Memurlar.Net

Yazdırma Seçenekleri : Renkli Yazdır Siyah Beyaz Yazdır Resimleri Gizle
https://www.memurlar.net/haber/897500/
Yazdırılma Tarihi : 12 Temmuz 2020 Pazar 19:33

Çin'den sonra dünyada ilk plazma tedavisi Malatya'da yapıldı

Çin'den sonra yeni tip koronavirüse karşı plazma tedavisi dünyada Çin'in ardından ilk kez Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi'nde başladı. Virüse karşı yüzde 80 başarı elde edilen tedavi için koronavirüs bulaşması nedeni ile tedavi görerek taburcu edilen kişilerden, tedavisi devam eden hastalara plazma bağışlaması isteniyor

Haber Tarihi : 06 Nisan 2020 15:00

Tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs salgını sonrası Malatya'da 60'tan fazla kişinin yapılan testi pozitif çıktı. Bunun üzerine test sonucu pozitif çıkan hastalar Hasan Çalık Devlet Hastanesi'nde tedaviye alındı. Koronavirüse karşı plazma tedavi yöntemiyse ilk olarak Çin'de uygulandı. Bu tedavi yöntemi Çin'den sonra dünyada ve Türkiye'de ilk kez İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi'nde de başlatıldı. Tedavisi başarıyla sonuçlanan hastaların 14 gün sonra kanından ayrıştırılarak alınan plazmalar, koronavirüs tedavisi süren hastaya nakledilmesiyle başarı elde edildi. İl olarak dün akşam saatlerinde tedavisi tamamlanan hastadan alınan plazma, koronavirüsle tedavisi süren hastaya nakledildi. 48 ile 72 saat arasında tedavinin yüzde 80 başarıyla sonuçlanması düşünülen bu yöntemle ilgili, Sağlık Bakanlığı ülkedeki tüm aferez merkezlerinde başlatılması talimatını verdi.

'MODERN AŞININ ATASI'

Turgut Özal Tıp Merkezi Kök Hücre Nakli ve Aferez Ünitesi Sorumlusu Prof. Dr. Mehmet Ali Erkurt, Türkiye'de ilk defa dün gece iyileşen plazmayı yoğun bakımdaki Covid-19 evre-4 olan ciddi durumdaki hastaya uyguladıklarını kaydederek, "Şu an durumu stabil. Tabii ki bulguların anlaşılabilmesi için 48-72 saat süreye ihtiyaç var. Bu süreyi bekliyoruz. Bu tedavi ilk defa Çin'de uygulandı. Çin'den sonra bütün dünyada ilk defa Türkiye'de İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi'nde kullanılmaya başladı. Bu tedavi içerisinde iyileşmiş hastalardaki bulunan antikorların bu hastalığı geçiren hastalara verilerek onları iyileştirmesi planlanıyor. Bu tedavi aslında modern aşının atası olarak kabul ediliyor. Aşı bulununcaya kadar bu hastaların özellikle yoğun bakımda ve entübe olmuş şu anda Türkiye'de yaklaşık 2 bin 400 tane bu tip hastamız var. Bunların tedavisinde kullanılacak. Fiyat maliyeti ve etkinliği en üst düzeyde olan bir tedavi. Bir tane hastamızdan yaklaşık 50 dakikada 800-900 cc plazma toplayabiliyoruz. Bu topladığımız plazmayı ilk olarak 400 cc yükleme dozu olarak ilk planda veriyoruz. Bundan sonra da bu hastamıza 200 cc olarak haftalık dozlarda devam ediyoruz. Bu tedavi ilk defa dediğim gibi; dünyada ilk Çin'de uygulandı ve yoğun bakımdaki çok zor durumdaki ölümle mücadele eden hastalarda yüzde 80 başarı elde edildi ve hastalar yüzde 80 oranında şifa ile taburcu oldu. O yüzden Kovid-19 enfeksiyonunda günümüzde şu ana kadar kanıtlanmış standart bir tedavi yok bunu tüm dünya biliyor. Tedaviler hep deneysel amaçlı ama şu ana kadar gördük ki özellikle yoğun bakım hastalarında en etkili tedavi yöntemi bu 'İmmum Plazma' iyileşen plazma. Bu tedavi ilk defa dün itibariye Turgut Özal Tıp Merkezi yoğun bakımdaki bir hastamıza uyguladık" diye konuştu.

'UYGUN DÖNÖRLERDEN PLAZMA TOPLAYABİLİYORUZ'

Tedavinin 56 yaşında erkek hastaya uygulandığını, donörün de 56 yaşında olduğunu belirten Erkurt, "Bu hastalıktan taburcu olduktan 14 gün sonra plazmasını aldık. Bu plazmayı tabi Sağlık Bakanlığı'nın plazma alma kriterleri var. Yayınlanan tebliğde; 18 ile 55 yaş arasındaki kan verebilen, kan verme kriterlerine uygun donörlerden plazma toplayabiliyoruz. Tabi gönüllülük esasına göre ve bu donörlerimizden plazma toplamadan önce hastalarımızın testlerini bakarak virüsün negatif olduğunu yani bulunmadığını teyit ediyoruz" dedi.

Erkurt, Sağlık Bakanlığı'nın, tüm Aferez Merkezleri, ülke genelinde bulunan kamu hastaneleri, üniversite hastaneleri ve Kızılay'a bu yetkiyi verdiğini, bu sayede tüm Türkiye'de bu yöntemin hayata geçeceğini söyledi.

Rektör Prof. Dr. Ahmet Kızılay, yaptığı açıklamada, bünyelerindeki Turgut Özal Tıp Merkezinde, yeni tip koronavirüse yakalanıp iyileşmiş ve sonrasında testleri negatif gelen bir hastadan plazma toplayarak dün itibariyle tedaviye başladıklarını söyledi.

Kovid-19'un Çin'den başladığını ve dünyaya büyük bir salgın olarak yayıldığını aktaran Kızılay, "Avrupa, Amerika, bütün ülkeler bu konuda çok ağır tablolarla salgınla baş etmeye çalışıyor. Ülkemizde tablo daha olumlu, iyi, yönetebileceğimiz düzeyde. İnşallah bunu da en iyi şekilde götürmeyi ülke olarak başaracağız, buna bütün kalbimle inanıyorum." dedi.

Tedavi yönteminin kendilerine umut verdiğini aktaran Kızılay, şöyle devam etti:

"Çin'de 5 hastayla başlandı, olumlu sonuçlar alındı. Şimdi Amerika da 24 Mart'ta bu tedavi yöntemine onay verdi. Sağlık Bakanlığımız da 3-4 gün önce genelge yayınlayarak Kovid-19 geçirerek iyileşmiş hastalardan belirli şartları sağlayan hastalardan alınacak plazmanın, plazma ferez yöntemiyle, tablosu ağır olan Kovid-19 hastalarına uygulanmasının faydalı olabileceğini ve bunun büyük merkezler tarafından uygulanabileceğine izin verdi. Bu izin doğrultusunda, oradaki şartlar ve genelgenin maddeleri doğrultusunda, Türkiye'de ilk kez Turgut Özal Tıp Merkezimizde iyileşen Kovid-19 hastasından plazma alarak, plazmaferez yöntemiyle çok ağır tablodaki yoğun bakımda yatan bir hastamıza uyguladık. İyileşen 46 yaşındaki hastamız verici oldu, 56 yaşında yoğun bakımda ağır tabloda olan ve makineye bağlı bir hastamıza bunu tedavide uyguladık."

- "Bundan çok ümitvarız"

Kızılay, hastayı yakından takip ettiklerini dile getirerek, şöyle konuştu:

"Bundan çok ümitvarız çünkü diğer tedavilerin hiçbiri kesin tedavi yöntemi olarak henüz dünyada söylenemiyor ama hepsinin bir faydası, etkisi farklı farklı var. İyileşen hastadan alınan yöntem de şunu içeriyor: İyileşen hastanın kanında antikorlar var. Antikorlar o hastayı iyileştirdi ve o antikorlar kanında oluştu, yani hastalığa karşı vücut kendini koruma mekanizmasına geçerek, antikor üreterek hastalığı yendi. Buradaki amacımız o hastanın plazmasında Kovid-19'a gelişen bağışıklık, antikorları yoğun bakımdaki Kovid-19 ile mücadele eden hastalara vererek o hastanın iyileşmesini sağlamak. Bu yöntem daha önce farklı hastalıklarda da kullanılan bir yöntem. Daha önce SARS'da, MERS'de farklı viral hastalıklarda bu yöntem kullanıldı ve başarılı oldu. Burada da başarılı olacağına inanıyoruz. Çok umutluyuz, çok ümitvarız bu yöntemin başarılı olacağına."

Türkiye'nin en büyük aferez ünitesine sahip olduklarını bildiren Kızılay, yılda 5 bin civarında plazmaferez, 10 binin üzerinde trombosit tedavisi uyguladıklarını söyledi.

- "Plazmaferez yönteminden çekinmesinler"

Prof. Dr. Kızılay, Kovid-19 sonucu pozitif çıkıp daha sonra hastalığı yenenlere çağrıda bulunarak, şunları kaydetti:

"Kovid-19 pozitif çıkıp da hastalığı yenen ve Sağlık Bakanlığının koyduğu kriterlere uygun hastalarımızın bize gelmesini istiyorum, onları davet ediyorum. Plazmaferez yönteminden çekinmesinler. Hastalığı geçiren bir hastamıza bu yöntemin kendisine hiçbir zararı olmayacağını söyleyebilirim. Kendisi hastalığı yendiği için çok ağır tablodaki hastalara çok faydası olmasını bekliyoruz. Bu hastalığı geçirip iyileşmiş hastalarımızın plazmaları ağır hastalarımız için yeni bir umut doğuruyor. Bunu en iyi şekilde uygulamak bizim gibi büyük hastanelerin görevi. Bu iş için 24 saat, tüm ekibimiz hazır. İnşallah buradan olumlu, çok ümitli sonuçlar alacağız."

Turgut Özal Tıp Merkezi Kök Hücre Nakli ve Aferez Nakli Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Mehmet Ali Erkurt da uygulamadan başarılı sonuç almayı hedeflediklerini belirterek, "Sağlıklı vericiden 830 cc plazma topladık. O plazmanın 400 cc'sini ilk etapta hastamıza uyguladık. Ondan sonra haftada 200 cc olarak devam edeceğiz. Bir sağlıklı vericiden, yaklaşık, bir hastamızda kullanacağımız plazmayı elde edebiliyoruz. O nedenle koronavirüsten iyileşen ve sağlıklı hale gelen hastalarımızın verici olarak bize plazma vermelerini tavsiye ediyoruz." diye konuştu.

{Video=61231}