1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

10'u tutuklu 68 FETÖ sanığı hakin karşısında

İzmir'deki "askeri casusluk" soruşturmasında, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyelerinin sahte delil ürettiği iddialarına ilişkin 10'u tutuklu 68 sanığın yargılandığı davanın görülmesine devam edildi.
19 Haziran 2017 14:38
Yazdır
10'u tutuklu 68 FETÖ sanığı hakin karşısında

İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile kayıt alınan duruşmaya, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler ile taraf avukatları katıldı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcıvekili Tarık Tuna, duruşma savcısı olarak öğleden önceki oturumda yer aldı.

Mahkeme başkanı, başka şehirlerde FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında haklarında "Silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçlamasıyla dava açılan tutuklu sanık eski emniyet müdürü Memduh Tosun, eski emniyet mensubu Hanifi Aydın, eski Çanakkale Vali Yardımcısı İlhan Uran, eski mülkiye başmüfettişi Ferda İleri ile eski Eskişehir Vali Yardımcısı Mesut Kesen'in dosyalarının bu dava dosyasıyla birleştiğini belirtti.

Hakkındaki örgüt üyeliğine ilişkin iddiaları kabul etmeyen sanık Memduh Tosun, örgütün kriptolu haberleşme programı ByLock'u kullandığına dair yapılan tespitte bir hata olduğunu iddia etti.

GSM hattında ByLock tespit edilmesiyle ilgili ihtimalleri mahkeme heyetiyle paylaşan Tosun, "Çocuklar birbiriyle oyun paylaşıyorladı. Onunla ilgili olabilir. Ayrıca internetin olmadığı ya da az çektiği yerlerde şifremi arkadaşlarla paylaşıyordum. Bununla da ilgili olabilir. Kesinlikle böyle bir program kullanmadım." dedi.

Sanık Ferda İleri, ByLock ve örgüt üyeliğiyle ilgili iddiaları kabul etmediğini ifade ederek 15 Temmuz'da devlete karşı darbe girişimininde bulunan örgütle herhangi bir bağlantısının olmadığını, böyle bir suçlamayla karşı karşıya kaldığı için hicap duyduğunu söyledi.

- Müştekilerin suçlamaları

Müşteki eski Hava Kuvvetleri Komutanlığı Dışişlerinden Sorumlu Hava Pilot Tümgeneral Atilla Öztürk, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden kumpasla uzaklaştırılmasının ardından yerine 15 Temmuz darbe girişiminde bulunanların göreve geldiğini anlatarak, gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında kendisini mağdur eden herkesten şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini dile getirdi.

Müşteki Ege Ordusu Komutanlığı Denetleme ve Değerlendirme Başkanlığında görev yapan Albay Ümit Topaloğlu ise FETÖ'nün kurduğu kumpas yüzünden 22 ay tutuklu kaldığını, maddi olarak uğradığı mağduriyeti önemsemediğini ancak manevi olarak yaşadıklarını unutamadığını kaydetti.

Topaloğlu, şunları kaydetti:

"Gözaltına alındığımda ilk söylediğim şeylerin halen arkasındayım. Aynı şeyleri söylemeye devam ediyorum. Yalan konuşmadığımdan, neler söylediğim hala aklımda. Savcılıkta neyle suçlandığımı bilmeden savunma yaptım. Nöbetçi mahkemeye tutuklanma talebiyle sevk edilirken, mahkeme kimlik kontrolü dahi yapmadan mübaşir koridorda, beni tutuklanacaklar arasına sıraladı. Askeri casusluk yaptığıma ilişkin suçlamaların olduğu tarihte Kıbrıs'taydım. Genelkurmay Başkanlığı'ndan buna ilişkin bir görev yazısı talebinde bulundum, cevap ancak 45 ay sonra geldi. Bu 45 ayın 22 ayını zaten tutuklu geçirmiştim."

Mahkeme başkanı, duruşmaya öğle arası verdi.

- Dava ve iddianame

"Askeri gizli bilgi ve belge bulundurma" iddialarına ilişkin İzmir Emniyet Müdürlüğüne 10 Ağustos 2010'da gelen ihbar e-posta üzerine başlatılan ve aralarında muvazzaf askerlerin de bulunduğu 357 sanık ve üst düzey askeri yetkili, devletin gizli bilgi ve belgelerini yabancı istihbarat servislerine vermekle suçlanmıştı. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi, şubat ayında tüm sanıkların beraatine hükmetmişti.

Sahte deliller üretilerek kumpas kurulduğu iddiaları üzerine başlatılan soruşturmada ise 25 kişi tutuklanmış, 5 zanlı daha sonra tahliye edilmişti. Soruşturmaya ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Fetullah Gülen'in bir numaralı sanık olarak yer aldığı 68 sanıklı iddianame İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.

İddianamede, sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri kapsamında, "silahlı terör örgütü kuruculuğu, yöneticiliği, üyeliği, örgüt faaliyetleri kapsamında devlet ve ülkenin bütünlüğünü bozmak, hukuka aykırı kişisel verileri kaydetmek, iftira, kamu görevlisinin resmi evrakta sahteciliği, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek ve yaymak, özel hayatın gizliliğini ihlal, suç delillerini yok etmek, gizlemek, değiştirmek ve suç uydurmak" gibi suçlamalar yer alıyor.

Ömer Süt

Anadolu Ajansı
Bu haberi oylayabilirsiniz 0 6
Bu haber 5,358 defa okundu.
YORUMLAR
Bu habere henüz yorum yapılmamış.
İlk yorumu siz ekleyin.
ANKET
Sizce, kamuda liyakat var mı?
ARŞİV
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Tamam