1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

Yeni belediye başkanları devir işlemlerinde nelere dikkat etmeli?

Yeni Belediye Başkanlarının Devir Sorumlulukları ve Riskleri başlıklı iç denetçi Taner ERASLAN'ın makalesi
04 Nisan 2019 09:25
Yazdır
Yeni belediye başkanları devir işlemlerinde nelere dikkat etmeli?

Yeni Belediye Başkanlarının Devir Sorumlulukları ve Riskleri

Taner ERASLAN

İç Denetçi (E)

Giriş

Seçim kazanan yeni belediye başkanları, belediyenin kamu kaynağı niteliğindeki taşınır ve taşınmaz, hakları, alacakları ve borçları yönetme ve bu sürece ilişkin kadrolarını oluşturma konusunda ciddi bir sorumluluk üstlenmektedir. Bu sorumluluk, devir süreci ile başlamaktadır. Devir işlemleri ise yeterli mevzuat bilgisi olmayan, henüz kadrosunu kuramamış veya mevcut ekibini tanıma imkanı da olmamış, yeni belediye başkanları için iyi yönetilen bir süreç değildir.

Seçimi kazanma sevinci ve heyecanı içindeki yeni yönetim, eksik veya hatalı devir işlemleri nedeniyle, daha sonrasında belediyeyi yönetme ve planlama konusunda ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır.

Devir sürecinin iyi yönetilememesi, kurum risklerinin belirlenememesine, risklerin olduğu gibi üstlenilmesine veya riskler için alınabilecek önlemlerin gecikmesine ya da önemini kaybetmesine neden olmaktadır.

Devir süreci, kapsamlı, programlı ve sistematik bir çerçevede yürütülmesi gereken önemli bir konudur. Bunun nedeni, kamu görevinin, mevzuatla belirlenen sınırlarda yerine getirilmesinden, her bir idari işlemin hukuki dayanakları ve gerekçeleri bulunmasından kaynaklanmaktadır. Diğer bir ifadeyle, oldukça farklı mevzuat düzenlemelerinden kaynaklanan kontrol faaliyetlerinin, iyi planlanmadan başarılı veya istenilen/beklenilen sonuçları vermesi beklenilmez.

Öncelikle, devir sürecinde görev alanların, kamu görevinin dayanakları olan hukuki normları bilmesi ve bu konuda yeterli niteliklere sahip olması şarttır. Bununla birlikte, devir işlemlerinde görev alanların yetkilendirilmesi gerekmektedir. Yetkisi olan bu personel, programlı, disiplinli ve sistematik kontrol faaliyetleri ile devir işlemlerini başarılı bir şekilde yürütebilir.

Bu yazımızın amacı, devir sürecinde görev alan personele yol gösterebilmek, sağlıklı bir devir sürecine ilişkin uygulanabilir yol haritası önermek ve devir sürecinde ihtiyaç duyulacak farklı uzmanlık alanı gerektiren konulardaki mevzuat düzenlemelerini ve kurallarını hatırlatmaktır. Yazımızda, yeni seçilen belediye başkanları nezdinde devir sorumluluklarını, bu sürecin risklerini ve bu riskleri azaltmaya yönelik alınabilecek kontrol faaliyetlerini de tartışacağım.

1. Devir Komisyonun Kurulması ve Devir İşlemlerinde Görev Alanlar İçin Yetki Sorunu

Kamuda görev alan her personel, mevzuattan aldığı yetki kapsamında "idari işlem" sürecinde görev almaktadır. Yetkisiz görevlendirme veya mevzuata dayanmayan bir yetki kullanılması, idari ve/veya cezai sorumluluklar doğurabilmektedir. Dolayısıyla, devir işlemlerinde görev alanların da devir işlemlerine ilişkin yetkilendirilmeleri zorunludur.

Yetkilendirme, devir işlemlerinin mevzuata uygun yürütülmesini, bu süreçte görev alacak personel görevlendirmelerinin, mevzuata uygun yapılmasını sağlayacaktır.

Bilindiği üzere, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun, Belediye başkanının görev ve yetkileri başlıklı 38.maddesinin "k" bendinde; "Belediye ve bağlı kuruluşları ile işletmelerini denetlemek ." Hükmüne yer verilmiştir. Diğer taraftan, anılan Kanun'un, Yetki devri başlıklı 42.maddesinde ise; "Belediye başkanı, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, yöneticilik sıfatı bulunan belediye görevlilerine devredebilir. " Hükmü yer almaktadır.

Bu hükümler çerçevesinde, devir komisyonunun görevi çoğunlukla "denetim faaliyeti" olup, bu konuda belediye başkanınca görevlendirmeleri yerinde olacaktır.

Devir işlemlerinin sağlıklı yapılabilmesi içi bazı mevzuat hakkında özel düzenlemeler bulunduğu da bilinmelidir. Örneğin, Taşınır Mal Yönetmeliği'nin, Sayım ve sayım sonrası yapılacak işlemler başlıklı, 32.maddesinde; "(1) Kamu idarelerine ait taşınırların, taşınır kayıt yetkililerinin görevlerinden ayrılmalarında, yıl sonlarında ve harcama yetkilisinin gerekli gördüğü durum ve zamanlarda sayımı yapılır." Düzenlemesine yer verilmektedir. Dolayısıyla, taşınır sayımına ilişkin harcama yetkilisinin onayı gereklidir.

Diğer bir örnek ise muhasebe yetkilisi işlemleridir. Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin Muhasebe yetkilileri arasındaki devir işlemleri başlıklı 495.maddesinde, muhasebe yetkilisinin devir işlemleri için oldukça kapsamlı düzenlemelere yer verilmiştir. Dolayısıyla, bu yöndeki devir işlemlerinde bu mevzuat düzenlemelerine dikkat edilmesi gerekmektedir.

Tüm bu hukuki kurallar, devir işlemlerinin başlangıcının, fiili ve fiziki envanter işlemleri olduğunu göstermektedir. Envanter işlemleri ise sayımla başlamaktadır. Sayıma ilişkin her bir alanın kendi mevzuat düzenlemeleri bulunmaktadır. Bu düzenlemelere uygun sayımların yapılması, envanter ve devir işlemlerinin istenilen düzeyde sonuçlar vermesini de sağlayacaktır.

Diğer bir konu ise devir yapılacak işlemlerinin koordinasyonu ve izleme çalışmalarıdır. Bu yetki belediye başkanında olmakla birlikte, hiyerarşik olarak bir astını yetki devri ile yönetici sıfatı bulunan bir personel tarafından, devir işlemlerinin sürekli izlenmesi, koordinasyonun yapılması ve ortaya çıkabilecek eksikliklerin zamanında tespit edilerek hızla giderilmesi yerinde olacaktır.

2. Mali İşlemlerin ve Süreçlerin Devir Alınması

2.1. Taşınır İşlemlerinin Devri

Kamu idarelerinin taşınır işlemleri, Taşınır Mal Yönetmeliği çerçevesinde yerine getirilmektedir. Kamu idarelerinin tüketim malzemelerinin ve dayanıklı taşınırlarının (tesis, makine ve cihazlar, taşıtlar ve demirbaşlar) kayıt altına alınması veya çıkış işlemleri, söz konusu Yönetmelik düzenlemeleri ile yerine getirilmektedir.

Anılan Yönetmeliğin, 32. Maddesine istinaden harcama birimlerinde sayım yapılması sağlanmalıdır. Muhasebe kayıtlarıyla fiili/fiziki durumu karşılaştırmak amacıyla yapılacak bu çalışmada Sayım Tutanağı ile Taşınır Sayım ve Döküm Cetveli kullanılmalıdır.

Ayrıca, son 6 ay içinde hurdaya ayrılarak, çıkışları yapılan taşınırlara ilişkin, HURDASAN tutanakları olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Konuyla ilgili daha önce yayımlanan, "Belediyelerde Taşınır Mal Yönetim Hesabının Oluşturulması" adlı makalemde detaylı açıklama yapılmıştır[1].

2.2. Bütçe ve Muhasebe İşlemlerinin Devri

Belediyelerin mali işlemleri, temel olarak Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği kapsamında yerine getirilmektedir. Bununla birlikte, muhasebe yetkililerine ilişkin yönetmelikler ile strateji geliştirme birimlerine ilişkin de düzenlemeler bulunmaktadır.

Bu düzenlemeler çerçevesinde belediyelerin de mali tabloları bulunmakta, aktif ve pasifi ile belediyenin varlıkları ile yükümlülükleri bu mali tablolarda yer almaktadır. Söz konusu mali verilerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı konusunda yapılacak araştırma sonucuna göre bu alandaki devir işlemleri gerçekleştirilmelidir.

Örneğin, kullanılan muhasebe yazılımları kullanılarak mart ayı geçici mizan sistemden alınmalı aşağıdaki işlemler yapılabilir:

a) Kasa hesabının kontrolü için vezne sayımı yapılmalı, muhasebe yetkilisi değiştirilmeyecekse bile Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği eki Muhasebe Yetkilileri Devir Cetveli kullanılarak, işlemlerin doğru ve mevzuata uygunluğu kontrol edilmesi sağlanmalıdır.

b) İdarece kullanılan banka hesaplarının kontrolü için bankalara mutabakat yazışmaları yapılmalıdır.

c) Her ne kadar dönem sonu işlemleri sırasında düzenlenen aşağıdaki belgelerin bu aşamada da kullanılarak sağlıklı ve ayrıntılı bir devir işlemi yapılmasını sağlayacağını değerlendirmekteyim:

q Paralar için "Kasa Sayımı Tutanağı"

q "Banka Mevcudu Tespit Tutanağı"

q Alınan çekler için "Alınan Çekler Sayım Tutanağı"

q Menkul kıymet ve varlıklar (kişilere ait olanlar dahil) ve teminat mektupları sayımında Menkul Kıymet ve Varlıklar/Teminat Mektupları Sayım Tutanağı (Konuyla ilgili, Belediyelerin Patlamaya Hazır Bombaları "Teminat Mektupları[2]" adlı makalemde ayrıntılı bilgi yer almaktadır.)

d) Tahsilat işlemleri kontrol edilmesi gereken, riskli işlemlerin başında gelmektedir. Bu konuda "Belediye Muhasebe Yetkilisi Mutemetlerinin Dikkat Etmesi Gereken Hususlar" adlı makalemde ayrıntılı bilgiler yer almaktadır[3].

2.3. Taşınmaz İşlemleri

Belediyelerin mülkiyetinde, yönetiminde veya kullanımında bulunan, eklenti ve bütünleyici parçaları dahil olmak üzere arazi, arsa, bina, yer altı ve yer üstü düzenleri ile sınırlı ayni haklar ve kişisel hakları, Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik'e göre kayıtlarına alınmakta ve icmalleri oluşturulmaktadır.

Söz konusu Yönetmelik kapsamında işlemlerin yerine getirilip getirilmediğini araştırmak ve buna göre devir işlemlerini sonuçlandırmak amacıyla, Strateji Geliştirme Biriminin, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, idarenin mülkiyetinde ve kullanımında bulunan taşınmazlarına ilişkin icmal cetvellerini düzenleyip düzenlenmediği ve ayrıca, idareye ait tüm taşınmazlar kayıt altına alınıp alınmadığı tapu idaresi ile yazışma yapılarak kontrol edilmelidir.

Taşınmazların satışı, kiralaması veya benzeri gelir getirici işlemleri konusunda, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri geçerlidir. Bu çerçevede, özellikle son dönemde anılan Kanun hükümlerine aykırı satış, kiralama veya diğer benzeri işlem yapılıp yapılmadığı kontrol edilmesi yerinde olacaktır.

3. Personel İşlemlerinin Kontrol Edilmesi

Bilindiği üzere, 696 sayılı KHK ile hizmet alımı kapsamında çalıştırılacak personele ilişkin oldukça önemli değişikler yapılmıştır. Söz konusu değişikliklerin, belediyelerin personel istihdamının sınırları açısından önemli etkileri bulunmaktadır.

Öncelikle idari personel açısından konuya bakarsak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri çerçevesinde bazı hatırlatmalar yapmayı uygun görmekteyim.

Adı geçen Kanun'un istihdam şekilleri başlıklı 4.maddesi gereği, belediyeler dahil kamu idareleri için geçerli olan istihdam türleri aşağıda sayılmıştır:

q Memur, (657 sayılı Kanun 4.md/ "a" bendi)

q Sözleşmeli personel, (657 sayılı Kanun 4.md/ "b" bendi)

q Geçici personel, (657 sayılı Kanun 4.md/ "c" bendi)

q İşçiler, (657 sayılı Kanun 4.md/ "d" bendi)

Geçici personel, 696 sayılı KHK ile mülga olmuş ve aşağıdaki paragraf, söz konusu KHK ile sözleşmeli personelin düzenlendiği "b" fıkrasına eklenmiştir:

"Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılanlar da bu fıkra kapsamında istihdam edilebilir.

Diğer taraftan, 657 sayılı Kanun'un 5.maddesinde de "Bu Kanuna tabi kurumlar, dördüncü (4.madde) de yazılı dört istihdam şekli dışında personel çalıştıramazlar." Hükmüne yer verilerek, kamu idarelerinin personel istihdamına ilişkin temel kural ortaya konulmuştur.

Bununla birlikte, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62. Maddesinde yer alan "İdarelerce kanun, tüzük ve yönetmeliklere göre istihdam edilen personelin yeterli nitelik veya sayıda olmaması halinde personel çalıştırılmasına dayalı yardımcı işlere ilişkin hizmetler için ihaleye çıkılabilir." Düzenlemesi de 696 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılarak, personel çalıştırmaya dayalı hizmet alımı yapılması yasaklanmıştır.

Ancak, 696 sayılı KHK'nın 126.maddesinde yer alan ek madde 20 ile belediyeler için bir istisna getirilmiş ve söz konusu idarelerin kendi şirketlerinden yapacakları personel çalıştırmaya dayalı hizmet alımları, yukarıda yer verilen yasaklamanın dışında tutulmuştur.

Yukarıda yer verilen mevzuat gelişmeleri çerçevesinde, personel alımına ilişkin sınırlama uyulup uyulmadığının kontrol edilmesi sağlanmalıdır. Bu kapsamda, aşağıdaki hususların kontrol edilmesinin yerinde olacağını düşünmekteyim:

q 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49.maddesi ile İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Bağlı Kuruluşları ile Bunların Üyesi Olduğu Mahalli İdare Birliklerinin Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmetlerinin Gördürülmesine İlişkin Usul ve Esaslar (2018/11608 sayı BKK - 28/04/2018 tarihli Resmi Gazete) ile getirilen sınırlamalara uyulup uyulmadığının kontrol edilmesi sağlanmalıdır. Son altı ayda idareye alınan yeni personel listesi alınarak, söz konusu alımların ihtiyaca dönük alınıp alınmadığı da kontrol edilebilir.

q Atama onaylarının incelenerek, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik'e aykırı atama işlemi olup olmadığına bakılması yerinde olacaktır:

Bu konuda, "Belediyelerde ve Belediye Şirketlerinde Personel İstihdamının Sınırları" başlıklı makalemde ayrıntılı bilgiler yer almaktadır.[4]

Ayrıca, görevde yükselme veya unvan değişikliği mevzuatında yer alan kurallara uyulmaksızın yönetici atamaları yapılıp yapılmadığı da kontrol edilmelidir.

4. İhale İşlemlerinin Kontrol Edilmesi

Tüm kamu idareleri gibi belediyeler de 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile 4735 sayılı Kamu İhaleleri Sözleşme Kanununa tabidir. Tüm alımların, bu mevzuat hükümleri çerçevesinde yerine getirilmesi zorunludur.

Süreklilik arz eden hizmet alımları ile hakediş ödenen yapım işleri için bir icmal yapılarak, kontrol teşkilatı ve muayene kabul komisyonlarına, devir işlemlerine yönelik işin ne kadarının tamamlandığı ne kadarının kaldığına ilişkin tespit yapılması istenmelidir.

Ayrıca, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 26.maddesi gereği, kamu idarelerinin yüklenme süresi mali yılla sınırlıdır. Bu kuralın iki istisnası bulunmaktadır. Birincisi, 5018 sayılı Kanun'da yer alan ertesi yıla geçen yüklenme izleyen yılın haziran ayını geçemez), ikincisi ise 5393 sayılı Belediye Kanun'da yer alan gelecek yıllara yaygın (izleyen mahalli idareler seçimini izleyen 6. Ayı geçemez) yüklenmelerdir.

Bu çerçevede, yukarıda yer verilen kanunlardaki şartları taşımadan, sözleşme imzalanıp imzalanmadığı kontrol edilmelidir.

İhale işlemleri riskleri için "İhale İşlemlerinde Görev Alanların Mali, İdari ve Cezai Sorumluluk Riski" adlı makalemde oldukça fazla ayrıntılı bilgiler verilmiştir.[5]

5. Devir ve Geçiş Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Diğer Hususlar

İdarenin insan kaynakları birimince başlatılacak bir çalışma ile personelin (memur, sözleşmeli personel, işçi ve özellikle de 696 sayılı KHK kapsamındaki hizmet alımı) hangi birimde, hangi iş tanımı ile ne zamandan beri çalıştığına ilişkin veri tabanı oluşturulması da sağlanmalıdır. Söz konusu çalışmanın, niteliklerine göre personel görevlendirmelerinin ve ileride yapılabilecek iş analizlerinin yapılması için de alt yapı oluşturacağını düşünmekteyim.

Diğer taraftan, riskli faaliyetlere, görevlere veya hizmetlere yönelik kapsamlı kontrol ve denetim yapılması yerinde olacaktır. Örneğin, bütçe büyüklüğü olarak belediyenin önemli gider alanlarından biri olan sosyal yardımlar ile sosyal yardım listeleri incelenmeli ve yardımdan yararlananların şartları taşıyıp taşımadığı kontrol edilmelidir.

Diğer bir örnekte, idarece kullanılan yazılımların maliyeti, kullanım alanları ve kullanıcı sayıları istenilerek, fayda/maliyet analizleri yapılmasının yararlı olacağını düşünmekteyim.

Ayrıca, son 3 ay içinde verilen imar ve işyeri açma ve çalıştırma ruhsatları listelenerek kontrol edilmesi sağlanmalıdır.

Belediyelere yönelik dış denetim sonuçlarını ele aldığım, "Sayıştay'ın Dış Denetim Genel Değerlendirme Raporunda Belediyeler"[6]adlı makalemde, belediyelerce sık yapılan hatalar hakkında bilgiler verilmişti. Bu çalışmadan yola çıkarak , bir denetim kontrol listesi de hazırlanabilir.

6. Devir Süreci Sonunda Ortaya Çıkan Yolsuzluk, Usulsüzlük ve Eksiklikler

Devir işlemleri devam ederken veya tamamlandığında, ortaya çıkma ihtimali bulunan ve kamu görevlileri için oldukça önemli sorunlara yol açabilecek hatalı, eksik veya usule aykırı işlemlere ilişkin ne yapılması gerektiği de bir tereddüt konusu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki devir sürecinde görevlendirilen bir kamu görevlisi olup, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu kapsamında soruşturulması gereken suçu yetkili makamlara bildirmesi zorunludur. Anılan Kanun'un, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi 279. Maddesinde aşağıdaki hüküm bulunmaktadır:

"(1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."

Yukarıda yer verilen ceza hükmü, devir sürecindeki kamu görevlilerini doğrudan ilgilendirmektedir.

Diğer taraftan, ortaya çıkan sorunun ciddi boyutlara ulaşması durumunda ise farklı bir yönteme başvurulabileceği bilinmelidir. Bilindiği üzere, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun, Sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idareler başlıklı 77.maddesinin ikinci fıkrasında aşağıdaki hükümler bulunmaktadır:

"Mali yönetim ve kontrol sisteminin tümüyle zaafa uğradığı, belirgin yolsuzluk veya kamu zararına yönelik emarelerin ortaya çıktığı durumlarda; il özel idareleri için ilgili vali, belediyeler için ilgili belediye başkanının talep etmesi veya doğrudan Başbakanın onayı üzerine İçişleri Bakanı, yetkili denetim elemanlarına, ilgili mahalli idarelerin tüm mali yönetim ve kontrol sistemlerini, mali karar ve işlemlerini mevzuata uygunluk yönünden teftiş ettirir. Bu teftişler sonucunda düzenlenecek raporların bir örneği İç Denetim Koordinasyon Kuruluna, bir örneği de gerekli işlemlerin yapılması için ilgili vali veya belediye başkanına gönderilir."

Dolayısıyla, devir işlemleri sırasında ortaya çıkan usulsüzlük tespitlerinin çoğalması durumunda, bakanlık düzeyinde denetim elemanı talep edilmesi de sağlanabilir.

7. Belediye Şirketine İlişkin İşlemler

696 sayılı KHK'nın 83'üncü maddesi ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62'nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi değiştirilmiştir. Yapılan değişiklikle, kamu idarelerinde personel çalıştırmaya dayalı olan veya bu kapsamda sayılan işler için ihale yapılamamaktadır. 696 sayılı KHK ile tüm belediyelerin şirketi olması ve personel çalıştırmaya dayalı hizmet alımlarını, bu şirketlerden doğrudan hizmet gördürme yoluyla yaptırması gerekmektedir.

Bu kapsamda yeni kurulan şirketler de dahil olmak üzere belediye şirketlerinin mali işlemleri oldukça önemli hale gelmiştir. Bu şirketlere yönelik riskleri tartıştığım, "Yeni Kurulan Belediye Şirketini Bekleyen Mali, Hukuki, İdari ve Cezai Sorumluklar" adlı makalemde gerekli bilgiler bulunmaktadır[7].

8. Sonuç ve Değerlendirme

Yeni belediye başkanlarının yaptığı devir işlemleri, teknik bilgi eksikliği veya çatışma yaşanmasının istenmemesi gibi nedenlerle, yeterli ayrıntıda yerine getirilemediğini düşünmekteyim. Ancak, eksik veya hatalı yapılan veya yeterli teknik bilgiye sahip olmayan personelle yürütülen devir işlemlerinin, yeni belediye başkanları için daha fazla önemsenmesi gerektiği açıktır.

Seçim sürecindeki yoğun hareketlilik, seçim sonucunda kazanan aday için, belediyeyi, belediye mevzuatını ve mevcut kadroları tanıma çabası ile oldukça farklı bir boyut kazanmaktadır. Süreklilik arz eden kamu hizmetlerini veya görevlerini yerine getirmekle yükümlü bir kamu idaresi olan belediyelerin, devir işlemleri sırasında bu işlemlerini aksatmaması gerekmektedir. Devir işlemleri ile personel arasında huzursuzluğa yol açılmamasına ve amacından da uzaklaşılmamasına özen gösterilmelidir.

Devir komisyonu olarak görevlendirmelerin yapılmasından, devir işlemlerinin sonuçlandırılmasına kadar her aşaması oldukça riskli olan bu işlemlerin, önceden planlanmış bir program dahilinde yerine getirilmesi, sonuçların raporlanması, karşılaşılan sorunların ve gerekli konularda ortaya çıkabilecek eğitim gibi ihtiyaçların hızla giderilmesi yerinde olacaktır.


[1] https://www.haberlerankara.com/belediyelerde-tasinir-mal-yonetim-hesabinin-olusturulmasi-6115yy.htm

[2] https://www.haberlerankara.com/belediyelerin-patlamaya-hazir-bombalari-teminat-mektuplari-3759yy.htm

[3] Türkiye Belediyeler Birliği Yayın Organı İller ve Belediyeler Birliği Dergisi, 2010 Şubat Mart-742-743

[4] Kaynak: Belediyelerde ve Belediye Şirketlerinde Personel İstihdamının Sınırları - Taner Eraslan

[5] Mali Hukuk Dergisi Yıl 2017 Sayı 148

[6] https://www.haberlerankara.com/sayistayin-dis-denetim-genel-degerlendirme-raporunda-belediyeler-5762yy.htm

[7] https://www.haberlerankara.com/yeni-kurulan-belediye-sirketini-bekleyen-mali-hukuki-idari-ve-cezai-sorumluklar-4948yy.htm

Memurlar.Net
Bu haberi oylayabilirsiniz 0 0
YORUMLARTüm Yorumlar Popüler Yorumlar
Bu habere henüz yorum yapılmamış.
İlk yorumu siz ekleyin.
SON HABERLER
00:05 - Nöbetçi rehber öğretmen boş derse girer mi?00:02 - 23 Mayıs 2019'dan önemli gündem başlıkları00:00 - Memurlara özel %10 indirim23:46 - '7-8 aydır yargı reformu stratejisi üzerinde çalışıyoruz'23:41 - 'Veri mağdurları, Facebook'tan tazminat talep edebilir'23:36 - 'Yarasa komandolar' hünerlerini sergiledi23:31 - Yıldırım: Emekli ve asgari ücretliye ek destek verilecek23:26 - Kadın askerler köy çocuklarının oyunlarına ortak oluyor23:22 - Fatma Kaptan 20 yıldır yollarda23:18 - Akşener: İmamoğlu için yüksek gayretle çalışacağız
23:13 - TTK, yarın ilave 500 işçi alımı için kura çekecek23:08 - FETÖ'den adliyeye sevk edilen 2 şüpheli tutuklandı23:03 - Bakan Soylu: Lütfen birilerinin iştahını kabartmayalım22:58 - Malatya Büyükşehir aylık 10 milyon TL tasarruf ediyor22:53 - Dikkat...Bu zabıta her şeyi kaydediyor22:48 - Türkiye'deki akademisyenlerin yüzde 61,8'i erkek22:43 - KKTC FETÖ'den 2 polis daha ihraç edildi22:38 - Şehit polis memuru için tören düzenlendi
1 2 3 4 5 6 7 Tümü
ANKET
Yeni askerlik sistemini nasıl buldunuz?
ARŞİV
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Tamam