Prof. Dr. Yıldıran: KKK aşısı derhal durdurulmalıdır

Aşağıdaki yazı, editörlüğünü beslenme uzmanı Prof. Dr. Ahmet Aydın'ın yaptığı beslenmebulteni.com adresinden alınmıştır

Kaynak : Memurlar.Net - Özel
Haber Giriş : 25 Eylül 2014 00:06, Son Güncelleme : 15 Ağustos 2021 18:57
Prof. Dr. Yıldıran: KKK aşısı derhal durdurulmalıdır

Ülkemizde gayribilimsel ve etik dışı bir anlayışla Amerika'dan birebir kopya edilmekte olan yüklü aşı programı ve bunun yine tıpkı ABD'de olduğu şekliyle halka birtakım hukuksuz yaptırımlar yoluyla zorla dayatılması, ebeveynlerin 'aydınlatılmış rıza' hakkının yok sayılması, bu etkinliği ve güvenliği garanti edilemeyen "koruyucu" tıp uygulamasının sonuçlarını bugün küçük çocuklarda epidemik boyuta oluşan alerji, gıda intoleransları, astım, diyabet ve diğer otoimmün hastalıkların yanısıra çığ gibi artan otizm vakaları olarak karşımıza çıkarıyor. Amerika'da bağımsız medyada, günlerdir meşhur CDC (Center for Disease Control and Prevention=Hastalıkları Kontrol ve Önleme Merkezi) tarafından çocukluk çağında mecburi olarak uygulanan MMR (KKK=Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak) aşısının, çocuklarda otizm görülme sıklığını kat kat arttırdığı yazılıyor. Ama ana akım media nedense bu haberi görmezlikten geliyor. Bültenimizin bu sayısını aşılar ve otizm arasındaki ilişkiyi irdeleyen dört yazıya ayırdık. İlk üç yazı Çocuk İmmünoloji-Allerji Uzmanı, Prof. Dr. Alişan Yıldıran'a ait. Dördüncü yazı ise editörümüz Prof. Dr. Ahmet Aydın'ın 'Otizme Çözüm Var'İsimli kitabından alınmıştır.

BİRİNCİ YAZI

http://lilliputian.me/2014/08/prof-dr-alisan-yildiranin-asilar-ve-bagisiklanma-ile-ilgili-tabu-yikan-bildirimleri/

SAĞLIK TERÖRİZMİ (Ağu 24, 2014)

Çocuk İmmünoloji-Allerji Uzmanı, Prof. Dr. Alişan Yıldıran, Medimagazin adlı, sağlık çalışanlarına yönelik online dergide çıkan "Ülkemizde Zorla Aşı Yapılabilir mi?" adlı makaleye bıraktığı aşağıdaki yorumla, Türkiye'de aşılama ile ilgili yaygın ve aynı zamanda yanlış kanaatleri bilimsel referanslar ve sahada konunun uzmanı olarak edinilen tecrübe ışığında çürütüyor.

Ülkemizde gayribilimsel ve etik dışı bir anlayışla Amerika'dan birebir kopya edilmekte olan yüklü aşı programı ve bunun yine tıpkı ABD'de olduğu şekliyle halka birtakım hukuksuz yaptırımlar yoluyla zorla dayatılması, ebeveynlerin 'aydınlatılmış rıza' hakkının yok sayılması, bu etkinliği ve güvenliği garanti edilemeyen "koruyucu" tıp uygulamasının sonuçlarını bugün küçük çocuklarda epidemik boyuta oluşan alerji, gıda intoleransları, astım, diyabet ve diğer otoimmün hastalıkların yanısıra çığ gibi artan otizm vakaları olarak karşımıza çıkarıyor. Sözü şimdi ehline bırakalım ...

SAĞLIK TERÖRİZMİ(Prof. Dr. Alişan Yıldıran)

Aşılar immünoloji biliminin başlangıcı ve lokomotifidir, immün sistem hakkında pek çok bilgi aşı geliştirme çalışmaları ile elde edilmişdir (1).

Aşılar koruyucu tıbbın ikinci önemli enstrümanıdır, birincisi temizlikdir (1).

Houweling ve ark.'nın 2004'de aşılar ile ilgili en önemli dergi olan Vaccine'de yayınladıkları makalede, toplumsal aşılama ile ilgili belirledikleri 7 ilkeden birincisi 'toplumsal sağlığı tehdit eden hastalıkların hedef alınması'dır (2).

Çocuk aşı takvimindeki aşıların çoğunun bu ilkeye uymadığı kanaatindeyim (mortalite ve morbidite %0.1'den fazla olmalı).

Yenidoğan ve süt çocuklarının (2 yaş altı) immün sistem özellikleri, aşılara ve çoklu aşı uygulamalarına verdikleri cevap ile ilgili bilgiler oldukça sınırlıdır (3, 4).

Aşılar konusunda en önemli uzmanlardan biri olan Dr. Siegrist mevcut aşıların antikor bağımlı ve kısa süreli koruma sağlayabileceğini, immün sistem ve sağlık üzerine uzun dönemdeki etkilerinin bilinmediğini belirtmektedir (5).

Aşılar immün sistemin, sapmış immün cevaplar oluşturmasına, otoimmün hastalıklar oluşturmasına yol açabilirler (6).

Sinir sistemi matürasyonunu ancak iki yaşında tamamlar (yürüme ve konuşma ancak bundan sonra mümkün olmaktadır), gelişimine daha sonra da devam eder. Bu bakımdan aşıların sinir sistemi üzerindeki muhtemel otoimmün etkileri göz ardı edilemez (7).

İnsan organizması ağırlığının yarısını oluşturan ve simbioz yapdığı bir mikrobik evren (mikrobiom) oluşturmaktadır ve aşıların bu evren ile ilişkisi hakkında bilgimiz yok gibidir (8, 9).

İngiltere, Fransa gibi bazı gelişmiş ülkelerde mecburi (mandatory, compulsory) aşılama yoktur (7).

Dört yıldır bu konuyu araştırıyorum, laboratuarımda ve polikliniğimde aşıya bağlı olduğunu düşündüğüm pek çok vaka ile karşılaşıyorum, maalesef bunu doğrudan gösterebilecek laboratuar tetkiki yoktur.

Ülkemizde aşı yan etkileri ile ilgili ABD'deki VAERS muadili bir sistem henüz yoktur.

[Medimagazin editörünün notu: Türkiye'de kağıt üzerinde de olsa var olduğunu bildiğimiz bir Aşı Sonrası İstenmeyen Etki (ASİE) Bildirim Sistemi mevcut. Ancak ortaya çıkan reaksiyonların (ölüm de dahil olmak üzere) nedense aşıyla hiçbir zaman bağlantılı olamayacağı inancıyla görev yapan sağlık görevlilerimizce ne derece aktif olarak kullanılıyor bilemiyoruz. Belki Sağlık Bakanlığı bu ailelerin de bildirimde bulunabileceği sistemi, hazırlayacakları kamu spotlarıyla veya Twitter'dan yürüttükleri aşı bilgilendirme çalışmalarında en azından bahsini ederek kamuoyuyla paylaşabilir ve tıpkı Amerika'da olduğu gibi online olarak herkesin erişebilmesi ve yan etki çeşitlerinin ve oranlarının takibini yapabilmesini sağlayabilir?]

Ülkemizde akraba evlilikleri ¼ oranında olduğu için immün yetmezlikler açısından çok geniş bir havuz oluşturmaktadır (10). Bu popülasyona çocuk aşı takvimi uygulaması konusunda ciddi endişelerim vardır. Bu temel bilgiler dikkate alındığında, kendini korumaktan aciz bir bebeğe, biyolojik ve hukuki olarak velisi-vasisi olan anne-babasının aydınlatılmış muvafakati alınmaksızın aşı yapılmasının ahlaki, vicdani ve tıbbi olmadığı aşikardır.

Muhterem Hakan Hakeri hocam konunun hukuki değerlendirmesini vukuf ile yapmıştır. Kendisine şükranlarımı sunarım.

'Sağlık Bakanlığı' ve 'Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlıkları'nın bu yanlış uygulamadan vazgeçmeleri gerekmektedir.

KAYNAKLAR

1. Katkı Pediatri Dergisi, 2006.

2. Houweling H, Verweij M, Ruitenberg EJ. Criteria for inclusion of vaccinations in public programmes. Vaccine 2010, 28: 2924-2931.

3. Hodgins DC, Shewen PE. Vaccination of neonates: problem and issues. Vaccine 2012, 30: 1541-59.

4. Fisker AB, Ravn H, Rodrigues A, Ostergaard MD, Bale C, Benn CS, Aaby P. Co-administration of live measles and yellow fever vaccines and inactivated pentavalent vaccines is associated with increased mortality compared with measles and yellow fever vaccines only. An observational study from Guinea-Bissau. Vaccine 2014, 32(5): 598-605.

5. Siegrist CA. Vaccine immunology. In: Vaccines. 5th Ed. Philadelphia: Saunders. Eds. Plotkin SA, Orenstein WA, Offit PA. 2008, Pp. 18-36.

6. Shoenfeld Y, Agmon-Levin N. 'ASIA' - autoimmune/inflammatory syndrome induced by adjuvants. J Autoimmun 2011, 36: 4-8.

7. http://iospress.metapress.com/content/e78n0861qlv220x7/

8. Round JL, Mazmanian SK. The gut microbiota shapes intestinal immune responses during health and disease. Nat Rev Immunol 2009, 9: 313-23.

9. Ferreira RB, Antunes LC, Finlay BB. Should the human microbiome be considered when developing vaccines? PLoS Pathog. 2010 Nov 18;6(11):e1001190. 10. Keles S, Artac H, Kara R, Gokturk B, Ozen A, Reisli I. Transient hypogammaglobulinemia and unclassified hypogammaglobulinemia: 'similarities and differences'. Pediatr Allergy Immunol 2010, 21(5): 843-51.

İKİNCİ YAZI

YERLİ CESURYÜREK PROF. DR. ALİŞAN YILDIRAN: KIZAMIK-KIZAMIKÇIK-KABAKULAK AŞILAMASI DERHAL ASKIYA ALINMALI!

http://ahmetrasimkucukusta.com/2014/08/30/misafir-yazar/asi-skandali/

Amerika'da bağımsız medyada, günlerdir meşhur CDC (Center for Disease Control and Prevention=Hastalıkları Kontrol ve Önleme Merkezi) tarafından çocukluk çağında mecburi olarak uygulanan MMR (KKK=Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak) aşısının, çocuklarda otizm görülme sıklığını kat kat arttırdığı yazılıyor (1).

Bağımsız medyada diyorum çünkü geçen yıl Taksim'den günlerce canlı yayın yapıp da, Ferguson' daki Gezi benzeri olayları görmezden gelen meşhur CNN ve diğerleri bahsettiğim haberi de görmezden geliyor (2, 3).

İlginç (!) tevafuk; sağlık ile ilgili haberlerin cılkını çıkaran necip Türk matbuatında da bu konu ile ilgili bir satır yer almıyor (4).

Ancak, mağdurlar konudan elbette haberdarlar (5, 6).

Aşıların Snowden' i diyebileceğimiz CDC'nin kıdemli bilim adamı Dr. Willian Thompson tarafından MMR aşısının çocuklarda otizm gelişmesi riskini arttırdığına dair verilerin gizlendiği ifşa edildi (3). Halbuki 2004 yılında Pediatrics' te yayınladıkları çalışma (7) aşıların güvenli olduğuna dair en önemli referans olarak gösteriliyordu.

Hekim arkadaşlarımızın insan sağlığı için çalıştığından maalesef hiç şüphe etmedikleri CDC'nin, hala ilgili dokümanları Amerikan Kongresi'ne teslim etmemesi ise şayan-ı dikkattir (8).

Hemen ardından, CDC 'nin konuyla ilgili verilerini yeniden değerlendiren Dr. Hooker' in çalışması da MMR aşısının otizm gelişme riskini arttırdığını gösterdi (9).

Beyninizdeki gri hücreler arası bağlantıların iyice açılması için bir dipnot daha vermek istiyorum; CDC' nin o dönemdeki aşı bölümü patronu Dr. Julie Gerberding şu anda en büyük aşı üreticisi olan Merck' te çalışıyor (10).

MMR aşısındaki kızamık virüsünün yol açabileceği risklere ve ülkemizde milli aşı üretilmesi için neler yapılması gerektiğine daha önce elimden geldiğince dikkat çekmiştim (11, 12).

Kanaatimce, Sağlık Bakanlığı derhal MMR aşısı uygulamasını askıya almalı, üyelerinin üçte biri ticari firmaların temsilcisi olan (13) 'Aşı Bilim Kurulu'nu gözden geçirmeli, her biri bir immünolojik deney olan 46 dozluk çocukluk çağı aşı takvimini mecburi olmaktan çıkarmalı, İngiltere'deki gibi tavsiye niteliğinde uygulamaya geçmelidir.

MMR aşısı askıya alındığı takdirde oluşabilecek yegane sorun; bütün anne adayları çocukken aşılandığı ve 'tabii' kızamık geçirmediği için dolaşımlarındaki kızamık antikorlarının çok düşük olması (14) ve bu sebeple, doğurdukları bebeklerin bir yaşına kadar kızamığı ağır geçirme risklerinin olmasıdır. Bu sorun A vitamini (15) ve gerekirse IVIG uygulanması ile aşılabilir.

Bu vesile ile, vücuda zerk edildikten sonra geri alınması imkansız olan, antidotu-panzehiri olmayan biyoaktif materyalin muhtemel zararları konusunda millet ve memleketimizin ali menfaatleri açısından herkesi uyanık olmaya davet ediyorum.

KAYNAKLAR

  1. http://www.globalresearch.ca/vaccines-u-s-centers-for-disease-control-manipulated-data-covered-up-higher-incidence-of-autism-in-african-american-boys/5396632
  2. http://www.globalresearch.ca/cnn-complicit-in-media-coverup-of-u-s-centers-for-disease-control-vaccine-fraud/5397592
  3. http://www.globalresearch.ca/vaccine-fraud-u-s-mainstream-media-censors-whistleblowers-explosive-story/5397607
  4. Arama motoruna 'Hooker' 'aşı' 'CDC' yazıp Türkçe sonuçları arayın.
  5. http://www.otizmdunyasi.com/index.php/cdcden-bir-asi-skandali-daha-mi/
  6. https://www.facebook.com/aymd.org
  7. http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/14754936
  8. http://www.globalresearch.ca/autism-links-to-vaccines-whistleblower-reveals-evidence-of-criminal-coverup-by-the-centers-for-disease-control-cdc/5397928
  9. http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25114790
  10. http://en.wikipedia.org/wiki/Julie_Gerberding
  11. http://ahmetrasimkucukusta.com/2014/05/18/misafir-yazar/kizamik-virusu-bagisiklik-sistemini-nasil-etkiler/
  12. http://www.medimagazin.com.tr/ana-sayfa/guncel/tr-milli-asi-uretebilmek-icin-calismalar-basladi-1-1-60200.html (yorum kısmına bkz)
  13. http://www.asicalismagrubu.org/acg4.asp
  14. http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/?term=Waning+of+Maternal+Antibodies+Against+Measles%2C+Mumps%2C+Rubella%2C+and+Varicella+in+Communities+With+Contrasting+Vaccination+Coverage
  15. http://www.update-software.com/BCP/WileyPDF/EN/CD001479.pdf

ÜÇÜNCÜ YAZI

KIZAMIK VİRÜSÜ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ NASIL ETKİLER? (Prof. Dr. Alişan Yıldıran )

http://ahmetrasimkucukusta.com/2014/05/18/misafir-yazar/kizamik-virusu-bagisiklik-sistemini-nasil-etkiler/

Sabah gazetesinde yer alan "Kansere kızamık virüsüyle tedavi başlıklı" haber vesilesi ile, kızamık virüsünün immün sistem üzerinde modülatör etkisinden bahsedilmesi; konu ile ilgili moda tabirle "farkındalığın arttırılması" gerektiği kanaatindeyim.

Tümörü olup da kızamık geçiren kişilerde, tümörün gerilediği evvel eski bilinmektedir.

Aşı virüsü ile; bütün hücrelerde ve immün sistemin etkisinden kaçmak isteyen tümör hücrelerinde de ifade edilen özel reseptörlere bağlanarak onkolitik (tümörü bitirici) etki, belirgin yan etkisi olmaksızın elde edilebilir (1).

Kızamık virüsü (Measles virus- MV), üzerinde en çok çalışılmış, en iyi bilinen çok önemli bir virüstür (2).

Paramiksoviride ailesinden negative-sense RNA virüsüdür.

Bu RNA ile hemaglütinin (H), füzyon (F), matriks (M), nükleokapsid (N), fosfoprotein (P), büyük (large) polimeraz (L) ve P geninin kontrolünde C ve V proteinlerini ürettirir, yani altı gen ve sekiz proteinden oluşur.

C ve V proteinleri interferon sinyal sistemini etkiler (immünomodülatör etki).

H ve F proteinleri ile hücre üzerindeki üç tip reseptörü ile hücreye tutunur.

Bunlar CD46, CD150 (SLAM) ve nectin-4 (poliovirüs ilişkili reseptör-4)'dür.

CD46, membran kofaktör protein olup kompleman sisteminin hücreye zarar vermesini engeller ve bütün çekirdekli hücrelerde ifade edilir ve ayrıca regülatör T hücrelerini de arttırır.

CD150 (SLAM) ise lenfosit aktivasyonunun sinyal molekülü olup hücre içinde yine çok önemli bir aktive edici molekül olan SH2 ile bağlanır.

Hem vahşi virüs, hem de aşı virüsü CD150'ye bağlanır, Nöronlarda da ifade edilen CD46'ya ise sadece aşı virüsü bağlanır (2).

Referans olarak verdiğim son derece önemli makalede, bazı insanlarda virüsün tamamen temizlenemediği (viral klirens), persistan (inatçı) enfeksiyonlara yol açabildiği bu sebeple, nasıl meydana geldiği bilinmeyen bazı kronik hastalıklara (multipl skleroz, Chron hastalığı, otoskleroz, kronik aktif hepatit) de yol açabildiğinin postülatından (ispatsız olarak doğru olduğu kabul edilen) bahsedilmektedir (2).

Lupus, trombositopeni, akut demiyelinizan ensfalomiyelit, otizm gibi bazı hastalıklar ile de ilişkili olabileceği bilinmektedir (3).

Aşı suşunun anormal persistansının vahşi suşdan daha fazla olduğunu öğrenmek ise hakikaten ürkütücüdür (4).

Yukarda verdiğim bilgiler dikkate alındığında kızamık virüsünün neden bu kadar önemli olduğu ve üzerinde bu kadar çok çalışıldığı anlaşılmaktadır.

Ancak, şu sorular da gündeme gelmelidir:

1. Natürel kızamık enfeksiyonunun büyüyen ve mikrobiomunu oluşturan çocukta immün repertuarın gelişiminde ne yönde etkileri vardır?

2. Natürel kızamık geçirmeyen bir çocukta immün sistem ne yönde gelişecektir? Th1/Th2/Treg dengesi ne yönde etkilenecektir?

3. Nöronlarda CD150 ifade edilmediğine ve aşı suşu daha persistan olduğuna göre, sinir sistemi için vahşi virüs mü, yoksa aşı suşu mu daha tehlikelidir?

4. Kızamık aşısı 1960'lardan beri yapılageldiğine göre o tarihten beri geometrik olarak artan multipl skleroz ve otizm gibi otoimmün hastalıklar ve kanserler ile ilişkisi olabilir mi?

5. Virüs mühendisliği bu kadar ilerlemiş iken, çocuklarına 46 doz aşı uygulayan fakat, bu aşıların tamamını gayri milli ticari firmalardan elde eden Türkiye bu konuda (aşı muhtevası, aşı geliştirme, vaksinoloji, virüs mühendisliği) ne yapmayı düşünüyor?

KAYNAKLAR

  1. S. J. Russell, K. W. Peng. Measles Virus for Cancer Therapy. Current Topics in Microbiology and Immunology Volume 330, 2009, pp 213-241.
  2. Griffin DE, Lin WH, Pan CH. Measles virus, immune control, and persistence. FEMS Microbiol Rev. 2012 May;36(3):649-62.
  3. Rima BK, Duprex WP. Morbilliviruses and human disease. J Pathol. 2006 Jan;208(2):199-214.
  4. Miller C, Andrews N, Rush M, Munro H, Jin L, Miller E. The epidemiology of subacute sclerosing panencephalitis in England and Wales 1990-2002. Arch Dis Child. 2004 Dec;89(12):1145-8.

DÖRDÜNCÜ YAZI

OTİZM VE AŞILAR (Prof.Dr. Ahmet Aydın)

Son yirmi yıldır çocuklarda görülen otizm, hiperaktivite gibi nörolojik gelişim ve davranış bozukluklarında müthiş bir artış olması kalıtımdan çok, çevresel etkenlerin bu klinik tablolara yol açabileceğini göstermektedir.

Otistik çocuklar kuşun, alüminyum, cıva ve diğer toksinler gibi çok miktarda serbest oksijen radikallerine maruz kalırlar. Bu konu kitabın ilgili bölümünde de anlatılmıştır. Bu nedenle antioksidan seviyeleri (özellikle glütatyon) seviyeleri çok düşüktür ve beyin ve diğer hücrelerimizin enerji santralleri olan mitokondriler hasara uğrar.

Ağır metaller ve diğer kimyasal toksinler selenyumlu proteinlere (glutatyon peroksidaz ve diğer selenyumlu enzimlere) sıkıca bağlanırlar. Karaciğerdeki detoksifikan P450 enzimlerinin çalışması birinci derecede glütatyona bağlıdır. Bu nedenle antioksidan ve detoksifikan sistem felç olur.

Bu bağlamda bazı çocuk hekimleri, nörologlar, psikiatristler ve ebeveynler bazı bilimsel ipuçlarını dayanarak otizmdeki bu artıştan kısmen bazı aşılarda bulanan timerosal adlı cıva ve alüminyum gibi metallerin sorumlu olduğunu ileri sürdüler. Aynı çevreler bu artışta ağır metal içermemesine rağmen Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak aşısının (MMR aşısı, üç canlı virüs içerir) da payı olduğunu iddia etmeye başladılar (1-5).

Fakat tıbbi kanaat önderlerinin büyük çoğunluğu aşıdaki timerosal ve alüminyumun ya da MMR aşısının otizme neden olduğu fikrinin bilimsel bir dayanağının olmadığını, bir safsata olduğunu söyleyerek karşıtlarını suçlamakta ve yüz milyarlarca dolar bütçesi olan aşı firmalarının örtülü ya da açık desteği ile yapılan bazı araştırmaları göstererek kendi haklılıklarını bilimsel olarak kanıtlamaya çalışmaktadırlar. Gerçekten de aşı firması destekli bazı araştırmanın sonuçları otizm tablosu ile MMR ya da timerosal içeren aşılar arasında bir bağlantı olmadığını göstermektedir (6-8). Buna karşın böyle bir ilişkinin varlığını gösteren çalışmalar da mevcuttur, ama ana akım tıbbi çevreler nedense bunları görmezden gelmektedir (9).

Statükocu nöropsikiatrlara göre otizm tanısındaki patlama sanaldir. Aslında eskiden dikkate alınmayan davranış bozukluklarına artık teşhis konuluyordu ve hastaların sayısı da bu yüzden artıyordu. Başlangıçta makul gibi görünen bu açıklama yıllar içinde geçerliliğini kaybetti. Çünkü tanı kriterleri aynı kalsa da artıştaki patlamanın önü alınamıyordu. 'Cıvalı, alüminyum içeren aşılar ve MMR aşısı otizm yapıyor' diyenler daha fazla taraftar toplar hale geldi. Konu defalarca Amerikan Temsilciler Meclisinde hararetli tartışmalara neden oldu.

Aşı firmalarının yaptırdığı araştırmalarda tahrifat var mı?

Cıva ile otizm arasında hiçbir ilişki olmadığını ileri süren firma destekli bu araştırmalardan biri Patric Ip ve arkadaşları tarafından 2004 yılında ünlü Journal of Child Neurology'de yayınlandı (7). Birçok otorite de bu makaleyi 'aşı otizm yapmaz' iddiasının sağlam kaynaklarından biri olarak gösterdi. Fakat 2007 yılında Catherine DeSoto aynı araştırmanın verilerinin istatistik çalışmasını tekrar yaptığında cıva ile otizm arasında çok manalı bir ilişki olduğunu ortaya koydu. Editörü bu makaleyi bir özür yazısı ile birlikte aynı dergide yayınlandı (10).

7 Temmuz 1999'da Amerika Pediatri Kurumu (AAP) ve Amerika Birleşik Devletleri Halk Sağlığı Servisi (PHS) bileşik bir toplantı yaparak kesin bir kanıt olmamasına rağmen bir önlem olarak (çok fazla gönüllü olmasalar da) tiomerosalin (cıva) aşılardan çıkartılmasına karar verdiler. O tarihten itibaren ABD'de cıva kademeli olarak aşılardan çıkartıldı (bazı grip aşılarında hala vardır).

Türkiye'deki aşı ve otizm haberleri

Türkiye basınında aşıların otizme yol açabileceğine dair haberler hiç yok değilse de son derece azdır. Konu ilk olarak 28 Ağustos 2005 Vatan Gazetesi'nde"Korkunç şüphe"; 30 Ağustos 2005 Sabah Gazetesi'nde ise "Aşı kurbanları" başlığı ile manşete çıktı. Haber büyük yankı uyandırdı.

Bu sırada bazı üniversite kuruluşları, pediatri dernekleri, çocuk psikiatri dernekleri ve Tabip Odaları bilimsel (!) verilere dayalı açıklamalarında hiçbir tehlikenin olmadığını, aşılardaki cıvanın düşük miktarda olduğunu, bir midyeninkinden daha az cıva içerdiğini söyleyerek aşı karşıtlarını yerin dibine batırdılar. Hatta bu tarz (bu kitabın yazarları gibi) düşünenleri aşı düşmanı ilan edip "halkın sağlığını tehlikeye atmakla"suçladılar.

Fakat ABD ve Avrupa ülkeleri bu tip aşıları niçin yasaklamışlardı? ABD, İngiltere ve Danimarka'da yapılan aşı firmalarının ısmarladıkları ve sonuçlarını tahrif ettikleri araştırmaları bilimsel dayanak olarak ileri süren ülkemizin kanaat erbapları, 'cıva otizme yol açabilir' diyenleri halk sağlığını tehlikeye atan aşı düşmanları ilan edip suçladılar. Peki, bu üretici ülkeler, ucuz bir koruyucu olmasına rağmen kendi ülkelerinde sattıkları aşılardan cıvayı niye çıkartmışlardı?

Timerosal şu anda (bazı grip aşıları hariç) bütün aşılardan çıkartılmaya başlanmıştır. Neyse ki T.C Sağlık Bakanlığı, artık içerisinde timerosal olmayan aşıları ithal edeceğini 2007 yılı içerisinde duyurdu ve büyük ölçüde aşılardaki cıva çıkartıldı. Peki, timerosalin zararlı olmadığını iddia eden otoriteler özeleştirilerini yapıp, daha önce cıvanın tehlikeli olduğunu söyleyen ve aşı düşmanı olarak ilan ettikleri hekimlerden özür dileyerek 'evet siz haklıymışsınız, biz yanlış yapmışız' dediler mi? Ne gezer; iftira ettikleri bizim gibi hekimlerden özür dilememişlerdir. Tabii ki bu durumda aşı kartellerini ürkütmemek adına sessiz kalma haklarını korumuşlardır. Çünkü şeriatın kestiği parmak acımaz!

Timerosal nedir?

Timerosal aşıların içinde kullanılan bir koruyucudur, onların mikropla bulaşmasını engeller. Yani bu madde, aşıların ömrünü uzatmak için kullanılmaktadır. Timerosalin %49.6'sı cıvadır; metabolize olduğunda etilcıva ve tiyosalisilata dönüşür. Mikropları tahrip eden (antienfektif) esas etken etil cıvadır. 1920'li yıllarda piyasaya çıkmış 40'lı yıllardan itibaren de aşılarda kullanılmaya başlamıştır.

O yıllarda son derece az aşı yapılmakta olduğunu unutmamak gerekir. Bazı otoriteler otizmin bir hastalık tablosu olarak tarif edildiği yıllar (1940'lı yıllar) timerosalin aşılar içine konulmaya başladıktan hemen sonraki döneme denk geldiğine dikkati çekmişlerdir.

Akut cıva zehirlenmesi ölüme yol açarken kronik cıva zehirlenmesi kalp hastalığı, otizm, konuşma bozukluğu, hiperaktivite, havale gibi çok sayıda hastalığa neden olur. Kronik cıva zehirlenmesinde görülen duyusal, nörolojik, motor, davranış nörotransmitter ve biyokimyasal bozuklukların aynısı otizmde de görülmektedir.

Aşıların içerdiği cıva miktarları

1980'li yılların ortalarında sadece karma (difteri-tetanos-boğmaca), çocuk felci ve kızamık aşıları uygulanıyordu ve bunlardan sadece karma aşı cıva (timerosal) içeriyordu. İki yaşına kadar 4 kere aşılanan çocuk ortalama (4x25)= 100g timerosal alıyordu. 1990 yılların başında menenjit (HiB) ve sarılık (Hepatit B) aşıları da rutin aşılar arasına katıldı. Böylece 2 yaşındaki bir çocuğun enjeksiyon yolu ile aldığı cıva miktarı 100 g'dan237.5 g'a yükselmiş oldu (Tablo 26-1).

Tablo 26-1. Aşıların içerdiği cıva miktarları

Yıl Aşı Cıva/doz Doz sayısı Toplam cıva Kümülatif cıva

1980 ortaları

1980 sonları

1990 başları

Karma (DTP)

Menenjit (HiB)

Sarılık (Hepatit B)

25 g

25 g

12.5g

4

4

3

100 g

100 g

37.5 g

100 g

200 g

237.5 g

Çoklu dozlarla yapılan toplu aşılamalarda ise tehlike daha da büyüktür. Çünkü aşı şişesi iyi çalkalanmadıysa şişenin sonunda kalan bölümü alanlardaki cıva miktarı daha da yükselmektedir. Tek dozluk aşılarda ise tehlike o kadar belirgin değildir.

Cıva etkisini nasıl göstermektedir?

Cıva bileşiklerinin yağda erime özellikleri fazladır. Beyin ve sinir sitemi hücrelerinin büyük bir bölümü yağdan oluştuğu için cıvadan en zarar görürler. Cıva özellikle membran (zar) yapısındaki proteinlere bağlanarak hücre zarlarının işlevlerini bozarlar; akıcılığı kaybolan membran sertleşerek hücrenin çabuk yaşlanmasına neden olur.

Beyin hücrelerinde onlara özgü nörotübül denilen boncuk tarzında yapılar vardır. Cıva nörotübül yapımını sağlayan tubulin adlı yapıyı tahrip eder.

Cıva otizmin tek nedeni midir?

Otistik çocukların önemli bir bölümünde kan ve doku cıva düzeyleri yüksektir. Ama her otistik çocukta cıva yüksek değildir. Yani cıva otizmin önemli bir nedenidir ama tek nedeni değildir. Kurşun, alüminyum gibi ağır metallerin yanında sütteki kazein, buğdaydaki glüten, tarım ilaçları, böcek ilaçları ya da çok sayıda başka toksin de otizme yol açabilmektedir. Ülkemizde en çok görülen ağır metal açık ara kurşun olup, cıva ikinci sırada gelmektedir.

Cıvaya maruz kalan her çocukta otizm niçin görülmemektedir?

Cıvaya maruz kalan her çocukta otizmin görülmemesi genetik, bağışıklık ve beslenme faktörlerinin olumlu etkilerine bağlıdır. Yapılan çalışmalar otistik çocukların çoğunun ağır metalleri diğerlerinden daha yavaş vücut dışına çıkartabildiklerini göstermektedir. Cıvanın toksisitesinden korunmak için cıva içeren aşılardan kaçınılması, fazla cıva biriken büyük balık ve deniz ürünlerinin tüketilmemesi, diş tedavilerinde amalgam kullanılmaması gerekir.

Aşıların içinde bulunan etil cıva toksik olmayan bir madde midir?

Balık ve deniz ürünlerinin içinde bulunan cıva, daha farklı bir molekül olup metil cıvadır. Fakat hem etil cıva hem de metil cıva aynı derecede toksiktir. Yani cıva, cıvadır.

Yiyeceklerden mi aşılardan mı daha fazla cıva alıyoruz?

Bu durum diyete göre değişir.Balık ve deniz ürünlerini fazla yiyen kişiler aşılara göre daha fazla cıva alabilirler ama burada iki önemli unsur gözden kaçmamalıdır?

1) Ağızdan alınan cıva sağlıklı gıdalar yiyen bağırsaktaki faydalı mikrop düzeni normal olan kişilerde kana geçmeden dışkı yolu ile atılabilirler. Halbuki aşılar iğne yolu ile verildiğinden cıva kesinlikle kana geçer.

2) Aşı olan bir bebek doğduğu günden itibaren cıva ile tanışmaktadır. Halbuki genellikle hayatın ilk yılında deniz ürünlerini ya yememekte ya da çok az yemektedir. Beyin gelişiminin çok hızlı olduğu hayatın ilk aylarında ağır bir metalin ya da başka bir toksinin beyin üzerindeki hasarın çok daha fazla olduğu ise açıktır.

Ulusal Aşı Takviminde hangi aşılar bulunmaktadır?

Tablo 26-2. ULUSAL AŞI TAKVİMİ (Not: Zorunlu olmayan, suçiçeği, rotavirüs, grip ve rahim ağzı kanseri aşıları tabloda gösterilmemiştir).

Yaş Aşı 0 ay

1 ay

2 ay

4 ay

6 ay

12 ay

18 -24 ay

4-6 yıl

10 yıl

Hepatit B

Hepatit B

DBT, Polio, HiB, pnömokok, BCG

DBT, Polio, HiB, pnömokok

DBT, Polio, HiB, pnömokok, Hepatit B

MMR, pnömokok, Hepatit A

DBT, Polio, HiB, Hepatit A

DT, Polio, BCG, MMR

Tetanos, Hepatit B

BCG: Verem

DBT: Difteri-Boğmaca-Tetanoz

MMR: Rubella/Mumps/ Rubella=Kızamık /Kabakulak/Kızamıkcık

HiB: Haemophilus Influenza tip b (menenjit)

Polio: Çocuk felci

Kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısı timerosal ya da alüminyum içermemesine rağmen neden otizme neden olmakla suçlanıyor?

Kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısı timerosal içermese de otizme neden olabilir (1-5). Bunun temel nedeni otizme eğilimi olan çocuğun bağışıklık sisteminde olan yetersizlik halidir.

Normalde bağırsaktaki faydalı mikroplar (probiyotikler) Th1 adı verilen bağışıklık hücrelerinin yolunu uyarır. Bu yolun uyarılması mantarlar ve virüslerin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlar.

Sezaryen doğum, anne sütünün kullanılmaması, doğal olmayan katkılı gıdaların aşırı tüketilmesi, ekşimeyen yoğurtların ve kaymak bağlamayan pastörize ya da UHT teknolojisiyle üretilmiş sütlerin tüketilmesi, geleneksel fermente gıdaların (kefir, yoğurt, turşu, sirke vb) az tüketilmesi ve sık antibiyotik kullanılması bağırsaktaki faydalı mikrop düzenini büyük ölçüde alt üst eder.

Bu sırada Th2 yolu ise aşırı uyarılır; sonuçta bağırsak geçirgenliği artar, bazı maddeler bağırsaktan kana sindirilmeden geçer. Vücut tarafından düşman olarak algılanan bu maddeler bağışıklık sistemi tarafından tahrip edilir. Bu sırada sağlam dokular da bundan zarar görür. Astım, egzama, tiroidit ve çeşitli otoimmün hastalıklar oluşur.

Th1 yolunun yetersiz uyarılması halinde vücut mantarlar ve virüsler ile gereği gibi mücadele edemez. Bu nedenle Kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısındaki 3 canlı virüs ile birden baş edemez. Yine aynı nedenden dolayı otistik çocuklarda mantar enfeksiyonları ve alerjik hastalıklar sıktır.

Bu nedenle kızamık aşısı tek olarak yapılmalıdır. Kızamıkçık ve kabakulak hastalıkları hafif geçirildiği için bu hastalıklara karşı aşılanma gerekmez. Ama maalesef piyasada artık kızamık aşısı tek olarak bulunmamaktadır.

Aşılarda timerosal dışında hangi katkı maddeleri bulunur?

Önce aşıların hangi maddeleri içerdiğine bakalım;

  • Etilen glikol: Antifrizde bulunan bir toksindir. Antifriz çocuk gelişimini bozabilir ve kısırlığa ve asidoza neden olabilir.
  • Fenol: Dezenfektan bir boyadır.
  • Formaldehit: Kanser yapan bir kimyasaldır.
  • Alüminyum: Aşıda antikor cevabını arttırmak için kullanılır; Alzheimer, epilepsi, otizm ve kansere neden olabilir.
  • Neomisin ve streptomisin: Antibiyotik olarak kullanılır. Bazı insanlarda alerjiye yol acar. Grip aşısı ayrıca yumurta alerjisi olan kişilerde nadir de olsa kurdeşen ve anaflaksi şoku gibi alerjik reaksiyonlara neden olabilir.

Bunların dışında da aşılarda çeşitli kimyasallar bulunmaktadır (Tablo 26-3)

Tablo 26-3. Çeşitli aşıların içlerinde bulunan maddeler (11).

Aşı İçindekiler
Verem (BCG) Asparagin, sitrik asit, laktoz, gliserin, demir, amonyum sitrat, magnezyum sülfat, potasyum fosfat.
Difteri-tetanos- asellüler boğmaca

DTaP (Infanrix)

Alüminyum hidroksit, sığır ekstresi, formaldehit veya formolin, glutaraldehid, 2-fenoksietanol, polisorbat 80
Hemofilusinfluenza B (ACTHib) Amonyum sülfat, formaldehit veya formolin, çay şekeri
A Hepatiti (Havrix) Alüminyum hidroksit, amino asitler, formaldehit,veya formolin, , MRC-5 selüler protein, neomisin sülfat, 2-fenoksietanol, fosfatlı tamponlar, polisorbat
Hep B (Engerix-B) Alüminyum hidroksit, fosfatlı tamponlar, maya proteini
MMRV (ProQuad) Sığır albümini ya da serumu, jelatin, insan serum albümini, monosodyum l-glütamat, mrc-5 selüler protein, neomisin, dibazik sodyum fosfat, sodyum bikarbonat, sorbitol, çay şekeri, potasyum fosfat, monobasik fosfat, potasyum klorür, dibazik potasyum fosfat
Pnömokok (Prevnar) Alüminyum fosfat, amino asitler, soya peptonu, maya ekstresi
Pnömokok (Prevnar 13) Alüminyum fosfat, amino asitler, soya peptonu, maya ekstresi, polisorbat 80, soya peptonu, suksinat (tampon)
Rotavirus (Rotarix) Amino asitler, kalsiyum karbonat, kalsiyum klorür, D-glükoz, dekstran, demir (3) nitrat, L-sistin, L-tirozin, magnezyum sülfat, fenol kırmızısı, potasyum klorür, hidrojene karbonatlı sodyum, sodyum fosfat, sodyum L-glütamin, sodyum pirüvat, sorbitol, çay şekeri, vitaminler, ksantan
Suçiçeği (Varivax) İnsan albümini ya da serumu, etilendiamin-tetraasetik asit sodyum (EDTA), jelatin, monosodyum L-glutamat, MRC-5 DNA ve selüler protein, neomisin, potasyum klorür, monobazik potasyum fosfat, monobazik sodyum fosfat, çay şekeri

Zorunlu olmayan aşıları yaptırmanın zararları var mı?

Bazı hekimler aşı kartellerinin de etkisi ile grip, ishal ve suçiçeği gibi zorunlu olmayan aşıların da yapılmasını teşvik etmektedirler. Timerosal ya da alüminyum diğer toksik maddelerin aşılardan iyice arındığını düşünelim. Mesela bu durumda, "suçiçeği aşı yaptırın" demek ne kadar doğrudur? Çocuk suçiçeği olursa kaşınacak, belki de bir hafta okuldan uzak kalacaktır ama mikroba karşı çok güçlü bir bağışıklık sağlayacaklardır. Aşı ise %100 bağışıklık sağlamamakta ve erişkin yaşlarda suçiçeği geçirilmesine neden olmaktadır. Çocukta basit bir enfeksiyon olan suçiçeği erişkinde çok ağır geçmekte, hatta ölüme bile neden olabilmektedir.

Aşılar solunum ve sindirim yolunu devre dışı bıraktığı için (ağızdan alınmıyor, iğne tarzında kalçadan yapılıyor) bağırsakta mukozal (iç tabaka) bağışıklık sağlamıyor. Doğal olarak geçirilen mikrobik hastalıklar ise mukoza bağışıklığı yapıyorlar. Bu da bağışıklık sistemini güçlendirerek birçok alerjik ve kronik iltihabi hastalıktan sizi koruyor (hijyen teorisi). Her hastalığın aşısını oluyorsanız bu korunmadan yoksun kalıyorsunuz. Bağışıklık sistemimizin üçte ikisinin solunum ve sindirim borularında olduğunu söylersek konunu ne kadar önemli olduğu açığa çıkar.

Ne yapmalı?

  • Elbette aşı yapmalıyız ama bunu yaparken de çocuklarımızı riske etmemeliyiz.
  • Devletin zorunlu tuttuğu aşıların dışında aşı yaptırmayınız.
  • Kızamık aşısı mümkünse tek yapılmalıdır. Kızamıkçık ve kabakulak hastalıkları hafif geçirildiği için bu hastalıklara karşı aşılanma gerekmez.
  • Grip aşılarının bazıları hala timerosal içermektedir.

Suçiçeği, ishal (rotavirus) ve grip aşıları Ulusal Aşı Takvimine dahil aşılar değildir. Kişiler özel bir hastalık risk grubunda değilseler bu aşıları yaptırmak zorunda değildir.

Aşılardaki bir sorun da aşı mikroplarının patentlenme sorunudur. Biliyorsunuz ilaç firmaları patentleri ile para kazanırlar. Doğal bakteri ve virüslerin ise patentini alamazlar. Bu yüzden genetiği değiştirilmiş mikroplarla aşı hazırlarlar. Bu aşıların uzun vadeli zararları hakkında yeteri kadar bilgi sahibi değiliz.

Hayatın ilk 2-3 haftası içinde sağlıklı bir floranın oluşmaması bebeğin bağışıklık sistemini ciddi şekilde etkiler. Bu tip bebeklerin (özellikle sezaryen ile doğanların) bağışıklık sistemi standart aşılama programına uygun değildir ve ciddi sorunlara yol açabilir. Halbuki sağlıklı florası olan çocuklarda önemli bir sorun olmaz.

Çocuk hasara uğramışsa aşı bardağı taşıran son damla olur. Çocukları aşılamadan önce bağırsak floralarını düzeltmek gerekir.

Alüminyum

Peki aşıdan timerosal çıkartıldıktan sonra otizm azaldı mı? Tam tersine artmaya devam etti. Aşı firmaları bu durumu cıva otizm yapmıyor şeklinde yorumladılar. Ama çok dedikodusu olduğu için timerosali aşılardan çıkarttıklarını söylediler (Bu ne biçim bilimsellik!). Böylece kendilerini hukuki yönden sağlama aldılar. Peki, cıva yerine ne koydular dersiniz? Alüminyum..

Peki, alüminyum cıvadan çok daha masum bir madde mi? Hayır. Yapılan bir hayvan çalışmasında alüminyumun 6 mitokondriyal enzimin fonksiyonlarını azalttığı gösterilmiştir (12). Tek bir alüminyum enjeksiyonun bile beyin hücrelerinde iki yıla kadar aşırı aktivasyona yol açtığı saptanmıştır (13). Tabii ki alüminyum toksisitesi dozu ile ilişkilidir. Ayrıca an önemli alüminyum kaynağı aşılardır, fakat aşılar maruz kaldığımız tek alüminyum kaynağı değildir (Bkz. Ekler).

Tablo 26-3. Aşılarda bulunan alüminyum miktarları.

Aşı Alimünyum/doz Doz sayısı Yapılan aylar Toplam Alüminyum
Hepatit B

Karma (DTP)

Pnömokok

Hepatit A

Toplam

250mcg

625 mcg

125mcg

250mcg

-

3

4

4

3

-

0, 2, 6. Aylar

2, 4, 6, 18. Aylar

2, 4, 6, 12. Aylar

12, 18. Aylar

-

3x250=750mcg

4x625=2500mcg

4x125= 500mcg

3x250=750mcg

4500 mcg

FDA alüminyum dozunun günde 4-5mcg'ı geçmemesini önermektedir. Ama aşılarla alınan miktar bunu kat be kat aşmaktadır (14).

Amerikan Pediatri Akademisi alüminyumun sinir sistemi ve diğer dokularda hücresel ve metabolik süreçleri bozabileceğini bildirmektedir (15). Ama aynı akademi nedense alüminyumlu aşıların yapılmasında bir sakınca görmemektedir!

Akıllı aşılama nasıl yapılmalıdır?

Hakim tıbbi çevreler cıva konusunda olduğu gibi bu önerilere de şiddetle tepki verecek ve bizleri yine halk düşmanı olarak ilan edeceklerdir. Ama biz cıva konusunda olduğu gibi doğru bildiklerimizi açıklamaktan korkmayacağız.

Tabii ki bizle çocuklara hiç aşı yapılmasın demiyoruz. Ama aşıların beyin üzerindeki etkilerinden de çocuklarımızı korumalıyız. Üstelik aşı yapan her hekim Hipokrat yemini ettiklerine göre ebeveynlere aşının muhtemel zararlarından bahsetmeleri ahlaki ve vicdani görevleridir.

1. Belli bir risk yoksa 2 yaşına kadar hiç aşı yapmamak en iyisidir. Ama eğer anne Hepatit B taşıyıcısı ise bu süre içinde aşısı yapılmalıdır. Ayrıca yakın çevrede boğmaca, kızamık ve çocuk felci gibi aşıyla önlenebilen bir hastalık salgını varsa bu aşılar mutlaka iki yaşından önce yapılmalıdır.

2. Timerosal ve alüminyum aşılardan çıkarılmalıdır. Aşılara adjuvan olarak kalsiyum fosfat kullanılabilir (12).

3. Her aşı tek yapılmalı ve aralarında en az 3 aylık bir süre olmalıdır.

Bize göre sadece şu aşılar yapılmalıdır;

  1. Boğmaca (asellüler)
  2. Difteri
  3. Tetanos
  4. Çocuk felci (Salk aşısı)
  5. Hepatit B
  6. Kızamık (tek aşı olarak)

Maalesef bu aşıların çok azı tek aşı şeklindedir. Bu nedenle halen önerimizin uygulanma şansı yoktur. Aşıların tek olarak imal edilmesi gerekmektedir. Tabii ki bu önerilerimiz tartışmaya açıktır.

Devlet çocuğa zorla aşı yaptırabilir mi?

İzmit'te yaşayan bir ailenin çocuklarına aşı yaptırmaması ile ilgili verilen mahkeme kararına yönelik akademisyenler ve hukukçular tarafından sunulan 'gerektiği halde zorla uygulanmalıdır' şeklindeki beyanlar hukuka uygun değildir (16).

Hasta Hakları yönetmeliğinin 22. maddesi uyarınca, kimse rızası dışında tıbbi bir müdahaleye tabi tutulamaz. Yine aynı yönetmelikte belirtildiği gibi çocuklara uygulanacak tıbbi müdahalelerle ilgili kararlar da ancak aile tarafından verilebilir. Ayrıca mahkeme kararı olsa dahi ailenin rızası dışında söz konusu uygulamayı yapacak ve nezaret edecek personel de, Anayasanın 17. Maddesi gereği "kasten yaralama" suçunu işlemiş olurlar.

KAYNAKLAR

  1. Kawashima H, Mori T, Kashiwagi Y, Takekuma K, Hoshika A, Wakefield A. Detection and sequencing of measles virus from peripheral mononuclear cells from patients with inflammatory bowel disease and autism. Dig Dis Sci. 2000;45(4):723-9.
  2. O'Leary JJ. Measles virus and autism. Lancet. 2000 26;356(9231):772.
  3. Singh VK, Jensen RL. Elevated levels of measles antibodies in children with autism. Pediatr Neurol. 2003;28(4):292-4.
  4. Wakefield AJ. MMR vaccination and autism. Lancet. 1999;11;354(9182):949-50.
  5. Singh VK, Lin SX, Newell E, Nelson C. Abnormal measles-mumps-rubella antibodies and CNS autoimmunity in children with autism. J BiomedSci. 2002;9(4):359-64.
  6. Verstraeten T, Davis RL, DeStefano F, Lieu TA, Rhodes PH, Black SB, Shinefield H, Chen RT; Vaccine Safety Datalink Team. Safety of thimerosal-containing vaccines: a two-phased study of computerized health maintenance organization data bases. Pediatrics. 2003;112(5):1039-48.
  7. Ip P, Wong V, Ho M, Lee J, Wong W. Mercury Exposure in Children With Autistic Spectrum Disorder: Case-Control Study. J Child Neurol.2004; 19: 431-434
  8. Andrews N, Miller E, Grant A, Stowe J, Osborne V, Taylor B. Thimerosal exposure in infants and developmental disorders: a retrospective cohort study in the United Kingdom does not support a causal association. Pediatrics 2004;114:584-591.
  9. Ball LK, Ball R, Pratt RD. An assessment of thimerosal use in childhood vaccines. Pediatrics 2001;107:1147-1154.
  10. DeSoto MC, Hitlan RT. Blood Levels of Mercury Are Related to Diagnosis of Autism: A Reanalysis of an Important Data Set.J Child Neurol, 2007; 22(11): 1308-1311
  11. Grabenstein JD. Immuno Facts: Vaccines and Immunologic Drugs. St. Louis, MO: Wolters Kluwer Health Inc.; 2009
  12. Mailloux RJ, Hamel R, Appanna VD. Aluminum toxicity elicits a dysfunctional TCA cycle and succinate accumulation in hepatocytes. J Biochem Mol Toxicol.2006;20(4):198-208.
  13. Redhead K, Quinlan GJ, Das RG, Gutteridge JM. Aluminum-adjuvanted vaccines transiently increase aluminum levels in murine brain tissue. Pharmacol Toxicol. 1992;70(4):278-80.
  14. http://thinktwice.com/aluminum.pdf
  15. American Academy of Pediatrics, Committee on Nutrition. Aluminum toxicity in infants and children. Pediatrics. 1996;97(3):413-6.
  16. http://www.gidahareketi.org/Stk-lardan-Ortak-Deklarasyon-Zorla-Asi-Yapmak-Hukuka-Aykiri-1735-haberi.aspx

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber