Rehber öğretmenlere belletmenlik görevi verilemeyeceğine dair mahkeme kararı

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 04 Ocak 2008 20:00, Son Güncelleme : 27 Mart 2018 00:42

T.C.
ÇORUM
İDARE MAHKEMESİ

ESAS NO : 2007/567

DAVACI VE YÜRÜTMENİN
DURDURULMASINI İSTEYEN: Filiz Obuz Erdoğan
VEKİLİ : AV. ABDULKADİR YILDIZ.
Gazi Cad. Işıl Apt. A Blok Kat: 6 Çorum

KARSI TARAF (DAVALI) : Çorum Valiliği - Çorum

İSTEĞİN ÖZETİ : Davacıya nöbet görevi verilmesine ilişkin 21.9.2007 tarihli ve 21900 sayılı Çorum Valiliği Milli Eğitim Müdürlüğü işlemi ile 20.9.2007 tarihli Valilik olurunun ve Çorum Merkez Yatılı İlköğretim Bölge Okulu Ekim Ayı nöbet listesinin iptaline ve öncelikle yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Çorum İdare Mahkemesi'nce işin gereği görüşüldü:

Dava, davacıya nöbet görevi verilmesine ilişkin 21.9.2007 tarihli ve 21900 sayılı Çorum Valiliği Milli Eğitim Müdürlüğü işlemi ile 20.9.2007 tarihli Valilik olurunun ve Çorum Merkez Yatılı İlköğretim Bölge Okulu Ekim Ayı nöbet listesinin iptaline ve öncelikle yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Millî Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 74. maddesinin 1. fıkrasında, "Yatılı öğrencilerin ders saatleri dışında eğitimleri ile ilgilenmek, öğrencilerin çalışma zamanı ve çalışma yerlerinde, etütlerde ders çalışmalarını sağlamak ve çalışmaları sırasında karşılaştıkları güçlüklerin çözümüne yardımcı olmak üzere, okulun sınıf öğretmenleri ile branş öğretmenleri veya ilköğretim ve orta öğretim kurumlarında öğretmenlik yapanlar arasından okul müdürünün önerisi, millî eğitim müdürünün uygun görmesi ve mülkî amirin onayı ile belletici öğretmenler görevlendirilir." hükmü yer almış; Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul Pansiyonları Yönetmeliği'nin 10. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Yatılı ve pansiyonlu okullarda; öğrencilerin yeme, yatma, dinlenme, eğitim, öğretim, etüd çalışmaları ve benzeri hizmetlerinin yürütülmesinde belletici görevlendirilir. Belleticiler, okulda görevli öğretmenlerden, yeterli sayıda öğretmen olmaması halinde aynı yerleşim yerindeki diğer eğitim kurumlarında görevli öğretmenler arasından istekli olanlara öncelik verilerek okul müdürünün teklifi ve milli eğitim müdürünün onayı ile görevlendirilir." hükmüne yer verilmiştir. Bununla birlikte Millî Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 'Verilemeyecek Görevler' başlıklı 55. maddesinde, eğitim-öğretim kurumlarındaki rehberlik ve psikolojik danışma servislerinde görevli psikolojik danışmanlara yönetim, büro işlerinde, ders, nöbet ve sınav gibi rehberlik ve psikolojik danışmadaki hizmet alanlarıyla ilişkisiz konularda görev verilemeyeceği belirtilmiştir.

Bir hukuki olay hakkında özel ve genel düzenlemeler farklı hükümler içeriyorsa, genel düzenlemenin değil özel düzenlemenin mevcut hukuki duruma uygulanacağı bilinen bir hukuk kuralıdır.

Çorum Merkez Yatılı İlköğretim Bölge Okulu'nda görev yapmakta olan ve alanı rehberlik ve psikolojik danışmanlık olan davacı hakkında Millî Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği'nin özel düzenleme olduğunda tereddüt yoktur. Yukarıda metnine yer verilen Millî Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 'Verilemeyecek Görevler' başlıklı 55. maddesinde ise davacıya nöbet görevi verilemeyeceği sarih bir biçimde ifade edilmiştir. Bu durumda Millî Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 'Verilemeyecek Görevler' başlıklı 55. maddesi hükmüne aykırı olarak dava konusu işlemler ile davacıya nöbet görevi verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Belirtilen sebeple hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemlerin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden, kararın tebliğ tarihini izleyen yedi (7) gün içinde Kırıkkale Bölge İdare Mahkemesi nezdinde itiraz yolu açık olmak üzere 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın dava sonuçlanıncaya kadar dava konusu işlemlerin yürütmesinin durdurulmasına 11.12.2007 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin 2. fıkrasında; idari mahkemelerin, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilecekleri hükme bağlanmıştır.
Dava konusu olayda, metni yazılı maddede öngörülen şartların birlikte gerçekleşmediği gerekçesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber