Memurlar.Net

Yazdırma Seçenekleri : Renkli Yazdır Siyah Beyaz Yazdır Resimleri Gizle
https://www.memurlar.net/haber/838238/
Yazdırılma Tarihi : 24 Ağustos 2019 Cumartesi 11:12

475 sanıklı Akıncı Üssü davasına devam edildi

FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 kişinin yargılandığı davada sanıklar, savcının esasa ilişkin mütalaasına karşı savunma yaptı

Haber Tarihi : 25 Haziran 2019 22:11
475 sanıklı Akıncı Üssü davasına devam edildi

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 kişinin yargılandığı davada sanıklar, savcının esasa ilişkin mütalaasına karşı savunma yaptı.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, tutuklu sanıklar ve yakınları ile taraf avukatları hazır bulundu.

Duruşmada, eski Orgeneral Akın Öztürk'ün konut astsubayı sanık İsmail Keskin beyanda bulundu.

15 Temmuz'da, diğer personeller yıllık izinde olduğu için İzmir'den dönen Akın Öztürk'ü karşılamak üzere Etimesgut'taki havaalanında hazır bulunduğunu anlatan Keskin, Orgeneral Salih Zeki Çolak'ın da içinde olduğu uçağın 13.20 civarı alana iniş yaptığını kaydetti.

Torunlarını da görmek istemesinden ötürü, kısa süre sonra kızının kaldığı Akıncı Üssü lojmanlarına hareket ettiklerini anlatan Keskin, yolda, komutanının katılacağı törenlerle alakalı gerekli yerlerle irtibat kurduğunu ve programları teyit ettiğini ifade etti.

Keskin, 14.30 civarı lojmanlara vardıklarını belirterek, kendisinin de, beraberindeki beş personelle kantin bölgesinde beklemeye başladığını bildirdi. İlerleyen saatlerde komutanın, kızının evinde kalacağını iletmesi üzerine buradan ayrıldıklarını dile getiren Keskin, yolda Genelkurmay Başkanlığına saldırı olduğu bilgisi üzerine komutanı bilgilendirdiğini, onun da lojmanlara dönmelerini emrettiğini söyledi.

Bunun üzerine yakın olduğu için evinden telefon şarjını ve üsteki misafirhanede kalma ihtimali dolayısıyla kıyafet aldığını bildiren Keskin, lojmana çıktığında komutanın televizyon izlediğini, ekranda askerlerin boğaz köprüsünü kapattığına dair haberler olduğunu dile getirdi.

Keskin, komutanının emri üzerine Genelkurmay Başkanlığı Harekat Merkezini aradığını, telefonu açan kişinin "Tuğgeneral Mehmet Partigöç ile görüşün" demesi üzerine, Partigöç'ün numarasını istediğini ve onu aradığını anlattı. Bu kez telefona çıkan kişinin Partigöç olduğunu düşünerek komutanına verdiğini bildiren Keskin, görüşme bittikten sonra beklemeye devam ettiğini aktardı.

Keskin, Akın Öztürk'ün bir telefon görüşmesinde de "Birtakım olaylar oluyor, sen neredesin Abidin? Bir uçağa atlayıp gelsene." dediğini duyduğunu öne sürdü.

Daha sonra 00.00 civarı Akın Öztürk ile Akıncı Üssü karargahına geçtiklerini, Öztürk'ün üs komutanının odasına, kendisinin de emir astsubayının odasına girdiğini anlatan Keskin, bu sırada karargahta 5-6 teçhizatlı askerin bulunduğunu belirtti.

Komutan odasına çay ve yiyecek servisi yaptığını bildiren Keskin, odada Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın da bulunduğunu söyledi.

Keskin, bir ara Öztürk'ün üniforma istediğini, bunun üzerine girdiği bir odada, tam teçhizatlı askerlerin izni sonrası bulduğu kıyafeti komutanına götürdüğünü belirtti.

Arada bir 143. Filo'ya geçtiklerini de dile getiren Keskin, bu ziyaretlerin ise kısa sürdüğünü aktardı.

Keskin, sabah saatlerinde Akar'ın helikopterle ayrıldığını, Akın Öztürk'ün de 143. Filo önüne gidip orada bulunan teçhizatlı askerlere, "Ben Sayın Başbakan'ın yanına gideceğim, siz silahları bırakın, teslim olun." dediğini anlattı. Keskin, buna karşın grubun içinden "Teslim olmayalım, çatışalım" diyenler olduğunu da öne sürdü.

Öztürk'e kıyafet ararken girdiği odada Orgeneral Yaşa Güler'in bulunduğunu da daha sonra öğrendiğini savunan Keskin, Akın Öztürk'ün üsten helikopterle ayrılmak istediği ikinci seferinde uçaktan açılan ateşle yaralandığını iddia etti.

Ardından Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal ve Yaşar Güler ile üsten çıkıldığını ve Hava Kuvvetleri Karargahı'na gidildiğini anlatan Keskin, kuvvetten de 20.00 gibi çıkıp konuta geçtiklerini söyledi.

Keskin, ilerleyen süreçte Öztürk'ün ve ardından kendisinin gözaltına alındığını anlattı.

Akın Öztürk ya da başkasından darbe kelimesini duymadığını, bu yönde de emir almadığını savunan Keskin, FETÖ ile de bir bağı olmadığını ileri sürdü.

Keskin, tahliyesini ve beraatini talep etti.

- Tatbikat diye gitmiş

15 Temmuz'da Özel Kuvvetler Komutanlığı personeli olan eski üsteğmen İbrahim Yıldız, darbe girişiminden hemen önce tim komutanı yüzbaşı Mustafa Altun'un kendisine Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'nda yapılacak koruma tatbikatına çağırdığını söyledi.

15 Temmuz'da tatbikata katılmak üzere alaya gittiğini ve gerekli prosedürlerin uygulanmasının ardından içeri giriş yaptığını anlatan Yıldız, kendilerine darbe girişiminden bahsedilmediğini öne sürdü.

Sabah 07.00 civarı birliğe dönmek için gelen helikopterlere bindiklerini belirten Yıldız, helikopterin Gölbaşı civarında bulunduğu sırada yön değiştirdiğini ve daha önce bilmediği bir yere getirildiklerini söyledi. Yıldız, indikleri yerde bir terminal binası bulunduğunu belirterek, sonradan buranın Akıncı Üssü olduğunu öğrendiğini ileri sürdü.

İndikten yaklaşık 20-25 dakika sonra bulundukları yerin yakınına ateş açıldığını söyleyen Yıldız, terminal binası yakınında bekleyen yine tam teçhizatlı askerlere ne olduğunu sorduğunda kalkışmayı öğrendiğini iddia etti.

Yıldız, endişe duyduğu için üsten çıkmaya kara verdiğini ve tel örgülerden atladığını, bu sırada Mustafa Altun ile de karşılaştığını söyledi.

Endişe duydukları için birliklerine dönmeye karar verdiklerini öne süren Yıldız, bir süre ilerledikten sonra karşılaştıkları sivil polislerin yanına gittiklerinde gözaltına alındıklarını bildirdi.

Darbe girişimine karışmadığını savunan Yıldız, tahliye ve beraat talebinde bulundu.

Sanık eski kursiyer pilot üsteğmen Abdullah Berşah Kül de savunmasında üzerine atılı suçlamaları kabul etmedi.

Kül, darbe girişiminin yaşandığı gün, verilen emirleri terörle mücadele harekatı kapsamında algıladığını, çünkü kendilerine böyle söylendiğini iddia ederek, o gece telefonları toplandığı için bilgi alabileceği bir iletişim aracı olmadığını öne sürdü.

Terörle mücadele harekatına uçakların katılmasının da normal olmasından dolayı bir şüphe duymadığını öne süren Kül, darbe girişimine katılmadığını, olayların parçası olmadığını savundu.

Duruşmaya, sanıkların beyanlarının alınmasının ardından yarın devam edilmek üzere ara verildi.