1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

Kemal Gözler ile Ramazan Çağlayan arasındaki 'intihal davası' sonuçlandı

Kemal Gözler'in kitabından usulsüz alıntı yatığı gerekçesiyle, Ramazan Çağlayan'ın tazminat ödemesine karar verildi
19 Şubat 2021 13:49
+Aa- Yazdır
Kemal Gözler ile Ramazan Çağlayan arasındaki 'intihal davası' sonuçlandı

.

Yargıtay Onbirinci Hukuk Dairesi Kemal Gözler hocanın İDARİ YARGILAMA HUKUKU" usulsüz alıntı yapıldığı gerekçesi ile Ramazan Çağlayan hakkında açtığı davayı karar bağladı. Yargıtay yerel mahkeme kararını onadı.

Yerel mahkemece;

Davaya konu 102 örnekte yer alan kısımlara yönelik iktibasların FSEK'in aradığı koşullara göre yapılmadığı,

Bunların bir kısmında kaynak gösterilmediği, bir kısmında yetersiz veya yanıltıcı kaynak gösterildiği, bir kısmında ise iktibasın miktarının, amacıyla mütenasip olmadığı ve maksadın haklı göstereceği ölçünün aşıldığı,

İktibas hakkının kötüye kullanılarak, esasa ve şekle ilişkin şartlara uyulmadan iktibas yapılmasının, yararlanılan eserin sahibinin fikri haklarını ihlal edeceği gerekçesiyle,

Davanın kısmen kabulü ile davalıların eylemlerinin, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarına tecavüz ve haksız fiil oluşturduğunun tespitine, usulsüz iktibas içeren davalıya ait kitabın aslının ve tedavüldeki çoğaltılmış nüshalarının toplanmasına, bunlardan usulsüz iktibasları içeren kısımların anılan eserden çıkarılmak suretiyle tecavüzün ref'ine, 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 30.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, kararın kesinleşmesini müteakip özetinin, masrafı davalılara ait olmak üzere, tüm Türkiye'de yayımlanan gazetelerden birinde, bir defa ilanına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermişti.

Prof. Dr. Kemal Gözler'in konuya ilişkin açılaması

https://idare.gen.tr/ramazancaglayan-com-cevap.htm

T.C. YARGITAY ONBİRİNCİ HUKUK DAİRESİ

Esas : 2019/4047

Karar : 2020/2182

Tarih : 02.03.2020

Davacı, davalı ...'ın Eylül 2011 tarihinde yayımlanan "İDARİ YARGILAMA HUKUKU" kitabında, müvekkilinin eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarına tecavüzde bulunduğunun tespitine, tecavüz ve haksız fiilin başka türlü giderilmesi olanaksız olduğundan davalıya ait piyasaya sunulan kitapların toplanarak imha edilmek suretiyle tecüvüzün ref'ine, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 9.000,00 TL manevi tazminatın Eylül 2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak müvekkiline verilmesine, hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/07/2017 tarih ve 2012/49 E- 2017/292 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 29/05/2019 tarih ve 2017/1161 E- 2019/642 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının "İDARE HUKUKU" isimli iki ciltten oluşan Bursa 2003 tarihli eserin sahibi olduğunu, davalı ...'ın da diğer davalı şirket tarafından yayımlanan Ankara 2011 tarihli "İDARİ YARGILAMA HUKUKU" isimli eserin sahibi bulunduğunu, davalının kitabının "İptal Davasının Konusu İdari İşlemler (S.277-292), İptal Davasında İptal Sebepleri (S.305-362) ve Tam Yargı Davasında Sorumluluk Esasları (S.429-552)" başlıkları altında bulunan 276 adet kısmında, müvekkilinin eserinden alıntı yapıldığını, bu alıntıların bir kısmında hiç kaynak gösterilmediğini, bir kısmında yetersiz kaynak gösterildiğini ve bir kısmında da aldatıcı nitelikte kaynak gösterildiğini, bir eserden iktibasın FSEK'in 35. maddesi uyarınca bazı cümle ve fıkraların alınması ile sınırlı olabileceğini, fakat davalının eserinde bu sınırın aşıldığını ileri sürerek, davalı ...'ın Eylül 2011 tarihinde yayımlanan "İDARİ YARGILAMA HUKUKU" kitabında, müvekkilinin eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarına tecavüzde bulunduğunun tespitine, tecavüz ve haksız fiilin başka türlü giderilmesi olanaksız olduğundan davalıya ait piyasaya sunulan kitapların toplanarak imha edilmek suretiyle tecüvüzün ref'ine, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 9.000,00 TL manevi tazminatın Eylül 2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak müvekkiline verilmesine, hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili, davacı tarafın iddialarının abartılı olduğunu, gerçeğe uygun düşmediğini, müvekkilinin Fransızca diline hakim olduğunu, kariyeri boyunca Fransızca kaynaklar üzerinde çalıştığını, davacının müvekkilinin bu durumunu görmezden geldiğini, Fransızca kaynakların sadece kendisi tarafından tercümesinin yapılabileceği düşüncesinde olduğunu, her iki yazarın da mesleki çalışmalarını başta Fransız Danıştay kararları olmak üzere Fransızca eserlerin çevirilerini kendi eserlerinde kullanmak suretiyle gerçekleştirdiklerini, bu nedenle çevirilerin, özellikle sabit terimleri içeren çevirilerin birbirine benzerlik göstermelerinin ve çoğu zaman aynı olmalarının doğal olduğunu, davacının eserinin idare hukukuna ilişkin konuları içerdiğini, müvekkilinin eserinin ise idari yargılama hukukuna ilişkin bulunduğunu, konu olarak farklı olduklarını ancak içeriğindeki bir kısım konuların örtüştüğünü, bununla birlikte müvekkilinin eserinin bütününe bakıldığında, davacı eseri ile örtüşen konuların tek başına anılan eseri kıymetlendiren konular olmadığını, davacıya ait eserlerin müvekkili tarafından uzun yıllardır ders konuları arasında okutulduğunu, davacının üslübu ile öğrencilere aktarıldığını, dolayısıyla eserlerdeki görüşlerin ve üslüptaki benzeşmenin kabul edilebilir olduğunu, bundan alıntıların usule aykırı olduğu sonucunun çıkarılamayacağını, müvekkilinin eserlerinde hukuki kavramların Fransızca'sını parantez içerisinde verdiğini, bunun davacının itiraz edebileceği bir konu olmadığını, idare hukukunda ağırlıklı olarak Fransızca kaynakların referans alındığını, bunların kimsenin tekeline bırakılamayacağını, iktibasların usulüne uygun olduğunu, müvekkili eserinin bağımsızlığını ortadan kaldıracak seviyede olmadığını, davacının eserine gerektiği her yerde atıf yapıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, davaya konu 102 örnekte yer alan kısımlara yönelik iktibasların FSEK'in aradığı koşullara göre yapılmadığı, bunların bir kısmında kaynak gösterilmediği, bir kısmında yetersiz veya yanıltıcı kaynak gösterildiği, bir kısmında ise iktibasın miktarının, amacıyla mütenasip olmadığı ve maksadın haklı göstereceği ölçünün aşıldığı, iktibas hakkının kötüye kullanılarak, esasa ve şekle ilişkin şartlara uyulmadan iktibas yapılmasının, yararlanılan eserin sahibinin fikri haklarını ihlal edeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların eylemlerinin, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarına tecavüz ve haksız fiil oluşturduğunun tespitine, usulsüz iktibas içeren davalıya ait kitabın aslının ve tedavüldeki çoğaltılmış nüshalarının toplanmasına, bunlardan usulsüz iktibasları içeren kısımların anılan eserden çıkarılmak suretiyle tecavüzün ref'ine, 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 30.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, kararın kesinleşmesini müteakip özetinin, masrafı davalılara ait olmak üzere, tüm Türkiye'de yayımlanan gazetelerden birinde, bir defa ilanına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince, davalı gerçek kişi hakkında Kırıkkale Üniversitesi Rektörlüğünce yapılan idari soruşturmada 5846 sayılı Kanunun 71.maddesinde düzenlenen suçların maddi ve manevi unsurlarının somut olayda gerçekleşmediğinin, davalı hakkında FSEK'in 71/2.maddesinde düzenlenen 'başkasına ait esere, kendi eseri ad koyma', 71/3.maddesinde düzenlenen ' bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunma', 71/5.maddesinde düzenlenen "bir eserle ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı kaynak gösterme" fiillerinin işlenmediği gerekçesiyle hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığı yönünde karar verdiği, Kırıkkale Üniversitesi Yetkili Kurulu'nun da 19.02.2014 tarihli kararında, davalı ... hakkında son soruşturma açılmaması yönünde karar verdiği, Yükseköğretim Kurulu Sosyal ve Beşeri Bilimler Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu 31.07.2015 tarihli kararı ile Prof. ..., Prof. ... ve Prof. ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporu dikkate alınarak davalıya ait yayımda Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi kapsamında etik ihlalde bulunulmadığına oybirliği ile karar verildiği, İdari soruşturmada son olarak da, Danıştay 1. Dairesi'nin 26.03.2014 gün ve 2014/417E-2014/451K sayılı ilamı ile Kırıkkale Üniversite Rektörlüğü tarafından oluşturulan Yetkili Kurulun 19.02.2014 tarih ve 2014/2 sayılı men'i muhakeme kararının onanmasına karar verildiği, bölge adliye mahkemesince aldırılan raporlara ve tüm dosya içeriğine göre davalının kitabının idari yargılama hukukunun usul ve esaslarına ilişkin bir ders kitabı niteliğinde olduğu, kitabında, benzer kitaplara göre oldukça yoğun bir şekilde atıf yaptığı, diğer Fransız yazarlarla birlikte en çok 2000'li yılların başında yayımladığı doktora çalışması esnasında vakıf olduğu anlaşılan CHAPUS'ün eserine atıfta bulunduğu, en önemlisi davacının da genel olarak CHAPÜS'ün anlatım düzenini esas aldığı ve izlediği, Fransız hukuku konusunda daha çok bu eserden yararlandığı, davalı kitabında, davacının iki cilt ve toplam 2467 sayfalık kitabına yaklaşık 450 civarında atıf yapıldığı, ayrıca metin içinde de davacının adını zikrettiği, davalı eserlerindeki bilgilerin ve yer yer ifadelerin, davacı eserine benzerliğinin, sadece CHAPUS'den değil aynı zamanda bu yazara paralel olarak davacı ile aynı veya benzer kabul ve tercihlerinden dolayı olabileceği, diğer taraftan, değişik yazarlardan alınan konu başlıklarını salt bir araya getirmek suretiyle ayrı bir anlatım şekli oluşturmasında davacıya mal edilebilecek bir hususiyetten söz edilemeyeceği, zira bu örneklerin genel olarak, belirli bir düzey içerdiği, yenilik taşıdığı, sahibini tanıtma yeteneğine sahip ve ayırt edici nitelikli fikri çaba niteliğinde olduğunun söylenemeyeceği, bu bakımdan da aynı veya benzer planların kullanılmasının başlıbaşına usulsüzlük olarak kabul edilemeyeceği, davalının genel olarak Fransa hukukunda davacının da izlediği CHAPÜS'ün yanı sıra Türk idari hukukunda kısmen ve yer yer davacının eserini önemli bir referans olarak takip ettiğinin de söylenebileceği, dolayısıyla, çeviri ve yargı kararlarından yararlanmaya ilişkin birkaç/az sayıdaki örneğin bu çerçevede ele alınması gerektiği, davalı, davacının eserinden geniş şekilde yararlanmakla beraber, gerek metin içinde ismen belirtmek ve dipnotlarda emsallerine göre yüksek oranda atıfta bulunmak suretiyle alıntı usul ve esasları hususunda genel itibariyle gereken hassasiyeti gösterdiği, izlenen kaynak ve görüş paralellikleri dikkate alındığında, tartışmalı sayılabilecek birkaç örnekte gerek incelenen konuların genelliği gerek yargı kararlarına münhasırlığı sebebiyle alıntı kaynağını göstermeme bilinciyle hareket edilmediği, mahkeme kararında belirtilen 102 örnek bakımından, birebir aynılık değil, konu ve içerik bakımından benzerlikler olduğu, bu benzerliğin çoğunlukla, eserlerin tezler gibi monografik çalışmalar değil, ders kitabı veya inceleme amaçlı genel eser niteliğinde olmasından, başka birçok eserde ele alınan konuların aynı veya benzer planlar dahilinde ele alınmasından ve aynı kaynaklardan yararlanılmasından kaynaklandığı, istinaf konusu olan 102 örnekte, davacı eserine 49 defa atıf yapıldığı, yine davalının eserinde 40 civarında Fransızca eserlere de atıf yapıldığı, bunlardan 5-6 tanesinin her iki eserde de aynı olduğu, diğerlerinin davacı eserinde hiç atıf yapılmayan eserler olduğunun tespit edildiği, davacının, davalının yabancı kaynakları görmeden atıf yaptığı iddiasının isabetsiz olduğu, örneklerde yer alan bilgilerin, başlıkların ve konuya ilişkin örneklerin genellikle aynı şekilde ve aynı sırayla bu Fransızca eserlerde de yer aldığının tespit edildiği, mahkeme kararında belirtilen 102 örnek bakımından FSEK'in 35. maddesinde belirlenen iktibas serbestisi kapsamında kaldığı, davalı tarafından iktibas kurallarına uyulduğu, eserlerin kapsam ve hacmi dikkate alındığında iktibas sınırının aşılmadığı, Fransızca eserlerden yararlanılırken davacının hususiyetinin ihlal edilmediği, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan herhangi bir mali ve manevi hakkının ihlal edilmediği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 116,60 TL harcın temyiz edene iadesine, 02/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Memurlar.Net
Bu haberi oylayabilirsiniz 0 0
YORUMLARTüm Yorumlar Popüler Yorumlar
Bu habere henüz yorum yapılmamış.
İlk yorumu siz ekleyin.
SON HABERLER
16:53 - Türkiye'de bugüne kadar 1. ve 2. doz aşı yapılan kişi sayısı16:49 - Dr. Ahmet İnal: Favipiravir erken dönemde etkili16:48 - Altun: İşgalci İsrail, basın özgürlüğüne de darbe vuruyor16:27 - Akılalmaz dolandırıcılık... Gelen mesajla ikinci şoku yaşadı16:23 - İlçe Sağlık Müdürlüğü personeli kazada hayatını kaybetti16:14 - Şanlıurfa'da taşlı- sopalı 'hayvan otlatma' kavgası: 8 yaralı
16:05 - Filistinliler 1948'den bu yana 'felaketi' yaşıyor16:02 - Fransa'da feshedilen kuruluş faaliyetlerini Türkiye'ye taşıdı15:58 - Türkiye'de tek dünyada ise ikinci! Sular 500 metre çekildi15:48 - Aşıyla ilgili bilgi kirliliği endişeyi beraberinde getiriyor15:46 - Türkiye'den 50 ülkeye test kiti; Özel uçak gönderen ülke oldu15:43 - Doğu Karadeniz'de yaş çay hasadında geri sayım
15:30 - İsrail, dünya medyasının olduğu binayı vurdu15:25 - Bakan Selçuk, lise öğrencileri için önerilerde bulundu15:22 - 'Aşılamayla yoğun bakımdaki yaş aralığı düştü'15:19 - 43 yaşındaki matematik öğretmeni koronaya yenik düştü15:13 - Şehit Uzman Onbaşı Özdamar, son yolculuğuna uğurlandı
15:12 - Ankara'da İsrail protestosu: Hayatlarını kaybeden Filistinliler için gıyabi cenaze namazı kılındı
1 2 3 4 5 6 7 Tümü
ANKET
Koronavirüs konusunda ne kadar endişelisiniz?
ARŞİV
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri veya çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Tamam