Zekeriya ELTİMUR.
Resmi Gazete'de yayımlanan yeni düzenlemeyle birlikte, yurt dışından posta veya hızlı kargo yoluyla getirilen ürünlere yönelik uzun süredir uygulanan 30 Euro'ya kadar gümrüksüz alışveriş imkanı sona erdi.
Şubat ayı itibarıyla yürürlüğe girecek uygulama, bireysel tüketicilerden öğrencilere, üreticilerden teknolojiyle uğraşan gençlere kadar geniş bir kesimi doğrudan etkileyecek.
Yeni düzenleme, yurt dışından basit beyan yöntemiyle düşük tutarlı ürün getirilmesini pratikte imkansız hale getirirken; özellikle Türkiye'de muadili bulunmayan, teknik ve spesifik ürünlere erişimde ciddi bir daralma yaratacağı yönünde eleştirilere neden oldu.
Kişisel Alışverişten Üretim Araçlarına: Alan Daralıyor
Daha önce 30 Euro'ya kadar olan ürünler, yüzde 60'a varan vergi oranlarıyla da olsa hızlı kargo ve posta yoluyla Türkiye'ye getirilebiliyordu. Yeni düzenleme ile bu sınır tamamen kaldırıldı. Böylece değeri çok düşük olan ürünler dahi, klasik ithalat prosedürlerine tabi hale geldi.
Bu durumun özellikle robotik, yazılım, elektronik ve mekanik alanlarda prototip geliştiren öğrenciler ile küçük ölçekli üreticileri doğrudan etkilediği ifade ediliyor. Örneğin bir makinenin çalışması için gerekli olan ve yurt içinde bulunmayan 50 centlik özel bir kablo, yeni düzenleme sonrası gümrük müşavirliği, depolama ve işlem ücretleriyle birlikte binlerce liralık bir maliyet doğurabiliyor.
Benzer şekilde, prototip üretimi yapan bir öğrencinin defalarca sipariş etmesi gereken devre kartları, sensörler ve geliştirme kartları, artık ulaşılması güç ürünler haline geliyor. Uzmanlara göre bu durum, kısa vadede ithalatı azaltıyor gibi görünse de uzun vadede yerli üretim kapasitesini zayıflatma riski barındırıyor.
"Yerli Satıcılar Ucuzlar mı?" Sorusu Yeniden Gündemde
Daha önce 30 Euro sınırı ilk uygulamaya girdiğinde, kısa süreliğine Türkiye'deki bazı satıcıların fiyatlarını düşürdüğü görülmüştü. Yurt dışından erişimin zorlaşmasıyla birlikte yerli piyasada rekabetin artacağı beklentisi oluşmuştu. Ancak bu durum kalıcı olmadı.
Sektör temsilcilerinin aktardığına göre, birkaç ay içerisinde pek çok ürünün fiyatı hızla yükseldi. Yurt dışından yüzde 60 vergiyle dahi daha ucuza alınabilen bazı elektronik ürünlerin, Türkiye'de iki hatta üç katı fiyatlarla satıldığı örnekler ortaya çıktı. Yeni düzenlemenin ardından benzer bir fiyat artışı döngüsünün yeniden yaşanabileceği ifade ediliyor.
Örneğin yurt dışından 150 liraya temin edilebilen bir bilgisayar ekipmanının, iç piyasada 500 liraya kadar çıkabildiği belirtiliyor. Üstelik bu fiyat farkının önemli bir kısmı kamu gelirine değil, zincirdeki aracılara gidiyor.
İthalatçı-İhracatçı Dengesi Tartışması
Düzenlemeye yönelik eleştirilerin bir diğer başlığı ise ekonomik katma değer tartışması. Ürünlerin ham maddesinden üretimine kadar tüm aşamalarının yurt dışında gerçekleştiği; Türkiye'ye yalnızca satış aşamasında girdiği vurgulanıyor. Bu süreçte sınırlı sayıda istihdam yaratıldığı, buna karşın tüketicinin yüksek bedellerle karşı karşıya kaldığı dile getiriliyor.
Eleştirilerde, ithalatı zorlaştıran politikalar yerine ihracatı teşvik eden ve üretimi destekleyen düzenlemelerin önceliklendirilmesi gerektiği savunuluyor. Aksi halde, kısa vadeli gelir hedefleri uğruna uzun vadeli teknolojik gelişimin sekteye uğrayacağı uyarısı yapılıyor.
Şubat Sonrası Ne Değişecek?
- Basıt beyan yöntemi fiilen sona erecek.
- Düşük bedelli ürünler dahi kapsamlı ithalat prosedürlerine tabi olacak.
- Türkiye'de muadili olmayan teknik ürünlere erişim zorlaşacak.
- Öğrenciler ve küçük üreticiler yüksek maliyetlerle karşılaşacak.
Uzmanlar, özellikle eğitim ve Ar-Ge amaçlı ürünler için özel muafiyet veya istisna mekanizmaları oluşturulmadığı takdirde, düzenlemenin uzun vadeli etkilerinin ağır olabileceğine dikkat çekiyor.
Etkilenen Gruplar ve Uzun Vadeli Sonuçlar
Bireysel Tüketiciler
Daha önce düşük bedellerle yurt dışından temin edilebilen ürünler, artık ya hiç getirilemeyecek ya da çok yüksek maliyetlerle ulaşılabilir olacak. 50 centlik bir teknik kablonun dahi binlerce liralık masrafa yol açabilmesi, tüketici açısından erişilebilirliği ortadan kaldırıyor.
Öğrenciler ve Genç Üreticiler
Robotik, yazılım, elektronik ve mekanik alanlarında çalışan öğrenciler ile prototip geliştiren gençler, düzenlemeden en fazla etkilenen gruplar arasında yer alıyor. Devre kartları, sensörler ve geliştirme ekipmanları gibi Türkiye'de bulunmayan ürünlere erişimin zorlaşması, eğitim ve Ar-Ge süreçlerini doğrudan sekteye uğratıyor.
Küçük Ölçekli Girişimler ve Atölyeler
Seri üretim yapmayan, sınırlı sayıda özel parça kullanan küçük işletmeler için maliyetler önemli ölçüde arttı. Bu durum, yerli üretimi desteklemek yerine küçük girişimlerin faaliyet alanını daraltan bir etki oluşturuyor.
Uzun Vadede Yerli Üretim Ekosistemi
Uzmanlara göre düzenleme, kısa vadede ithalatı sınırlandırıyor gibi görünse de uzun vadede teknik bilgi birikiminin ve üretim kabiliyetinin gelişmesini zorlaştırabilir. Gerekli parçalara erişemeyen gençlerin ve üreticilerin, gelecekte yurt dışı ürünlere daha bağımlı hale gelmesi riski bulunuyor.
Genel Değerlendirme
Yeni vergi düzenlemesi, kısa vadeli ekonomik denge arayışları açısından bazı kesimlere avantaj sağlarken; eğitim, teknoloji ve üretim alanlarında uzun vadeli maliyetler doğurabilecek bir tablo ortaya koyuyor.
Tartışmalar, özellikle öğrenciler ve Ar-Ge odaklı kullanıcılar için muafiyet ihtiyacını yeniden gündeme taşıyor.