Eğitim Hizmetleri Merkezi (ASO) Müdürlüklerinin kapatılmasına dava açıldı

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 16 Ocak 2006 09:35, Son Güncelleme : 27 Mart 2018 00:42

Türk Eğitim-Sen Tarafından, Eğitim Hizmetleri Merkezi(ASO) Müdürlüklerinin Kapatılması ile İlgili, Danıştay'a Yürütmeyi Durdurma Talepli, İptal Davası Açıldı.

DANIŞTAY BAŞKANLIĞI'NA

Yürütmeyi Durdurma Taleplidir

Davacı : TÜRK EĞİTİM SEN
(Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri
Kolu Kamu Çalışanları Sendikası)

Vekili : Av. Nihat Kılıç
Necatibey Cad 27/12 Kızılay/Ankara 231 35 20/21

Davalı : Milli Eğitim Bakanlığı Bakanlıklar/Ankara

Konu : Davalı idarenin, 8/12/2005 tarihli 2177 sayılı, "Eğitim Hizmetleri Merkezi (ASO) Müdürlüklerinin kapatılması" konulu genel düzenleyici idari işleminin iptali, işlem hakkında derhal yürütmeyi durdurma kararı verilmesi talebidir.


OLAYLAR VE AÇIKLAMALAR

1- Davalı idare tarafından 8/12/2005 tarihli 2177 sayılı, "Eğitim Hizmetleri Merkezi (ASO) Müdürlüklerinin kapatılması" konulu genel düzenleyici bir idari işlem yayınlanmıştır. İdari işlemde; "Eğitim Hizmetleri Merkezi (ASO) Müdürlüklerinin hizmetini sürdürmesine ihtiyaç kalmadığı, bu merkezlerin kapatılarak yaptığı hizmetlerin il ve ilçe Milli Eğitim Müdürlüklerince yürütülmesinin daha kolay olacağı kanaati paylaşılmıştır. 81 İl ve 1 ilçe olmak üzere 82 merkezde faaliyetini sürdüren Eğitim Hizmetleri Merkezi (ASO) Müdürlüklerinin kapatılarak, bunların yürüttüğü hizmetlerin Milli Eğitim Müdürlüklerince yürütülmesi" denilmektedir. Ek-1

2- Bu idari işlem hukuka aykırı olup iptali gerekmektedir. Şöyle ki; kapatılmaya ana gerekçe olarak gösterilen Açık lise kayıtlarının internet yoluyla yapılması hususudur. Bu gerekçe çok yetersiz ve geçersiz bir gerekçedir. Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünün kayıt ve yenileme işlemleri için internet alt yapısının hazır olmadığı 2006 yılında bu işlemin kesinlikle bu yolla yapılamayacağı bilinen bir gerçektir. Kaldı ki ilk kayıtlarda başvuru evrak ve dosyasının irtibat bürolarındaki görevlilerce kontrol edilmesi şarttır. İnternette sadece kayıt yenilemesi yapılabilir. Üstelik MEB'in 14 Aralık 2005 tarihli yönetmeliğinin çeşitli ve son hükümlerin geçici 3. Maddesinde, "Eğitim Hizmetleri Merkezi hizmetlerine devam eder." Denilmektedir.

3- Bu kurumların kapatılması için gerekli olan alt yapı da hazır değildir. İlk kayıt, kitap dağıtımı, kimlik, otobüs kartı, belge dağıtımı, askerlik tecil işlemleri, cezaevlerindeki öğrencilerin tüm işlemleri 13 yıldır bu kurumlarca yürütülmektedir ve kurum personeli bu konuda yetişmiş durumdadır. Tüm bu sayılan iş ve işlemler için Eğitim Hizmetleri Merkezleri yeterli donanıma ve bilinçli personele sahip durumdadır.

4- Bu işlemlerin il ve ilçelere verilmesi için yetişmiş personele ve alt yapıya ihtiyaç vardır. Bu da maliyetin artması anlamına gelmektedir.

5- Ayrıca kurumda görevli personelin özlük hakları ile ilgili net bir açıklama da yoktur. Haricen edinilen bilgilere göre öğretmen ve idarecilerin başka kurumlara atamaları yapılacak ve tekrar geçici görevle aynı hizmete devam ettirilmeleri istenecektir. Bu da 6 ay sonra ders ücreti problemini ortaya çıkaracaktır.

6- Kurum 5 Nisan 2002 tarihli ve 24717 sayılı Resmi Gazetede yürürlüğe giren ve Bakanlar Kurulunca imzalanan yönetmelik ile hizmet vermektedir. Kapatma işlemi için yine Bakanlar Kurulu kararı gerekir. Diğer bir anlatımla İdare Hukukunun egemen ilkelerinden olan Usulde Paralellik ilkesi gereği bir işlem hangi usulle başlatılmışsa o usulle de bitirilmesi gerekir. Bunun harici kararlar hukuka aykırı olup iptal nedendir. 3 ay içinde kapatılması istenen kurum, "Ben yaptım oldu" zihniyetiyle yeni kadrolaşmalara zemin hazırlamaktadır.

7- Kurum sadece açık öğretim kurumu değildir. Bakanlıkça gönderilen her türlü ders aracı ve donatım malzemesinin dağıtım deposu durumundadır. Bu konuda il milli Eğitim Müdürlüklerine yardımcı konumdadır. Bu kurumların kapatılması halinde Milli Eğitim Müdürlüklerinin iş yükünün daha da artacağı bilinen bir gerçektir.

8- Düzenlemenin 5. Maddesinde personelin atama ve görevlendirilmeleri ile ilgili hiçbir açıklık yoktur. Bu da kurum personeli arasında huzursuzluğa yol açmaktadır. Kapatılma veya devir gibi işlemlerde öncelikle personelin özlük haklarına açıklık getirilmesi gerekmektedir.

9- Düzenlemenin 8. Maddesinde belirtilen Eğitim müzelerinin kurulması da Bakanlığa ekonomik yönden yük getirecektir. Çünkü bu müzeler 1996-1997 yılında kurulmuş olup halen de hizmet vermektedir. Ayrıca kurumun 1963 yılından beri verdiği söylenen hizmetlerin yapılabilmesi için Milli Eğitim Müdürlüklerince ayrı bir birim oluşturulması gerekmektedir.

10- Kurumun kapatılması ekonomik, yetişmiş personel ve iş açısından hiçbir artı değer oluşturmamakta, tam bir kargaşa ortamı yaratılmaktadır.

11- İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin yetişmiş kadro ve alt yapı yetersizliği nedeniyle görevi tekrar bu kuruma vermesi söz konusu olduğundan burada akla gelen tek şey amacın siyasi kadrolaşmaya yönelik olduğudur. Zaten bu işlemi yapan kurum il milli eğitim müdürlüklerine bağlı olarak hizmet vermektedir.

12- Yapılması gereken bu kurumları kapatmak değil, verimli ve günümüzün ihtiyaçlarına uygun hizmet ürütmesini sağlamaktır. Belli alanlarda uzmanlaşmış kuruluşları kapatmanın kamu oyu yönünden hiçbir fayda sağlamayacağı açıktır. Günümüzde ve MEB'in uygulamalarında açık lise/ açık ilköğretim okulları son derece önemli hale gelmiş ve eğitim sistemimizin önemli ve vazgeçilmez bir bölümünü teşkil etmektedir. Bu hizmetlerin yapıldığı 82 yerleşim yerinde bulunan fiziki yapıları yok ederek, hizmet ve fiziki yönden zaten yetersiz olan ilçe ve il milli eğitim müdürlüklerine bu işleri yüklemek ve sağlıklı sonuç almak mümkün değildir.

13- 5 Nisan 2002 tarih ve 24717 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Hizmetleri Merkezi (Akşam Sanat Okulu) Müdürlükleri Yönetmeliğinin 7. Maddesinde bu kuruluşların işlevleri ayrıntılı bir şekilde yazılmıştır. Ek-2

14- Son derece önemli ve vazgeçilmez hizmetleri yürüten bir kuruluşun kapatılması ciddi bir sıkıntı ve kargaşayı beraberinde getirecektir. Siyasi bir takım mülahazalarla kadrolaşma arzusuyla yapılan bu uygulamada kamu yararı olmadığı aşikardır.

15- Bu gibi idari işlemlerde idareye takdir yetkisi tanınmış ise de, bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmayıp, anayasa, kanun, kamu yararı, amacı ve hizmet gereği ilkeleriyle sınırlı olduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Bu itibarla takdire dayalı idari işlemlerin yargısal denetiminde Anayasa, yasa, kamu yararı, amacı ve hizmet gereklerine aykırı olarak tesis edildiklerinin tespit edilmesi halinde bu işlemlerin idari yargı yerlerince iptal edilecekleri kuşkusuzdur.

16- Memur Sendikaları hakkında çıkarılan 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nun "Sendika ve konfederasyonların yetki ve faaliyetleri" başlıklı 19. Madde f bendi, "Üyelerin idare ile ilgili doğacak ihtilaflarında, ortak hak ve menfaatlerinin izlenmesinde veya hukuki yardım gerekliliğinin ortaya çıkması durumunda üyelerini veya mirasçılarını, her düzeyde ve derecedeki yönetim ve yargı organları önünde temsil etmek veya ettirmek, dava açmak ve bu nedenle açılan davalarda taraf olmak" şeklindedir. Türkiye'nin tek eğitim gerçeği olan ve sadece öğretmenlerin sorunları ile ilgilenen, 200 bine yakın üyesi bulunan TÜRK EĞİTİM SEN, başta kendi üyeleri olmak üzere tüm öğretmenlerin haklarının ihlal olmaması ve mağduriyetlerini gidermek için nezdinizde görülmekte olan iş bu davayı açmıştır. Haklı davamızın kabulü hakkaniyet gereğidir.

Sonuç : Yukarıda kısaca arz ve izah edilen ve sayın mahkemenizce resen görülecek nedenlerle, Davalı idarenin, 8/12/2005 tarihli 2177 sayılı, "Eğitim Hizmetleri Merkezi (ASO) Müdürlüklerinin kapatılması" konulu genel düzenleyici idari işleminin iptaline, işlem hakkında derhal yürütmeyi durdurma kararı verilmesine, yargılama vekalet ve sair tüm giderlerin davalı kurum üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.

Davacı vekili
Av. Nihat Kılıç

Ekler:
1- İptali istenen işlem
2- ASO yönetmeliği

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber