Anasayfa

Yeni kriz kapıda! Huzurevlerine talep patladı

Türkiye hızla yaşlanırken, aile yapısındaki değişim ve azalan doğurganlık oranları büyük bir bakım krizini tetikledi. 2024 itibarıyla 8,7 milyonu aşan yaşlı nüfus, huzurevi sıralarını 23 bine çıkardı. Uzmanlar, 2050 yılında 71 bin yaşlının sıra bekleyeceğini öngörürken, devletin sunduğu evde bakım desteklerinin hem ekonomik hem de psikolojik yükü karşılamakta yetersiz kaldığı vurgulanıyor.

Haber Giriş : 2026-01-18T07:45, Son Güncelleme 2026-01-18T07:55
Türkiye hızla yaşlanıyor ve bu artık sadece bir istatistik değil, evlerin içinde, ailelerin hayatında somut bir krize dönüşmüş durumda. Devletin açıkladığı son verilere göre huzurevi sırası bekleyen yaşlı sayısı her yıl artıyor. Evde bakım sistemine yük biniyor, aileler yaşlı yakınlarının bakımını tek başına karşılamakta zorlanıyor.

5 KİŞİDEN BİRİ YAŞLI OLACAK

TÜİK verilerine göre Türkiye'nin yaşlı nüfusu son beş yılda yüzde 21,4 artarak 8 milyon 722 bin 806 kişiye ulaştı. Yaşlıların toplam nüfus içindeki oranı 2018'de yüzde 8,8 iken 2024'te ise yüzde 10,6'ya çıktı.

Yani artık Türkiye yaşlı ülkeler liginde... Nüfus projeksiyonları bu artışın durmayacağını söylüyor: 2060'ta bu oran yüzde 22,6'ya yükselecek ve yarım yüzyıldan daha kısa bir zamanda Türkiye'de her beş kişiden biri yaşlı olacak.

İstatistiklere göre sosyal güvenlik sisteminin sağlıklı işlemesi için ortalama 4 çalışana bir emekli düşmesi gerekiyor. Oysa bugün Türkiye'de 1,6 çalışan 1 emekliye bakıyor. Aradaki makas giderek kapanıyor.

Günümüzün acı tablosu: Yaşlı sayısı artıyor ama onlara bakacak genç nüfus hızla azalıyor. Doğurganlık düşüyor, çekirdek aile yaygınlaşıyor. Özellikle yalnız yaşayan yaşlıların sayısındaki artış, bakım krizini daha da derinleştiriyor. Bugün huzurevi sırası bekleyen binlerce yaşlı var. Sayıları da her yıl artıyor.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının verilerine göre 2020'de sırada bekleyen yaşlı sayısı 15 bin civarındayken, bu sayı 2024'te 23 bine çıktı. 2030'da 33 bin, 2050'de ise 71 bin yaşlının huzurevi sırası bekleyeceği öngörülüyor. Talep patlıyor, çünkü aileler artık yaşlı anne babasını evde bakmakta zorlanıyor.

DEVLET DESTEĞİ VAR AMA...

Devlet gerekli kriterleri taşıyan aile bireylerine yaşlı ve hastaya bakmak için destek sağlıyor. Yine Bakanlığın verilerine göre devletin sunduğu evde bakım desteğinden bugün 517 bin kişi faydalanıyor.

Aylık 11.702 liralık bu destek birçok aile için hayati ama bu para ne bir insanın emeğini karşılıyor ne de 24 saat süren fiziksel ve duygusal yükü hafifletmeye yetiyor. Çünkü yaşlı bakımı sadece bir ekonomik mesele değil; sabır, zaman, sağlık ve psikolojik güç gerektiriyor. Uzmanlar bu tabloyu açıkça "bakım krizi" olarak tanımlıyor.

Türkiye yaşlanıyor ama yaşlılığı taşıyacak sosyal ve aile yapısı aynı hızla güçlenmiyor. Aileler yetersiz kalıyor, birçok yaşlı artık yalnız yaşıyor. Eşi vefat etmiş, çocukları başka şehirlerde çalışıyor... Devletin kapasitesi sınırlı kalıyor, huzurevleri doluyor, sıralar uzuyor.

POLİKLİNİKLERDE ALARM: SAĞLIK YÜKÜ BÜYÜYOR

Türkiye Gazetesi'nden Ziyneti Kocabıyık'ın görüşlerine başvurduğu Sağlık İş birliği Platformunun Kurucusu Melih Bulut, yaşlı nüfusun artışının devletin sağlık sisteminde de ağır bir yük oluşturduğunu belirtiyor.

Polikliniklere başvuran her üç kişiden birinin yaşlı olduğunu söyleyen Bulut, "Bu tablo hem kamu bütçesi hem aile ekonomisi üzerinde büyük bir baskı. Artık sağlıklı yaşamayı destekleyecek politikalar, evde bakım modelleri, önleyici hizmetler ve toplumsal farkındalık öncelikli olmalı. Hastalık endüstrisinden, sağlık endüstrisine geçmeliyiz" dedi.

Türkiye