer almaktadir. Adaylarda aranilacak sartlar ise adi geçen yönetmeligin 8'inci maddesinde belirlenmistir. Bu baglamda belirtilen liselerden mezun olmadiginiz için Polis Meslek Yüksek Okullari'na kabul edilmeniz mümkün degildir. Yüksek okul diplomasi dikkate alinmayacaktir.


5 Temmuz 2003

DOĞUM İZNİNE AYRILAN MEMURLARIN BU SÜRELERİNİ EMEKLİLİKTEN SAYDIRMASI
1.7.2003 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 4905 sayılı Kanun ile doğum iznine ayrılan bayan memurlar başta olmak üzere 657 sayılı Kanunun 108'inci maddesine göre aylıksız izin kullanan tüm memurları ilgilendiren önemli bir düzenleme yapılmıştır. 657 sayılı Kanunun 108'inci maddesine göre; 1) Devlet memurunun bakmaya mecbur olduğu ana, baba, eş, çocuk ve kardeşlerinin sağlık durumları sebebiyle memura, 2) On hizmet yılını doldurmuş memurlara, 3) Doğum yapan memurlara ve 4) Yetiştirilmek amacıyla yurt dışına gönderilen öğrenci ve memurların eşleri ile yurt içine ve yurt dışına sürekli görevle atanan memurların eşlerine aylıksız izin verilmektedir.

Aylıksız izinde geçen sürelerin emeklilikte değerlendirilmesi ise 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun Ek 72'nci maddesinde düzenlenmiştir. Önceki düzenlemede, memurun aylıksız izin dönüşünden itibaren 3 ay içerisinde, Emekli Sandığına başvurarak tespit edilen kesenek ve karşılıklarını yatırması halinde bu süreler emeklilik süresinin tespitinde değerlendirilmekteydi. Ancak yapılan yeni düzenlemede bu üç aylık sınır kaldırılmıştır. Buna göre aylıksız izin kullanan memurlar, istekleri ile emekli olacakları tarihten en az 6 ay önce başvurmaları halinde dahi aylıksız izne tekabül eden kesenek ve karşılıkları yatırabileceklerdir.


1. DERECE ÖNCELİKLİ YERLERDE ÇALIŞMA

Trabzon'un Araklı ilçesinde öğretmenlik yapıyorum. Ben 1995 yılında Erzurum'un Karayazı ilçesinde öğretmenliğe başladım. İki yıl çalıştıktan sonra o zaman 418 nolu KHK'dan dolayı bir kademe aldım. Daha sonra tayinle Gümüşhane'ye geldim. Şimdi ise Trabzon'da çalışmaktayım. Beş seneden beri buradayım. Burada göreve başlayanlar her iki yılda bir kademe alıyor. Bize ise verilmiyor. Ne yapmam gerekir?

657 sayılı Kanunun 64'üncü maddesinde; "72'nci madde gereğince belirli bir süre görev yapmak üzere mecburi olarak sürekli görevle atanan Devlet Memurlarından kalkınmada 1'nci derecede öncelikli yörelerde bulunanlara (Erzurum ve Artvin İl'leri dahil) bu yörelerde fiilen çalışmak suretiyle başarılı geçirilen her iki yılın karşılığında aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere ayrıca bir kademe ilerlemesi daha verilir. Yıllık izinde geçirilen süreler fiilen çalışılmış sayılır. İki yıldan az süreler dikkate alınmaz" hükmüne yer verilmiştir.

Trabzon il'i kalkınmada 1. derecede öncelikli iller arasındadır. Diğer taraftan, 150 Seri Nolu Devlet Memurları Genel Tebliğinin 5'inci maddesinde "Atama ve yer değiştirme yönetmeliğine göre zorunlu atamaya tabi ve kalkınmada 1 inci derecede öncelikli yörelerdeki illerden (Erzurum ve Artvin illeri dahil) birini herhangi bir nedenle (eş durumu, istek v.b.) tercih eden personel, kurumunca hizmet ihtiyacı nedeniyle tercihi uygun görülerek atama yapılması halinde anılan madde hükmünden yararlandırılacaktır." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm çerçevesinde Trabzon iline kendi isteğinizle gitmiş olmanız halinde dahi iki yıllık süreyi doldurmanız halinde bir kademe ilerlemesinden yararlanmanız gerekmektedir.

İSTİFA EDECEK ÖĞRETMENİN GERİ DÖNMESİNE İLİŞKİN SORUNLAR

Milli Eğitim Bakanlığı'nda 5 yıldır Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği yapmaktayım. İstifa edip özel bir eğitim kurumuna geçmeyi düşünüyorum. Birkaç yıl sonra tekrar MEB'e geri dönmek istediğimde atamam aynı il'e mi yapılacak, yoksa başka bir il'e de atayabilirler mi? Yeniden atamam yapılacağında göreve hiç başlamamış öğretmen adayları ile aynı kuraya mı tabi tutulacağım, yoksa stajyerliğim kalktığı için bir öncelik hakkım olacak mı? Yeniden KPSS'ye girmek zorunda kalacak mıyım?

1- Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin "Atamalarda Önceliği" düzenleyen 11'inci maddesi gereğince ilk defa atanmak isteyenlere göre önceliğiniz vardır. Yeniden KPSS'ye girmenize gerek yoktur.

2- Son yapılan değişiklik ile beraber özel öğretim kurumlarında geçen süreler hizmet puanının hesabında değerlendirilecektir.

3- 657 sayılı Kanunun 92'nci maddesi gereğince idare sizi atamak zorunda değildir. Bakanlığın kadro ve ihtiyaç durumu dikkate alınarak atamanız yapılabilecektir. Bu nedenle aynı yere atanmanız söz konusu olmayabilir.

MEMURLARA YAPTIRILAN FAZLA ÇALIŞMALAR VE İZİN UYGULAMASI

Ben bir kamu kuruluşunda GİH sınıfında memur olarak çalışıyorum. Yaklaşık 2,5 yıldır ayda 240 saat çalışmaktayım. Kurumum tarafından herhangi bir mesai ücreti ve izin verilmiyor. Bu konuda nasıl bir yol takip edebilirim?

657 sayılı Kanunun 178'nci maddesinde konuya ilişkin olarak "Kurumlar gerektiği takdirde personelini günlük çalışma saatleri dışında fazla çalışma ücreti verilmeksizin çalıştırabilirler. Bu durumda personele yaptırılacak fazla çalışmanın her sekiz saati için bir gün hesabıyla izin verilir. Ancak, bu suretle verilecek iznin en çok on günlük kısmı yıllık izinle birleştirilerek yılı içinde kullandırılabilir" hükmü yer almaktadır. Bu hüküm gereğince fazla çalıştığınız her sekiz saat için bir gün hesabıyla izin verilmesi gerekmektedir. Kanunun bu ilgili hükmünü yazarak kurumunuza dilekçe ile başvurmanız halinde hak etmiş olduğunuz izinleri kullanmanız mümkündür.


4 Temmuz 2003

ÖĞRETMEN ATAMA VE YERDEĞİŞTİRME YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK
2.7.2003 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik ile "Milli Eğitim Bakanlığı'na Bağlı Eğitim Kurumları Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin" dört maddesinde önemli değişiklikler yapılmıştır. Yapılan değişiklikler şu şekildedir:

1-Yönetmeliğin 4/i bendinde yapılan değişiklik ile 2547 sayılı Kanun'un 33/a maddesine göre çalıştırılan araştırma görevlilerinin de öğretmenlik kadrolarına başvurmasına imkan sağlanmıştır.

2-Yönetmeliğin 8/f bendinde yapılan değişiklik ile öğretmenlikten istifa edenlerin yeniden öğretmenlik kadrolarına başvurmalarında aranan "10 yıl öğretmenlik mesleğinden uzak kalmama" kısıtlaması kaldırılmıştır. Dolaysıyla 340 nolu TTK'ya göre şartları taşıyan istifa etmiş öğretmenlerden, 10 yıldan fazla öğretmenlik mesleğinden uzak kalanlar da yeniden öğretmenliğe başvuruda bulunabilecektir.

3-Yönetmeliğin 33/b bendinde yapılan değişiklik ile askerlik süresinin zorunlu hizmet süresinden sayılmasına imkan sağlanmıştır.

4-Yönetmeliğin 37/c bendinde değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklik ile daha önce sadece "özel okullarda öğretmen olarak geçirilen süreler" hizmet puanının hesabında değerlendirilebiliyorken yeni değişiklik ile "özel öğretim kurumlarında öğretmen olarak geçirilen sürelerin" hizmet puanının hesabında değerlendirilmesine imkan sağlanmıştır.

MEMURİYETTEN ÖNCEKİ HİZMETLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

1980-1987 yılları arasında 4,5 yıl Siirt Tarım İl müdürlüğünün "Antep Fıstığı Aşılama Projesi" kapsamında fahri olarak Antep fıstığı aşılama ustası olarak çalıştım. Bu süreleri hizmetime saydırmam mümkün mü?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36/C-1 fıkrasında; "Teknik hizmetler sınıfına girenlerden memurluğa girmeden önce yurt içinde veya yurt dışında mesleklerini serbest olarak veya resmi veya özel müesseselerde ifa edenlerle memuriyetten ayrıldıktan sonra bu işlerde çalışarak yeniden memuriyete girmek isteyenlerin teknik hizmetlerde geçen süresinden bu kanun ve bu kanunun 87'- nci maddesinde sözü edilen kurumlarda geçen sürenin tamamı ve geri kalan sürenin toplamı memuriyette geçmiş sayılarak bu süreler her yılı bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir." hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm gereğince, halen teknik hizmetler sınıfında çalışıyor olmanız halinde, Tarım İl Müdürlüğü'nde yürüttüğünüz işleri, belgelendirmeniz halinde, çalıştığınız sürelerin tamamının kazanılmış hak aylığınızda değerlendirilmesi gerekir.

MAHKEME KARARLARININ UYGULANMASI

1990 yılında Medine İslâm Üniversitesi'nden mezun oldum. 1991 yılında YÖK'ten almış olduğun lisans denklik belgesiyle öğretmenliğe müracaat ettim ve öğretmen olarak göreve başladım. Daha sonra YÖK'ün denklik belgelerini iptal etmesi nedeniyle GİH sınıfına memur olarak atandım. İdare mahkemesine açtığım davayı kaybettim ama Danıştay, idare mahkemesi kararını bozdu. Bu bozma kararı üzerine yeniden öğretmenliğe atanmam gerekmez mi?

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Kararların Sonuçlarını düzenleyen 28'inci maddesine göre, İdari yargı mercilerince verilen kararlar en geç otuz gün içerisinde idarelerce yerine getirilmelidir. Ancak, Danıştay'ın vermiş olduğu kararda açıkça hüküm verilmek yerine dosyanın yeniden karar verilmek üzere idare mahkemesine gönderilmesine karar verilmişse idarenin sizi tekrar önceki görevinize döndürmesi mümkün değildir. Ancak, önceki görevinizden alınmanıza ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu açıkça belirtilmişse idarenin herhangi bir takdir hakkı söz konusu değildir. Sonuç olarak, Danıştay'ın vermiş olduğu temyiz talebinizin kabulüne ilişkin karar elimize ulaşmadığı için net ifadeler kullanamıyoruz. Yaptığımız açıklamalar çerçevesinde, Danıştay'ın temyiz talebinizin kabulüne ilişkin karara bakarak ilgililer hakkında yargı kararlarını zamanında uygulamamaktan dolayı görevi kötüye kullandıkları gerekçesiyle Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Ayrıca, hüküm açıksa kararı yerine getirmeyen ilgililer hakkında manevi tazminat davası açabilirsiniz.

İSTİFA ETMİŞ MALİYE PERSONELİNİN GERİ DÖNME DURUMU

1985 yılında Bursa Defterdarlığı'nda göreve başladım, on yıl çalıştıktan sonra kendi isteğimle istifa ederek görevden ayrıldım. Şimdi tekrar durumuma uygun bir kadro ile yeniden devlet memurluğuna dönmek istiyorum. Nasıl dönebilirim?

Maliye Bakanlığı Personeli Atama ve Görevde Yükselme Yönetmeliği'nin 42'nci maddesinin (c) bendinde; istifaen görevinden ayrılan personelden yeniden atanma talebinde bulunanların, meslekle ilgili en az iki yıllık yüksek okul mezunu olmaları ve istifa tarihinden itibaren geçen sürenin bir yıldan az beş yıldan fazla olmaması gerekmektedir. Kariyer unvanlara ilişkin özel yönetmeliklerdeki hükümler ise saklıdır. Bu çerçevede, beş yıldan fazla memuriyetten uzakta kaldığınızdan (1995 yılında istifa etmişsiniz) Maliye Bakanlığı'ndaki memuriyet kadrosuna atanma talebiniz uygun görülmeyecektir. Ancak, bu tür bir şart aramayan diğer kamu kurumlarına atanma talebinde bulunmanız mümkündür.

DMS-2000 SINAV SONUÇLARININ GEÇERLİLİĞİ

2000-DMS öğretmenlik sınav sonuçları 2003 yılı başvurularında geçerli midir?

Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sadece 1999 yılında yapılan DMS sınavlarının geçerlilik süresi 03.05.2004 tarihine kadar uzatılmıştır. Bu nedenle 2000 yılında yapılan DMS-Öğretmenlik sınavı 2003 yılı başvurularında kullanılamayacaktır. Ancak, ÖSYM'nin yayımladığı klavuzda DMS'nin geçerli olduğuna dair bir ibare mevcut değildir. Bu hukuken yanlış bir uygulamadır.

KPSS SONRASINDA ATANMA VE ASKERDE OLMA HALİ

KPSS-Öğretmenlik sınavı akabinde Milli Eğitim Bakanlığı'nın ayrıca bir duyuru yapacağını belirttiniz. Ben atama sırasında askerde olursam haklarım saklı kalır mı?

657 sayılı Kanun'un 63'üncü maddesine göre "zorlayıcı sebeplerden dolayı" göreve başlamama halinin iki ayı aşması halinde atamalar iptal edilmektedir. Ancak, Danıştay Başkanlığı, vermiş olduğu görüşlerde askerlik görevinin bir vatan hizmeti olduğunu ve bu durumun "diğer zorlayıcı sebeplerle" aynı tutulamayacağını belirtmiştir. İdare mahkemeleri de bu karara göre hareket etmektedir. Bu çerçevede atamanızın askerde iken olması halinde kurumunuza bir dilekçe ile başvurmanız ve askerlik dönüşüne kadar haklarınızın korunmasını istemeniz gerekmektedir. İlgili kurum olumsuz cevap verirse 60 gün içinde idare mahkemesinde dava açmanız gerekecektir.

 

Bu haber 20,738 defa okundu.
YORUMLAR
Bu habere henüz yorum yapılmamış.
İlk yorumu siz ekleyin.
ARŞİV