HSYK 1. Daire Başkanı: Bunun bir yaptırımı olacak

HSYK 1. Daire Başkanı Halil Koç, Paralel Yapı şüphelisi 75 tutuklu için 'korsan tahliye' kararını değerlendirdi: Organize ve hukuksuz bir yapı söz konusu. Bu son olay Paralel Yapı ile mücadelenin haklılığının da kanıtı oldu

Kaynak : Sabah
Haber Giriş : 27 Nisan 2015 07:03, Son Güncelleme : 27 Mart 2018 00:42
HSYK 1. Daire Başkanı: Bunun bir yaptırımı olacak

NAZİF KARAMAN

HSYK 1. Daire Başkanı Halil Koç, İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 75 tutuklu hakkında verilen korsan tahliye kararı hakkında SABAH'a çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Organize ve hukuksuz hareket eden bir grupla karşı karşıyayız" diyen Koç, "Her şey önceden planlanmış, hukuk yerle bir edilerek yapılmış bir girişim. Bu son olay bile Paralel Yapı'ya ilişkin soruşturmaların ne kadar haklı olduğunu ispatlar nitelikte" şeklinde konuştu.

'TESADÜF OLAMAZ'

Halil Koç şunları söyledi: "Bir muhabere nöbetçisi hakimine aynı gün, çok sayıda şüphelinin dilekçesinin gelmesi anormal bir durum. Tesadüfle açıklanamaz. Dilekçeleri kabul eden hakimler dosyaları bile okumadan karar verebiliyor. İki hakim, UYAP'ta da yetkileri olmadığı için buradan da dosyaları görmemişlerdir. Sadece şüpheli tutuklu avukatlarının verdiği dilekçeler üzerinden karar vermeyi tercih etmişlerdir." Skandal karar üzerine HSYK müfettişlerinin hiç zaman kaybetmeden harekete geçtiklerini söyleyen Halil Koç, 29. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Metin Özçelik ve 32. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Mustafa Başer'in kapsamlı bir şekilde araştırılacağı bilgisini verdi.

'BİR YAPTIRIMI OLACAK'

Halil Koç, hukuk kurumunda kargaşa yaratmayı amaçlayan kararla ilgili şunları söyledi: "Bunun bir yaptırımı olacak. İki hakimin verdiği karar, baştan aşağı hukuksuzdur. Bir iş mahkemesi hakimi bu dosyada ne kadar tahliye kararı vermeye yetkiliyse, bu iki arkadaş da o kadar yetkili. Kanunda, soruşturma evresindeki bütün işlemlerin Sulh Ceza Hakimlikleri tarafından yapılacağı düzenlemesi mevcuttur. Asliye Ceza Hakimi'nin soruşturma aşamasına müdahale etme yetkisi yoktur. Söz konusu kararları veren iki hakimin yapmaları gereken, tahliye dilekçeleri ellerine ulaştığında derhal bunları Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne yollamak olmalıydı. Başsavcılıktan ve soruşturma savcılarından dosyaları istemelerine rağmen alamamışlar. Böylece önlerinde inceleyecekleri bir dosya olmamasına rağmen şüpheli avukatlarının verdikleri dilekçelerle yetinerek şablon şeklinde gerekçelerle bir karar vermişler. Arkadaşlar 51 dilekçeyi de nasıl olduysa müthiş bir hızla inceleyip 75 şüpheli hakkında jet hızıyla bir karar yazmışlar. Bu hızı da kamuoyunun takdirine bırakıyoruz."

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber