Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

Sigortalı Çalışanlar İçin Sosyal Güvenlik Rehberi

30 Nisan 2007 13:10
Yazdır

SİGORTALI REHBERİ

Sigortalı Kime Denir?

506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 2'nci maddesi birinci fıkrasında, bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar 506 sayılı Kanun uygulamasında sigortalı sayılmışlardır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 6'ncı maddesinde,
Çalıştırılanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olacakları,
Sigortalılar ile işverenleri hakkındaki hak ve yükümlülüklerin, sigortalının işe alındığı tarihten başlayacağı,
Sigortalı olma hak ve sorumluluğundan kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği, yardım ve yükümlülükleri azaltmak veya devretmek yönünde sözleşme yapılamayacağı, hükümleri getirilmiştir.
Kanun maddelerine göre, sigortalı sayılabilmenin şartı, çalışanla, çalıştıran arasında hizmet akdi bağının bulunmasının yeterli olmasıdır.
Kanunun 6'ncı maddesi birinci fıkrasındaki anlamdan, sigortalı olmanın şartları içerisinde ücret alınması koşul olarak görülmemiştir. Ücretin, sigortalı sayılmanın şartlarından gerektiği, Kanunun 3'üncü maddesindeki istisnalarda yer almıştır.
Sigortalı olmak, çalışanın ve çalıştıranın isteğine bırakılmamış, işe alınmayla birlikte kendiliğinden kazanılan bir hak ve sorumluluk sayılmıştır.

Konusu İş Görme Olan Akitler ve Unsurları

A- HİZMET AKDİ
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununda ve 1475 sayılı İş Kanununda hizmet akdinin tarifi yapılmamış, 818 sayılı Borçlar Kanununun 313'üncü maddesinde tanımlanmıştır.
Hizmet akdi, Borçlar Kanunundaki tarife göre;
?Hizmet akdi bir mukaveledir ki onunla işçi, muayyen veya gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeyi ve iş sahibi dahi ona ücret vermeyi taahhüt eder.
Ücret zaman itibariyle olmayıp yapılan işe göre verildiği takdirde dahi işçi muayyen veya gayri muayyen bir zaman için alınmış veya çalışmış oldukça, hizmet akdi yine mevcuttur, buna parça üzerine hizmet veya götürü hizmet denir.? şeklinde tanımlanmıştır.

Kanundaki tarife, ilmi araştırmalara ve yargı kararlarına göre hizmet akdinin unsurları:
1- Hizmet
İşçi, işverene emeğini verme taahhüdünde bulunur. İşçi, eseri değil, hizmet verme sorumluluğunu taşır. Hizmet, işverenin işyerinde veya belirleyeceği yerde yapılır.

2- Bağımlılık
Hizmet akdi iki taraflı akidlerden olup, karşılıklı borç doğurur. İşçi emeğini, işveren emrine verir ve işin yapıldığı sürede ona tabi olur. İşveren ise emeğin karşılığı olarak ücret ödemeyi kabul eder.
Bağımlılık unsuru hizmet akdini, konusu iş görme olan diğer akidlerden (istisna, vekalet vb.) ayıran en önemli unsurdur.
3- Ücret
Emeğin kirası niteliğindedir. İşverenin sorumluluğudur. Saat, günlük, haftalık, aylık çalışmalar karşılığı ödenebiyeceği gibi işin miktarına göre ve kardan hisse şeklinde de verilebilir. Ücretin ödenme şekli akdin niteliğini değiştirmez. Nakit veya sair şekilde ödenebilir.
4- Süre
İş (hizmet) sözleşmesi belirli bir süre için yapılabileceği gibi süresiz de yapılabilir. Hizmetin, sözleşme süresi içinde günün belirli saatlerinde, haftanın veya ayın belirlenen günlerinde yerine getirilmesi de mümkündür. Belirtilen şekillerdeki çalışmalar hizmet akdinin niteliğini değiştirmez. Borçlar Kanununda, hizmet sözleşmelerinin yazılı yapılması gerektiği yönünde bir hüküm bulunmamaktadır. Hizmet sözleşmelerinin yazılı yapılması İş Kanununun 9'uncu maddesinde hükme bağlanmıştır. İş Kanununa göre belirli süresi bir yıl veya daha uzun süreli hizmet akitlerinin yazılı yapılması zorunlu kılınmıştır. İş sözleşmesinin süresiz yapılması şart ve zorunluluk değildir. Hizmet akitlerinin yazılı yapılmamış olması, hizmet akdinin varlığını etkilemez.

B- İSTİSNA AKDİ (ESER SÖZLEŞMESİ)

İstisna sözleşmesi, Borçlar Kanununun 355'inci maddesinde tanımlanmıştır. Bu tanıma göre, ?Onunla bir taraf (yüklenici), öteki tarafın (ısmarlayan - sipariş veren) ödemeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında, bir eser meydana getirmeyi taahhüt eder - borçlanır.?
Kanundaki tarife, ilmi araştırmalara ve yargı kararlarına göre istisna akdinin belirleyici unsurları şunlardır:
1- Eser (Yapılacak Şey)
Akdin konusu, emek değil neticesidir. Hizmet değil, eser önemlidir.
2- Bağımsızlık
Müteahhit (yüklenici) eserin meydana getirilmesini, işin sahibi de fiyatını (bedelini) vermeyi taahhüt ederler. Eserin meydana getirilmesi çalışması, işin sahibinin emrinde yapılmaz. Müteahhit çalışmasında serbesttir. alışmanın, işin sahibinin göstereceği yerde yapılması da, akdin niteliğini değiştirmez.
3- Semen (Fiyat-Bedel)
İşin ücretidir. Eserin fiyatıdır.
4- Süre (Zaman)
Sözleşmenin süresi vadeyi, başka bir anlatımla eserin teslim zamanını ifade eder.

Hizmet Akdi ile İstisna Akdini Birbirinden Ayıran Özellikler:
1- Hizmet akdinde taraflar arasında (tabiiyet) bağımlılık vardır. Bu özellik iki akit arasındaki en önemli ayrıcalıktır.
2- Hizmet akdinde konu, emeğin doğrudan kendisidir. Hizmet akdinde kişi, emeğini kiralar. İstisna akdinde ise, emek karşılığı vücuda getirilen şey (eser) taahhüdün konusudur.
3- Hizmet akdinde ücret, emeğin kirasıdır. İstisna akdinde ise, ücret emek sonucu meydana getirilen eserin bedelidir.
4- Hizmet akdinde çalıştırılanın işverene ait işyerinde veya işverenin göstereceği yerde çalıştırılması esastır. İstisna akdinde ise, akde konu olan işin işverenin işyerinde imali gerekmiyorsa, taahhüt eden tarafından kural olarak kendi işyerinde ve bağımsız olarak yapılır.

C- VEKALET AKDİ (VEKİLLİK SÖZLEŞMESİ)

Vekalet akdi, Borçlar Kanununun 386'ncı maddesinde tanımlanmıştır. Bu tanıma göre; Vekil, sözleşme uyarınca kendisine yüklenen (sorumluluğuna verilen) işin yürütülmesini veya üzerine aldığı işin yerine getirilmesini borçlanır.
Borçlar Kanununa göre, işin görülmesiyle ilgili olup da diğer sözleşme türlerine girmeyen işlerde de vekalet akdi kuralları uygulanır.
Vekalet akdinin belirleyici unsurları şunlardır:
Bir tarafta vekil, diğer tarafta iş sahibi vardır.
Vekil, sahibine ait işin idaresini, bir hizmetin görülmesini üzerine alan kişidir.
Vekilin, hizmetin görülmesindeki bağlılığı, hizmet akdinde olduğu gibi zorunlu değildir.
Vekalet akdinde ücret kanuni şart değildir. Sözleşme veya teamül varsa vekil ücret isteyebilir.
Ödenecek ücret hizmetin neticesi değil, kendisi içindir.

ÖRNEK:
1) Bir inşaatın projesinin çizilmesi işlerinin yapılmasını taahhüt eden serbest meslek kazancı yönünden vergi mükellefiyeti bulunan inşaat mühendisi ile inşaat sahibi arasındaki hukuki ilişki istisna akdidir.

2) Konut yapı kooperatifi tarafından üyeleri adına yaptırılan konut inşaatlarının şantiye mühendisliğini yapmak üzere çalıştırılan (çalışma süre ve şartları yazılı yapılacağı gibi sözlü de anlaşılmış olabilir) inşaat mühendisi ile kooperatif tüzel kişiliği arasındaki hukuki ilişki, çalışma işyeri sahibinin emir ve talimatı altında ve gösterilen yerde ifa edileceğinden, hizmet akdidir.

3) Belirlenen gün ve saatlerde öğrenciye ders vermek üzere anlaşan eğitimci ile öğrenci veya velisi arasındaki hukuki ilişki ise hizmet akdi olmayacağı gibi istisna akdinin konusuna da girmediğinden vekalet akdi olarak kabul edilmelidir.
Aynı eğitimcinin, özel bir okulda veya dershanede önceden belirlenen gün ve saatlerdeki çalışması ise, okul veya dershane sahibi işveren ile eğitimci arasındaki hukuki ilişkinin (çalışmanın, işverenin emir ve talimatı doğrultusunda, gösterilen yer ve saatte ve belirlenen programa göre yapılması nedenleriyle) hizmet akdi olarak kabulü gerekir.

4) Herhangi bir konudaki davayı, dava sahibinin istekleri doğrultusunda takip eden avukat ile dava sahibi arasındaki hukuki ilişki, hizmet akdi olmayıp, vekalet akdidir. Tüm mesaisini bir işverenin emrine hasreden, işverenin gösterdiği yerde ve belirlenen saatlerde ücreti karşılığı çalışan Avukat ile işveren arasındaki hukuki ilişki hizmet akdidir.

5) Kendi adına muayenehanesi bulunan doktor ile hastası arasındaki hukuki ilişki vekalet akdi, sağlık kuruluşunda, sağlık kuruluşu işvereninin emir ve talimatı altında çalışan doktor ile sağlık kuruluşu işvereni arasındaki hukuki ilişki ise hizmet akdi olur.

İşsizlik Sigortası Nedir?

İşsizlik sigortası; bir işyerinde çalışırken, çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen, kendi istek ve kusuru dışında işini kaybedenlere, uğradıkları gelir kayıplarını kısmen de olsa karşılayarak kendilerinin ve aile fertlerinin zor duruma düşmelerini önleyen, sigortacılık tekniği ile faaliyet gösteren, Devlet tarafından kurulan zorunlu bir sigorta koludur.

İşsizlik Sigortasının Potansiyel Faydaları Nelerdir?

İşsizlik sigortası, ekonomik büyümenin yanı sıra sosyal gelişmenin sağlanması ve gelirin toplumda adil ve dengeli bir biçimde paylaştırılmasını amaçladığı için sosyal devlet olma ilkesinin bir gereğidir.
Ülkeler, işsizliğin sonuçlarını giderici, geçici gelir kayıplarını tazmin edici politikalar uygulamak zorundadırlar.
Bu politikaların temel araçlarından birisi de işsizlik sigortasıdır. İşsizlik sigortası aşağıdaki potansiyel faydaları sağlayabilmektedir.

1- İşsiz kalınan süre içinde; sigortalı işsizlerin gelir kaybı bir ölçüde işsizlik ödeneği ile karşılandığından, sigortalı işsizler niteliklerine daha uygun işler arayacaklardır. Bu işgücü verimliliğini olumlu yönde etkileyecektir. Ayrıca, işsizlerde ve aile fertlerinde gelir kaybı nedeniyle oluşabilecek olumsuzluklar bir ölçüde önlenecektir.

2- İşsizlik sigortası sağladığı gelir güvencesiyle, işsizlerin alım güçlerini belli ölçüde koruduğundan toplam talep üzerinde olumlu etki yapacaktır.

3- İşsizlik ödeneğine hak kazanabilmek için sigortalı çalışanlar ahlak ve iyi niyet kurallarına daha fazla sadakat göstermek zorunda kalacaklarından verimlilik artacak ve işgücü devri azalacaktır.

4- İşsizlik sigortası kapsamında verilecek olan eğitimler ile sigortalı işsizlerin nitelikleri artırılacaktır.

5- Kayıt dışı istihdamın kayda alınmasında etkili olacaktır.

6- İşgücü piyasasına yönelik (iş-çalışan-işyeri) veri tabanı oluşturulmasına olanak sağlayıp, doğru kişinin doğru işe yerleştirilmesi sağlanacak ve böylelikle verimlilik ve çalışanların mutluluğu artacaktır.

7- İşsizlik sigortası gelirleri ile oluşturulan Fon, üretken alanlarda, istihdam artışı sağlayan ve bölgelerarası dengesizliği giderici yatırımlara yönlendirildiğinde, ülke ekonomisine katkıda bulunacaktır.

Kimler İşsizlik Sigortası Kapsamındadır?

İşsizlik sigortası aşağıda sayılan çalışma gruplarını kapsamaktadır.

506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 2 nci maddesine göre bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan sigortalılar,
506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamına girip de memur ve sözleşmeli statüde olmayanlar,
Mütekabiliyet esasına dayalı olarak yapılan anlaşmalara göre Türkiye'de sigortalı olarak çalışan yabancılar,
4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkındaki Kanun'a göre çalıştırılan koruma bekçileri,
Ücretli ve sürekli olarak ev hizmetlerinde çalışanlar,
Kamu sektörüne ait tarım ve orman işlerinde ücretle çalışanlar,
Özel sektöre ait tarım ve orman işlerinde ücretle ve sürekli olarak çalışanlar,
Tarım sanatlarına ait işlerde çalışanlar,
Tarım işyerlerinde yapılan ve tarım işlerinden sayılmayan işlerde çalışanlar,
Tarım işyeri sayılmayan işyerlerinin park, bahçe, fidanlık vb. işlerinde çalışanlar,

Kimler İşsizlik Sigortası Kapsamı Dışındadır?

506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun, 3 üncü maddesinde belirtilen sigortalı sayılmayanlar,
Tarım işlerinde çalışanlar (Kamu sektörüne alt tarım ve orman işlerinde ücretle, özel sektöre ait tarım ve orman işlerinde ücretle ve sürekli olarak, tarım sanatlarına ait islerde, tarım işyerlerinde yapılan ve tarım işlerinden sayılmayan işlerde, tarım işyeri sayılmayan işyerlerinin park, bahçe, fidanlık vb. işlerinde çalışanlar hariç)
İşverenin ücretsiz çalışan eşi,
Aynı konutta birlikte yaşayan ve üçüncü dereceye kadar (üçüncü derece dahil) olan hısımlar arasında ve aralarında dışarıdan başka kimse katılmayarak konut içinde yapılan işlerde çalışanlar,
Ev hizmetlerinde çalışanlar (ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç)
Askerlik hizmetlerini yapmakta olanlar,
Ülkelerinde sigortalı olan yabancılar,
Meslek okullarında pratik eğitim yapan öğrenciler,
Cezaevlerindeki atölyelerde çalışan mahkumlar,
Rehabilitasyon tedbirlerine katılan hastalar,
Herhangi bir işverene bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanlar,
Köy sınırları içersinde kendi ihtiyaçları için yapılan inşaat işlerinde çalışanlar,
Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı alıp da sosyal güvenlik destek primi ödeyerek ya da ödemeksizin çalışanlar,
506 sayılı Kanunun 85 inci maddesine göre isteğe bağlı sigortalılar,
506 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine göre topluluk sigortasına tabi sigortalılar,
506 sayılı Kanunun Geçici 20 nci maddesi kapsamında olmakla birlikte memur statüsünde çalışanlar,
506 sayılı Kanunun Ek-10 uncu maddesine göre, bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları, müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşları içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar, düşünür ve yazarlar,
506 sayılı Kanunun Ek-13 üncü maddesine göre, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununda belirtilen genel kadınlar,
2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununun 2 nci maddesinde belirtilen isteğe bağlı sigortalılar,
657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununa göre:. sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
233 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler ile 190 sayılı 'Kanun Hükmünde Kararnameye tabi kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat kanunlarındaki hükümlere göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre geçici personel statüsünde çalıştırılanlar,
5590 sayılı "Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları,
Ticaret Borsaları, Türkiye Ticaret Sanayi Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği" Kanunu kapsamında çalışan sözleşmeli ve geçici personel ile hizmetliler.

Geçici/Mevsimlik Orman İşçileri İşsizlik Sigortasından Faydalanabilecek Midir?

Kanunda, işsizlik sigortası kapsamında oldukları belirtilen sigortalıların çalışma sürelerinde çalıştıkları işe göre bir ayırım getirilmediği görülmektedir. Bir yıl içinde 3-4 ay gibi kısa süre ile çalışan sigortalı işçiler, yılın geri kalan aylarında başka bir işte sigortalı olarak çalışabilmektedirler. Yıl içinde kısa süreli çalışan geçici/mevsimlik orman işçileri; Kanunun öngördüğü "son üç yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak çalışıp, işsizlik sigortası primi ödemiş olmak, işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olmak" şartını yerine getirdikleri takdirde Kanunla kendilerine tanınan; "işsizlik ödeneği, hastalık ve analık sigortası prim ödemeleri, yeni bir iş bulma, meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimi" hizmetlerinden yararlanabileceklerdir.

Kimler, işsizlik sigortasına prim ödeyecektir?

İşsizlik sigortası zorunlu olup, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 77 nci ve 78 inci maddelerinde belirtilen prime esas aylık brüt kazançlar üzerinden;
Sigortalı % 2,
İşveren % 3,
Devlet %2 oranında prim ödeyecektir.
Bir başka deyişle, işsizlik sigortası prim ödemelerinde; sadece işçi ve işveren değil, Devlet de bu sisteme her bir sigortalı için katkıda bulunacaktır. Ayrıca, İşsizlik Sigortası Fonu'nun olası açıkları da Devlet tarafından karşılanacaktır.

Sigortalı Olarak Yükümlülüklerim Nelerdir?

İşe Girmeniz Halinde Yükümlülüğünüz

İşe girdiğiniz günden itibaren çalıştığınızı bir ay içinde ilinizdeki Sigorta İl Müdürlüğüne (çalıştığınız işyerinin bağlı olduğu sigorta müdürlüğüne) sigorta bildirim belgesini vermek zorundasınız. Bu sizin sigortasız çalıştırılmanızı önleyebilecektir.

İş Kazasına Uğramanız Halinde Yükümlülüğünüz

İş kazasına uğrarsanız, en geç kazadan sonraki gün içinde işverene veya Kuruma haber vermelisiniz.

İş Kazasına Uğramanız Yahut Meslek Hastalığına Tutulmanız Halinde Yükümlülükleriniz

İş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına tutulan sigortalı, tedavisini yapan hekimin tedbir ve tavsiyelerine uymak zorundadır. Hekim tavsiyelerine uyulmaması nedeniyle tedavi süresinin uzamasına, malul kalmasına veya malüllük derecesinin artmasına sebep olan sigortalının geçici iş göremezlik ödeneğinin veya sürekli iş göremezlik gelirinin, kendisine yüklenebilecek kusurun raporda belirtilen orandaki kısmı Kurum tarafından düşülebilir.Bu düşürme % 50?yi geçemez.
Kurumun yazılı bildirisine rağmen teklif edilen tedaviyi kabul etmeyen sigortalıya, tedavi için Kuruma başvuracağı tarihe kadar sağlık yardımları yapılmaz, geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik geliri de verilmez.

Hastalanan Sigortalının Yükümlülükleri

Hekimce alınması istenen tedbirlere uymayan sigortalıya, bu tedbirleri yerine getirmedikleri süre için ödenek verilmez.
Tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir durumda olduğuna dair Kurum hekimlerinden belge almaksızın eski işverenin işinde çalıştırılan sigortalının aynı hastalığı sebebiyle yapılan tedavi masrafları işverenden, başka işte çalışan sigortalının aynı hastalığı sebebiyle yapılan tedavi masrafları kendisinden alınır. Bu süreler için geçici iş göremezlik ödeneği verilmez, verilmiş olanlar da sigortalıdan geri alınır.

Sigortalılık Süresi Nedir?

Sigortalı olarak ilk defa çalışılmaya başlanılan tarihten sigortalının aylık talebinde bulunduğu ya da öldüğü tarihe kadar geçen süredir. 01/04/1981 tarihinden sonra 18 yaşından önce çalışmaya başlayanların sigortalılık sürelerinin başlangıcı 18 yaşını doldurdukları tarihtir.

Aylık/Gelir Alanlar Aylıkları Kesilmeden Tekrar Çalışabilir mi?

SSK'dan yaşlılık aylığı alanlar, emekli olduktan sonra da bir işte çalışabilir. Ancak, çalışmaya başlayan emeklilerin tercih edecekleri sigorta kolu (tüm sigorta kolları veya sosyal güvenlik destek primi) bunların işverenleri tarafından Kuruma verilecek olan Sigortalı İşe Giriş Bildirgelerinde belirtilmelidir. Tüm sigorta kollarına tabi çalışmayı tercih eden emeklinin aylığı, çalışmaya başladığı tarih itibariyle kesilir. Sosyal güvenlik destek primini tercih eden emeklilerin aylıkları ise ödenmeye devam olunur.

Diğer taraftan, 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ile herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanların bu aylıkları kesilmeksizin; genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin % 50'sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamayacağı ve görev yapamayacağı, yine anılan Kanunda diğer kanunların emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta iken emeklilik veya yaşlılık aylıkları ve/veya diğer tazminatları kesilmeksizin atanmaya, çalıştırılmaya veya görevlendirilmeye izin veren hükümlerinin 01/01/2005 tarihi dahil uygulanmayacağı hüküm altına alındığından, Kurumumuzdan yaşlılık aylığı almakta iken kamu kurum ve kuruluşlarında çalışmaya başlayanların işyerince emekli sigortalının aylığının kesilmesine ilişkin yazılı bildirimin Kurumumuza yapılması halinde sigortalıların çalışmaya başladıkları tarihinden itibaren aylık kesilmektedir.

Geçirdikleri iş kazası yada tutuldukları meslek hastalığı sonucu Kurumdan sürekli iş göremezlik geliri alanlar bu gelirleri kesilmeden de çalışmaya devam edebilirler

Malullük aylığı alanların 506 sayılı Kanuna tabi olarak sigortalı bir işte çalışmaya başlamaları halinde aylıkları kesilmektedir.

Sigortalılığınız Ne Zaman Başlar?

İşe alınmanızla birlikte (işe başladığınız anda) sigortalılığınız başlar. Çalıştırılan sigortalılar ile işverenleri hakkındaki hak ve yükümlülükler, sigortalının işe alındığı tarihte başlar.

Sigortalı Olma Hakkından Vazgeçebilir misiniz?

Sigortalı çalışmak zorunludur. Bu haktan vazgeçilemez. Çalıştırılanlar ile işverenleri arasında sosyal sigorta yardımlarını ve yükümlülüklerini azaltmak konusunda anlaşma yapılamaz. Yapılan anlaşmalar geçersizdir.

Sigortasız Geçen Süreler Borçlanılabilir Mi?

Sigortasız geçen günlerin borçlandırılmasına imkan veren bir yasa yürürlükte bulunmadığından bu sürelerin borçlanma yoluyla değerlendirilmesi söz konusu değildir.

Aile Bireylerinin Sağlık Yardımlarından Yararlanma Süresi

Hastalanan eş, çocuk, ana ve babaların tedavileri; Kurumca tedavi altına alındıkları tarihten başlayarak altı (6) ayı geçemez.

Ancak, tedaviye devam olunursa, malüllük halinin önlenebileceği veya azaltılabileceği sağlık kurulu raporu ile tespit edilirse, bu süre hastanın sağlık durumunun gerektirdiği sürece devam eder.

Sigortalının Çalıştırıldığının Kendisi tarafından Bildirilmesi

Sigortalı, çalışmaya başladığını işe başladığı tarihten itibaren en geç otuz gün içinde iki nüsha olarak düzenleyeceği sigortalı bildirim belgesi ile Kuruma bildirir.

İsteğe Bağlı Sigortaya Giriş Şartları

En az 1080 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemek,

1080 Günün Hesabında Dikkate Alınan Süreler

506 sayılı Kanuna tabi çalışılan süreler
İsteğe bağlı sigorta, topluluk sigortası, askerlik, sanatçı, yurtdışı hizmet borçlanması ile edinilen hizmetler
Hizmet ihyası yapılarak kazanılan hizmetler
Ülkemizle ikili sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilen ülkelerdeki belgelendirilen çalışmaların tamamı

1080 Günün Hesabında Dikkate Alınmayan Süreler

506 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin II nci fıkrasının (B) bendine göre çıraklık devresi sayılan süreler
506 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin II/C bendi gereği sosyal güvenlik kuruluşlarından malullük veya emekli aylığı almakta iken 506 sayılı Kanuna tabi çalışanlar
T.C. Emekli Sandığı, Bağ-Kur, 2925 ve 2926 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci madde sandıklarında geçen hizmetler
Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna zorunlu ya da isteğe bağlı sigortalı olmamak ve buralardan kendi sigortalılığından dolayı aylık bağlanmamış olmak,
İsteğe bağlı sigortaya müracaat edenlerin sigortalılıklarının başlayacağı tarihte SSK, T.C.Emekli Sandığı, Bağ-Kur, 2925 ve 2926 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamında bulunan sandıklara zorunlu yada isteğe bağlı sigortalı olanlar isteğe bağlı sigortaya kabul edilmez
Kendi sigortalılıklarından dolayı sosyal güvenlik kuruluşlarından aylık bağlanmış olanlar isteğe bağlı sigortaya kabul edilmez
İşsizlik ödeneği almakta olanlar ile iş akdi sona ermemiş olmakla beraber grev, ücretsiz izin (657 sayılı Kanuna tabi Devlet Memurları dahil) ve işçinin mevsim yada kampanya sonu bıraktığı işine yeni mevsim yada kampanyada devam edecek olması nedeniyle iş akdinin askıda kaldığı sürelerde isteğe bağlı sigortaya devam edilir
Sosyal güvenlik kuruluşlarından aylık bağlanmış olanlardan aylığı kesilenler, bu kuruluşlardan vazife malullüğü aylığı veya sürekli iş göremezlik geliri; dul veya yetim geliri/aylığı alanlar isteğe bağlı sigortaya kabul edilir.
Örneği Kurumca hazırlanacak isteğe bağlı sigorta talep dilekçesiyle Kuruma müracaatta bulunmak.
İsteğe bağlı sigortadan yararlanmak isteyenler, örneği Kurumca hazırlanan İsteğe Bağlı Sigorta Başvuru Belgesi müracaat edeceklerdir
İsteğe Bağlı Sigorta Başvuru Belgesi dışında bir dilekçe ile müracaat edenlerin talepleri kabul edilmeyecektir. Bu tür bildirimler zamanında tespit edilerek hemen düzeltilmesi sağlanacaktır.

İsteğe Bağlı Sigorta Müracaatı Ne Şekilde Yapılacak ?

İsteğe bağlı sigortaya devam etmek isteyenler İsteğe Bağlı Sigorta Başvuru Belgesi ile ikametgahlarının bulunduğu yerdeki sigorta il/sigorta müdürlüğüne başvuruda bulunmaları gerekmektedir.

İsteğe Bağlı Sigorta Prim Tutarları Nasıl Belirlenir

5506 sayılı Kanunun 85 inci maddesine göre isteğe bağlı sigortaya devam edenler isteğe bağlı sigorta primlerini, yine Kanunun 78 inci maddesine göre belirlenen prime esas günlük kazancın alt sınırı ile üst sınırı arasında kalmak koşuluyla kendileri belirler.
İsteğe bağlı sigortaya prim ödeyenler 506 sayılı Kanunun 78 inci maddesi gereğince belirlenen prime esas kazancın alt ve üst sınırları arasında olmak koşulu ile % 25 oranında prim öderler.
01/01/2007 -30/06/2007 tarihleri arasında isteğe bağlı sigorta priminin alt sınırı 18,75 x 30 x % 25 = 140,63.-YTL, üst sınırı ise 121,88 x 30 x % 25 = 914,10.- YTL,
01/07/2006 -31/12/2007 tarihleri arasında isteğe bağlı sigorta priminin alt sınırı 19,50 x 30 x % 25 = 146,25.-YTL, üst sınırı ise 126,75 x 30 x % 25 = 950,63.- YTL'dir.

Süresinde Ödenmeyen Primlerin Tahsili

Süresinde ödenmeyen isteğe bağlı primlerin tahsili 506 sayılı Kanunun 80 inci maddesi doğrultusunda yapılmaktadır.

İsteğe bağlı sigorta primlerinin süresi içinde ödenmemesi halinde ödenmeyen kısım sürenin bittiği tarihten itibaren ilk üç aylık sürede her ay için % 3 oranında gecikme cezası, ayrıca her ay için bulunan bu tutarlara ödeme süresinin bittiği tarihten başlamak üzere borç ödeninceye kadar, her ay için ayrı ayrı Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait YTL cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faizi, bileşik bazda uygulanarak gecikme zammı hesaplanacaktır.Ödemenin yapıldığı ayda gecikme zammı günlük olarak hesaplamaktadır.

Topluluk Sigortası Nedir?

Topluluk sigortası, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmayan kimselerin sosyal güvenliklerini sağlayan bir sigorta koludur.

Topluluk sigortası işlemleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca onaylanan genel şartlar doğrultusunda düzenlenen tip sözleşmelerde yer alan esaslar doğrultusunda yürütülür.

Tip sözleşmeler, malullük, yaşlılık ve ölüm, iş kazaları ve meslek hastalıkları ile hastalık ve analık sigortalarına göre üç ayrı sözleşme olarak düzenlenmiştir.

Sosyal sigorta kanunları kapsamı dışında kalanların oluşturdukları toplulukların (dernek, birlik, sendika, vakıf, vb. teşekküller) istekleri üzerine Kurumla imzaladıkları tip sözleşmelere göre yürütülür. İlgili topluluğun sigorta kolları itibariyle imzalamak istediği tip sözleşmeyi seçme hakkı vardır.

İş Kazası Nedir?

Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine göre;
a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla,
c) Sigortalının işveren tarafından görevle başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında,

Meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olaya iş kazası denilmektedir.

Olayın iş kazası sayılabilmesi için, bu beş hal ve durumdan birinde meydana gelmesi yeterlidir.

Meslek Hastalığı Nedir ?

Sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre, tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüme şartları yüzünden uğradığı, geçici veya sürekli hastalık, sakatlık ya da ruhi arıza halleridir.

İş Kazaları ile Meslek Hastalıkları Halinde Sağlanan Yardımlar

A) Sağlık yardımı yapılması;
Bu yardımlar sigortalının,
? Hekime muayene ettirilmesi,
? Teşhis için gereken klinik ve laboratuvar muayenelerinin yaptırılması,
? Gerekirse bir sağlık tesisine de yatırılarak, tedavisinin sağlanması,
? Tedavi süresince gerekli ilaç ve her türlü iyileştirme vasıtalarının temin edilmesidir.

Sağlık yardımı, iş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına tutulan sigortalının belirli bir süreye bağlı olmaksızın, sağlık durumunun gerektirdiği sürece devam eder ve iyileşen sigortalıların arıza veya hastalıklarının nüksetmesi halinde, tedavileri yeniden sağlanır.

B) Geçici işgöremezlik süresince günlük ödenek verilmesi,
Sigortalıya, çalışma günü ve prim ödeme süresi ne kadar olursa olsun, istirahatlı bırakıldığı her gün için geçici işgöremezlik ödeneği verilir.

C) Sürekli işgöremezlik hallerinde gelir bağlanması,

D) Protez, araç ve gereçlerinin sağlanması, takılması, onarılması ve yenilenmesi,
Sigortalıya, arızasına göre gerekli görülecek her türlü protez araç ve gereçleri Kurumca sağlanır, onarılır ve yenilenir.

E) Sağlık yardımlarının yapılması veya protez araç ve gereçlerinin sağlanması, takılması, onarılması ve yenilenmesi için, gerektiğinde sigortalının yurt içinde başka yere gönderilmesi;
Sigortalı, gerekirse muayene ve tedavisinin yapılması veya protez araç ve gereçlerinin sağlanması için yurt içinde başka bir yere gönderilir.
Gidiş-dönüş yol paraları ile zaruri masraf karşılıkları ile sigortalının sağlık durumu nedeniyle bir başkasının refakat etmesi gerektiği hekim raporu ile belgelenirse, refakatçinin de gidiş-dönüş yol paraları ile zaruri masraf karşılıkları ödenir.

F) İşkazasına uğrayan ve meslek hastalığına tutulan sigortalının tedavi için yabancı ülkeye gönderilmesi;
Yurt içinde tedavisi mümkün olmayan, ancak yabancı bir ülkede kısmen veya tamamen tedavisi mümkün olan ve mesleğinde uğradığı işgöremezlik derecesinin azalabileceği, Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen yurtdışında tedavi amacıyla sağlık kurulu raporu vermeye yetki sağlık kurumları sağlık kurulu raporu ile tespit edilen sigortalının ve bu raporda belirtilmişse, refakatçisinin gidiş-dönüş yol paraları ve zaruri masrafları ile o yerdeki kalış ve tedavi masraflarının ödenmesi,

G) İşkazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde cenaze masrafı karşılığı verilmesi;

H) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanması.

İş Kazasında Sigortalının Yükümü

Sigortalı, uğradığı işkazasını en geç kazadan sonraki gün içinde işveren veya Kuruma bildirmekle yükümlüdür.

Sigortalıya, uğradığı işkazasını işveren veya Kuruma bildirme yükümlülüğü getirilmesine karşın, bildirme mecburiyetinin yerine getirilmemesine herhangi bir müeyyide öngörülmemiştir. Dolayısıyla, bu görevini yerine getirmeyen sigortalılar hakkında herhangi bir işlem yapılması mümkün değildir.

Geçirdiği işkazası dolayısıyla Kuruma başvuran sigortalı, hekimin bildirdiği tedbir ve tavsiyelere uymak zorundadır. Aksi takdirde sigortalının tedavisi uzar veya malül kalır yahut malüliyet derecesi artarsa, istirahatli kaldığı günler için verilen geçici işgöremezlik ödeneğinden veya malüliyeti halinde bağlanan sürekli işgöremezlik gelirinden eksiltme yapılabilmektedir.

Hastalık Sigortası Nedir?

İş kazası ile meslek hastalığı sigortası dışında kalan bütün hastalık hallerinde belirli yardımların yapılmasını sağlayan bir sigorta koludur.

Hastalık Sigortasından Yararlanan Kimseler

Sigortalılar ile Kurumumuzdan sürekli işgöremezlik geliri, malüllük veya yaşlılık aylığı alanlarla bunların geçindirmekle yükümlü oldukları eş-çocuk, ana ve babaları ile gelir veya aylık alan eş-çocuk, ana ve babaları hastalık sigortasından sağlanan yardımlardan yararlanırlar.

Hastalık Sigortasından Sağlanan Yardımlar

A) Sağlık yardımı yapılması;

Bu yardımlar sigortalının,
? Hekime muayene ettirilmesi,
? Teşhis için gereken klinik ve laboratuar muayenelerinin yaptırılması,
? Gerekirse bir sağlık tesisine yatırılması ve tedavi süresince gerekli ilaç ve her türlü iyileştirme vasıtalarının sağlanması.
? Ayakta yapılan tedavilerde verilen ilaç bedellerinin %20'sini sigortalı öder. hallerini kapsar.
Bu süre, sigortalının tedavi altına alındığı tarihten başlayarak 6 (altı) aydır.
Ancak, tedaviye devam edilmesi halinde, Kurumca bildirilen sağlık müesseseleri sağlık kurulu raporu ile malüllük halinin önlenebileceği veya önemli oranda azaltılabileceği anlaşılırsa, tedavi hastanın sağlık durumunun gerektirdiği sürece devam eder.

B) Protez araç ve gereçlerinin sağlanması, takılması, onarılması ve yenilenmesi;

Ağız protezlerine ilişkin yardımlar, Kurumca hazırlanacak yönetmelik esasları dahilinde sağlanır. Protez araç ve gereç bedellerinin % 20 sini sigortalı öder. Ancak, ilgiliden alınacak katkı miktarı 4857 sayılı İş Kanununa göre sanayi kesiminde çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin bir buçuk katından fazla olamaz.
Sigortalının iyileşmesini sağlayacak veya işgöremezliğini az çok gidermesine yarayacak protez araç ve gereçleri sağlanır, takılır, onarılır ve belli sürelerde yenilenir.

C) Geçici işgöremezlik süresince günlük ödenek verilmesi;

Sigortalıya; gerek ayakta, gerekse yatarak tedaviye alınıp istirahatlı bırakıldığı dolayısıyla işyerinde veya işinde fiilen çalışarak ücret alamadığı dönemlerde kendisinin ve aile fertlerinin geçimini sağlamak için geçici işgöremezlik adı altında ödenek verilir.
Geçici işgöremezlik ödeneği verilmesine, tedavi müddetinin sonuna kadar devam edilir.
Yalnız, istirahat süresi ne olursa olsun Hastalık Sigortası yönünden, ilk iki gün için ödenek verilmez. Geçici işgöremezlik ödeneği alabilmek için;
? Sigortalılık niteliğinin devam etmesi,
? Hastalandığı tarihten önceki bir yıl içinde en az 120 gün hastalık sigortası primi ödemiş olması,
? Kurumca bildirilen sağlık tesisleri sağlık kurullarından veya hekimlerinden istirahat raporu alınmış olması gerekmektedir.

D) Gerekli hallerde muayene ve tedavi için yurt içinde başka bir yere gönderilmesi;

Sigortalı, gerekirse muayene ve tedavisinin yapılması veya protez araç ve gereçlerinin sağlanması için yurt içinde başka bir yere gönderilir.
Gidiş-dönüş yol paraları ile zaruri masraf karşılıkları ile sigortalının sağlık durumu nedeniyle bir başkasının refakat etmesi gerektiği hekim raporu ile belgelenirse, refakatçinin de gidiş-dönüş yol paraları ile zaruri masraf karşılıkları ödenir.

E) Yurt dışına gönderilmesi;

Hastalığın anlaşıldığı tarihten önceki bir yıl içinde en az 300 gün hastalık sigortası primi ödenmiş olması şartıyla yurt içinde tedavisi mümkün olmayıp ancak, yabancı bir ülkede kısmen veya tamamen tedavisi mümkün görülen ve malüllük halinin önlenebileceği veya önemli oranda azaltılabileceği Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen yurtdışında tedavi amacıyla sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kurumları sağlık kurulu raporu ile tespit edilen sigortalının ve bu raporda belirtilmiş ise beraber gideceği kimsenin yurt dışına gönderilmeleri, yabancı ülkelere gidip gelme yol paraları ile bu ülkede kalış ve tedavi masraflarının ödenmesi.

Bu yardımlardan yararlanabilmek için sigortalının;
? Hastalığının anlaşıldığı tarihten önceki 1 (bir) yıl içinde en az 300 gün hastalık sigortası primi ödemiş olması,
? Tedavinin yurt içinde yapılamadığı, yabancı bir ülkede yapılabileceğine dair Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen yurtdışında tedavi amacıyla sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kurumları sağlık kurulu raporunun bulunması gerekmektedir.

Ayrıca, 506 sayılı Kanunun 32/E fıkrası ile sigortalılara tanınan yurtdışında tedavi imkanı, bu defa Ek Madde 49 ile sigortalıların eş,çocuk,ana ve babası, Kurumumuzdan sürekli işgöremezlik geliri,malullük veya yaşlılık aylığı almakta olan kimseler ve bu kimselerin geçindirmekle yükümlü oldukları eş,çocuk,ana ve babası ile Kurumumuzdan hak sahibi olarak gelir veya aylık alan eş,çocuk,ana ve babasına da sağlanmış bulunmaktadır.

Anılan Kanunun 32 nci maddesinin değişik son fıkrası ile bu Kanuna tabi olarak çalışmaya başlayan sigortalıların, "Sağlık yardımı yapılması", "Protez araç ve gereçlerinin standartlara uygun olarak sağlanması, takılması, onarılması ve yenilenmesi", "Gerekli hallerde muayene ve tedavi için yurt içinde başka bir yere gönderilmesi" yardımlarından yararlanabilmeleri için, hastalığın anlaşıldığı tarihten önceki 1 (bir) yıl içinde en az 90 gün hastalık sigortası primi ödemiş olması şarttır.

Hastalanan Sigortalının Yükümlülükleri

Hekimce alınması istenen tedbirlere uymayan sigortalıya, bu tedbirleri yerine getirmedikleri süre için ödenek verilmez. Tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir durumda olduğuna dair Kurumca bildirilen sağlık tesislerinden belge almaksızın eski işverenin işinde çalıştırılan sigortalının aynı hastalığı sebebiyle yapılan tedavi masrafları işverenden, başka işte çalışan sigortalının aynı hastalığı sebebiyle yapılan tedavi masrafları kendisinden alınır. Bu süreler için geçici işgöremezlik ödeneği verilmez, verilmiş olanlar da sigortalıdan geri alınır.

Sigortalının Geçindirmekle Yükümlü Olduğu Kimseler

Diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmayan yada gelir veya aylık almayan eşi,
Yaşları ne olursa olsun evli bulunmayan ve Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi olarak çalışmayan veya bunlardan gelir yahut aylık almayan kız çocukları,
18 yaşını, orta öğrenim yapıyorsa 20 yaşını, yüksek öğrenim yapıyorsa 25 yaşını doldurmamış erkek çocukları,
18 yaşını doldursa bile, çalışamayacak durumda malül bulunan erkek çocukları,
Geçiminin sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen ana ve babası,
Sigortalı tarafından evlat edinilmiş, tanınmış veya nesebi düzeltilmiş yahut babalığı hükme bağlanmış olan çocukları,

Sigortalının Eş ve Geçindirmekle Yükümlü Olduğu Çocuk, Ana ve Babalarına Yapılan Yardımlar

Hastalığın anlaşıldığı tarihten önceki 1 yıl içinde en az 120 gün hastalık sigortası primi ödemiş olan sigortalının eş, çocuk, ana ve babaları hastalıkları halinde;
? Hekime muayene ettirilir,
? Hekimin göstereceği lüzum üzerine teşhis için gereken klinik ve laboratuar muayeneleri yaptırılır, tedavileri sağlanır,
? Teşhis ve tedavi için gerekirse bir sağlık tesisine yatırılır.
? Tedavileri süresince gerekli ilaç ve iyileştirme vasıtaları sağlanır. Ayakta yapılan tedavilerde verilen ilaç bedellerinin %20'sini sigortalı öder.
? Gerekli hallerde, muayene ve tedavileri için, yurt içinde başka bir yere gönderilirler.
? Sigortalıların çocukları ile eşlerine, Kurumca hazırlanan Yönetmelik esasları çerçevesinde gerekli görülen protez araç ve gereçleri (işitme cihazı, malül arabası, el-kol-ayak-bacak protezi, gözlük cam ve çerçevesi) sağlanır, onarılır ve belirli sürelerle yenilenir. Çalışan sigortalı ile eşi ve geçindirmekle yükümlü olduğu çocuklarına Kurumumuzca temin edilen protez bedelinin % 20'si ilgililerce karşılanmakta, ancak alınan katılım payı miktarı 4857 sayılı İş Kanuna göre Sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanacak asgari ücretin 1,5 katını geçmemektedir.

Askerlik Süresi Hizmet Olarak Nasıl Değerlendirilir?

Askerlik hizmeti yedek subay olarak yapılmışsa yedek subay okulunda geçen süre, er olarak yapılmışsa askerlik süresinin tamamı veya bir bölümü borçlanılabilir.
Askerlik borçlanması bedeli prime esas asgari günlük kazancın % 20'sinin borçlanılacak gün sayısı ile çarpımı sonucu hesaplanacak miktarıdır.
01/01/2007 -30/06/2007 süresi için prime esas en düşük günlük kazanç 18,75.-YTL'dir.
01/07/2007-31/12/2007 süresi için prime esas en düşük günlük kazanç 19,50.- YTL'dir.
Askerlik borçlanması tutarlarının hesabında prime esas yeni asgari günlük prim tutarı 01/01/2007 -30/06/2007 süresi için 18,75 x % 20 = 3,75.-YTL, 01/07/2007-31/12/2007 süresi için 19,50 x %20 = 3,90.-YTL olarak dikkate alınmaktadır.
Örneğin, iki yıl (720 gün) askerlik yapmış sigortalının,
01/01/2007 -30/06/2007 süresinde talepte bulunması halinde askerlik borçlanma tutarı 18,75 x 720 x % 20 = 2.700,00.-YTL,
01/07/2007-31/12/2007 süresinde talepte bulunması halinde askerlik borçlanma tutarı 19,50 x 720 x % 20 = 2.808,00.-YTL' dir.
Askerlik borçlanmasının tamamı veya bir kısmı sigortalının veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları halinde ve talep tarihindeki prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak tutarın tebliğ tarihinden itibaren altı ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılır. Altı ay içinde primi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz.

Memurlar.Net
Bu haber 18,120 defa okundu. 1 Yorum yapıldı
YORUMLAR
ARŞİV