1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

Geçici görevden uzaklaştırma ve kamu görevinden çıkarılma halinde dava süreci

Geçici görevden uzaklaştırma ve kamu görevinden çıkarılma halinde yürütülecek idari dava ve yürütme durdurma süreci
27 Haziran 2019 09:02
Yazdır
Geçici görevden uzaklaştırma ve kamu görevinden çıkarılma halinde dava süreci

Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ile birlikte 657 Sayılı kanuna ve diğer mevzuata bağlı olarak çalışan personelde son zamanlarda yürütülen soruşturma, kovuşturma veya istihbari bir bilgiye dayalı olarak birçok geçici görevden uzaklaştırma ve görevden ilişik kesme yönünde idari işlem tesis edilmektedir. Söz konusu idari işlemler bir çok mağduriyete yol açtığı bilinmektedir. Bu konuda görüşüne başvurduğumuz idare ve ceza hukukunda uzman Avukat Ferhat GEBEŞ; "Uzun Süreli Geçici Görevden Uzaklaştırılan Personelin öncelikle uzaklaştırmanın sona erdirilmesi amacıyla idareye başvurmalarını akabinde gelen olumsuz cevaba karşı 60 gün içerisinde yürütme durdurma istemli iptal davası açması gerektiğinin, Kamu Görevinden Çıkarılanların ise yine 60 gün içerisinde yürütme durdurma istemli iptal davası açmasıgerektiğini,bu sürenin hak düşürücü süre olduğunun ve yasal süresi içerisinde dava açılmadığı takdirde tesis edilen işleme karşı yargı yolunun bulunmadığını" belirtti.Görevden uzaklaştırma konusunda detaylı bilgi için TIKLAYINIZ.

A. Görevden Uzaklaştırma Nedir?

6413 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun Geçici Olarak Görevden Uzaklaştırma ve Görev Yerini Değiştirme Tedbiri başlığı altında 29. madde uyarınca;

" (1) Disiplinsizlik veya suç teşkil edebilecek bir fiili nedeniyle hakkında yapılan inceleme ve araştırmanın emniyetli ve sıhhatli olarak devam etmesi amacıyla, görevi başında kalmasında sakınca görülecek subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş veya sözleşmeli erbaş ve erler idari izinli sayılarak görevinden geçici olarak uzaklaştırılabilir.

(2) Geçici olarak görevden uzaklaştırma kararı; sıralı disiplin amirlerinden birisinin veya disiplin soruşturmacılarının teklifi üzerine ya da doğrudan disiplin amiri konumundaki asgari tugay ve eşiti ile daha üst seviyedeki birlik, karargah veya kurum amirleri tarafından, on beş iş gününe kadar verilebilir. İhtiyaç duyulması halinde bu süre bir katına kadar artırılabilir.

(3) Görevden uzaklaştırma tedbiri; süresi sonunda başka bir işleme gerek kalmadan ortadan kalkacağı gibi, gerek görülmesi veya görevden uzaklaştırmaya neden olan fiilin herhangi bir suç veya disiplinsizlik teşkil etmediğinin anlaşılması halinde kararı veren disiplin amiri tarafından sürenin tamamlanmasından önce de kaldırılabilir. Görevden ayrı kalınan süre hizmetten sayılır. Bu süre içinde ilgili personelin asker kişi sıfatı devam eder, ancak emir veremez.

(4) Yapılan soruşturma sonunda, görevine devam etmesinde kendisi veya birliği açısından sakıncalar bulunduğuna karar verilen subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş veya sözleşmeli erbaş ve erin başka bir göreve atanması, kısa süreliğine görevden uzaklaştırmaya yetkili makamlar tarafından ilgili personeli atamaya yetkili makama teklif edilebilir. Atamaya yetkili makam tarafından, resen veya yapılan teklifin uygun görülmesi üzerine, ilgili personel zamana bağlı olmaksızın bulunduğu garnizonda veya başka garnizonda durumuna uygun başka bir kadroya ya da komutanlık emrine atanır." şeklinde düzenlenmiştir.

7068 Sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'nun Görevden Uzaklaştırma başlığı altında 28. madde uyarınca ise;

"(1) Disiplin soruşturması nedeniyle görevden uzaklaştırma hususunda 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.

(2) Disiplin kurullarınca haklarında meslekten çıkarma cezası veya Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilenlerden görevi başında kalmasında sakınca görülenler, kararın onaylanarak uygulanmasına kadar birinci fıkra kapsamında görevlerinden uzaklaştırılabilir. Bunlardan meslekten çıkarma cezası daha hafif bir cezaya indirilerek onaylanmış olanlar hakkında görevden uzaklaştırma önlemi derhal kaldırılır."denilerek Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelinin görevden uzaklaştırmaile ilgili usul ve esaslar düzenlenmiştir.

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 8. Bölüm Görevden Uzaklaştırma başlığı altında da;

"Görevden Uzaklaştırma: Madde 137-Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir. Görevden uzaklaştırma tedbiri, soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir.

Yetkililer: Madde 138-Görevden uzaklaştırmaya yetkililer şunlardır. a) Atamaya yetkili amirler; b) Bakanlık ve genel müdürlük müfettişleri; c) İllerde valiler; ç) İlçelerde kaymakamlar (İlçe idare şube başkanları hakkında valinin muvafakati şarttır.) Valiler ve kaymakamlar tarafından alınan görevden uzaklaştırma tedbiri, memurun kurumuna derhal bildirilir.

Görevden uzaklaştıran amirin sorumluluğu: Madde 139-Görevinden uzaklaştırılan Devlet memurları hakkında görevden uzaklaştırmayı izleyen 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanması şarttır. Memuru görevden uzaklaştırdıktan sonra memur hakkında derhal soruşturmaya başlamayan, keyfi olarak veya garaz veya kini dolayısıyla bu tasarrufu yaptığı, yaptırılan soruşturma sonunda anlaşılan amirler, hukuki, mali ve cezai sorumluluğa tabidirler.

Ceza kovuşturması sırasında görevden uzaklaştırma: Madde 140-Haklarında mahkemelerce cezai kovuşturma yapılan Devlet memurları da 138 inci maddedeki yetkililer tarafından görevden uzaklaştırılabilirler.

Görevden uzaklaştırılan veya görevinden uzak kalan memurların hak ve yükümlülüğü: Madde 141-Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler. 143 üncü maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, bunların aylıklarının kesilmiş olan üçte biri kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı,üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir.

Tedbirin kaldırılması: Madde 142-Soruşturma sonunda disiplin yüzünden memurluktan çıkarma veya cezai bir işlem uygulanmasına lüzum kalmayan Devlet memurları için alınmış olan görevden uzaklaştırma tedbiri, 138 inci maddedeki yetkililerce (Müfettişler tarafından görevden uzaklaştırılanlar hakkında atamaya yetkili amirlerce) derhal kaldırılır. Görevden uzaklaştırma tedbirini kaldırmayan görevli hakkında 139 uncu madde hükmü uygulanır.

Memurun göreve tekrar başlatılması zorunlu olan haller: Madde 143-Soruşturma veya yargılama sonunda yetkili mercilerce:

a) Haklarında memurluktan çıkarmadan başka bir disiplin cezası verilenler;

b) Yargılamanın men'ine veya beraatine karar verilenler;

c) Hükümden evvel haklarındaki kovuşturma genel af ile kaldırılanlar;

ç) Görevlerine ve memurluklarına ilişkin olsun veya olmasın memurluğa engel olmayacak bir ceza ile hükümlü olup cezası ertelenenler; Bu kararların kesinleşmesi üzerine haklarındaki görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılır.

Görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılmasında amirin takdiri: Madde 144-140 ıncı ve 142 nci maddelerde 143 üncü maddenin a, b, c fıkralarında yazılı olanlar hakkındaki görevden uzaklaştırma tedbiri, Devlet memurunun soruşturmaya konu olan fiillerinin, hizmetlerini devama engel olmadığı hallerde her zaman kaldırılabilir.

Süre: Madde 145-Görevden uzaklaştırma; bir disiplin kovuşturması icabından olduğu takdirde en çok 3 ay devam edebilir. Bu süre sonunda hakkında bir karar verilmediği takdirde memur görevine başlatılır. Bir ceza kovuşturması icabından olduğu takdirde görevinden uzaklaştırmaya yetkili amir (Müfettişlerin görevinden uzaklaştırdıkları memurlar hakkında atamaya yetkili amir) ilgilinin durumunu her iki ayda bir inceleyerek görevine dönüp dönmemesi hakkında bir karar verir ve ilgiliye de yazı ile tebliğ eder."şeklinde düzenlenmiştir.

Bütün bu mevzuata ilaveten Geçici Görevden uzaklaştırma ile ilgili olarak; 7145 Sayılı Kanun ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye Geçici 35. madde eklenmiştir. Bu madde kapsamında;"Maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirildiği için görevden uzaklaştırılanlar veya açığa alınanlar hakkında ilgili mevzuatta yer alan;

a) Soruşturmaya başlama süresi uygulanmaz.

b)Disiplin soruşturması sebebiyle görevden uzaklaştırma süreleri bir yıl olarak uygulanır ve bu süre ilgisine göre ilgili bakan, Hakimler ve Savcılar Kurulu, Yükseköğretim Kurulu veya ilgili kurul onayıyla bir yıla kadar uzatılabilir.

c) Adli soruşturma ve kovuşturma sebebiyle görevden uzaklaştırma veya açığa alma işlemlerinde değerlendirme süreleri uygulanmaz.

"Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle haklarında görevden uzaklaştırma veya açığa alınma işlemi tesis edilen ve ilgili mevzuatında yer alan süreleri dolan kamu görevlilerinin durumu, işlemi tesis eden makamca en geç üç ay içinde gözden geçirilir ve yeniden bu fıkra hükümlerine göre karar verilir. Karar verilinceye kadar, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın görevden uzaklaştırma veya açığa alınma tedbirlerinin uygulanmasına devam olunur."şeklindeki açıklama ile de disiplin soruşturması nedeniyle görevden uzaklaştırmada tabi olunacak süre düzenlenmiştir.

B. Kamu Görevinden Çıkarma Nedir?

6413 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 13. Madde uyarınca "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası, personelin tabi olduğu mevzuat hükümlerine göre Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesi veya durumuna göre sözleşmesinin feshedilmesi sonucunu doğurur."

7068 Sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunu'nunDevlet Memurluğundan Çıkarma başlığı altında 9. Madde ise;

"(1) Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca, aşağıdaki filleri işleyen personel de Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılır;

a)Ülkenin bağımsızlığını zedelemeye, bütünlüğünü bozmaya ve milli güvenliği tehlikeye düşürmeye yönelik herhangi bir faaliyette bulunmak veya aynı nitelikte faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, vakıf, dernek ve benzeri teşekküle katılmak, bunlara yardım etmek veya bu yapılarla ilişki içerisinde bulunmak.

b) İşkence yapmak."

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun madde 125/E kapsamında ise;

"Devlet memurluğundan çıkarma : Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır.

Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak,

b) Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek,

c) Siyasi partiye girmek,

d) Özürsüz olarak (...)(2) bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek,

e) Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak,

f) Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak,

g) Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak,

h) Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak" şeklinde düzenlenmiştir.

Kamu Görevinden Çıkarmaya ile ilgili olarak; 7145 Sayılı Kanun ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35. Madde ile;

"A) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun salt çoğunluğunca; Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca; Danıştay daire başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay Başkanlık Kurulunca; hakim ve savcılar hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca, askeri hakimler hakkında Milli Savunma Bakanının başkanlığında, Milli Savunma Bakanı tarafından birinci sınıf askeri hakimler arasından seçilecek iki askeri hakimden oluşan komisyonca ve Sayıştay meslek mensupları hakkında Sayıştay Başkanının başkanlığında, başkan yardımcıları ile Sayıştay Başkanı tarafından belirlenecek bir daire başkanı ve bir üyeden oluşan komisyonca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Bu kararlar, Resmi Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmi Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Bu kişiler hakkında alınan kararlar on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Görevden uzaklaştırılanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir.

Bu fıkranın birinci paragrafı uyarınca görevine son verilenler hakkında bu maddenin (B) fıkrasının ikinci paragrafı hükümleri uygulanır. Ayrıca askeri hakimlerin askeri rütbeleri, mahkümiyet kararı aranmaksızın alınır.

B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;

1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.

2) 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenler Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.

3) 13/6/2001 tarihli ve 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanuna tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenler Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.

4) 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanununa tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenler Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.

5) Milli Savunma Bakanına bağlı personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.

6) Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.

7) 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa tabi personel, Yükseköğretim Kurulu Başkanının teklifi üzerine Yükseköğretim Kurulunun kararıyla; yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarındaki 657 sayılı Kanuna tabi personel ise yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarının en üst yöneticisinin teklifi üzerine, yükseköğretim kurumlarında üniversite yönetim kurulunun, yükseköğretim üst kuruluşlarında ise Yükseköğretim Kurulunun kararıyla kamu görevinden çıkarılır.

8) Mahalli idareler personeli, valinin başkanlığında toplanan ve vali tarafından belirlenen kurulun teklifi üzerine İçişleri Bakanının onayıyla kamu görevinden çıkarılır.

9) 657 sayılı Kanuna ve diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır. Bu maddenin (A) fıkrasında belirtilenlerin işlemleri ise söz konusu fıkradaki usule göre yapılır.

10) Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılır.

Bu fıkranın birinci paragrafı uyarınca görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemez; görevinden çıkarılanların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Birinci paragraf uyarınca Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünden çıkarılanların, mahkeme kararı aranmaksızın, karar tarihinden geçerli olmak üzere rütbe ve memuriyetleri geri alınır, bu kişiler yeniden kamu görevlerine kabul edilmez ve on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Bu paragrafta sayılan görevleri yürütmekle birlikte kamu görevlisi sıfatını taşımayanlar hakkında da bu paragraf hükümleri uygulanır.

Bu fıkraya göre görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamaz.

Bu fıkrada öngörülen usuller uyarınca, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilerek idari işlem tesis edilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılanların itirazları üzerine yapılacak değerlendirme sonucunda görevlerine iadesine ilişkin işlemler aynı usullerle yapılır. Bu kapsamda görevine iade edilenlere kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz. Bu personelin görevlerine iadesi, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihte bulundukları yöneticilik görevi dışında öğrenim durumları ve kazanılmış hak aylık derecelerine uygun kadro ve pozisyonlara atanmak suretiyle de yerine getirilebilir.

C) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; haklarında (A) ve (B) fıkraları uyarınca idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenler, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhal bildirilir. Bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilebilir. İlgili pasaport birimine isimleri bildirilen kişilerin eşlerine ait pasaportlar da genel güvenlik açısından mahzurlu görülmesi halinde aynı tarihte İçişleri Bakanlığınca iptal edilebilir.

Ç) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle hakkında inceleme ve soruşturma yürütülen kişiler ile bunların eş ve çocuklarına ilişkin olarak yetkili kurul, komisyon ve diğer mercilerce ihtiyaç duyulan, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca müşteri sırrı kapsamında kabul edilenler hariç, telekomünikasyon yoluyla iletişimin tespiti de dahil olmak üzere her türlü bilgi ve belge, kamu ve özel tüm kurum ve kuruluşlarca vakit geçirilmeksizin verilir.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; kamu kurum ve kuruluşlarının personeline ve bunların eş ve çocuklarına ait olup Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve faaliyet izni kaldırılan Asya Katılım Bankası A.Ş.'de veya bu Bankayla ilgili olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunda, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunda ya da Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığında bulunan her türlü bilgi, bu personelin çalıştığı kurum ve kuruluşlarca talepte bulunulması durumunda gecikmeksizin verilir ve bu işlemlere ilişkin olarak 5411 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan sınırlama uygulanmaz.

D) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle;

1) Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekliye sevk edilen, kendi isteğiyle emekli olan, 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümlerine göre Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası alan, Devlet memurluğundan çıkarılan, sözleşmeleri feshedilen, müstafi sayılan veya istifa eden subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, Devlet memuru, işçi, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve erler ile 926 sayılı Kanunun geçici 32 nci maddesi kapsamında haklarında işlem tesis edilenlerden,

2) Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından emekliye sevk edilen, kendi isteğiyle emekli olan, ilişiği kesilen, disiplin hükümlerine göre meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılan, sözleşmeleri feshedilen, müstafi sayılan, istifa eden veya çekilmiş sayılan subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, uzman jandarma, Devlet memuru, işçi, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve erlerden,

3) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 55 inci maddesinin ondokuzuncu ve yirminci fıkraları ile geçici 27 nci maddesi uyarınca resen emekliye sevk edilen, kendi isteğiyle emekli olan veya disiplin hükümlerine göre meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlar ile müstafi sayılanlardan,

terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin rütbeleri ilgili bakanın onayıyla alınır. Bu kişiler görev yaptıkları teşkilata ve kamu görevine yeniden kabul edilmez, doğrudan veya dolaylı görevlendirilemez ve bu kişiler on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Ayrıca bunlar uhdelerinde taşımış oldukları mesleki unvanları ve sıfatlarını kullanamaz ve bu unvan ve sıfatlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamaz. Bu kişilerin uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Bunların silah ruhsatları, emekli kimlikleri, gemi adamlığına ilişkin belgeleri, pilot lisansları ve ilgili pasaport birimlerince pasaportları iptal edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamaz.

E) Bu maddenin (A), (B) ve (D) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilenler uhdelerinde taşımış oldukları büyükelçi, vali gibi unvanları ve yüksek mahkeme başkan ve üyeliği, müsteşar, hakim, savcı, kaymakam ve benzeri meslek adlarını ve sıfatlarını kullanamaz ve bu unvan, sıfat ve meslek adlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamaz.

F) Bu maddenin (A), (B) ve (D) fıkraları kapsamındaki görevler yerine getirilirken görevin niteliğinden doğan veya görevle ilgili olmak şartıyla görevin ifası sırasında işlendiği iddia olunan suçlardan dolayı kamu görevlileri hakkında adli ve idari soruşturma ve kovuşturma yapılması ilgisine göre ilgili bakan, Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği Cumhurbaşkanı yardımcısının iznine tabidir.

Bu maddenin (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verilir. Verilen süre içinde savunmasını yapmayanlar, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır."

C. Geçici Görevden Uzaklaştırma ve Kamu Görevinden Çıkarılmada İdarenin Takdir Hakkı

İdare ve idarenin işlemlerinin denetimi şüphesiz ki hukuk devletinin gereklerindendir. Bu denetimin hukuka uygunluğunu sağlayan mekanizmalar mevcutsa da en etkili olan yargısal denetimdir. Yargı denetiminin bağımsız yargı organlarınca yapılması idarenin eylem ve işlemlerinin hukuk kuralları içerisinde kalmasını sağlar. Bir başka deyişle, yargısal denetim hukuk devleti ilkesinin zorunlu kıldığı bir mekanizmadır.

İdari yargı denetimi, idarenin kanunların verdiği yetkileri kötüye kullanması veya hukuk kurallarına aykırı işlem yapmasını, idari işlemin unsurları açısından denetleyerek idareye hukuk kurallarından bir sınır çizer.

İdarenin takdir yetkisi de yargısal denetime tabidir. Takdir yetkisine belirli sınırlar içerisinde yargı denetimi uygulanmaktadır. İdarenin takdir yetkisini kullanarak yaptığı işlemlerde iki aşamalı denetim söz konusudur. İlk aşamada, tüm idari işlemlerde olduğu gibi, maddi ve hukuki olayların gerçeğe uygunluğu araştırılmaktadır. Denetimin ikinci aşamasında ise, gerçekliği saptanan ve idari işlemin dayandırıldığı maddi ve hukuki olayların işlemin yapılmasını gerektirecek nitelikte olup olmadığı araştırılır.

İdareye takdir yetkisi belirli bir amaç için verildiği ve idarenin takdir yetkisinin iyi niyetle ve makul şekilde kullanması ve idari işlemden etkilenen kişileri dinlemesi dahil birçok yol takip etmesi gerektiği görüşü doktrinde hakimdir. İdare takdir yetkisini kendi asıl amacı dışında kullanırsa hukuk kurallarına aykırı davranmış ve kendisine verilen yetkiyi kötüye kullanmış olur. Bu sebepledir ki, takdir yetkisinin idarece kötü kullanılması halinde idarenin takdir yetkisine dayanarak tesis ettiği işlemlerdeki keyfiliği önlemek ve idare edilenleri korumak için bir denetim mekanizması mevcuttur. Zira takdir yetkisi hiçbir şekilde sınırsız ve hukuka aykırı kullanılamaz.

Avrupa Konseyinin 11 Mart 1980 tarih ve R(80)2 sayılı "İdari Takdir Yetkisinin Kullanılması" konulu tavsiye kararına göre de idarenin takdir yetkisi sınırlıdır ve kullanılırken belli ilkelere uyulması zorundur. Bu yetki, veriliş amacından başka bir amaç güdemez; yalnızca olaya ilişkin öğeleri hesaba katarak nesnelliğe ve tarafsızlığa uyar; hakkaniyete uymayan ayrımcılığı önleyerek eşitlik ilkesini gözetir; işlemin amacı ile kişilerin hak, özgürlük ve menfaatleri arasında bir denge sağlar, böylece orantılılık ilkesine uyar ve genel idari ilkeleri istikrarlı bir şekilde uygular.

Nitekim, Anayasa m.2'de düzenlenen hukuk devleti ilkesi gereği, idarenin her türlü eylem ve işleminin hukuka uygun olması ve bu bağlamda idarenin takdir yetkisinin de mutlak ve sınırsız bir yetki olmayıp hukuka uygun kullanılması gerektiği açıktır. İdarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması gerekir ve bu hususun sağlanması da idarenin takdir yetkisine dayanarak tesis ettiği işlemlerde hukuken geçerli sebeplere dayanmasını gerektirir. Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre, "idari ve cezai yönden suçlamaların sabit olmaması", "kamu hizmetinin selametle yürütülmesini önleyici sebep bulunmaması", "hukuken geçerli delillerle kanıtlanmayıp soyut düzeyde kalan iddialara dayanan soruşturma dosyasının gerekçe gösterilmesi" gibi örneklerde takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılığı yüksek yargı tarafından tespit edilmiştir.

AYİM 1.Dairesinin 18.09.2000 tarihli 1999/1103E. ve 2000/821K. sayılı kararında aynen "....Sonuç olarak takdir yetkisi, ancak hukuk kuralları içinde hareket özgürlüğü demek olduğundan ve idare hukukunda salt takdire dayalı bir işlem kategorisi yer almadığından, kamu yararına kullanıldığı konusunda en küçük bir belirti dahi bulunmayan uzman erbaş sözleşme feshi işleminin hukuken kabul edilecek bir sebebe dayanmadığı sonuç ve kararına ulaşılmıştır." hükmünü tesis ederek idarenin takdir yetkisini sınırlandıran yönde karar vermiştir.

Danıştay da "...görevinden alınmasını gerektirecek bir olumsuzluğu ileri sürülmeden veya hukuken kabul edilebilir bir neden ortaya konulmadan, salt takdir yetkisinden bahisle ... kurulan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığına" karar vermiştir (Danıştay 5.D., E.2006/5349, 26.1.2009).

Bu içtihatlardan da anlaşılacağı üzere hiçbir somut ve hukuken kabul edilebilir bilgi, belge ve veriye dayanılmaksızın salt takdir yetkisinden hareketle tesis edilen görevden uzaklaştırma ya da kamu görevinden çıkarma işlemleri açıkça hukuka aykırıdır.

D. Geçici Görevden Uzaklaştırma ve Kamu Görevinden Çıkarılma Halinde İçin İdari Dava

Geçici Görevden Uzaklaştırılan Personelin süreç içinde idarenin tesis ettiği işlemin hangi gerekçelere dayandığı, yürütülen idari soruşturmanın hangi aşamada olduğu ve görevden uzaklaştırılmanın sonlandırılması için dava açmadan önce bir üst makama, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makama dilekçe ile başvurmalarının faydalı olacağını düşünmekteyiz. Bu başvuru dava açma süresini durdurur. Başvuru neticesinde olumsuz gelecek cevaba karşı 60 gün içerisinde, idare mahkemesinde yürütme durdurma istemli idari dava açmaları gerekmektedir. 60 günlük süre hak düşürücü süre olup geçirildiği takdirde dava açma hakkı son bulacaktır.

Kamu Görevinden Çıkarılma Halinde de yine idarenin tesis ettiği işleme karşı 60 gün içerisinde yürütme durdurma istemli (yoksun kalınan maddi ve özlük haklarının talebini içeren) iptal davası açması gerektiğini, bu sürenin de hak düşürücü süre olduğunu belirtmek isteriz. Bütün bunlarla ile birlikte idarenin Kamu Görevinden Çıkarmadan önce personelden 7145 Sayılı Kanun çerçevesinde alacağı savunmanın iyi temellere oturtulmasının ve hukuki gerekçelerinin açıkça yargı kararları ile desteklenmesinin idarenin tesis edeceği işlemde büyük etkisinin olduğunu da hatırlatmanın faydalı olduğunu düşünüyoruz.

E. Geçici Görevden Uzaklaştırma ve Kamu Görevinden Çıkarılma Halinde Yürütme Durdurma Kararı

Yürütmenin durdurulması konusunda temel düzenleme Anayasanın 125.maddesinin 5.fıkrasıdır. Anılan fıkrada; "İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir" hükmü düzenlenmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununu 27.maddesinde, yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için 2 şartın birlikte gerçekleşmesi gereklidir. Bunlar;"a) İdari işlemin uygulanması Halide telafisi güç veya imkansız zararların doğması veb) İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olmasıdır"şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe göstererek yürütmenin durdurulması kararı verebileceği kabul edilmiştir.

Yürütme durdurma kararı 2 şekilde verilir. Birincisi idarenin savunması alındıktan sonra bu kararın görüşülmesi şeklinde gerçekleşirken, ikincisi idarenin savunması alınmadan yürütme durdurma kararının verilmesi halidir. Savunma alınmadan verilen yürütme durdurma kararı davanın açılmasından itibaren 5-10 gün içinde çıkan hızlı bir karardır. Savunma alındıktan sonra verilecek yürütme durdurma kararı ise yine davanın açılmasından itibaren 2-3 ayı bulmaktadır.

Savunma alınmadan yürütme durdurma kararı verilebilmesi hususu İYUK 27.maddede düzenlenmiştir. Bu madde kapsamında; "Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir."

Kaynak: www.kadimhukuk.com.tr

Av. Umur YILDIRIM & Av. Ferhat GEBEŞ

Memurlar.Net
Bu haberi oylayabilirsiniz 0 0
1 Yorum yapıldı
YORUMLARTüm Yorumlar Popüler Yorumlar
SON HABERLER
00:24 - Erdoğan, 3 günlük yurt dışı ziyaretine çıkacak00:19 - 'Suriyeli çocuk tırnaklarıyla kazıya kazıya beni kurtardı'00:01 - 26 Ocak 2020'den önemli gündem başlıkları23:54 - Kaçak yapılar mercek altına alınıyor23:49 - Macron'dan Türkiye'ye destek mesajı23:43 - Kadın girişimci yapay zekayla 'finans danışmanı' geliştirdi23:43 - OGM, unvan değişikliği sınav sonuçlarını açıkladı. Sınava giren adaylar tepkili23:38 - Konya'da, karantinaya alınmıştı! Çinli turistte vertigo çıktı23:33 - Tahran-İstanbul seferi yapan uçak havada arızalandı23:28 - ABD 'deneysel uzay uçağı' projesini rafa kaldırdı
23:23 - 'Yeni nesil yalnızlaştı, ruhsal sorunlar arttı'23:18 - İYİ Parti lideri Akşener, Malatya ve Elazığ'a gidiyor23:14 - SABİM: 600 depremzede yakınına bilgi verildi23:09 - Türk Telekom, Elazığ için seferber oldu23:05 - 'Doğu Anadolu fayı uyandı' dedi ve o ilimizi uyardı23:01 - Soylu: Göçük altında iki vatandaşımızın sesini duyduk22:57 - Spor camiasından Elazığ depremi için başsağlığı mesajı22:51 - Sömestir tatilinde aileler ortalama 7 gün tatil yapıyor
1 2 3 4 5 6 7 Tümü
ANKET
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk 'Herkes üniversite okumak zorunda değil. Meslek liselerine olumsuz yaklaşmamalıyız' dedi. Katılıyor musunuz?
ARŞİV
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri veya çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Tamam