Olay nedir?
Hacettepe Üniversitesinde çalışan bir memur, 2000 yılında yapılan
ÖSYM sınavında başarılı olarak Ege Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi
Felsefe Bölümünü kazanıp kayıt yaptırmış, daha sonra da Ege Üniversitesine nakil
olmak istemiştir. Ege Üniversitesi bu isteği olumlu karşılamış ve muvafakat
verilmesi için Hacettepe Üniversitesine yazı yazmıştır. Hacettepe Üniversitesi
muvafakat istemini reddetmiştir.
Muvakat verilmemesi nedeni...
Üniversite, mahkemeye gönderdiği yazıda gerekçe olarak, Hacettepe Üniversitesi
Hastanesinde sağlık hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi için
ilgilinin hizmetine ihtiyaç duyulduğu ve kendisine muvafakat verildiği takdirde
aynı konumda olan diğer personele olumsuz yönde örnek oluşturacağını
belirtmiştir.
Mahkeme ve Danıştay ne dedi?
Hacettepe Üniversitesindeki memur, muvafakat verilmeme yönündeki 2000 tarihli
işlemi idare mahkemesinde dava konusu etmiştir. Ancak Ankara 3. İdare Mahkemesi,
davada memur aleyhine karar vermiştir.
Memur, davayı Danıştay nezdinde temyiz etmiştir. Danıştay temyiz kararında,
Anayasa'da güvence altına alınan "kimsenin eğitim ve öğretim haklarından
yoksun bırakılamayacağı" hükmü gereğince Hacettepe Üniversitesinin muvafakat
vermeme yönündeki işlemini iptal edilmesi gerektiğini belirtmiş ve idare mahkemesini
bozmuştur.
Bu karar ne anlam ifade ediyor?
Bu karar eğitim durumu naklinde bir ilktir. Ancak karar bireyseldir. Tüm idarelerin
ve tüm idare ve Danıştay dairelerinin uymakla zorunlu olduğu bir karar değildir.
Bu karar sadece idare mahkemelerinde açılacak diğer davalarda emsal olabilecektir.
Diğer taraftan, bu karar temyizde bozulmuş olup, Ankara 3. İdare mahkemesinde
yeniden görüşülecektir. Yani karar henüz tam anlamıyla kesinleşmemiştir.
Aynı durumda olanlar ne yapabilir?
Aynı durumda olan memurlar haklarını dava yoluyla arayabilir. Ancak, bu açılacak
davanın kesin olarak kazanılacağı anlamına gelmemektedir. İdare mahkemesi hakimi
Danıştay'ın bu kararına uymak zorunda değildir. Ayrıca Danıştay dairelerindeki
hakimler zamanla değişmektedir. Bir kaç yıl sonra yapılacak değişik sonucunda
gelen yeni hakimler bu içtihadı değiştirebilir. Ama herşeye karşın Danıştay
5. dairesinin bu kararı oldukça önemlidir.
Danıştayın kararına ulaşmak için tıklayınız.