Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

%1- %39 Arasında Özürlü Olanlar Devlet Memuru Olabilir Mi? (2)

Geçen hafta, Akşam Gazetesi yazarı Ali Tezel'in, özürlülük oranı %1 ile %39 arasında bulunan kişilerin memur olamayacağı yönündeki görüşlerinin doğru olmadığını belirtmiş ve hem mevzuat hem de uygulama örnekleri ile konuyu açılayarak istisna olabilecek duruma ilişkin de bilgi vermiştik. Yazımızda, istisna olarak da temsil özelliği olan kaymakamlık ve müfettişlik gibi meslekleri örnek olarak vermiştik. Sayın Tezel, geçen hafta hiç bir istisna belirtmeksizin bu durumdaki kişilerin hiç bir şekilde memur olamayacakları yönündeki görüşlerini bir yana bırakarak, bu kez bizim de istisna olarak belirtmiş olduğumuz örnekleri (polis, asker, öğretmen ve müfettişler) bizlere emsal göstererek, %1 ile %39 arasında özürlü olanların memur olamayacağı yönündeki ısrarını "istisnalar" örneğinde sürdürmüştür. Aslında bu konunun bizim açımızdan tartışmaya değer bir yönü bulunmamaktadır. Zira, durum sadece mevzuat yönüyle değil uygulama örnekleriyle de açıkladığımız şekildedir. Ancak, bir önceki yazımızda da belirtmiş olduğumuz gibi temsil özelliği olan veya farklılık arz eden meslekler için "tam sağlam raporu" alınması kamu kurumlarınca istenmektedir. Örneğin %30 oranında özürlü olan birinin temsil özelliği olan subay, kaymakam, müfettiş veya öğretmen gibi mesleklere atanmasında kamu kurumlarınca "tam sağlam raporu" istenmektedir. Ancak, bu durumdaki tüm kişilerin hiç bir şekilde memur olamayacakları yönündeki görüş beyan etmek, yanlıştır.
15 Aralık 2003 12:33
Yazdır

%1- %39 Arasında Özürlü Olanlar Devlet Memuru Olabilir Mi? (2)

Geçen hafta, Akşam Gazetesi yazarı Ali Tezel'in, özürlülük oranı %1 ile %39 arasında bulunan kişilerin memur olamayacağı yönündeki görüşlerinin doğru olmadığını belirtmiş ve hem mevzuat hem de uygulama örnekleri ile konuyu açılayarak istisna olabilecek duruma ilişkin de bilgi vermiştik. Yazımızda, istisna olarak da temsil özelliği olan kaymakamlık ve müfettişlik gibi meslekleri örnek olarak vermiştik.

Sayın Tezel, geçen hafta hiç bir istisna belirtmeksizin bu durumdaki kişilerin hiç bir şekilde memur olamayacakları yönündeki görüşlerini bir yana bırakarak, bu kez bizim de istisna olarak belirtmiş olduğumuz örnekleri (polis, asker, öğretmen ve müfettişler) bizlere emsal göstererek, %1 ile %39 arasında özürlü olanların memur olamayacağı yönündeki ısrarını "istisnalar" örneğinde sürdürmüştür.

Aslında bu konunun bizim açımızdan tartışmaya değer bir yönü bulunmamaktadır. Zira, durum sadece mevzuat yönüyle değil uygulama örnekleriyle de açıkladığımız şekildedir. Ancak, bir önceki yazımızda da belirtmiş olduğumuz gibi temsil özelliği olan veya farklılık arz eden meslekler için "tam sağlam raporu" alınması kamu kurumlarınca istenmektedir. Örneğin %30 oranında özürlü olan birinin temsil özelliği olan subay, kaymakam, müfettiş veya öğretmen gibi mesleklere atanmasında kamu kurumlarınca "tam sağlam raporu" istenmektedir. Ancak, bu durumdaki tüm kişilerin hiç bir şekilde memur olamayacakları yönündeki görüş beyan etmek, yanlıştır.

MEMURLAR.NET'İN SAYIN TEZEL'E İLİŞKİN DEĞERLENDİRMESİ
Memurlar.NET olarak hiç bir zaman kişileri hedef alan bir yayın politikası izlemedik. Sizlere de verdiğimiz cevap da, aşağıda görüleceği üzere, teknik düzeydedir ve hiç bir zaman sizin kişiliğinizi hedef almadık/almayız da.

Bu bağlamda, bizim için söylediğiniz "konuyu farklı yönlere çekmeye çalışan" nitelemesinden ne kast ettiğiniz veya sitemizle ilgili olarak "Bu yazıyı okuyunca acaba verdikleri diğer bilgiler doğru mu diye şüpheye düşmedim değil." şeklindeki açıklamanız tartışmayla ilgisi olmayan ve konuyu mecraından saptıran yaklaşımlardır. Bir görüşünüz var ise sadece bu görüşünüzü açıklayın. Bunun dışında, sitemizin tüzel kişiliğini hedef alan bir açıklama sizlere yakışmadığı gibi tartışma konusuyla da ilgili değildir.

Akşam Gazetesindeki yazınızı gündeme almamız tamamen kamuoyunun yanlış bilgilenmesinin önüne geçmektir. Yoksa bizim kişilerle uğraşmak gibi küçük politikalarımız olamaz. Kaldı ki bu konularda görüş vermeye yetkili olan kamu kurumlarının (Devlet Personel Başkanlığı) görüşü de bizim görüşlerimiz paralelindedir. Sitemiz hakkında belirtilen ifadeleri kullanmadan önce ilgili kuruma telefon edip veya bizzat giderek durumu teyit ettirebilmek mümkünken bu yola başvurulmamasını doğrusu yadırgadık. Bu konuda düelloya girecek de değiliz. Konu o kadar açık ki doğrusu tartışmaya dahi değer bulmuyoruz. Lütfen kamuoyunu yanıltmayalım. Yanlışta ısrar etmek erdem değil aksine sizleri izleyen insanlar açısından hayal kırıklığıdır.


AKŞAM GAZETESİ YAZARI ALİ TEZEL'İN 15.12.2003 TARİHLİ YAZISI

Özürlü mü değil mi?

18 yaşındaki oğlumun sol gözü doğuştan itibaren görmüyor. Kendi imkanlarımla okutmaya çalışıyorum. Maddi imkanlarım da kısıtlı olduğu için burs arıyorum. Başbakanlık Özürlüler İdaresi'nden özürlü kimlik kartı alabilmek için başvuru da bulunduk ve sağlık kurulu raporu %32 olarak düzenlendi. Ancak, %32 oranında özürlü kabul edilen oğlum yasalar gereği %40'dan az raporu olduğu için özürlü kimlik kartı alamadı. Sizin de 'Buna Ne Denir?' başlıklı geçen haftaki yazınızı okudum, lütfen bu durumu bir kez daha gündeme getirin. Mesude Karakaş

Sayın okurum, hem sizin hem de sizin ve oğlunuzun durumunda olanların gönderdikleri mesajlar nedeniyle bir kez daha konuyu gündeme aldım. Ancak, gerçekten trajikomik durum hakkında geçen hafta 'Buna Ne Denir?' başlıklı yazımıza özellikle %1 ile %39 arasında orana sahip özürlülerden mesajlar yağmaya başladı. Ancak mesajlarınızı sadece bana değil, TBMM'ye, milletvekillerimize ve bir de konuyu yanlış yönlere çekmeye çalışan www.memurlar.net isimli siteye de gönderin.

Memurlar ile ilgili gerçekten güzel bilgiler veren bu sitede geçen haftaki yazımın doğru olmadığını %1 ile %39 arasında özrü olanların memur olabileceklerini yazmışlar. Bu yazıyı okuyunca acaba verdikleri diğer bilgiler doğru mu diye şüpheye düşmedim değil. Şimdi bana ve gazeteme başvuranlardan; bir parmağı olmadığı için (ki oranı sadece %5'tir.) polis olamayan, bir gözü görmediği için müfettiş, uzman, kaymakam olamayan, oranı %10'un altında kaldığı halde konuşma bozukluğu olduğu için öğretmen olamayan, %1 dahi olsa özrü olup subay, astsubay olamayanlar bu siteye başvursunlar. Bakalım çözüm getirebilecekler mi, yoksa çözüm bizim yazdığımız gibi mevzuat değişikliği mi?


MEMURLAR.NET'TE GEÇEN HAFTA YAYIMLADIĞIMIZ YAZI (9.12.2003)

%1- %39 Arasında Özürlü Olanlar Devlet Memuru Olabilir Mi?

Vücudun bazı organlarında görülen sakatlıkların yüzde 40 sınırına ulaşmaması halinde memur olunup olunmayacağı yönünde nadiren de olsa sitemize daha önce bazı sorular gelmişti. Diğer taraftan bu konu, emeklilik hayatına ilişkin görüş ve açıklamalarını ilgi ile okuduğumuz Akşam Gazetesi yazarı Ali Tezel tarafından ele alınmıştır. Sayın Tezel, köşe yazasında, biri %40 oranında özürlü olanların girdiği durum, diğeri ise hiç bir vücut azasında herhangi bir özrün bulunmadığı tam sağlamlık durumu olmak üzere temel olarak iki durumun bulunduğunu belirtmiş ve %1- ile %39 oranında bir rapor alan kişilerin devlet memuru olamayacağını belirtmiştir. Sitemize gelen çok sayıda mail nedeniyle haberdar olduğumuz bu yazı hakkında, memurlar.NET olarak bazı açıklamalarda bulunmanın yararlı olacağını düşünüyoruz. Öncelikle şu tespiti yapmak gerekmektedir: Yazının, üzerine bina edildiği temel görüş yanlıştır. Zira, 657 sayılı Kanunun konuya ilişkin maddesi sadece "görevini devamlı yapmasına engel olabilecek vücut veya akıl hastalığı veya vücut sakatlığı ile özürlü bulunmamayı" memurluk için gerekli bir şart saymaktadır. Madde de, yüzde yüz sağlamlık istenmemektedir. Zaten bugüne kadar yapılan memur yerleştirmelerinde de, hiçbir memurun ataması, sakatlık oranı %1- %39 arasında olduğu gerekçesiyle engellenmemiştir. Hatta Maliye Bakanlığında belirli oranlarda sakat Denetmen unvanlı memurlara dahi rastlanmaktadır. Konuya ilişkin ayrıntılı açıklama için tıklayın.

SAYIN ALİ TEZEL'İN AKŞAM GAZETESİNDEKİ YAZISI (8.12.2003)

Akşam Gazetesinde 08.12.2003 tarihinde çıkan Ali TEZEL imzalı yazıda sakat memur ve işçilerin çalışma durumlarıyla ilgili bir değerlendirme yapılmıştır. Yazının memurlara ilişkin kısmı aşağıdaki şekildedir:

"Dünya Özürlüler Günü geçen hafta içinde kutlandı ama sadece bir kısmı için bu kutlama olarak algılandı bir kısmı için ise tragedya.... Personel Kanunları veya mevzuatı gereğince kamuya işçi veya memur olarak girecekseniz iki durumdan birine girmek zorundasınız. Kamu Hastaneleri Sağlık Kurullar'ına başvurup kendinizi muayene ettirdikten sonra ya sağlam raporu alacaksınız ya da özürlü. Buraya kadar her şey normal gibi görünüyor ama işin içine girince öyle değil. Mevzuata göre kullanmaktan hoşlanmasam bile kanuni tabiriyle %40 ve daha fazla oranda sakat olanlar, sakat (özürlü) kadrosu ile işe girebiliyorlar. Ancak, oran %1 ile %39 arasında ise yandınız gitti.

Ne sağlamsınız ne de sakat (özürlü)

Ülkemizde uygulanan mevzuat gereğince siz ne SAĞLAM ne de ÖZÜRLÜ olarak kabul edilmiyorsunuz. Peki %1-39 arasında rapora sahip olanlar kamuda işe giremezler mi el cevap HAYIR.

Özel sektörde iş bulabilirler mi HAYIR.

Bu durumda iseniz yok kabul ediliyorsunuz, hiç yaşamıyor, ihtiyaçları yok sayılıyorsunuz.

Şimdi TBMM komisyonlarına gelmeyi bekleyen Özürlüler ile ilgili kanunda bu durum hala çözülebilmiş değil.

Olayı mevzuat açısından inceleyecek olursak; Sakatların Kamuda Memur Olabilme Şartı

1-Sağlam olacaksınız

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu kimlerin memur olabileceklerini 48. maddesinde düzenlemiştir. Aşağıdaki ibareden de görüleceği üzere maddenin, (A) bendinin 7. alt bendine göre Hastane Sağlık Kurullarından SAĞLAM raporu almak gerekmektedir.

'7. 53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engel olabilecek vücut veya akıl hastalığı veya vücut sakatlığı ile özürlü bulunmamak.'

2-Sakat (Özürlü) olacaksınız

Ayrıca, 657 Sayılı Kanunu'nun 53. maddesi de kanuni tabiri ile sakatların da belirli oranda memur olarak işe alınmasını öngörmüştür. Düzenlemeye göre; '...Kurum ve kuruluşlar bu Kanuna göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda % 3 oranında özürlü çalıştırmak zorundadır. % 3 ün hesaplanmasında ilgili kurum veya kuruluşun (taşra teşkilatı dahil) toplam dolu kadro sayısı dikkate alınır.'

Kimlerin sakat kadrosuna memur olarak gireceği de 27.07.1983 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan, SAKATLARIN DEVLET MEMURLUĞUNA ALINMA ŞARTLARI İLE HANGİ İŞLERDE ÇALIŞTIRILACAKLARI HAKKINDA YÖNETMELİK'te belirtilmiştir.

Yönetmeliğin, 2. maddesine göre aşağıdaki gibi belirtilmiş ve sakatlık oranının en az %40 olması gerektiğini belirlemiştir.

'...Sürekli olarak çalışma gücünden en az %40 oranında yoksun olduğunu, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelikte belirlenen sağlık kuruluşlarınca verilecek resmi sağlık kurulu raporu ile belgeleyenler bu Yönetmelik hükümlerinden yararlanırlar.'

3-Arada kalırsanız yandınız

Sağlık Kurulu raporuna göre çalışma gücü kayıp oranınız %1 ile %39 arasında kalırsa memur olamazsınız."

MEMURLAR.NET'İN AÇIKLAMALARI

(1) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48/A-7 bendinde; "53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engel olabilecek vücut veya akıl hastalığı veya vücut sakatlığı ile özürlü bulunmamak." hükmü, (2) Sakatların Devlet Memurluğuna Alınmalarını düzenleyen 53'üncü maddesinde ise; "Sakatların Devlet Memurluğuna alınma şartları ile hangi işlerde çalıştırılacakları, Maliye, Sağlık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıkları ile Devlet Personel Başkanlığınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir. Kurum ve kuruluşlar bu Kanuna göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda % 3 oranında özürlü çalıştırmak zorundadır. % 3 ün hesaplanmasında ilgili kurum veya kuruluşun (taşra teşkilatı dahil) toplam dolu kadro sayısı dikkate alınır." hükmüne yer verilmiştir.

(3) Sakatların Devlet Memurluğuna Alınma Şartları İle Hangi İşlerde Çalıştırılacakları Hakkında Yönetmeliğin Kapsamını düzenleyen 2'nci maddesinde;"Sürekli olarak çalışma gücünden en az % 40 oranında yoksun olduğunu, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelikte belirlenen sağlık kuruluşlarınca verilecek resmi sağlık kurulu raporu ile belgeleyenler bu Yönetmelik hükümlerinden yararlanırlar." hükmü, (4) Tanım başlıklı 3'üncü maddesinde ise; "Bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yeteneklerinden 2 nci maddede belirtilen oranda yoksun olduğunu resmi sağlık kurulu raporu ile belgeleyenlere sakat denir."hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükümler çerçevesinde, sürekli olarak çalışma gücünden en az % 40 oranında veya daha fazla oranda yoksun olanlar memuriyet kadrolarına ancak sakatlar için yapılacak sınav sonucuna göre ve bunlar için ayrılan kontenjan kadar girebilirler.

Bu durumda Sürekli olarak çalışma gücünden en az % 39 ve aşağı oranda yoksun olanlar memur olamazlar mı ? Hiçbir kanun maddesinde veya diğer mevzuatta bu durumda olanların memur olamayacaklarına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Yani bunların memur olmalarına hiçbir engel yoktur. Uygulamada da durum bu şekildedir. Bu durumu somutlaştırmak gerekirse; KPSS(B gurubu kadrolar için) sonuçlarına göre ÖSYM tarafından yapılan memur yerleştirilmesinde yerleştirilmesi yapılan hiçbir memurun atamasına sakatlık oranı %1- %39 arasında olduğu gerekçesiyle engellenmemiştir. Hatta Maliye Bakanlığında belirli oranlarda sakat Denetmen unvanlı memurlara dahi rastlanmaktadır.

Uygulamada bu durumun istisnalarına rastlanmaktadır. Temsil özelliği bulunan mesleklerde %1 oranında sakat olsanız dahi çalışamazsınız. Bunlar arasında müfettişlik ve Kaymakamlık görevleri yer almaktadır.

Özetleyecek olursak, %1 ile %29 arasında bir sakatlığa sahip kişilerin devlet memuru olamayacağı yönündeki görüş yanlış ve uygulamada zaten bu tersi yönündedir.

Bu haber 6,139 defa okundu.
YORUMLAR
Bu habere henüz yorum yapılmamış.
İlk yorumu siz ekleyin.
ARŞİV