1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

Yurt sistemindeki çarpık düzen 'tolerans' zihniyetinin sonucu

78 milyonun yüreğini yakan Adana'daki öğrenci yurdu faciasıyla ilgili ihmal ve denetim kusuru iddiaları asıl sorunun zihniyetle ilgili olduğunu gösterdi. Yasalara aykırı biçimde ortaokul öğrencilerinin kaldığı özel yurtta yangın merdiveni çıkışının kilitli tutulduğu ve 10-11 yaşlarındaki çocukların çoğunun bu yüzden can verdiği ileri sürüldü
01 Aralık 2016 08:30
Yazdır
Yurt sistemindeki çarpık düzen 'tolerans' zihniyetinin sonucu

KENAN BUTAKIN

Adana Aladağ'da 'Tahsil Çağındaki Talebelere Yardım Derneği Orta Öğretim Kız Öğrenci Yurdu'nda yaşanan yangın faciası yürekleri yaktı. Ortaokul çağında olan 10 kız öğrenci, bir çocuk ve bir eğitmenin hayatını kaybettiği olayla ilgili yurt müdürü ve dernek görevlileriyle birlikte 14 kişi için gözaltı kararı verildi, yangında kızını yitiren yurt müdürü Cumali Genç dahil 5 kişi gözaltına alındı. Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak yurtta en son denetlemenin haziran ayında yapıldığını açıkladı, ilk tespitlere göre yangının trafodaki elektrik kontağından çıktığını söyledi. Bakan, Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü'nün "Yangın merdiveni kilitliydi" açıklamasıyla ilgili "İlk tespitlere göre kapı kilitli değil" dedi. Türkiye'yi yasa boğan olay, denetimlerin nasıl yapıldığını ve özel yurtlardaki durumu bir kez daha gündeme getirdi. Karar'a konuşan Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği Başkanı Türkay Asma, 15 yaş altı çocukların özel yurtlarda kalmasının yasalara aykırı olduğunu belirtip "Bu yaştaki çocukların yurtta kalması için ancak bir koruma kararının alınması gerekiyor" dedi. Yönetmeliklerde yerine getirilmesi gereken şartlar olduğunu ifade eden Asma şöyle konuştu: "Örneğin nöbetçi bırakılması ve gece ile gündüz saatlerinde de sürekli bir müdürün görevli olması gerekiyor. Yasal olmayan yurt mimari olarak ya denetlenmemiş ya da denetimler kağıt üzerinde kalmış."

Yeni günle birlikte çocukların sığındığı çatı katının tamamen çökmüş olduğu görüldü. Kilitli olduğu iddia edilen yangın merdiveni kapısının ise sabah saatlerinde açık olduğu belirtildi.

İlk tespitler ise yapılan denetimlerde yurda 'tölarans' gösterildiğini ortaya koyuyor. Yasal olmamasına rağmen ortaokul öğrencilerinin yurtta kalmasının dışında, binanın Milli Eğitim Bakanlığı'nca yayınlanan genelgedeki özellikleri taşımadığı göze çarpıyor. Yangın merdiveninin kilitli olduğu iddia edilen yurtta öğrencilerin merdivene kolayca ulaşabileceği önlemlerin alınmadığı görülüyor.

VERNİK VE HALIFLEKS ALEVLERİ BÜYÜTTÜ

Türk Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Selahattin Dolgun, facianın giriş kapısındaki elektrik sayacından başladığını ve yurt içindeki ahşap malzemelerden dolayı yangının kısa sürede tüm binayı kapladığını söyledi. Yangına neden olan sayacın etrafının ahşap olduğunu dile getiren Dolgun, "Vernikli olduğu için bir anda alev alıyor. Merdivenlerin korkuluklarına sıçrıyor. Korkuluklarda vernikli ahşap olduğu için yangın bir anda 3. kata kadar sıçrıyor. Öğrenciler kapıya gidemediği için yukarı kaçıyorlar" dedi. Öte yandan zeminin kaplaması olarak kullanılan petrol türevi halıfleks de yangının yayılmasına neden oldu. MEB yönetmenliğine göre yangına davetiye çıkaran bu ihmallerin üzerine gidilmesi gerekiyordu. Yönetmelik yetkili kuruluşlardan alınan binanın yangına karşı yeterli güvenliğe sahip olduğuna dair bir raporu şart koşuyor.

AİLELER BU YURDA MECBUR BIRAKILDI

Gerekli denetimlerin yapıldığı iddia edilen yurtla ilgili detaylar da ortaya çıktı. Dağlık ve köylere ulaşımın güç olduğu Aladağ ilçesinde ilköğretim çağındaki kızların barınabildiği bir Yatılı Bölge Okulu niteliğinde 8 yıllık ilköğretim olarak devlet yurdu varken 1998 Adana depreminde hasar görmesiyle boşaltılmış, onarımı da yapılmamıştı. Bunun üzerine çocukların tek alternatifi Süleymancılar olarak bilinen cemaatin yurdu kaldı. Öte yandan yanan yurtta inceleme yapan Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Mehmet Balık da devlet yurdunun büyütülmesi için yıkıldığını, bu yüzden kız çocuklarının cemaat yurtlarına gitmeye zorlandığını iddia etti.

İHMALLER HER YERDE

Adana faciasının meydana geldiği saatlerde Türkiye'nin farklı noktalarındaki yurtlarda kalan öğrenciler yaşam koşulları hakkında bilgileri sosyal medyadan paylaştı. "Kaldığınız yurtta merdivenler kilitli mi?" sorusuna yanıt veren öğrencilerden bazılarının cevapları şöyle: Kaldığım özel yurdun yangın merdiveni kilitli olduğu gibi etrafı da dikenli tellerle sarılı, çünkü kız yurdu. KYK'da kalıyorum merdivenleri var ama her zaman kilitli. KYK yurdunda bin 700 kişi var, merdiven yok. Özel yurttayım tabelası bile yok.

SORUMLULAR CEZALANDIRILSIN

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu: Çocuklarımızın yığıldığı merdiven kapısının önü. Açılmıyor, çünkü kilitli. İçeriden açılan, dışarıdan açılmayan kapılar var. Neden bunlar yapılmaz, Türkiye Cumhuriyeti nasıl olur da yurt sorununu çözemez.

MHP lideri Devlet Bahçeli: Sorumlular, denetim ve kontrol görevini suistimal edenler, mutlaka

bulunup cezalandırılmalıdır.

AK Parti Sözcüsü Yasin Aktay: Cemaate ait olması bu yangının sebebini açıklamaz. Varsa bir ihmal hiçbirinin açıkta kalmayacağını ifade etmek istiyorum.

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez: Yüce Rabb'im anne babalarına sabr-ı cemil ihsan eylesin.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz: Denetlemede hiçbir olumsuzluk ifade edilmedi. Bir yıl önce

genel denetleme var. Orada bir sıkıntı yok. Bu

olaydan ders alacağız.

Aile Bakanı Fatma Betül Kaya: En ufak bir ihmal varsa sonuna kadar titizlikle araştırılacak. İhmali olanlar cezasını çekecek.

Emine Erdoğan: İçlerimiz yandı, derin bir üzüntü içindeyiz. Allah bir daha böyle facialar yaşatmasın.

TBB Başkanı Metin Feyzioğlu: Devletin özel yurt meselesini bitirmesi lazım. Aksi takdirde bu sıkıntıların sonu gelmez.

BİLİRKİŞİ RAPORU İHMALİ ORTAYA KOYDU

Aladağ Cumhuriyet Başsavcılğı'nın yurt yangını ile ilgili hazırlattığı bilirkişi ön raporunda, yaşamını yitirenlerin, yangın merdiveni kapısının kolu olmadığı için dışarıya çıkamadıkları, yangına binanın ikinci panosundaki şartellerin eskimiş olması ve kaçak akım rolesi bulunmamasından kaynaklandığı görüşü yer aldı. İş güvenliği uzmanı bilirkişisi, binanın 1'inci katındaki yangın merdivenin kapısının plastik yapıya sahip PVC şeklinde olduğu, bu yangın merdiveni kapısının kollarının bulunmadığı, yangın kapısının dışa açılır şekilde yapıldığı, ancak kapı kolları olmadığından ve kapı açılamadığından buradan çıkıp kurtulan kimsenin olmadığı görüşünü ortaya koydu. Elektrik ile ilgili uzman ise binanın elektrik ana panosunun arka kısmında bulunan dağıtım panosundan çıkmış olabileceği, şartellerin eskimesinden veya özelliği kaybetmesinden kaynaklı ark olmuşması ve alev almasından çıkmış olabileceğini kaydetti. Ayrıca hazırlanan raporda, yaşamını yitirenlerden 7'sinin ikinci kattaki bir odada olduğu, yangın merdiveninin yanındaki odada ise 4 kişinin cesedinin bulunduğu, 1 kişinin cesedinin ise birinci katta bulunduğu da belirtildi.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, baba Mehmet Karataş'a (soldan ikinci) taziye ziyaretinde bulundu, acılı aileyi teskin etmeye çalıştı.

BAŞKA SEÇENEĞİMİZ YOKTU

5. sınıf öğrencisi Cennet'in işçi babası Mehmet Karataş, kızının cenazesini almak için Adana Adli Tıp Kurumu'na geldi, teşhis için kan örneği verdi, sonra da boğazı düğümlenirken yaşadıklarını anlattı: "Geleceğimdi benim. Öyle güzel bir çocuktu ki ömrüm boyunca unutamam. Köyde okul yoktu. Aladağ'da başladı. Tek yurttu burası. Eleştirme şansımız da yoktu ki. Başka seçeneğimiz yoktu. Mecburduk. Ücretsiz kalıyordu. Hafta sonları da gelemiyordu, ulaşım sağlanamamıştı. Belediye başkanına 'Ücretsiz servis verin; çocuklarımız eve gelebilsin' dedik. Bir şey yapmamışlardı. Onu da çok gördüler. En son geçen hafta TEOG tatili var diye almıştım kızımı. Okumak istiyordu..." Ayrıca yurtta kalan çocukların büyük bölümünün geçen hafta içi TEOG sınavı nedeniyle köylerdeki ailelerinin yanına gittikleri öğrenildi. Bu bazı çocukların anne-babalarıyla son görüşmesi oldu.

KIZIMA BULAŞIK YIKATTILAR

10 yaşındaki Bahtınur Baş'ın amcası Kemal Baş, çocuklarını yurda imkansızlıktan dolayı gönderdiklerini söyledi. Ölen 8'inci sınıf öğrencisi Sevim Köylü'nün babası Mehmet Köylü ise kızına yurtta bulaşık yıkattıklarını belirterek "Güvensiz bir yurt. Sorumlular hesabını versin. Devlet yurdu yıkıldığı için buraya gönderdik" dedi. Hayatını kaybedenlerden 8'inci sınıf öğrencisi Zeliha Avcı'nın babası Ali Avcı da, acılarının büyük olduğunu belirterek "Kendi imkanlarıyla yardım toplayan bir kuruluşmuş. Süleymancıların yurdu deniliyor. Onlar çocuğumu ihmallerinden yaktılar" diye konuştu. 13 yaşındaki Semanur Aydoğdu'nun 6 yıldır böbrek yetmezliği nedeniyle tedavi gördüğü, 3 yıl önce de ablası Esra'nın aynı yaşta bir atın çifte atması sonucu hayatını kaybettiği öğrenildi. Semanur'un bir akrabası "Aynı acıyı ikinci kez yaşadık. Perişan olduk. Merdivenli itfaiye aracı olsaydı bu kadar insan ölmezdi" dedi.

BİR AMBULANSTA 9 CENAZE

Alevler arasında kalarak can veren çoğu öğrenci 12 kişiden 9'unun aynı ambulansa konularak Adli Tıp Kurumu'na getirilmesi tepki çekti. Ayrıca cenazelerin tespiti için ailelerinden örnek alındı. Olayda hayatını kaybedenlerini isimleri ise şöyle: Eğitmen Fatma Canatan, yurt müdürünün kızı Sare Betül Genç (Babasını ziyarete gelmiş), 8'inci sınıf öğrencileri Sema Nur Aydoğdu, Zeliha Avcı, Sevim Köylü; 7'nci sınıf öğrencileri Gamze Bagir, Sümeyye Yetim, İlknur Maden; 6'ıncı sınıf öğrencisi Nurgül Pertlek, 5'inci sınıf öğrencileri Bahtınur Baş, Tuğba Ağdoğdu ile Cennet Karataş.

DERS ALMADIK, ALMIYORUZ

Adana'daki facia yakın zamanda yaşananlar benzer olayları akıllara getirdi. 2008'de Konya Taşkent'te ruhsatsız Kız Kuran Kursu binasında gaz sıkışması sonucu meydana gelen patlamada 17 öğrenciyle bir eğitmen ölmüş, 29 kişi de yaralanmıştı. Süleymancılar cemaatine mensup kişilerin başında olduğu kurstaki olayla ilgili gözaltına alınan 3 kişi tutuksuz yargınlamak üzere tahliye olmuştu. Olayda maddi durumu yetersiz olan ailelerden biri hariç kimse şikayetçi olmamıştı. Dava 8 yıldır sürüyor. Ayrıca Diyarbakır Kulp'ta da 2015'te Kuran kursu binasında çıkan yangında 6 çocuk hayatını kaybetmişti.

Kaynak: Karar Gazetesi

Bu haberi oylayabilirsiniz 0 6
Bu haber 6,580 defa okundu. 5 Yorum yapıldı
YORUMLAR
ANKET
Siyasi duruş olarak kendinizi nasıl tanımlarsınız?
ARŞİV