'Terör, önünde de sonunda da kaybedecek, yenilecek'

Hiçbir terör örgütü, hiçbir eylemiyle Türkiye'yi yürüyüşünden caydıramayacaktır, al bayrağımızın göklerde hür ve gururlu bir şekilde dalgalanmasını durduramayacaktır, ülkemizi böldüremeyecektir, bölemeyecektir, huzurumuzu bozamayacaktır, kardeşlik hukukumuza zarar veremeyecektir. Terör, önünde de sonunda da kaybedecek, yenilecek. Türk halkı ve Türkiye devleti, bugüne kadar olduğu gibi terörle mücadelesinde bundan sonra da galip gelecek ve terör yok edilecektir

Kaynak : Anadolu Ajansı
Haber Giriş : 17 Aralık 2016 14:45, Son Güncelleme : 27 Mart 2018 00:42
'Terör, önünde de sonunda da kaybedecek, yenilecek'

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Hiçbir terör örgütü, hiçbir eylemiyle Türkiye'yi yürüyüşünden caydıramayacaktır, al bayrağımızın göklerde hür ve gururlu bir şekilde dalgalanmasını durduramayacaktır, ülkemizi böldüremeyecektir, bölemeyecektir, huzurumuzu bozamayacaktır, kardeşlik hukukumuza zarar veremeyecektir. Terör, önünde de sonunda da kaybedecek, yenilecek. Türk halkı ve Türkiye devleti, bugüne kadar olduğu gibi terörle mücadelesinde bundan sonra da galip gelecek ve terör yok edilecektir." dedi.

Yozgat Polis Eğitim Merkezi'nin 18'inci eğitim dönemi açılış törenine katılan ve öğrencilere ilk dersi veren Bozdağ, burada yaptığı konuşmada, terörle mücadelede bugüne kadar hayatını kaybeden bütün şehitlere Allah'tan rahmet diledi.

Bozdağ, terörün önünde sonunda kaybedeceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Hiçbir terör örgütü, hiçbir eylemiyle Türkiye'yi yürüyüşünden caydıramayacaktır, al bayrağımızın göklerde hür ve gururlu bir şekilde dalgalanmasını durduramayacaktır, ülkemizi böldüremeyecektir, bölemeyecektir, huzurumuzu bozamayacaktır, kardeşlik hukukumuza zarar veremeyecektir. Terör, önünde de sonunda da kaybedecek, yenilecek. Türk halkı ve Türkiye devleti, bugüne kadar olduğu gibi terörle mücadelesinde bundan sonra da galip gelecek ve terör yok edilecektir. Bundan kimsenin endişesi, kimsenin şüphesi olmamalıdır. Hem teröristler hem terör örgütleri hem onları kullanan ağa babaları hangi niyetle hareket ederlerse etsinler sonunda kaybetmeye mahkumdurlar. Biz bin yıldır bu topraklar üzerinde nice terör örgütleri gördük, nice teröristler gördük, nice işgalciler gördük, nice savaş açan başka düşman güçler gördük. Allah'ın izniyle milletimizin dua ve desteğiyle ve her daim ölümü göze almış yiğit evlatlarıyla vatanı, milleti için ölmeyi cennete girmek olarak kabul eden kahramanlarıyla bütün bu badireleri başarıyla atlatmıştır. İnşallah, bundan sonra da her badireyi aynı başarıyla atlatacağız."

Türkiye'nin bölücü terör örgütüyle Fetullahçı Terör Örgütü'yle DEAŞ terör örgütüyle ve DHKP-C terör örgütüyle daha çok farklı isimlerde yer alan yaklaşık 10 terör örgütüyle dünyada mücadele eden yegane ülke olduğuna dikkati çeken Bozdağ, "Bu kadar farklı ideolojileri bu kadar farklı hedefleri olan 10 civarında terör örgütüyle eş zamanlı mücadele eden ikinci bir ülke yoktur." diye konuştu.

- "Kirli ve karanlık çok büyük güçlerle de mücadele ediyoruz"

Bozdağ, Türkiye'yi azımsayanlar ve küçümseyenlerin, dize getireceğini düşünenlerin hayal kurduğunu dile getirerek, "Hiçbir terör örgütü, bu millete ve bu devlete diz çöktürmeyi başaramadı. Onların arkasındaki karanlık güçler de bunu başaramadı. Biz sadece terör örgütleri ile mücadele etmiyoruz. Onların arkasında bildiğimiz kirli ve karanlık çok büyük güçlerle de mücadele ediyoruz. Hem terörü Türkiye yenecek hem onların arkasındaki karanlık güçleri yenecek. Daha kararlı, daha güçlü bir biçimde Allah'ın izniyle geleceğe yürüyecektir. Bunda benim hiç ama hiç şüphem yoktur." ifadelerini kullandı.

Polisin, askerin, yöneticilerin ve halkın bugüne kadar pek çok tuzağı, pek çok kirli oyunu bozduğunu aktaran Bakan Bozdağ, şöyle devam etti:

"Eminim ki bundan sonra da boza boza yoluna devam edecektir. Kim hangi tuzağı kuruyorsa o tuzağı bulmak, kuranların başına geçirmek hem polisimizin hem askerimizin hem hükümetimizin hem de devlet görevlilerinin tamamının namus ve şeref borcudur. Biz vazifemizi ne zaman 'iyi yaptık' deriz işte bu oyunları, bu tuzakları bulup bir bir ortaya çıkardıkça kuranların başına geçirdikçe vazifemizi çok iyi yaptığımıza inanmamız lazım. Eğer oyunlara gelir, tuzaklara düşer, kendi önümüzü göremez, yanlışlar içerisinde debelenirsek o zaman vazifemizi iyi yapmamışız demektir. Türkiye, vazifesini iyi yapacak, halkıyla, kurumlarıyla bütünleşerek yoluna bundan sonra da Allah'ın izniyle devam edecektir. Değerli polis adayları, bir vatan toprağı üzerinde, göklerde özgürce dalgalanan al bayrağın altında bağımsız bir devletin hür vatandaşları olarak yaşamak kolay değildir. Eğer bir ülkenin evlatları gerektiği zaman vatanı için şehit olmaktan gazi olmaktan korkmaya başlarsa o zaman o vatanda yaşama hakkını, o bayrağın altında hür durma hakkını, bağımsız bir devletin mensubu olma hakkını da kaybeder. Bu vatan topraklarını vatan yapanlar, bizden önce biz rahat yaşayalım diye hayatını feda eden şehitlerimiz ve gazilerimizdir. Bizden sonraki evlatlarımız, torunlarımız inşallah kıyamete dek bu vatan toprakları üzerinde ceddimizin hür ve bağımsız bir şekilde yaşaması bizim yapacağımız fedakarlıklarla olacaktır. Biz de atalarımız gibi bu vatan için, bu bayrak için, bu devlet için, bu millet için gerektiği zaman gözünü kırpmadan ölüme koşmayı şereflerin en büyüğü kabul ettiğimiz sürece bu devleti, bu milleti kimse yıkmaya, yok etmeye güç getiremeyecektir. Getiremezler de. Bundan yana bizim şüphemiz yok."

Bozdağ, terör örgütlerinin hesaplarının ve planlarının tutmayacağını dile getirerek, terör örgütleriyle mücadelenin kararlı şekilde devam edeceğini söyledi.

-"Sizler devletin, milletin polislerisiniz"

Polis adaylarına seslenen Bakan Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Siz milletin polislerisiniz, siz Türkiye devletinin polislerisiniz. Hayatınızın her anında da Türk milletinin polisi, Türkiye devletinin polisi olduğunuzu asla unutmayın. Ne FETÖ gibi alçakların, ne başka karanlık güçlerin, ne başka örgütlerin, ne başka terör yapılarının, terör gruplarının veyahutta bunların dışında siyasi, dini grupların adamı olmayın, temsilcisi olmayın, sadece milletin polisi, sadece devletin polisin olun. Milletin ve devletin polisi olarak, milletin ve devletin hukukuna sahip çıkın, milletin size verdiği emanetleri, hukukumuzun ön gördüğü şekilde, milletin iradesi doğrultusunda tereddütsüz kullanmaya devam edin. Eğer bir ülkenin ordusu içerisinde, yargısı içerisinde, emniyeti içerisinde falanın polisleri, hakimleri, subayları, filanın polisleri, hakimleri, subayları diye dedikodular çıkıp insanlar böyle gruplanıp yaftalanmaya başlandığı zaman orada milli ordu da yoktur, orada milletin yargısı da yoktur, orada milletin polisi de yoktur. Fitne girmiş demektir. Bu fitnelere fırsat vermemek, bu fitneleri öldürmek bizim boynumuzun borcudur. Onunu için diyoruz ki biz milletin hükümetiyiz, biz Türkiye Devletinin hükümetiyiz, öyle olmak zorundayız, öyleyiz, öyle olmaya da devam edeceğiz. Sizler de bu milletin polislerisiniz, bu devletin polislerisiniz, öyle olun, öyle kalın, öyle olmaya da öyle kalmaya da devam edin. Bunun dışına çıkılmasına rıza göstermeyin. Eğer birisi bunun dışına çıkıyor, herhangi bir terör örgütünün talimatını veya mensubu olduğu başka bir yapının, grubun talimatını amirlerinin talimatlarının önüne koyuyorsa onun aldığı para da haramdır, yaptığı iş de yanlıştır. "

Bozdağ, başka emirlerle hareket edenlerin kendisine, ailesine ve devletine ihanet etmiş olacağını belirterek, "Ben onun için genç polis adaylarımıza hayatlarının her anında her daim milletin ve devletin polisi olduklarını akıllarından çıkarmamalarını, milletin ve devletin polisi gibi hareket etmelerini tavsiye ediyorum." dedi.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) karşı dikkatli olunması gerektiğini belirterek, "Bunların DEAŞ'tan PKK'dan diğer terör örgütlerinden hiç ama hiçbir farkı yok. Onun için de diyorum ki dini kullanan FETÖ gibi din tacirlerine ve başka yapılara karşı da hepimizin dikkatli olması lazım. Kim din tüccarlığı yapıyorsa, onun karşısında da bizim duamız gerekiyor. Aksi takdirde dinimizi de kirletiyorlar, imanımızı da kirletmeye cüret ediyor bunlar. Bunlara da meydan vermememiz gerektiğini bir kez daha ifade ediyorum." dedi.

Yozgat Polis Eğitim Merkezi'nin 18'inci eğitim dönemi açılış törenine katılan ve öğrencilere ilk dersi veren Bozdağ, burada yaptığı konuşmada, polisliğin en zor meslekler arasında yer aldığını ve en şerefli mesleklerden biri olduğunu belirtti.

Polis adaylarına seslenen Bozdağ, "Siz bu ve şerefli mesleği hayatınız boyunca yaptıklarınızla taçlandıracaksınız. Eminim ki milletimize ve devletimize güç katacaksınız. Hayatınızın her anında hukukun içinde olmak, devlet ve millete sadakatle hareket etmek hepimizin birinci vazgeçilmezi olmalıdır. Bu birinci öncelik olmaz, vazgeçilmezimiz olmaktan çıkarsa o zaman hep beraber kaybederiz." ifadelerini kullandı.

Bakan Bozdağ, 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünün başarısız olmasında, polis teşkilatının, yargı teşkilatı içindeki vatanseverlerin yaptıklarının en büyük belirleyici olduğunu vurguladı.

Darbeciye biat etmeyen hem emniyet güçlerinin hem yargı mensuplarının ölümü göze alarak milletine, devletine, hükümetine, meclisine, milli iradesine sahip çıktığını anlatan Bozdağ, "Bu satılmışlara karşı kahramanca mücadele etmiş, darbe teşebbüsünün başarısızlıkla sonuçlanmasında en büyük rolü oynamıştır. Bu vesile ile vatansever polislerimize, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde darbeye karşı duran Ömer Halis Demir gibi darbeye karşı duran vatansever askerlerimize, yargı teşkilatımıza, kamu içerisinde darbeye karşı duran herkese 79 milyon aziz milletimize bir kez daha teşekkür ediyorum." diye konuştu.

Bu millete ihanet edenlerin, bu milletin ordusunun, polisinin, yargısının içinde barınma şansı olmadığını kaydeden Bozdağ, "Milletini seven, devletini seven, anayasasına ve hukukuna bağlı olan, milli iradeye saygısı olan vatansever evlatlarıyla Türkiye bugüne kadar var oldu, bundan sonra da var olmaya da devam edecektir." dedi.

Bakan Bozdağ, 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü sırasında yaşanan bir hadiseyi şöyle aktardı:

"Türksat uydusunu helikopterle bombalayan Fetullahçı teröristler, uydudan yayınları kesmek için iniyorlar. Sonra Türksat'ı ele geçirmek için hareket ediyorlar ve bu esnada iki Türksat çalışanını şehit ediyorlar. Diğerlerini de bir araya topluyorlar. Onlarla konuşuyorlar. Bir yerde iki evladımızı şehit eden terörist, su istiyor, kendisine su getiriyorlar, çömeliyor, besmele çekiyor ve üç nefeste su içiyor. Güya İslami usullere göre su içiyor. Sonra oradakilerden birisi, 'bakın siz biraz önce gözünüzü kırpmadan iki arkadaşımızı öldürdünüz, şimdi de besmele ile su içiyorsunuz. Ne biçim iş' deyince o da 'ben onlara iyilik yaptım. Onlar şehit oldular. Şimdi cennetteler. Ben de şehadet şerbetini içtim, öyle çıktım. Ben de ölürsem ben de şehidim" diyor. Şimdi düşünün masum insanları öldürüyor, öldürdüğü masum insanın şehit olduğuna inanıyor, kendi gebertilirse kendinin şehit olacağına inanıyor. Şimdi DEAŞ'lı teröristlerle, PKK'lı canlı bombalar da aynı şeyi düşünüyorlar. Gidiyorlar masum insanları öldürüyorlar, canlı bomba olarak. Çocuk var, kadın var, 'bunlar ne olur' deyince 'onlar şehit' diyorlar. Peki biz ölürsek ne olur sen de şehitsin. 'Öldüren şehit, ölen şehit, herkes cennette bizim hedefimiz hepsinden daha büyük' diyorlar. Ölmeye ve öldürmeye ikna ediyorlar. Bunların DEAŞ'tan PKK'dan diğer terör örgütlerinden hiç ama hiçbir farkı yok. Onun için de diyorum ki dini kullanan FETÖ gibi din tacirlerine ve başka yapılara karşı da hepimizin dikkatli olması lazım. Kim din tüccarlığı yapıyorsa onun karşısında da bizim duamız gerekiyor. Aksi takdirde dinimizi de kirletiyorlar, imanımızı da kirletmeye cüret ediyor bunlar. Bunlara da meydan vermememiz gerektiğini bir kez daha ifade ediyorum."

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber