1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

Okul stresi uyurgezerliğe davetiye çıkarıyor

Uyku bozukluğu hastalığı olarak nitelendirilen uyurgezerlik en sık çocukluk çağında görülüyor. Özellikle 12 yaş ve öncesinde her 5-6 çocuktan birinde rastlanan uyurgezerliği tetikleyen unsurların başında ise okul ve sınav stresi geliyor. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi'nden Nöroloji Uzmanı Doç. Burcu Örmeci aileleri uyararak, "Anne babalar çocuklarını iyi okullara gönderebilmek için sabahın karanlığında servise bindiriyor, çocuk saatlerce yol gitmek zorunda kalıyor
15 Ağustos 2019 20:40
Yazdır
Okul stresi uyurgezerliğe davetiye çıkarıyor

Uyku bozukluğu hastalığı olarak nitelendirilen uyurgezerlik en sık çocukluk çağında görülüyor. Özellikle 12 yaş ve öncesinde her 5-6 çocuktan birinde rastlanan uyurgezerliği tetikleyen unsurların başında ise okul ve sınav stresi geliyor. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi'nden Nöroloji Uzmanı Doç. Burcu Örmeci aileleri uyararak, "Anne babalar çocuklarını iyi okullara gönderebilmek için sabahın karanlığında servise bindiriyor, çocuk saatlerce yol gitmek zorunda kalıyor. Bu da aşırı yorgunluk ve uyku yoksunluğuna yol açıyor. Uyku yoksunluğu ise derin uyku yoğunluğunu artırarak uyurgezerliği tetikleyebiliyor. Özellikle lise öncesi çağda çocuk açısından başarı değil sağlık ön planda tutulmalı" dedi.

"HER 5-6 ÇOCUKTAN BİRİNDE GÖRÜLÜYOR"

Çocukluk çağında oldukça sık rastlanan uyurgezerlik hakkında önemli bilgiler veren Doç. Dr. Örmeci, "Uyurgezerlik derin uykunun bir hastalığıdır. Kişinin bilincinde olmadan uyanması ve ambulasyon dediğimiz, kapı pencere açabilecek kadar hareketliliğe geçtiği, uyandırmanın zor olduğu, kişinin kendini başka bir yerde uyanmış şekilde ya da tekrar yatağına dönerek bulduğu bir durumdur. Çocuk yürümeye başladıktan sonra görülme sıklığı artmaya başlar. 12 yaşına kadar bu risk yüksektir. Her 5-6 çocuktan birinde görülür. Ergenlikle beraber azalır, erişkinlikte yüzde 1 civarına düşer. Çocuklukta sık görülmesinin nedeni ise uykunun organizasyonuyla ilgilidir. Zira çocuklar erişkinlerdeki uyku organizasyonuna sahip değildir. Bu süreç bebeğin kırkı çıktıktan sonra başlar, ergenliğe kadar tamamlanır. İşte bu nedenle 12 yaş sonrası uyurgezerliğin görülme sıklığı da düşer" şeklinde konuştu.

"ÇOCUKLUKTA GENETİK YATKINLIK ÖNEMLİ FAKTÖR"

Çocukluk çağı uyurgezerlikte genetik alt yapının önemli olduğunu vurgulayan Dr. Örmeci, erişkinlikteki uyurgezerliğin altında başka patolojiler yatabileceğine işaret ediyor ve sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çocuklukta genelde ailede bir ya da iki jenerasyon öncesinde uyurgezerlik hikayesi vardır. Genetik yatkınlık daha ön plandadır. Yetişkinlikte ise stresle ilişkili faktörler daha yoğundur. Ayrıca uykuda huzursuz bacak sendromu, uyku apnesi, parasomniler, uykuyla ilişkili panik bozukluk gibi sorunlar, uyurgezerliğin zeminindedir."

"GEREKLİ ÖNLEMLER ALINIRSA TEHLİKELİ DEĞİL"

Çocukluk çağındaki okul ve sınav stresi ile yorgunluğunun uyurgezerliğe davetiye çıkardığını belirten Doç. Dr. Burcu Örmeci, bu yaştaki çocukların sınav stresiyle baş edebilmesine yönelik davranışsal terapiler veya kaygı düzeyi yüksek bazı çocuklarda rahatlatıcı egzersizler ile bunun önüne geçilebileceğini belirtti. Dr. Örmeci, "Uzun vadede gerekli önlemler alınırsa iyi huylu bir hastalık uyurgezerlik. Korkulacak bir şey değil. Altta yatan başka bir neden olup olmadığı mutlaka araştırılmalı. Bir de kendisine zarar verme potansiyeli olan durumlara karşı gerekli önlemler alınmalı. Örneğin pencerelere özel kilit takılabilir, yatmadan önce evin kapısı kilitlenip anahtarı anne baba yanına alabilir, kendisini yaralayabileceği kesici, elektrikli aletler vs mutlaka ortadan kaldırılmalı" diye konuştu.

HAYATİ TEHLİKE YARATIYORSA İLAÇ TEDAVİSİ

Uyurgezerliğin önüne geçebilmek için alınabilecek başlıca önlemleri de anlatan Doç. Dr. Örmeci, "Bir gece önceki uyku yoksunluğu, aşırı karbonhidratlı bir akşam yemeği gibi, derin uyku yoğunluğunu artırabilecek şeylerden kaçınılmalı. Derin uykunun da belli bir yoğunlukta olması gerekli. Aşırı derin uyku sorun yaratabilir. Çocukta akşamları aşırı uyku yoksunluğu yaşanıyorsa, gündüz 1-1.5 saat uyutulabilir. Çocuk uyumaya başladıktan belli bir süre sonra oluyorsa, 'programlanmış uyandırma' denilen bir davranış terapisiyle tedavi sağlanabilir. Başka bir uyku hastalığının olup olmadığını anlamak için hastanın bir uyku laboratuvarına yatırılması gerekebilir. Sıklıkla hayatı tehdit eden durumlar oluyorsa da çeşitli ilaçlar (bazı antidepresanlar, uyku ilaçları, melatonin destekleri gibi), tedaviye eşlik edebilir. Ama bunlar mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır" dedi.

DHA
Bu haberi oylayabilirsiniz 0 0
YORUMLARTüm Yorumlar Popüler Yorumlar
Bu habere henüz yorum yapılmamış.
İlk yorumu siz ekleyin.
SON HABERLER
00:23 - İdrar enfeksiyonu için gitti, mide ve bağırsak kanaması geçirdi00:13 - Bergama'da gıda zehirlenmesi şüphesi: 30 kişi hastaneye başvurdu00:05 - 24 Ağustos 2019'dan önemli gündem başlıkları23:01 - 'Karanlığa mahküm etmeye çalışanlara inat Türkiye aydınlık geleceğine yürüyor'22:59 - FETÖ soruşturması yalanıyla 59 bin TL dolandıran şüpheli yakalandı22:58 - İzmir'de 73 kaçak göçmen yakalandı22:55 - Ali Babacan, Bilderberg'i gidince öğrenmiş22:54 - TPAO: Tekirdağ'da ikinci doğalgaz rezervi bulundu22:52 - 'Civciv çıkarma' oyunu haberlerine yayın yasağı22:48 - 'Akşener esti gürledi ama partisindeki olayı kapattı'
22:22 - Soylu: Jandarma etkin görev yapma yeteneğine kavuştu22:10 - Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı göreve başladı22:02 - Tarlasını talan eden domuzlar için mahkemeye başvurdu21:55 - Kılıçdaroğlu: Önce demokrasi demek zorundayız21:50 - Emine Bulut cinayetini çeken kişi gözaltına alındı21:46 - TUBİTAK 'Samsun Bilim Merkezi'ne desteğini çekti21:35 - Ordu'daki yağışın bilançosu belli oldu21:07 - 'Milletin parasını dağa gönderenlere seyirci kalmayacağız'
1 2 3 4 5 6 7 Tümü
ANKET
Sizce, memur zammının, Hakem Kuruluna kalması iyi mi oldu?
ARŞİV
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Tamam