Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

2003 yılı Ağustos ayı soru ve cevapları

30 Kasım 2003 02:06
Yazdır

1- Aşağıdaki sorular Ahmet Ünlü'nün Yenişafak gazetesinde okuyucudan gelen sorulara verdiği cevaplardan oluşmaktadır

2- Soru ve cevaplarda kılavyenizin Ctrl + F tuşuna basarak arama yapabilirsiniz


30 Ağustos 2003

Öğretmenlerin sağlık özürü halinde mecburi hizmetleri

27.9.2000 tarihinde Artvin'de öğretmenliğe başladım. 25.07.2003 tarihinde sağlık özrü (babamın rahatsızlığı) nedeniyle istemiş olduğum tayin sonucu, Muğla iline atandım. Ayrıca Artvin'de görevli olduğum süre içinde kısa dönem olarak Aydın ilinde askerliğimi yaptım. Sizden öğrenmek istediğim acaba benim mecburi hizmet görevim bitmiş oluyor mu?

Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin Zorunlu Çalışma Yükümlülüğü'nü düzenleyen 7'nci maddesinde; "Bu yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra bakanlık kadrolarına ilk defa öğretmen olarak atananlar ikinci hizmet bölgesi içindeki illerde en az dört yıl, üçüncü hizmet bölgesi içindeki illerde en az üç yıl veya her iki bölgede toplam dört yıl çalışmakla yükümlüdürler" hükmü, 14'üncü maddesinde ise; "Bu özürler nedeniyle yer değişikliği istekleri, hizmet ve özür gereklerinin birlikte karşılanması temelinde dikkate alınır. Özüre dayalı yer değiştirme suretiyle atamaları yapılanlardan zorunlu çalışma yükümlülüğü bulunanlar, özürlerinin devam ettiğini her yıl yer değiştirme suretiyle atama döneminde belgelendirirler.

Belgelendiremeyenler eksik hizmetlerini tamamlamak üzere eğitim öğretim yılı bütünlüğü de dikkate alınarak takip eden yer değiştirme döneminde bu bölgelere dahil illere atanırlar. ...

Sağlık özür durumuna bağlı olarak istedikleri illere, tedavi imkanı veya öğretmen ihtiyacının bulunmaması nedeniyle yer değişikliği yapılamayanlar, tedavi imkanı ve öğretmen ihtiyacı bulunan bir başka il'e atanmak istediklerinde bu istekleri ihtiyaç ölçüsünde değerlendirilir" hükmü yer almaktadır. Bu hükümler çerçevesinde özür durumunu belgelendirememeniz halinde eksik kalan hizmet sürenizi tamamlamanız gerekir.

Amir kadrosuna memur vekalet edebilir mi?

2002 yılında görevde yükselme eğitimine girerek koruma ve güvenlik şefliğini kazandım. Ancak, koruma ve güvenlik amirliğine, şef olarak bizler değil, koruma ve güvenlik görevlisi bir arkadaş vekalet ettirilmektedir. Vekilliğin şeflere verilmesi gerekmez mi?

Memur kadrolarına yapılacak vekaleten atamalarda asilde aranan şartların vekil olarak atanacaklarda da bulunması gerekmektedir. 99 seri no'lu Devlet Mamurları Kanunu Genel Tebliği'nde; "Asilde aranan şartlara sahip vekil memur bulunamadığı takdirde, hizmetin aksamadan yürütülebilmesi bakımından herhangi bir şekilde boşalmış veya boş bulunan bir görevin öncelikle varsa yardımcıları yoksa asilde aranan şartlara en yakın personel tarafından tedviren gördürülmesi mümkündür." hükmüne yer verilmiştir. Kurumunuza ait görevde yükselme yönetmeliğinde Amir kadrosuna ancak şeflerin başvurabileceği belirtmiş olması gerekmektedir. Eğer yönetmelik bu şekilde ise amir kadrosuna koruma güvenlik görevlilerinin değil, şartları taşıyan koruma ve güvenlik şeflerinin vekalet etmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, belirttiğimiz hususlara uygun görevlendirme yapılmamışsa ise "Devlet Memurlarının Şikayet ve Müracaatları Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde şikayet ve müracaat hakkınızı kullanabilirsiniz.


Daha önce işçilikte geçen sürelerin memuriyette değerlendirilmesi

1985 yılında orta okul sonrası, 2 yıllık eğitim veren TCDD Pratik Sanat Okulu'ndan torna-tesviyeci unvanı ile mezun oldum ve TÜLOMSAŞ G. Müdürlüğü'nde işçi statüsünde işe başladım. 1997 yılında Anadolu Üniversitesi Iktisat Fakültesi'nden mezun oldum. Kısa dönem askerlik görevimi tamamlamak amacıyla aynı yıl kasım ayında kurumdan ayrıldım. Askerlik dönüşü yine mezuniyet durumuma (Ekonomici, Ekonomist, Iktisatçı) uygun kadroya atanmama ilişkin dilekçem kabul görmedi. Bu nedenle G.I.H. sınıfından memur olarak aynı işyerime atandım Şu an şef olarak çalışmaktayım. 1- 1998 yılında Ekonomici unvanına atanma isteğimin reddedilmesi doğru mudur? 2- 1985-1998 yılları arasında, işçi olarak geçen hizmet sürelerim memuriyetimde değerlendirilebilir mi? 3- İşçilikte geçen sürelerim görevde yükselme sınavlarında veya üst düzey kadrolara yapılacak atamalarda dikkate alınacak mıdır?

1- Kurumların unvan değişikliğinde hizmet şartlarını dikkate alarak takdir haklarını kullanma yetkileri vardır. Dolayısıyla kurumları her hangi bir unvanı vermesi için zorlamak mümkün değildir. Ancak, kurumlar, takdir haklarını kullandıklarında, kamu yararı ve hizmet gereklerini dikkate almaları gerekir. Bunun aksi yönündeki davranışlar dava konusu edilebilir.

2- İşçilikte geçen sürelerin kazanılmış hak aylık derecenizde değerlendirileceğine ilişkin olarak 657 sayılı Kanun'da her hangi bir hüküm yer almadığından bu süreleriniz kazanılmış hak aylık derecenizde değerlendirilemeyecektir.

3- Görevde yükselme mahiyetindeki atamalarda işçilikte geçen süreler dikkate alınmaktadır. Ancak, 2002/25 sayılı genelge gereğince, kurum ve kuruluşlarca atama yapılacağı duyurulan kadro/pozisyon sayısının (2) katından fazla personelin başvurması halinde, bu personelin seçiminde uygulanacak puan hesabında işçilikte geçen süreler için puan verilmemektedir. Diğer taraftan, halen Şef pozisyonunda görev yaptığınız dikkate alındığında, görevde yükselme eğitim ve sınavına girmeksizin, ekonomist unvanlı bir pozisyona, İktisat Fakültesi mezunu olmanız nedeniyle öğrenim durumu itibariyle atanmanız kurumunuz takdirindedir. Sorunuz ikinci kısmında işçilikte geçen sürelerinizin üst düzey kadrolara yapılacak atamalarda dikkate alınıp alınmayacağı sorulmaktadır. Bu husus 657 sayılı Kanun'un 68/B maddesinde açıklanmıştır. Buna göre yüksek öğrenim görmüş olmak şartıyla bu süreleriniz üst düzey kadrolara yapılacak atamalarda değerlendirilecektir.

Öte yandan, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun Ek 18'inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, Emekli Sandığı'na iştirakçi olduğunuz tarihteki tahsil derecenizden daha aşağı bir tahsil derecesinde sigorta primi ödemek suretiyle geçirdiğiniz süreler dikkate alınmaz. Ancak, diğer sürelerin emekli keseneğine esas aylık derece ve kademesinin değerlendirilmesinde dikkate alınır.


29 Ağustos 2003

Yeni Harcırah Kanunu düzenlemesi geriye yürüyebilir mi?

Bildiğiniz üzere Anayasa Mahkemesi 2003 yılı harcırahları ile ilgili maddenin yürürlüğünün durdurulmasına karar vermiş ve bu karar ve 22 Temmuz tarihli Resmi gazetede yayınlanmıştır. Ancak, Maliye Bakanlığı yeni bir tasarı hazırlamış ve bu tasarı TBMM'de kabul edilmiştir. Bu tasarı Resmi Gazete'de yayımlandığı günün dışında geriye yönelik de yürütülebilir mi?

"Kanunlar geriye yürümez" ilkesi hukuk devletinin en önemli ilkelerinden biridir. Ancak, bu temel ilkeye rağmen, 12.8.2003 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 4969 sayılı Kanun'un yürürlük maddesi ile bazı hükümler 22.7.2003 tarihinden geçerli olacak şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilmiştir. Bu bağlamda, 22.7.2003 tarihi ile 12.8.2003 tarihleri arasında naklen veya açıktan atamaları yapılmış olup da harcırahını alamayan kişilerin, 4969 sayılı Kanun'un yürürlük maddesi hakkında, "Kanunlar geriye yürümez" ilkesi çerçevesinde Anayasa'ya aykırılığı iddiasını içerecek şekilde idare mahkemesinde def'i yoluyla dava açmaları gerekmektedir. Yapılan düzenlemenin hukuki olup olmadığına yargı mercileri karar verecektir.

ADAY MEMURKEN İSTİFA EDEN ÖĞRETMENİN ATAMA ŞEKLİ

Daha önce Milli Eğitim Bakanlığı'nda stajyer öğretmenken stajyerliğim kalkmadan istifa etmiştim. Şimdi yeniden başvuracağım fakat atama grubum ne olacak? Bilgi verirseniz sevinirim.

Milli Eğitim Bakanlığı'na Bağlı Eğitim Kurumları Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 4'üncü maddesinde, Aday Öğretmen "Bakanlığın, Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı içindeki öğretmen kadrolarına ilk defa atanacaklar (657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 54 üncü maddesi kapsamındaki yükümlülükleri saklı olmak üzere özel öğretim okullarında öğretmenlikte adaylığı kaldırılanlar hariç) ile öğretmenlikte adaylıkları kaldırılmadan herhangi bir şekilde ayrılanların atanmalarını," olarak, İlk Defa Atama ise "Bakanlığın Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı içindeki öğretmen kadrolarına aday öğretmen olarak (özel öğretim okullarında öğretmenlikte adaylığı kaldırılanlar dahil) alınacakları" olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlar doğrultusunda, sizin durumunuz ilk defa atamadır. Aynı zamanda da açıktan atama prosedürü çerçevesinde yapıldığı için de açıktan atamadır. Öğretmen kadrolarına ancak KPSS puan sonuçlarına göre atanabilirsiniz.

ÖNLİSANS ÜZERİNE LİSANS ÖĞRENİMİ BİTİREN KİŞİNİN İNTİBAKI

Lise mezunu olarak memuriyete başladım. Çalışırken ön lisans diplomamı vermek şartıyla intibakımı yaptırdım. Şimdi de 4 yıllık lisans programını bitirdim. Lisans diplomasını vererek yeniden intibak yaptırabilir miyim?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36/A-12-d bendinde yer alan; ""Memuriyette iken veya memuriyetten ayrılarak (87'nci maddeye tâbi kurumlarda çalışanlar dahil) üst öğrenimi bitirenler, aynı üst öğrenimi tahsile ara vermeden başlayan ve normal süresi içinde bitirdikten sonra memuriyete giren emsallerinin ulaştıkları derece ve kademeyi aşmamak kaydıyle, bitirdikleri üst öğrenimin giriş derece ve kademesine memuriyette geçirdikleri başarılı hizmet sürelerinin tamamı her yıl bir kademe her üç yıl bir derece hesabıyla ilave edilmek suretiyle bulunacak derece ve kademeye yükseltilirler" hüküm gereğince yeniden intibakınızın yapılması gerekir. 4 yıllık öğrenim iki yıllık öğrenime göre bir üst öğrenimdir. Geniş bilgi için memurlar.net'in Arama bölümünden bulabileceğiniz "Bütün Yönleriyle Memuriyette İntibak İşlemleri" ilgili dosyaya bakmanızı öneririz.

Programcılık mezunu VHKİ'nin zam ve tazminatı

Genel İdari Hizmetleri Sınıfında Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni olarak görev yapmaktayım. Mustafa Kemal Üniversitesi'nin Bilgisayar Programcılığı Bölümü'nü bitirip Bilgisayar Programcılığı Teknikeri olarak diploma aldım. Teknikerliğin özlük haklarından yararlanabilir miyim?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 152'nci maddesinde; "Teknik Hizmetler Sınıfı'na ait kadrolarda görevli olup da, bu görevleri ile ilgili olmayan bir üst öğrenimi bitirenler için önceki öğrenim durumlarına ait tazminat oranları esas alınır" hükmü yer almaktadır. Bu hüküm çerçevesinde, Teknik Hizmetler Sınıfı'nda görev yapmadığınız için teknikerliğin zam ve tazminatından faydalanmanız mümkün değildir.

MEB'DE EŞ DURUMUNDAN DOLAYI NAKLEN ATAMA YAPILMA ŞEKLİ

Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nde memurum. Eşim İzmir ilinde özel sektörde sigortalı olarak çalışmaktadır. Eşimin sigortalılık süresi yaklaşık 650 gündür. Tayin istedim. Tayin dilekçeme olumsuz yanıt verilebilir mi? Cevap olumsuz olursa ne yapmalıyım?

Milli Eğitim Bakanlığı'na Bağlı Eğitim Kurumları Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 14'üncü maddesinde; "Eş durumu özürü: Öğretmenin bu özür durumundan yer değiştirme isteğinde bulunabilmesi için eşinin, herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna bağlı olarak çalıştığının, emekliye ayrıldığının ya da şehit olduğunun belgelendirilmesi" hükmü, 23'üncü maddesinde ise; "Özür durumuna bağlı yer değiştirme suretiyle atama isteğinde bulunanların hizmet puanlarına, Yer Değiştirme Formu'nun (EK-4) (C) ve (D) Bölümü'nde gösterilen ve özürlerine karşılık gelen puanlar eklenir. Bu puan, yer değiştirme suretiyle atanmaları bakımından yapılacak sıralamada esas alınır." hükmü yer almaktadır. Bu hükümler birlikte değerlendirildiği takdirde, eş durumu özrü için de hizmet puanının esas alındığı görülecektir. Dolayısıyla eşinizin hizmet puanı yeterli değilse atamasının yapılması mümkün değildir.

ASKERE 3 AY GEÇ GİDİLMESİ HALİNDE MEMURİYET DURUMU

Zorunlu olarak askerlik iznine ayrıldım. Askere 3 ay geç gidersem, askerlik dönüşü işe başlamam da problem olur mu?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun aylıksız izni düzenleyen 108'inci maddesinde; "Muvazzaf askerliğe ayrılan memurlar askerlik süresince görev yeri saklı kalarak aylıksız izinli sayılırlar. Bunlar hakkında 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri ile bu Kanun'un 83 üncü maddesi hükümleri saklıdır" hükmü yer almaktadır. Bu hüküm dikkatli bir şekilde incelendiği takdirde memurların askerlik süresince aylıksız izinli sayılacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla askerlik için aylıksız izne ayrılan fakat askere geç giderek süreyi uzatan memurun bu durumunun öğrenilmesi halinde müstafi sayılması gerekir. Bu nedenle böyle bir yönteme başvurmanız memuriyetinizin sona ermesine neden olabilir.

Askerlikten muaf olmak memuriyete engel midir?

Ben Selçuk Üniversitesi'nde Türkçe Öğretmenliği Bölümü'nü okumaktayım. Bir rahatsızlığımdan dolayı askerlikten muaf edildim. Bu muafiyetin meslek hayatımda ve ilerisinde bana bir sorun teşkil edip etmediğini öğrenmek istiyorum.

Askerlikten muaf olmanız memuriyetinize engel teşkil etmez. Ancak, bazı meslekler için ülkenin her tarafında her iklim şartında hizmet yapabilir şeklinde rapor istenmesi halinde bu raporu getiremezseniz bu görevlere atanamazsınız.


23 Ağustos 2003

Polis memurları Maliye Bakanlığı'na hangi şartlarda geçebilir?

Ben 6 yıllık polis memuruyum. Açık öğretim İktisat'tan mezunum. Maliye Bakanlığı'na bağlı bir il defterdarlığına geçmek istiyorum. Bu konudaki prosedürü açıklarsanız sevinirim.

Maliye Bakanlığı Personeli Atama ve Görevde Yükselme Yönetmeliğinin Diğer Kurumlardan Naklen Atamalara İlişkin Usul ve Esasları düzenleyen 42'nci maddesinde; "Diğer kamu kurum ve kuruluşlarında Uzman Tabip, Tabip, Daire Tabibi, Tıbbi Teknolog, Laboratuvar Teknisyeni, Röntgen Teknisyeni, Hemşire, Mühendis, Mimar, İstatistikçi, Şehir Plancısı, Tekniker, Harita Teknisyeni, Kadastro Teknisyeni, Bilgi İşlem Merkezi Müdürü, Çözümleyici, Programcı, Bilgisayar İşletmeni, Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni, Eğitim Uzmanı, Memur veya eşiti veya Koruma ve Güvenlik Görevlisi unvanlarında görev yapanlardan, aynı veya eşiti unvanla Bakanlık teşkilatına naklen atanacakların, askerlik hariç Devlet memuriyetinde en az 2, azami 12 yıl hizmetinin bulunması, Koruma ve Güvenlik Görevlileri'nin 30 yaşını, diğerlerinin 35 yaşını geçmemesi, son 3 yıllık sicil raporlarının ortalamasının en az iyi derecede ve son sicilinin olumlu olması, herhangi bir nedenle adli veya idari bir ceza almamış olması, gerekir" hükmü yer almaktadır. Ayrıca sözkonusu maddede, memur olarak atanabilmek için meslekle ilgili en az 4 yıllık yüksek öğrenimi bitirmiş olmak; koruma ve güvenlik görevlisi olarak atanabilmek için ise, en az lise veya dengi okul mezunu olmak, Emniyet Hizmetleri Sınıfı'nda görev yapmış veya askerlik görevini komando olarak yapmış olmak, 2495 sayılı Kanun'da belirtilen şartları taşıyor olmak gerekmektedir.

Bu hükümler çerçevesinde askerlik hariç devlet memuriyetinde en az 2, azami 12 yıl hizmetinin bulunması, 35 yaşını geçmemiş olmanız, son 3 yıllık sicil raporlarınızın ortalamasının en az iyi derecede ve son sicilinizin olumlu olması, herhangi bir nedenle adli veya idari bir ceza almamış olmanız halinde maliye Bakanlığına memur olarak naklen geçmeniz mümkündür. Bunun için Maliye Bakanlığı'na naklen geçmek için müracaatta bulunmanız ve bu müracaatınızın Maliye Bakanlığı'nca uygun bulunması gerekmektedir. Maliye Bakanlığı müracaatınızı uygun bulması halinde kurumunuzdan muvafakatınızı isteyecektir.

Vekil imamlıkta geçen süreler memuriyette ve yıllık izinde değerlendirilir mi?

26.10.1993 ile 02.01.1996 yılları arasında açıktan vekil imam hatip olarak çalıştım. Bu açıktan vekil olarak geçen sürelerimi kazanılmış hak aylık dereceme saydırabilir miyim? Ayrıca, 30 günlük yıllık izin kullanabilmem için bu süreler hizmetime eklenecek midir?

1- Açıktan vekil olarak çalıştığınız sürelerin kazanılmış hak aylık derece ve kademenizde değerlendirilmesi mümkün değildir. Ancak, bu süreler emeklilik müktesebinizde değerlendirilir.

2- 154 seri nolu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği'nde; "1- Yıllık izin sürelerinin hesabında, hangi statüde olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet süreleri ile kamu kurum ve kuruluşlarında geçmese dahi devlet memurlarının kazanılmış hak aylıklarında değerlendirilen hizmet sürelerinin dikkate alınması, 2- Bakanlığımızca daha önce bu tebliğe aykırı olarak verilen görüşlerin dikkate alınmaması, gerekmektedir" hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümler çerçevesinde, vekil imamlıkta çalıştığınız süreler yıllık izin hesabında dikkate alınmak zorundadır.

ASKERDE KULLANILAN İZİN YILLIK İZİNDEN DÜŞÜLEBİLİR Mİ?

1990 yılından itibaren TCDD Genel Müdürlüğü'nde 399 sayılı KHK'ya tâbi olarak çalışmaktayım. 30 Mart 2003 tarihinde askerlik görevim sonrasında tekrar görevime başladım. Kurumum askerdeyken kullandığım 16 günlük askerlik iznimi yıllık iznimden düşmeye çalışmaktadır. Böyle bir şey mümkün müdür?

399 sayılı KHK'nın Yıllık İzinleri düzenleyen 21'inci maddesinde; "Sözleşmeli personelden hizmeti 10 yıla kadar olanlara (10 yıl dahil) yılda 20 gün, 10 yıldan fazla olanlara yılda 30 gün ücretli izin verilir. Yıllık izin verilmesine esas hizmetin tespitinde kamu kurum ve kuruluşlarında geçen fiili hizmet süreleri ile askerlik hizmeti göz önüne alınır. Bu şekilde hizmet süresi bir yıldan az olanlar ile kısmi zamanlı istihdam edilenlerden bir yıldan az süreli sözleşme yapılanlara (yıl içinde memur statüsünden sözleşmeli statüye geçirilenler hariç) yıllık izin verilmez. Yıllık izinler, teşebbüs veya bağlı ortaklığın uygun bulacağı zamanlarda toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabilir. Bir sözleşme döneminde kullanılmayan izinlerin müteakip sözleşme döneminde kullanılması mümkün değildir." hükmü yer almaktadır. Bu hükümde askerlikte kullanılan izinlerin yıllık izinden düşeceğine dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle askerlikte kullanılan izinlerin yıllık izinden indirilmesi mevzuata uygun değildir.


HIRSIZLIK SUÇU VE MEMNUN HAKLARIN İADESİ

Ben üniversite mezunu bir gencim. 15 yaşında, şu anki maddi değeri neredeyse hiç yok derece de olacak kadar basit bir eşya yüzünden, hırsızlık suçuyla suçlandım ve ceza aldım. Şu an üniversite mezunuyum. Acaba, memnu haklarımın iadesini alsam memur olabilir miyim?

Danıştay Birinci Dairesinin 22.4.1992 gün ve E:1992/126, K:1992/150 sayılı Kararında, "657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 48 inci maddesinin A/5 inci fıkrasında öngörülen koşulları, mahkumiyetten dolayı yitirmeleri nedeniyle memuriyetle ilişkileri kesilenlerin, memnu hakların iadesi kararı almaları halinde yeniden devlet memurluğuna alınabilecekleri, ancak kadro ve ihtiyaç durumları bakımından idarenin bu konuda takdir yetkisinin bulunduğu" ayrıca "Memurluğa engel bir mahkumiyetin saptanması halinde memnu hakların iadesi kararı alınmadıkça veya memurluğa engel sayılanlar dışındaki suçlardan dolayı hükmedilen mahkumiyetler afla ortadan kalkmadıkça yeniden memuriyete atanmanın söz konusu olamayacağı" ifade edilmiştir. Bu karar gereğince memnu hakların iadesi kararı alırsanız memur olabilirsiniz.


Daha önce bir KİT'te çalışanın geri dönüşü

1986-1989 yılları arasında bir KİT'te sözleşmeli mühendis olarak çalıştım. Kendi isteğimle istifa edip, özel sektörde 14 yıldır yöneticilik yapıyorum. 45 yaşındayım. Kamu sektörüne KPSS'ye girmeden dönme imkanım bulunuyor mu ?

657 sayılı Kanun'un 92'nci maddesi çerçevesinde ayrıldığınız kurumdaki pozisyonunuza, bu pozisyonun şartlarını koruyor olmanız halinde, açıktan atama prosedürüne uygun olarak dönmeniz ilgili kurumun takdiriyle mümkündür. Bu dönüşünüz için KPSS'ye girmenize gerek yoktur.


22 Ağustos 2003

Görevde yükselme ve vekaleten atama

1999 yılında memur olarak göreve başladığım Halk Bankası'ndan, bankanın özelleşmesi sonucu Kilis Defterdarlığı Milli Emlak Müdürlüğü'nde memur olarak işe başladım. (23.12.1999) Milli Emlak Müdürlüğü'nde şeflik sınavına girebilmem için 4 yıl daha beklemek zorunda olduğumu söylüyorlar. Ayrıca herhangi bir kuruma vekaleten müdür yada müdür yardımcısı olarak atanabilir miyim?

Maliye Bakanlığı Personeli Atama ve Görevde Yükselme Yönetmeliği'nin 4'üncü maddesinde; hizmet süresinin Maliye Bakanlığı merkez, taşra ve döner sermaye teşkilatında kadrolu veya sözleşmeli olarak çalışılan süreler (657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 72'nci maddesi uyarınca verilen izinler, geçici görevle başka kurumlarda geçen süreler ve her türlü aylıksız izin süreleri hariç) ile muvazzaf askerlikte geçen süreleri ifade ettiği belirtilmektedir. Ayrıca, bu yönetmeliğin 33'üncü maddesinde şef kadrosu için "Meslekle ilgili en az dört yıllık yüksek öğrenimi bitirmiş olanların en az 4 yıl, meslekle ilgili olmayan 4 yıllık yüksek öğrenim görmüş olanların en az 5 yıl, meslekle ilgili dört yıldan daha az süreli yüksek öğrenimi bitirmiş olanlar ile Mesleki Eğitim Kursu mezunlarının en az 6 yıl hizmeti bulunması" gerektiği belirtilmiştir. Bu hükümler çerçevesinde, Halk Bankasında geçen sürelerin Şef Kadrosuna atanabilmek için gerekli olan hizmet süresinde değerlendirilmesi mümkün değildir.

Diğer taraftan, kamu kurum ve kuruluşlarındaki müdür yada müdür yardımcısı kadrolarına vekaleten yapılacak atamalarda da asildeki şartlara sahip olmak gerekmektedir. Bu sebeple, müdür ya da müdür yardımcısı kadrolarına yapılacak vekaleten atamalarda da kurumda çalışılması gerekli süre şartının yerine getirilmesi gerekmektedir.

DANIŞTAY'IN YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI VE GÖREVDE YÜKSELME

Ben bir kamu kuruluşunda istatistik mezunu olmakla birlikte memur olarak çalışmaktayım. Kurumumun görevde yükselme yönetmeliğinin iptali için Danıştay, yürütmenin durdurulması kararı verdi. Danıştay kararında özetle "...istatistikçi kadrolarına atanma, sadece sınıf ve unvan değişikliği olup görevde yükselme niteliği taşımamaktadır. Bu unvanı kazananların sınıf ve unvan değişikliği için yapılacak sınavı kazanmaları zorunludur" demektedir. Ben Danıştay kararına istinaden görevde yükselme sınavına girmeden atanabilir miyim?

Dikkat edildiği takdirde, Danıştay vermiş olduğu kararlarda sizin durumunuzda olanların atamasının görevde yükselme niteliğinde olmadığını dolayısıyla görevde yükselme eğitim ve sınavına gerek olmadığını belirtmekte, bu tür atamaların sınıf ve unvan değişikliği sınavıyla yerine getirilmesini ifade etmektedir. Dolayısıyla, bu karar çerçevesinde yapılması gereken şey sizin durumunuzda olanlar için mevcut boş kadrolarını ilan etmek ve müracaat edenler için meslekleriyle ilgili sınıf ve unvan değişikliği sınavı yaparak puan durumuna göre atamayı gerçekleştirmektir. Ancak, bu durumla ilgili olarak bize göre yapılması gereken şey müracaat sayısının boş kadrodan fazla olması halinde sınıf ve unvan değişikliği ile atama yapılması gerektiğidir.

Sözleşmeli personelin zam ve tazminatları

399 sayılı yasaya tâbi olarak Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş.'de elektrik teknisyeni olarak çalışıyorum ama MYO Elektrik Bölümü mezunuyum. Görevde yükselmeye girmediğim gerekçesiyle 2000 yılında yapılan atamam iptal edildi ve kadrom geri alındı. Teknikerliğin zam ve tazminatlarından faydalanabilir miyim?

Mevcut mevzuat çerçevesinde görevde yükselme eğitim ve sınavına girerek başarılı olmaksızın tekniker kadrosuna atanmanız mümkün değildir. Dolayısıyla, yapılan işlem doğrudur. Diğer yandan, 657 sayılı Kanun'a tâbi olanlar için Teknik Hizmetler Sınıfı'na ait kadrolarda görevli olup da, bu görevleri ile ilgili bir üst öğrenimi bitirenler için bitirdikleri öğrenim durumlarına ait zam ve tazminat oranları almaları mümkün olmakla birlikte, 399 sayılı KHK'ya tâbi olanlar için bu sözkonusu değildir. Çünkü, sözleşmeli personel zam ve tazminat almamaktadır.


16 Ağustos 2003

Yüksek lisans ve ek ders ücreti

Uludağ Üniversitesi İİBF- Çalışma ve Endüstri İlişkileri Bölümü, 1994 yılı mezunu olup, 1996 yılından bu yana sınıf öğretmeni olarak görev yapmaktayım. Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı'ndan Yüksek Lisans öğrenimimi tamamladım. Ek dersleri %25 fazla alabilir miyim?

Ek ders ücretleri 657 sayılı Kanunun 176'ncı maddesi hükmüne dayanılarak ödenmektedir. Bu maddede "Alanlarında master derecesini almış olan öğretmenlere" ders ücretlerinin %25 fazlasıyla ödeneceği belirtilmiştir. Ancak, dikkat edildiği takdirde madde hükmü, sadece alanlarında master yapanlara bu hakkı tanımıştır. Siz ise yüksek lisansınızı alanınız dışında bir bölümde tamamladığınızdan ek ders ücretlerinizi %25 fazlasıyla almanız mümkün değildir.

AİLE YARDIMI ÖDENEĞİ VE EŞİN SAĞLIK YARDIMINDAN YARARLANMASI

Halen MEB'e bağlı bir okulda görev yapmaktayım. Eşim herhangi bir işte çalışmıyor. Maaşımda eş ve çocuk yardımı bulunmaktadır. Eşimi isteğe bağlı Bağ-Kur veya Sigortalı yaptığımda, eş yardımından yararlanabilir miyim? Ve eşim bana ait sağlık güvencesinden yararlanmaya devam edebilir mi? Bu konularda aydınlatırsanız sevinirim.

1- 657 sayılı Kanunun "Aile Yardımı Ödeneğini" düzenleyen 202'nci maddesine göre, eşinizin her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmaması veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almaması halinde aile yardımı ödeneğini almanız mümkündür.

2- 657 sayılı Kanunun "Tedavi Yardımını" düzenleyen 209'uncu maddesinde; "Devlet memurları ile herhangi bir şekilde sağlık yardımından yararlanmayan eşlerinin veya bakmakla yükümlü bulundukları ana baba ve ikiden fazla dahi olsa aile yardımı ödeneğine müstahak çocuklarının hastalanmaları halinde, evlerinde veya resmî veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında ayakta veya yatarak tedavileri kurumlarınca sağlanır. Ancak, tedavi ve yol masraflarının ödenebilmesi için, tedaviye tabip raporu ile lüzum gösterilmesi şarttır...." hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümler çerçevesinde, kendi isteğiyle sağlık yardımından yararlanmayan eşinizin sizin sağlık yardımınızdan faydalanması mümkündür.

AB UZMAN YARDIMCILIĞI KADROSU ARASINDAKİ GEÇİŞLER

Aday memurluk sürecini tamamlamış bir AB Uzman yardımcısı olarak herhangi bir yarışma sınavına girmeden başka bir kurumdaki AB uzman yardımcılığı kadrosuna veya üst kurullardaki herhangi bir uzman yardımcılığı kadrosuna atanabilir miyim?

Bakanlık ve Bağlı Kuruluşların A.T. Uzmanı kadrolarında bulunanların, bu unvanı ihraz ettikleri dikkate alındığında başka kurumlardaki aynı unvanlı kadrolara atanmaları mümkündür. Ancak, Üst Kurullardaki uzman yardımcılıklarına sınava girmeksizin atanmanız mümkün değildir.

GÖREVİN/MEMURİYETİN SONA ERMESİ HALİ

Sigorta hastanesine 2001 martında şoför kadrosuyla atandım. Ancak, 2002 Ocak ayında kömür zehirlenmesi sonucu sol ayak bileğim refleks yapmıyor. Bunun sonunda bir yıl şoförlük yapamaz raporu aldım. Bu bir yıl sonunda ayağım düzelmez ise beni işten atarlar mı?

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Memurluğun Sona Ermesini düzenleyen 98'inci maddesinde yer alan ve sizinde mailinizde belirttiğiniz hususlar memurluğun sona ermesine ilişkindir. Memuriyete alınma şartları ise 657'nin 48. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Bu hükümler çerçevesinde, ayağınızdan sakatlanmanız memuriyete alınma şartlarını kaybettiğiniz anlamına değil göreve ilişkin şartları kaybettiğiniz anlamına gelmektedir. Bu durumda, kurumunuzca durumunuza uygun, şoförlük dışında başka bir kadroya atamanız yapılacaktır.

Köy hizmetlerinde öğrenim özründen dolayı nakil

Ben köy hizmetleri il müdürlüğünde teknik hizmetler sınıfında çalışan bir mühendisim. Çalıştığım il dışındaki bir ilde yüksek lisans yapmak istiyorum. Acaba bu şehre yüksek lisans öğrenimimden dolayı tayin isteyebilir midir?

03.01.2001 tarihli ve 24276 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan "Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Personelinin Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik" hükümlerinde Yüksek Lisans yapmak özür grupları arasında yer almamaktadır. Bu nedenle, öğrenim özrü nedeniyle nakil talebinde bulunmak mümkün değildir.

Sahtekarlık suçu ve memur olma durumu

Üniversiteye girmeden önce sahte para satmaktan dolayı suç işledim ve bir (1,5) yıl cezaya mahkum oldum. Benim cezam 5 yıla kadar ertelendi. Şimdi ben üniversiteyi bitireli bir yıl oluyor. Benim cezam 2007 bitiyor. Bu şekilde ertelenmiş olan cezamdan dolayı memur olmaya engel midir?

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48/a-5'inci bendinde; "Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, ağır hapis veya 6 aydan fazla hapis veyahut affa uğramış olsalar bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak." hükmü yer almaktadır. Suçunuzun niteliğini tam olarak belirtmemenize rağmen sahtecilik suçundan dolayı mahkum olduğunuz anlaşılmaktadır. Bu tür suçlardan mahkum olanların memnu hakların iadesi kararı almadığı müddetçe memur olması mümkün değildir. Memnu hakların iadesi kararı alınmasına ilişkin bilgiler için memurlar.net'in site içi arama bölümünü kullanınız.

GEÇİCİ İŞÇİLİKTE GEÇEN SÜRENİN MEMURİYETTEN SAYILMASI

Haziran 1989-Mayıs 1997 tarihleri arasında resmi tarımsal bir kurumda çalıştım. 14.05.1997'de Milli Eğitim Öğretmeni olarak memurluğa başladım. 1998 Ağustos'ta kurum değiştirerek Teknik hizmetler sınıfına geçtim, halen memurluğuna devam etmektedir. Mevsimli Tarım İşçisi olarak resmi kurumda geçen çalışma sürem (1275 günü) teknik hizmetler sınıfına geçince dereceme sayılması gerekiyor mu?

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36/C-1'inci bendinde; "Teknik hizmetler sınıfına girenlerden memurluğa girmeden önce yurt içinde veya yurt dışında mesleklerini serbest olarak veya resmi veya özel müesseselerde ifa edenlerle memuriyetten ayrıldıktan sonra bu işlerde çalışarak yeniden memuriyete girmek isteyenlerin teknik hizmetlerde geçen süresinden bu Kanun ve bu Kanunun 87 nci maddesinde sözü edilen kurumlarda geçen sürenin tamamı ve geri kalan sürenin _ ü toplamı memuriyette geçmiş sayılarak bu süreler her yılı bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm gereğince, Teknik hizmetler sınıfına girenlerden memurluğa girmeden önce resmi kurumlarda mesleklerini ifa edenlerin bu Kanun ve bu Kanunun 87 nci maddesinde sözü edilen kurumlarda geçen sürenin tamamı memuriyette geçmiş sayılarak bu süreler her yılı bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir.


15 Ağustos 2003

Memurların zirai bayi açması mümkün mü?

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı taşra kuruluşunda, 657 sayılı Kanun'a tâbi mühendis olarak görev yapmaktayım. Zirai ilaç bayii açmak istiyorum. Konunun yasal dayanağının olup olmadığı hakkında aydınlatıcı bilgiye ihtiyacım var. Saygılarımla.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28'inci maddesinin birinci fıkrasında "Memurlar Türk Ticaret Kanunu'na göre (Tacir) veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil veya kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamazlar. (Görevli oldukları kurumların iştiraklerinde kurumlarını temsilen alacakları görevler hariç)" hükmü yer almaktadır. Bu hüküm çerçevesinde sizin Tacir veya Esnaf sayılmanızı gerektirecek nitelikte bir faaliyet olan zirai ilaç bayiliği açmanız mümkün değildir. Böyle bir faaliyette bulunursanız ve bu durum tespit edilirse, 657 sayılı Kanunu'nun 125/D-h bendi gereğince kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edilirsiniz.


Sağlık meslek lisesi mezununun yüksek öğrenimi bitirmesinin faydaları

Eşim sağlık meslek lisesi ebelik bölümü mezunu olup, 657'ye tâbi olarak çalışmaktadır. Bu arada Açık Öğretim Fakültesi, Sağlık Kurumları İşletmeciliği'ne devam ediyor. Eşim bu bölümden mezun olduğunda maaşında veya emeklilik derecesinde bir ilerleme olur mu?

1-) Eşiniz mezun olduğunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36/A-12/d bendi gereğince Açık Öğretim Fakültesi'nin bitirilmesinden dolayı intibakı yapılacaktır.

2-) Burada önemli olan husus, eşinizin AÖF'de bitirdiği bölüm itibariyle "sağlık bilimleri lisansiyeri" sayılıp sayılmayacağıdır. Bu hususta 2547 sayılı Kanunun 43/b maddesi gereğince YÖK yetkili olup, YÖK'e kurumunuzca görüş sorulması gerekmektedir.

3-) Eşiniz birinci dereceden emekli olabilecektir. 12.8.2003 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 4969 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi nedeniyle eşinizin birinci dereceye yükselmesi halinde 2200 ek göstergeden hem maaşı itibariyle hem de emeklilik derece ve kademesi itibariyle yararlanabilecektir. Bu yararlanma kadro değişikliği olmasa dahi geçerlidir.

458 SAYILI KHK VE BİR DERECE UYGULAMASI

1991 yılında askerlik yaparken, tayinim çıktı. Ben askerlik görevimi ifa ederken o zamanki hükümet memurlara bir derece verdi. Bu bir derece uygulamasından o sırada askerde olanlar da yararlanabilir mi?

Bahis konusu etmiş olduğunuz husus 458 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen düzenlemedir. 458 sayılı KHK'nın 1'inci maddesinde; "?.Daha önce memuriyeti olanlardan 2182 ve 2260 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmamış bulunanlardan bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarihte askerlik görevini yapmakta olanlar hakkında da bu madde hükümleri uygulanır" hükmü yer almaktadır. 458 sayılı KHK, 3.10.1991 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmış ve 15.10.1991 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 458 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlük tarihi olan 15.10.1991 tarihinde askerde iseniz ve askerlik yaptığınız esnada tayininiz çıktı ise; Danıştay Başkanlığı'nca verilen ve 94 sayılı Danıştay Dergisi'nde yayımlanan (sayfa 341) E.No: 1994/5539 K.No: 1997/128 sayılı kararda; 458 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği tarihte askerde olup, askerlik bitiminde açıktan memuriyete atanan kişilerin de anılan KHK ile verilen bir dereceden yararlandırılması gerektiği yönünde karar verilmiştir. Bu çerçevede, durumunuz yukarıda belirtmiş olduğumuz hususa uygunsa kurumunuza bir dilekçe ile müracaat edin ve Danıştay Kararını da ek olarak sunun. Şayet kurumunuz müracaatınızı reddederse dava yoluna başvurabilirsiniz.


9 Ağustos 2003

Görevde Yükselme Yönetmeliği'nde düzenleme yapılması gerekmektedir
1993 yılında Kadastro meslek lisesinden mezun oldum. 2 ay aday memur olarak çalıştım. Sonra İTÜ Harita mühendisliğini okumak için istifa ettim. 1997 yılında, mezun olduktan 6 yıl sonra, başvuru yaptım ve tekrar Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünde teknisyen unvanıyla çalışmaya başladım. (Maaşım, Mühendis maaşı ile eşdeğer ödeniyor) Ancak, Harita mühendisi unvanı ile çalışabilmem için görevde yükselme sınavına girmem gerektiği belirtildi. Açıklama yaparsanız sevinirim.

Görevde Yükselme Yönetmeliği 1999 yılında, 57. hükümet tarafından uygulamaya konulmuştur. Ancak, yürürlüğe konulan bu Yönetmelik genel olarak objektif düzenlemeler getirmesine rağmen bir çok problem ortaya çıkmıştır. Diğer taraftan, Genel Yönetmeliğin amir hükmü gereğince kamu kurumları kurumsal düzeyde de yönetmelikler çıkarmışlardır. Bu kurumsal düzeydeki yönetmeliklerde, mühendis vb. unvanlar için öngörülen görevde yükselme sınavlarına ilişkin hükümler hakkında, Danıştay Başkanlığınca yürürlüğü durdurma kararları verilmiştir. Örneğin, Danıştay 5.Dairesi (10.06.2002 günlü, E:2002/462 sayılı kararı) tarafından Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Görevde Yükselme Yönetmeliğinin mühendislere ilişkin bölümü hakkında yürürlüğün durdurulması kararı verilmiş ve bu karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca (4.10.2002 günlü, YD İtiraz No:2002/328 sayılı kararı) onanmıştır.

Görevde Yükselme yönetmeliklerine ilişkin bu kararlar önem arz etmekte olup, ilgili idarelerin bir an önce gerekli düzenlemeler yapması gerekmektedir. Bu çerçevede,

1- Genel çerçeve yönetmeliği çıkaran kurum olarak Devlet Personel Başkanlığının gerekli yetkilerini bir an önce kullanması gerekmektedir.

2- Bazı kurumlar, yürürlüğü durdurma kararı verilen kurumsal yönetmelikleri yanlış yorumlayarak sübjektif değerlendirmelerle mühendis kadrolarına atama yapmaktadır. Bu tür atamalar hiçbir kıstas olmadığından, tamamıyla kayırmacılık içerecektir.

3- Devlet Personel Başkanlığının, objektif düzenlemeleri içeren yeni yönetmelik değişikliğini yürürlüğe koyması ve bu tür liyakat ve kariyer ilkelerinden uzak atamaların önüne geçmesi, sorunları çözebilecek tek yöntemdir.

4- Danıştay 5. Dairesi, vermiş olduğu yürütmeyi durdurma kararlarında bu tür atamaların görevde yükselme niteliğindeki sınavlar ile değil, sınıf ve unvan değişikliği sınavı ile yapılması gerektiğini ifade etmiştir.

5- Yapılacak düzenlemede, boş kadro sayısının üstünde aday olması durumunda, bu adaylar arasında objektifliği sağlayacak düzenlemeler aynen korunmalıdır. Aksi halde, bu mailde belirtildiği üzere, her talep sahibinin boş kadrolara atanması, siyasi iktidarlara göre adam atanması sonucunu doğuracaktır.

Aday memurun öğretmenlik kadrolarına başvurabilme durumu

Stajyer memur olarak çalışmaktayım. KPSS öğretmenlik sınavına girdim eğer kazanır ve atamam yapılırsa, görevimden istifa edip, öğretmenlik mesleğine başlayabilir miyim?

Bilindiği üzere aday memurların, 7-22 Ağustos 2003 tarihleri arasında yapılacak olan KPSS-Öğretmenlik sınavına başvuramayacakları Kılavuzda da belirtilmiştir. Bu husus, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 54'üncü maddesinde yer alan "Aday olarak atanmış Devlet memurunun adaylık süresi bir yıldan az iki yıldan çok olamaz ve bu süre içinde aday memurun başka kurumlara nakli yapılamaz." hükmünden kaynaklanmaktadır. Diğer taraftan usulüne uygun olarak istifa etmeniz halinde 6 ay, usulüne uygun olmadan istifa etmeniz veya görevinizden çekilmiş sayılmanız halinde bir yıl süreyle memur olamazsınız. Şayet bu hükümlere rağmen, KPSS ile yerleştirildikten sonra, aday memurken görevinizden istifa eder ve öğretmenliğe başlarsanız, bu durumunuzun bir yıllık süre içinde tespit edilmesi halinde görevinize son verilir.

LABORANTIN MÜHENDİSLİĞİ BİTİRMESİ HALİNDE İNTİBAKI

Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsünde SHS sınıfında, laborant kadrosuyla çalışmaktayım. 2002 yılının temmuz ayında Ziraat Fakültesini bitirdim. İntibakım yapılarak derecem yükseltildi. Fakat Ziraat mühendisi kadrosuna geçemediğim için özlük haklarından yararlanamayacağım söylendi. Bu konu hakkında beni bilgilendirirseniz sevinirim.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152'nci maddesinde; Sağlık Hizmetleri Sınıfına ait kadrolarda görevli olup da, bu görevleri ile ilgili olmayan bir üst öğrenimi bitirenler için önceki öğrenim durumlarına ait tazminat oranlarının esas alınacağı hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede Sağlık Hizmetler Sınıfında bulunmanıza rağmen Teknik Hizmetler Sınıfında yer alan bir üst öğrenimi bitirmiş olmanız nedeniyle mühendisin zam ve tazminatından faydalanmanız mümkün değildir.

BELEDİYELERDE GÖREVDE YÜKSELME DIŞINDAKİ KADROLAR

Belediyelerde (215 bin nüfuslu il) görevde yükselme yönetmeliği kapsamı dışında Belediye başkanının direk ataması ile verilen kadrolar var mıdır?

Evet vardır. Şayet belediyenizde, Belediye Başkan Yardımcısı kadrosu varsa bu kadrolara yapılacak atamalarda görevde yükselme eğitim ve sınavına gerek yoktur. Ancak, bu kadro 1-4 derece arasında ise bu kadroya atanabilmeniz için 657 sayılı Kanunun 68/B maddesi gereğince yüksek öğrenim görmüş olmanız ve gerekli hizmet sürelerini doldurmuş olmanız gerekmektedir.

Geçici işçiler sınavsız olarak memurluğa atanabilir mi?

Bir Kamu Kuruluşunda DÖSİMM'e bağlı olarak sözleşmeli, geçici işçi pozisyonunda 6 yıldan beri çalışıyorum. 2000 yılında Üniversiteden mezun oldum. Yapılan bütün imtihanları kazandım. Çalıştığım aynı kurumda Bakanlığa bağlı olarak uzman memur olarak atanabilir miyim?

"Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde KPSS sınavına girmeden memuriyet kadrolarına atanmanız mümkün değildir. Memuriyete yapılacak atamalar, bildiğiniz üzere, sınav sonrasında merkezi yerleştirme ile ÖSYM tarafından yapılmaktadır. Bireysel olarak bir kamu kurumunun KPSS veya DMS sınavını kazandığınızdan dolayı sizi memur kadrosuna ataması mümkün değildir.


8 Ağustos 2003

Akademik personelin öğretmen eşlerinin naklindeki norm kadro sorunları

Ben Ankara'da ODTÜ'de Kocaeli Üniversitesi adına araştırma görevlisi olarak çalışıyorum. 11 Nisanda evlendim. Eşim Kayseri'de Felfese öğretmeni olarak çalışıyor. Eş durumundan 17 Nisan'da tayin istedik. Ancak MEB, Ankara için felsefe öğretmenlerine norm kadronun kapalı olduğunu söylüyor ve aradan 3 ay geçmesine rağmen atama yapmıyor. Bununla birlikte, asker, savcı, ve emniyet memurları gibi üst düzey görevlilerin eşlerine norm kadroyu uygulamıyor ve atamalarını hemen yapıyor. Yapılan işlem doğru mudur?

Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına Dair Yönetmeliğin Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarda Gözönünde Bulundurulacak Hususları düzenleyen 9'uncu maddesinde; "İlgili mevzuatı uyarınca zorunlu yer değiştirmeye tâbi tutulan eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı, mülki idare amirliği hizmetleri sınıfı ve emniyet hizmetleri sınıfına giren memurlar, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne mensup subay ve astsubaylar, hakim ve savcılar ile bu yönetmeliğin ek 1'inci maddesi kapsamına girenlerin görev süresiyle sınırlı olmak üzere, atandıkları yere, memur olan eşinin atanmasında mevzuatı uyarınca yürürlüğe konulan norm kadro sayılarına ilişkin hükümler uygulanmaz" hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm dikkatli bir şekilde incelendiği takdirde eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı, mülki idare amirliği hizmetleri sınıfı ve emniyet hizmetleri sınıfına giren memurlar, Türk Silahlı Kuvvetlerine mensup subay ve astsubaylar, hakim ve savcılar ile bu Yönetmeliğin ek 1 inci maddesi kapsamına girenlerin eşleri için norm kadro sayılarına ilişkin hükümler uygulanmamaktadır. Siz 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'na tâbi olarak çalışmaktasınız. Ancak, bu göreviniz belirtmiş olduğumuz istisnalar arasında sayılmamaktadır. Bu nedenle, bu hükümden yararlanamazsınız.

MEMURUN BAĞKUR'LU ANNESİNİN SAĞLIK YARDIMI SORUNU

Maliye Bakanlığı'nda 5 yıldır görev yapmaktayım. Anneme, sağlık yardımı için, sağlık karnesi almak istiyorum. Ama babam Bağ-Kur'a tâbi olduğu için bu mümkün mü? Annemle babam ayrı ama kanuni olarak boşanmadılar. Teşekkür ederim.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun tedavi yardımını düzenleyen 209'uncu maddesinde; "Devlet memurları ile herhangi bir şekilde sağlık yardımından yararlanmayan eşlerinin veya bakmakla yükümlü bulundukları ana baba ve ikiden fazla dahi olsa aile yardımı ödeneğine müstahak çocuklarının hastalanmaları halinde, evlerinde veya resmî veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında ayakta veya yatarak tedavileri kurumlarınca sağlanır. Ancak, tedavi ve yol masraflarının ödenebilmesi için, tedaviye tabip raporu ile lüzum gösterilmesi şarttır...." hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümler çerçevesinde, anneniz kendi isteğiyle babanızın sağlık yardımından yararlanmayacağına dair dilekçe verirse sizin sağlık yardımınızdan faydalanması mümkündür.

İMAM-HATİP MEZUNU MEMURUN, DİYANET'E GEÇMESİ

İmam Hatip Lisesi mezunu, İlahiyat Ön Lisans (Açık öğretim) öğrencisi olarak Bilgisayar İşletmeni kadrosunda belediyede memur olarak görev yapmaktayım. İmam-Hatip olarak görev yapabilmek için Diyanet İşleri Başkanlığı'na nakil yaptırabilir miyim?

2003/42 No.'lu genelge çerçevesinde naklen atamalar durdurulduğu için şu an naklen atanmanız mümkün değildir. Ancak, atamalar tekrar açıldıktan sonra 2003 Mali Yılı Bütçe Kanunu'nun 31'inci maddesine göre Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığı'ndan izin alınmak suretiyle naklen Diyanet İşleri Başkanlığı'na geçmeniz mümkündür.

İstifa eden memurun KPSS ile bir başka kadroya atanması

Ben 1999 yılında yapılan DMS sınavı ile bir kamu kuruluşuna 2001 yılında sözleşmeli memur olarak atandım ve ailevi nedenlerden dolayı aday memur iken istifa ettim. Daha sonra bir kamu kuruluşunda işçi olarak göreve başladım ve ayrılmak zorunda kaldım. Diğer taraftan 2002'deki KPPS'yi kazandım. Bir kamu kuruluşuna memur olarak KPSS sınavı ile atanmam mümkün mü? Teşekkürler.

Evet mümkün. Ancak, "Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde KPSS sınavına göre memuriyet kadrolarına yapılacak atamalarda bildiğiniz üzere sınav sonrasında merkezi yerleştirme ile ÖSYM tarafından yapılmaktadır. Bireysel olarak bir kamu kurumunun, KPSS veya DMS sınavını kazandığınızdan dolayı sizi memur kadrosuna ataması mümkün değildir.

KPSS-öğretmenlik başvuruları

Milli Eğitim Bakanlığı'ndaki öğretmen kadrolarına yapılacak atamalar için başvurular 7-22 Ağustos 2003 tarihinde yapılacaktır. Başvurular ilk kez internet üzerinden, online (http://atama.meb.govtr) bir şekilde yapılacaktır. Başvurulara ilişkin olarak önemli hususlar aşağıdaki gibidir.

1-) 2003/42 sayılı genelgedeki sınırlamalara rağmen memur olarak çalışanlar ile istifa etmiş olan personel de öğretmenlik atamalarına başvurabilecektir. Yeniden (açıktan) ve kurumlar arası nakil yoluyla atanacaklara kontenjanın % 10'u oranında kadro ayrılacaktır.

2-) Öğretmenlik görevine aday olarak ilk defa atanacaklar bakımından, 01/01/1964 ve daha sonraki bir tarihte doğmuş (01.01.2003 tarihinde 40 yaşından gün almamış) olmak gerekmektedir.

3-) Askerlik görevi nedeniyle silah altında bulunanlardan, 31.12.2003 tarihine kadar terhis olacaklarını belgelendirenler de başvuru yapabilecektir.

4-) Yeni Fafak'ta daha önce yapmış olduğumuz uyarı üzerine 1999 yılında yapılan DMS sınavlarına girmiş adaylar da başvuru yapabilecektir.

5-) Son başvuru tarihine (22 Ağustos 2003) göre yükseköğretim kurumlarında öğretim üyesi, öğretim görevlisi, okutman ve araştırma görevlisi (2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 33/a maddesine göre çalışmış olanlar) olarak en az 2 yıl süreyle çalışmış olanlar başvuru yapabilecektir.

6-) Daha önce istifa etmiş öğretmenler için aranan 10 yıldan fazla öğretmenlik mesleğinden uzak kalmama sınırı kaldırılmıştır.

7-) Kamu kurum ve kuruluşlarında halen aday memur olarak çalışanlar başvuru yapamayacaktır.

8-) Daha önce herhangi bir alan/branş öğretmeni olarak çalışmakta iken çeşitli nedenlerle görevlerinden ayrılanlardan yeniden öğretmenliğe atanmak isteyenler ayrıldıkları alanda/branşta başvurabileceklerdir.

Daha ayrıntılı bilgi memurlar.NET sitesindeki özel bölüme bakınız.


2 Ağustos 2003

Memurlara hizmetlilerin yapacağı görevler yaptırılabilir mi?

Bir kamu kuruluşunda 16 yıldır memur olarak görev yapmaktayım. Üniversite mezunu olup, 3/2 kadrosundayım. Benim sizden öğrenmek istediğim, bir memurun görevlerinin neler olduğu hakkındadır. Çalıştığım işyerinde hizmetli personel olmadığı için müdür tarafından memurların sırayla posta işlerinde görevlendirmeleri ile ilgili bir sıkıntı yaşamaktayız. Yardımcı olursanız seviniriz.

657 sayılı Kanunun 10'uncu maddesinde amirin, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranacağı, amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanacağı, 17'nci maddesinde memurun kanun ve yönetmeliklerle tespit edilen hükümlerin kendileri hakkında aynen uygulanmasını isteyebilecekleri, 21'inci maddesinde devlet memurlarının amirleri veya kurumları tarafından kendilerine uygulanan idari eylem ve işlemlerden dolayı şikayet ve dava açma hakkına sahip bulundukları ve 45'inci maddesinde hiçbir memurun sınıfının dışında bir görevde çalıştırılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan, memurların görev tanımları yapılmamış olmakla beraber, yer verdiğimiz açıklamalar çerçevesinde yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan personelin yapması gereken işlerin sizlere yaptırılmasına karşı çıkmanız en doğal hakkınızdır. Öte yandan, 657 sayılı Kanunun 36'ncı maddesinde hizmet sınıfları tanımlanmış olup, "kurumlara ait her türlü yazı ve dosya dağıtılması ve toplanması" işleri, yardımcı hizmet sınıflarında görevli personelin yapacağı işlerden sayılmıştır. Bu bağlamda sizlere yardımcı hizmetler sınıfındaki işlerin gördürülmesi Kanunen mümkün değildir.

SİCİL RAPORU GİZLİ MİDİR? SİCİL NOTUMU NASIL ÖĞRENEBİLİRİM?

Okulumuzda müdürün tamamen kişisel ihtiraslarından dolayı 2 yıl üst üste olumsuz (Anadolu liselerinde öğretmenler için 70 altı) sicil notu almış ve böylece Anadolu lisesindeki kadrosu düşüp diğer normal statüdeki devlet okullarında çalışmak zorunda kalmış öğretmen arkadaşlar vardır. Bu tür kaygılarımdan dolayı sicil notumu en uygun şekilde nasıl öğrenebilirim?

Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinin 7'nci maddesinde sicil raporlarının gizli olduğu belirtilmektedir. Aynı yönetmeliğin 28'inci maddesinde ise; sadece Başbakanın, bakanların, atamaya yetkili amirlerin, valilerin, kurumların merkez teşkilatının en üst yöneticilerinin ve kaymakamların, başında bulundukları teşkilatta görevli bütün memurların sicil dosyalarını inceleyebilecekleri belirtilmiştir. Bu çerçevede, bugün itibariyle mevzuatımız, idari yollardan sicilin öğrenilmesine uygun değildir. Ancak, sicillerin şeffaflığına ilişkin yeni düzenlemenin reform taslağında yer aldığına ilişkin olarak Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN tarafından kamuoyuna açıklama yapılmıştır. Bu tasarı önümüzdeki yasama yılında gündeme gelecektir.

AYLIKSIZ İZNE İLİŞKİN KESENEKLERİN YATIRILMASI

Eşim hemşire olarak çalışıyor. Göreve başlama tarihi 1.9.1981'dir. Eşim, 9 ay ve 7 ay olmak üzere toplam 16 ay ücretsiz izin (biri benim yurt dışı görevim dolayısıyla, diğeri doğum izni) kullandı. Bu izinlere ait kesenekleri üç ay içinde yatıramamıştı. Ayrıca, 2 yıl 1 ay istifa ile devlet memurluğundan ayrılmıştı. 1.7.2003 tarihinde yayınlanan 4905 sayılı kanuna göre durumu nedir? Ödemeleri yapabilir miyiz?

5434 sayılı Kanunun Ek 72'nci maddesinde; "Personel mevzuatına göre aylıksız izinli sayılanlardan aylıksız izinli olarak geçen sürelere ilişkin kesenek ve karşılıklarını istekleri halinde her ay veya 102 nci maddede yazılı süreler içinde başvurmaları ve başvuru tarihindeki katsayılar ve emekli keseneğine esas aylığın hesabına ait diğer unsurlar ile kesenek ve karşılık oranları esas alınmak suretiyle hesaplanacak kesenek ve karşılıklarını aynı süreler içinde defaten ödemeleri halinde aylıksız geçen izin süreleri emeklilik yönünden eski derecelerinde değerlendirilir."hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen hüküm gereğince, eşinizin emekliliğinizden 6 ay önce (102'nci maddede belirtilen) başvurarak başvuru tarihindeki katsayılar ve emekli keseneğine esas aylığın hesabına ait diğer unsurlar ile kesenek ve karşılık oranları esas alınmak suretiyle hesaplanacak kesenek ve karşılıkları defaten ödemeniz halinde aylıksız geçen izin süreleriniz emeklilik yönünden eski derecelerinizde değerlendirilir.

399 sayılı KHK'ya tâbi sözleşmeli işçi kadrosuna geçişler

399 sayılı KHK'ye tabi olarak sözleşmeli çalışıyorum. Türk Telekom'un memurlar.NET sitesinde de yayınlanan ilanında, işçi statüsünde Uzman alımı yapılacaktır. Memur statüsünde buraya başvuruda bulundum. Başvurduğum işçi kadrosuna istifa ederek geçebilir miyim? Geçtiğim Türk Telekom, daha sonra özelleşirse 399 sayılı KHK'ya tabi görevime geri dönebilir miyim?

17/6/2000 tarihli ve 24082 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Daimi Kadrolarına İlk Defa İşçi Olarak Alınacaklar İçin Yapılacak Merkezi Sınava Girecekler İle Eğitim Düzeyleri İtibarıyla Merkezi Sınav Dışında Kalanlar ve Bunların İşe Yerleştirilmelerine İlişkin Usul ve Esaslar"ın geçici 1'inci maddesinde; "Kamu kurum ve kuruluşlarında memur ve 3269 sayılı Kanun ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi sözleşmeli personel olarak çalışmış olup da bu kurum ve kuruluşun kendi disiplin mevzuatı uyarınca görev veya meslekten ihraç dışında bir nedenle ayrılmış olanlar ilk Daimi İşçi Sınavı tarihine kadar bu Usul ve Esasların merkezi sınav uygulanmayacaklara ilişkin hükümlerinden yararlanırlar." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm çerçevesinde Daimi İşçi Sınavına girmeksizin de daimi işçi kadrosuna geçmeniz mümkündür. Daimi işçi kadrosuna geçmeniz halinde sözleşmeli personel pozisyonunuz sona erecektir.

Özelleştirme nedeniyle işten çıkarılma riskiniz bulunmaktadır. Bununla birlikte önceki sözleşmeli pozisyonunuza (sadece bu görevinize) açıktan atama prosedürüne uymak kaydıyla dönmeniz mümkündür. Bunun için ayrıca kurumun sizin talebinizi uygun görmesi ve personel ihtiyacının olması gerekir. Ancak, kurumun sizi geri alma zorunluluğu bulunmamaktadır.

SSK VE EMEKLİ SANDIĞI HİZMETLERİNİN BİRLEŞTİRİLMESİ

Daha önce SSK'lı olarak bir özel sektörde (basın kuruluşunda) çalıştım. Toplam 3360 gün çalıştım. Daha sonra MEB'de öğretmen olarak göreve başladım. SSK'daki iş günümü öğretmenliğe yani Emekli Sandığına saydırabilir miyim? Bunun için ne gibi işlemler yapmam gerekmektedir.

2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun gereğince hizmet birleştirmesi yaptırmanız mümkündür. Bu Kanunun Aylığı bağlayacak kurumu düzenleyen 8'inci maddesinde; "Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm çerçevesinde son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde hangi kurumda hizmetiniz fazlaysa aylığı o kurum bağlayacaktır. Bir dilekçe ile müracaat etmeniz yeterlidir. Ancak bu Kanunun 5'inci maddesi gereğince de bu hükümlerden yararlanabilmeniz için herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan aylık bağlanmamış veya aylık alma hakkını kaybetmemiş olmanız gerekmektedir.


01 Ağustos 2003

ÜST DERECELİ KADROLARA ATANMADA GEREKLİ HİZMET SÜRELERİ

15.09.1998 tarihinde Kütüphaneler Genel Müdürlüğü'nde Kütüphaneci kadrosunda göreve başladım. Halen bulunduğum kadro derecesi 7/1'dir. İl Kültür ve Turizm Müdür yardımcılığı veya şube müdürlüğü kadrosuna müracaat etmek istiyorum. Fakat bu kadrolar birinci derecedir. Benim bu kadrolara atanmam için kadro derecemin veya çalışmış olduğum beş yılın yeterli olup olmadığı konusunu açıklarsanız sevinirim.

657 sayılı Kanunun 68'inci maddesinin B bendinde; "(Değişik: 4.5.1984- KHK 199/1 md.) Eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir.

Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin;

a) 1 inci dereceli görevlerden ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl,

b) 1 ve 2 nci derece görevlerden ek göstergesi 5300 'den az olanlar için en az 10 yıl,

c) 3 ve 4 üncü dereceli görevler için en az 8 yıl,

8.6.1984 tarih ve 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi kapsamına dahil kurumlarda fiilen çalışmış olması ve yüksek öğrenim görmüş bulunması şarttır." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm gereğince birinci dereceli İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcılığı kadrosunun ek göstergesi 5300'den düşük olduğu için bu kadroya atanabilmeniz için en az 10 yıl hizmetinizin olması gerekir. Aynı husus derecesine göre Şube Müdürlüğü kadrosu içinde geçerlidir.

SÖZLEŞMELİ İNGİLİZCE ÖĞRETMENLİĞİ, YÜKSEK LİSANS VE EK DERS ÜCRETİ

Ben Anadolu Kız Meslek lisesinde sözleşmeli İngilizce öğretmeni olarak görev yapıyorum. Bilindiği üzere memurlara master yapması halinde ek ders ücretleri %25, doktora yapmaları halinde %40 fazla ödenmektedir. Bu husus sözleşmeli çalışan İngilizce öğretmeni içinde geçerli midir?

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ders Görevini düzenleyen 89'uncu maddesinde; Her derecedeki eğitim ve öğretim kurumları ile Üniversite ve Akademi (Askeri Akademiler dahil), okul, kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda ve benzeri kuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması halinde öğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebileceği; Ders ve Konferans Ücretlerini düzenleyen 176'ncı maddesinde ise; ders ücretlerinin, alanlarında master derecesini almış olan öğretmenlere % 25, alanlarında doktora derecesini almış olan öğretmenlere ise % 40 fazlasıyla ödeneceği belirtilmiştir.

Bu hükümlerin sözleşme ile çalıştırılan İngilizce dil öğreticilerine uygulanması mümkün değildir. Ayrıca, sözleşme ile çalıştırılan İngilizce dil öğreticilerine günlük maktu bir ücret belirlenmiş olup, bu ücretin üzerinde bir ödemenin uygulanması mümkün değildir. 8.1.2002 tarihli ve 24634 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 24.10.2001 tarihli ve 2001/3401 sayılı Kararnamenin eki kararda İngilizce dil öğreticilerine sözleşmede yer alan ücret dışında herhangi bir ödeme yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır.

İlsis puanının yanlış hesaplanması

Ben bu yıl iller arası yer değiştirme talebinde bulunmuş bir öğretmenim. Hizmet puanım okulda hesaplandığında 47 iken bakanlığa 39 olarak ulaşmış. Bu nedenle atamam gerçekleşmedi. Bunun sorumlusunun il milli eğitim müdürlüğü olduğunu düşünüyorum. Çünkü ILSIS verilerine de hatalı işlenmiş. Bu durumda ne yapabilirim ?

Hizmet puanınızın yanlış hesaplandığını düşünüyorsanız kurumunuza müracaat ederek hizmet puanınızın yeniden hesaplanmasını talep edebilirsiniz. Şayet kurumunuz olumsuz cevap verirse veya hiç cevap vermezse hizmet puanınızın yanlış hesaplandığından eminseniz dava açabilirsiniz. Dava açma süresi atamaların sonuçlandığı tarihten itibaren başlamaktadır ve 60 gündür. Diğer taraftan, Milli Eğitim Bakanlığının şeffaflığa verdiği önemden dolayı, dava yoluna gitmeden dilekçe yolu ile bir çözüm bulmanızı öneririz.

Yayımlanan makaleler hizmet puanının hesabında dikkate alınır mı?

1999 Ekim-2002 Eylül arasında Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak çalıştım. 2002 atama döneminde öğretmenlik atamam yapıldı, ancak bir dershaneyle sözleşmeli olduğum için kaydımı dondurdum. 18-29 Ağustos tarihleri arası göreve başlayacağım. 1- Öğretmen atama ve yer değiştirme yönetmeliklerinde yapılan son değişikliklere göre "asıl öğretmen" olarak mı başlayacağım? 2-Yurt çapında yayım yapan çeşitli dergilerde birçok yazım yayımlandı. Bu yazılara Millî Eğitim'de puan verildiğini duymuştum. Bu doğru mu?

Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 4'üncü maddesinin (ı) bendinde; "Asıl Öğretmen: Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı içindeki öğretmen kadrolarında veya özel öğretim okullarında öğretmenlikte (657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 54 üncü maddesi kapsamındaki yükümlülükleri saklı olmak üzere) adaylığı kaldırılanlar ile yüksek öğretim kurumlarında öğretim üyesi, öğretim görevlisi ve okutman, (Ek. 2/7/2003-25156 SRG) araştırma görevlisi (2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 33/a maddesine göre çalışmış olanlar) olarak en az iki yıl süreyle çalışmış olanlardan öğretmen olarak ilk defa veya yeniden atanacakları," hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm gereğince asıl öğretmen olarak atanmanız yapılmaktadır. Hizmet puanının hesabında dikkate alınacak hususlar yönetmeliğin 37'inci maddesinde belirtilmiş olup, puan hesabında yayımlanan makaleler dikkate alınmamaktadır.

 

Bu haber 31,700 defa okundu. 1 Yorum yapıldı
YORUMLAR
ARŞİV