1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

Sivilleşme adımları 15 Temmuz'dan sonra bir günde hayata geçirildi

15 Temmuz darbe girişiminin hemen ardından FETÖ'nün başta TSK olmak üzere devlet kurumlarından tasfiyesi için düğmeye basılırken, askeri vesayetin geriletilmesi için yıllarca tartıştığımız sivilleşme adımları da atıldı. YAŞ'ın sivilleşmesi, Genelkurmay Başkanı'nın görevinde değişiklik, İHL'lere asker olma hakkı, sivil otoritenin komutanlara doğrudan emir vermesi ve 'başörtülü asker' gibi 'tabu' sayılan düzenlemeler birkaç günde hayata geçirildi
18 Temmuz 2017 08:05
Yazdır
Sivilleşme adımları 15 Temmuz'dan sonra bir günde hayata geçirildi

35 uçak, 8'i taarruz olmak üzere 37 helikopter, 74'ü tank olmak üzere 246 zırhlı araç, 3 savaş gemisi, 3 bin 993 tabanca ve tüfek... Türk silahlı kuvvetleri envanterindeki bu silahlar 15 Temmuz gecesi darbe girişiminde kullanıldı.

Darbe girişiminde yer alan askeri personel sayısı ise 15 Temmuz'dan 12 gün sonra Genelkurmay Başkanlığı tarafından açıklandı. O açıklamaya göre, Fethullahçı Terör Örgütü'nün darbe girişimine 8 bin 651 personel katıldı.

TSK'DA JET TEMİZLİK

Darbe girişimi devam ederken başlatılan soruşturmalar kapsamında ise 167'si general olmak üzere 6 bin 982 asker tutuklanarak cezaevine gönderildi. 9 bine yakın personel ya ihraç edildi ya da açığa alındı.

TSK'da darbe girişimine destek verenlerin oranı personel toplamının içinde yüzde bir buçuk seviyesindeydi... Ancak general ve amirallerin tam yüzde 46.6'sı darbe suçuyla tutuklandı...

Bu tablonun ardından TSK'da köklü değişikliklere gidildi.

TSK'da özellikle 15 Temmuz darbe girişiminin ardından sistemik bazı problemlerin olduğu net olarak ortaya çıkmıştı. Bir karargah düşünün ki o karargahta görev yapan general amirallerin yüzde ellisi darbe girişiminde yer almış olması ve bunun farkına varılamamış olması sistemik zaafların olduğunu ortaya koydu, buna yönelik köklü tedbirler alındı.

DARBE GİRİŞİMİNDEN İKİ HAFTA SONRA

İlk adım, darbe girişiminden iki hafta sonra toplanan Yüksek Askeri Şura'nın arefesinde atıldı.

KHK ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nde büyük bir tasfiyeye gidildi.

149 general, 1099 subay, 436 astsubay olmak üzere ihraç edilen askeri personel sayısı 1684 oldu.

Kara kuvvetleri komutanlığında görevli 202 generalden 87'si ihraç edildi.

Aralarında 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti'nin de bulunduğu, 8'i korgeneral, 13 tümgeneral ve 65 tuğgeneral olmak üzere 87 general silahlı kuvvetlerden atıldı.

Terörle mücadele operasyonlarını yürüten komando tugaylarından 6'sının komutanı da ihraç edilen generaller arasında yer aldı.

Genelkurmay Karargahı'nın belkemiğini oluşturan İstihbarat Başkanı Korgeneral Mustafa Özsoy, Harekat Başkanı Korgeneral Satı Bahadır Köse, Personel Başkanı Korgeneral İlhan Talu ve Plan Prensipler Başkanı Korgeneral Salih Ulusoy da ordudan atıldı.

3. ve 7. kolordu komutanlarının da Türk Silahlı Kuvvetleri'yle ilişiği kesildi.

Hava Kuvvetleri'ndeki tasfiye general düzeyinde yüzde 50'ye yaklaştı.

Hava Kuvvetleri'nde görev yapan 67 generalden 30'u ihraç edildi. Bu generallerden biri eski Hava Kuvvetleri Komutanı ve YAŞ üyesi Orgeneral Akın Öztürk.

Havada ayrıca 1 korgeneral, 11 tüm general ve 17 tuğgeneral ihraç edildi.

Hava Kuvvetleri'nde ihraç edilen subay sayısı 314, astsubay sayısı ise 117 oldu.

Hava Kuvvetleri'nin vurucu gücünü oluşturan ana jet üs komutanlıklarından 8'inin komutanları ordudan atıldı.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda ise görevli 56 amiralden 32'si ihraç edildi.

4 tümamiral ve 28 tuğamiralin yanısıra, 59 subay ve 63 astsubayın da orduyla ilişiği kesildi.

İhraç edilen edilenler arasında Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Hakan Üstem ile Karadeniz, Akdeniz, ve Ege bölge komutanları da var.

İLKLERİN ŞURASI

Büyük tasfiyenin ertesinde toplanan Yüksek Askeri Şura'da ise pek çok ilk yaşandı.

Öncelikle şuranın adresi değişti. Şura kısa süre önce darbe girişimine sahne olan Genelkurmay Karargahı'ndaki Çakmak salonunda değil, ilk kez Çankaya Köşkü'ndeki Çankaya salonunda bir araya geldi.

Kapıda nöbet tutanlar asker değil başbakanlık korumalarıydı. Önceki yıllarda 3 güne yayılan şura çalışmaları 5 saatte tamamlandı.

Başbakan Binali Yıldırım ile Milli Savunma Bakanı Fikri Işık'ın ilk kez katıldığı şurada 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti'nin yerine atanan İsmail Metin Temel, masada korgeneral rütbeli tek isimdi.

Şura'nın ardından komuta kademesine ilişkin açıklamayı Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın yaptı.

İbrahim Kalın Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Anal'ın görevlerine devam edeceğini açıkladı. Jandarma Genel Komutanlığı'na Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler'in, Genelkurmay İkinci Başkanlığına ise 1. Ordu Komutanı Ümit Dündar atandığını İbrahim Kalın kamuoyuna duyurdu.

Darbe girişimi sonrasında gerçekleşen ilklerin yaşandığı yüksek askeri şura süregelen yapısıyla aslında son kez toplanmış oldu.

SİVİL YAŞ

31 Temmuz 2016'da yayımlanan kanun hükmünde kararname ile yüksek askeri şura sivilleşti.

Daha önce Türk Silahlı Kuvvetleri'nde görev yapan orgeneral-oramirallerin yer aldığı şurada, artık genelkurmay başkanı ve kuvvet komutanlarının bulunması kararlaştırıldı.

Şuranın sivil kanadı da Başbakan ile Milli Savunma Bakanı'nın yanısıra İçişleri, Dışişleri ve Adalet Bakanları'ndan oluştu.

Genelkurmay İkinci Başkanlığı'ndaki sekretarya görevi de milli savunma bakanlığına verildi. Aaynı kararname ile genelkurmay başkanının görev ve yetkileri de değişti.

"Genelkurmay Başkanı, barışta ve savaşta Silahlı Kuvvetleri'nin komutanıdır" hükmü, yeniden düzenlendi ve "barışta" ifadesi metinden çıkarıldı.

Böylece, Genelkurmay Başkanı'nın Türk Silahlı Kuvvetleri'nin komutanlığı görevi sadece "savaş" hali ile sınırlandırıldı.

Aynı maddede, Genelkurmay Başkanı'nın "savaş" halindeki başkomutanlık görevinin, "cumhurbaşkanlığı namına" yerine getireceği de vurgulandı.

CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKAN'A DOĞRUDAN EMİR HAKKI

Kuvvet Komutanlıkları MSB'ye bağlandı. Personel lojistik işlemleri yani harekatın dışındaki tüm işlemlerin sorumluluğu MSB'ye geçti. Cumhurbaşkanı ve Başbakan'a gerektiğinde doğrudan herhangi bir seviyedeki komutana talimat verme ve ondan bilgi alma hakkı getirildi.

Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın gerekli gördüklerinde kuvvet komutanları ile bağlılarına doğrudan emir verebileceği kuralı getirildi.

Düzenlemede "Verilen emir herhangi bir makamdan onay alınmaksızın derhal yerine getirilir" ifadesine yer verildi.

Ayrıca genelkurmay başkanlığı atamalarında Cumhurbaşkanının sadece kuvvet komutanları arasından seçim yapması zorunluluğu da kaldırılarak görevdeki orgeneral ve oramirallerden birini atamasının önü açıldı.

Jandarma genel komutanlığı ve sahil güvenlik komutanlığı da içişleri bakanlığına bağlandı.

ASKERİ EĞİTİM SİLBAŞTAN

FETÖ'nün Türk silahlı kuvvetlerine askeri okullardaki öğrenciler yoluyla sızması nedeniyle askeri eğitim sisteminde de köklü değişikliğe gidildi.

Harp Akademileri, askeri liseler ve astsubay hazırlama okulları kapatıldı.

Öğrenime devam eden 16 bin 409 öğrenci ise aldıkları puanlar doğrultusunda uygun fakülte ve yüksekokullara nakledildi.

Askeri eğitimin tek elden yürütülmesi için Milli Savunma Üniversitesi kuruldu.

Rektörlüğüne de bir sivil Erhan Afyoncu atandı.

Üniversite bünyesinde kurmay subay yetiştirmek ve lisansüstü eğitim vermek amacıyla enstitüler kuruldu, kara, deniz ve hava harp okulları ile astsubay meslek yüksekokulları oluşturuldu. İmam hatip liselerinden öğrenci alımının önü açıldı.

Askeri sağlık sistemi de tamamen değiştirildi. Bu kararın gerekçesi, FETÖ üyesi olmayan askeri öğrencilerin sahte raporlarla okuldan uzaklaştırıldığına, göreve uygun olmayanların sistemde tutulduğuna ilişkin kanıtlar oldu.

Gülhane Askeri Tıp Akademisi'ne bağlı eğitim hastaneleri, TSK rehabilitasyon ve bakım merkezi, asker hastaneleri ve Jandarma Genel Komutanlığı'na ait sağlık kuruluşları Sağlık Bakanlığı'na devredildi. GATA'ya bağlı yükseköğretim birimleri de Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ne devredildi.

HAV KUVVETLERİNDE TASFİYE

Darbe girişimi sonrası gerçekleşen büyük tasfiyenin en fazla etkilediği bölüm Hava Kuvvetleri'ydi.

Büyük çoğunluğu savaş pilotu olan 213 subayın orduyla ilişiği kesildi.

Her bir uçağa bir buçuk pilot düşecek şekilde yapılandırılan Türk Hava Kuvvetleri'nde bu oran 0.8'e kadar düştü... Yani pilotsuz kalan uçaklar oldu. Farklı kaynaklardan pilot temin edilmeye çalışıldı.

Daha önce pilot olmaya uygun görülmeyen ve Hava Kuvvetleri'nde başka sınıflara ayrılan subayların ve eski pilotların kokpite dönebilmesinin önü açıldı.

Ayrıca hava harp okulunun 1, 2 ve 3. sınıflarına, öncelik pilotaj eğitimi veren üniversitelerden olmak üzere üniversitelerin uygun bölümlerinden yatay geçişle öğrenci alınması imkanı getirildi.

Sivil havayollarında çalışan eski savaş pilotlarının da rezerv pilot olarak hava kuvvetlerinde uçmasını sağlayacak düzenleme yapıldı.

KIŞLADA BAŞÖRTÜSÜNÜN ÖNÜ AÇILDI

Hava Harp Okulunda eğitim alan Konya Selçuk Aniversitesi öğrencisi bir kadın ise silahlı kuvvetlerdeki bir başka önemli değişimin habercisi oldu.

Bilgisayar mühendisliği 4. Sınıf öğrencisi Merve Gürbüz, Hava Harp Okulu'nda intibak eğitimi almaya hak kazanan ilk başörtülü öğrenci olduktan kısa süre sonra, Türk Silahlı Kuvvetleri Kıyafet Yönetmeliği Savunma Bakanı Fikri Işık'ın imzasıyla değiştirildi.

Kışlaya başörtüsü serbestisi getirildi...

NTV
Bu haberi oylayabilirsiniz 5 1
Bu haber 1,423 defa okundu.
YORUMLAR
Bu habere henüz yorum yapılmamış.
İlk yorumu siz ekleyin.
ANKET
Sizce, kamuda liyakat var mı?
ARŞİV
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Tamam