vsvs 10 Nisan 2020 22:22
50-d'liler üvey evlat mı, üvey evlada bile bu yapılmaz. İlişileri hiç kesilmemeli ve 33-a kadrosuna alınmalılar. Daha önce alındıkları gibi.
50/d kadrosunda bulunanların doktora sonrası en az 6 ay Üniversite ile ilişkileri kesilmemeli. İnsanlara iş bulmak için bir süre verilmeli... Doktorasını bitirmek üzere bir araştırma görevlisi olarak "doktora" derecesine hak etmeme sevinemiyorum bile. 2 çocuğa sahibim ve geleceğimiz karanlık görünüyor. Lütfen Millet vekillerine bu hissiyatımızı ve gerekliliği duyurun.
50-d, 3 ay önce
0 0 Şikayet Et
50-d 10 Nisan 2020 16:00
50/d kadrosunda bulunanların doktora sonrası en az 6 ay Üniversite ile ilişkileri kesilmemeli. İnsanlara iş bulmak için bir süre verilmeli... Doktorasını bitirmek üzere bir araştırma görevlisi olarak "doktora" derecesine hak etmeme sevinemiyorum bile. 2 çocuğa sahibim ve geleceğimiz karanlık görünüyor. Lütfen Millet vekillerine bu hissiyatımızı ve gerekliliği duyurun.
0 3 Şikayet Et
loveholic 10 Nisan 2020 14:20
2547 YÖK Kanunu'na göre ve şu andaki değiştirilmesi istenen madde de dahil olarak yazıyorum. Yüksek lisans mezunu olmayıp, lisans mezuniyeti ile en az 2 yıl tecrübesi bulunan adaylar MYO'da çalışabilirler daha önceden de olduğu gibi..Bu dediğim kısmı yeni kanun tasarısında da istisna tutmuşlar dikkat ederseniz.
Ak Parti Grubu tarafından 08.04.2020 tarihinde TBMM Başkanlığına sunulan Yüksek öğretim Kununu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile 2547 Sayılı Kanunun 31. maddesinde değişiklik yapılması önerilmektedir. Söz konusu madde değişikliği önerisine göre Meslek Yüksek okullarına yapılacak atamalarda, atanacak kişinin en az tezli yüksek lisans mezunu olması şartı getirilmektedir. Ülkemizde halen öğretim görevlisi kadrosunda görev yapan çok sayıda öğretim görevlisi eski kanun hükümlerine göre atanmış ve görev süreleri uzatılmak suretiyle görevine devam etmiştir. Kanun teklifinde, geçmişte atanması yapılmış ve halen görev yapan öğretim görevlilerinin durumu ile ilgili herhangi bir istisna hükmü mevcut değildir. Teklif bu haliyle kanunlaştığı takdirde çok sayıda öğretim görevlisinin kazanılmış hakkının zarar görmesi ve mağdur olma ihtimali doğacaktır. Açıkladığım nedenlerle, kanun teklifinize aşağıda belirtildiği şekilde ek bir madde ile istisna hükmü eklenmesi hususunda gereğini arz ve talep ederim. Saygılarımla. 'EK MADDE: 2547 Sayılı Kanunun 31. maddesinde yer alan en az tezli yüksek lisans mezunu olma şartı, daha önce öğretim görevlisi olarak istihdam edilenlerin görev süresi uzatımı mahiyetindeki atanmalarında aranmaz.' Virüs salgın günlerinde zor durumda kalmak istemiyoruz, eğer yasaya yukarıdaki ibare eklenmeyecekse en azından mevcut öğretim görevlileri için yüksek lisans bitirebilmeleri için süre, veya uzun yıllar bu işi yaptıktan sonra işsiz kalmamaları için, öğretmenliğe veya memurluğa geçiş koyulabilirse en azından işsiz kalmayacaklardır. Bu öğretim görevlilerinin hepsi zamanında sınavla kazanmışlardır.
berbatto, 3 ay önce
0 0 Şikayet Et
powerforenergy 09 Nisan 2020 22:42
Yukarıdaki madde değişikliğinden anladığım uygulamalı birimlerde çalışan öğretim görevlileri de ders vermeye başlayabilecek. Ben mi yanlış anladım acaba.
0 2 Şikayet Et
ulak98 09 Nisan 2020 19:06
Doğuda bazı üniversitede rektörler kurumu babalarının çiftliği gibi kullanıyor. Akademik ahlakmış, Bilimmiş, eğitimmiş, ülkenin çıkarıymış, hak ve hukukmuş kimsenin umurunda değil. İstediklerine kadro verip istemediklerine de vermiyorlar. Kadroya atamak istediklerinin sülalesini kriter olarak ilan ediyorlar. Gariban bir takım kişilerde "sen doçent olmuşsun ama biz sana kadro vermeyeceğiz " diye rahatça söylüyorlar. Hakkını hukuki olarak aramak isteyenleride adeta linç ediyorlar. Derslerini elinden alıp sınavlarını başkalarına yaptırıyorlar, Yeni dönemde bir saat dahi ders vermiyorlar.Bir takım bahanelerle sürekli hakkında soruşturmalar açıp cezalar veriyorlar. Bölüm kurulundan atıyorlar,. Kurumda çalışan varsa akrabalarıyla uğraşıyorlar. Yani rektör kırallar gibi davranıyor. Ona kanun da kural da yönetmelikte işlemiyor. Bütün bunları üst makamlar göz yumuyor. Şimdi bu düzenlemelerde bunları önleyecek, gerçek bilimi ve bilim adamının önemini ortaya koyacak, güzel ülkemizin çıkarlarını koruyacak, rektörün şahsı husumetinden kişileri koruyacak bir şey var mı? Gören arkadaş lütfen yazsın.
0 7 Şikayet Et
vsvs 09 Nisan 2020 17:48
Sayın Memurlarnet yöneticileri, bu haberlerinize yapılan yorumları, dile getirilen sıkıntıları bu işin sorumlularına iletmiyorsanız insanlara boşuna yorum yaptırıyorsunuz. Dile getirilen sıkıntıları hafife almayıp yetkililere ulaştırın ki çorbada sizin de tuzunuz olsun. Bunları lütfen millet vekillerine ulaştırın. Mesela: 33a ve 50d gibi iki ayrı Arş. Gör. kadrosu olamaz.
0 6 Şikayet Et
berbatto 09 Nisan 2020 16:23
Ak Parti Grubu tarafından 08.04.2020 tarihinde TBMM Başkanlığına sunulan Yüksek öğretim Kununu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile 2547 Sayılı Kanunun 31. maddesinde değişiklik yapılması önerilmektedir. Söz konusu madde değişikliği önerisine göre Meslek Yüksek okullarına yapılacak atamalarda, atanacak kişinin en az tezli yüksek lisans mezunu olması şartı getirilmektedir. Ülkemizde halen öğretim görevlisi kadrosunda görev yapan çok sayıda öğretim görevlisi eski kanun hükümlerine göre atanmış ve görev süreleri uzatılmak suretiyle görevine devam etmiştir. Kanun teklifinde, geçmişte atanması yapılmış ve halen görev yapan öğretim görevlilerinin durumu ile ilgili herhangi bir istisna hükmü mevcut değildir. Teklif bu haliyle kanunlaştığı takdirde çok sayıda öğretim görevlisinin kazanılmış hakkının zarar görmesi ve mağdur olma ihtimali doğacaktır. Açıkladığım nedenlerle, kanun teklifinize aşağıda belirtildiği şekilde ek bir madde ile istisna hükmü eklenmesi hususunda gereğini arz ve talep ederim. Saygılarımla. 'EK MADDE: 2547 Sayılı Kanunun 31. maddesinde yer alan en az tezli yüksek lisans mezunu olma şartı, daha önce öğretim görevlisi olarak istihdam edilenlerin görev süresi uzatımı mahiyetindeki atanmalarında aranmaz.' Virüs salgın günlerinde zor durumda kalmak istemiyoruz, eğer yasaya yukarıdaki ibare eklenmeyecekse en azından mevcut öğretim görevlileri için yüksek lisans bitirebilmeleri için süre, veya uzun yıllar bu işi yaptıktan sonra işsiz kalmamaları için, öğretmenliğe veya memurluğa geçiş koyulabilirse en azından işsiz kalmayacaklardır. Bu öğretim görevlilerinin hepsi zamanında sınavla kazanmışlardır.
3 10 Şikayet Et
AkademikYorum 09 Nisan 2020 13:48
Son yazdığım yorumda eksi verilecek ne olduğunu çok merak ediyorum. Ben kendi açımdan yaşadığım sıkıntıyı anlattım. Ama bu demek değil ki bu hakkı dile getirirken başkalarının sıkıntılarını hafife alıyorum, önemsemiyorum, desteklemiyorum. Benden sonra kendi sıkıntılarını dile getirenlere artı verdim mesela. Ama son yazdığım yoruma eksi verecek ne yaşadığınızı gerçekten çok merak ediyorum. Ben orada başkalarının hakkında azalma olsun mu diyorum? Sadece maddi anlamda yapılan bir adaletsizlikten bahsediyorum ki çok çok açıktır böyle olduğu. Tuhaf insanlarız vesselam...
8 5 Şikayet Et
vsvs 09 Nisan 2020 13:24
Doçentlikten sonra Prof. olmak için niçin 5 yıl beklemeli. Kriteri tamamlayanlar istediği zaman müracaat edebilmeli. Diğer unvanlarda böyle bir bekleme süresi yok. Doçentlerde de olmamalı.
1 6 Şikayet Et
vsvs 09 Nisan 2020 13:16
50/d kadrosunda bulunanların Üniversite ile ilişkilerini kesmek yerine Öğr. Gör. kadrosuna aktarmak daha adilane değil mi? Çoluk çocuk sahibi bu insanları kapının önüne koymak doğru mu? Lütfen Millet vekillerine bu sesi duyurun. Kanun çıkarsa kriterleri yerine getiremeyenlerde mağduriyet başlar. Devlet vatandaşına mağduriyet yaratmaz, mağduriyet çözer. Hele hele hiç kimsenin psikolojisinin yerinde olmadığı bu günlerde herkese yardımcı olmak gerek. Memurnet yöneticileri lütfen bu sesi başta millet vekilleri olmak üzere yetkililere duyurun.
3 13 Şikayet Et
1234