1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

Dolar 10 kuruş birden geriledi

Küresel gelişmelerin yanında, iç politikada anayasa görüşmelerine bağlı gerginliklerin etkisiyle tarihi rekorlar kıran dolar ve euro güne hareketli başlarken, Merkez Bankası'nın bir hafta vadeli repo ihalesi açmaması dolardaki tansiyonu düşürdü. Gün içerisinde 3.92 seviyesinin üzerini gören dolar/TL, 3.82 seviyesinin altına geriledi. Euro fiyatları ise 4 lira seviyesinin üzerinde işlem görmeye devam ediyor.
12 Ocak 2017 11:47
Yazdır
Dolar 10 kuruş birden geriledi

Dolar kuru yeni güne tarihi zirvenin bir miktar altında başlarken euroda yeni bir rekor daha görüldü. TCMB'nin haftalık repo ihalesi açmaması dolar fiyatlarının gevşemesine sebep oldu. Gün içerisinde 3.92 seviyesinin üzerini gören dolar/TL, 3.82 seviyesinin altına geriledi.

EURO DA REKOR KIRDI

Dün tarihi zirve olan 4.1273'e kadar yükselen euro/TL bu sabah 4.1118/4.1180, dün tarihi zirve olan 4.03510'ye kadar yükselen sepet bazında TL ise bu sabah 3.9966/4.0002 seviyesinde.

TCMB DOLARDA TANSİYONU DÜŞÜRDÜ

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) bugün miktar yöntemiyle bir hafta vadeli repo ihalesi açmadı.

Kararın ardından 3.92'nin üzerinde olan dolar/TL 3.90'ın altını test etti.

Öte yandan bankalar, TCMB'den yüzde 8.50 faizle kotasyon yoluyla repo imkanından ve yüzde 10.00 faizle geç likidite penceresinden de yararlanabilecek.

TCMB haftalık repo ihalesinde piyasayı yüzde 8 faizle fonluyordu.

TCMB'nin bugün haftalık vadede miktar yöntemiyle 7 milyar TL, BIST kotasyon yoluyla 42,321 milyon lira, TCMB kotasyon yoluyla 120 milyon TL tutarında repo dönüşü bulunuyordu.

TCMB verilerine göre, piyasa 15,645.7 milyon lira eksi rezervle açıldı. Bankaların serbest depo bakiyeleri 33,757.3 milyon lira oldu. Piyasa dün 23,752.2 milyon lira eksi rezervle açılmış, bankaların serbest depo bakiyeleri ise 34,536.6 milyon lira olmuştu.

Öte yandan, TCMB daha önce açıkladığı üzere döviz satım ihalesinde minimum satış tutarını sıfır olarak belirledi.

PİYASALAR BAŞINA BUYRUK

XTB Menkul Değerler Araştırma Müdürü Arzu Toktay, "Euro/dolar paritesi Trump konuşması sonrası tekrar 1,0600 üzerine çıktı ve gelişen ülke para birimleri dolar karşısında değerlendi. Ticaret anlaşmaları ile Amerika'nın hedefinde olan Meksika Pezosu bile sene başından bu yana Türk Lirası kadar değer kaybetmedi. Kısaca Türk Lirası'ndaki "kaybet kaybet" durumunun artık tadı kaçmaya başladı" dedi.

Toktay şöyle devam etti: Dün yeni Amerikan Başkanı'nın konuşması sonrasında 3,85'e kadar gerileyen Dolar/TL paritesi bugün Dolar Endeksindeki (DXY) değer kaybına rağmen 3,92 civarında işlem görüyor. Euro/TL'sı paritesine gelince, euro/dolar' da yukarı yönlü harekete bağlı olarak daha iyi bir performans sergiliyor.

Volatiltenin Merkez Bankası'nın daha önce müdahale kararı verdiği seviyelerde olduğunu hatırlatalım ve 24 Ocak öncesinde TCMB aksiyona geçebilir. Bu kez zamanlama çok önemli ve politika faizinde artırım ile yapılması muhtemel olan bir müdahalenin etkili olması gerekiyor. Bu anlamda kurumun ince eleyip sık dokuduğunu ve etkili bir müdahale için fırsat kolladığını düşünüyoruz. Dolar/TL 3,95 seviyesinin yukarı yönde kırılması ile aynı zamanda psikolojik önemi olan 4,00 seviyesini test edebilir. Euro/TL paritesinde ise işlemler şu sıralar 4,17 seviyesinden geçiyor ve parite bu seviyenin üzerine yerleşirse 4,20 üzerinde yeni zirveler için zorlanacak görüntüsü vermiyor.

YÜKSEK SEVİYEDEN DOLAR ALIMI RİSK

Beste Naz Köksal İntegral Menkul Araştırma Uzmanı, "ABD Başkanlık seçimlerinden bu yana özelikle Türk Lirasında çok ciddi satışlar görüyoruz. Senenin başından bu yana geçen 12 günlük süre zarfında Türk Lirası yüzde 10'a yakın değer kaybetti. Bu noktada neden ararken iyi araştırmak lazım. Çünkü Euro ve Dolar, TL karşısında değer kazanmadı. Türk Lirası her iki para birimi karşısında değer kaybetti. Hatta global piyasalarda Doların değer kaybettiği bir dönemde bile Dolar/Türk Lirasında yükseliş yaşandığını gördük. Dolar kurunda önemli bir yükseliş zaten oluştu ve bu noktadan sonra biraz dikkatli olunmalı" dedi.

Köksal şöyle belirtti: "24 Ocakta yapılacak PPK toplantısına günler kala piyasada özellikle yabancı kurumlar tarafından TCMB'ye yönelik olarak en az 100 baz puan faiz artırım beklentileri söylenmeye başladı. Beklentilerin fiyatlanmaya başlaması durumunda Doların TL karşısında bir miktar gerilediğini veya yerini korumaya çalıştığını görebiliriz. Bu nedenle olası dönüş riskinin arttığını belirterek, yüksek seviyelerden dolar alımının risk teşkil ettiğini belirtmemizde fayda var"

GÖZLER MERKEZ BANKASI'NDA

Gelişmekte olan ülke para birimlerinden negatif ayrışan TL'nin dün dolar karşısındaki günlük değer kaybı yüzde 3.7'e yaklaşırken, yılbaşından bu yana kayıp ise yüzde 10.4'e ulaştı. Artık piyasada gözler ise Merkez Bankası'nda.

TCMB'nin zorunlu karşılık düzenlemesi gibi adımlarının kurdaki tansiyonu düşürmede etkili olmayacağı belirtilirken, döviz rezervlerinin de bir müdahale için pek yeterli olmayabileceği hesaplanıyor.

Reuters'ta yayınlanan bir analizde TCMB verilerine dayanarak yapılan hesaplamalara göre 100 milyar doların üzerindeki brüt rezervlere karşın kullanılabilir döviz rezervinin 35 milyar dolara yakın olduğu bu nedenle de TCMB'nin dolar satışı yaparak TL'yi istikrara kavuşturma lüksünün olmadığına dikkat çekildi.

Bu çerçevede TCMB'nin faiz artırımı yapması gerektiği dile getirilirken, kurda gelinen son nokta, TL'deki ciddi değer kaybının önüne geçmek için büyük montanlı bir artırım yapılması gerektiği görüşlerine neden oluyor.

"350-400 BAZ PUAN FAİZ ARTIRIMI GEREKLİ"

Nomura Ekonomisti İnan Demir, dün yayınladığı bir notta, geniş bir faiz artırımının gerekli olduğunu ancak adım atılmaması ve Kasım ayından bu yana TL'de görülen değer kaybının gerekli artırım boyutunun daha da büyüdüğü anlamına geldiğini söyleyerek, "Aralık ayında tahminimiz 200-250 baz puan artırım iken, reel faiz oranlarını stabil tutmak için artık 350-400 baz puanın gerekli olduğunu düşünüyoruz. Açıkça görülüyor ki mevcut siyasi ortamda bu kadar büyük bir artırım beklemek gerçekçi değil, sonuç olarak da TL'nin daha fazla zayıfladığını göreceğiz" dedi.

Demir, TCMB'nin 24 Ocak'taki toplantısında 25-50 baz puanlık artırım beklediklerini söyleyerek, "Bu TL'deki hareketi tersine çevirmeyecektir. Eğer TCMB Aralık'taki gibi adım atmamayı tercih ederse bu TL'yi reel anlamda 2001 krizi sonrası görülen düşük seviyelere itme riskini artıracaktır" dedi.

TCMB önceki gün TL'deki sert değer kayıplarının ardından yabancı para cinsi zorunlu karşılık oranlarında indirime giderken, bankalararası para piyasasında borç limitlerini de düşürdü ve gerekirse ilave adımlar atabileceğini belirtti.

TCMB'NİN BAĞIMSIZLIĞINA VURGU YAPILMALI

Piyasada TL'de son dönemdeki değer kaybında ana etken olarak bu kaybı durdurmak adına TCMB'nin gerekli faiz adımlarını atamayabileceği endişeleri etkili olurken, hükümet kanadından piyasanın TCMB'yi faiz artırımı için baskıladığı ve faiz artırımı yapılmaması gerektiği yönündeki açıklamalar da bir yandan TCMB'den aksiyon beklentilerini azaltıyor.

Bu sarmal TL'nin diğer gelişmekte olan ülke para birimlerinden negatif ayrışmasına ve neredeyse her gün tarihi zirvelerini yenilemesine neden olurken, tersine ekonomi yönetiminin TCMB'nin bağımsızlığına dair güçlü bir mesaj vermesi gerektiğine dikkat çekiliyor.

DURMUŞ YILMAZ: TCMB BAŞKANI TEST EDİLİYOR

Merkez Bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz da dün Bloomberg HT'ye yaptığı açıklamada, "Şu an TCMB'nin yapması gereken şey hükümete gidip ekonomi politikalarıyla ilgili ortaya çıkan koordinasyonsuzluğa son verilmesini istemek... Çok seslilik ortadan kalkmazsa TCMB'nin piyasa müdahalelerinin faydası olmaz" dedi.

Yılmaz, "Şu an TCMB Başkanı gerçekten test ediliyor. TCMB böyle bir durumda kendi inisiyatifiyle hareket edebilecek mi, alınması gereken kararları alabilecek mi piyasa bunu görmek istiyor. Bunu görürse TCMB'ye güven artacaktır" dedi.

FITCH VE SİYASİ ENDİŞELERİN BASKISI

TL'deki değer kaybında diğer ana unsurlar olarak ise Türkiye'ye tek yatırım yapılabilir notu veren Fitch'in 27 Ocak'taki değerlendirme tarihinin yaklaşırken, bir not indirimi gelebileceği yönündeki endişeler ile siyasi ve hem jeopolitik gelişmeler hem de iç güvenlik riskleri öne çıkıyor.

Siyasi tarafta ise TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmekte olan ve başkanlık sistemini öngören 18 maddelik anayasa değişiklik teklifinin ilk beş maddesi yapılan oylamalarda kabul edildi.

Teklifin TBMM'de kabulü durumunda anayasal gereklilik olan 60 günün geçmesinin ardından Nisan ayında referandum düzenlenecek.

Öte yandan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de görüşülmekte olan başkanlık sistemini öngören anayasa değişiklik teklifinin Meclis'te reddedilmesi halinde genel seçime gidilmesi gerektiğini söyledi.

TAHVİL PİYASASI

TL'deki sert bozulma dün itibariyle tahvil piyasasında da oldukça belirginleşti.

Tahvil-bono piyasasında 11 Şubat 2026 itfalı 10 yıllık gösterge tahvilde bileşik faiz dün 46 baz puanlık artışla yüzde 11.96'ya kadar yükseldi. Buna göre spot kapanışta ortalama yüzde 11.75, valörde son işlemde yüzde 11.94 seviyesindeydi.

Öte yandan 11 Temmuz 2018 itfalı iki yıllık gösterge tahvil dün 53 baz puan yükseldi. Buna göre spot kapanışta ortalama yüzde 11.21, valörde son işlemde yüzde 11.55 seviyesindeydi.

Doğan Haber Ajansı
Bu haberi oylayabilirsiniz 34 23
Bu haber 38,691 defa okundu. 9 Yorum yapıldı
YORUMLAR
ANKET
Kılıçdaroğlu'nun yürüyüşü hakkında ne düşünüyor sunuz?
ARŞİV
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Tamam