Öğrenci Raporları ve MEB

Kaynak : Memurlar.Net - Özel
Haber Giriş : 05 Mart 2013 13:30, Son Güncelleme : 15 Ağustos 2021 18:59
Öğrenci Raporları ve MEB

Milli Eğitim Bakanlığı özellikle Lise-12. ve İlköğretim 8. Sınıf öğrencilerinin aldıkları raporları takibe alacakmış.

Bu uygulama geçen yıl bakan Ömer DİNÇER tarafından başlatılmış ve müfettişlere verilen acil emirle okullar didik didik edilmişti.

Bakan DİNÇER öğrencinin yeri sınıftır, öğretmen de sınıfta bulunan öğrenciye ne verebilirim diye düşünmeli ve son ana kadar bilgi vermelidir felsefesiyle yaklaşmıştı. Geçen yılki uygulamadan nasibini alan İstanbul'da bir okul olmuştu ve öğretmen ve idarecileri soruşturma geçirmişlerdi. Görev yeri değiştirildi bir çok öğretmenin. Basında da yer aldı konu.

Genel bir bakışla bakılınca sayın bakanın(eski) mantığı doğru. Fakat bir de manzaranın öbür tarafı var. Bir de ona bakalım. “Almak istemeyeni zorla sınıfa koyduğunuzda ne verebilirsiniz?”


*Raporlu öğrenciye bakanlıktan takip


İşte bu cepheden bakıldığında durum değişiyor. Öğrenci 12.sınıfa geldikten sonra artık Üniversite sınavına odaklanmış oluyor. A dershanesine giden de var, B dershanesine giden de… Öğretmen derse başlıyor. Anlattıkça öğrenci hocam ben bunu biliyorum ya da dershanede anlattılar/anlatacaklar bu nedenle ben soru çözebilir miyim diyor? Öğretmen; hayır sen sınıfta olduğuna göre benim anlattığımı dinleyeceksin dediğinde benim ortaokul Matematik öğretmenimin söylediği gibi öğrenci sınıfta fakat aklı Bağdat'ta katır satıyor.

Bu şartlar altında öğrenciyi ne kadar sıkarsanız sıkın konsantre edemiyorsunuz. Dinleyen dinliyor. Kalanı yalan. Öğretmende dinleyene anlatıyor diğerleri boş…

Şimdi bu durumda nasıl ders işleyeceksiniz. Denilecek ki dershanede verilen okulda verilirse sorun kalmaz. Maalesef kazın ayağı öyle değil. Dershanede neredeyse Mart ayı sonuna kadar YGS konuları yani 9.sınıf konuları işleniyor. Sınıftaki öğretmen ise 12.sınıf konularını anlatmak zorunda. Konular örtüşse bile dershaneler arasında konu sıralamasında da farklılıklar olduğundan sorunlar yaşanıyor.

Durum böyle iken ve istenen bir bölüm için 1-2 soru bile onlarca sıralama oynatırken öğrenci haksız mı rapor almakta?

Öğrenciye 20 gün özürsüz devamsızlık hakkını vermişiz 20 gün de özürlü (hastalık vs..). (Ki bu süreyi aşıp dersleri iyi olan öğrenciyi Ankara'da çıkan mahkeme kararı gereği sınıfta bırakmamanız lazım.) Bu durumda öğrencinin rapor almak suretiyle kendini geliştirmeye çalışması sınava daha iyi hazırlanması neden yanlış olsun?

Buradaki sorun öğretmen ya da idareci değil. Öğrenci hiç değil. Sorun sistem sorunudur ve bu sorun ben dershaneleri kapattım oldu bitti ile çözümlenebilecek kadar basit değildir.

Bir başka sorun ise kendimizin yarattığı sistemde bir yerlere gelmek isteyenlerin önünü tıkamak isteyişimizdir. Hasta olmadığı halde rapor alanlar hakkında işlem yapılacakmış. Bu işlemi yapanlar ya da yapmayı emredenler lütfen hasta olan sisteme rapor versinler ve ömür boyu istirahate göndersinler…

Öğrenciyi bu yaşta rapor peşinden koşturacağımıza geçmişte olduğu gibi izin vermek suretiyle sorun çözülse çok mu kötü olur? Veli doktor peşinden koşmasa, öğrenci tedirgin olmasa iyi olmaz mı?

Bu devirde pratik çözümleri bırakıp baskıcı çözümlere gitmek ne kadar doğru? Ola ki baskı yaptınız ve tespit ettiniz sonucunda ne olacak? Öğrencinin raporunun iptalini istedik, doktora da ceza verdik diyelim. Kazancımız ne olacak? Öğrenci birkaç soru daha fazla çözünce mi mutlu olacağız yoksa ola ki sahte raporunu yakalayıp onu zorla okula getirdiğimiz için mi?

Bu işe(takip işine) öğretmenler el atmaz çünkü onların gördüğü pedagoji, öğrencinin sahtekarlık yapıp yapmadığını tespite yönelik değil öğrencisine güven üzerine kurulu…

Bir gerçeği kabul ederseniz doğru yolu bulursunuz. Son sınıf öğrencilerinin okula odaklanmaları mümkün değil. Bunun için yani hayatlarının en önemli dönemlerini verimli geçirebilmeleri için, onları okula kazandırabilmek için neler yapmalıyız? İşte çözüm bu soruda gizli…

Tek alternatifimiz kulağından tutup sınıfa sokmaksa o zaman geçen yıl ile bugünlerde olduğu gibi uğraşırsınız ve sonuçta kendinize bir günah keçisi bulup Roma'yı da ona yaktırırsınız…

Saygılarımla…

Maksut BALMUK

Eğitim Yöneticisi

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber