Dolandırıcılık suçunun dava zamanaşımı ile sonuçlanmasının idari hizmet sözleşmesine etkisi nedir?

Danıştay, dolandırıcılık suçundan mahkum olması sebebiyle hizmet sözleşmesi fesh edilen belediye çalışanının açtığı davada, mahkumiyet kararının Yargıtay aşamasında dava zamanaşımı gerekçesiyle bozulduğunu ve davanın düşmesine karar verildiği gerekçesiyle fesih işleminin iptaline karar verdi.

Kaynak : Memurlar.Net - Özel
Haber Giriş : 13 Eylül 2018 17:00, Son Güncelleme : 13 Eylül 2018 14:50
Dolandırıcılık suçunun dava zamanaşımı ile sonuçlanmasının idari hizmet sözleşmesine etkisi nedir?

Danıştay kararda, davacının anılan mahkumiyet kararı nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 48/A-5. maddesindeki şartları kaybettiği gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde, dava konusu işlemin dayanağı olan mahkumiyet kararının dava zaman aşımına uğraması dolayısıyla düşmesine karar verildiğini ve kararın hukuken ortadan kalkmış olduğunu ifade ederek söz konusu mahkumiyet hükmü nedeniyle hizmet sözleşmesinin feshine ilişkin işlemin hukuka uyarlı olmadığı sonucuna varmıştır.

T.C.

D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No : 2016/8365

Karar No : 2017/3206

Karar Tarihi: 14.06.2017

İstemin Özeti : Danıştay Onikinci Dairesince verilen 15/05/2014 tarihli ve E:2012/12975, K:2014/3830 sayılı kararın; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : Düriye Tuğba Şirin

Düşüncesi :Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dava; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49/3.maddesi uyarınca davalı idare bünyesinde sözleşmeli personel olarak çalışmakta olan davacının hizmet sözleşmesinin Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların Ek 6/b maddesi uyarınca 20/07/2011 tarihi itibariyle feshine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesinin 07/06/2012 tarihli ve E:2011/1512, K:2012/1040 sayılı kararı ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49.maddesine istinaden davalı idare bünyesinde sözleşmeli olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Kanun'un 48/A-5. maddesindeki genel ve özel şartları taşımasının gerektiği dikkate alındığında, davacı hakkında dolandırıcılık suçundan 1 yıl süreyle mahkumiyet kararı verildiği, dolayısıyla sözleşmeli personel olarak çalışmasının hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla, söz konusu mahkumiyet hükmü nedeniyle davacının hizmet sözleşmesinin feshine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Danıştay Onikinci Dairesinin 15.5.2014 tarihli, E:2012/12975, K:2014/3830 sayılı kararıyla İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

Davacı tarafından, karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz kararının kaldırılarak İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir.

Danıştay Dava Daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilen kararların düzeltme yolu ile yeniden incelenebilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinde yazılı sebeplerden birinin varlığı ile mümkündür

Davacının kararın düzeltilmesi istemini içeren dilekçede ileri sürdüğü sebepler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca, Dairemiz kararının düzeltilmesini gerektirecek nitelikte bulunduğundan, kararın düzeltilmesi istemi kabul edilerek anılan kararın kaldırılmasından sonra uyuşmazlığın esası yeniden incelendi;

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Genel ve Özel Şartlar" başlıklı 48. maddesinin (A) fıkrasının 5. bendinde, "Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (İptal ibare: Anayasa Mah.nin 25/02/2010 tarihli ve E. 2008/17, K. 2010/44 sayılı Kararı ile.) zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahküm olmamak", Devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak genel şartlar arasında sayılmıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden, davacının, 15/02/2008 tarihinde 5393 sayılı Yasanın 49/3.maddesi uyarınca davalı idare bünyesinde sözleşmeli tekniker olarak göreve başladığı, davacı hakkında Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29/04/2009 tarih ve E:2004/266; K:2009/100 sayılı kararı ile, "Dolandırıcılık" suçundan 1 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca "4733 sayılı Yasaya muhalefet" suçundan 1 yıl hapis ve 100.000-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacının anılan mahkumiyet kararı nedeniyle 657 sayılı Yasanın 48/A-5 maddesi ve Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın Ek 6.maddesi gereğince 20/07/2011 tarihinden itibaren sözleşmesinin feshedilmesine karar verildiği ve bu işlemin 20/07/2011 tarih ve ....... sayılı yazı ile davacıya bildirildiği, davacının sözleşmesinin feshine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu olayda, davacı hakkında verilen Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29/04/2009 tarih ve E:2004/266; K:2009/100 sayılı kararının Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 18.12.2012 tarihli E:2012/1206; K:2012/45863 sayılı kararıyla bozulduğu, davacı hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği görülmektedir.

Bu durumda, davacının anılan mahkumiyet kararı nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 48/A-5. maddesindeki şartları kaybettiği gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde, dava konusu işlemin dayanağı olan mahkumiyet kararı hukuken ortadan kalkmış olduğundan söz konusu mahkumiyet hükmü nedeniyle davacının hizmet sözleşmesinin feshine ilişkin dava konusu işlemde ve davanın reddine karar veren İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine 14.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber