Memurlar.Net

Yazdırma Seçenekleri : Renkli Yazdır Siyah Beyaz Yazdır Resimleri Gizle
https://www.memurlar.net/haber/816398/
Yazdırılma Tarihi : 23 Mayıs 2019 Perşembe 00:53

Bir öğretmene, soruşturma raporuna binaen, akıl sağlığı raporu aldırılabilir mi?

Öğretmenin kendi isteği ile hastaneye başvurmaması durumunda, zor kullanılarak hastaneye sevki söz konusu olmayıp ancak yargı yoluna başvurularak öğretmenin kısıtlanması talep edilebilmektedir.

Haber Tarihi : 29 Mart 2019 16:00
Bir öğretmene, soruşturma raporuna binaen, akıl sağlığı raporu aldırılabilir mi?

Bir öğretmenin; soruşturma raporuna istinaden öğretmenlik mesleğini icra edebilecek sağlıklı bir ruh yapısına sahip olup olmadığının eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite hastanesince değerlendirilmesi/sorgulanması için bu hastanelerden birine sevkinin sağlanması ve öğretmenlik mesleğini icra edebilecek bir ruh yapısına sahip olup olmadığına dair sağlık kurulu raporu alınması istenebilir mi?

Soruşturma raporuna göre öğretmenden, öğretmenlik mesleğini icra edebilecek sağlıklı bir ruh yapısına sahip olup olmadığından şüphe edilmekte olup kendi isteği ile de olsa öğretmenlik mesleğini icra edebilecek bir ruh yapısına sahip olup olmadığına dair sağlık kurulu raporu almaya öğretmen zorlanamaz; idare bu konuda ancak vesayet makamlarına başvurarak vesayet organlarınca öğretmenin kısıtlanmasını talep edilebilir.

Şöyle ki;

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun vesayet konusunu düzenleyen 396. maddesinde; "Vesayet organları, vesayet daireleri ile vasi ve kayyımlardır. " hükmü ile vesayet organları sayılarak bunların vesayet daireleri ile vasi ve kayyımlar olduğu belirtilmiş olup "Kamu vesayeti" başlıklı 397. maddesinde; "Kamu vesayeti, vesayet makamı ve denetim makamından oluşan vesayet daireleri tarafından yürütülür.

Vesayet makamı, sulh hukuk mahkemesi; denetim makamı, asliye hukuk mahkemesidir." hükümleriyle de kamu vesayetinin, vesayet makamı ve denetim makamından oluşan vesayet daireleri tarafından yürütüleceği düzenlenmiş; maddenin ikinci fıkrasında vesayet makamının, sulh hukuk mahkemesi; denetim makamının ise, asliye hukuk mahkemesi olduğu yönündeki hükme yer verilmiştir.

Aynı Kanunun "Kısıtlama I. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı" başlıklı 405. maddesindeki; "Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.

Görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar." hükümleriyle de akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her erginin kısıtlanacağı, görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idari makamların, noterler ve mahkemelerin, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorunda oldukları kurala bağlanmıştır.

Bu mevzuat hükümleri ışığında öğretmenin kendi isteği ile hastaneye başvurmaması durumunda, zor kullanılarak hastaneye sevkinin de söz konusu olamayacağı; ancak yargı yoluna başvurularak öğretmenin kısıtlanmasının talep edilebileceği görülmektedir.

Ahmet KANDEMİR

Öğretmen, polis zoruyla akıl hastanesine sevk edilebilir mi? Akıl sağlığından şüphe edilen bir öğretmenle ilgili nasıl işlem tesis edilmeli? 'Akıl sağlığı yerinde değil' raporu olan öğretmen görevden alındı