Memurlar.Net

Yazdırma Seçenekleri : Renkli Yazdır Siyah Beyaz Yazdır Resimleri Gizle
https://www.memurlar.net/haber/860532/
Yazdırılma Tarihi : 14 Kasım 2019 Perşembe 10:17

İtalyan'lar, Kıbrıs'taki petrol arama faaliyetinden çekildi

Türkiye Fırat'ın doğusunda cumhuriyet tarihinin en büyük askeri harekatlarından birini gerçekleştirirken, Doğu Akdeniz'de sıcak gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Güney Kıbrıs'ın daha önce 3. ve 9. parsellerde doğal gaz araması için ruhsat verdiği İtalyan Eni firması, bölgedeki Türk donanmaları nedeniyle sondaj faaliyetlerinden vazgeçme kararı aldı. Bu gelişmeyi yenisafak.com için değerlendiren Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Emete Gözügüzelli, "Türkiye'nin Fırat'ın doğusundaki askeri harekatı İtalyanların bölgeyi terk etmesinde çok önemli bir rol oynadı. İtalyan firması Türkiye'nin kararlı duruşuna karşı bir geri adım atmıştır" ifadelerini kullandı.

Haber Tarihi : 10 Ekim 2019 23:01
İtalyan'lar, Kıbrıs'taki petrol arama faaliyetinden çekildi

Türkiye'nin bölgedeki hak ve menfaatleri için kararlı duruşu hem Suriye hem de Doğu Akdeniz'de sonuç vermeye başladı.

Diplomatik girişimler sonucunda ABD askerlerinin Suriye'den çekilmesiyle birlikte Fırat'ın doğusuna Barış Pınarı Harekatı başlatıldı. Bu gelişmenin üzerinden henüz 24 saat geçmişken, Doğu Akdeniz'de 3. ve 9. parsellerde arama yapan İtalyan Eni firması sondaj faaliyetlerini durdurma kararı aldı.

Bu kararı yenisafak.com için değerlendiren Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Emete Gözügüzelli, Türkiye'nin Suriye'deki harekatının Doğu Akdeniz'de yeni bir süreç başlatabileceğini vurguladı:

"Türkiye'nin Suriye'ye olan müdahalesi İtalyanların çekilmesinde önemli bir etken oldu çünkü Türkiye bütün dünyaya uluslararası hukukun gerektirdiği haklar doğrultusunda kendi sınırlarının ötesinde herhangi bir şekilde terör yapılanmasına müsaade etmeyeceğini ve bu mücadelesinin de gereğini yapacağını ifade etmiştir. İtalyan Eni firmasının bölgeden uzaklaşması ve ayrılması Türkiye'nin kararlı duruşunun bir neticesidir. Türkiye bölgede donanmasıyla ve sondaj gemileriyle uluslararası hukuktan kaynaklı haklarını icra ederken, diğer yandan da diplomatik olarak uluslararası alanda mevcut haklılığına dair girişimlerde bulunmuştur. Yine bu dönemde bölgede gerçekleşen diğer olaylarda adeta kararlı bir duruş sergilemiştir."

"Kararlı duruşun yansımaları olacak"
Türkiye'nin askeri harekatıyla birlikte bölgeye sondaj için gelen şirketlerin alacağı dersler olduğunu vurgulayan Gözügüzelli şu değerlendirmeyi yaptı.

"Bu kararlı duruşun yansıması Doğu Akdeniz'de olmuştur. Doğu Akdeniz'de Güney Kıbrıs tarafından görevlendirilen şirketler Türkiye'nin söylemlerini hayata geçirdiğini görmüştür. Türkiye sürecin en başından beri hidrokarbon şirketlerine ve ülkelerine Kıbrıs Türklerinin haklarına saygı duymaları gerektiği ve Güney Kıbrıs'ın yaptığı eylemlerin hukuka aykırı olduğunu ve yok hükmünde olduğunu bildirmiştir. Bu konuda gereken ikazlarını yapmıştır, taraflara bu konuda duyarlı davranmaları çağrısında bulunmuştur"

"Bu başarının arkasında proaktif politikalar var"
Görüldüğü üzere, İtalyan Eni firması Türkiye'nin kararlı duruşuna karşı bir geri adım atmıştır. Bu atılan geri adım da Türkiye'nin gösterdiği proaktif askeri, siyasi ve hukuki politikalarıyla söz konusu oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararlı tavrı ve Dışişleri nezdinde de uluslararası alanda girişimleri de buna etkendi.

Rumlar köşeye sıkıştı
Bu karar Türkiye'nin diplomasi başarısıdır. Türkiye'nin uluslararası alanda sahi olduğu gücünü yansıtan bir başarıdır. Bölgede egemen güç olduğunun göstergesidir. İtalyanların kararının devamı gelecektir. Türkiye, yarın Fransız Total şirketi Kuzey Kıbrıs ve kendi sahalarında herhangi bir eyleme girişirse, aynı reaksiyonu göstermekten çekinmeyecektir.

"Kimse Türkiye'yi karşısın almak istemez. Bu durumla birlikte Rumlar köşeye sıkıştı. Güney Kıbrıs'ın Türkiye'nin askeri harekatına karşı çıktığını görüyoruz."

Bu çaresizliğin çırpınışıdır, verilen karar zaten uygulamaya geçirilecektir. Türkiye Cumhuriyeti Doğu Akdeniz'de ve Suriye'nin kuzeydoğusunda gereken koruma ve muhafazayı uluslararası hukuk temelinde gerçekleştirecektir."