'Suikastçinin FETÖ bağlantısı bizi şaşırtmadı'

Yasin Aktay, Büyükelçi Karlov'u silahlı saldırı sonucu öldüren Mevlüt Mert Altıntaş'ın, arkasındaki ilişkilerin kısa bir süre içinde ortaya çıktığına dikkati çekerek, "Teröristin, FETÖ'nün kurumlarında, FETÖ'nün eğitim süreçlerinden geçtiğini görmemiz doğrusu bizi çok fazla şaşırtmamıştır.

Kaynak : Anadolu Ajansı
Haber Giriş : 21 Aralık 2016 21:40, Son Güncelleme : 27 Mart 2018 00:42
'Suikastçinin FETÖ bağlantısı bizi şaşırtmadı'

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Yasin Aktay, anayasa değişikliği teklifine ilişkin, "Kaygılar varsa Anayasa Komisyonu sürecinde bunların izale edilmesi mümkündür. Bu mutabakat metni, MHP ile yapıldığı için atılacak bütün adımlar yine aynı mutabakat aranarak ilerletilecektir." dedi.

Aktay, parti genel merkezinde, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında yapılan Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı devam ederken gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

AK Parti'nin 134. olağan MKYK toplantısını gerçekleştirdiklerini ifade eden Aktay, sabah saatlerinde Başbakan Yıldırım'ın milletvekilleriyle bir araya geldiğini ve anayasa değişikliği teklifine ilişkin istişarelerde bulunulduğunu söyledi.

MHP'nin de mutabakatıyla oluşturulan anayasa değişikliği teklifi metni üzerinde TBMM Anayasa Komisyonu'nun gerekli çalışmaları yürüttüğünü aktaran Aktay, "Ortaya çıkan mutabakat metni aynı şekilde komisyonda kabul edildiği takdirde metnin ocak ayı başlarında Genel Kurul'a getirilmesini umuyoruz." dedi.

Aktay, anayasa değişiklik teklifi hazırlanırken kamuoyundaki bütün tartışma ve kaygıların dikkate alındığını da belirtti.

- "Daha güçlü bir yasama..."

Demokrasinin güçlendirilmesi ve Türkiye'nin istikrarının daha da artırılmasını hedeflediklerini vurgulayan Aktay, sözlerine şöyle devam etti:

"Daha güçlü bir yasama, yürütme ve daha açık kuvvetler ayrılığının gerçekleştirilmesinin gözetildiği bir metin sunuldu Anayasa Komisyonu'na. Mevcut durumda, parlamenter sistem içinde her ne kadar kuvvetler ayrılığı bir ideal, ilke olarak sık sık zikrediliyorsa da fiilen gerçekleşen bir olay değil. Tam aksine yasama ile yürütme birbirinin içine geçmiş iki kurum, güç ve süreç. Bu süreçlerin bu şekilde olması kuvvetler ayrılığının gerçekleşmesi açısından ciddi bir zafiyet oluşturmaktadır. Tabii ki bu durum ciddi birtakım sorunlara yol açmaktadır. Zaten bu sorunlardır bizi arayışa sevk eden. Aynı zamanda mevcut durumun koalisyonları hep ihtimal dahilinde tutması da istikrarı tehdit eden bir potansiyel taşıyor."

Aktay, sabah saatlerinde yapılan toplantıda ve MKYK'da anayasa değişikliği teklifiyle ilgili katılımcıların görüşlerinin alındığını, ortak akıl oluşturmak için çalıştıklarını da aktardı.

Anayasa değişikliği teklifine ilişkin bazı katılımcıların sorularının olduğunu, bazılarının kaygılarını ilettiğini vurgulayan Aktay, "Kaygılar varsa Anayasa Komisyonu sürecinde bunların izale edilmesi mümkündür. Bu mutabakat metni MHP ile yapıldığı için atılacak bütün adımlar yine aynı mutabakat aranarak ilerletilecektir." diye konuştu.

Aktay, MKYK'da iç ve dış güvenlik sorunlarının da ele alındığını, Başbakan Yıldırım'ın bu konudaki son gelişmelerle ilgili kurul üyelerine bilgi verdiğini de dile getirdi.

- "Bugünün dünyasında hiç kimse güvende değil"

İstanbul'da ve Kayseri'de gerçekleştirilen menfur terör saldırılarında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa dileyen Aktay, şunları kaydetti:

"Bu iki terör saldırısı ve hemen ardından gerçekleştirilen büyükelçiye yönelik saldırı birleştirilince ülkemizin karşı karşıya olduğu terör dalgaları karşısında bizi biraz daha teyakkuz içine sokan bir durum oluşmaktadır. Terörün başka bir gündemi var. Çok büyük bir netlikle ifade edebiliriz ki terör sorunu ile Kürt sorunu asla birbiriyle irtibatlı değil. Terörün başka bir amacı ve gündem yaratma hedefi var. Bugün gerek Beşiktaş'ta, gerek Kayseri'de gerçekleşen saldırıların amacı Türkiye'yi dünyada güvensiz bir ülke konumuna düşürmeye çalışmak. Bu çok vahim bir durum. Dünyada teröre karşı mücadelede gerçekten çok güçlü bir işbirliğine gitmemiz gerektiği konusunda bizi uyaran bir durum. Beşiktaş saldırısı ile eş zamanlı olarak Mısır ve Yemen'de gerçekleşen saldırılar var. Yine büyükelçi saldırısı ile neredeyse eş zamanlı olarak Berlin'de gerçekleşen terör saldırısı var. Uluslararası terörizm konusunda bugünün dünyasında hiç kimse güvende değil. Türkiye başka yerlere nazaran daha az güvenli ya da başka yerler Türkiye'ye nazaran daha çok güvenli falan değil. Dünya uluslararası terörizm karşısında ciddi bir tehdit altındadır. Bu tehdidi ele almak, bunun karşısında tedbirler geliştirmek ve eldeki bütün verileri paylaşarak, teröre karşı standart ayrımı gözetmeksizin samimiyetle mücadele etmek gerekiyor."

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Yasin Aktay, "Keşke Suriye'nin geleceğine ne Rusya ne İran hatta ne de Türkiye hiç müdahil olmak zorunda kalmamış olsaydı. Ne yazık ki şu anda Suriye'de, Suriye'nin geleceğine, Suriye halkının karar vermemesi için bütün dünya güçleri adeta ittifak etmiş durumda." dedi.

Aktay, parti genel merkezinde, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında toplanan Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı devam ederken, düzenlendiği basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu.

Son günlerde yaşanan terör saldırılarına değinen Aktay, "Terör saldırıları karşısında en büyük tesellimiz, neyi hedefliyorlarsa tam aksi bir durumla karşılaşıyorlar. Beşiktaş ve Kayseri saldırılarının akabinde belki başka bir şey hedeflediler ama ülkemizin birbirine daha fazla kenetlenmiş olduğunu, ülkemizin Türk'üyle, Kürt'üyle, Alevi'siyle, Sünni'siyle Türkiye'yi teşkil eden bütün unsurlarının birbirlerine daha fazla kenetlenmiş olduğunu hep birlikte gördük." diye konuştu.

Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un silahlı saldırı sonucu öldürülmesinin ardından da benzer bir manzarayla karşılaşıldığını belirten Aktay, şunları ifade etti:

"Hedeflenen, Türkiye ile Rusya'nın arasının belki de bozulması, Türk-Rus ilişkilerine yönelik bir saldırı düzenlemek. Hedef sadece Rusya'nın büyükelçisi değildi, aynı zamanda ve çok daha güçlü bir biçimde Türkiye'ydi, Türkiye ile Rusya ilişkileriydi. Bunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki çok şükür tam tersi bir durum söz konusu oldu. Bu saldırı dolayısıyla her iki ülke nasıl bir tehditle ve nasıl bir düşmanla iki ülkenin dostluğunu istemeyen birtakım güçlerin ne kadar sinsi biçimde hareket edebildiklerini gördükleri için birbirlerine daha büyük bir güvenle sarıldılar. Bu konuda gelişmelerin hiç de teröristlerin veya teröristleri yönlendiren mihrakların istedikleri gibi gelişmediğini, cereyan etmemiş olduğunu hep birlikte gördük. Türkiye'nin emaneti olan bir büyükelçiye yöneltilen bu saldırı dolayısıyla hem Rus halkına hem de ailesine başsağlığı diliyoruz."

- "FETÖ'nün eğitim süreçlerinden geçtiğini görmemiz bizi şaşırtmadı"

Yasin Aktay, Büyükelçi Karlov'u silahlı saldırı sonucu öldüren Mevlüt Mert Altıntaş'ın, arkasındaki ilişkilerin kısa bir süre içinde ortaya çıktığına dikkati çekerek, "Teröristin, FETÖ'nün kurumlarında, FETÖ'nün eğitim süreçlerinden geçtiğini görmemiz doğrusu bizi çok fazla şaşırtmamıştır. FETÖ'nün yıllarca, 40 yıl boyunca nasıl bir kılıktan kılığa girmiş bir bin bir surat olduğunu görünce, orada teröristin eylem yaparken ortaya koymaya çalıştığı performans çok da fazla bizi şaşırtmamıştır." değerlendirmesinde bulundu.

Dün Moskova'da ilgili ülkelerin dışişleri bakanlarının katılımıyla gerçekleştirilen Suriye konulu Türkiye-Rusya-İran toplantısını hatırlatan Aktay, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Belki bunların ertelenmesi hedefleniyordu, bekleniyordu ama ertelenmedi ve toplantı aynen bu saldırının ortaya çıkardığı atmosfer içinde gerçekleşti. Bir mutabakat oluştu, Suriye'nin geleceğinde en azından bu üç ülkenin yani bölgenin en önemli üç ülkesinin en aktif olarak, müdahil olarak ve Suriye'nin geleceğine karar veren ülkeler olarak. Aslında arzu edilen şey, elbette Suriye'nin geleceğine sadece Suriye halkının karar vermesi. Keşke Suriye'nin geleceğine ne Rusya ne İran hatta ne de Türkiye hiç müdahil olmak zorunda kalmamış olsaydı. Gönül arzu ederdi ki böyle bir müdahale söz konusu olmasaydı. Ne yazık ki şu anda Suriye'de, Suriye'nin geleceğine Suriye halkının karar vermemesi için bütün dünya güçleri adeta ittifak etmiş durumda. Bu acı bir durum."

- "Halep'ten 38 bine yakın insan tahliye edildi"

Halep'te insani bir trajedi yaşandığını, hiç kimsenin oradaki insani durumla ilgili en ufak bir dert taşımadığını vurgulayan Aktay, "Söyledikleri şeyler sadece lafta kalıyor ama Türkiye sadece oradaki insani duruma odaklanarak katliama maruz kalan çoluk çocuğun, sivillerin tahliye edilmesi konusunda çok yoğun çaba sarf etti. Bu yoğun çabaların önemli bir kısmı Rusya ile olan ilişkilere dayandı. Çok şükür bugün geldiğimiz noktada 38 bine yakın insan kısa bir süre içinde Halep'ten tahliye edilmiş durumda." diye konuştu.

Suriye'de yaşanan insani duruma eğilen ve bu duruma müdahil olan tek ülke olan Türkiye'nin, bu durumdan asla şikayetçi olmadığını dile getiren Aktay, Türkiye'nin, insanlığın üzerindeki yükü kaldıran bir ülke konumunda bulunduğunu ifade etti.

Yasin Aktay, MKYK'da, Teşkilat Başkanlığına bazı yeni teşkilatların kurulmasına ilişkin yetki verildiğini de bildirdi.

- "Böyle bir eleştiri yapılmadı"

Aktay, bir gazetecinin AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Yıldırım'ın milletvekilleriyle bir araya geldiği toplantıda, anayasa değişiklik teklifiyle getirilmesi öngörülen "milletvekillerinin seçme ve seçilme yaşının 18'e indirilmesi" noktasında eleştirilerde bulunulduğunu ileri sürmesi üzerine, şunları kaydetti:

"18 yaş meselesinde ben herhangi milletvekilimizin bir uyarı yaptığını duymadım doğrusu. Toplantıyı baştan sona takip ettim, özellikle sabahki oturumda. Bilakis hiçbir açıklama yapmadan önce Sayın Mehmet Ali Şahin, bu konunun zaten gündemimizde olduğunu yani 2002 yılından beri AK Parti'nin programlarında böyle bir konunun zaten var olduğunu ifade ederek, bu konuda gelebilecek zaten eleştirileri önceden cevaplamış oldu. Böyle bir eleştiri yapılmadı ve böyle bir kaygı kimse tarafından dile getirilmiş olmadı."

- "Yedek milletvekilliği konusu bir tartışma konusu"

Aktay, "Yedek milletvekilliğine ilişkin uyarı ve eleştirilerin geldiği doğru mudur, bu konudaki eleştiriler, kurmayların verdiği yanıtlar için ne söyleyebilirsiniz?" sorusu üzerine, şu açıklamalarda bulundu:

"Tabii ki yedek milletvekilliği konusu bir tartışma konusu ama dünyanın birçok ülkesinde hatta bütün demokratik ülkelerde böyle bir uygulama var. Herhangi bir durumda bir boşalma halinde, herhangi bir milletvekilliğinin boşalması halinde... Bu illa bir emri hakkın vaki olması gibi sebeplerle değil, başka sebepler de olabilir. Bir seçime gitmek, böylece ülkenin gündemine durduk yere bir seçimi getirmek yerine, süreci tamamlamak, böylece demokraside, parlamentoda bir boşluk oluşturmamak, herhangi bir ilin, bir seçim bölgesinin temsilinde bir eksiklik bırakmamak açısından zaten başvurulan bir uygulama. Bu uygulama ifade edildiğinde, ben herhangi bir AK Parti'li milletvekilinin bu konuda bir endişesi olduğunu görmedim doğrusu."

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber