vatanş 14 Ekim 2017 11:57
Lütfen sonuna kadar okuyun; özellikle eğitim camiası. Benim naçizane fikirlerim :. Devrim araçlarında: "Batı aklı ile araç yaptık, Doğu kafasıyla benzin koymayı unuttuk" Yeni sistemin en çok tartışılan konusu tarih dersinin artık tarihin karanlık sayfalarına gömüldüğüdür. Daha sınava çok var; değiştirin. Memurlar net güzel bir konuya değinmiş, tebrikler. Sosyal bilgiler alanında soru sayısı 50 olmalı; en az 25 soru tarih, 8 soru coğrafyaya, 7 soru vatandaşlık -güncel bilgiler 5 soru din-kültür bilgisi, 5 soru felsefe-insanlık bilgisi olmalıydı. Hakikaten bu sistem ben artık açıkladım, geri adım atamam denirse; seneye bir sistem daha değişir. Sorunumuz şu : Bu ülke 80 milyondan oluşuyor; onbinlerce zeki ve bilgili, yetenekli insan sarmalı ile dolu onbinlerce insan... Neden sözgelimi İstanbul üniversitesi veya Ankara üniversitesi vs gibi gibi değerli insanların yetiştiği, eğitim verdiği veya eğitim aldığı eğitmen ve eğitilen insanların hiçbir zaman görüşü alınmıyor. Biz halkız. Her şeyi görüyoruz. Dağda yaşayan ve sığır -keçi güden bir çoban bile elindeki üretbağ (internet)zımbırtı ile her şeyi biliyor. Kaldı ki eğitim konusundaki bu yanlışlar, bir çığ gibi büyüyor. Düzeltilmesi temennisiyle... Ayrıca bu sene ilk kez kez İngilizce yani dünyanın artık konuşmadığı, teknolojinin Avrasya ya kaydığı bir devirde Japonca, Çince, Rusça. İspanyolca önem kazanmışken; İngilizce ülkemizde ana okuluna kadar indi. Bilinmesi lazım ki 1947 yılında İsmet İnönü'nün imzaladığı Bringful Eğitim Anlaşması ile eğitimimiz Amerikan sistemine uyumlu (entegre) hale getirilmiş ve gençlerin düşünce yapısını köreltme adına küreselleşme numarasıyla eğitimimizin tüm kademelerine İngilizce konuldu ve bilinçli olarak da yanlış teknik gösterilerek o dili de tam anlamıyla öğrenmememiz de sağlanmış oldu. Etrafa iyice bakın ilkokuldan yüksekokula kadar dünya dili numarası ile İngilizce eğitim al ki hem masraf hem zaman israfıdır, ne konuşabiliyosun ne de anlayabiliyorsun; şimdi korktuğumuz başımıza geldi anaokuluna da indi. Şimdi çocuk kendi dilini bilmeden ki insanın devletinin dilini bilmesi en aşağı 15 yaşında anlam kazanır. Bu dil dil bilgisi ve dil içyapısı (gramer) kolay kolay kazanılmaz. Ayrıca kendi devletinin dilini bilen bir birey başka bir dili daha çabuk öğrenir. Ama yok kimseye danışılmadan ingilizce'nin anaokuluna kadar inmesi böyle açıklandı. Tarihten ders çıkarmamız lazım İngilizler İskoç milletini işgal etti, anaokullarına kadar İngilizce zorunlu oldu; Ama İrlanda İskoç halkı mücadele etti. Kelt dili resmi dil olarak bugün yaşanıyor. Yine bugün Avustralya kıtasında İngilizce anaokulundan itibaren zorunlu olmasına mukabil bugün İngilizce resmi dil oldu. Bugün Cezayirli bir Araba ve Berberiye sor: "dünya dili Fransızca "der; çünkü bunlara Fransızlar kafalarına sopa ile vurmak suretiyle Fransız yaptılar. Bizde gönüllü kölelik var; dünya dili numarası ile gençlere İngilizce dayatılıyor (empoze ediliyor)İnşallah İngilizce için de bir düzenleme yapılır. Çünkü bir iki nesil sonra çocuk, babasıyla annesiyle yaşadığı devletinin dilini konuşamaz hale gelecek. Sömürü ruhlu bir insan olacak. Devrim araçlarında: "Batı aklı ile araç yaptık, Doğu kafasıyla benzin koymayı unuttuk" sözünde olduğu gibi Batı aklı ile İngilizce öğretelim dedik; doğu aklı ile de kendi Devletimizin dilini unuttuk; yabancı kafalı gençler yetiştirdik . Ayrıca universite kazan orada da İngilizce illerini önümüze koyuyorlar. Hazırlık, ama neye hazırlık? Bir yıl emek ve zaman kaybı, okul kazanan genç istek ve ilgi ile seçtiği bölümü düşünürken karşısına bir yıl nden konulduğu bilinmeyen bir hazırlık diye İngilizce çıkarıyorlar. Çocuk bir yıl boş bir şekilde isteksiz bir öğretmenin, verdiği bir kitap ile güya İngilizce öğreniyor. Tam bir rezalet. Okuyanlar beni iyi anlar. Kazanamadın diyelim hazırlığı geçemedim; ne oluyor hiçbir şey olmuyor. Okula tekrar devam. Ama gençlerin bir yılı heba oluyor. Bir yıl hem öğrenciye hem de devlete zarar. Yurt, para, masraf, kayıp bir yıl, çocuğunu zor okutan bir aile... Devlet bir an önce bu hazırlığı kaldırmalı, sadece kendisi için önemli bölümlere dış ticaret, uluslararası ilişkiler, turizm, borsa, birkaç bölüme verilmeli ve böyle de değil, teknik de değişmeli. Bir garson yalan söylemiyorum 3 aylığına gittiği bir otelde 25 yaşına kadar İngilizce eğitim almış bir insandan daha iyi, hem konuşuyor hem de anlıyor İngilizce hatta hiç görmedim Lütfen anaokulunda İngilizce eğitime bir son verin. Gençler önce kendi Devletinin dilini adam gibi öğrensin. Yabancı dil en azından ilköğretimin 8. sınıfın sonunda olmalı ve teknik değişmeli, çocuklara hafta sonraları ve yarıyıl tatillerinde veya okulun diğer derslerinin olmadığını atıyorum cuma günü olmalı, özel eğitim kursları ile verilmeli. Ayrıca ODTÜ, Bilkent, Boğaziçi, gibi yüzde yüz İngilizce eğitim veren tüm üniversiteler sadece yukarıda belirttiğimiz derslere yönelik İngilizce eğitim verilmeli veya İspanyolca, Çince, Rusça verilmeli. Yüksek lisans, Doktora, Yar. Doç.gibi yükselmek için de yabancı dil şartı kaldırılmalı ;öncelikli olarak eğitim vereceği alanda sınava sokulması . Yazdığın bir tezi her dile çeviren 40000 tane çeviri programı var, bilimsel her toplantıda da tüm yapılanlar her dilde yayınlanıyor. Artık İngilizce olayına daha rasyonel ve 21. Yüzyıl kafasıyla akıl ve bilim ışığında bakıp bir an önce eğitimde İngilizce oyunundan kurtulmak gerekiyor. Ki 70 yıldır İngilizce var ve ülkemizde, araştırma, bilim ve teknik ne durumda sorgulayın lütfen; Binlerce genç amaçları olmadan İngilizce eğitim diye yurtdışına gönderiliyor; duyarlı olalım oraya amaçsızca giden her genç Ülkemize karşı bela olarak karşımıza çıkıyor. Dilini, tarihini, kültürünü unutmuş; yabancı milletlere çalışacak sömürü ruhlu olacak bir şekilde geri dönüyor; hepsi değil ama çoğu böyle... Etrafımda gördüm. Biz yabancı karşıtı falan değiliz ama insanlarımızın da bunların farkında olması lazım. Saygılar.
0 0 Şikayet Et
drogr 13 Ekim 2017 18:35
Sınav süresini açıklayamamışlar. Esas vahim hatalardan biri o zaman ortaya çıkacak.
0 1 Şikayet Et
bornova525 13 Ekim 2017 16:18
Arkadaşlar gerçekten boşuna tartışıyorsunuz.. İki kısa paragrafta sizi sıkmadan anlatayım 2002den beri 6 kez milli eğitim bakanı değişmiş. Parti üzerinden konuşmuyorum çünkü 2002 öncesinde de fark yok.O yüzden yakın tarihi baz aldım..Son bakan İsmet Bey hukuk bitirmiş ama deniz hayranı gemicilikle uğraşmış bir insan. YÖK başkanı Edebiyat bölümü mezunu. ÖSYM başkanı elektrik-elektronik mezunu.. Bizim eğitim fakültelerinden mezun hiç mi doçentimiz, profesörümüz, uzmanımız yok da hep alakasız farklı niteliklere sahip insanlar eğitime dair tepe makamlarda oturmuşlar. Asıl sorgulanması gereken nokta budur. Yani milli eğitim bakanı hukukçu-gemici olan bir ülkenin hayvan bakım bölümünden mezunu ücretmen çalıştırması gayet doğaldır. Benim tek dileğim inşallah bir gün bu ülkede herkesin bildiği işi yapıp bilmediği işe.... :)
1 9 Şikayet Et
AC/DC 13 Ekim 2017 08:06
Sisteme göre mi çalışıyoruz
1 2 Şikayet Et
ARABACIMUSA 12 Ekim 2017 23:56
şunu ben anlamakta zorlanıyorum,tarih,felsefe,din kültürü ve coğrafya derslerinden eğer fen lisesi öğrencilerine soru sorulmayacak ise adı geçen dersleri kaldırın gitsin.bu saatten sonra fen grubu öğrencilerine özelde de fen lisesi öğrencilerine 11.sınıftan itibaren konu anlatmak,ders yapmak mümkün olmayacak, bir çok okulda öğrenci öğretmen tartışmalarına şahit olacağız.Bir taraftan DKAB derslerinin saatını artırıyoruz bir taraftan da sınavda soru sorulmayacak diyoruz.Eğer Sayın Cumhurbaşkanımız bu kepazeliğe muttali olursa vay geldi YÖK başkanın başına.
2 33 Şikayet Et
BloggerEklentileri 12 Ekim 2017 23:29
Kaç yıllık bir plan ve bundan sonraki plan ne? Mademki bu sınav sistemi sürekli sorun oluyorsa kaldırın ilk okuldan liseye kadar olan eğitimi baz alın. Diğer husus da paralı üniversiteler önce bu sisteme bir çözüm bulun parası olan istediği bölümü okuyor puana çok da gerek yok. Olmayan değer parayla alıyorsa sistem her zaman arıza çıkarır. Son olarak şunu da belirtmek istiyorum her sistem değişikliğinde çocukların başarı oranı maalesef düşüyor.
0 20 Şikayet Et
srch06 12 Ekim 2017 22:44
Sayın Cumhurbaşkanı başarısız oldukları alanları açıklamıştı. Bu kadar da başarısız olunmaz ama. AKP döneminde milli eğitim ile ilgili değişiklikleri takip etmemiz mümkün olamamakta maalesef. Şunu sormak istiyorum: Her gelen bir sistem değişikliği yapıyor. Her yeni getirilen sistemin mükemmel olacağı belirtiliyor. Peki bu sistem değişikliğinin sonuçları test ediliyor mu? Bir değerlendirme yapılıyor mu? Yoksa bu değişiklikler keyfe keder mi yapılıyor? Hiç bir bilimsel değerlendirme yapılmadan bu değişiklikler yapılmış veya yapılmakta ise, üniversite okumak isteyen öğrencilerin çektiği stres ve sıkıntı, çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamak isteyen ailelerinin katlanmak zorunda kaldıkları mali külfet ne olacak? Her yapılan değişiklikte, sistemin milletin menfeatine olacağı söyleniyor. İnanmak istiyorum ama bakıyorum ki Üniversiteye hazırlanan gençlerin önündeki belirsizlik, sınav stresi ve gelecek kaygısı artıyor, ailelerin ise çocuklarını üniversiteye hazırlamak için katlandıkları mali külfet maalesef artıyor. Ya yöneticilerimiz halktan kopuk, kimsenin özel okul ücretinden, temel liselerin ücretinden, saatlik ders ücretinden haberi yok, Devlet okullarında kurs veriliyor, peki hangi kurs eğitim süresi boyunca düzenli bir şekilde verilebiliyor? ya da biz yöneticilerimizin konuştuğu dili anlamıyoruz. Bu şekilde bir eğitimle mutlu, başarılı, geleceğe güvenle bakacak gençleri nasıl yetiştireceğiz?
0 34 Şikayet Et
GÖKHANN8001 12 Ekim 2017 22:27
Birileri su Eğitimin Şifresi isimli kitabı okusun artık,ülkeyi 5 -10yıl icinde Avrupa'dan da ileriye götürecek projeler yoksa bu eğitim sistemiyle uçağa değil ata,tüfeğe değil kılıca,uzaya değil dağlara,bilime değil bagnazliga,cahilliğe geri döneriz..
1 24 Şikayet Et
GÖKHANN8001 12 Ekim 2017 22:16
Biz de sandık ki köklü bir değişim gelecek,sınavın biri gitti diğeri geldi,bunlar Amerikan maması içmişler sanki,kafaları eğitime basmiyor,yine sınav, olacak,yine öğrenen değil ezberleyen,iyi test çözenler sınavı gececek, belli bölümlere gidecek, ve yine üniversitelerden milyonlarca mezun olacak bir tane bilim adamı bir tane patent alabilecek bir değerimiz yetişmeyecek,üniversitelere zeka alanlarına göre yeteneklere göre yerleştirme yapılmadiktanan sonra ezber bitmez,başarı gelmez,yüz yıldır olduğu gibi gelişmekte olan ülkeler içinde ilk sırada yine biz oluruz...
4 19 Şikayet Et
oguzozturk60 12 Ekim 2017 22:09
YeKta Saraç adam sınava adını vermiş
2 16 Şikayet Et
123456