Yandex.Metrica
Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

İstisnai Memurlara Kötü Haber

Devlettin kadroları arasında istisnai kadrolar olarak bilinen kadrolar bulunmaktadır. Bu kadrolar çok az ve sınırlı sayıdadır. Bu kadrolara atanabilmek için KPSS dahil neredeyse hiçbir şarta gerek yoktur. Bugüne kadarki uygulamada sınavsız olarak istisnai kadrolara atananlar, kısa bir süre çalıştıktan sonra, yine sınavsız olarak diğer memuriyet kadrolarına atanmaktaydı. Sayıştay denetçilerinin yaptığı incelemede uygulamayı, Hazine'yi zarara uğratıcı nitelikte görülmüştür. Detaylar için tıklayın.
01 Mayıs 2006 00:51
Yazdır

Hangi kadrolar istisnai kadrolardır?

Hangi kadroların istisnai kadro olduğu 657 sayılı Kanunun 59'uncu maddesinde yer almaktadır. İşte bu maddeye göre sınav şartı aranmayan kadrolar:

"Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ile Türkiye Büyük Millet Meclisinin memurlukları,
Başbakan Başmüşaviri,
Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığına ait Başkan, Başkan Yardımcısı, Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı, Uzman, Uzman Yardımcısı, Müşavir Avukat ve Şube Müdürleri (Uzman),
Başbakan Müşavirlikleri,
Özelleştirme İdaresi Başkanlığında Başkan, Başkan Yardımcısı, Başkanlık Müşaviri, Daire Başkanı, Proje Grup Başkanı ve Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği
Başbakanlık ve Bakanlık Müşavirlikleriyle Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliklerine, Başbakanlık Basın Müşavirliği,
Türkiye İstatistik Kurumu Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği,
Gelir İdaresi Başkanlığında Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği,
Bakanlar Kurulu Sekreterliği,
Milli Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında veya kadro açıklamalar bölümünde özel nitelikli olarak gösterilen görev yerleri,
Özel Kalem Müdürlükleri,
Valilikler,
Büyükelçilikler,
Elçilikler,
Daimi Temsilciliklere, dış kuruluşlarda çalışma müşavirlikleri nezdinde görevlendirilecek sendika uzmanlıkları,
Din İşleri Yüksek Kurulu Üyelikleri,
Milli İstihbarat Teşkilatı memurlukları,
Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Müşavirlikleri,

Hukuk Müşavirliğine ve Genel Sekreter Sekreterliği,"

Uygulamada ne yapılmaktadır?

Uygulamada siyasi iktidara yakın kişiler, 657 sayılı Kanunun bu maddesinde belirtilen sınırlı sayıdaki kadroya atanmakta, kısa bir süre sonrada sınavsız olarak diğer normal memuriyetlere geçirilmektedir. Örneğin hiç KPSS girmeyen bir kişi müşavirlik kadrosuna atanmakta, burada bir ay çalıştıktan sonra da öğrenim durumuna göre örneğin mühendis kadrosuna atanmaktadıır.

Sayıştay ne dedi?

Sayıştay denetçileri yaptıkları incelemede uygulamanın Hazineyi zarara uğratıcı nitelikte olduğunu belirtti. Denetçiler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında tespit ettikleri bu uygulamayı Sayıştay Birinci Başkanlığına bildirdi. Sayıştay Birinci Başkanlığı da görüşülmesi için konuyu Sayıştay Genel Kuruluna havale etti. Sayıştay Genel Kurulu geçen yıl aldığı kararda uygulamanın genel bir nitelik taşıyıp taşımadığının araştırılmasına, daha sonra yaygın olduğunun tespit edilmesi durumunda söz konusu hususun Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmasına karar verdi.

İŞTE SAYIŞTAY'IN KARARI

Sayıştay Genel Kurul Kararı

Karar No : 5119/1
Karar Tarihi : 04.04.2005

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Merkez Saymanlığı 2002 yılı hesabının merkezde incelenmesi sırasında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 59'uncu maddesi hükmü uyarınca istisnaî memuriyet kadrosuna atananların, Kamu Personeli Seçme Sınavına katılmadıkları halde, bu atamadan bir süre sonra sınavla girilebilecek memur kadrolarına atandıklarının tespit edilmesi üzerine, söz konusu Kanun hükmünün uygulama ve sonuçları bakımından Hazine menfaatlerini zarara uğratıcı nitelikte görüldüğünden bahisle, 832 sayılı Kanunun 25'inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca yazılan müzekkere hakkında 5. Dairece verilen 21.2.2005 tarih ve 2005-13/Müzekkere 8140 sayılı karar okunarak,

Gereği Görüşüldü :

Öncelikle söz konusu 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 59'uncu maddesi hükmünün uygulama ve sonuçları bakımından Hazine menfaatlerini zarara uğratıcı bir mevzuat hükmü olarak değerlendirilip Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmasının gerekip gerekmediği hususu üzerinde duruldu.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 59'uncu maddesinin birinci fıkrasında, bu fıkrada unvanı sayılan kadrolara, 657 sayılı Kanunun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesine ilişkin hükümleriyle bağlı olmaksızın tahsis edilmiş derece aylığı ile memur atanabileceği, ikinci fıkrasında ise, birinci fıkrada sayılan memurların bulundukları bu kadroların emeklilik aylığı hesabında ve diğer memurluklara naklen atanmalarında herhangi bir sınıf için kazanılmış hak sayılmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanunun 60'ıncı maddesi hükmüne göre, istisnaî Devlet memurluklarına bu Kanunun 48'inci maddesinde yazılı genel şartları taşıyan kimselerden atama yapılabilmekte, Kanunun 61'inci maddesi hükmüne göre de, istisnaî memurluklara atananlar hakkında bu Kanunun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi dışında kalan bütün hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

657 sayılı Kanunun istisnaî memurluklardan ayrılanların durumunu düzenleyen 163'üncü maddesinin (a) fıkrasında, istisnaî memuriyetlere, bu Kanuna tabi kurumlardan atanmış olanların, ayrıldıkları sınıfa dönmek istedikleri takdirde, istisnaî memuriyette geçirilmiş olan sürenin, bu Kanunda derece terfisi için belirtilen esaslara göre girebilecekleri yeni derecenin tayininde normal derece ve kademe terfi sürelerine karşılık sayılacağı, bu gibilerin aynı şartlardan faydalanarak bu Kanunun 71'inci madde hükümlerine uyulmak kaydıyla, başka bir sınıfa da girebilecekleri; maddenin (b) fıkrasında da, bu Kanuna tabi olmayan kurumlardan istisnaî memuriyetlere atananların ise, bu Kanuna tabi kurumlarda bir göreve atanmayı istedikleri takdirde, istisnaî memuriyette geçirilen sürenin, (a) fıkrasındaki esaslara göre ve girilecek derecenin sınav veya seçmesini başarmak kaydıyla, derece ve kademe ilerlemesinde sayılacağı ve bu gibiler için adaylık hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.

Ancak, istisnaî memuriyete açıktan atandıktan sonra, diğer memur kadrolarına atanmak isteyenlerin durumuna ilişkin olarak, 657 sayılı Kanunda açık olarak bir düzenleme yapılmadığı görülmektedir.

657 sayılı Kanunun anılan 59'uncu maddesinin gerekçesinde, istisnaî memurlukların bu tasarı ile de muhafaza edildiği, ancak tasarıda bu kadronun çok daraltılmış olduğundan ve bir taraftan zaruretler kabul edilirken, öte yandan zaruretlerin zorlanması yoluyla normal bir meslek sınıfının imtiyazlı statüye sokulmaması için dikkat gösterildiği, bu memurluklara atama yapılırken tasarıdaki atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi gibi hükümlerle bağlı kalınmayacağı, buna karşılık bu memurlar arasında kendi sınıflarından yükselerek gelmeyenlerin memurluktan ayrılışlarında almakta oldukları aylıkların veya bulundukları derece ve kademelerin kazanılmış hak sayılmayacağı, yalnızca bu görevlerde geçirdikleri sürenin emeklilik sürelerine ekleneceği; bu hükümle istisnaî memuriyet kadrolarına genel görünüşü ile atanmada kolaylık sağlanmasına karşılık, bu atamayla kazanılan memuriyet statüsünün garantisiz bir statü olduğu, çünkü istisnaî memurluk usulünün, tasarının sistemi içinde teşvik edilecek bir usul olarak görülmediği ifade edilmiştir. Esasen, Kanunun ilk yürürlüğe girişinde bu maddede belirtilen kadrolar çok sınırlı tutulmuşken, sonradan yapılan ilâvelerle, sözü edilen 59'uncu maddenin kapsamına yeni unvanlar eklenerek bu şekilde atanabilecek kadroların sayısı artırılmıştır.

Buna karşılık, Devlet memurluğuna alınma hususu, 657 sayılı Kanunun 46-57'inci maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, 46'ncı maddede kurumların atama yapılacak boş kadrolarını Devlet Personel Başkanlığına bildirecekleri, 47'nci maddede bu kadrolar için yapılacak sınav dahil olmak üzere kadrolarla ilgili bilgilerin duyurulacağı, 48'inci maddede Devlet memurluğuna alınacaklarda bulunması gereken genel ve özel şartların neler olduğu, 49'uncu maddede sınavlara katılma hususu, 50'nci maddede Devlet kamu hizmet ve görevlerine Devlet memuru olarak atanacakların açılacak Devlet memurluğu sınavlarına girmeleri ve sınavı kazanmalarının şart olduğu, 51'inci maddede sınav sonuçlarının ilan edileceği, 52'nci maddede kurumların memur ihtiyaçlarının yayımlanan sınav sonuçlarında belirlenen başarı sırasına göre ilgili kurumlarca atama yapılmak suretiyle karşılanacağı, müteakip maddelerde ise, sakatların Devlet memurluğuna alınması ile yukarıda bahsedilen prosedürlere uygun biçimde Devlet memurluğuna alınanların adaylıkları düzenlenmiştir. Dolayısıyla, bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, aslî Devlet memurluğuna atanabilmek için, atanacakların bunun için açılmış olan sınava girmesi ve bu sınavı başarmasının öncelikli şart olduğu anlaşılmaktadır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Merkez Saymanlığı 2002 yılı hesabının merkezde incelenmesi sırasında, bazı kişilerin anılan 657 sayılı Kanunun 59'uncu maddesi hükmüne istinaden Devlet memurluğuna atanmalarından kısa bir süre sonra, Devlet memurluklarına atanacak olanlar için yapılmış bulunan sınavlara katılmadıkları ve dolayısıyla bu sınavlarda başarılı olmadıkları halde, diğer memurluklara naklen atandıkları anlaşılmaktadır. Ancak, açıktan istisnaî memurluklara atananların diğer memur kadrolarına naklen atanabilecekleri kabul edilse bile, bu konuda açılmış olan sınavlara girmiş ve başarılı olmuş kişilerin atanmayı bekledikleri bir durumda, bu sınavlara girmediği halde bazı kişilerin istisnaî memurluklar kullanılarak diğer memurluk kadrolarına atanmaları, Devlet memurluğu alımı için duyurulan sınava katılarak başarılı olmuş ve atanmayı bekleyen kişiler aleyhine haksız bir durum yaratmaktadır. Ayrıca, sınavlarda başarılı olarak atanmayı bekleyenler varken, istisnaî memurluk kadrolarının sınavsız Devlet memuru teminine yönelik bir uygulamaya dönüştürülmesi, bu memuriyete atanmada tanınan kolaylığın istismarı anlamına da gelmektedir. Bu da, Anayasanın kişilerin kanun önünde eşitlik ve kamu hizmetine girmede eşitlik ilkelerini ihlal edici nitelikte bulunmaktadır.

Öte yandan, 657 sayılı Kanunun temel ilkelerinden birisi de, liyakat ilkesidir. Anılan Kanun, Devlet kamu hizmetlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmış ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında, Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmıştır. Açıktan istisnaî memurluk kadrolarına atananların daha sonra diğer memurluk kadrolarına, Devlet memurluğuna alınma için açılmış bulunan sınava girmeden veya başarmadan naklen atanmaları durumu, naklen atandıkları görevlerin gerektirdiği niteliklere sahip olmamaları durumuna neden olabileceğinden, yukarıda ifade edilen liyakat ilkesinin ihlali anlamına da gelmektedir. Bu durumda, Devlet memurluğuna giriş için açılmış olan sınavlara girmemiş ve dolayısıyla bu sınavlarda başarılı olmamış kişilerin aslî memurluk kadrolarının gerektirdiği niteliklere sahip olmadan naklen atanmış olmaları, kamu kaynaklarının etkili, verimli ve tutumlu kullanılmaması sonucunu yol açabilecektir. Dolayısıyla bu şekildeki atamaların Hazine menfaatlerini zarara uğratıcı niteliği bulunmaktadır.

832 sayılı Sayıştay Kanununun 25'inci maddesinin ikinci fıkrasında, denetçilerin anlam, uygulama veya sonuçları bakımından Hazine menfaatlerini zarara uğratıcı nitelikte gördükleri kanun, tüzük, yönetmelik, kararname ve sair mevzuat hükümlerini, inceleme sırasında tespit ederek bunları gerekçesiyle birlikte ve yazılı olarak Birinci Başkanlığa bildirecekleri, Birinci Başkanın bu bildirileri derhal Genel Kurula havale edeceği, bunlardan Genel Kurul kararıyla kabule değer görülenlerin Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulacağı hüküm altına alınmıştır. Bazı kişilerin, 657 sayılı Kanunun 59'uncu maddesi hükümleri uyarınca açıktan istisnaî memuriyet kadrolarına atandıktan bir müddet sonra, Devlet memurluğuna alınma için açılmış bulunan sınavlara girmeden ve dolayısıyla bu sınavlarda başarılı olmadan diğer memurluk kadrolarına atanmaları hususu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Merkez Saymanlığı 2002 yılı hesabının incelenmesi sırasında, hesabı inceleyen denetçi tarafından tespit edilerek, durum Birinci Başkanlığa bildirilmiş, Birinci Başkanlık da görüşülmesi için Genel Kurula havale etmiştir.

Bu itibarla, sadece hizmetin gereği olarak kullanılması gereken istisnaî memurluk kadrolarının, Devlet memurluğuna girmede esas olan sınav sistemini aşmaya yönelik olarak diğer memur kadrolarına naklen atanma amacıyla kullanılması, Anayasa ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile getirilmiş bulunan kanun önünde eşitlik ve kamu görevi hizmetine girmede eşitlik ile liyakat ilkesinin ihlali anlamına geldiğinden, bu yolla Devlet memurluğu kadrolarının liyakat esasına uymayan ve bu kadroların gerektirdiği niteliklere sahip bulunmayan kişilerin atanmasına imkan sağlayabileceğinden, 657 sayılı Kanunun anılan 59'uncu maddesi hükümleri uyarınca açıktan istisnaî memurluk kadrolarına atananların bir müddet sonra Devlet memurluğuna alınma için açılmış bulunan sınavlara katılmadan ve dolayısıyla bu sınavlarda başarılı olmadan diğer memurluk kadrolarına atanmaları hususu, uygulama ve sonuçları bakımından Hazine menfaatlerini zarara uğratıcı nitelikte bulunduğundan, söz konusu hususun 832 sayılı Kanunun 25'inci maddesi hükümleri uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulması gerektiğine çoğunlukla karar verildi.

Konunun Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmasına karar verildikten sonra, 657 sayılı Kanunun 59'uncu maddesi hükümleri uyarınca açıktan istisnaî memurluk kadrolarına atandıktan bir müddet sonra, Devlet memurluğuna alınma için açılmış bulunan sınavlara girmeden diğer memurluk kadrolarına naklen atama uygulamasının genellik arz edip etmediği yönünden bir araştırma yapılmasının gerekip gerekmediği hususu üzerinde duruldu.

Bu konu ile ilgili müzekkerenin yazılması ve konunun Genel Kurul gündemine gelmesi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Merkez Saymanlığı 2002 yılı hesabının incelenmesi sırasında yapılan tespitlere dayanmaktadır. Ancak, burada yapılan tespitler, birkaç kişi ile sınırlı bulunmaktadır. Söz konusu hususun Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmasından önce, bu tür uygulamaların yaygın olup olmadığının tespit edilmesi bakımından, konunun daha detaylı incelenerek genellik arz eden bir uygulama olup olmadığı araştırılmalıdır.

Bu itibarla, söz konusu hususun Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmasından önce, 657 sayılı Kanunun değişik 59'uncu maddesi hükümleri uyarınca istisnaî memuriyet kadrolarına atananların, bu atamadan bir müddet sonra, Devlet memurluğu alımı için açılmış bulunan sınavlara girmeden diğer memur kadrolarına naklen atama uygulamasının genellik arz edip etmediği yönünden detaylı bir şekilde araştırılması gerektiğine çoğunlukla karar verildi.

Memurlar.Net
Bu haber 39,300 defa okundu. 7 Yorum yapıldı
YORUMLAR
ANKET
Her il'de bir üniversite açılmasını;
ARŞİV