|
|
Memurlar.Net
Denge Sözleşmesi İmzalayan Belediyecileri Sıkıntılı Günler Bekliyor "Yerel yönetim hizmetleri" kolunda yer alan sendikaların belediye
temsilcileri ile sosyal denge sözleşmesi imzalayarak, memurlara ek
ödeme sağladığına ilişkin haberler sitemizde de yer almıştır. Son olarak, Danıştay
1. Dairesinin sosyal denge sözleşmesi imzalayan belediye yetkililerinin bu işlemlerinin
suç teşkil eder bir yanının bulunmadığına karar vermişti. Ancak Sayıştay
bu konuda çok önemli ve Danıştay'dan farklı bir karar vermiştir. Sayıştay,
sosyal denge sözleşmesi imzalayan belediye yetkililerine zimmet
çıkarmıştır. Detaylar için başlığa tıklayın. 4 Mayıs 2006 10:32
|
17.05.2005 tarihli ve tutanak no 27918 de yer alan Temyiz Kurulu Kararı
SAYIŞTAY TEMYİZ KURULUNUN KARARI
KONU: Memur statüsünde çalışan belediye personeline sosyal denge
zammı, doğum yardımı, vb. adlar altında ek ödemede bulunulamayacağı.
1378 sayılı ilâmın 7’nci maddesinde, Kağıthane Belediyesi ile
Bem-Bir-Sen adlı memur sendikası arasında yapılan Toplu İş Sözleşmesine
istinaden memur statüsünde çalışan personele belediye bütçesinden sosyal
denge zammı, doğum yardımı v.b. adlar altında ek ödemede bulunulduğu gerekçesiyle
……………..-lirasına tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler dilekçesinde, sosyal yardım, ölüm yardımı, emekli ikramiyesi,
evlenme yardımı, doğum yardımı Belediyemizle memurların üye olduğu Bem-Bir-Sen
Sendikası arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesine istinaden
yapılmıştır.
Bilindiği gibi: memur statüsünde belediye çalışanlarına yapılan,
sosyal yardıma Yargıtay 4’üncü Ceza Dairesince hukuka uygun sayıldığından,
ayrıca 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun Geçici 4’üncü
maddesinde de bu ödemeler için mali takibat yapılmayacağı hükmü
getirildiğinden kişi borcunun kaldırılması gerekmektedir, demektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun mali hükümlerin kapsamını belirleyen
146’ncı maddesinde aynen; “Bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası
kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit
ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere,
aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki
hükümlere tabidir.
Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler
karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir
yarar sağlanamaz. (Gençlik ve Spor hizmetleri uygulamasında fiilen görevlendirilecekler
hariç).” hükmü bulunmaktadır.
Anayasanın “Toplu İş Sözleşmesi Hakkı” başlıklı 53’üncü maddesinde
(Değişik: 23.7.1995-4121) “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak
ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla
toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir. 128’inci maddenin
ilk fıkrası kapsamına giren kamu görevlilerinin kanunla kendi aralarında
kurmalarına cevaz verilecek olan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları
ile 54’üncü madde hükümlerine tabi olmayan sendikalar ve üst kuruluşları,
üyeleri adına yargı mercilerine başvurabilir ve idareyle amaçları doğrultusunda
toplu görüşme yapabilirler. Toplu görüşme sonunda anlaşmaya varılırsa
düzenlenecek mutabakat metni taraflarca imzalanır. Bu mutabakat metni,
uygun idari veya kanuni düzenlemenin yapılabilmesi için Bakanlar Kurulunun
takdirine sunulur. Toplu görüşme sonunda mutabakat metni imzalanmamışsa
anlaşma ve anlaşmazlık noktaları da taraflarca imzalanacak bir tutanakla
Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin
usuller kanunla düzenlenir.
Aynı işyerinde, aynı dönem için, birden fazla toplu iş sözleşmesi
yapılamaz ve uygulanamaz.” denilmektedir.
Görüldüğü üzere, Anayasamızda toplu iş sözleşmesi hakkı,
sadece işçiler için tanınmış olup, memurlara ise sadece toplu görüşme
hakkı tanınmıştır.
Anayasanın bu hükmünün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek
amacıyla 25.06.2001 tarih ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları
Kanunu yürürlüğe konulmuştur.
Söz konusu Kanunun 29’uncu maddesinde “Toplu görüşmenin tarafları,
kamu işverenleri adına Kamu İşveren Kurulu, kamu görevlileri adına her
hizmet kolunda kurulu yetkili kamu görevlileri sendikaları ile bunların
bağlı bulundukları konfederasyonlardır. Kamu İşveren Kurulu, Başbakan
tarafından görevlendirilen bir Devlet Bakanının başkanlığında a) Başbakanlık
Müsteşarı b) Maliye Bakanlığı Müsteşarı c) Hazine Müsteşarı .....gibi
Kanunda yazılı kamu görevlilerinden oluşur” denilmektedir. Yine söz
konusu Kanunun 30’uncu maddesiyle toplu görüşme yapma yetkisi de her hizmet
kolunda en çok üyeye sahip sendika ile bunların bağlı bulunduğu konfederasyonlara
tanınmıştır. Aynı kanunun 34’üncü maddesinde; Toplu görüşmenin sonunda
anlaşmaya varılırsa düzenlenen mutabakat metni uygun idarî icraî ve yasal
düzenlemeleri yapabilmesi için Bakanlar Kuruluna sunulur. Bakanlar Kurulu
üç ay içinde mutabakat metni ile ilgili uygun idarî ve icraî düzenlemeleri
gerçekleştirir ve kanun tasarılarını Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar
denilmektedir.
Görüldüğü üzere Kanunda toplu sözleşme hakkı tanınmamış sadece
toplu görüşme hakkı tanınmıştır. Yine toplu görüşme yapma yetkisi
kamu işverenleri adına Kanunda sayılan kamu görevlilerinden oluşan Kamu
İşveren Kurulu’na ait olup Belediye Başkanının toplu görüşme yapma
yetkisi de bulunmamaktadır. Ayrıca toplu görüşme sonunda hazırlanan
mutabakat metni memurlar üzerinde doğrudan uygulama imkânı olan bir metin
olmayıp ancak Bakanlar Kurulunun idari ve icraî düzenlemeleri ile ve kanunla
uygulanabilir hale gelmektedir.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun Geçici 4’üncü maddesinde;
“...Bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş
sözleşmeleri akdetmeleri nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari,
mali veya adlî takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.”
denilmektedir. Buradaki idari, malî veya adlî takibat yapılamaz hükmü
memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdetme nedenine bağlanmıştır.
Yani memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdetme nedeniyle kamu
görevlilerinin haklarında yetkiyi aşma ve görevi kötüye kullanma sebepleriyle
açılan idari soruşturma ve davaları kapsamakta olup kanuni dayanağı
olmayan ve sonradan yürürlüğe konulan 4688 sayılı Yasaya da aykırı
olan geçmişe ait toplu iş sözleşmelerinin hükümlerinin geçerli kabul edileceği
anlamına gelmemektedir. Ayrıca Sayıştay, Anayasa, 832 sayılı Sayıştay
Kanunu, 1050 sayılı Muhasebe-î Umumiye Kanunu ve diğer kanunlarla kendisine
verilen görevleri yürürlükteki yasalar çerçevesinde yerine getirmekte,
yapılan ödemelerin mevzuata uygunluğunu inceleyip, hükme bağlamaktadır.
Bu nedenle dilekçi tarafından ileri sürülen yasa hükmünün Sayıştay
tarafından yasalara aykırı olarak ödendiği belirlenip hükme bağlanan
tazmin hükümleri ile bir ilgisi bulunmamaktadır.
Esasen takibat ifadesi kovuştur anlamında kullanılan bir
tabir olup Sayıştay’ın görev ve yetkilerinin belirlendiği Anayasa, yasa
ve diğer düzenlemelerde de takibat tabiri kullanılmamaktadır.
Dolayısıyla Sayıştay kendisine verilen inceleme, denetleme ve kesin hükme
bağlama işlevlerini yürütmekte olup yaptığı görev idari, mali veya
adli takibat kapsamında bulunmamaktadır.
Mevzuatımızda yeni bir düzenleme yapılmadığı sürece, mevcut
hükümlerin tespit ettiği memur statüsünün, akdi düzenlemelerle değiştirilmesi
ve dolayısıyla belediyelerin, toplu iş sözleşmeleri akdetmek suretiyle
veya başka birtakım tasarruflarla memurlar için yasalarda öngörülen hak
ve statülerin dışına çıkılmasına yol açacak bir uygulamaya gitmeleri
mümkün bulunmamaktadır.
Yukarıda ifade edilen sebeplerle, 1378 sayılı ilâmın 7’nci maddesiyle
verilen ……………….-liraya ilişkin tazmin hükmünün tasdikine, karar verildi.
|
...................
|
DANIŞTAY BİRİNCİ DAİRESİNİN KARARI
Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası ile sözleşme
yaparak memur statüsünde çalışan personele 657 sayılı Kanuna aykırı olarak
sosyal paket, bayram, yılbaşı, öğrenim, giyecek ve yakacak yardımları
gibi adlar altında ödemeler yapılmasının Uluslar arası Çalışma Teşkilatı
(ILO)nun ülkemizce onaylanan 87, 98, 151 sayılı sözleşmeleri ve Avrupa
Sosyal Şartı hükümlerinin Anayasanın 53 ve 90 ıncı maddeleri uyarınca
değerlendirilmesi sonucu suç teşkil eder bir yanının bulunmadığı hakkında.
Danıştay 1. Dairesinin E:2005/1067, K:2005/1363 nolu Kararında;
Hakkında Soruşturma İzni İstenenler :
... - ... İli, ... Belediyesi Başkanı
2-... " Saymanı
İtiraz Edilen Karar : Hakkında soruşturma izni istenenler için
kısmen soruşturma izni verilmesine kısmen soruşturma izni verilmemesine
ilişkin İçişleri Bakanının 19.7.2005 günlü, 2005/2426 sayılı kararı.
Karara İtiraz Edenler : Hakkında soruşturma izni verilenler
Soruşturulacak Eylem : Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri
Emekçileri Sendikası ile sözleşme yaparak memur statüsünde çalışan personele
657 sayılı Devlet Memurları Kanununa aykırı olarak sosyal paket, bayram,
yılbaşı, öğrenim, giyecek ve yakacak yardımları gibi adlar altında ödemeler
yapmak
Eylem Tarihi : 2004- 2005 Yılları
İçişleri Bakanlığının 12.10.2005 günlü 6275 sayılı yazısı ile gönderilen
dosya, İçişleri Bakanının 19.7.2005 günlü, 2005/2426 sayılı kısmen soruşturma
izni verilmesine kısmen soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararı ve
bu karara yapılan itirazlar, Tetkik Hakimi Sebahattin Ünal'ın açıklamaları
dinlendikten sonra 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması
Hakkında Kanun uyarınca incelendi;
Gereği Görüşülüp Düşünüldü:
Uluslararası Çalışma Teşkilatı (ILO) nun Ülkemizce onaylanan 87, 98,
151 sayılı sözleşmeleri ve Avrupa Sosyal Şartı hükümlerinin Anayasanın
53 ve 90 ıncı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi sonucu Tüm Belediye
ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası ile Belediye arasında
varılan mutabakat uygulamasının suç teşkil eder bir yanının bulunmadığı,
bu nedenle ilgililere isnat edilen eylemin, haklarında hazırlık soruşturması
yapılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından, itirazların
kabulüyle İçişleri Bakanının 19.7.2005 günlü, 2005/2426 sayılı kararının
soruşturma izni verilmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, dosyanın
İçişleri Bakanlığına, kararın bir örneğinin itiraz edenlere gönderilmesine
17.11.2005 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
A Y R I Ş I K O Y
Anayasanın 128 inci maddesinde "memurlar ve diğer kamu görevlilerinin.........aylık
ve ödenekleri....nin kanunla düzenleneceği öngörülmektedir.
25.6.2001 günlü, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun 19
uncu maddesinde de sendika ve konferansların bu Kanun çerçevesinde üyeleri
adına toplu görüşmeye katılmaya, toplu görüşmeyi sonuçlandırmaya ve taraf
olmaya yetkili oldukları vurgulanmış, bulunabilecekleri faaliyetleri de;
-Kamu personelinin hak ve ödevleri, çalışma koşulları, yükümlülükleri,
iş güvenlikleri ile sağlık koşullarının geliştirilmesi konularında görüş
bildirmek ve toplu görüşme sonucunda anlaşmaya varılan mutabakat metinlerinin
uygulanmasını izlemek üzere idari kurullara üyeleri arasında temsilciler
göndermek,
-Devlet personel mevzuatında kamu görevlilerinin temsilini öngören
çeşitli kurullara temsilci göndermek,
-Verimlilik araştırmaları yapmak, sonuçlarla ilgili raporlar düzenlemek,
önerilerde bulunmak ve işverenlerle bu konularda ortak çalışmalar yapmak,
-Üyelerin mesleki yeterliliklerinin artırılması ve sorunlarının çözülmesi
ile sendikal faaliyetlerinin geliştirilmesine yönelik kurs, seminer ve
sosyal amaçlı toplantılar düzenlemek, bilimsel çalışmalar yapmak ve yayınlarda
bulunmak,
-Üyelerin ortak ekonomik ve sosyal hak ve menfaatleri ile personel
hukukunu ilgilendiren konularda ilgili kurumlara ve yetkili makamlara
sunulmak üzere çalışmalar yapmak ve öneriler getirmek,
Üyeleri ile idare arasında doğacak ihtilaflarında, ortak hak ve
menfaatlerinin izlenmesinde veya hukuki yardım gerekliliğinin ortaya çıkması
durumunda üyelerini veya mirasçılarını, her düzeyde ve derecedeki yönetim
ve yargı organları önünde temsil etmek veya ettirmek, dava açmak ve bu
nedenle açılan davalarda taraf olmak,
-Üyeleri ve ailelerinin yararlanmaları için hizmet amacıyla, eğitim
ve sağlık tesisleri, dinlenme yerleri, spor alanları ve benzeri yerler
ile kitaplık, kreş, yuva ve huzur evleri, yardımlaşma sandıkları kurmak
ve yönetmek ile herhangi bir bağışta bulunmamak kaydı ile üyeleri için
kooperatifler kurulmasına yardım etmek ve nakit mevcudunun yüzde onundan
fazla olmamak kaydıyla bu kooperatiflere kredi vermek,
-Yangın, su baskını, deprem gibi tabii afetlerin vukuunda, gerektiğinde
üyelik şartı aranmaksızın nakit mevcudunun yüzde onunu aşmamak kaydıyla
afete uğrayan bölgelerde konut, sağlık ve eğitim tesisleri yapmak ve bu
amaçla kamu kurum ve kuruluşlarına ayni ve nakdi yardımda bulunmak,.
olarak sayılmıştır.
Görüldüğü gibi, maddede "toplu görüşme" den söz edildiği halde,
"toplu sözleşme"ye değinilmemiş, ayrıca, Kanunda sendikalarla idareler
arasında sözleşme yapılarak memurlara 657 sayılı Kanunun 146 ncı maddesinde
öngörülen haklar dışında yeni haklar sağlanmasını öngören bir hükme de
yer verilmemiştir.
Diğer taraftan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146 ncı maddesinde,
memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler
karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği, hiçbir
yarar sağlanamayacağı hükme bağlanmış, Sayıştay Genel Kurulu da 657 sayılı
Kanunun 146 ncı maddesi dışında memurlara ödeme yapılamayacağına karar
verilmiştir.
Bu durumda, gerek Anayasa gerekse anılan kanunlarda gerekli değişiklik
yapılmadan Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası
ile ... Belediyesi arasında sözleşme yapılarak 657 sayılı Kanunda öngörülen
haklar dışında iyileştirme, sosyal paket, ilköğretim, ortaöğretim, yükseköğretim
yardımı ile bayram, yılbaşı, giyecek, yakacak yardımı adı altında parasal
ödemelerde bulunulmasının yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine aykırılık
oluşturduğu, bu nedenle ilgililere isnat edilen eylemin haklarında hazırlık
soruşturması yapılmasını gerektirecek nitelikte bulunduğu anlaşıldığından
yetkili merci kararının soruşturma izni verilmesine ilişkin kısmına yapılan
itirazın reddi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
|
Cumhurbaşkanınca iade edilen 5215 sayılı Kanunun geçici 4’üncü maddesinde;
“Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak
kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş
sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir
belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında
olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî,
adlî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.”
hükmüne yer verilmişti.
Ancak, bu Kanun Cumhurbaşkanınca iade edilince daha sonra kabul edilen Belediye Kanunundan yukarıda yer verilen hüküm çıkarılmıştır.
1982 Anayasasının 160’ıncı maddesinde; “Sayıştay, merkezi yönetim bütçesi
kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve
giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların
hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme
ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir. Sayıştayın kesin hükümleri hakkında
ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus
olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla
idarî yargı yoluna başvurulamaz. Vergi, benzeri malî yükümlülükler ve
ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda
Danıştay kararları esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
Sonuç olarak; Danıştay 1.Dairesinin vermiş olduğu karar; Anayasanın
160’ıncı maddesinde yer alan; “Vergi, benzeri malî yükümlülükler ve ödevler
hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay
kararları esas alınır.” hükmü kapsamında değerlendirilemez. Çünkü, konu soruşturma
izni verilip verilmemesine ilişkindir. Bu çerçevede, Sendikalarla toplu iş sözleşmesi
yapan Belediye Başkanlarını çok ciddi bir sıkıntı beklemektedir. Nihayetinde
ilgililer hakkında soruşturma izni verilmemiş olması konunun tamamen hallolduğu
anlamına gelmemektedir.
Zaten böyle bir sıkıntının olacağı tahminiyle 5215 sayılı Kanuna da bu konuda
hüküm konulmuştu. Ancak, bu Kanunu Cumhurbaşkanı onaylamadığı için daha sonraki
düzenlemelerde ilgili metinler kanundan çıkarılmıştır.

Bu haber 11,488 defa okundu.
Avea aboneleri ABONE yazıp 9462’e göndererek ilanları cep telefonlarına alabilirler. İptal için “İPTAL” yazıp 9462’ye göndererek de servisten ayrılabilirsiniz.
Servis haftalık 0,99 TL olarak ücretlendirilir. Fiyatlara % 18 KDV ve % 25 ÖİV dahildir. Paket üyeliği aylıktır.
Günde 2 bilgilendirme SMS'i gelmektedir
| Yorumlar |
|
Yorum yaz |
|
İlgili haberler |
 |
|
|
|