Memurlar.Net

Yazdırma Seçenekleri : Renkli Yazdır Siyah Beyaz Yazdır Resimleri Gizle
https://www.memurlar.net/haber/836113/
Yazdırılma Tarihi : 24 Ağustos 2019 Cumartesi 13:07

Toplu sözleşmede kurumlar arası becayiş de görüşülmeli

Yeni Şafak Gazetesi yazarı Ahmet ÜNLÜ bu günkü köşesinde; "Kamuda çalışan personelin nakil sıkıntısını giderecek en önemli iyileştirme kurumlar arası becayişe imkan verecek kanuni düzenleme yapılmasıdır." dedi.

Haber Tarihi : 16 Haziran 2019 08:15
Toplu sözleşmede kurumlar arası becayiş de görüşülmeli

Küçük düzenlemelerle binlerce memuru sevindirmenin yöntemi denenmelidir

Milyonlarca kamu personelinin dört gözle beklediği toplu sözleşme görüşmeleri ağustos ayının ilk iş gününde başlayacak ve talepler masaya yatırılacaktır. Bu yılki toplu görüşmelerinin oldukça çetin geçeceğini söylemek kehanet olmayacaktır. Toplu sözleşme süreci, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararının alınması da dahil olmak üzere en geç ağustos ayının son işgünü tamamlanacaktır.

Toplu görüşmelerde masaya getirilmesini önerdiğimiz konulardan birisi olan ve kangren hale gelen becayiş konusu ile düşük ücret alan kamu personeli aleyhine olan düzenlemenin çözümü çok basit olmasına rağmen etkisi oldukça yüksektir. Becayiş maddesinin yeniden düzenlenmesi halinde birçok personelin müzmin sorunu kendiliğinden çözülecek ve çok büyük bir memnuniyet oluşturacaktır. Yine düşük ücret alan personel aleyhine olan düzenlemenin çözümü de aynı etkiyi gösterecektir. Bu yazımızda tekrar her iki konuyu örneklerle izah etmeye çalışarak çözüm önerimizi sunmaya çalışacağız.

657 sayılı Kanun'da becayiş kavramına yer verilmiş midir?

Memurlar arasında çok sık kullanılan becayiş kavramını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nu incelediğimizde becayiş kavramı olmamasına rağmen memurlar arasında sıklıkla kullanıldığını görüyoruz. Becayiş kavramının 657 sayılı Kanun'daki karşılığı karşılıklı yer değiştirme kavramıdır. Bu kavram kaynağını 6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun mülga 4'üncü maddesinden almaktadır. Ancak, şu anda bu kanunda da becayiş kavramı bulunmamaktadır. Benzer bir durum da istifa ve müstafi kelimeleridir. İstifa ve müstafi kelimeleri de 657 sayılı Kanun'da yer almamasına rağmen çekilme ve çekilmiş sayılma yerine yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

Farklı kurumlarda çalışan memurlar arasında becayiş yapılabilir mi?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun karşılıklı olarak yer değiştirmeyi düzenleyen 73'üncü maddesinde; "Aynı kurumun başka başka yerlerde bulunan aynı sınıftaki memurları, karşılıklı olarak yer değiştirme suretiyle atanmalarını isteyebilirler. Bu isteğin yerine getirilmesi atamaya yetkili amirlerince uygun bulunmasına bağlıdır" hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükümden de anlaşılacağı üzere, becayiş aynı kurumdaki aynı sınıfta çalışan personel arasında yapılabilmektedir. Dolayısıyla üniversiteler, belediyeler veya başka kurumlar arasında becayiş mümkün değildir.

Asil memurla aday memur becayiş yapabilir mi?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun karşılıklı olarak yer değiştirmeyi düzenleyen 73'üncü maddesine göre, becayiş aynı kurumdaki aynı sınıfta çalışan personel arasında yapılabilmekte olup, kanun metninde asil memur aday memur ayrımı yapılmamıştır. Dolayısıyla asil memurla aday memurun diğer şartları aynı olması halinde becayiş yapmasına hukuki engel yoktur. Ancak, atamaya yetkili amirlerin becayişte yetkisi olduğu için uygulamada aday memurlarla asil memurların becayişine sıcak bakılmamaktadır. Fakat, idarenin yaptığı ve yapacağı tüm işlemlerin kamu yarına uygun olması gerekmekte olduğundan hareketle becayiş talebinin olumsuz karşılanmasının yargı denetimine tabi olduğu unutulmamalıdır.

Şefle memur veya başka unvanlı bir personel becayiş yapabilir mi?

657 sayılı Kanun'un 73'üncü maddesinde bu tür becayişe engel bir durum söz konusu değildir. Ancak, atamaya yetkili amirlerin becayişte yetkisi büyük olduğu için uygulamada şefle memurun becayişine sıcak bakılmamaktadır. Bu durum tamamen atamaya yetkili amirin takdirindedir. Ancak, yapılan tasarrufun her halükarda yargı denetimine tabi olduğu hususu da unutulmamalıdır.

Aynı durum VHKİ kadrosunda çalışan personelle memur kadrosunda çalışan personel arasında da söz konusudur. Hukuken bunlar arasında becayiş yapılmasında herhangi bir engel bulunmamaktadır. Ayrıca, uygulamada da bu unvanlar arasında sıklıkla becayiş yapılmaktadır. Şu hususu da belirtmek gerekir ki becayişte derece farklılığının da önemi yoktur.

Zorunlu hizmete tabi olan personelle zorunlu hizmete tabi olmayan personelin becayişi mümkün müdür?

Öğretmenler ve sağlık personeli zorunlu hizmete tabidir. Bu nedenle zorunlu hizmet gören personelin becayiş isteyeceği il'inde zorunlu hizmet bölgesi kapsamında olması gerekmektedir.

Diğer taraftan yer değiştirmek suretiyle yapılacak atama taleplerinde ilgililerin sınıflarından doğan ve atanmayı talep ettikleri yere atanmasına engel teşkil edecek durumların varlığı durumunda atanmaları yapılamayacaktır. Örneğin, personelin kendisinin ya da eşinin doğum yerine, belli bir süre ikamet ettiği yerlere ve görevini olumsuz etkileyecek maddi ilişkileri bulunan yerlere atanması konusunda bir yasak bulunması söz konusu ise, karşılıklı yer değiştirme talebi reddedilecektir.

Becayişte belirli bir dönem var mıdır?

Kurumların özel mevzuatında becayişle ilgili bir kısıtlama söz konusu değilse, yılın her ayında becayiş yapılabilir. Ancak, bir yılda birden fazla becayişe sıcak bakılmadığını da söylemeliyiz. Özel düzenlemeler dışında genel olarak 657 sayılı Kanun'da becayiş için bir dönem öngörülmemiştir. Uygulamada zaman zaman becayiş pazarı kurulduğu ve bir kısım personelin bu işi geçim kaynağı haline getirdiği de bir vakıadır.

Toplu görüşmede kurumlar arası becayiş gündeme gelmeli ve çözüm üretilmelidir

Kamuda çalışan personelin nakil sıkıntısını giderecek en önemli iyileştirme kurumlar arası becayişe imkan verecek kanuni düzenleme yapılmasıdır. Böyle bir imkanın olması halinde taşra teşkilatı olmayıp da eş durumu nedeniyle nakil yapamayan bir çok personelin sıkıntısı ortadan kalkacaktır. Becayiş kararı atamaya yetkili amirlerin takdirinde olduğu için hiçbir sıkıntı da çıkmayacaktır ve personelin yaşamak zorunda olduğu büyük bir sıkıntı ortadan kalkacaktır. Kurumlar arası becayişe imkan tanınması halinde bu işin Devlet Personel Başkanlığı'nın koordinasyonunda yapılması en doğru yol olacaktır. Çünkü talepler ve eşleştirmelerin tek bir merkezden yapılması uygulamayı kolaylaştıracaktır. Önemli olan husus kriterlerin sağlam belirlenmesidir. Ümit ederiz ki hiçbir maliyeti olmayan böyle bir düzenlemeye birisi sahip çıkar da büyük bir sorun kendiliğinden çözülür.

Ahmet ÜNLÜ'nün köşe yazısı;