1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

'Önümüzdeki dönemde kararların ağırlığı OHAL KHK'ları olacak

Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Zühtü Arslan, önümüzdeki dönemde norm denetiminde verilecek kararların ağırlığını kanunlaşan OHAL KHK'ları ile Cumhurbaşkanlığı kararnameleri oluşturacaktır. dedi
25 Nisan 2019 17:34
Yazdır
'Önümüzdeki dönemde kararların ağırlığı OHAL KHK'ları olacak

Anayasa Mahkemesi'nin 57'nci kuruluş yıl dönümü nedeniyle tören düzenlendi. Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, TBMM Başkanvekili Levent Gök, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, TBMM eski Başkanı Cemil Çiçek, Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Hakimler Savcılar Kurulu Başkanvekili Mehmet Yılmaz, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ile yargı mensupları katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören salonuna geldiğinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile de tokalaştı.

'BİREYSEL BAŞVURU, DİĞER ALANLARDAKİ YAKLAŞIMI ETKİLEDİ'

Törende konuşma yapan AYM Başkanı Zühtü Arslan, Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruyla birlikte bireyi ve onun temel hak ve hürriyetlerini esas alan bir yüksek yargı organına dönüştüğünü söyledi. Arslan, bu değişimin Anayasa Mahkemesi'nin diğer görev alanlarındaki yaklaşımını da etkilediğini belirtti. Zühtü Arslan, şöyle konuştu: "Gerçekten de Mahkeme bireysel başvuruda geliştirdiği hak eksenli yaklaşımını norm denetimine de yansıtmıştır. Bu etkileşimin en iyi örneklerinden biri 27 Aralık 2018 tarihli iptal kararında görülebilir. Anayasa Mahkemesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286'ncı maddesinin, istinaf mahkemeleri tarafından ilk defa verilen mahkümiyet kararlarına karşı temyiz yolunu kapatan ilgili hükmünü Anayasa'nın hak arama hürriyetini güvenceye alan 36'ncı maddesine aykırı bularak iptal etmiştir. Böylece daha önceki kararlarında hükmün denetlenmesini talep etme hakkına temkinli yaklaşan Mahkeme, bireyin muhtemel yargısal hatalar nedeniyle mağdur edilmesini önlemeye yönelik, hak eksenli paradigmaya uygun önemli bir adım atmıştır. Anayasa Mahkemesi'nin bu kararla attığı adım, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin aynı hakla ilgili sağladığı asgari güvencenin ötesine geçmiş, bireylere ondan çok daha yüksek bir koruma standardı sağlamıştır. Öte yandan, iptal kararının Resmi Gazete'de yayınlanmasından çok kısa bir süre sonra kanun koyucunun Anayasa'ya aykırılığı gidermek için gerekli kanun değişikliğini yapmış olması da memnuniyet vericidir."

'HAYATİ DERECEDE ÖNEMLİDİR'

Arslan, 9 Temmuz 2018 tarihinde yürürlüğe giren Anayasa değişikliğiyle Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin anayasallık denetimi yetkisinin Anayasa Mahkemesi'ne verildiğini anımsatarak, "Böylece Anayasa Mahkemesi'nin görev alanı, yasama işlemlerinin yanında, yürütmenin ilk elden düzenleyici işlemi mahiyetinde olan Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin yargısal denetimini de içine alacak şekilde genişletilmiştir. 2017 Anayasa değişikliği ile benimsenen yeni sistemin en önemli kurumu, tabir yerindeyse 'alametifarikası' Cumhurbaşkanlığı kararnameleridir. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin anayasallık denetimi, yeni sistemin üzerine dayanması gereken denetleme ve dengeleme mekanizması bakımından hayati derecede önemlidir" dedi.

'YARGI BAĞIMSIZLIĞI OLMAZSA OLMAZ'

Demokraside kuvvetler ayrılığının önemini vurgulayan Zühtü Arslan, konuşmasına şöyle devam etti: "Nitekim Anayasa Mahkemesi kararlarında kuvvetler ayrılığı uyarınca 'her erkin Anayasa tarafından belirlenmiş yetki sahasında kalması ve diğer erkin yetkisine müdahale etmemesinin sağlanması gerektiği' vurgulanmıştır. Anayasal kimliğimizin temel unsurlarından olan hukuk devleti ve kuvvetler ayrılığı; yargının yasama ve yürütmeden bağımsız olmasını gerektirmektedir. Bu anlamda yargı bağımsızlığı demokratik hukuk devletinin olmazsa olmaz gereklerindendir. Esasen bu durum, tüm hukuk sistemleri için ve her dönemde geçerlidir. Diğer yandan son yıllarda yaşadığımız tecrübeler, yargının sadece yasama ve yürütmeye karşı değil aynı zamanda her türlü paralel yapı ve oluşuma karşı da bağımsız olması gerektiğini göstermiştir. Hakim hiçbir şart ve ahval altında aklını ve vicdanını başkasına emanet edemez. Tam da bu nedenle Anayasa uyarınca görevlerinde bağımsız ve tarafsız olan hakimler Anayasa'ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre karar verirler. Bu anayasal hüküm aynı zamanda yargı etiğinin evrensel kurallarından birini teşkil etmektedir."

'BASKIYI REDDERLER'

Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından kısa süre önce Resmi Gazete'de yayımlanan 'Türk Yargı Etiği Bildirgesi'nin 2'nci maddesinin de Anayasa'nın 138'inci maddesiyle uyumlu olarak yargı bağımsızlığını düzenlediğine dikkat çeken Arslan, "Buna göre hakim ve savcılar, bagımsızlıklarına dogrudan ya da dolaylı olarak etki edebilecek baskı ve tesiri kayıtsız s,artsız reddederler" dedi.

'BAŞVURU SAYISI 42 BİN CİVARINDADIR'

Zühtü Arslan, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruların her geçen gün arttığını bildirerek, "Bireysel başvuruda bugün itibarıyla derdest başvuru sayısı 42 bin civarındadır. Derdest başvuruların yüzde 95'lik kısmı 2017 yılı ve sonrasına aittir. Norm denetiminde ise 76'sı iptal davası, 28'i de itiraz başvurusu olmak üzere toplam 104 derdest dosya bulunmaktadır. İptal davalarının norm denetimi içerisindeki oranı yaklaşık yüzde 73, itiraz başvurularının oranı ise yaklaşık yüzde 27'dir" diye konuştu.

'21 CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ DENETLENECEK'

Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, son 2 yılda iptal davalarının sayısının hızlı bir yükseliş gösterdiğini bildirerek şunları söyledi: "Öte yandan mevcut iptal davalarının yaklaşık yüzde 70'i kanunlaşan olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden oluşmaktadır. Şu anda Mahkemenin önünde anayasallık denetimi yapılacak olan 21 Cumhurbaşkanlığı kararnamesi bulunmaktadır. Bu istatistiklerin de ortaya koyduğu üzere, önümüzdeki dönemde norm denetiminde verilecek kararların ağırlığını kanunlaşan OHAL KHK'ları ile Cumhurbaşkanlığı kararnameleri oluşturacaktır. Belirtmek gerekir ki, itiraz başvurularının aksine, iptal 22 davasına konu olan kanun ya da kararnameler çok sayıda kuralı içerdiğinden bu davaların hazırlık ve karar süreci çok daha uzun olmaktadır."

DHA
Bu haberi oylayabilirsiniz 0 0
20 Yorum yapıldı
YORUMLARTüm Yorumlar Popüler Yorumlar
SON HABERLER
05:01 - Meteoroloji saat vererek yeni uyarı yayınladı00:24 - Balıkesir'de FETÖ operasyonunda 28 kişi tutuklandı00:22 - TAGEM ile Florida Uluslararası Üniversitesi arasında iş birliği00:21 - Yıldırım: 7,5 milyondan fazla oy sayılsaydı sonuç farklı olurdu00:19 - Yola dökülen gübre zincirleme kazaya neden oldu...00:16 - BORON satışı geçen yıla göre katlanarak arttı00:13 - Şube müdürleri, Bakan Selçuk'tan açıklama bekliyor: Hani oyun sırasında kural değişikliği yapılmayacaktı?00:05 - 25 Mayıs 2019'dan önemli gündem başlıkları00:00 - %60'a varan indirim23:47 - Kurtulmuş: İnşallah 23 Haziran'ı bir şenlik havasında kutlayacağız
23:13 - HDP'li eski vekilinin kardeşi tutuklandı23:01 - Özhaseki: PKK, FETÖ ve DEAŞ'ın para verenleri aynı22:58 - Milli Savunma Bakanlığından 'Anadolu Ankası' tatbikatı22:56 - Hatay'da 8 bin Suriyeli iftar sofrasında buluştu22:54 - Yola dökülen gübre faciaya neden oldu: 1 ölü, 2 yaralı22:38 - ABD'deki FETÖ okulları yöneticisi maaşı, NASA astronotlarından yüksek22:35 - Tatvan'da 4 terörist etkisiz hale getirildi22:33 - Bakan Dönmez: Maden sahası ihale sayısında hedef 2 bin
1 2 3 4 5 6 7 Tümü
ANKET
Yeni askerlik sistemini nasıl buldunuz?
ARŞİV
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Tamam