muhcamci 22 Kasım 2020 21:10
1416 sayılı kanuna tabiler diğer bir deyişle YLSY bursluları iyi şekilde yönetilemiyor. Bu yanlış yönetim tabiki zararlara sebep oluyor ve MEB bu zararı öğrenci kefillerine, üniversitelere felan yüklemek istiyor. Burs dediğin şey başarısızlık durumunda kesilen birşeydir geri istenen birşey değildir. Öğrenci okula %99 devam etmiş, kendisinden istenen ödev, proje vs. istenilen şeyleri eksiksiz tamamlamış ama buna rağmen sınavlarda başarı gösterememiş ve başarısız olmuşsa paranın faziziyle geri istenmesi yanlış bir uygulamadır. Paranın çoğunluğu öğrencinin eline bile geçmez, direk üniversiteye eğitim ücreti olarak ödenir. Verilen bursun da çoğu kira ve temel yaşam giderlerine harcanır. Yediği içtiği tamamda öğrenci yurduna/ev sahibine veya üniversiteye ödenen ücreti, öğrenci nasıl geri verebilir. Binde bir ihtimal verilen bursu suistimal eden kişi çıkabilir, devletin verdiği bursu y.dışında yiyip okula gitmeyen tipler de olabilir ama onların da sorumlusu öğrenciyi takip etmeyen MEB'dir. Yurt dışında öğrencileri düzenli olarak ziyaret edip, takip eden uzmanlar gerekmektedir. Bu uzmanlar gerektiğinde öğrencinin problemini gidermeli, gerekirse öğrencinin bursunun kesilmesini MEB rapor etmelidir.
5 15 Şikayet Et
koçakcan 22 Kasım 2020 19:25
1416 sayılı kanun ile dünyanın en iyi üniversitelerinde yüksek lisans ve doktora öğrenimini başarı ile tamamlayıp yurda dönenlerin ne durumda olduklarını YÖK Başkanlığının Sayın yetkililerine sormak gerekiyor. Ak Parti iktidarlarının çok iyi niyetlerle 5 yılda 5 Bin öğrenci projesinden bahsediyorum. Bu gençler güya öğretim üyesi olarak görev alacaklardı peki gerçekleşti mi? bazıları için evet ama bir çoğu öğretim görevlisi veya araştırma görevlisi unvanında görev yapıyorlar. Allah aşkına yurda dönen bu gençler neden kendi isteği dışında Milli eğitim bakanlığına bağlı kuruluşlarda destek hizmetleri birimlerinde görev yaptırılıyor? Maaşıda memur maaşı Peki MEB de görev yapan veya yaptırılmış olanların zorunlu hizmetleri otomatik olarak kendiliğinde kalkmıyor mu diye sormak gerekiyor. Ayrıca gençler gitmiş dünyanın en iyi üniversitelerinde Gıda bilimlerinde öğrenimini başarı ile tamamlayıp gelmiş geldiği üniversitede bölümde öğrenci yok başka üniversiteye geçmek ister zorunlu hizmeti var diye bırakmazlar götürürler Turizim fak. gastronomi bölümüne, kimisini meslek yüksek okullarının aşçılık proğramlarında kadro açarak çalışmaya zorlarlar.Bu insanları ne için gönderdiniz diye sormak gerekmiyor mu? Maalesef bu gençleri gittiğine gideceğine pişman ettiniz ve aldığı eğitimleride bu şekilde körelttiniz. Bir Baba olarak feryat ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız hangi birinizin yaptığı yanlış işleri takip edecek yazık ki yazık...
5 35 Şikayet Et
muhcamci 22 Kasım 2020 18:38
Olay biraz daha çetrefilli aslında çünkü daha önce öğrenci eğer yurt dışında master degree alabilmişse sonrasında ben doktora yapmayacağım/yapamıyacağım deyip, uygun görülen kadroya (Arş.Gör. veya Öğr. Gör.) atanmayı talep edebiliyordu ve master eğitimini başarıyla bitirdiği için herhangi bir tazminat talep edilmeden mecburi hizmetini tamamlıyabiliyordu. Sonra günün birinde MEB'in ilgili Müdürlüğüne biri atandı ve daha önce 100 yıla yakındır uygulanan ve teamül olan şey beni ilgilendirmez. Müdür benim ve bunu değiştiriyorum dedi. PhD degree de almak zorundasınız yoksa kefillerinizden verilen ödemeleri icra yoluyla talep ederiz dedi ve bunu eski/yeni herkese uyguladı. Hatta bu sebeple birçok öğrenci kefillerine zarar gelme ihtimaline karşı PhD yapmaktan vazgeçip, uygulama başlamadan atama istedi. Yeni öğrencilerden bu durumu öğrenenler kazandığı halde kefil bulamayıp vazgeçtiler. Sonun da o Müdür görevden alında ama tabi mağdurlar mahkemelere gitmiş demekki, şimdide anlaşılan MEB mahkemelerin sonuçlarını YÖK'e yönlendirmeye çalışıyor.
2 16 Şikayet Et
kreisus 22 Kasım 2020 17:33
Bence bunun haber değeri yok. Akademisyen alıyorsun.
20 5 Şikayet Et