Memurlar.Net

Yazdırma Seçenekleri : Renkli Yazdır Siyah Beyaz Yazdır Resimleri Gizle
https://www.memurlar.net/haber/837204/
Yazdırılma Tarihi : 24 Ağustos 2019 Cumartesi 11:13

Çocukları sosyal medyadan korumanın yolları

Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Kerim Altıay, "Türkiye'de çocukların yüzde 46'sı sosyal ağlarda kişisel bilgilerini korumaya yönelik kuralları bilmiyor ve bunun sonucu olarak gönderilerini, profil fotoğraflarını ve doğum tarihlerini herkesle paylaşıyor" dedi.

Haber Tarihi : 20 Haziran 2019 19:50
Çocukları sosyal medyadan korumanın yolları

Bilişim teknolojileri bağımlılığının etkilerinin incelenerek olası zararlarının bertaraf edilmesi ve bu teknolojilerin kontrollü kullanımının sağlanması için yapılması gerekenlerin saptanması amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu, çalışmalarını sürdürüyor. Komisyona bilgi veren Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Kerim Altıay, teknolojinin günlük hayatı nasıl etkilediğini anlattı. Teknolojinin büyük bir hızla gelişmesiyle, siber dünyanın hayata çok daha fazla etki ettiğini belirten Altıay, "İnternetin beraberinde getirdiği riskler de dijital dünyamızın yanısıra doğal yaşamımızı tehdit ederek, ciddi kayıplar vermemize neden olmaya başladı. Kötü niyetli şahıslar düne kadar siber saldırıların başını çekerken, artık büyük ülkelerin siber orduları daha büyük önem kazanmaya ve dünya genelinde ciddi bir siber savaş durumuna geçtiklerini görüyoruz" dedi.

YAYGIN SİBER SUÇLAR

Bilişim teknolojilerinin çok sık kullanımıyla, söz konusu suçluların yaş ortalamalarının her geçen gün daha da düştüğüne dikkat çeken Altıay, "Hepimiz farkındayız. Bilişim suçları kapsamında günümüzde yaygın olan siber suçlara baktığımızda, zararlı yazılım bulaştırmak, verileri şifreleyip fidye talep etmek, zararlı aktiviteler yaymak ve en sık karşımıza çıkan oltalama (phishing) dolandırıcılığıdır. Suçluların birbirleriyle sürekli iletişim halinde oldukları illegal forum gruplarında toplandıkları, ICQ, Telegram, WhatsApp gibi sosyal ağlar üzerinden iletişim kurdukları ve deep web gibi tespiti oldukça zor olan ve internetin yeraltı dünyası olarak tabir edilen ortamlarda bir araya geldikleri artık hepimizce, bütün internet kullanıcılarının yüzleştiği bir gerçek" diye konuştu.

'59 MİLYON İNTERNET KULLANICISI VAR'

İnternet kullanımı ile ilgili verileri de paylaşan Altıay, şöyle konuştu: "82,4 milyon nüfusa sahip bir ülkeyiz. Nüfusumuzun yüzde 72'sini oluşturan 59 milyon internet kullanıcımız var. Yine, nüfusun yüzde 63'ünü oluşturan 52 milyon aktif sosyal medya kullanıcımız var. Nüfusun yüzde 53'ünü oluşturan 44 milyon aktif mobil sosyal medya kullanıcımız şu an itibarıyla mevcut. İnternetin olduğu bir dünyaya doğan 'Z kuşağı', hayatının büyük bir bölümünü internet ve mobil teknolojilere maruz kalarak geçirmekte, bugünün bebek ve okul öncesi çocukları olan Alfa jenerasyonu ise tüm teknolojilere ilaveten mobil cihazlarla da bebekliklerinden itibaren tanışmaktadır. Bu nedenle ki özellikle teknoloji bağımlılığı kapsamında çocuklar ve gençlerin önemli bir risk grubu oluşturduğu açık bir şekilde ortadadır. Küçük yaştaki çocukların ailelerinin denetimi olmadan internet üzerinde gezinmemesi ve çevrimiçi platformlarda diğer kullanıcılarla etkileşimde bulunmaması konusunda dikkatli olunması en önemli husus. Özellikle kapalı forum ve mesajlaşma gruplarında, çevrimiçi oyun platformlarında küçük yaştaki çocuklara yönelik çok sayıda istismar olayıyla karşılaşılmaktadır. Bu kapsamda veliler tarafından belli aralıklarla çocukların internet kullanımlarının denetlenmesi en önemli gerçektir."

'TÜRKİYE DÜNYADA İLK 5 ÜLKE ARASINDA'

Sosyal medya ve akıllı telefon kullanımında dünyada Türkiye'nin ilk 5 ülke arasında olduğunu belirten Altıay, "Bu 5 ülke arasında olmamız ve yoğun kullanmamız beraberinde problemli veya patolojik tüketimi getirmektedir. Bağımlılıkla mücadele kadar önemli olan bağımlılığın oluşturduğu riskleri azaltmak ve internetin sağladığı fırsatları arttırmak için güvenli internet kullanımı konusunda toplumsal bilinç ve toplum genelinde ortak bir yaklaşım oluşturulması son derece önemlidir" dedi.

'52 MİLYON AKTİF SOSYAL MEDYA KULLANICISI VAR'

Kerim Altıay, Türkiye'de 52 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı olduğunu belirterek şöyle dedi:

"Nüfusun yüzde 63'ünü oluşturan 52 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı, internet üzerinde uyuşturucu maddelere erişimin kolaylaşması, kullanılan sanal kimliklerin ve internet ortamında pornografik ve illegal sitelerin son derece yaygın ve ulaşılması kolay bir durumda olması, sanal kumar ve bahis sitelerinin oluşturdukları cazibe, örgütlerle tanışma olasılığı ve benzeri riskler sosyal medyanın ana, en büyük tehditlerini oluşturmaktadır. Sosyal ağlarda paylaşılan kişisel bilgiler, kişisel bilgi güvenliği açısından bazı riskleri ortaya çıkarmaktadır. Türkiye'deki çocukların yüzde 46'sı sosyal ağlarda kişisel bilgilerini korumaya yönelik kuralları bilmemekte ve bunun sonucu olarak gönderilerini, profil fotoğraflarını ve doğum tarihlerini herkesle paylaşmaktadırlar. Çocuklar, reklam ya da hediye amacıyla isim, adres ve telefon numarası gibi bilgileri isteyen kişilerle paylaşarak hem kendilerini hem de yakınlarını tehlikeye sokabilmektedirler. Ayrıca, sosyal ağlar, çocuklar arasında siber zorbalığa da yol açabilecek bir potansiyele sahiptir. Bu tür ortamlarda özellikle teknoloji okuryazarlığı az olan çocukların siber zorbalığa daha çok maruz kaldığı görülmektedir."

E-TİCARET UYARISI

Altıay, banka kartlarını kullanarak, internet üzerinden alışveriş yapanlara karşı da bazı uyarılarda bulunarak şöyle dedi: "Banka kartlarını kullanarak, e-ticaret sitelerinden alışveriş yapan şahısların, sipariş verilen ürünü kargo şubesinden teslim almak için genellikle yaşı küçük çocukları kullandığı bilinmektedir. Yaşı küçük çocukların kolay para kazanmak için bu tür teklifleri kabul ettikleri ve içlerinde bulundukları durumun suç olduğu konusunda bilgi sahibi olmadıkları yapmış olduğumuz çalışmalar neticesinde ortaya çıkmaktadır. Bu durumla etkin mücadele kapsamında e-ticaret siteleri, kargo şirketleri ve bankalarla birlikte mevcut iş birliğinin daha da geliştirilerek devam ettirilmesi bizim ana planlamalarımız arasındadır."